• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1,081 ile 1,095 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #814680
    Anonim

      Var olmanın sessiz çığlıkları, boyun büktüren acıları!

      405055_198974706890670_1996787801_n.jpg

      Bir ömürdü geçen suskun zaman
      Kalbin lisanıyla anlaşan, ruhun hasretiyle yanıp tutşan geçen an
      Yorgun düşmüştü vicdan,sabırdı umudu soğutan, kanaatti vecdin içine sokan
      Vasıl olmak için yıllarca kıvranan, sancılar içinde yalnızlığına figan edip ağlayan

      İrşat ediyordu,nefesi aralıyordu
      İnsan olmanın, zafiyetleriyle müşterekliği bulunmanın feryadıydı
      Söylemiyordu, susuyordu, her vaktin demi için halin sahifesini sabırla açıyordu
      Aşk,üç harf, bir hece düşündükçe içinden çıkamıyordu,ilhamına ömrünü veriyordu

      Düşmeli gönle,yıkarak zanları
      İçinde yıllarca boğulduğu korkuları, afaki şecaatları,burkan acıları
      Var olmanın sessiz çığlıkları, boyun büktüren güne hasret umutları ve gamları
      Bir bir sual edip araştırmalı ve vaktin şahitliğini,tahkik etmeden kuşanmamalıydı

      Bir kerimenin saflığında ki arda
      Suskunlaştığı nazarda,sabrın içinde ki sancılarında, kanaat tacında
      Uyku halinde ki melalinde,umut ederken sevda şadında,gözyaşları nar olunca
      Anlamalıydı insanlar,itip kalkan canlar, hor ve hakir gören zavallılığı soluyanlar

      Aş, kimi vakit taş, kimi vakit azdır
      İnsan, kul olmak için yakardıkça,hakikati için çırpındıkça itibarlıdır
      Yaratan Rabbine yakın oldukça, emir ve nehiylerini hakkıyla anladıkça sadıktır
      Akıl ve idrakiyle farktır azim ve ecriyle zamandır imtihanı adına da büyük adaktır

      Kız evladı ne kadar zarif ve naifse
      Edebin içinde şekillenen bir mürvetse,kefeni giymeye hazır olan arifeyse
      Ehliyetin sahibi ve bu nispette de özgürlüğün naibidir, akıl ve izanda fark edecektir
      Sosyal sebepler ötelenmeden, hor ve hakir olarak addetmeden, hal nizama ihtiyaçlıdır

      Baba ve anne hadli melüliyetlidir
      Akıl ve ehliyet sahibi olduktan sonra, tercihi sebebiyle dışlanmamalıdır
      Her nefes için hesap mutlaktır, huhukunu bilmeyene eza eden ne kadar melundür
      İnsan,ihsan ve fedakarlığıyla,akıl ve hakikat lehine aldığı kararla ancak furkandır

      Mustafa CİLASUN

      #814681
      Anonim

        Hangi mısrayı yazsam, kalbimi titreten hıçkırığa kansam!


        Orjinal boyutu icin tiklayin 720x475px and 80KB.
        300838_247188465316116_4425148_n.jpg

        Ne olur acımasız olma
        Sabahlara denk kalbimi hüzünle soldurma
        Ruhumdan sadır olacak acıları hicrana muhtaç bırakma

        Gözlerim nehir olsa
        Gönlüm acılar içinde kavrularak yansa
        Kalbimin sahibi yalnızlı
        ğ
        ımda mütemadiyen anı soracaksa

        Ne vakit ayılacağım
        Ruhumun ikmalinden neleri bulaca
        ğ
        ım
        Kalbimin perdelerinden sıyrılıp a
        şka mı bağlı kalacağ
        ım

        Nedir sürükleyen umutlar
        Baharın bereketinden sadır olan salkımlar
        Hazanı anlatan bahtı karalar anla
        şılmak için ağ
        layanlar

        Sımsıcak nağmeler karşımda
        Gönül seviyorsa neyleyim sever her ya
        ş
        ta
        Tambura vurduran a
        ş
        kta ve güfteyi yaptıran o cenahta

        Gel ne olur yargısız gel
        Tarumar olan saçlarının hicranıyla ok
        ş
        uyor yel
        Gönül yelpazende bitsin artık kalbini solduran her keder

        Benim gibi özlesen bilirdin
        Hasretin dirli
        ğ
        inden sökün eden hüznü çekerdin
        Kuruyan yüre
        ğ
        ime bir damla süruru çok görmez gelirdin

        Bilirim an ve zaman çağırır
        Davetin ba
        ğrından hicrani şarkılarla eleme eriş
        ir
        Kim idrake gebedir ve anlamak için çileleri güftele
        ş
        tirir

        Ne kadar mısralar yazsam da
        Şiir yanıklığında buğulanıp akan yaş
        lara bulansam da
        Sen olmayacaksın kar
        ş
        ımda ve kalbimi titreten hıçkırıkla

        Dinleme olsun boş ver
        Birli
        ğin nağ
        melerinde sen mütemadiyen bir dostol
        Kalbi serencamımdaki serzeni
        ş
        lerime artık durma yol ver

        Mustafa CİLASUN

        #814682
        Anonim

          Hissediş hiç dinmedi,çaresiz sukut etti!


          Orjinal boyutu icin tiklayin 698x720px and 72KB.
          301535_246120142089615_7147391_n.jpg

          Senden sonra
          Ne baharlar geçti gitti
          Solgun hazanlar yüreğimi tüketti

          Gözlere
          Yaşlar sökün etti
          Ten titredi, kalp serzenişlerdeydi

          Hissiyat
          Başaklar misali
          Rüzgârlara çok direndi ama dinmedi

          Ayazlar
          Nefesleri kesti
          Çaresiz sukut etti sabırla hep bekledi

          Ser verdi
          Sır vermedi duyana
          Aşkı anlamadan anlatan ve yazanlara

          Hali tanımadan
          Nefesin kokusunu almadan
          Hiçbir vakit hüzün solumadan anlatan

          Haykırışları
          Solgunlaş an yaprakları
          Sessiz çığlıkları duyamamak ne hazin

          Yüreğin
          Sancısını hissetmemek
          Ruhu şekliyete her nedense gark etmek

          Derdi halk edeni
          Nasip içinde ki vesileleri
          Hikmetinde ki ahir hasretini anlamamak

          Silik duvarlara
          Soysuz nakaratlara
          Ruhsuz vicdanlara karalar sürekli aksa da

          Nidanın kavlin
          Niyaz için liyakat hakkını
          Kimlik içine serpilen marazı azat etmeden

          Suhuleti bilmeden
          Ülfetle nefeslenerek şükretmeden
          Hilkatin asudeliğinde seyretmeden gitmek

          Mustafa CİLASUN

          #814683
          Anonim

            Yanmaktır, kanmahtır, adanmaktır çaresi aşkın!


            Orjinal boyutu icin tiklayin 720x540px and 91KB.
            300637_252185244816438_7360932_n.jpg

            Kelamın bir ahengi vardır
            Kalbin tellerini titretecek kadar deruni ve iştiyaklıdır
            Berzah ‘tan kal eden feryattır, ruhuma temaşa eyleyen inşirahtır
            Aklımı ve izanımı celbeden figandır, yaratılış hilkatine hasret tiren ne müthiş firkattir

            Ey Yarat’an, muhatap alan
            En yakımında bulunan ve beni bana bırakmayan
            Rahmet sıfatıyla varlığımı kuşatan, hiç bir lahzada kalpten uzaklaşmayan
            Seni nasıl daha ziyade anlarım, el açar yakarırım, riyadan sakınır, ihlasla yıkanır ağlarım

            Biliyorum, hakkıyla azmetmiyorum
            Nedense hala bahanelere sığınmaktan sıkılmıyorum
            Ve fakat bu hal üzere bulunmaktan bunalıyorum, seni anınca hayıflanıyorum
            Zafiyetlerim ve hata yapmakta ısrar eden izanım ruhumu daraltıyor, kalbimi karartıyor

            Ne vakit Efendim aklıma gelse
            Asla layık olmadığım hakikat yüzüme bir şamar gibi inse
            Her zaman öldüğüm ve ruhumun çırpınışları halimi harap ederek inletse
            Bir nebze olsun kalbim için çare değil, iradem için tercihler akli ve irfani olmadığı bilinse

            İnsan olmak, kemaliyetle haktır
            Her doğuşun bir ibret ve hakikate duçar eden sahnesi vardır
            Aşk mecazi olmaktan uzaktır, nefs adına zaaftır, kalbi inşiraha ram ettiren ilhamdır
            Sevdasıyla yanmak haktır, hak ve hakikatin sahibine adanmak ubudiyet nezninde ihsandır

            Arif ve derviş tevazunun aynasıdır
            Her türlü gösteriş ve nümayüşten ari olan farktır
            Ne kutbu cihan olmak için yanandır ve ne de kul köle yapmak için ağlayandır
            Rabbine kul olmak sevdasında olan bir sabırdır, keramete bel bağlamayan firkati ihsandır

            Mustafa CİLASUN

            #814686
            Anonim

              Aşk; kalbi ve aklı kemale eriştiren nasibi şiardır!


              Orjinal boyutu icin tiklayin 720x540px and 85KB.
              215441_201460829888880_88351_n.jpg

              Sırlar, esrarın cüzlerindendir
              Hakikate mepni olmazsa nefsin lahza fırsatıdır
              Kul, akleden, iştişareye önem veren, hassasiyetle düşünen muhataptır
              Beşer, henüz bu mertebeye erişmeyen candır, emmare içinde bulunan hazin zaaftır

              Aklın dereceleri niye vardır
              Kalbin telleri her zaman berzaha ram olan meyandır
              Ruh yüceldikçe, kalp inkişafa eriştikçe,ihsan hali bürümüşse ne aladır
              Ölmeden ölebilmenin, sevdasıyla farka gidilmenin, inayette yarış edilmenin edasıdır

              Kul, Hakk’ın rızası için yaşamalı
              Her amelinde nedenler bulunmalı,taklit üzere olmaktan kaçınmalı
              Tahkikin ehemmiyetine inanarak yol almalı, anlamadan ve bilmeden kanmamalı
              Bahane nefsin hevasıdır, gerekçesiz yaşamak ne tuhaftır, insan hakikatine yabancı olmamalı, anlamalı

              Evrensel bir dinin müntesibi olmak
              Şek ve şüpheyi itidal üzere ayırmak, endişe içinde bulunmak
              Merak ve kalbi hassasiyeti muvazene içinde korumak ve azimetle yol almak
              Aklına ve kalbine olan özgüvenini, hareket ve kuvvetein sahibine ait olduğunu unutmamak zarurettir

              Her kim olursa olsun, asla unutmasın
              Kalbi umutların bir vakti vardır, bahtın kalem mizanıdır
              Sabır kat a hor görülmeyecek değerdedir, kanaat kalbi inşirahın ikmalidir
              Nasip olmayan, gönlümüzde ukde bırakan, ah u zar etmek için sine yakan her neyse rahmet değildir

              Rabbibiz bizlere eza etmek için yaratmadı
              Akıl ve iradeyi her zaman Kitab’ıCelil’inde ve Efendim’izle hatırlattı
              Her ne hikmetse sosyolojik olarak bir fedret devri yaşandı, insan yaşamak adına adandı
              Kıta’larda ruhu ve aklı esireden, iradeyi hiçe sayan, modern köleliği alalayan bir dönem başladı

              Mustafa CİLASUN

              #814690
              Anonim

                Ne vakit maziyi ansam,nedense içim burkulur!


                Orjinal boyutu icin tiklayin 720x540px and 120KB.
                301511_247188538649442_5186801_n.jpg

                Bilmem ki kime sorayım,
                Kalbini şehre dip huzur bulayım
                Hangi ilham-ı lahzasında ki tesiriyle yol alayım,

                Ruhumun ah u zarını bir nebze olsun anlatayım


                Sine-i tarumarlığımı
                Ummana bırakayım, titreten bir aşkın
                Sahrasında uyuyayım


                Yol ver dedim dağlara,
                kalbimde kümeleşen bayırlara
                Kurumuş ovalara bakıp, içimin yangınlığıyla kalayım


                Sanki bulutlar
                Baskın yapıyor, geceler niye sızlatıyor
                Sabrım ah ediyor, kanaat hangi vaktin

                Şafağını bekliyor, umutlarım feryat ediyor


                Firkatiyle şad olduğum sürür
                Sanki alay ederek bakıyor, muhtaçlığımı kim anlıyor
                Yâd ellerden selam gelmiyor, nameler

                Niye yazılmıyor kalbimden yalnızlık çıkmıyor

                Bazen Üsküdar da,
                Kimi zaman Adalarda, Beylerbeyi niye
                Temaşa ediyor hicranla

                Bir zamanlar ne sakindi Çamlıca,
                Boğazın suskun çığlığı sinem de nasıl bir acıysa


                Göçüp giden feryatlar kahkaha atarak
                Şakıyan canlar kendi canına kıyan insanlar
                Neden figan eder martılar, tebessüm eden erguvanlar,

                Salınıyor suskunlaşan yalılar


                Hani nerdesin ey
                Hasret kaldığım zamanlar,

                Yâriyle kalbi sürur yaşayan manayı figanlar
                Niçin bu kadar perişanlaştı insanlar,

                Edebi terk eden hazlar, o aşktan uzaklaşanlar


                Ruhuna bigâne kalanlar,
                Kalbi letaifleri ihmal eden soluklar,
                Fırsat için yarışanlar


                Hiç acımadan,
                Vicdanın sesini duymadan,
                Nefsi hergeleliği bırakmadan yaşayanlar

                Neden ölümden medet umar olduk,
                Sanki maverayı unuttuk, niye savrulmuşluk
                Neden telakkiler, dinmeyen asabiyetler, şuur

                Adına dile gelenler, nerden kovulduk


                Nerde kaldı kalbi muhabbetler,
                Hoşgörüyle kavilleşen akitler, sevgi adına gayretler
                Ayrık otu gibi salınıyor kepazelikler,

                Ruhunu ve kalbini ihmal ettiren nefsanîlikler

                Mustafa CİLASUN

                #814691
                Anonim

                  Ser vermesen, renkten renge girsen de suçlusun!


                  Orjinal boyutu icin tiklayin 720x540px and 42KB.
                  298725_246120088756287_6859045_n.jpg

                  Sebep olduğum halin
                  Telafisi için her ne yaptımsa durulmadım
                  İhmalkârlığın ne kadar bizar bıraktığını geçte olsa,

                  Derinden hissederek anlamıştım

                  Sinemin
                  Tarumarlığına hiç aldırmadım,
                  Çünkü sebebi hakikatin bağrında bizzat vardım

                  Çaresiz fevkalade
                  Bir hicran içinde sancılarla baş
                  Başa kaldım ve hüzünle ağladım

                  Kuytu mekânları
                  Zihnimde yoklayarak,
                  Bir nebze stresten sıyrılmak istedim

                  Her ağacın dallarından
                  Süzülen yaprakları kokladım,
                  Neden böyle bir garabet yaşamıştım

                  İçimde ki dürtüyle
                  Şimdi baş başa kalmıştım,
                  Vicdanım için ıstırabı acıyla yudumladım

                  Kim vardı içimde,
                  Neden ben odaklı bir halin
                  Sofrasında sabahladım diye hayıflandım

                  Hani fikretmek ve bu minval
                  Üzere hali serdetmek kul için kamalattı
                  Ne olmuştu da yanılgılar bir bir kalbimi

                  Harap etmek için sıralanmış ve yanıltmıştı

                  Artık nedamet içinde nefeslenmek,
                  Ne kadar bir izzeti nefesti, edep kim içindi
                  Şimdi dirlik izanımı terk etti, ülfet bağrımı

                  Dağlayıp hıçkırıklar eşliğinde ağlatmıştı

                  Anladım ki sonbaharın
                  Bizi daldırdığı rüya geçici bir hevesmiş
                  Renklerin sesi ne kadar duyulsa da, şevksiz

                  Bir ahu serzenişmiş, yürekten azade değilmiş

                  Hissettiğin kadar,
                  Fikretliğin aşikâr olmayınca
                  Duygusallık salıncağı sabahlara denk

                  Sallasın hali melalini ne çıkacak düşün edebi ruha

                  Ellerin bom boş kalınca, yalnızlık
                  Vurgunu kalbine haşyetiyle şöyle bir dokununca
                  Gözler ne kadar ağlasa, söz yüreğin tınısında

                  Hakikatle buluşmayınca, çırpınarak uyukla

                  Ne gördüğün düşlerin
                  İnhisarından serdedilen anlamı,
                  Halin için bir geçit asla sanma
                  Aklın yolu birdir, muhtaç olduğu tek şey ilimdir,

                  Hakikattir, selimlik tefekkürle elde edilir

                  Mustafa CİLASUN

                  #814692
                  Anonim

                    Dinlerken sanki bir rüya halindeydim, öylece dalıp gitmiştim!


                    Orjinal boyutu icin tiklayin 720x540px and 36KB.
                    299398_246119405423022_3973517_n.jpg

                    Gözlerimin açıldığı,yüreğin dağlandığı andı
                    İlk evreler batmaya ramak kalmış bir yelkenli andırıyordu hali
                    Merakın her lehçesi şehre dilmişti, dertlerin ve elemin esrar perdesiaralandığında
                    Efkârın busesini dile getirmek harap olmuş bir kalbi yeniden imar etmek haylizordu

                    Bakışları içimi delercesine ötelere gidiyordu
                    Zikrettiği ne varsa, hüzzam mahzunluğunda olsa da çok hoştu
                    Kelimelerin hülasasından başlayarak, mazi sayfalarını şad ederek nefesleniyordu
                    Bir bir açtığı sayfaların arasına dalarak ve mütebessim bakarak coşkuyuyaşıyordu

                    Bahsettiği konuların içine alarak götürüyordu
                    Nihayetinde bir yolculuğa başlamıştık, kalbin ne kadar hali varmış
                    Umman misali sessiz kalsa da, ülfetine ram olduğu aşkı yaşadıkça bir başkaymış
                    Nefsin iki şubesinden, nizamsız eleminden, idraksiz kavlinden, zafiyetiiradeden aktı

                    Ölümle alakalı ne kadar çok ibretler anlattı
                    Hiçbir korkulacak an bırakmadı ve hatta medarı iftiharla açıkladı
                    Bizler ne kadar farklı şeylere inanıyorduk, korkuyla uzaklaşıpyabancılaşıyorduk
                    Kime sorsak, hangi sohbete rastlasak, ehli denen kulla konuşsak, bıkkınlıkbaşlardı

                    Defin edilen mahalde dahi edepsizlik sardı
                    Musalla taşının suskunluğundan dem vurarak aşkı edebi açıkladı
                    Sevdanın telinden, nefesin zerresindeki kederden, çilenin asudeliğinden sözühaktı
                    Günün her saati, ecelin fetreti, ömrün suhuleti, Abidin niyeti asliyesindenkelam etti

                    Bir avuç toprağı alıp koklayıp bana uzattı
                    Gözyaşları akmaya başlamıştı, kalbim niye bu kadar burukluk yaşadı
                    Tahkikin zaruretinden, ilmin hüccetinden, kitabı celilin evrenselliğindekidemden
                    Bahsederken ne kadar yabancı kaldığımı, şimdiye kadar anlattıklarımınhülasasını

                    Ne kadar zarif ve o kadarda arifçe anlattı
                    Arzın tasnifindeki hikmetten, nefesin müddeti halinden, edebin efendisinden
                    Gülün efsun zerk eden kutsiyetinden ve hatta dikenin ülfetindeki özneden alıpgitti
                    Sanki bir rüya halindeydim, öylece dalıp gitmiştim, ikram ettiği çaylairkilmiştim

                    Mustafa CİLASUN

                    #814706
                    Anonim

                      Ey sabreden, kalbini dinleyen suhuletli nefes!

                      206952_202043753163921_7951446_n.jpg

                      Biliyorum ki sukut edersin
                      Her hikmet ve nimeti kalbinin sahibinden beklersin
                      Bela ve şer konusunda ne kadar dikkatlisin, hassasiyeti sanki öğretensin
                      Niçin bu kadar muvazene içindesin, hiç rahat yüzü görmeyecek misin
                      Yoksa bu hal üzere yaşamaya mefkuren için bedel misin

                      Nefes vaktine duçar olan erktir
                      Kalp ancak Nazargah olursa makbul ve muteberdir
                      Beşer olmak yaratılış hilkatidir, tekamül insan olmak için gerekçedir
                      İnsan ikinci kez doğumun namzedi ve merak, azim, irade, akıl mertebesinde seçimdir
                      Anlamadan, bilmeden, azmetmeden,tahkike yönelmeden hidayet nasıl istenir

                      Umut insanı var eden şevktir
                      Her halin ve hikmetin gerekçeleriyle yakarmak ülfettir
                      Zikrin ve ibadetin hassasiyete bürünmüş ve allanmamış icmali ne latiftir
                      Ruhun ve kalbin sahibi her vakit kiminledir, bilinmeyen yer ve sır hakikat midir
                      Gönül ne söyler, iradenden nebekler, aklın kemali yet için hangi kazayı talep eder

                      İnsan yaşlanınca bir hal olur
                      Her ne kadar dilemezse de muvazenesi ve beden ritmi bozulur
                      Her ne hikmetse bildiği halde kabullenmeyi unutur, farklı farklı bahane bulur
                      Yaşlanmanın bir hürmeti vardır,lakin vakar ve edebe nispet edilecek kadarı az bulunur
                      İnsanın kimliği ve niteliği hassasiyeti, edebi, bilgisi, aksettirdiği ölçüde farkı olur

                      Ey gönlünü ecre hasretmiş nefes
                      Bilme ki nerede yetiştin, nasıl biredeple eğitilip kemale eriştin
                      Hissiyatını ve azmini hasrettiğin melalin kendi adıma hayıflanmama yetiyor
                      Ne kadar bedbin ve miskin olduğum kanaati hissiyatıma hükmediyor
                      Bir nefes al, rahatlamayı beyhude sanma, umudu böyle anlama, yaşa

                      Mustafa CİLASUN

                      #814707
                      Anonim

                        Hissiyatın alıp götürdüğü sokaklar!

                        pl1td.png

                        Hisler ne kadar diri ve işveli
                        Hangi lahzayı ansam, üşüten vakti hatırlatsam
                        Kalbime sürur zerkeden hülyalar sayfasını şöyle bir açsam
                        Bir sevinç, bir neşe nüksediyor, mütebessim bir eda ile başını öne eğiyor

                        Suskun olan mekanlar cezbediyor
                        Yüreğinde hiç eksilmeyen hüzün yine bakir bir mekan istiyor
                        O vakit duygular bereketleniyor, ilham esintisi bir başka sesleniyor
                        Alıp götüren hicran, ne hece dinliyor ve ne de vezin için dikkat kesiliyor

                        Hicaz makanımda bir taksim istiyorum
                        Tanburun dilinden, kendine özgü vakar halinden
                        Hislerimi ağlatsın, beni bana bırakmasın, ne kadar ah u zarım varsa
                        Bir başka lehçenin dilinden ruhuma meşk versin, ötelerin kal ‘inden hissettirsin

                        Sevgililer aklıma geliyor, halim değişiyor
                        Can, nefesi müddetli olan, bir söz üzere yaratılmış bulunan insan
                        Niçin bu kadar edebi ve hayayı hiçe sayıyor, sarmaş dolaş olmayı hadsizleştiriyor
                        Kime lazım böylesi alalanmış ve bahanelerle abartılmış birliktelikler,perişan ediyor

                        Ey zülfüne turap olduğum yar diyen can
                        O’nun edebi, naifliği, nezaketi, suhuleti için kıymet biçiyor
                        O’nun halinden nükseden melalin feyziyle kendini buluyor ve gönül veriyor
                        Vefa ve sadakati, hak ve hakkaniyeti,Cenabı Hakkın kendisine emaneti olarak görüyor

                        Sesine aşina olduğum suyun başındayım
                        Ne kadar büyük bir şevkle muhabbetini izhar ediyor
                        Tayin edildiği istikamete doğru hiç gocunmadan yol alıyor, niçin yapıyor
                        Nereye baksam, temaşa etmek için hassaten aransam her yanım ayetlerle kuşanmış oluyor

                        Nazar ettiğim ve işittiği senfoni anlatıyor
                        Vaktin ve nefesin aşkı ve iştiyakı, ancak hakikat ilimiyle farktır
                        Meşayıh ve arifler bu hal üzere adanmış canlardır, O’na kul olmak, ne muazzam bahtiyarlıktır
                        Ruhumu ve kalbimi dinlenmiş bularak ve ibretin her senasına haşyetle bakarak ayrılıyorum sokaklardan

                        Mustafa CİLASUN

                        #814730
                        Anonim

                          Ruhumun Hicran Damlaları….


                          Orjinal boyutu icin tiklayin 800x601px.
                          14aleli.jpg

                          Henüz nasıl anlatacağımı bilemiyorum
                          Edebin feyzinde kalbimin fakirliğinde yalın halini özlüyorum
                          Hasretin kadrinde ve halsiz kalan dirliğinde mahcubiyetime yöneliyorum

                          Oysa çok haklıydın çok geç kalınsa bile
                          Hakkaniyet teslim edilmelidir ruhum hicran içinde inlese de
                          Lakin ömrü yelpazemde mütemadiyen edebine imrensem de yapamıyorum

                          Hasrettiğin fedakârlığa ve sabır ağına
                          Müsavi olacak kadar kanaati solumak nefsimi korkutuyor
                          Sevginin karşısında, teslim ettiğin dostluğun ferahlığıyla sana gelemedim

                          Utancımdan söyleyemedim ve gizlendim
                          Bahaneler beyan etmeyeyim diye nefesimi serdetmedim
                          Lakin muhtaçlığımla sessizce halinin zarafetini takip ederek hazza eriştim

                          Biliyorum, yüzleşmekten korkuyorum
                          Neye çare olacak hüzün, ruhumdan imtina ediyorum
                          Kalbimdeki muhabbetini bilerek her ne hikmetse işte tevessül edemiyorum

                          Latif şiirini sürurla teneffüs ediyorum
                          Hasrettiğin enginliğin karşısında şiddetle üşüyorum
                          Zafiyetlerime nazar edip kalbini hiç hak etmediğimi hazin içinde biliyorum

                          Bilemiyorum affedecek misin acizliğimi
                          Halinden gizlediğim melalimdeki sancıların kirliliğini
                          Ruhumla baş başa kalan acı lekelerimi ve umut sağanağındaki hadsizliğimi

                          Bağışlayacağını biliyorum ama çekiniyorum
                          Huzuruna gelmekten imtina ederek sessizliğe giriyorum
                          Yanıklığımı mısralara deşifre ederek muhabbetinin kadrinde nefesleniyorum

                          Nelere ve asilzade kişiliğinle gül ikliminde
                          Diken için kalbim varlığıma meylederek ruhuma hükmetse
                          Edep birliğinde ve niyazın bereketiyle naif kalbinle asla hüsrana tevessül etme

                          İtiraf ediyorum acizlik fakir benliğimde
                          Her ne kadar kalbimden söz ederek hakikati teslim etsem de
                          Olmuyor işte heveslerim mütemadiyen hissiyatını deruhte ederek ömrü bitirse

                          Ey hak sen halimin bendinde nesihsin
                          Kimsenin şahit olmadığı hakikatlere yakın olan bir rahimsin
                          Bahtımın badiresinde ve nasibin katresinde vuslat için en güzide bir reçetesin

                          Mustafa CİLASUN

                          #814731
                          Anonim

                            Kalbin esrarımücibinden kal ederken…

                            wol_error.gifResimi Büyüt
                            Orjinal boyutu icin tiklayin 821x559px and 57KB.
                            1017221_605925456109080_2144756049_n.jpg

                            Elbette ki insan seviyesini bilmeli
                            Kalpten söz ederken tefekkür ve tahayyül ile biçimlenmeli
                            Akıl ve izan adına seviye kat etmelivirgul.gif ruhun zümrüt tepelerinden vazgeçmemeli
                            Her halin ve varkıl adına tevdi edilen kuvveti hakikatinvirgul.gif O’ na ait olduğu şüphe götürmemeli

                            Kalbin soluklarıvirgul.gif harfsizvirgul.gif kelimesizdir
                            Ve fakat en tesirli ve en büyüleyici müsikiyi de ondan dinleriz
                            Henüz dillere düşmemişvirgul.gif gelip kulaklara ulaşmamışvirgul.gif nefis bir şivasi vardırvirgul.gif bekleriz
                            Eğer fesahat ve belagatta kendilerini ifade etmeye çalışanlar bilseydi sinelerine yönelirlerdi

                            Fakatvirgul.gif çağ gürültü çağıydı
                            Adeta insanlarda onun diliyle kendilerini ifade etmeye çalışıyorlardı
                            Medeniyet harikaları dediğimiz ne varsa atmosferi kirletipvirgul.gif huzur ve sükunu bozuyorlardı
                            Biliriz ki bügün itibarıyla dilimizvirgul.gif kalplarimizin önündevirgul.gif seslerimiz ise makinaları aratmayacak şekildeydi

                            Bir zamanlar sukut ve sessizlik
                            Bizim en tabii halimiz ve her zamanki iklimimizdi
                            Belki çokları farkında değildivirgul.gif bu sessizlik musikisininvirgul.gif şimdilerde sezemedikleri gibi
                            O vakitler bu sukunet ikliminde sedece seslerin en tabiiri duyulurvirgul.gif bir şiirvirgul.gif musiki gibi dinlenirdi

                            O zamanlar insanlar henüz
                            Medeniyet harikalarıyla tanışmamışlardı
                            Bu geveze varlıkların marifetlerinden haberdar değillerdivirgul.gif her taraf sessizdi
                            Ömürleri her türlü münasebetsizliğe kapalı bir ledünnilik içinde geçireler ayrı bir hava ve sükütilik sergilerlerdi

                            Konuşmaları icap ettiği yerde
                            Söz ve beyanları daha ziyade hallerinden süzülen manaları
                            Açmaya matufvirgul.gif müphem hisleri şerh etme istikametindevirgul.gif hakikatleri avamileştirme yönünde olurdu
                            Ağzlarını sık sık açmazlardıvirgul.gif açtıklarında da süküti durumlarında virgul.giförgüledikleri hikmet cevherlerini sunarlardı

                            Mustafa CİLASUN

                            #814733
                            Anonim

                              Gönül dili hal şivesi ve aşk nişanesidir…

                              Diyor ki Sayın Cilasun Ağabey;
                              pnd6s.png

                              ”Yazmaktan maksadım şimdiye kadar gönül hücremde hapsolan duygularımınvirgul.gif
                              dostlarla paylaşım esasına dayanmaktadır.”

                              Eğervirgul.gif beyan bir anahtarsa
                              O anahtarla açılan ışıktan görülen dünyanın adı gönüldür
                              Her kelamın kıymeti onun gönül ile irtibatı ölçüsündedirvirgul.gif bu bir hakikattir
                              Bence dil ve dudaktan ifade edilen şeyler sadece gönül beyanının bir gölgesinden ibarettir

                              Ne var ki hak kelamının
                              Bir izdüşümü sayılan gönül dilini de ancak ona açık duranlar anlar
                              Mantıkvirgul.gif muhakemevirgul.gif üslupvirgul.gif meanivirgul.gif mecazvirgul.gif teşbihvirgul.gif istiare gibi esaslar söze derinlik katar
                              Her biri ayrı süsleme sanatı sayılan hüsn-ü ta’lil türünden unsurların bedii bir derinliğe katkısıdır

                              Aksinevirgul.gif vicdan mekanızmasına
                              Mal edilmemişvirgul.gif gönül diliyle seslendirilmemiş ve hal şivasiyle
                              Renklendirilmemiş bütün söz ve beyanlar ne kadar yıldızlı olurlarsa olsunlar
                              Yinede ruhlar üzerinde mütemadi tesir icra edemezlervirgul.gif insanın iç dünyası her zaman açık bulunmalıdır

                              Çünkü her vakit mamur mabetler gibi
                              Pırıl pırılvirgul.gif arş-ı rahmete açık ve hep O’nunla münasebet içinde bulunmalı
                              Zira gönül gözleri kapalıvirgul.gif ruhuvirgul.gif bedeni ve cismani ihtirasların baskısı altında bir şey edeceği yoktur
                              Hayatlarını her faslında O’nu görüyor gibi davrananvirgul.gifO’nun tarafından görülüyor olduğuna inanır

                              Kendi özünden habersiz
                              Mahiyetindeki derinliklere karşı bigaevirgul.gif hak’la münasebetlerinde
                              Gerilerin gerisinde birisi oturup kalkıp bülbüller gibi şakısavirgul.gifdil döküp çevresine
                              Destanvari şeyler sunsa da kat’iyen hiçbir gönüle giremezvirgul.gif hiç kimse üzerinde müessir olamaz

                              Bugüne kadar ruh ve gönülden
                              Yükselmeyen ve insan ledünniyatına ulaşamayan kuru bilgiler
                              Veya söz ebeliklerivirgul.gif heva ve hevesleri şahlandıran dil ve akıl oyunlarıyla birşeyler
                              Yaptıklarını sananlar kendilerini avutmuşvirgul.gif başkalarınıda aldatmışlardırvirgul.gif sinede ses ve soluk olamamışlardır

                              Mustafa CİLASUN

                              #814744
                              Anonim

                                Hüzün vadisinden geçerken hal başkalaşıyor!


                                Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 68KB.
                                182906_586564908045135_1611801990_n.jpg

                                Sanki bitap düşmüştüm
                                Ruhumu sıkanvirgul.gif zihnimi zorlayanvirgul.gif sinemi daraltan anlardı
                                Başımı alıp gitmekvirgul.gif serin ve sakin bir yerde nefeslenmekvirgul.gif hakkıyla düşünmek istiyordum
                                Bir çare adına ne kadar kıvranıyordumvirgul.gif vesilelerin neler olabileceğini sıralıyorvirgul.gif dalıyordum

                                İstiyordum ki yılgın yüzler
                                Hasmane amellervirgul.gif bahane içinde ki kinayeler bitsin diliyordum
                                İnsan kalbi ve aklıyla hüsn-ü zan içinde bulunmalıvirgul.gif hak ve hukuku iyi anlamalı
                                Kim olduğunun farkda olupvirgul.gif erdem ve fazilet için farkındalık adına azme adanmalıydı

                                Ne vakit insandan ziyade
                                Taşavirgul.gif toprağavirgul.gif kurumuş yaprağa baksam zindeleşirim
                                Tefekkür etmenin hazzıyla dinlenirimvirgul.gif ötelerin kuşatan suhuletiyle irkilirim
                                Nefesin vaktini düşünürümvirgul.gif kalbin ahenk içinde ki gayretini tahayyül edervirgul.gif O’na hamt eylerim

                                Bir vakitler şahit olduğum
                                Zavallı kurbağa’nın can havliyle feryadını dumuştum
                                Samırsaklı ırmağının kenarıydıvirgul.gif yılan bir bacağından yakalamışvirgul.gif dışarıya çekiyordu
                                Bir çare bulmalıydım ve onu virgul.gif o halden kurtalmalıydım düşüncesiyle bir taş attım ve yılanın beline değince kurtuldu kurbağa

                                Fakat ne kadar doğru yapmıştım
                                Bir hayvanı kurtarırken birinin rızgına mani olmuş ve yaralamıştım
                                Bir bakıma hayıflandım ve bazende kurbağanın halini düşününce nasılsa haz duydum
                                İnsanvirgul.gif her halin ve amelin şuur ve erkanıyla hareket etmek durumundadırvirgul.gif yokda keşkeler her zaman yanındadır

                                Kalpten aşk hiç çıkar gider mi
                                Akıl ve izan muvazeneden vazgeçer mivirgul.gif zaaf kul için edep mi
                                Huşuvirgul.gif insanın hem kalbi hem de kalıbı ile Allah’ın huzurunda tevazuu ile eğilmesidir
                                İnsanvirgul.gif dinle hayat bulurvirgul.gif irfanla hayat olurvirgul.gif medeniyetle hayat sunarvirgul.gif özün sözüvirgul.gif söze gelişidir

                                Mustafa CİLASUN

                                #814745
                                Anonim

                                  Beklemek, umut içinde boyun bükmek!

                                  302272_269409246513882_1548186092_n.jpg

                                  Artık ne sabır varvirgul.gif

                                  ne mecalden kaldı bir hal
                                  Hazan her bir yanımı kuşattıvirgul.gif

                                  nerdesin hala niye habersizsin yar


                                  Umutlarıma sessizce

                                  karlar yağarvirgul.gif yüreğimi yakar
                                  Nefesim olsa ne yazarvirgul.gif sinem

                                  sancılar içinde ıstırapla yaşar ve ağlar


                                  Yıllar alıp götürdü

                                  hevesimivirgul.gif şevkimivirgul.gif ümitlerimi
                                  Beklemek kar etmedivirgul.gif sükût ettirdi

                                  bu bitap melalimivirgul.gif yalnız kalbimi


                                  Ne teselli
                                  şerhettivirgul.gif sürur zerkettivirgul.gif
                                  ne sabır har eğledi kanaate yetti
                                  Yüreğime güz sökün ettivirgul.gif

                                  gözlerimin yaşı vefa için şikâyet etti


                                  Vurmayın yüreğimevirgul.gif

                                  suskun melali ahvalime
                                  Aldırmayın çaresizliğimevirgul.gif alay

                                  etmeyin kimsesiz kalbimin sezgisiyle


                                  Hamiyete
                                  boş vermişliğimevirgul.gif aşk için

                                  elemle hemhal olduğum kaderimle
                                  Ne dumanım kaldıvirgul.gif ne korumvirgul.gif hüzün

                                  bir başka seslendi boşlukta kalan gözlerime


                                  Ey sevgili artık

                                  neyleyimvirgul.gif sessizce çekileyim
                                  Bahtım için sabırda ikamet

                                  ederekvirgul.gif kalbin için selametler dileyim


                                  Bu yorgun yüreğime

                                  nazarın dokunmadan göçüp gideyim
                                  Umutla filizleneyimvirgul.gif sürurla vuslatı

                                  terennüm edeyimvirgul.gif kısmet değilmiş neyleyim


                                  Bir zamanlar ışıktınvirgul.gif

                                  pervaneydin halin dilinde
                                  Esini şad eden nefesin azizliğindevirgul.gif

                                  hülyaların açılmış haz mümbitliğinde


                                  Her nefesin
                                  eşiğindevirgul.gif titreyen kalbin

                                  ümide abat olan filizlerinde
                                  Renklerin asudeliğindevirgul.gif

                                  şevkin heyecan bahşeden iksirinde


                                  Tutkumuydu alıp

                                  götürenvirgul.gif şimdi hicrana sevk eden
                                  Nasıl bir yakarıştıvirgul.gif suskun duvarlardan

                                  öteye geçmeyenvirgul.gif gözyaşı döktüren


                                  Yalnızlığın busesinde

                                  hüzünle nefesi bitirenvirgul.gif mecali yok eden
                                  Hıçkırıklar içinde inletenvirgul.gif gönül lehçesini

                                  şerh edemeden öteye göçüren elem


                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 1,081 ile 1,095 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.