- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
1 Nisan 2014: 08:48 #816974
Anonim
Sessiz ve sakin göçsem sevda ile…

Yar…
Ruhumun
Hicran sayfaları
Senin serencamından
Akseden umutlardır
Sensizlik içinde
Ne cennet ve ne de
Cehennem hakkıyla
Anılan farktır
Nar bizzat halin
manalaşan damlalarında,
Sevdana açılan hicrandır
Kalbin sahibini anlamak
ve bu manada
Kul olmak aşk için vuslattır
Gülüp geçme bu halime
Serdettiğim fakirliğin
edebi niteliksizliğine
Mütehassızlık kalbimin suskunlaşan
Badirelerinde nasip perdesinde
Sinemde uhteleşen melalimi
Her vakit titreten
aşk hali edep derdinde
On an ve vaki olan bir zaman içinde
Sessiz ve sakin göçsem sevda ile…Mustafa C
İLASUN1 Nisan 2014: 08:52 #816975Anonim
Ayrılık!

Ey can…
Çok hazinde olsa biliyorum
Sırlarımla sırılsıklam olarak ebede doğru gidiyorum
Kimselere söz etmiyorum
Ve boynumu bükerek öylece nefesleniyorumUmutlarım hazanı andırıyor
Korkularım zemherinin titretmeleriyle hali yıldırıyor
Geriye ne kalıyor
Muhabbetten yoksun nefesler kime derman oluyorAyrılık! Hiç kavuşamadık ki
Hasretin dirliğinde varlığın birliğinde neyi anladık
Mütemadiyen vuslatın özlemiyle
Ve ötelerin ikliminde çok farklılaştıkGülü dahi hakkıyla koklamadık
Bildiğimiz kadarıyla sevgiye dahi müdrik olamadık
Müteretlik yaşadık
Korkularla arkadaş olmaya çalışarak öyle yaşadık…Mustafa CİLASUN
1 Nisan 2014: 16:06 #816980Anonim
Ruhun pür nur hüzün kitabı…
Click here to view the original image of 960x640px.
Ey yüreğimin dinmez sızısı
Hasretten firkatleşen acısı
Sinemin yekpare olan ilacı
Hicranın sürur veren şifasıBilmem neredesin, esinsin
Her gecenin matemindesin
O ıssız sokakların yarenisin
Şensin, neşesin, sevinçsinUmutların ah u zarı saklıdır
Yüreği dağlayan elem ardır
Her lahzada hasret yakandır
Sır meftun olduğum sevdadırBaharla tohumlar yeşerirken
Selviler endam ile süzülürken
Börtü böcek durmaz şakırken
Kelebekler aşkla ümitlenirken
Boynum büküktür, hal geciktirNereye nazar etsem ibretler var
Her ayetin anlattığı hakikat şiar
Kul olmak, ancak nasipledir yar
Azim ve merak irfanla aşkı anarNe sazım var ve ne de bir nazım
Elimden gelendir tek bir niyazım
Rabbim kendine kul eyleye muhtacım
Aşk, sevdaya rızası için var ihtiyacımAşk, ne tenin ve ne de terin değildir
O ruhun firkatinden nükseden esindir
Sevgi ancak onun tezahüründen gelir
Muhabbet, hakikate mebni olan şevktirMustafa CİLASUN
1 Nisan 2014: 16:11 #816981Anonim
Hüsnühal ve sükunetle yol almalıyız…
Click here to view the original image of 960x640px.

Ey can…
Bir konuyu
Tartışmaya açmak
Veya müzakere etmek için
Kanaatini paylaşan her kimse
Öncelikle sakin ve sükûnet halinde bulunmalıdır…Eleştiri
Veya tenkite açık olmayı
Sabır ve samimiyetle fikirlerini
Paylaşmayı amaç edinmelidirler…Yanlış
Ve ya hatalı anlama
Dahi olsa, ses yükseltilmeden
Ve samimiyet zedelenmeden
Başarmanın derdinde olmalıyız…İnsandan ziyade
Müslümanlardan bahsediliyor ki
Son nefese kadar imtihan içinde oldukları hakikattir…Bir insan
Ve ya kul kasten
Ve desiseler içinde suç işliyorsa
Masumiyetine helal getirmiş, güvenirliğini kaybetmiştir…Devlet adına
Yürütmenin başı olan
Başbakan devleti ve milleti
Adına yetki verilmiş olan candır…Kendi
Şahsiliğinden ziyade
Mesuliyetine girdiği yükümlülükler
Adına canını feda edecek şekilde yaşamaya adanmıştır…Kasten
Müslümanlar bölüp
Tefrikaya ayırmak ve hatta cemaat
Asabiyetleri içinde devletin
Ali menfaatlerini hiçe saymak
Son derece vahim ve tehlikelidir…Her kim
Veya kişiler
Böyle bir olayın faili
Veya destekçisi ise aynı minval
Üzere kasti davranmayı
Göze almış olan bağnaz ve gafillerdir…Önemli olan
Hangi konu üzerinde
Tartışılırsa tartışılsın hüsnü hal
Ve sükûnetle yol almayı amaç edinmeliyiz…Mustafa CİLASUN
2 Nisan 2014: 09:21 #816983Anonim
Her şiir umuda gebedir, kelam niyedir…
Sahranın en suskun sahnesinde
Kör kuyular vardır, sırrı manidardır
Hangi ibret sayfasını açsan hazandır
Umutları solmuş canlar hala niyazdadırGarip bir hüzün düşer yüreklerine
Sabrın ve teslimiyetin çile çehresinde
Hasrettir cehti için yola düştüğü ümide
O an boyun büktüren çaresizlik vaktineGaribim mehtabın en güzel suhuletinde
Hülyalara dalar lahzanın durmayan halinde
Göz yaşarır, zihin daralır, gönül ağlasa bile
Can başkadır, sevdasına ramdır ecel gelse deTarihleri devirir, göçüp gidenleri geri getirir
Her nefesin umutlarında kim bilir ne gizlidir
Sır bu bakımdan şehri kabil olmayan ülfettir
Her şiir umuda gebedir, yoksa kelam niyedirHasretin sürgününde olan nice çaresizler var
Umutla bahtına bakar, gözyaşlarıyla sabahlar
En yakına mütebessim bir eda hicranını sunar
O an nasılda rahatlar, ümitleri ati için an sayarİnsan ruh ve kalbin muvazenesinde ki akıldır
Aşk, sevda vecdinde anlam bulan, umutlardır
Beden zamanlıdır, aşk namütenahi olan farktır
İnsan bu manada ölümsüz olan vicdani sanattırMustafa CİLASUN
2 Nisan 2014: 11:03 #816986Anonim
Demek ki yanılmışım…
Click here to view the original image of 960x640px.

Yar…
Artık çok rahatım
Derdi gamdan uzağım
Afakımda saklıdır umutlarım
Mehtabın her sahnesinde sessizce O’na bırakırımİlk zamanlar
Endişeler içindeydim
Nezaket ve edep için dikkatliydim
Her zaman feda olmayı önceleyen nefestim
Ama artık öğrendim, seni sana bırakmamı istemiştinDemek ki
Çok yanılmışım
Muhabbetle yaşarız diye umutlanmıştım
Gafilce hülyalara dalmış, hakikat adına yanılmışım
Şevki sürurla beslediğim ümitlerimi bir bir yıkmıştınSen heveslerine
Ben umutlarıma tabidim
Sen her keyfiyeti yaşamak isterdin
Ben ise her amelin bir bedeli var derdim
Sen, dert etme her şeyi boş ver demeyi hep söylerdinArtık
Sana refakat edemezdim
Her yaptığına tahammülü seçemezdim
Niyet ve nasibi her zaman rikkat nispetinde isterdim
Kendi halinde, edebin sessizliğinde nefeslenen kimseydimSana
Asla tahakküm edemezdim
Tercihlerin karşısında garipleşen biriydim
Hesabın hangi veçhesinde ve samimiyetindeydin
Gülüp oynamayı, gününü kurtarmayı yaşamak sanırdınÖte derdim
O’ affeder derdin
Ama kasten yapıyorsun derdim
Ne yapayım içimden geliyor derdin
Ölümden bahsetmeyi hiç sevmezdin, kapatalım derdin
Sen dünya ve nimetleri için yaşamaya adanmış kederdin
Ben her iki dünyada Onun rızasına muhtaç olduğumuzu söylerdim…Mustafa CİLASUN
2 Nisan 2014: 13:40 #816987Anonim
Ey ötenin insanı…
Click here to view the original image of 884x497px.
Ey yar…
Aslında fark ediyordum
Yıllara sâri ukdelerin olduğunu
Seni senden alan bir yaranın bulunduğunu
Gülen ve şakıyan yüzünüzde o kadar ayan ki okunuyorduVe fakat
Siz, bir kar örtüsüne
Bürünmüş baharın insicamındaydınız
Korkularınız, kaygılarınız vardı, an adınaydı çabanız
Ümitlerinize aşk esini düşmüş, şevk, neşe cemalinizi bürümüşYalnız…
Hakkıyla anlaşılmaya
Muhtaç olan birkaç önemli husus var
Nereye yetişmeye çalışıyorsunuz, neleri ihmal ediyorsunuz
Nasıl bir hesabın vecdiyle hesaba giriyor ve huzur buluyorsunuzCan…
Başarmak çok güzeldir
Fakat O’nun rızasına uygun yaşamak gaye değil midir
İnancımızdan ödün verdiğimiz müddetçe, kalbi durum fakirdir
Kim takdir ve taltif ederse etsin, ruh ve kalp sadece sahibi içindirEy can…
Kalbiniz mümbittir
İnayet ve ihsana karşı taliptir
İçinizde sinsi bir asabiyet gizlidir, hiddetiniz sabittir
Hassasiyetiniz olduğu kadar, dikkat etmediğiniz de bir gerçektirBazen…
Duygu seline kapılıyorsunuz
Farkında olmadan sınırları zorluyorsunuz
Tabii olan halinizi yansıtıyor, samimiyetle davranıyorsunuz
Ve fakat kimi fırsatçı insanların, maksatlarını anlayamıyorsunuzBilmem ki…
Kaç insana can oldunuz
Bir canan misali feda olmak için yoruldunuz
Onlara gönlünüzü açtınız, samimiyet adına siz zaten farktınız
Sizin bu fedakârlığınızı anlamayacak insanlar için bir şey yapamazdınızEy ötenin insanı…
Çile ve cefa zaten sana yabancı değildi
Şefkat ve muhabbet çocukluğundan itibaren hasretindi
İşte sen bu hasretini insanlara göstererek kendinle yüzleşiyorsun
Nispet edercesine işitmeyen, görmeyen, hissetmeyeni terbiye ediyorsunuz…Mustafa CİLASUN
2 Nisan 2014: 16:37 #816988Anonim
İster dinle…
Ey can…
Umut içinde bekliyorsun
Sabrı terennüm ederek nefesleniyorsun
Kim bilir neler istiyorsun, hangi hasreti özlüyorsunSana kıyamam…
Gözlerinden akan yaşlara dayanamam
Fakat nasibin için bende bir şey yapamam
Bahtın hak kitabını sil baştan yeniden hiç yazamamKime baksam…
Gülüp oynayan çocukla konuşsam
Sessizlik içinde bankta oturan yaşlı amcaya sorsam
Derinden ah çeker, garip hesabın içine girer, yoklasamYaşlı kadın…
Akşama kadar durmadan tarak vurur
Dokumaya çalıştığı ipek halı, acıyıp takat bırakmaz
Patron kahkaha atmaktan geri durmaz, hali ona açamazSual ettim…
Zavallı kadın nasıl çalışıyor diye
Ekmeğe muhtaçmış, evlatlarım okusun diye başlamış
Hiç izin hakkı tanımamış, her gün sabahtan akşama kadarmışGaribime gitmişti…
Anam, bacım hemen aklıma geldi
Ya zevcem bu hale muhtaç duruma gelip, haktan geçseydi
Sinemde dinmeyen hüzün eksilip, sürura erişmeme yeter miydiHer halde…
Hala çok okumam lazım geliyor
Anlayamadığım konuları şehretmem gerekiyor
Her ne hikmetse o halı dokuyan kadınların hali içime işliyorHer yerde…
Mahkûm var, mahpushane kadar
Çaresiz bırakılan, sosyal şartlara ezdirileni kim yazar
Yar, her nefis için bir mizan var, kalbi hassasiyet yoksa yakarHer beşer…
İnsan olmak için doğar ve yaşar
İnsanlaşmadıkça, cehalet etrafında durmadan nara atar
Akıl ve irade kul olmak için bahşedilmiş ikbal, yoksa nefs azarİster dinle…
İstersen gülüp geç bu garip halime
Neden bahseder, kimden söz eder, neye davet eder de
Sen, sana ait olmayan her şeyin emanetçisin, dilersen zehaba kapıl inleMustafa CİLASUN
3 Nisan 2014: 11:59 #816995Anonim
Vakti fırsattır, her nasibi ikramın…
Click here to view the original image of 960x567px.

Kasem eyle ey yar, gülüp durma
Her dert nasip değildir unutma
İnsanın derdi gamından kaçma
Mazlumun çilesinde hayıflanmaBaşına her ne gelirse bir düşün
Dahlin yoksa sabır etmektir işin
Ne yazın, ne baharın, ne de kışın
Vakti fırsattır, her nasibi ikramınEy can ister kendini avut ister tut
Emri bil mağruftan, çıkmayı unut
Nehyi anilmünkerde yoktur umut
Hakikate ram olmaktır aşkı sonuçKimi toprağa gömsem için yanar
Kefen bedeni sardıkça içim yanar
Naşın sukut etmiş o hali kimi anar
Musalla taşı sükûnet içinde bakarArtık ne han var ve ne de hancı var
Sakiler, nasıl ümidin halinde yaşar
Yolların garipliği içimi başka yakar
Hasret, artık kitapların içinde yatarHer kimi dinlesem, aşktan söz eder
Sevda karasından ki meftunu söyler
Ne akıl, ne de sır ona kar etmez der
Aşkın şevkinde can çekeni işaretlerUmman bulutlara meftun sevdasıyla
Arif irfan yolunda feda O’nun aşkıyla
Hak ve hidayet ancak kulun duasıyla
Yaratan’ın mağfiret iştiyak ve aşkıylaAç, susuz rızık endişesi taşımasınlar
Tevekkül içinde azimden kaçmasınlar
Miskinlik için bahaneye sığınmasınlar
O’nun aşk rızası ihlâstır unutmasınlarMustafa CİLASUN
3 Nisan 2014: 14:01 #817002Anonim
Onca çile ve hiddete rağmen…
Click here to view the original image of 896x533px.
Bir anda
Ümitlenmiştim
Hissiyatımı kuşatan sese gönül vermiştim
Akıp giden çağlayan misali revan olmak istemiştim
İlk ve müstesna aşkım dedim, sahiplendim, vazgeçmemiştimDemek ki
Sevmek, gönül vermek
Her fırsatta onu inisiyatifinde nefeslenmek
Onu mutlu ve mesut etmek için fedakârlık yolunu seçmek
Her ne şartta olursa olsun sadakatten ödün vermemek gerekir demiştimGel zaman
Oldu ki bizi bize bırakmadılar
Her fırsatta zorluk çıkartmak için çaba harcadılar
İnsan olduğumuzu, kalbimizin bulunduğunu nasılsa unuttular
Hangi çareye başvursak, sırılsıklam olmak için umutlansak bırakmadılarSabah, akşam
Sabrettim, bir çaresi olmalıdır dedim
Sevdamı feda edemezdim, her zorluğu yenmeliydim
Fakat ne kadar böyle düşünsem de, beni umursamayan nedenleri yenemedim
Yıllara sâri özlemim, bir ömür boyu beslediğim ümitlerim hazana gönül verdi çaresizdimOysa ne babamı
Ve ne de annemi dinlemiştim
Kalbimin sesine taliptim, bilmediğim aşkı böyle keşfetmiştim
Nasıl olsa çile, cefa onun halinde vardı dedim, her ne kadar zorlansam da sabrettim
Sevdiğim kişinin annesi ve efradından çok çektim, sanki eziyet edilmek için seçilen nefestimBaşaramadım
Bir askerlik ve bir de polislik için
Çekip gidince, garip ve kanadı kırılmış bir kuş misali sahipsizdim
Onca sene sabır ve fedakârlık adına anlaşılmayan halim artık pes etmişti, üzgündüm
Evliliğimize son noktayı koymak için bir müddet daha bekledim, fakat karşıdan bunu göremedimArtık şimdi
Yeniden doğmuş gibiyim
Onca çile ve hiddete rağmen ne kadar sabretmiştim
Demek ki sevmek ve sevda adına ümitlenmek tek başına olmuyor
Seni veya karşıyı bağlayan mücbir sebepler, her ümidi ve duyguyu etkiliyor, hiç takat bırakmıyorMustafa CİLASUN
3 Nisan 2014: 16:51 #817005Anonim
Nefes, vaktine iltica etmek için bekliyor…
Click here to view the original image of 800x536px.

Artık gün sessizce perdelerini kapatıyor
Lahuti karanlık etrafı yavaşça kuşatıyor
Hiç kimse ses çıkartmıyor ve koşturuyor
Nefes, vaktine iltica etmek için bekliyorİlimsiz akıl bilmem ki ne işe yarayacaktır
Her fırsatta yanılgısı karşımıza çıkacaktır
Zan ve tecessüs hissiyatı hep kuşatacaktır
Bağnaz bir beşer olmak bahtımız olacaktırİnsan neden düşlemez, düşünmek istemez
Aklın ikmali olan ilimden hiç nasiplenmez
Ne derler için esir olmaktan hiç vazgeçmez
Gam, vehmi terk edip, hakikatle yüzleşmezİnsan hiç bilmeden sever, ona vasıl olur mu
Ezberlenen bilgi, mükellef olanı kurtarır mı
İrfan ve marifet kapısı açılıp, sır okunur mu
Cennete girmek aşkı, bu kadar basit olur muYar, aşkı an, merak et, külleri kokla imdat et
Ruhundan nükseden sevgi ve sedaya meylet
Yalnızlıktan korkma, hülyalarını yırtıp atma
Nasibi anla umudu heves, heva ya karıştırmaSen ne kadar korkuları şehretmezsen yaşarsın
Her an o endişeleri ve kederleri sinede taşırsın
Vehme kapılır telaşa başlar, ruhunu yıpratırsın
Kalbi hassasiyetten ziyade, ön yargılara kalırsınMustafa CİLASUN
4 Nisan 2014: 09:13 #817008Anonim
Afakı sönmüş, beden buz kesmiş, yalnızken…
Click here to view the original image of 777x453px.
Sala verilmeye başlamıştı şerefelerden
Bir hasretin feryadı gibi derinlerdendi
Ruh iştiyaka geçip, kalp rikkat halinde
Beden her yönüyle vecdin inhisarındaydıPeki, müezzin efendi neler söylüyordu
Niçin selatü selam getirmeye adanmıştı
Cuma’nın o kutsiyetinden mi olmalıydı
Neden bu gün diğer günlerden farklıydıHangi suali sorsam bin hüzün başlıyordu
Her bir nefes ne çok farklı düşünüyordu
Rivayetleri hikâye etmeye gayret ederken
Muhakeme etmekten, imtina ediyorlardıGarip bir, his hissiyatımı kuşatmıştı aniden
Ne sahranın, nede ummanın şehri kabilken
Her lahzada musalla taşında bekler can iken
İşitmeyen, hissetmeyen kalp taşımak ar ikenOrada sukut etmiş naşa temaşa ettim birden
Ne umut, ne heves, ne heva yanında yokken
Afakı sönmüş, beden buz kesmiş, yalnızken
Cemaat hak telaşında adet üzere tanımazkenYa Rab, sen bilirsin, sahip ve mağfiret edensin
Rahman, rahimsin kulun zafiyetlerini bilensin
Aczi yet bizimle, nefs her an tetikte hata bizde
İrade bahşettin, azim, şevki ihsan ettin bizlereMustafa CİLASUN
4 Nisan 2014: 12:02 #817010Anonim
Sinemin gün yüzüne hasret umutları…
Ne hikmetse
İçimde derin bir endişe vardı
Düşlerimde dahi yalnız bırakmamıştı
Düşünceler yumağı hayli sarılırken, baş ağrısı başlamıştıSonradan
Fark ettiğim bir nazar yakındaydı
Dikkatli şekilde temaşa etmekten kendini alamıyordu
Kimi zaman yutkunuyordu, nefesi kendini ele veriyorduSol yanım
Derin bir şekilde ağrıyordu
Hareket ettiğim an sıkıntı basıyor, acı veriyordu
Geçmiş bir bir gözlerimin önüne geliyor, hüzün başlıyorduHenüz
Ruhumun hicran damlalarını
Yazmaya fırsat buldumsa da, kitap haline getiremedim
Öncelikle imtina ettim, edip ve şairlerin hakkıdır demiştimZamanla
Kadirşinas okurlardan baskı gördüm
Talep ve sualleri konusunda izahat vermek için bekledim
Nasıl olsa vazgeçerler dedim, fakat sonradan ihtiyacı fark ettimKıymetli dostlar
Benim için gayret ediyor, katkı sağlıyorlar
Hiç ilgim olmayan sitelerde paylaşımlar yapıyorlar
Kimi zaman layık olmadığım nispette takdirleriyle utandırıyorlarOysa maksadım
Sinemde gün yüzüne hasret umutları
İfade edilemeyen suskun çığlıkları yazmayı diliyordum
Ufkum benimle toprağa girmesin istiyordum, dua bekliyordumRabbime hamt olsun ki
Hiç beklemediğim ve layık olmadığım kadar
Kadirşinas dostlarla tanıştık ve gönüllerinde yer verdiler
Onların böylesi himmet ve hamiyeti yazmak şevkimi ziyadeleştirdiVe bu imkân benim için
Ruhumun ve kalbimin terapisi oldular
Okumak kadar, hissettiğini ve düşüncelerini yazmakta önemliydi
Baki kalan kubbede “hoş bir seda” olmak adına gönüllü olmak gerekirdi
Mustafa CİLASUN5 Nisan 2014: 16:49 #817034Anonim
Sır, gönlün payesi, aşkın meftun olduğu derecesidir…

Ey can…
Her zaman aleni ol
Vehimler içinde alma bir yol
Kaderin kazaya dönüşmesidir emin ol
Cüzi iradeni hakkıyla kullan, zafiyet çetrefilli yolYazılmış
Ve vaktini bekleyen bir kitap
Diğeri de senin tercihlerinle arz ettiğin hitap
Mizan, ikincisine taliptir, irade buna el hak şahittirİnsan
Her gece sessizliğe gömülür
Her lahzada düşler efsunlu şekilde süzülür
Hülyalar beklide ümittir ve fakat o nasipte gizlidirCan için
Canan lazımdır, hakikati şiardır
Aşk, her ikisini vuslata eriştirecek bahttır
Sevdası maşuka ram olmaktır, hiçlikte nur olmaktırKorkular
Cüretsizin yüreğinde ki vahimdir
Kalp sahibi şayet nazar gâh bilirse emindir
Varlığın sahibi kimdir, ahdi vakit kimedir, ebet içindirCennet
Beşer için en muteber değerdir
İnsan için tulu hülyalardan resmeden endir
Kul için rızayı ilahi edeptir, haşyetle korunan değerdirİlim, irfan içindir
İrfan marifete kapı aralayan gerekçedir
Sır, gönlün payesi, aşkın meftun olduğu derecesidir
İhsan, edep ve nezaketin sahip için vakfedilen ülfetidirDert, illet midir?
Peki, kalbi kararmışlık hangi merettir
Şek ve şüphe içinde ömrü heba etmek hangi garezdir
Beşer, insanlaşmak sürecinden, kul olmaya namzet demdirAşk ve sevda
Yalnızca sahibe ait olan muhabbettir
Güç ve kuvvet, hak ve adalet sadece varlık sahibinindir
Âdemi beşer O’nun rızasına malik olmak için yaratılan nefestirMustafa CİLASUN
6 Nisan 2014: 14:11 #817037Anonim
Sevgili…
Sevgili…
Kaç zamandır
İçimde beklettiğim sızıydı
Bir müddet sabrettim, düşünmek istedim
İçinde bulunduğum fırtınalardan arınmayı bekledim
Bin bir suallerin girdabında bir süre sürüklendim, pes etmedimKim bilir
Belki de sende benzer haldeydin
Ruhunu bizar, kalbine hüzün zerk edilendin
İnsan ne kadar tuhaf bir kederin ellerine bırakıyor kendini
Sanki çare onda var, bilinmeyen umutlar sezgisi çıkacak gibi
Ama artık tahammül edemez oldum, cezbin karşısında yorgundumHer sualimde
Tahayyül ettiğim her sahnede
Senin nezaket ve naifliğin öneme çıkıyordu
İnsani zafiyetlerin kalbi hassasiyetimi nasılsa perdeliyordu
Sonradan tavır ve davranışlarıma üzülsem bile tekrarı oluyordu
İçine düştüğüm, hal çaresi buladığım durum, ufkumu daraltıyorduBizi bize bırakmadılar
Yaşamak adına çileyi bade gibi sundular
Bununla yaşamak zorundasın, yoksa terk edersin dediler
Bir tarafta atan, ecdadın, diğer tarafta gönül verdiğin canı hicranın
Din adına inandığın, koşulsuz anne, babaya itaat etmenin şart olduğu
Bir vaziyet karşısında aciz kalmak, sukutu edeple karşı koymamak acıydıSen gözlerime bakardın
Gözyaşlarınla ne kadar veciz anlatırdın
İliklerime kadar işlerdi, için sızlar yüreğim yanardı fakat
Karşımda ki annemdi ve onun keyfiyetine bağlanmış babandı
Ne kadar anlatsam ve bazen sesimi yükselliğimin farkına varmasam
Annem her gün Kur’an ne söylüyor, annene öf bile demeyeceksin diyorduVe sen bir müddet sonra
Daha fazla dayanamadın sessizce ayrılmıştın
Annem ve dolayısıyla babam üzülme boş ver diyordu
Ne hissettiğimi ve dünyamın karardığını asla fark etmiyorlardı
Ben her gün içim yanarken, bin bir düşünce içinde sabahlara kadar ağlarken
Onlar için bir şey değişmiyor ve fakat bırakıp gitmekte vebalden korkutuyorduSevgili…
Ben sensiz yapamıyorum
Her geçen gün dünyamın karardığını anlıyorum
Ne şevk ve ne de sevinç kaldı sinemde, Eylül şimdi artık içimde
Bir umut ve muhabbetle bekliyorum, firkate ram eyleyen halini çok özlüyorum
Biliyorum çok kabahatliyim, seni tercihlerinle ve kederinle bıraktım, anlıyorum
Bir kez daha düşün, artık fırtınalar dindi, annem ve baban ayrı eve taşınacağımı söylediMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.