- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
3 Haziran 2010: 09:34 #771314
Anonim
Herkesin bir gönül hikâyesi var ey yar!
Akılıma gelince o latif suhuletin
Feryadına duçar olduğum esrarı hasletin, meftunuydum bilesin
Ne duyduğum bir sesin, ne firakına ram olduğum hasretin, esinindeyim bilesin
Kim ne derse, desin isterse nefesim firkatine izin etmesin, her an gönlümde demsinHani alıp götüren, sürur bahşeden
Ruhun yetisiyle kalbin asudeliğinde hallenen, sessizliğe çekilen
Nefesin ulviyetinde, dilin belagatinde ve gözlerin bıraktığı katreler letafetinde
Gizlenen mağrur bir tebessümle, gönlün hazinleştiren penceresinde, aşkın demiyleSeslenme, seyrine daldığım elemle
Dilin zikretmediği, halin çaresiz kaldığı, ruhun meşke saldığı
Yutkunmaların arttığı sükûtun mahzun bıraktığı, zihnin izan için sancı yaşadığı
Yâd ellerin, suskunluğu artıran çilelerin, ahir zaman için beklenen ahvalin varlığıİçinden çıkılamayan ve hali yoran
Güneşin battığı gibi bir hicranın hakikat sayfasını aralayan
Duyulmayan nidanın, feryada meskûn afakın kadrinde sine-i bahtı sorgulayan
Aşkın namı celilesinde, inşirahın muhtaç penceresinde, gönlün hüzün sahnesindeDile gelen ve fakat hiç söylenmeyen
Gözlerin yaşıyla, çığlığın sukuta amade olan sancılı aşkıyla
Sevdanın her halinde, muradın nasibi kadrinde, rızanın ikmalinde masumca
Bekleyen ve umudun kanatlarında hazza eriştiren, hasretiyle gönlü kederlendirenDuyulan sesle çare aralayan hevesle
Yürek ne kadar titreyerek inlese de, sabrın ulviyet penceresinde
Direnmek için akıl kar etmese de, söyleniyorum işte her ne hikmetse aşk ile
Ne kadar çok görülse de, sevmek ve sevilmek aşkın azizliğinde gizlenen hikmetteMustafa CİLASUN
3 Haziran 2010: 09:34 #771315Anonim
Hani aşkın esrarı hikmetinden söz edecektin!
Neler söylenmedi kim bilir, merak edilir
Halin hasredildiği, melalin sükûtuna rağmen sürur verdiği bilinir
Gizlidir, edebi kemaliyetle zikredilir, ruhun asudeliğinde ibrete vesile şahanedir
Sözün yetmediği, kelimenin manaya mebni bereketi, kalbin iştirak ettiği bir izzettirNe maarifin ve hatta edebi yelpazenin
Edibin ruhi sahifelerindeki kederin, hevesle vücut bulan eğilimin
Bir şarkısı değildir, hicranın efkârlı halinden, gönlün ilhamı rahlesinden esintidir
İnsanı kemale erdiren, kulu hakikatin ikliminde meşkle efsun eden, sevdayı mealdirNe ayazın ve ne de vaazın derdindedir
Mukadderat olan ne varsa, nefes aşkla bir başka âleme varınca
Ruhi manada serencam başlayınca, inşirahın ilhamıyla kalp aşka meftun olunca
Bir garipliğin hali mekândan göçüren sazendeliğin efkârı buseliğin hazzına doyuncaHüznün inkişafa taş çıkartan sazıyla
Hazanın elzem olan ferahlığında, şafağın ağlattığı hicranıyla
Hasretin naçar bırakan suskunluğunda, hala sürurun rüknü aşk için bir sunumsa
Asla yılma ve şaşırma, edep seni saracak, meftun olduğun halin kapısını aralayacakBelki vakit senin için çok daralacak
Telaşın vehmiyle halini duçar bırakacak, mahzunluk yaşatacak
Bazen için burkulacak, temaşa eden gözler halini hiç anlamadan acıyıp bakacak
Ruhun pervazları, kalbinin aşk anahtarı, umudun kanatları aşkı yeniden anlatacakNe yıldızların ve ne de hülyaların
Mah’ın firkatindeki afakî melalin ve şad olan yadigârı cenahın
Muhtaçlığın aşk nezdinde ki vuslatı felahın, irfana meftun olan sine-i sevdanın
Kadrinde vücut bulan kitabın, uzlete çekilmiş bir melali hicranın sesindeki feryadınMustafa CİLASUN
3 Haziran 2010: 09:35 #771316Anonim
Gecenin kalbinden deryanın uzletinden dem!
Söyleyin âşıklara kederlenip ağlamasınlar
Issız köşelere çekilip sine-i melallerini dağlamasınlar, ansınlar
Lütfedilen ne varsa, hasret sabrın ilgasında keşfedilen vuslatsa aldırmasınlar
Aşkın ülfetinde, sevdanın hazin sesinde, hakikatin lehçesinde bizarlık yaşamasınlarRuhun insicamında garipliği okumasınlar
Kalbin senasında bahşedilen sürurun farkına varsınlar, kansınlar
İdrakin rükûsunda, edebin manaya metfun ferahlığında garipliği bulmasınlar
Ulviyetin rahlesinde uyuyup kalmasınlar ve inşirahın penceresinden aşkı yazsınlarTemaşa eden bulutların hüznü sevdayadır
Hasret çeken gönlün hicranı ram olduğu feryattır, hakikat nardır
Hevesin nizamı, zevkin ibrete mahkûm kalanı, dilin halden arî hitabı fermandır
Yazılmış her ne varsa, şayet edebin senasından uzaksa ve hakikat aşkın furkanıysaHiç korkma, bahtın kitabında aşk vuslatsa
Niyetin asliyesinde vahdeti vucut sevdalaşan cenahsa, coşkuyla
Ne kadar gönül kapın açılsa, kalbin inşirahın sofrasında sultansa aşkı yudumla
Esin olan iksir nefesi buğularsa, sine-i hicran mananın inkişafında yolunu bulmuşsaAşk, iradeden vazgeçmenin ihsası vecdidir
Kemali yet ülfetle nefeslenmenin ve ruhun yetisiyle meşk etmektir
Keramet takvanın perdesinden serdedilen ve aklın hilkatinden maruz hikmettir
Nefes müddetin, heves örfü ananenin, akıl sıratı müstakimin kalp yalnızca sahibininHikmet teslimiyetin, uzlet muhakemenin
Kudret vaktin hasretinde nefeslenen ibreti edebiyle nasiplenenindir
Mühlet bahşedilen her ne varsa, umudun mahcubiyeti kalbi olunca, aşkı adalettir
Hakkaniyet, vicdanın sahnesinde ve şehre dilmeye muhtaç olan muştuysa ferasettirMustafa CİLASUN
3 Haziran 2010: 09:35 #771317Anonim
Nasıl diliyorsan peki, öyle yargıla!
Henüz zanlı olmadan mahkûm ettiniz
Düşüncenin şümulünden bihaber olarak sınıflara böldünüz
Kalplerden muhabbetin ülfetini sildiniz, hiç yetinmediniz ruhu köleleştirdiniz
Teraneler içinde, zorbalık eşkâlinizde, müddeti nefesin kadri bilinmeyince edepsizce
İnsan olmanın, cehdiyle yaşamanın
Ferasetin erdemiyle anlam bulmanın ve öteyle bir olmanın
Şerefin payesinde, inayetin gayesiyle, yek vucut olmak derdiyle coşturmadınız
Her zaman muğlâk ve vurdumduymazlığınızı sinelere akıttınız, yinede doymadınız
Elinizden geleni fazlasını yaptınız
Atinin hülyasından, mazinin ibret nazarından arîleştirdiniz
Kula kulluk yaptırmayı marifet bildiniz ve nefeslerin masumiyetini hiçlediniz
Kepazelik içinde insanlığın kemali yetini, mahremi asudeliğini görmezden geldiniz
Bilmem ki nasıl söylesem aidiyetini
Serkeşliğin namı diyar farkını, tahakküm ettiren feryadını
Dünyanın ilzam olacak mukadderatını, hesabın batini manasını ve sevdasını
Dışladınız, bölüp parçalara ayırarak esir ettiniz, yeryüzünü hapishaneye çevirdiniz
Güya bir süper güçtünüz, işgal ettiniz
Ne kadar masum ve mahzun nefesler varsa kanına girdiniz
Hiçbir vakit arlanmadınız, ruhlara bin bir perişanlığı iftiharla yaşattınız
Gasp ederek, yasa ve hukuk dinlemeyerek, mahremiyeti ifşa ederek elan iblisleştiniz
Yeryüzünü taksim ettiniz yetinmediniz
Fezanın bin bir haline matlup olarak, nesillere hükmettiniz
Beyin göçüyle ve kıt kanaat geçinmeyi marifet telakki edince yüceldiniz
Hak ve hakikatin, sünnetullahı adaletin mahşeri vicdanındaki sesini fark etmediniz
Mustafa CİLASUN4 Haziran 2010: 08:04 #771332Anonim
O ulvi sevdanın sahibi ben olsaydım!
Pür telaş içinde ve yüreğin sesiyle dinliyordum
İçim içime sığmıyordu, ruhumun hicranı dinmeden feryat ediyordu
Vecdin hasreti, kalbin izzeti, nefsin ülfeti, iradenin azimeti sergileniyordu gemide
Bir dirhem olsa bile, gönül inayete hasredilince, şahadet elzemliği nasipse aşikâr işte
Gasp edilen, korsanlığa havale edilen bir rezalet
Dünyanın gözü önünde, NATO ve birleşmiş milletlerin sessizliğinde
Hunharca, yobazlığın merhalelerinde, masumluğun en bakir kalbini hançerliyordu
Ne sabinin, ne piri faninin ve nede nisayı ahirin çığlığı fark edilmeden katlediliyordu
Yıllara sâri suskunluğun hüküm sürdüğü talanın
Her yıl arafatta vecde kapılan vicdanın, şurayı efkârın sesi çıkmadı
Medeniyet telalığı yapan, nesillerin kalbi ve zihni bekâretini çalan sultalar hardı
Hani yekûn teşkil eden, insanlığın şerefine namzet olan mukallit nefeslerin adı vardı
Hani hukukun üstünlüğü ve sosyal adalet haktı
Hortlamış yamyamlar, neye istinaden fütursuz davranmayı hak saydı
Yirmi üç ülkenin yönetim şekli biat ettirilen eşkâldi, hamaset onlar için nasıl ardı
Mukaddesatın bağrında ve kalbi çığlığı duymayan kulaklarıyla ahkâm kesen zandı
Şahadetin kutsiyetine ermiş gönüller iyi ki vardı
İnsanlık adına, namı mazlumluğun efkârıyla, bir kare inayet mutlaksa
Hiç durma, nesillerin tarihe mal olan en elemli şahsiyetleri bu yolda şehit olmuşsa
Ağlama, yüreğine taş koyup salanın serencamında mahzun kalma, aşk kalbi olunca
Payelerin en şereflisi nasibi mukadder sunulunca
Feda olmak, iradeden vazgeçip hakka yürümek, tuğyanın eşkâlini aralamak
Yüreğimi kabartmıştı çocuklarım ve refikam gözlerime baktı, sürur aşkla anlamlaştı
Hali fakirliğime bir gün nasip olması için kalbime umut, kanatlanarak hazzı yaşattı
Mustafa CİLASUN4 Haziran 2010: 09:14 #771337Anonim
Aşk, kalp için varsa şahadet sevda yolunda!
Hazin bir kurşunilik hâkimdi yürek pınarlarında
Ne kadar ağlasak ta ve hatta yalvarsak ta aşkın vecdi olmayınca
Hıçkırıklarımız zaman boşluğunda, hiç farkına varmayıp yıllarca uyutulsak ta
Bir gün gönül yolcuları çıkınca karşımıza, sevdanın ruha feyzini sununca, ortalıkta
Gel Ahmedi muhtar, kalbimizi delaletten kurtar
Aşkın vecdini kalbimize aktar, hakikatin sahnesini yaşat bir miktar
Ne düşlerimiz, ne gülüşlerimiz ve hatta nefeste saklanan masumiyetimiz kaldı
Varlık adına ne varsa ruhumuzu kuşatıp akla hüsran yaşattı, irade ne derlere kaydı
İzan, irfan suskun sokakların vicdanına kaldı
Yâd edilen ne kadar kutsiyet varsa, anlık yüreği ağlatsa da, neye kardı
Sabahlara denk deliksiz uyumak kalbimi yaraladı, keşkeler bühtan olarak yokladı
Ne edebi hal, ne gülnihal ve ne de hicranın suhuleti hakkıyla anlaşıldı, sancılar vardı
O kutsiyet mazinin derinliğinde mi koklandı
Nesiller bilmem ki niye hakkıyla anlamadı, dili aşkı bir nefisle yaşattı
Hani aşk halin akıydı ruhun hilkatinde sanattı nefsanîlik şimdi aşkla eşit kılındı
Ne yangınlar yaşandı, ibretin naifliği kalmadı, edep divanı edebiyatta kalıp yaşandı
Neden böyle olduk, ecdadın vecdini unuttuk
Vicdanın rahlesinden kovulduk, talimi terbiyeye hasret kaldık, ağladık
Nereye baksam, kuşların melalinde ufuklara uzansam sancılarla dağlanıp kalsam
Hüccetin riyakârlığını, mazlumun sefilliğini, masumun hasret bendinde çile çektiğini
Ağlamadan ve içim yanmadan hayıflansam
Yolun selametini, aklın ilmi rehberliğini, vicdanın kararmayan sesini
Ruhların insicamındaki bekleyişini halimin fakirliği nispetinde hakkıyla anlatsan
Kalbimin suskun sayfalarını, hüzne amade yakarışlarını bir an bile olsun durdursan
Mustafa CİLASUN5 Haziran 2010: 08:35 #771356Anonim
Yaşlandım, yüzüme hüzün vurdu!Susukundum baktığım ayna karşısında
Ve ne kadar geçmişim varsa, o an geldi yine birden aklıma
Ne kadar geçmiş bir zamanı ruhuma hatırlatsada, içim titriyordu bir anda
Belki hayıflanmak, birazda olsa mazinin hicran sancılarını yudumlamak efkarımdıRuhun göçmelerin eşiğine geldiği aşikardı
Ve fakat bu hakikat kalbimin hüzün sayfalarında hicrandı
Ne kar kaldı, fersiz iki göz, hissiz hali öz, edebe ihtiyaçlı dili mahsuz söz ardı
Çekilen çilenin, anlamına metfun olunamayan derdin üzüntüsü aklım için manidardıGörmeye muaffak olamadığım özüm gamdı
Ne derler kaygısıyla, sürükleyip götüren zannın harındaydım
Ah birde belleğime nakşeden defolu ön yargılar ruhumu yaralardı, takva mı vardı
Anlamına bigane kaldığım kutsiyetin sadece gönlümde namı vardı, korku olmazmıydıLakin cüretkarlık cehlimden sudur eden hardı
Nasıl anlatsam, yıllara sari çektiğim sancıyı birazcık saklasam
Sine-i melalimi hakikatin meşkiyle yıkasam, mananın vecdine matlup olsam
Gönül sayfamda, kalbin hasretine amadeolduğu sevdayla, aşkın hasadına ram olsamGünlerce hiç durmaksızın ağlasam ve yansam
Mahzun yüreklerin, derdiyle anlamlaşan erenlerin kadrini ansam
Sinemin yangınlığını kelimelerin mefrun bırakan mazi dirliğinde arza bıraksam
Merakın ve mefkurenin basamaklarında mavera ülfetiyle Yunusun sevdasına bansamHoyrat nefsimin, vesilelerdeki hikmeti anlasam
İmtihanın ve hesanına mecbur olduğum kalbi,akli ahvalin sancılarını bıraksam
Nerde ihlas varsa ve gönüller tahvaya hasredilmişse kalan zamanı bunlara bıraksam
Aynanın akseden yüzünde, puslu eşkalimin karelerinde kulluğun vuslatına yaslansamNerelerde hata yaptıysam, el açarak yakarsam
Secdenin vecdiyle aydınlanıp, akibetim için vesileleri umutla arasam
Kitabı celilin irşadına vasıl olarak yeniden durulup, gül kokusuyla aşka koşsam
Kul olduğumu, maksada binaen sorumluluğumu, evladü ayalime bir kez daha anlatsanMustafa CİLASUN
5 Haziran 2010: 10:02 #771357Anonim
Ne kadar zülmetsen ah etmem sana!Bilirim dert benim, gamlıdır nefesim, elemle içiçeyim
Kime ne söyleyebilirim, bahtım için boynumu büker çaresiz sabrederim
senin bahtın açık oldun dilerim, gözlerim boşalsada sancıyla inler, niyaz ederim
kader bu nasıl katredrim, nasibin gerekçesini nasıl görmazden gelir, yeis içinde nefeslenirimne olur çok görme, bazen şaşkınlık yaşıyorum her nedense
Gönlümün ferahlığı çok uzaklarda ve yadellerde olsa bile, olsun sen üzülme
Yeterki ah etme, halimin acizliğini görmezden gelme, sürurla aşkın esininde serinle
Ne yapalım ne yapsamda olmuyor işte, ne kadar üzülüp nefesim kesilsede, hangi vesilelerde
Ne yalan söyledim, ne ruhumun hasret kaldığı firakı başkasına emanet ettim ve buğuz ettimkendi efkarımla mananın inşiraha açılan sahnesinde bekledim
İnayetin köleliğine irademi teslişm ederek hakikatin aşikar olan tecellisini diledim
Belki biraz ihmal ettim, belkide hissiyatının derinliğini görmezden geldim, hiç bilemedim
Heveslerin renklerinde, nefsimin isteklerinde hesabın kadrini nefeslendim, nafile nefeslenmedimKim ne yapıyor demeden ve ne söylerler demeden halimleydim
Ülfetli nazarlarından, irfan sağanağından feragat ederek nasibimi bekledim
O an ve vaki bulacak bir zaman için sabrın merdanesinde titreyerek haşyetle inledim
Senin aziz melalinin esininde serinlemeyi ve suhuletle nefeslenmeyi beceremedim, söyle neyleyimne kadar kızsan ve hatta hakredip uzak diyarlara bel bağlasan
Ruhumu hicrana gark ederek, yalnızlığın hüznüyle kalbimi bir ömütr ağlatsan haklısın
Artık çilenin ve sevdanın perdesini aralayan, yüreğime zehrolunan figanın yasında yaşayan canım
Bin hüzünlü sevdanın ve firkatine ram olduğum hakikatin ilhamında rask eden aşkın salasındayımkimseler kalmadı yanımda, gecenin en karanlık sahnelerinde
İçimin titremeleri sökün edince, halimin fakirliğini yad ediyorum bazen senin edebi halinle
Bazen içim geçerek bir ah diyerek feryadımı bıraksanda hüznün bakir kimliğine ve sesin busesine
Dalıyorum kendi ahvalimin niyahet bulacak halinin elemli sahifelerine, ne kadar yad etsem olmuyor işteMustafa CİLASUN
7 Haziran 2010: 08:03 #771435Anonim
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Çileler sessiz, gönüllerde habersiz![/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Henüz vakit dolmamıştı ilhak için[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne derlerin sultası halim için en çetrefilli bir seçim[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Neden beni bana bırakmıyorlar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne geldiyse akıllarına arlanmadan söylüyorlar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kalbin hicranını[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne ruhun serencamındaki vaadini[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ve hatta nasibi mukadder olacak hikmetlerini[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bir şekilde anlamalıydım[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Çaresiz sabretmeliydim[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Duyduğum ne varsa ve henüz izanım sadıksa[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yüreğimin suskun çığlıkları umutlarım için bir adımda[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ülfetin firkati simen için ağıtsa[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yüksünmeden, yeisi terennüm etmeden yürümeliydim[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Nice aşıkların ve hatta şairlerin yalnızlıkaları[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Anlaşılamayan hıçkırıkları[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ancak terki diyar ettiklerinde yad edilip anılıyordu[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Annemim çığlığı geldi aklıma[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilmem ki şimdi hangi ahvalin kadrinde çırpınıyorsa[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hasrettiği şefkati[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Vehmettiği bilinç altı dehlizi[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Naçar kaldığı hamiyet hasretetindeki beklentisi[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]El açığ ağladığı ve yakardığı[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Umudun her katresinde avunup kaldığı[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bazen içini çekerek hayıflandığı gözlerimin önünde şimdi[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Düşünmek kifayet etmiyor[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne ilim ve hatta azimete amade olan seçim yetmiyor[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kadar güçün varsa ve hatta empati kursanda[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gönüllerin ikliminde aşkın vecdini bulmadıkça yakınlaşmıyor[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kan akıyor, talan devam ediyor, insanların feryadı niye duyulmuyor[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Dünya ayni hesabı görülen mekan değil mi[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hayır ve şerrin hukukiliği aşikar olan bir şerii delil değil mi[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ahirete havale etmek ve gönülleri dünyevileştirmek hakikat mi[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]
7 Haziran 2010: 09:19 #771441Anonim
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İnleyen umudum mu yoksa benmiyim![/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Henüz sine-i efkarım için sualler bitmedi[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Suskun gönüller misali ne gözyaşları dindi en gamla yetindi[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Şikayetin fayda olacak nefsaniliğine tevessül etmedi[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bahtı için boyununu büktü, sabırla hihmetin sırrına iltica eğledi[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ağlayan kim söyleme derman olamam[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kanayan yarasını sarıp kalbine aşkı koyamam[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Sevdanın hüzzam kokan şarkısını mırıldanıp umutlandıramam[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ufukların lahzasında, gülnihalin hülyasında aşkı inayete kandıramam[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilirim ki serkeştir bu avare gönlüm[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İhlasın lafzıyla sohbetin feyziyle sabahlasa divaneleşir bu bahtı ömrüm[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hamiyettir dileğim, fakirliğin ikametindeyim[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Neyleyim köşkü sarayı, betbin halimle hülyalarda lafazanlık yapmayı[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yangınlığım hicranımın esrarı mealidir[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşkın firakına yabancı gönül, efkarımı nasıl şehretmeye yönelir[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Sevdanın zehrolunan mahcubiyeti ve ülfete amade olan kalbi letafeti[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kim görmezden gelir, nasıl izanına güvenir ve edebiyle söz verir[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Söyleyin efrada kabrimi açmasınlar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yalan yanlış bir itikatla yüreğimin hüznünü anıp ağlatmasınlar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşk için ruhun ilzamında gizlenen idraki ve irfanı hakkıyla anlasınlar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne varlık için ağlasınlar, ne yokluğum için bir burukluk yaşasınlar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yalnızca kalbin sesiyle ve esiniyle temaşa etmenin yolunu bulsunlar[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ney ne söyler, aşkın figanından söz eder[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne dünyanın bin bir hali için buğuz eder ne de ona meyleder[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Alemi hakikatin meşkinden dem vurarak figanını gözlerden gizler[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşk halin demindir der, inşirah için bahtın nöbetini gözler[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İradeden vazgeçmenin ve gönlü aşka hasretmenin esininden söz eder[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]
8 Haziran 2010: 08:11 #771464Anonim
Neyleyim gönül lütfu inayete hasretse!Ne ağlamak kar ediyor
Ne sessizliğin hicranında nefeslenmek aşk için gönlü seriyor
Günler geçiyor
Kabirler bir bir açılıp maveranın hüznüyle ruhu sevdaya hasrediyor
Dil lal oluyor
Kalp dirliğinde umutla inşirahın sürurunu bekliyorÇileler sabırla yad edilip
Yüreğin burukluğunu saklanan vaktin eşiğine sancıylagötürüyor
Nefesin kadri
Ruhun yetisi birşeyler söylüyor
Lakin yine hakkıyla anlaşılmıyor ve ne de gönlü ihya ederek serinletmiyorVadedilen ne varsa
Maslahatların girdabında bir sanıksa aşkla terennüm edilemiyor
Gözler süzüyor, iz’an özüyor
Dil bu vakitler halin deminden şehrettiği hakikatleri zerkediyor
Vicdan akdesen buğusuyla aşk için nasibi hak diyorEy sükutun hülyasında medfun olan yar
Esrarın ilzamında makus sesin ve nefesinle gönlüm için bilmem ki niye ağlarsın
Hali fakirliğim ayan iken
Edebi cahilliği aşikarken, aşk yadellerin sudurunda sevdaya avdet ederken
Ağlamak sineme iltica eder ve edebi suhuletini yad ederek aşkın sadrını dilerArtık lalelerin dilinden ve lali anberinden
Açmış dileklerin sağanağında anlamlaşan hilkatin vecdi mukavelesinden
Vaadin azimete ducar olan kasvetinden
Sabrın kalbi dirinçleştiren münasebetinden ve hasredişmiş gönüllerden
Aşkı sual etmeliyim ve öyle göçmeyi nefeslenmeliyimBülbül öterken diyar-ı mısır gelir aklıma
Mahzun gönüllerin duyulmayan hicranı kalbimi dağlıyor saklasamda
Bir ömür hasredilmiş
Aşk için çilelerin fendi ruhların pervazında sadende olan raddeymiş
Şair sessizliğine çekilerek çaresiz boynunu bükmüş ve helalleşmişMustafa CİLASUN
8 Haziran 2010: 09:45 #771466Anonim
Sebep sensiz gönülde filizlenen esinsin!Yüreğin hazin sesi yine sükuta amade kılındı
Edebin sahnesinde ruhum abat olan yar için hicranla kamçılandı
Gam kapısını araladı, elem sinemi kuşatıp meraka saldı
Bilmem ki boyun büktüren aşkı hasret niye içimde sürura hüzünlü baktırdıSöyleme artık fırakın gailesini
Sirkatin defilesinde sahnelelen perişanlığın muzdarip bırakan yadını
Ki bahtın efkarında firkatin sultanını
Gülün endamlı senasını, dikeni içinde vucut bulan sevdayı aşkı hülyasınıSenin cevrin, senin zülmün
Ruhumu şad eğleyen mahzunluğun ve serdettiğin ülfetli melal-i sabrın
Ne söylesen, nasıl dilersen ve hatta sürükleyerek çürütsen
Razıyım, iknaya ram olan canım, esininle aşkın ikliminde nefesine muhtacımNe çıkar bahtımızda ayrılık varsa
Kavuşmaya fırsat bulamadan ruhun hilkatinde sevdaya vasıl olan sadıksa
Sine-i badirede yanmak ve dağlanmak yüreğin için arsa
Var git nasibin vadettiği yolculuğa, hicran ruhumda ihtilal yapsa daDil konuşmaya hasret kalırken
gözler ufukların kadrinde umut içinde nefesi müdeetini beklerken
Hergün bin bir hal ile nasibi mukadder an göçüp derdi gam ile çileleri derlerken
Halime acırım, aşk için varım, sevdayı hakikat yolunda refik sayarımBela bir lütfü inayettir korkma
Her müsibet hayrete taş çıkartan bir hakikattir metanetle kat’a soluma
Aşk vecdi sultandır, merhalelerinde aklı selim olmak ne kadar izana kardır
Vuslat için yakarmak, takvayı şekliyetten ayırmak ihlasın için en kütsi yarardırBir yetimin mahzunluğu kime ardır
Ve hatta açlıkla pençeleşen enikler sosyolojik olarak ölümlü gamdır
Vesile aramak, inayet için safahattan feragatlık yapmak lütfu ilahi olarak aşktır
Yarış kul olmakta, ruhun aidiyetini anlamakta, takvanı ilzam olan sanatında vakıadırMustafa CİLASUN
9 Haziran 2010: 08:17 #771478Anonim
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gönlümü başka emellerle mi avutsaydım![/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Asla yapamazdım[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ruhumu bir gece hülyasız uyutamazdım[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kalbimin sesine bigane kalıp yaşayamazdım[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ömür defterine yalnız dertlerimi yazamazdım[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bir lahza olsununutmak[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Elemin serencamında soluyarak dağlanmak[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hasretin güneş misali kavuran harında kavrulmak[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ölmeden yanmak, hali avere kılmak nasıl yaşamak[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]bir kez olsun sormadın[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşkın esininde anlamlaşarak hiç sevdalanmadın[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilmem ki çileyi nasıl ve hangi mihenkle vasıflandırdın[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşk lütfedilen bir kitabetti hiç okuyamadın[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Açık denizlerin lahzasındayım[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne divane ve ne de avare bir yolun fırakında canım[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Firakina ram olduğum ulvi elemin ülfetine turabım[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kah lal olur dilim, kah çoşar bu ahvali arım[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilirmisin halin burukluğunu[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Fikredermisin arifin idrake abat olan inşirahi soluğunu[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Edebin kalbe ram olan coşkusunu ve ruhun ufki yolculuğunu[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gül-i nazarın, laleyi irfanın aşka amade kılan korkusunu[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Kanarya niye güzeldir[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bülbül asude sesisyle aşkın hilkatinde çok masumdur[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Göçebe ten ve beden, nefs ve kefen neye medfundur[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kadar uzaklarda kalıp hasret yaşasanda aşk kalbe meftundur[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]
9 Haziran 2010: 09:36 #771485Anonim
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kadar sakınsamda aşk esini ruhumda![/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Alıp götürüyor bazen sessizliğin ocağına[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Sessiz kalbin penceresinden ve gönlün derinliğine nüfus ederken[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Halin senasını,insanın vefasını,ömrün hicranını aralıyorsun[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]O an ve geçip giden zamanın ahında hüznü soluyorsun[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ruhuma yaklaşan ilhamın arında[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aklıma hitap eden,irademi yeksan eden safhaların narında[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Nefsimin açmazları ve kalbimin yorgun melali[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İçime acı veriyordu ve sualler sıralanıyordu[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Niye bu kadar bedbinlik hali kuşatmıştı[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yaşamaya mecbur olduğum insanlık verdiği ahdi unutmuştu[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]En kutsi beldeler ve talan edilmiş gönüller masummuydu[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Niye kalbin sahibi ve arzın banisi aşkla anılmıyordu[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Oysa esrarın perdesi aralanmıştı[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Müjdenin en letafetlisi takvaya hasredilmişti ne değişmişti[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Belirsizlik ve isteksizlik kalplerin derdimiydi[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Peki, o vakit akla nasıl bir gerekçeyle nazar edilmeliydi[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mazinin puslu sayfaları tozlanmıştı[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne hakkıyla tarihin talimi vardı ve ne de sosyolajikhakikatler[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Devşirme adına ne varsa ve nesilleri uysallaştırmak maksat olunca[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Türlü bahene ve taraneler ihdas edilmiş olarak sokaktaydı[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Millette panik ve korku hakim olmuştu[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İllegalite adına ne varsa hoyratça kalplerin işgaline koyulmuştu[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İnsan ve zafiyet içinde nefes alan can yıllarca çileyle uyutulmuştu[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Nafakayı temin adına ne varsa adeta şeri hukuk olmuştu[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]
10 Haziran 2010: 07:52 #771520Anonim
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Neydi ecriyle hasrolduğumuz yakarışımız![/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ey müddeti nefes ile anlam bulan kalbim[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Henüz halini hakkıyla keşfedemeden ve sadece yürek bilirken[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Beynime kan poppalayan uzuv telakki ederken sen vecdindeydin[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bir an bile şikayet etmeden vaktin nasip payesinde ritmettin[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ve halimin ahdini beklemiştin[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ruhum bilmem ki neler söyler fakirliğime[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]En sefil halimin eşkaline bile ulvi halinden taviz vermese de[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Telakki edilen ve rızk lehçesinde vakit var iken sessizliğin kadrinde[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bahşeden ve bir zaman için mühleti muhabbete hasreden kıdem[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]İnsan olmanın, şerefle abat olarak yaşamanın müjdesiyle[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Korku gönlümü bizar etmemeli[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Aşkın sazendeliğinde ve sevdanın bakirliğinde refakat etmeli[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne kadar hazzı sadakat varsa vicdanımla yüzleşip ahdine yöneltmeli[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gönlün nidası arzın hisarında abideleşip aşka havale etmeli[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hasretin bizarlığı ruhumdan silinip vuslata erdilmeli[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Gözyaşlarım iyi ki var bırak aksın yar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Hakikat kim için var, kul niye avareliğin yokuşlarından medet umar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yalçın kayaların, dikenin serencamında esrarı sevdanın arı har yar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Yeisi nefeslenme, temaşanın vakarında hıçkırığını kesmeaşk var[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Bilki müddeti nefes umutların senasında Rabbini arar[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne deliye gülüp geç, ne velinin aşkından vazgeç[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Nisanın ülfetinde anlamlaşan şefkati muhabbetle hakikat için seç[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Ne mahkumun ve ne de mazlumun nefesinden ar ederek halden geç[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Narın hülyasında ar var, yarin sevdasında edep gülün zarifliğinde kokar[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Çünkü halin deryasında takva en ulvi bahar, aşkın kerameti ecirle çoşar[/FONT][FONT=Palatino Linotype, sans-serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.