• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 61 ile 75 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #771314
    Anonim

      Herkesin bir gönül hikâyesi var ey yar!

      Akılıma gelince o latif suhuletin
      Feryadına duçar olduğum esrarı hasletin, meftunuydum bilesin
      Ne duyduğum bir sesin, ne firakına ram olduğum hasretin, esinindeyim bilesin
      Kim ne derse, desin isterse nefesim firkatine izin etmesin, her an gönlümde demsin

      Hani alıp götüren, sürur bahşeden
      Ruhun yetisiyle kalbin asudeliğinde hallenen, sessizliğe çekilen
      Nefesin ulviyetinde, dilin belagatinde ve gözlerin bıraktığı katreler letafetinde
      Gizlenen mağrur bir tebessümle, gönlün hazinleştiren penceresinde, aşkın demiyle

      Seslenme, seyrine daldığım elemle
      Dilin zikretmediği, halin çaresiz kaldığı, ruhun meşke saldığı
      Yutkunmaların arttığı sükûtun mahzun bıraktığı, zihnin izan için sancı yaşadığı
      Yâd ellerin, suskunluğu artıran çilelerin, ahir zaman için beklenen ahvalin varlığı

      İçinden çıkılamayan ve hali yoran
      Güneşin battığı gibi bir hicranın hakikat sayfasını aralayan
      Duyulmayan nidanın, feryada meskûn afakın kadrinde sine-i bahtı sorgulayan
      Aşkın namı celilesinde, inşirahın muhtaç penceresinde, gönlün hüzün sahnesinde

      Dile gelen ve fakat hiç söylenmeyen
      Gözlerin yaşıyla, çığlığın sukuta amade olan sancılı aşkıyla
      Sevdanın her halinde, muradın nasibi kadrinde, rızanın ikmalinde masumca
      Bekleyen ve umudun kanatlarında hazza eriştiren, hasretiyle gönlü kederlendiren

      Duyulan sesle çare aralayan hevesle
      Yürek ne kadar titreyerek inlese de, sabrın ulviyet penceresinde
      Direnmek için akıl kar etmese de, söyleniyorum işte her ne hikmetse aşk ile
      Ne kadar çok görülse de, sevmek ve sevilmek aşkın azizliğinde gizlenen hikmette

      Mustafa CİLASUN

      #771315
      Anonim

        Hani aşkın esrarı hikmetinden söz edecektin!

        Neler söylenmedi kim bilir, merak edilir
        Halin hasredildiği, melalin sükûtuna rağmen sürur verdiği bilinir
        Gizlidir, edebi kemaliyetle zikredilir, ruhun asudeliğinde ibrete vesile şahanedir
        Sözün yetmediği, kelimenin manaya mebni bereketi, kalbin iştirak ettiği bir izzettir

        Ne maarifin ve hatta edebi yelpazenin
        Edibin ruhi sahifelerindeki kederin, hevesle vücut bulan eğilimin
        Bir şarkısı değildir, hicranın efkârlı halinden, gönlün ilhamı rahlesinden esintidir
        İnsanı kemale erdiren, kulu hakikatin ikliminde meşkle efsun eden, sevdayı mealdir

        Ne ayazın ve ne de vaazın derdindedir
        Mukadderat olan ne varsa, nefes aşkla bir başka âleme varınca
        Ruhi manada serencam başlayınca, inşirahın ilhamıyla kalp aşka meftun olunca
        Bir garipliğin hali mekândan göçüren sazendeliğin efkârı buseliğin hazzına doyunca

        Hüznün inkişafa taş çıkartan sazıyla
        Hazanın elzem olan ferahlığında, şafağın ağlattığı hicranıyla
        Hasretin naçar bırakan suskunluğunda, hala sürurun rüknü aşk için bir sunumsa
        Asla yılma ve şaşırma, edep seni saracak, meftun olduğun halin kapısını aralayacak

        Belki vakit senin için çok daralacak
        Telaşın vehmiyle halini duçar bırakacak, mahzunluk yaşatacak
        Bazen için burkulacak, temaşa eden gözler halini hiç anlamadan acıyıp bakacak
        Ruhun pervazları, kalbinin aşk anahtarı, umudun kanatları aşkı yeniden anlatacak

        Ne yıldızların ve ne de hülyaların
        Mah’ın firkatindeki afakî melalin ve şad olan yadigârı cenahın
        Muhtaçlığın aşk nezdinde ki vuslatı felahın, irfana meftun olan sine-i sevdanın
        Kadrinde vücut bulan kitabın, uzlete çekilmiş bir melali hicranın sesindeki feryadın

        Mustafa CİLASUN

        #771316
        Anonim

          Gecenin kalbinden deryanın uzletinden dem!

          Söyleyin âşıklara kederlenip ağlamasınlar
          Issız köşelere çekilip sine-i melallerini dağlamasınlar, ansınlar
          Lütfedilen ne varsa, hasret sabrın ilgasında keşfedilen vuslatsa aldırmasınlar
          Aşkın ülfetinde, sevdanın hazin sesinde, hakikatin lehçesinde bizarlık yaşamasınlar

          Ruhun insicamında garipliği okumasınlar
          Kalbin senasında bahşedilen sürurun farkına varsınlar, kansınlar
          İdrakin rükûsunda, edebin manaya metfun ferahlığında garipliği bulmasınlar
          Ulviyetin rahlesinde uyuyup kalmasınlar ve inşirahın penceresinden aşkı yazsınlar

          Temaşa eden bulutların hüznü sevdayadır
          Hasret çeken gönlün hicranı ram olduğu feryattır, hakikat nardır
          Hevesin nizamı, zevkin ibrete mahkûm kalanı, dilin halden arî hitabı fermandır
          Yazılmış her ne varsa, şayet edebin senasından uzaksa ve hakikat aşkın furkanıysa

          Hiç korkma, bahtın kitabında aşk vuslatsa
          Niyetin asliyesinde vahdeti vucut sevdalaşan cenahsa, coşkuyla
          Ne kadar gönül kapın açılsa, kalbin inşirahın sofrasında sultansa aşkı yudumla
          Esin olan iksir nefesi buğularsa, sine-i hicran mananın inkişafında yolunu bulmuşsa

          Aşk, iradeden vazgeçmenin ihsası vecdidir
          Kemali yet ülfetle nefeslenmenin ve ruhun yetisiyle meşk etmektir
          Keramet takvanın perdesinden serdedilen ve aklın hilkatinden maruz hikmettir
          Nefes müddetin, heves örfü ananenin, akıl sıratı müstakimin kalp yalnızca sahibinin

          Hikmet teslimiyetin, uzlet muhakemenin
          Kudret vaktin hasretinde nefeslenen ibreti edebiyle nasiplenenindir
          Mühlet bahşedilen her ne varsa, umudun mahcubiyeti kalbi olunca, aşkı adalettir
          Hakkaniyet, vicdanın sahnesinde ve şehre dilmeye muhtaç olan muştuysa ferasettir

          Mustafa CİLASUN

          #771317
          Anonim

            Nasıl diliyorsan peki, öyle yargıla!



            Henüz zanlı olmadan mahkûm ettiniz
            Düşüncenin şümulünden bihaber olarak sınıflara böldünüz
            Kalplerden muhabbetin ülfetini sildiniz, hiç yetinmediniz ruhu köleleştirdiniz
            Teraneler içinde, zorbalık eşkâlinizde, müddeti nefesin kadri bilinmeyince edepsizce


            İnsan olmanın, cehdiyle yaşamanın
            Ferasetin erdemiyle anlam bulmanın ve öteyle bir olmanın
            Şerefin payesinde, inayetin gayesiyle, yek vucut olmak derdiyle coşturmadınız
            Her zaman muğlâk ve vurdumduymazlığınızı sinelere akıttınız, yinede doymadınız


            Elinizden geleni fazlasını yaptınız
            Atinin hülyasından, mazinin ibret nazarından arîleştirdiniz
            Kula kulluk yaptırmayı marifet bildiniz ve nefeslerin masumiyetini hiçlediniz
            Kepazelik içinde insanlığın kemali yetini, mahremi asudeliğini görmezden geldiniz


            Bilmem ki nasıl söylesem aidiyetini
            Serkeşliğin namı diyar farkını, tahakküm ettiren feryadını
            Dünyanın ilzam olacak mukadderatını, hesabın batini manasını ve sevdasını
            Dışladınız, bölüp parçalara ayırarak esir ettiniz, yeryüzünü hapishaneye çevirdiniz


            Güya bir süper güçtünüz, işgal ettiniz
            Ne kadar masum ve mahzun nefesler varsa kanına girdiniz
            Hiçbir vakit arlanmadınız, ruhlara bin bir perişanlığı iftiharla yaşattınız
            Gasp ederek, yasa ve hukuk dinlemeyerek, mahremiyeti ifşa ederek elan iblisleştiniz


            Yeryüzünü taksim ettiniz yetinmediniz
            Fezanın bin bir haline matlup olarak, nesillere hükmettiniz
            Beyin göçüyle ve kıt kanaat geçinmeyi marifet telakki edince yüceldiniz
            Hak ve hakikatin, sünnetullahı adaletin mahşeri vicdanındaki sesini fark etmediniz



            Mustafa CİLASUN

            #771332
            Anonim

              O ulvi sevdanın sahibi ben olsaydım!



              Pür telaş içinde ve yüreğin sesiyle dinliyordum
              İçim içime sığmıyordu, ruhumun hicranı dinmeden feryat ediyordu
              Vecdin hasreti, kalbin izzeti, nefsin ülfeti, iradenin azimeti sergileniyordu gemide
              Bir dirhem olsa bile, gönül inayete hasredilince, şahadet elzemliği nasipse aşikâr işte


              Gasp edilen, korsanlığa havale edilen bir rezalet
              Dünyanın gözü önünde, NATO ve birleşmiş milletlerin sessizliğinde
              Hunharca, yobazlığın merhalelerinde, masumluğun en bakir kalbini hançerliyordu
              Ne sabinin, ne piri faninin ve nede nisayı ahirin çığlığı fark edilmeden katlediliyordu


              Yıllara sâri suskunluğun hüküm sürdüğü talanın
              Her yıl arafatta vecde kapılan vicdanın, şurayı efkârın sesi çıkmadı
              Medeniyet telalığı yapan, nesillerin kalbi ve zihni bekâretini çalan sultalar hardı
              Hani yekûn teşkil eden, insanlığın şerefine namzet olan mukallit nefeslerin adı vardı


              Hani hukukun üstünlüğü ve sosyal adalet haktı
              Hortlamış yamyamlar, neye istinaden fütursuz davranmayı hak saydı
              Yirmi üç ülkenin yönetim şekli biat ettirilen eşkâldi, hamaset onlar için nasıl ardı
              Mukaddesatın bağrında ve kalbi çığlığı duymayan kulaklarıyla ahkâm kesen zandı


              Şahadetin kutsiyetine ermiş gönüller iyi ki vardı
              İnsanlık adına, namı mazlumluğun efkârıyla, bir kare inayet mutlaksa
              Hiç durma, nesillerin tarihe mal olan en elemli şahsiyetleri bu yolda şehit olmuşsa
              Ağlama, yüreğine taş koyup salanın serencamında mahzun kalma, aşk kalbi olunca


              Payelerin en şereflisi nasibi mukadder sunulunca
              Feda olmak, iradeden vazgeçip hakka yürümek, tuğyanın eşkâlini aralamak
              Yüreğimi kabartmıştı çocuklarım ve refikam gözlerime baktı, sürur aşkla anlamlaştı
              Hali fakirliğime bir gün nasip olması için kalbime umut, kanatlanarak hazzı yaşattı



              Mustafa CİLASUN

              #771337
              Anonim

                Aşk, kalp için varsa şahadet sevda yolunda!



                Hazin bir kurşunilik hâkimdi yürek pınarlarında
                Ne kadar ağlasak ta ve hatta yalvarsak ta aşkın vecdi olmayınca
                Hıçkırıklarımız zaman boşluğunda, hiç farkına varmayıp yıllarca uyutulsak ta
                Bir gün gönül yolcuları çıkınca karşımıza, sevdanın ruha feyzini sununca, ortalıkta


                Gel Ahmedi muhtar, kalbimizi delaletten kurtar
                Aşkın vecdini kalbimize aktar, hakikatin sahnesini yaşat bir miktar
                Ne düşlerimiz, ne gülüşlerimiz ve hatta nefeste saklanan masumiyetimiz kaldı
                Varlık adına ne varsa ruhumuzu kuşatıp akla hüsran yaşattı, irade ne derlere kaydı


                İzan, irfan suskun sokakların vicdanına kaldı
                Yâd edilen ne kadar kutsiyet varsa, anlık yüreği ağlatsa da, neye kardı
                Sabahlara denk deliksiz uyumak kalbimi yaraladı, keşkeler bühtan olarak yokladı
                Ne edebi hal, ne gülnihal ve ne de hicranın suhuleti hakkıyla anlaşıldı, sancılar vardı


                O kutsiyet mazinin derinliğinde mi koklandı
                Nesiller bilmem ki niye hakkıyla anlamadı, dili aşkı bir nefisle yaşattı
                Hani aşk halin akıydı ruhun hilkatinde sanattı nefsanîlik şimdi aşkla eşit kılındı
                Ne yangınlar yaşandı, ibretin naifliği kalmadı, edep divanı edebiyatta kalıp yaşandı


                Neden böyle olduk, ecdadın vecdini unuttuk
                Vicdanın rahlesinden kovulduk, talimi terbiyeye hasret kaldık, ağladık
                Nereye baksam, kuşların melalinde ufuklara uzansam sancılarla dağlanıp kalsam
                Hüccetin riyakârlığını, mazlumun sefilliğini, masumun hasret bendinde çile çektiğini


                Ağlamadan ve içim yanmadan hayıflansam
                Yolun selametini, aklın ilmi rehberliğini, vicdanın kararmayan sesini
                Ruhların insicamındaki bekleyişini halimin fakirliği nispetinde hakkıyla anlatsan
                Kalbimin suskun sayfalarını, hüzne amade yakarışlarını bir an bile olsun durdursan



                Mustafa CİLASUN

                #771356
                Anonim

                  Yaşlandım, yüzüme hüzün vurdu!

                  Susukundum baktığım ayna karşısında
                  Ve ne kadar geçmişim varsa, o an geldi yine birden aklıma
                  Ne kadar geçmiş bir zamanı ruhuma hatırlatsada, içim titriyordu bir anda
                  Belki hayıflanmak, birazda olsa mazinin hicran sancılarını yudumlamak efkarımdı

                  Ruhun göçmelerin eşiğine geldiği aşikardı
                  Ve fakat bu hakikat kalbimin hüzün sayfalarında hicrandı
                  Ne kar kaldı, fersiz iki göz, hissiz hali öz, edebe ihtiyaçlı dili mahsuz söz ardı
                  Çekilen çilenin, anlamına metfun olunamayan derdin üzüntüsü aklım için manidardı

                  Görmeye muaffak olamadığım özüm gamdı
                  Ne derler kaygısıyla, sürükleyip götüren zannın harındaydım
                  Ah birde belleğime nakşeden defolu ön yargılar ruhumu yaralardı, takva mı vardı
                  Anlamına bigane kaldığım kutsiyetin sadece gönlümde namı vardı, korku olmazmıydı

                  Lakin cüretkarlık cehlimden sudur eden hardı
                  Nasıl anlatsam, yıllara sari çektiğim sancıyı birazcık saklasam
                  Sine-i melalimi hakikatin meşkiyle yıkasam, mananın vecdine matlup olsam
                  Gönül sayfamda, kalbin hasretine amadeolduğu sevdayla, aşkın hasadına ram olsam

                  Günlerce hiç durmaksızın ağlasam ve yansam
                  Mahzun yüreklerin, derdiyle anlamlaşan erenlerin kadrini ansam
                  Sinemin yangınlığını kelimelerin mefrun bırakan mazi dirliğinde arza bıraksam
                  Merakın ve mefkurenin basamaklarında mavera ülfetiyle Yunusun sevdasına bansam

                  Hoyrat nefsimin, vesilelerdeki hikmeti anlasam
                  İmtihanın ve hesanına mecbur olduğum kalbi,akli ahvalin sancılarını bıraksam
                  Nerde ihlas varsa ve gönüller tahvaya hasredilmişse kalan zamanı bunlara bıraksam
                  Aynanın akseden yüzünde, puslu eşkalimin karelerinde kulluğun vuslatına yaslansam

                  Nerelerde hata yaptıysam, el açarak yakarsam
                  Secdenin vecdiyle aydınlanıp, akibetim için vesileleri umutla arasam
                  Kitabı celilin irşadına vasıl olarak yeniden durulup, gül kokusuyla aşka koşsam
                  Kul olduğumu, maksada binaen sorumluluğumu, evladü ayalime bir kez daha anlatsan

                  Mustafa CİLASUN

                  #771357
                  Anonim

                    Ne kadar zülmetsen ah etmem sana!

                    Bilirim dert benim, gamlıdır nefesim, elemle içiçeyim
                    Kime ne söyleyebilirim, bahtım için boynumu büker çaresiz sabrederim
                    senin bahtın açık oldun dilerim, gözlerim boşalsada sancıyla inler, niyaz ederim
                    kader bu nasıl katredrim, nasibin gerekçesini nasıl görmazden gelir, yeis içinde nefeslenirim

                    ne olur çok görme, bazen şaşkınlık yaşıyorum her nedense
                    Gönlümün ferahlığı çok uzaklarda ve yadellerde olsa bile, olsun sen üzülme
                    Yeterki ah etme, halimin acizliğini görmezden gelme, sürurla aşkın esininde serinle
                    Ne yapalım ne yapsamda olmuyor işte, ne kadar üzülüp nefesim kesilsede, hangi vesilelerde
                    Ne yalan söyledim, ne ruhumun hasret kaldığı firakı başkasına emanet ettim ve buğuz ettim

                    kendi efkarımla mananın inşiraha açılan sahnesinde bekledim
                    İnayetin köleliğine irademi teslişm ederek hakikatin aşikar olan tecellisini diledim
                    Belki biraz ihmal ettim, belkide hissiyatının derinliğini görmezden geldim, hiç bilemedim
                    Heveslerin renklerinde, nefsimin isteklerinde hesabın kadrini nefeslendim, nafile nefeslenmedim

                    Kim ne yapıyor demeden ve ne söylerler demeden halimleydim
                    Ülfetli nazarlarından, irfan sağanağından feragat ederek nasibimi bekledim
                    O an ve vaki bulacak bir zaman için sabrın merdanesinde titreyerek haşyetle inledim
                    Senin aziz melalinin esininde serinlemeyi ve suhuletle nefeslenmeyi beceremedim, söyle neyleyim

                    ne kadar kızsan ve hatta hakredip uzak diyarlara bel bağlasan
                    Ruhumu hicrana gark ederek, yalnızlığın hüznüyle kalbimi bir ömütr ağlatsan haklısın
                    Artık çilenin ve sevdanın perdesini aralayan, yüreğime zehrolunan figanın yasında yaşayan canım
                    Bin hüzünlü sevdanın ve firkatine ram olduğum hakikatin ilhamında rask eden aşkın salasındayım

                    kimseler kalmadı yanımda, gecenin en karanlık sahnelerinde
                    İçimin titremeleri sökün edince, halimin fakirliğini yad ediyorum bazen senin edebi halinle
                    Bazen içim geçerek bir ah diyerek feryadımı bıraksanda hüznün bakir kimliğine ve sesin busesine
                    Dalıyorum kendi ahvalimin niyahet bulacak halinin elemli sahifelerine, ne kadar yad etsem olmuyor işte

                    Mustafa CİLASUN

                    #771435
                    Anonim
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Çileler sessiz, gönüllerde habersiz![/FONT]

                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Henüz vakit dolmamıştı ilhak için[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne derlerin sultası halim için en çetrefilli bir seçim[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Neden beni bana bırakmıyorlar[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne geldiyse akıllarına arlanmadan söylüyorlar[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kalbin hicranını[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne ruhun serencamındaki vaadini[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ve hatta nasibi mukadder olacak hikmetlerini[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bir şekilde anlamalıydım[/FONT]

                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Çaresiz sabretmeliydim[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Duyduğum ne varsa ve henüz izanım sadıksa[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yüreğimin suskun çığlıkları umutlarım için bir adımda[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ülfetin firkati simen için ağıtsa[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yüksünmeden, yeisi terennüm etmeden yürümeliydim[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Nice aşıkların ve hatta şairlerin yalnızlıkaları[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Anlaşılamayan hıçkırıkları[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ancak terki diyar ettiklerinde yad edilip anılıyordu[/FONT]

                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Annemim çığlığı geldi aklıma[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilmem ki şimdi hangi ahvalin kadrinde çırpınıyorsa[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hasrettiği şefkati[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Vehmettiği bilinç altı dehlizi[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Naçar kaldığı hamiyet hasretetindeki beklentisi[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]El açığ ağladığı ve yakardığı[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Umudun her katresinde avunup kaldığı[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bazen içini çekerek hayıflandığı gözlerimin önünde şimdi[/FONT]

                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Düşünmek kifayet etmiyor[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne ilim ve hatta azimete amade olan seçim yetmiyor[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kadar güçün varsa ve hatta empati kursanda[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gönüllerin ikliminde aşkın vecdini bulmadıkça yakınlaşmıyor[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kan akıyor, talan devam ediyor, insanların feryadı niye duyulmuyor[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Dünya ayni hesabı görülen mekan değil mi[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hayır ve şerrin hukukiliği aşikar olan bir şerii delil değil mi[/FONT]
                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ahirete havale etmek ve gönülleri dünyevileştirmek hakikat mi[/FONT]

                      [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

                      #771441
                      Anonim
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İnleyen umudum mu yoksa benmiyim![/FONT]

                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Henüz sine-i efkarım için sualler bitmedi[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Suskun gönüller misali ne gözyaşları dindi en gamla yetindi[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Şikayetin fayda olacak nefsaniliğine tevessül etmedi[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bahtı için boyununu büktü, sabırla hihmetin sırrına iltica eğledi[/FONT]

                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ağlayan kim söyleme derman olamam[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kanayan yarasını sarıp kalbine aşkı koyamam[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Sevdanın hüzzam kokan şarkısını mırıldanıp umutlandıramam[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ufukların lahzasında, gülnihalin hülyasında aşkı inayete kandıramam[/FONT]

                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilirim ki serkeştir bu avare gönlüm[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İhlasın lafzıyla sohbetin feyziyle sabahlasa divaneleşir bu bahtı ömrüm[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hamiyettir dileğim, fakirliğin ikametindeyim[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Neyleyim köşkü sarayı, betbin halimle hülyalarda lafazanlık yapmayı[/FONT]

                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yangınlığım hicranımın esrarı mealidir[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşkın firakına yabancı gönül, efkarımı nasıl şehretmeye yönelir[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Sevdanın zehrolunan mahcubiyeti ve ülfete amade olan kalbi letafeti[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kim görmezden gelir, nasıl izanına güvenir ve edebiyle söz verir[/FONT]

                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Söyleyin efrada kabrimi açmasınlar[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yalan yanlış bir itikatla yüreğimin hüznünü anıp ağlatmasınlar[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşk için ruhun ilzamında gizlenen idraki ve irfanı hakkıyla anlasınlar[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne varlık için ağlasınlar, ne yokluğum için bir burukluk yaşasınlar[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yalnızca kalbin sesiyle ve esiniyle temaşa etmenin yolunu bulsunlar[/FONT]

                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ney ne söyler, aşkın figanından söz eder[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne dünyanın bin bir hali için buğuz eder ne de ona meyleder[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Alemi hakikatin meşkinden dem vurarak figanını gözlerden gizler[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşk halin demindir der, inşirah için bahtın nöbetini gözler[/FONT]
                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İradeden vazgeçmenin ve gönlü aşka hasretmenin esininden söz eder[/FONT]

                        [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

                        #771464
                        Anonim

                          Neyleyim gönül lütfu inayete hasretse!

                          Ne ağlamak kar ediyor
                          Ne sessizliğin hicranında nefeslenmek aşk için gönlü seriyor
                          Günler geçiyor
                          Kabirler bir bir açılıp maveranın hüznüyle ruhu sevdaya hasrediyor
                          Dil lal oluyor
                          Kalp dirliğinde umutla inşirahın sürurunu bekliyor

                          Çileler sabırla yad edilip
                          Yüreğin burukluğunu saklanan vaktin eşiğine sancıylagötürüyor
                          Nefesin kadri
                          Ruhun yetisi birşeyler söylüyor
                          Lakin yine hakkıyla anlaşılmıyor ve ne de gönlü ihya ederek serinletmiyor

                          Vadedilen ne varsa
                          Maslahatların girdabında bir sanıksa aşkla terennüm edilemiyor
                          Gözler süzüyor, iz’an özüyor
                          Dil bu vakitler halin deminden şehrettiği hakikatleri zerkediyor
                          Vicdan akdesen buğusuyla aşk için nasibi hak diyor

                          Ey sükutun hülyasında medfun olan yar
                          Esrarın ilzamında makus sesin ve nefesinle gönlüm için bilmem ki niye ağlarsın
                          Hali fakirliğim ayan iken
                          Edebi cahilliği aşikarken, aşk yadellerin sudurunda sevdaya avdet ederken
                          Ağlamak sineme iltica eder ve edebi suhuletini yad ederek aşkın sadrını diler

                          Artık lalelerin dilinden ve lali anberinden
                          Açmış dileklerin sağanağında anlamlaşan hilkatin vecdi mukavelesinden
                          Vaadin azimete ducar olan kasvetinden
                          Sabrın kalbi dirinçleştiren münasebetinden ve hasredişmiş gönüllerden
                          Aşkı sual etmeliyim ve öyle göçmeyi nefeslenmeliyim

                          Bülbül öterken diyar-ı mısır gelir aklıma
                          Mahzun gönüllerin duyulmayan hicranı kalbimi dağlıyor saklasamda
                          Bir ömür hasredilmiş
                          Aşk için çilelerin fendi ruhların pervazında sadende olan raddeymiş
                          Şair sessizliğine çekilerek çaresiz boynunu bükmüş ve helalleşmiş

                          Mustafa CİLASUN

                          #771466
                          Anonim

                            Sebep sensiz gönülde filizlenen esinsin!

                            Yüreğin hazin sesi yine sükuta amade kılındı
                            Edebin sahnesinde ruhum abat olan yar için hicranla kamçılandı
                            Gam kapısını araladı, elem sinemi kuşatıp meraka saldı
                            Bilmem ki boyun büktüren aşkı hasret niye içimde sürura hüzünlü baktırdı

                            Söyleme artık fırakın gailesini
                            Sirkatin defilesinde sahnelelen perişanlığın muzdarip bırakan yadını
                            Ki bahtın efkarında firkatin sultanını
                            Gülün endamlı senasını, dikeni içinde vucut bulan sevdayı aşkı hülyasını

                            Senin cevrin, senin zülmün
                            Ruhumu şad eğleyen mahzunluğun ve serdettiğin ülfetli melal-i sabrın
                            Ne söylesen, nasıl dilersen ve hatta sürükleyerek çürütsen
                            Razıyım, iknaya ram olan canım, esininle aşkın ikliminde nefesine muhtacım

                            Ne çıkar bahtımızda ayrılık varsa
                            Kavuşmaya fırsat bulamadan ruhun hilkatinde sevdaya vasıl olan sadıksa
                            Sine-i badirede yanmak ve dağlanmak yüreğin için arsa
                            Var git nasibin vadettiği yolculuğa, hicran ruhumda ihtilal yapsa da

                            Dil konuşmaya hasret kalırken
                            gözler ufukların kadrinde umut içinde nefesi müdeetini beklerken
                            Hergün bin bir hal ile nasibi mukadder an göçüp derdi gam ile çileleri derlerken
                            Halime acırım, aşk için varım, sevdayı hakikat yolunda refik sayarım

                            Bela bir lütfü inayettir korkma
                            Her müsibet hayrete taş çıkartan bir hakikattir metanetle kat’a soluma
                            Aşk vecdi sultandır, merhalelerinde aklı selim olmak ne kadar izana kardır
                            Vuslat için yakarmak, takvayı şekliyetten ayırmak ihlasın için en kütsi yarardır

                            Bir yetimin mahzunluğu kime ardır
                            Ve hatta açlıkla pençeleşen enikler sosyolojik olarak ölümlü gamdır
                            Vesile aramak, inayet için safahattan feragatlık yapmak lütfu ilahi olarak aşktır
                            Yarış kul olmakta, ruhun aidiyetini anlamakta, takvanı ilzam olan sanatında vakıadır

                            Mustafa CİLASUN

                            #771478
                            Anonim
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gönlümü başka emellerle mi avutsaydım![/FONT]

                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Asla yapamazdım[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ruhumu bir gece hülyasız uyutamazdım[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kalbimin sesine bigane kalıp yaşayamazdım[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ömür defterine yalnız dertlerimi yazamazdım[/FONT]

                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bir lahza olsununutmak[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Elemin serencamında soluyarak dağlanmak[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hasretin güneş misali kavuran harında kavrulmak[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ölmeden yanmak, hali avere kılmak nasıl yaşamak[/FONT]

                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]bir kez olsun sormadın[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşkın esininde anlamlaşarak hiç sevdalanmadın[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilmem ki çileyi nasıl ve hangi mihenkle vasıflandırdın[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşk lütfedilen bir kitabetti hiç okuyamadın[/FONT]

                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Açık denizlerin lahzasındayım[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne divane ve ne de avare bir yolun fırakında canım[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Firakina ram olduğum ulvi elemin ülfetine turabım[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kah lal olur dilim, kah çoşar bu ahvali arım[/FONT]

                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilirmisin halin burukluğunu[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Fikredermisin arifin idrake abat olan inşirahi soluğunu[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Edebin kalbe ram olan coşkusunu ve ruhun ufki yolculuğunu[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gül-i nazarın, laleyi irfanın aşka amade kılan korkusunu[/FONT]

                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kanarya niye güzeldir[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bülbül asude sesisyle aşkın hilkatinde çok masumdur[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Göçebe ten ve beden, nefs ve kefen neye medfundur[/FONT]
                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kadar uzaklarda kalıp hasret yaşasanda aşk kalbe meftundur[/FONT]

                              [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

                              #771485
                              Anonim
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kadar sakınsamda aşk esini ruhumda![/FONT]

                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Alıp götürüyor bazen sessizliğin ocağına[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Sessiz kalbin penceresinden ve gönlün derinliğine nüfus ederken[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Halin senasını,insanın vefasını,ömrün hicranını aralıyorsun[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]O an ve geçip giden zamanın ahında hüznü soluyorsun[/FONT]

                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ruhuma yaklaşan ilhamın arında[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aklıma hitap eden,irademi yeksan eden safhaların narında[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Nefsimin açmazları ve kalbimin yorgun melali[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İçime acı veriyordu ve sualler sıralanıyordu[/FONT]

                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Niye bu kadar bedbinlik hali kuşatmıştı[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yaşamaya mecbur olduğum insanlık verdiği ahdi unutmuştu[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]En kutsi beldeler ve talan edilmiş gönüller masummuydu[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Niye kalbin sahibi ve arzın banisi aşkla anılmıyordu[/FONT]

                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Oysa esrarın perdesi aralanmıştı[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Müjdenin en letafetlisi takvaya hasredilmişti ne değişmişti[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Belirsizlik ve isteksizlik kalplerin derdimiydi[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Peki, o vakit akla nasıl bir gerekçeyle nazar edilmeliydi[/FONT]

                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mazinin puslu sayfaları tozlanmıştı[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne hakkıyla tarihin talimi vardı ve ne de sosyolajikhakikatler[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Devşirme adına ne varsa ve nesilleri uysallaştırmak maksat olunca[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Türlü bahene ve taraneler ihdas edilmiş olarak sokaktaydı[/FONT]

                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Millette panik ve korku hakim olmuştu[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İllegalite adına ne varsa hoyratça kalplerin işgaline koyulmuştu[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İnsan ve zafiyet içinde nefes alan can yıllarca çileyle uyutulmuştu[/FONT]
                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Nafakayı temin adına ne varsa adeta şeri hukuk olmuştu[/FONT]

                                [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

                                #771520
                                Anonim
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Neydi ecriyle hasrolduğumuz yakarışımız![/FONT]

                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ey müddeti nefes ile anlam bulan kalbim[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Henüz halini hakkıyla keşfedemeden ve sadece yürek bilirken[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Beynime kan poppalayan uzuv telakki ederken sen vecdindeydin[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bir an bile şikayet etmeden vaktin nasip payesinde ritmettin[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ve halimin ahdini beklemiştin[/FONT]

                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ruhum bilmem ki neler söyler fakirliğime[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]En sefil halimin eşkaline bile ulvi halinden taviz vermese de[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Telakki edilen ve rızk lehçesinde vakit var iken sessizliğin kadrinde[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bahşeden ve bir zaman için mühleti muhabbete hasreden kıdem[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İnsan olmanın, şerefle abat olarak yaşamanın müjdesiyle[/FONT]

                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Korku gönlümü bizar etmemeli[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşkın sazendeliğinde ve sevdanın bakirliğinde refakat etmeli[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kadar hazzı sadakat varsa vicdanımla yüzleşip ahdine yöneltmeli[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gönlün nidası arzın hisarında abideleşip aşka havale etmeli[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hasretin bizarlığı ruhumdan silinip vuslata erdilmeli[/FONT]

                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gözyaşlarım iyi ki var bırak aksın yar[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hakikat kim için var, kul niye avareliğin yokuşlarından medet umar[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yalçın kayaların, dikenin serencamında esrarı sevdanın arı har yar[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yeisi nefeslenme, temaşanın vakarında hıçkırığını kesmeaşk var[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilki müddeti nefes umutların senasında Rabbini arar[/FONT]

                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne deliye gülüp geç, ne velinin aşkından vazgeç[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Nisanın ülfetinde anlamlaşan şefkati muhabbetle hakikat için seç[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne mahkumun ve ne de mazlumun nefesinden ar ederek halden geç[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Narın hülyasında ar var, yarin sevdasında edep gülün zarifliğinde kokar[/FONT]
                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Çünkü halin deryasında takva en ulvi bahar, aşkın kerameti ecirle çoşar[/FONT]

                                  [FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

                                15 yazı görüntüleniyor - 61 ile 75 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.