• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 961 ile 975 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #812495
    Anonim

      Ruh aşkın, gönül vuslatın, akıl mizan firkati yaşar!

      Merak, ilmin kapısı ve gedasıdır
      Akıl için şavktır, gönül için inşirahtır, dimağ sigasındavahadır
      Bilmek, anlamak, kavramak öğrenmek istidadıyla takvadır,hassasiyette hak vardır
      Anlamadan inanmak, kavramadan okumak, taklit üzere yaşamak gazaptır,irade bunun için asıl olan vakıadır

      Saflık ve miskinlik neye delalettir
      Aklın ve izanın emaneti, iradeyi esir etmek feryadıdır, ar-ıayıptır
      İnsan olmak, hak ve hukukunu bilmekle orantılı olansorumluluktur, cehalet hastalıktır
      Kul, kalbiyle barışık olmalı, ruhunun serencamında gazapbulunmamalı, sevdasıyla sürura ram olmakiçin çoşmalıdır

      Vicdanı ihsan ve inayet şevkle besler
      Arfin ilmi ve fenni sadakat içinde nar olan aşktır, zühtiçinde haşrolan vefadır
      Nefs terbiye edildikçe, hakikate ram eylendikçe ihtiyaçtır,azap etmek kime yakışır, cefadır
      Edep ne kadar naif bir ikram ve irfandır, iman adınaşarttır, ihlas makamında en latif iltifattır, onsuz hak akla ziyandır

      Dert, kulun dahli olmadan suduredendir
      Baht adına nekadar sarihtir, şekşüphe götürmeyen bir hakikattir
      Ve fakat aklın ve iradenin kastendahil edilerek tercih edilmişse cefasıda nefse aittir
      Ruh ve kalp hakka vasıl olmak vekulluk yapmak adana verilmiş zamandır, teslimiyet ve umut deva için vesiley-ilahzadır

      Mustafa CİLASUN

      #812498
      Anonim

        Ruhum yaralı, biçare gönlüm hicrana sevdalı!

        Bilmem ki hangi kelam kifayet ediyor
        Sabrın edebine, izanın saadetine sukut etmek kar etmiyor
        Hüzün hali sineyi dağlıyor, düşler, düşüncelere ram olmakiçin geçit vermiyor
        Umut soluyor, şevk sarsılıyor, neşe kaybolup, ruhumu sızlatıyor,arayış ve firkat iştiyakı dinmek bilmiyor

        Gül misali naif ve zarif olmak isterdim
        Bağyi ve bedevi halin berduşluğundan sıyrılmayı dilerdim
        Gülen gözü, asude gönlü, ülfetli simaları görünce içimgider, ah u figan ederdim
        İmrenmek ve ibret almak adına nazar etmeyi nasıl iştiyakla isterve muhabbet etmeyi ne çok hissederdim

        Arzular muvazene içinde olmalıdır
        İrade hevese boğulmadan yol alıp, aklı dumura uğratmamalıdır
        Pasif vicdan, gönlü yaralar, ruhu daraltıp hissiyatı tarumarederek ufku karartmamalıdır
        İnsan gönül gözüyle temaşa etmeyi, basiret içinde yaşamayı,erdem ve fazilete ram olmayı arzulayıp, yol almalıdır
        Kalbin ve ruhun şerefi Rabbimiz tarafından vaat edilmiş birhakikattir, onsuz heves kulu felaha mı erdirecektir, izana sorulmalıdır

        Habibi Kibriya hakkıyla tanınmadıkça meşk olmaz
        Kulluk kimliği ve hassasiyeti halin mecrasındafilizlenmeyince, iman aşkla buluşamaz
        Ömür, ecele havale edilmiş bir sırr-ı sevdadır, akıl veirade bakımından kitabı yazılan bir idrak timsali romandır, kuşku duyulmaz
        Mizan kime hasret, Arasat ne büyük ve haşyete amil saadet,ihlas ve inayet vuslata tabi kılınan bir hassasiyet-i saadet, kul hakikattenkurtulamaz

        Mustafa CİLASUN







        #812500
        Anonim

          Yar olmak, vefa ve feda adına adanmaktır!

          Aşk, vefanın sadakati ve fecridir
          Gönül ikliminin sultanı ve hakka vasıl olmanın şiarıdır
          Nar o vakit bizardır, sevdası sukut-u nidadır, ruh süruriçinde ki ar-ı feryattır
          Ne vakit gam yol eylese, keder sineyi inletse, sabır ecirletafetinde ki kanaattır, nefse bel bağlatmaz

          İnsan sevgiyle yol almanın ehli olmalı
          Ruh ve kalp hassasiyete ayarlı, asabiyete kapalıdır,unutmamalı
          Nefsi temayüzler ihlası yıpratır, aklı ve fikri garazlaştırır,vicdanı cansızlaştırır, son bulmalı
          Hasret ve firkat latif yüreklerin serencamından nüksedenmelaldir, nefse geçit vermeyen bir hakkı celaldir, var olmalı

          Her nefis ölümü tatacaktır, hakla buluşacaktır
          Aşk ve sevdaya yabancı olan gönüller, sadece yaşamak adınasolacaktır
          Hazan ruhun insicamında okunacak, kalbin hicran meyanımeftun eden ibrete koşacaktır
          Feda olmaya namzer gönül, ihsana bağlanan fikir, hanifliğeducar azim huzur içinde ve asude hale kanacaktır

          Aşk, halin demi olmaktan çıkıp, ruha turaptır
          Kul olmak, nasibi hakikat adına azim ve iradeye bağlanmışvuslattır
          Baht kendi halinde zuhur edecek vakittir, kast içinde kitercihler nefsinden temayül etmiş kusur ve kabahattır
          İnsan şerefe ve onura layık olmak için hakka adanmışlığatalip olmalı, aşkın kollarında sevdasıyla nur olmak için coşmalı, akıl ve izaniçin farktır

          Mustafa CİLASUN





          #812517
          Anonim

            Gücün sözü değil, sözün gücü asıldır, haktır!


            Gücün ve kuvvetin asli sahibi yardır
            Akıl ve azme teslim edilmiş olan bela adına imtihandır
            Sır olan, esrarın içinde anlam bulan kuvvet kulluğunikmalinde ki vefay-ı sanattır
            Nefes vakte tabi, kalp nazar gâh olmaya sevdalı, ruhhilkatine ne kadar yabancı merak aslonan zihni ferahlılıktır

            Tagutu ve belamı bilmeyen azdır
            Nefs adına şöhrete adanmış zavallılıktır, kahır içindekahreden nazardır
            İlah olmaya heveslenen, kibir ve enaniyetten ödün vermeyen,gücü kendinde gören arsızdır
            İnsanı ve toplumu hiçe sayan, şart koşan, tehdidi sıralayan,esir etmeyi reva gören kalbi karartılmış ahmaktır

            İnsan ancak bilgi ve edebiyle irfan sahibidir
            Ruhu ve kalbi letayıflar adına ceht eden, haktan kat avazgeçmeyen nasiptir
            İnsan aklı kadar, akıl bilgi kadar düşünebilir, tasavvuretmek, edebilmek ziyadeyi gerektirir
            Bu bakımdan ruh ölüme yabancı olduğu kadar, kalpte cehaleteyabancıdır, akıl azmin ve emeğin hasredilmesinden hâsıl olan hakkı galiptir

            İnsan neden meydana geldiğini önemsemeli
            Şek ve zan içinde varlığına temayül edip, nefsi emareyle nazaretmemeli
            Mazlum sahipsiz değildir, söz güce nispet edilen riyadadeğildir, kalem ve kelam hak adına ve insan varlığına hizmet için vaat edilmiş furkandır,bilinmeli
            Gözün kaşa ihtiyaçlı olduğu kadar, ruhunda ihsan ve irfankapısında ki takvaya ihtiyacı olduğu muhakkaktır, yoksa kalbe ne demeli

            Mustafa CİLASUN

            #812535
            Anonim

              Ruh, kalbin iştiyakı ve aklın irfan sedasına ramdır!

              Her can hilkati üzere anlamlıdır
              Sosyal ve siyasal olgular ve nasibe düçar olan vakıalarsünnetullahtır
              Kul, kısmeti ve sıratı bulmak için yükümlüdür, düşlemek,tahayyül için hakk-ı nazardır
              Sabi kalbin diliyle konuşur, şefkat ve muhabbet nesep ve şartlaragöre bahşedilmiş ülvi kanaattır

              Ruhun muhayyilesi şuurdur
              Ve fakat aklın ve iradenin tercihlerinde yapısı gereği suskundur
              Kalp bir bakıma akıldır, narı ve süruru fark edebilen vemenbasında besleyen ufuktur
              Edep, kalbin ve ruhun ziyadesiyle aşina olduğu ve onunlaancak asude bulunduğu itibar-i murattır

              İnsan celal sıfatından vazgeçemez
              Lakin, ruhunu ve gönlünü cehlin asabiyetine tevdi ederekgülemez
              Her kim arsız ve pişkinse iman ve vicdan konusunda tedaviyemuhtaç bir zandır, düşünmez
              Nisa her bakımdan hükümran olmamalı, tahakküm etmeye meyyalhali asla unutulmamalı, tanıdığı hürriyet sürur bahşetmez

              Adam, ruhu ve kalbinin şiarıyla namdır
              Zan ve asabiyeti önceleyip hakkı gasp eden can, ne tuhafmeramdır
              İnsan sadece Rabbine kul olursa, irade ve nefesin sahibiolduğunu bilirse, kölelik ruhuna ne müthiş azaptır
              Nisa aklı ve hürriyeti, erkek nispetinde bahşedilenvicdandır, edebiyle namdır, nefsi mülahazalar kalbine zarar veren marazdır

              Mustafa CİLASUN

              #812560
              Anonim

                Gönül küreği ummana ramdır, aşk sırr-ı figandır!

                Yalnızlık ne kadar derin hicrandır
                Ruhun sessizliğinden nükseden ümit şevk-i hülyadır
                Rüya, bilinçaltından akseden nidadır, düşünmek ve hükümvermek manidardır
                Umut, bilmeden şahit olmadan, tanımadan, tasavvurdayaşatmadan meyanına yabandıdır, susuz ve solgun bir sancıdır

                Sevdası umut olmayan kalp nasıl vicdandır
                Rahmetin edasında dinmeyen bir vakit, sabr-ı suphandır
                Hakka kanaat teslimiyetteki ardır, azmetmek bereketini vekısmetini artırır
                Maruf üzere bulunmak asıldır, münker her vakit ruhu ve kalbiyıpratan azab-ı bühtandır

                Varlık aşk-ı sevda adına ardır, sukut nardır
                Hassasiyet için adap ve muaşereti, hissiyata tesir ve nedenimakamdır
                Kişi sadece yaşayan değil, her şart ve sosyal yapıdainsan ve kul olma konusunda icbardır
                Yoksa gönül fermana muhalif topraktır, ayrık otlarına terkedilmiş kuraktır, murat sevdasından uzaktır

                İnsan nereye gider, yol nerede biter
                Akıl ve izan bilgiyle düşünmeye ve muhakeme etmeye iltifateder
                Vicdan bahşedilmiş en müthiş değer, aktif halde sürurlaicabet eder, pasif edilmek aline keder
                Aşk, ilmin ve halin basirete ducar olan hazzından yol alır,nefs ve cehlin hevesinden derd-e kalır, aklı ve azmi karartır

                Mustafa CİLASUN




                #812589
                Anonim

                  Ey sevgili, hal bizar oldu, umutlar soldu!

                  Hangi vaktin halinden söz edeyim
                  Geçmişin izlerini nasıl dile getirip, aşikar eyleyim
                  Kabahat ve gariplikleri nasıl izah edeyim, kalbimle ne kadarkefildim
                  Heves adına, heyecan yaşamak arzusuyla, hangi çırpınışlarıniçinde yoğrulan hederdim

                  Akıl her ne kadar sadıksa
                  Heva ve hevesler hali kuşatmışsa, vicdan susmuşsa
                  Gönül ne yapsın, irade hangi azmin dırayetiyle kapılarını hazzakapatsın
                  Hayat sanılan her türlü serkeşlikler, edep ve irfanıkatleden densizlikler ruhumu sessizce ağlatsın

                  Sevgi ne kadar naif ve latif
                  Neden bu kadar hoyrat ve hakir bir biçimde nazar ediyoruz
                  Kalbi muhabbeti neden istismar etmek için gayrete giriyoruz,hala kimi avutuyoruz
                  Ey sevgili bu kadar hale ve fikre yabancıyken nasıl anlamakve idrakiyle yaşamaktan söz edeyim

                  Hergün neden riya içinde salınırız
                  Niçin “nederler”i en önemli mazhariyet yaparak dikkatealırız
                  Hala başkaları için mi yarışırız, imtiyaz sahibi olmak adınaneden kalbi kandırırız
                  Yar derken, aşktan söz ederken, kelamın kemaliyet ve edebiniruh ve kalp dirliğinde hissederek, ömrü muhabbete ram eylemeliyiz

                  Mustafa CİLASUN

                  #812591
                  Anonim

                    İçimde derin bir sızı var, sessizce yaşlar akar!

                    Düşünmek bazen ağır geliyor
                    Şevk ve hissiyat buruklaşıyor, hüzün içimde büyüyor
                    Ne kadar boş ver desem, o an çaresizliğimi dile getirsemyinede umut bitmiyor
                    Yalnızlık ve sessizlik ruhuma derin bir keder bahşediyor,sukutun keyfiyeti sabrıma sesleniyor

                    İnsan elbette ki umuda bel bağlar
                    Ve fakat nasibin tevdi edilme vakti kimbilir hangi bahttayazar
                    Heves ve arzu geçici bir bahar, dimağ ve tasavvur tefekkürünirfan ve ihsanına bakar
                    Hazan ibrete ve iltifata tabii bir nazar, her umut, emelolmadıkça azim ve sadakate asude bir şekilde koşar

                    İnsan ihlasın şevkiyle hazzı yaşar
                    Tevazuu ve inayetle rızaya koşar, kalpte hangi vakit inşirah açar
                    Nazargah olmaya, hak için bakmaya, riyadan uzaklaşmaya,aşkın sadrıyla kul olmaya bakar
                    Sevda firkati ruhun en mümtaz vasfında yaşar, vuslat hicranıçile olmaktan çıkar, nefs teskiye olmak için melül halde bir nacar

                    Gözler yollarda kalır, merak taçlanır
                    Beklenen haber ve nefesin muhabbeti har olur açığa çıkar
                    Kim kara günü sever, telaşın içinde gülmek için can çeker,ecele nispet edep ağlar
                    Aklına ve kalbine yabancı olan, bilgi ve metanetten hisesinidoldurmayan, şakınlık içinde ve çaresizlik bendinde bocalar

                    Mustafa CİLASUN


                    #812608
                    Anonim

                      Gönül ummandır, nar-ı aşk için eşşiz mekandır!

                      Gönül boş olursa, gözler ağlamaz
                      Kalbinden bihaber nefes için irşat fikri vuzuha eriştirmez
                      Muhakeme yalnız nefs için hasredilemez, akıl ve izandimağdan vazgeçemez
                      İnanmak, kanmak değildir, aklın ve azmin irfan perdesindenibret çıkartıp, teslim-i kalp ile şahitliği kavramaktır

                      Düşen ve solan bir yaprak misali
                      Toprağın bağrına hasret kadre gibi, kuvvet mesabesinde kiesen tipi
                      Yolunu kaybetmiş sabinin melül hali, sessiz çığlığıninkişafında ki erdem timsali
                      Nefes vaktin tecellisinde ki ritminden şüphe duymadan yolalıyorsa, kalpte öyle ümitle sürur içinde düşünüp taat etmeli

                      Nefs kimi zaman ataleti cebrediyor
                      Miskinlik içinde öngörülen zühtü öne çıkartıyor, şekliyetsanki azmediliyor
                      Sosyal yapı, devinim halinde ki afakı nedense dikkate mucipgörülmüyor, avuntu yetiyor
                      İnsan ve kul evrensellik modunda bir nazara ve fikriyatahaiz olmalı ve münasebetlerini bu noktay-ı kalpten yapılandırmalı

                      Kitab-ı celili ne kadar hatmetsek
                      Ve hatta hafızlık konusundaki ısrarımızdan kimseye tavizvermesek
                      Sahabe devrinde ki hafız sayısını altı olduğunu kalben veruhen idrak ederek kitabın manasını kavrayabilsek
                      Efendimizin yalın ve mütevazi hayat felsefesini venaifliğinde ki hassasiyeti hayatımıza aksettirmek için cehd-ü gayrete yönelsek…

                      Mustafa CİLASUN




                      #812610
                      Anonim

                        Hicranla geçen günleri hasretle anarken ağlarım!

                        Ne vakit bir dalgın can görsem
                        Uzaklardan halinin serencamında bir vakit kederle eylensem
                        Düşlerin insicamına ne desem, düşünmenin ufkumda ki gamınaah uzar etsem
                        Acaba kimbilir deyip, o melül mecalinin perdelerini hiççekmeden niyaz etsem ve tebessüm ederek geriye çekilsem

                        Her doğan can beşer olarak varolur
                        Ancak sosyal denge ve sünnetullahın gereği sabiye her gönülyar olur
                        Kimsesizlik ne kadar meşekkatli ve elim bir hissiyatayazında nefeslenemek nar olur
                        Hazan afakımda timsallenen ibretin şiarında halimin herlahzasına duçar olur, şad-u şevkin icmalinde hazz-ı efkar ar olur

                        Rabbime ne kadar hamt etsem azdır
                        Artık ömrümün uzatmalarını yaşadığım hak ve hakikat –ikramdır
                        Hekimler neler söylemişlerdi, artık yolun sonu olabilir diyenezaketle tenbihlemişlerdi, nasıl meraktı
                        Refikam ne güzel ve ne kadar zarif bir eda ile bakarkensakın hayı adeta haykırıyordu, opera olmamamı istiyordu

                        Ey ehlim, gönlümün süruru zevcem
                        Neden bu kadar telaş içindesin, yoksa gideceğim yerden eminmi değilsin dedim
                        Gözyaşlarını tutamıyordu, meraklanma Rabbimin huzuruna gitmekiçin asla kaygılarınla zan içinde yüreğini hırpalama diye tebessüm ettim
                        Vasiyetimi ve emanetelerimi tek tek sıraladım, evlatlarıma tahkik ve emr-i bilmağrufuhatırlattım ve sonra yoğun bakımda gözlerimi açmıştım…

                        Mustafa CİLASUN

                        #812626
                        Anonim


                          Dimağ olmadan, tasavvur zandır, anlık hardır!



                          Edep, kalbin ve vicdanın şiarındandır

                          Aktif haldeki meramından akseden suhuletli bir sedadır

                          Asabiyet ve kabalık ruhu yoran bir hastalıktır, hassasiyetiolmayan gönül kuraktır

                          Afak ummana bedel bir tahayyülün insicamından tezahür edecekşevk-i kabuldur, ihsanı ise sırr-ı hudadır



                          İnsan cehlini yenmek için azmetleidir

                          Nefsini terbiyeye dikkat kesilmiş bir ümittir, yoksa hazankülfettir

                          Her nefs ölüme rağmen imtihanın saiki ve vehim zerkedenendişe gerekçesinin failidir

                          Bu bakımdan akıl ve irade, ruhun ve dimağın tasavvuretmesinde ki muradın vuslat meramı ve aşk sevdasında ki hakikatidir



                          Haya, insanın kulluk lütfunda ki farkıdır

                          Mizan ve berzah arasat vaktinin en mümeyyiz ve hatta sessizedasıdır

                          Kabir içinde ki mevta, cazibesini terk etmiş hazz-ı heva,duçar olunacak korku kim için acıdır

                          Şifaya muhtaç hasta acziyetin kollarına tutunan vegözleriyle meramını anlatan, her halinde acınmaya bel bağlayan tuhaf birsancıdır



                          İnsan düşmeye görsün, nedenler içinde süzülsün

                          Tedbir ve taktirin, akıl ve izanın selamet içinde ki şuura, nazarlarelbette ki gülsün

                          Her nefsin yükü ve imtihanı akıl ve irade kapasitesininahenginde ki iman ve isyan mesabesinde gizlenen sabır ve nimet kanaatı azsatakat büzülür

                          Güç, kalbin ve ruhun teslimiyet ve irade deki niyetin aslınatekabül eden azim ve tutarlılığın vuslat sevdasından nükseden ülfettir



                          Mustafa CİLASUN

                          #812636
                          Anonim

                            Asla ordunun halkı değil, halkın ordusu olmalı!

                            Milletin bağrından çıkmalı
                            Yetki ve mesuliyeti her zaman denetime tabi kılınmalı
                            Güç ve kuvvetini inanç ve milletinin birliği, dirliğivuzuhunda aranmalı
                            Her insan makam sahibi olabilir, lakin liyakat ve sıfatı insanlıktasavvuruyla nizamı bulunmalı

                            İnsana erdemlilik vasfını kazandıran
                            Ruhunun ve gönlünün temayüllerinden tebarüz eden imtihanın
                            Her lahzada aklı ve iradesi bakımından dikkate şamil birhaşyetle okuyup anlaşılan
                            En mücehhez vefa ve sadakati, vicdan ve adaleti her amelinmesuliyetini hak nispetinde koruyup, sonraki nesillere aktaracaktır

                            Etnik kimlik hassasiyettir, hakkı galiptir
                            İnsan nesebi ve sosyal kişilik olgusuyla aidiyetine taliptir
                            Hak ve imkanlar elbette ki adaletli bir şekilde ihsanla teslimve taksim edilmelidir
                            Kişilik onuruyla her kim oynar ve hakir görürse, ancak kendizati zaat ve yozluğunu aşikar eyleyen bir ucubey-i garipliktir

                            Seçilmiş mebuslar millet adına zamandır
                            Seçen ve taktir yetkisini böyle teslim eden vatandaş hakkıarayandır
                            İnsan sanal bir hayatın kulluğuna bel bağlayıp avunmamalı,makam ve mevkiye abanmamalıdır
                            Edebi ve hassasiyeti, milletin her coğrafyada ki sezgisinianlamak ve ona göre vaziyet almakla sorumlu bulunan efkardır

                            Mustafa CİLASUN

                            #812637
                            Anonim

                              Gönül, gülden ziyadesiyle hassas ve bir aşk-ı nazdır!

                              Kat a ihmale alınmamalı
                              İnsanın her hali dikkate alınarak, mizana konmalıdır
                              Yaratan hak veren, vaktine işar eyleyen en mukayyetfermandır
                              İnsan hata ve eksikleriyle hayatını devam ettiren ve merakaduçar olan imtihandır

                              Kul, aşkın ve vecdin ikmalinde ki farktır
                              İhsan ve ihlas nispetinde taktire layık görülen akl-ızaaftır
                              İrade en müşahhas ayarır, akıl ve dimağ haka sevdalı birturaptır, eşref-i sadıktır
                              Azim ve merak ilmin, irfanın muhakeme edilebilmesi içinazıktır, şuur ve idrak aşka matuftur

                              Tohum ne kadar zarif ve tevazuu hazzıdır
                              Atılıp, saçılmasıyla değerinden bir nebze ödün vermeyenkarardır
                              Ehliyet sahibi bir tefekkürün nezdinde mübarektir, içindesırları besleyen itibar-ı ardır
                              İnsan görebilmeli, hissetmek için ruhunun ve gönlününperdelerini aralamalı, inanmak adına mukallitlik yapmaması eftaldir

                              İnsan öncelikle fikri ve hali bakımından diri olmalı
                              Hayatı kucaklamak adına ve ömrü heba etmemek muradıyla yoğrulmalı
                              Dinlene bilmek için en güzide yer ve mekanları gönül gözüyletefekkür ederek açılmalı
                              Her meşgalenin yolunda esir olup boğulmaktan muhakkak kikalbini ve aklını kurtarmalı, aşkı hakkıyla sorgulamalı

                              Mustafa CİLASUN

                              #812640
                              Anonim

                                Nefs kabarınca gönül kararır ve yara alır!

                                Ne vakit hevanın etkisinde kalsak
                                Heveslerin heyecan yaşatan iştahıyla yol alıp bakınsak
                                şünmeyi birtarafa bıraksak, tefekküre hiç ihtiyaç duymasak
                                Salınsak hülyaların vadettiği iklimin hazvahasına, sırılsıklam olup biran olsun rahatlasak

                                İnsan ne kadarhayıflansa kar etmez
                                Ukdeleri uğruna sevdasınıkarartsa baş edemez, aşk denemez
                                Hevesin nefse mümeyyiz olan bir tabiliği vardır, halihicrana gark eden andır, değmez
                                İnsan nasibeinanıyorsa, kaderin iradesinde ki mizana tavsa, korkuyu sinesindebarındırmasın, meşkuk bir temayüle kanmasın, başedemez

                                Aklı ve iradeyi bahşedenle yol alsın
                                Edep ve tevazudan muhakkak ki uzak kalmasın,kalbinde yaşatsın
                                Samimiyet ve saflığın ihsanlaşan iklimindenefesi ilim ve irfan için sarf ederek rahatlasın
                                Ümit, sevmenin ve şefkatin en naiftezahürlerinden nükseden yakarıştır, ufkunderinliğinde coşkudur, aşkın gözyaşlarınısorgulasın

                                Ne vakit hüzün içinde yol alıyorsa
                                Gün yüzüne hasret olan ümitleri solmaya yüztutuyorsa içini karartmasın
                                Her baharın bekleyen bir hazanı vardır, haz hernasipte sadakat gösterilen aşkın şiarıdır, ruhubertaraf etmez unutmasın
                                Gülmedi bahtım diyen, müsterih olmalı, sabrı vekana atından nükseden insicamın meramıyla yaratana el açmalı
                                Vurgun yemiş mir melalinvahametinden kurtulmalı, Rahmet ve mağfiretin vaktineen kalbi manada bel bağlamalı

                                Mustafa CİLASUN

                                #812642
                                Anonim

                                  Milleti hakir gören her kimse bitap bir nefestir!

                                  Devlet millet adına ihdas edilmiş yapıdır
                                  Devleti zan altında korumak kaygısı, nefsi saçmalıktır
                                  Yasama ve yürütme niye vardır, yargı millet adına adaletitesis etmekle yükümlü makamdır
                                  Her türlü illegal örgüt, milleti ve devleti menfaat uğrunatalan eden en sinsi güçtür, şer içinde ki bölünüştür

                                  İnsan elbette ki düşüncesini söylemeli
                                  Şiddet ve hakaret içermediği müddetçe, dillenmeli meramlar
                                  Taaasup ve tecessüsle bir yere varılmaz, böyle bir efkardaumutta asla barınmaz
                                  Taklit üzere şekillenmiş kişiliklerde hurafe ve bidat pikyapar, akıl ve izan pasif haldeyken, gönül inşiraha aldırmaz

                                  Her kimin canı sıkılmışsa aranır
                                  O hal ve bunaltıdan kurtulmayı bir şey sanır, hesabındankaçınır
                                  Zafiyet üzere bir dalış içinde şenlenmek için uğraşır,düşünmeyi korku sanır, hayıflanır
                                  Bazen okadar ileri giderki kimseyi takmaz, ulu ortagevremeye kendini bırakır, bu durumda utanmaktan ne hikmetse sıkılır

                                  Yetinmez akıl daneliğine abanır
                                  Her nefesi şaşırtacak kadar her yer ve mekanda yüksek sesleçırpınır
                                  Lehinde olan kim varsa kırk yıllık ahbap misali sırrınıaktarır, bir vakit sonra yeniden hüzün limanına sığınır
                                  Nefsi ve kasti ihlaller çare değil
                                  Gözyaşları bu maksada binaen umudu hak kılan sıddık değil
                                  Nefs, aklın ve irfanın kimliğinde hakkıyla kavranmalı,belaya duçar edecek amelden derhal kaçınmalı
                                  Ruhu ve kalbi hakkın emri ve efendimizin icmali çerçevesindemutmain olması için uğraşıp, sevdasıyla vuslata tabii olunmalı

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 961 ile 975 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.