- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
6 Nisan 2013: 15:19 #812495
Anonim
Ruh aşkın, gönül vuslatın, akıl mizan firkati yaşar!
Merak, ilmin kapısı ve gedasıdır
Akıl için şavktır, gönül için inşirahtır, dimağ sigasındavahadır
Bilmek, anlamak, kavramak öğrenmek istidadıyla takvadır,hassasiyette hak vardır
Anlamadan inanmak, kavramadan okumak, taklit üzere yaşamak gazaptır,irade bunun için asıl olan vakıadır
Saflık ve miskinlik neye delalettir
Aklın ve izanın emaneti, iradeyi esir etmek feryadıdır, ar-ıayıptır
İnsan olmak, hak ve hukukunu bilmekle orantılı olansorumluluktur, cehalet hastalıktır
Kul, kalbiyle barışık olmalı, ruhunun serencamında gazapbulunmamalı, sevdasıyla sürura ram olmakiçin çoşmalıdır
Vicdanı ihsan ve inayet şevkle besler
Arfin ilmi ve fenni sadakat içinde nar olan aşktır, zühtiçinde haşrolan vefadır
Nefs terbiye edildikçe, hakikate ram eylendikçe ihtiyaçtır,azap etmek kime yakışır, cefadır
Edep ne kadar naif bir ikram ve irfandır, iman adınaşarttır, ihlas makamında en latif iltifattır, onsuz hak akla ziyandır
Dert, kulun dahli olmadan suduredendir
Baht adına nekadar sarihtir, şekşüphe götürmeyen bir hakikattir
Ve fakat aklın ve iradenin kastendahil edilerek tercih edilmişse cefasıda nefse aittir
Ruh ve kalp hakka vasıl olmak vekulluk yapmak adana verilmiş zamandır, teslimiyet ve umut deva için vesiley-ilahzadır
Mustafa CİLASUN
7 Nisan 2013: 11:18 #812498Anonim
Ruhum yaralı, biçare gönlüm hicrana sevdalı!
Bilmem ki hangi kelam kifayet ediyor
Sabrın edebine, izanın saadetine sukut etmek kar etmiyor
Hüzün hali sineyi dağlıyor, düşler, düşüncelere ram olmakiçin geçit vermiyor
Umut soluyor, şevk sarsılıyor, neşe kaybolup, ruhumu sızlatıyor,arayış ve firkat iştiyakı dinmek bilmiyor
Gül misali naif ve zarif olmak isterdim
Bağyi ve bedevi halin berduşluğundan sıyrılmayı dilerdim
Gülen gözü, asude gönlü, ülfetli simaları görünce içimgider, ah u figan ederdim
İmrenmek ve ibret almak adına nazar etmeyi nasıl iştiyakla isterve muhabbet etmeyi ne çok hissederdim
Arzular muvazene içinde olmalıdır
İrade hevese boğulmadan yol alıp, aklı dumura uğratmamalıdır
Pasif vicdan, gönlü yaralar, ruhu daraltıp hissiyatı tarumarederek ufku karartmamalıdır
İnsan gönül gözüyle temaşa etmeyi, basiret içinde yaşamayı,erdem ve fazilete ram olmayı arzulayıp, yol almalıdır
Kalbin ve ruhun şerefi Rabbimiz tarafından vaat edilmiş birhakikattir, onsuz heves kulu felaha mı erdirecektir, izana sorulmalıdır
Habibi Kibriya hakkıyla tanınmadıkça meşk olmaz
Kulluk kimliği ve hassasiyeti halin mecrasındafilizlenmeyince, iman aşkla buluşamaz
Ömür, ecele havale edilmiş bir sırr-ı sevdadır, akıl veirade bakımından kitabı yazılan bir idrak timsali romandır, kuşku duyulmaz
Mizan kime hasret, Arasat ne büyük ve haşyete amil saadet,ihlas ve inayet vuslata tabi kılınan bir hassasiyet-i saadet, kul hakikattenkurtulamaz
Mustafa CİLASUN
7 Nisan 2013: 13:15 #812500Anonim
Yar olmak, vefa ve feda adına adanmaktır!
Aşk, vefanın sadakati ve fecridir
Gönül ikliminin sultanı ve hakka vasıl olmanın şiarıdır
Nar o vakit bizardır, sevdası sukut-u nidadır, ruh süruriçinde ki ar-ı feryattır
Ne vakit gam yol eylese, keder sineyi inletse, sabır ecirletafetinde ki kanaattır, nefse bel bağlatmaz
İnsan sevgiyle yol almanın ehli olmalı
Ruh ve kalp hassasiyete ayarlı, asabiyete kapalıdır,unutmamalı
Nefsi temayüzler ihlası yıpratır, aklı ve fikri garazlaştırır,vicdanı cansızlaştırır, son bulmalı
Hasret ve firkat latif yüreklerin serencamından nüksedenmelaldir, nefse geçit vermeyen bir hakkı celaldir, var olmalı
Her nefis ölümü tatacaktır, hakla buluşacaktır
Aşk ve sevdaya yabancı olan gönüller, sadece yaşamak adınasolacaktır
Hazan ruhun insicamında okunacak, kalbin hicran meyanımeftun eden ibrete koşacaktır
Feda olmaya namzer gönül, ihsana bağlanan fikir, hanifliğeducar azim huzur içinde ve asude hale kanacaktır
Aşk, halin demi olmaktan çıkıp, ruha turaptır
Kul olmak, nasibi hakikat adına azim ve iradeye bağlanmışvuslattır
Baht kendi halinde zuhur edecek vakittir, kast içinde kitercihler nefsinden temayül etmiş kusur ve kabahattır
İnsan şerefe ve onura layık olmak için hakka adanmışlığatalip olmalı, aşkın kollarında sevdasıyla nur olmak için coşmalı, akıl ve izaniçin farktır
Mustafa CİLASUN
8 Nisan 2013: 15:22 #812517Anonim
Gücün sözü değil, sözün gücü asıldır, haktır!
Gücün ve kuvvetin asli sahibi yardır
Akıl ve azme teslim edilmiş olan bela adına imtihandır
Sır olan, esrarın içinde anlam bulan kuvvet kulluğunikmalinde ki vefay-ı sanattır
Nefes vakte tabi, kalp nazar gâh olmaya sevdalı, ruhhilkatine ne kadar yabancı merak aslonan zihni ferahlılıktır
Tagutu ve belamı bilmeyen azdır
Nefs adına şöhrete adanmış zavallılıktır, kahır içindekahreden nazardır
İlah olmaya heveslenen, kibir ve enaniyetten ödün vermeyen,gücü kendinde gören arsızdır
İnsanı ve toplumu hiçe sayan, şart koşan, tehdidi sıralayan,esir etmeyi reva gören kalbi karartılmış ahmaktır
İnsan ancak bilgi ve edebiyle irfan sahibidir
Ruhu ve kalbi letayıflar adına ceht eden, haktan kat avazgeçmeyen nasiptir
İnsan aklı kadar, akıl bilgi kadar düşünebilir, tasavvuretmek, edebilmek ziyadeyi gerektirir
Bu bakımdan ruh ölüme yabancı olduğu kadar, kalpte cehaleteyabancıdır, akıl azmin ve emeğin hasredilmesinden hâsıl olan hakkı galiptir
İnsan neden meydana geldiğini önemsemeli
Şek ve zan içinde varlığına temayül edip, nefsi emareyle nazaretmemeli
Mazlum sahipsiz değildir, söz güce nispet edilen riyadadeğildir, kalem ve kelam hak adına ve insan varlığına hizmet için vaat edilmiş furkandır,bilinmeli
Gözün kaşa ihtiyaçlı olduğu kadar, ruhunda ihsan ve irfankapısında ki takvaya ihtiyacı olduğu muhakkaktır, yoksa kalbe ne demeli
Mustafa CİLASUN
9 Nisan 2013: 14:40 #812535Anonim
Ruh, kalbin iştiyakı ve aklın irfan sedasına ramdır!
Her can hilkati üzere anlamlıdır
Sosyal ve siyasal olgular ve nasibe düçar olan vakıalarsünnetullahtır
Kul, kısmeti ve sıratı bulmak için yükümlüdür, düşlemek,tahayyül için hakk-ı nazardır
Sabi kalbin diliyle konuşur, şefkat ve muhabbet nesep ve şartlaragöre bahşedilmiş ülvi kanaattırRuhun muhayyilesi şuurdur
Ve fakat aklın ve iradenin tercihlerinde yapısı gereği suskundur
Kalp bir bakıma akıldır, narı ve süruru fark edebilen vemenbasında besleyen ufuktur
Edep, kalbin ve ruhun ziyadesiyle aşina olduğu ve onunlaancak asude bulunduğu itibar-i murattırİnsan celal sıfatından vazgeçemez
Lakin, ruhunu ve gönlünü cehlin asabiyetine tevdi ederekgülemez
Her kim arsız ve pişkinse iman ve vicdan konusunda tedaviyemuhtaç bir zandır, düşünmez
Nisa her bakımdan hükümran olmamalı, tahakküm etmeye meyyalhali asla unutulmamalı, tanıdığı hürriyet sürur bahşetmezAdam, ruhu ve kalbinin şiarıyla namdır
Zan ve asabiyeti önceleyip hakkı gasp eden can, ne tuhafmeramdır
İnsan sadece Rabbine kul olursa, irade ve nefesin sahibiolduğunu bilirse, kölelik ruhuna ne müthiş azaptır
Nisa aklı ve hürriyeti, erkek nispetinde bahşedilenvicdandır, edebiyle namdır, nefsi mülahazalar kalbine zarar veren marazdırMustafa CİLASUN
10 Nisan 2013: 15:19 #812560Anonim
Gönül küreği ummana ramdır, aşk sırr-ı figandır!
Yalnızlık ne kadar derin hicrandır
Ruhun sessizliğinden nükseden ümit şevk-i hülyadır
Rüya, bilinçaltından akseden nidadır, düşünmek ve hükümvermek manidardır
Umut, bilmeden şahit olmadan, tanımadan, tasavvurdayaşatmadan meyanına yabandıdır, susuz ve solgun bir sancıdır
Sevdası umut olmayan kalp nasıl vicdandır
Rahmetin edasında dinmeyen bir vakit, sabr-ı suphandır
Hakka kanaat teslimiyetteki ardır, azmetmek bereketini vekısmetini artırır
Maruf üzere bulunmak asıldır, münker her vakit ruhu ve kalbiyıpratan azab-ı bühtandır
Varlık aşk-ı sevda adına ardır, sukut nardır
Hassasiyet için adap ve muaşereti, hissiyata tesir ve nedenimakamdır
Kişi sadece yaşayan değil, her şart ve sosyal yapıdainsan ve kul olma konusunda icbardır
Yoksa gönül fermana muhalif topraktır, ayrık otlarına terkedilmiş kuraktır, murat sevdasından uzaktır
İnsan nereye gider, yol nerede biter
Akıl ve izan bilgiyle düşünmeye ve muhakeme etmeye iltifateder
Vicdan bahşedilmiş en müthiş değer, aktif halde sürurlaicabet eder, pasif edilmek aline keder
Aşk, ilmin ve halin basirete ducar olan hazzından yol alır,nefs ve cehlin hevesinden derd-e kalır, aklı ve azmi karartır
Mustafa CİLASUN
12 Nisan 2013: 14:05 #812589Anonim
Ey sevgili, hal bizar oldu, umutlar soldu!
Hangi vaktin halinden söz edeyim
Geçmişin izlerini nasıl dile getirip, aşikar eyleyim
Kabahat ve gariplikleri nasıl izah edeyim, kalbimle ne kadarkefildim
Heves adına, heyecan yaşamak arzusuyla, hangi çırpınışlarıniçinde yoğrulan hederdimAkıl her ne kadar sadıksa
Heva ve hevesler hali kuşatmışsa, vicdan susmuşsa
Gönül ne yapsın, irade hangi azmin dırayetiyle kapılarını hazzakapatsın
Hayat sanılan her türlü serkeşlikler, edep ve irfanıkatleden densizlikler ruhumu sessizce ağlatsınSevgi ne kadar naif ve latif
Neden bu kadar hoyrat ve hakir bir biçimde nazar ediyoruz
Kalbi muhabbeti neden istismar etmek için gayrete giriyoruz,hala kimi avutuyoruz
Ey sevgili bu kadar hale ve fikre yabancıyken nasıl anlamakve idrakiyle yaşamaktan söz edeyimHergün neden riya içinde salınırız
Niçin “nederler”i en önemli mazhariyet yaparak dikkatealırız
Hala başkaları için mi yarışırız, imtiyaz sahibi olmak adınaneden kalbi kandırırız
Yar derken, aşktan söz ederken, kelamın kemaliyet ve edebiniruh ve kalp dirliğinde hissederek, ömrü muhabbete ram eylemeliyizMustafa CİLASUN
12 Nisan 2013: 14:59 #812591Anonim
İçimde derin bir sızı var, sessizce yaşlar akar!
Düşünmek bazen ağır geliyor
Şevk ve hissiyat buruklaşıyor, hüzün içimde büyüyor
Ne kadar boş ver desem, o an çaresizliğimi dile getirsemyinede umut bitmiyor
Yalnızlık ve sessizlik ruhuma derin bir keder bahşediyor,sukutun keyfiyeti sabrıma sesleniyor
İnsan elbette ki umuda bel bağlar
Ve fakat nasibin tevdi edilme vakti kimbilir hangi bahttayazar
Heves ve arzu geçici bir bahar, dimağ ve tasavvur tefekkürünirfan ve ihsanına bakar
Hazan ibrete ve iltifata tabii bir nazar, her umut, emelolmadıkça azim ve sadakate asude bir şekilde koşar
İnsan ihlasın şevkiyle hazzı yaşar
Tevazuu ve inayetle rızaya koşar, kalpte hangi vakit inşirah açar
Nazargah olmaya, hak için bakmaya, riyadan uzaklaşmaya,aşkın sadrıyla kul olmaya bakar
Sevda firkati ruhun en mümtaz vasfında yaşar, vuslat hicranıçile olmaktan çıkar, nefs teskiye olmak için melül halde bir nacar
Gözler yollarda kalır, merak taçlanır
Beklenen haber ve nefesin muhabbeti har olur açığa çıkar
Kim kara günü sever, telaşın içinde gülmek için can çeker,ecele nispet edep ağlar
Aklına ve kalbine yabancı olan, bilgi ve metanetten hisesinidoldurmayan, şakınlık içinde ve çaresizlik bendinde bocalar
Mustafa CİLASUN
13 Nisan 2013: 13:34 #812608Anonim
Gönül ummandır, nar-ı aşk için eşşiz mekandır!
Gönül boş olursa, gözler ağlamaz
Kalbinden bihaber nefes için irşat fikri vuzuha eriştirmez
Muhakeme yalnız nefs için hasredilemez, akıl ve izandimağdan vazgeçemez
İnanmak, kanmak değildir, aklın ve azmin irfan perdesindenibret çıkartıp, teslim-i kalp ile şahitliği kavramaktır
Düşen ve solan bir yaprak misali
Toprağın bağrına hasret kadre gibi, kuvvet mesabesinde kiesen tipi
Yolunu kaybetmiş sabinin melül hali, sessiz çığlığıninkişafında ki erdem timsali
Nefes vaktin tecellisinde ki ritminden şüphe duymadan yolalıyorsa, kalpte öyle ümitle sürur içinde düşünüp taat etmeli
Nefs kimi zaman ataleti cebrediyor
Miskinlik içinde öngörülen zühtü öne çıkartıyor, şekliyetsanki azmediliyor
Sosyal yapı, devinim halinde ki afakı nedense dikkate mucipgörülmüyor, avuntu yetiyor
İnsan ve kul evrensellik modunda bir nazara ve fikriyatahaiz olmalı ve münasebetlerini bu noktay-ı kalpten yapılandırmalı
Kitab-ı celili ne kadar hatmetsek
Ve hatta hafızlık konusundaki ısrarımızdan kimseye tavizvermesek
Sahabe devrinde ki hafız sayısını altı olduğunu kalben veruhen idrak ederek kitabın manasını kavrayabilsek
Efendimizin yalın ve mütevazi hayat felsefesini venaifliğinde ki hassasiyeti hayatımıza aksettirmek için cehd-ü gayrete yönelsek…
Mustafa CİLASUN
13 Nisan 2013: 14:48 #812610Anonim
Hicranla geçen günleri hasretle anarken ağlarım!
Ne vakit bir dalgın can görsem
Uzaklardan halinin serencamında bir vakit kederle eylensem
Düşlerin insicamına ne desem, düşünmenin ufkumda ki gamınaah uzar etsem
Acaba kimbilir deyip, o melül mecalinin perdelerini hiççekmeden niyaz etsem ve tebessüm ederek geriye çekilsem
Her doğan can beşer olarak varolur
Ancak sosyal denge ve sünnetullahın gereği sabiye her gönülyar olur
Kimsesizlik ne kadar meşekkatli ve elim bir hissiyatayazında nefeslenemek nar olur
Hazan afakımda timsallenen ibretin şiarında halimin herlahzasına duçar olur, şad-u şevkin icmalinde hazz-ı efkar ar olur
Rabbime ne kadar hamt etsem azdır
Artık ömrümün uzatmalarını yaşadığım hak ve hakikat –ikramdır
Hekimler neler söylemişlerdi, artık yolun sonu olabilir diyenezaketle tenbihlemişlerdi, nasıl meraktı
Refikam ne güzel ve ne kadar zarif bir eda ile bakarkensakın hayı adeta haykırıyordu, opera olmamamı istiyordu
Ey ehlim, gönlümün süruru zevcem
Neden bu kadar telaş içindesin, yoksa gideceğim yerden eminmi değilsin dedim
Gözyaşlarını tutamıyordu, meraklanma Rabbimin huzuruna gitmekiçin asla kaygılarınla zan içinde yüreğini hırpalama diye tebessüm ettim
Vasiyetimi ve emanetelerimi tek tek sıraladım, evlatlarıma tahkik ve emr-i bilmağrufuhatırlattım ve sonra yoğun bakımda gözlerimi açmıştım…
Mustafa CİLASUN
14 Nisan 2013: 10:41 #812626Anonim
Dimağ olmadan, tasavvur zandır, anlık hardır!
Edep, kalbin ve vicdanın şiarındandır
Aktif haldeki meramından akseden suhuletli bir sedadır
Asabiyet ve kabalık ruhu yoran bir hastalıktır, hassasiyetiolmayan gönül kuraktır
Afak ummana bedel bir tahayyülün insicamından tezahür edecekşevk-i kabuldur, ihsanı ise sırr-ı hudadır
İnsan cehlini yenmek için azmetleidir
Nefsini terbiyeye dikkat kesilmiş bir ümittir, yoksa hazankülfettir
Her nefs ölüme rağmen imtihanın saiki ve vehim zerkedenendişe gerekçesinin failidir
Bu bakımdan akıl ve irade, ruhun ve dimağın tasavvuretmesinde ki muradın vuslat meramı ve aşk sevdasında ki hakikatidir
Haya, insanın kulluk lütfunda ki farkıdır
Mizan ve berzah arasat vaktinin en mümeyyiz ve hatta sessizedasıdır
Kabir içinde ki mevta, cazibesini terk etmiş hazz-ı heva,duçar olunacak korku kim için acıdır
Şifaya muhtaç hasta acziyetin kollarına tutunan vegözleriyle meramını anlatan, her halinde acınmaya bel bağlayan tuhaf birsancıdır
İnsan düşmeye görsün, nedenler içinde süzülsün
Tedbir ve taktirin, akıl ve izanın selamet içinde ki şuura, nazarlarelbette ki gülsün
Her nefsin yükü ve imtihanı akıl ve irade kapasitesininahenginde ki iman ve isyan mesabesinde gizlenen sabır ve nimet kanaatı azsatakat büzülür
Güç, kalbin ve ruhun teslimiyet ve irade deki niyetin aslınatekabül eden azim ve tutarlılığın vuslat sevdasından nükseden ülfettir
Mustafa CİLASUN
15 Nisan 2013: 15:01 #812636Anonim
Asla ordunun halkı değil, halkın ordusu olmalı!
Milletin bağrından çıkmalı
Yetki ve mesuliyeti her zaman denetime tabi kılınmalı
Güç ve kuvvetini inanç ve milletinin birliği, dirliğivuzuhunda aranmalı
Her insan makam sahibi olabilir, lakin liyakat ve sıfatı insanlıktasavvuruyla nizamı bulunmalı
İnsana erdemlilik vasfını kazandıran
Ruhunun ve gönlünün temayüllerinden tebarüz eden imtihanın
Her lahzada aklı ve iradesi bakımından dikkate şamil birhaşyetle okuyup anlaşılan
En mücehhez vefa ve sadakati, vicdan ve adaleti her amelinmesuliyetini hak nispetinde koruyup, sonraki nesillere aktaracaktır
Etnik kimlik hassasiyettir, hakkı galiptir
İnsan nesebi ve sosyal kişilik olgusuyla aidiyetine taliptir
Hak ve imkanlar elbette ki adaletli bir şekilde ihsanla teslimve taksim edilmelidir
Kişilik onuruyla her kim oynar ve hakir görürse, ancak kendizati zaat ve yozluğunu aşikar eyleyen bir ucubey-i garipliktir
Seçilmiş mebuslar millet adına zamandır
Seçen ve taktir yetkisini böyle teslim eden vatandaş hakkıarayandır
İnsan sanal bir hayatın kulluğuna bel bağlayıp avunmamalı,makam ve mevkiye abanmamalıdır
Edebi ve hassasiyeti, milletin her coğrafyada ki sezgisinianlamak ve ona göre vaziyet almakla sorumlu bulunan efkardır
Mustafa CİLASUN
15 Nisan 2013: 16:05 #812637Anonim
Gönül, gülden ziyadesiyle hassas ve bir aşk-ı nazdır!
Kat a ihmale alınmamalı
İnsanın her hali dikkate alınarak, mizana konmalıdır
Yaratan hak veren, vaktine işar eyleyen en mukayyetfermandır
İnsan hata ve eksikleriyle hayatını devam ettiren ve merakaduçar olan imtihandır
Kul, aşkın ve vecdin ikmalinde ki farktır
İhsan ve ihlas nispetinde taktire layık görülen akl-ızaaftır
İrade en müşahhas ayarır, akıl ve dimağ haka sevdalı birturaptır, eşref-i sadıktır
Azim ve merak ilmin, irfanın muhakeme edilebilmesi içinazıktır, şuur ve idrak aşka matuftur
Tohum ne kadar zarif ve tevazuu hazzıdır
Atılıp, saçılmasıyla değerinden bir nebze ödün vermeyenkarardır
Ehliyet sahibi bir tefekkürün nezdinde mübarektir, içindesırları besleyen itibar-ı ardır
İnsan görebilmeli, hissetmek için ruhunun ve gönlününperdelerini aralamalı, inanmak adına mukallitlik yapmaması eftaldir
İnsan öncelikle fikri ve hali bakımından diri olmalı
Hayatı kucaklamak adına ve ömrü heba etmemek muradıyla yoğrulmalı
Dinlene bilmek için en güzide yer ve mekanları gönül gözüyletefekkür ederek açılmalı
Her meşgalenin yolunda esir olup boğulmaktan muhakkak kikalbini ve aklını kurtarmalı, aşkı hakkıyla sorgulamalı
Mustafa CİLASUN
16 Nisan 2013: 10:15 #812640Anonim
Nefs kabarınca gönül kararır ve yara alır!
Ne vakit hevanın etkisinde kalsak
Heveslerin heyecan yaşatan iştahıyla yol alıp bakınsak
Düşünmeyi birtarafa bıraksak, tefekküre hiç ihtiyaç duymasak
Salınsak hülyaların vadettiği iklimin hazvahasına, sırılsıklam olup biran olsun rahatlasak
İnsan ne kadarhayıflansa kar etmez
Ukdeleri uğruna sevdasınıkarartsa baş edemez, aşk denemez
Hevesin nefse mümeyyiz olan bir tabiliği vardır, halihicrana gark eden andır, değmez
İnsan nasibeinanıyorsa, kaderin iradesinde ki mizana tavsa, korkuyu sinesindebarındırmasın, meşkuk bir temayüle kanmasın, başedemez
Aklı ve iradeyi bahşedenle yol alsın
Edep ve tevazudan muhakkak ki uzak kalmasın,kalbinde yaşatsın
Samimiyet ve saflığın ihsanlaşan iklimindenefesi ilim ve irfan için sarf ederek rahatlasın
Ümit, sevmenin ve şefkatin en naiftezahürlerinden nükseden yakarıştır, ufkunderinliğinde coşkudur, aşkın gözyaşlarınısorgulasın
Ne vakit hüzün içinde yol alıyorsa
Gün yüzüne hasret olan ümitleri solmaya yüztutuyorsa içini karartmasın
Her baharın bekleyen bir hazanı vardır, haz hernasipte sadakat gösterilen aşkın şiarıdır, ruhubertaraf etmez unutmasın
Gülmedi bahtım diyen, müsterih olmalı, sabrı vekana atından nükseden insicamın meramıyla yaratana el açmalı
Vurgun yemiş mir melalinvahametinden kurtulmalı, Rahmet ve mağfiretin vaktineen kalbi manada bel bağlamalı
Mustafa CİLASUN
16 Nisan 2013: 11:26 #812642Anonim
Milleti hakir gören her kimse bitap bir nefestir!
Devlet millet adına ihdas edilmiş yapıdır
Devleti zan altında korumak kaygısı, nefsi saçmalıktır
Yasama ve yürütme niye vardır, yargı millet adına adaletitesis etmekle yükümlü makamdır
Her türlü illegal örgüt, milleti ve devleti menfaat uğrunatalan eden en sinsi güçtür, şer içinde ki bölünüştür
İnsan elbette ki düşüncesini söylemeli
Şiddet ve hakaret içermediği müddetçe, dillenmeli meramlar
Taaasup ve tecessüsle bir yere varılmaz, böyle bir efkardaumutta asla barınmaz
Taklit üzere şekillenmiş kişiliklerde hurafe ve bidat pikyapar, akıl ve izan pasif haldeyken, gönül inşiraha aldırmaz
Her kimin canı sıkılmışsa aranır
O hal ve bunaltıdan kurtulmayı bir şey sanır, hesabındankaçınır
Zafiyet üzere bir dalış içinde şenlenmek için uğraşır,düşünmeyi korku sanır, hayıflanır
Bazen okadar ileri giderki kimseyi takmaz, ulu ortagevremeye kendini bırakır, bu durumda utanmaktan ne hikmetse sıkılır
Yetinmez akıl daneliğine abanır
Her nefesi şaşırtacak kadar her yer ve mekanda yüksek sesleçırpınır
Lehinde olan kim varsa kırk yıllık ahbap misali sırrınıaktarır, bir vakit sonra yeniden hüzün limanına sığınır
Nefsi ve kasti ihlaller çare değil
Gözyaşları bu maksada binaen umudu hak kılan sıddık değil
Nefs, aklın ve irfanın kimliğinde hakkıyla kavranmalı,belaya duçar edecek amelden derhal kaçınmalı
Ruhu ve kalbi hakkın emri ve efendimizin icmali çerçevesindemutmain olması için uğraşıp, sevdasıyla vuslata tabii olunmalı
Mustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.