• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 196 ile 210 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #775872
    Anonim

      Eyvallah efendim.Müteşekkirim…

      #775887
      Anonim
        [FONT=Palatino Linotype, serif]Mihengim! [/FONT]

        [FONT=Palatino Linotype, serif]Sahilin sessizliğinde,
        Mehtabı yaşarken;
        İçtenliğin ve zarafetin,
        Dalgaları kuşatmış görüyorum.
        [/FONT]

        [FONT=Palatino Linotype, serif]Öyle bir duruşun var ki,
        Cazibeler yumağı olmuşun,
        Aldığım nefeste kokluyor,
        Verdiğim solukta sana konuyorum.
        [/FONT]

        [FONT=Palatino Linotype, serif]Gördüğüm her yerde,
        Seni görüyor ve öylece yudumluyorum.
        Uyanık iken rüyaya,
        Aç iken suya kanıyorum.
        [/FONT]

        [FONT=Palatino Linotype, serif]Issızlığın serinliğinde,
        Seni terennümle anıyorum.
        Benliğimi bitap ettin,
        Sineme gülleler attın,
        Takatsiz bırakıp, hicrana kattın.
        [/FONT]

        [FONT=Palatino Linotype, serif]Duygularımın zirvesinde,
        Anılarımın gölgesinde,
        Öyle mesrur haz, yaşıyorum ki,
        Sana, Müteşekkir kalıyorum.
        [/FONT]

        [FONT=Palatino Linotype, serif]Dalgalar yüzeyde kasvetli,
        Derinler sakin sinemdeki,
        Hislerim seninle kaim,
        Görünüşüm aldatmasın sakın.
        [/FONT]

        [FONT=Palatino Linotype, serif]Kışın güneşi arar yazın,
        Serinliğine dalarcasına,
        Seni hissetmezsem,
        Hayıflanıyor kalıyorum.
        [/FONT]

        [FONT=Palatino Linotype, serif]Ritmin vurguladığı,
        Meşkin sorgulandığı,
        Ahenk derinliğinde,
        Sinemdeki bakire,
        Mertliğimde ellerimi,
        Sana açıyorum.
        [/FONT]

        #778308
        Anonim

          Deme, bayram mı seyran mı, hal viran mı?



          Ne söylersen, hangi lehçeyle hem hal edersen kabulümdür
          Derdin bir nimet olduğunu, gayretin feyziyle ruhun şad olduğunu yeni öğrendim
          Kalbimin senasından, halimin binasından çok uzaklaşıştım, sanki avare bir haldim
          Kim ne derse, aklım elverdikçe, izanımı bilmem hangi açık denizin düşlerine verdim


          Dileklerim vardı, bazen üzerine kar yağar bazen tipi ardı
          Nereye baksam, ruhumu kuşatan bizarlığı hakkıyla anlatsam, elbette kar etmeyecek
          Söz, halin manasından çıkmayınca, kalbim edebe meftun olmayınca, gariplik var bil
          Ne söylense, aşkın ahenginden ve muvazenesinden uzak bir halde ise yakınlaşma, sil


          Yolsuz bir yolcu gibiyim, azıksız haldeyim, söyle neyleyim
          Şükür nedir, sabır selamet midir, kanaat etmek kalp kuraklığında nasıl bir hikmettir
          Gönül vurgunları, hukuk kalpazanları, dilbaz simsarları etrafımı sardı, hal kalmadı
          Ne koklasam, lalenin solgun çehresini hakkıyla ansam mazide ne olmuş yakın olsam


          Duyamadım, nidanın felahında uyanamadım, çok arandım
          Hayrat tabiatın, hasret kokan yangının, feryadı duyulmayan mananın yolcusuyum
          Diken içinde haşrolan, sukut ikliminde kaybolan, hiç sesi sedası duyulmayan mıyım
          Sormayın, deme sakında bırakmayın, bir can olduğumu anlayın, yolda bırakmayın


          Gitmek, seslenmeden yitmek, merakı hak etmeden kaybolmak
          Bir gün, acabalarda sürgün, gönüllerde açmayan gül olmak ne kadar mümkün bilsen
          Solan filizlerin, umuda nail olamayan gönüllerin, sabır ikliminde bizarlaşan nefesin
          Halini sormak, biran onun yerinde bulunmayı anlamak, hikmetin gayretini yaşamak


          Sonra yavaşça nefesi bırakmak, müddetini anlayıp yakarmak
          Vadinin her yanında, yalçın kayalardan akan pınarların katresinde şakıyan ne aşk
          Sevdanın ninnisinde, mahzun nefesin ümidinde, bizarın beklentisinde bir mana var
          Ne kadar anlarsın ve bu manada hadiselere bakarsın hiç bilemem, yargıla istemem



          Mustafa CİLASUN

          #779956
          Anonim
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Günler gam içinde vakitsiz soldu![/FONT]

            [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne şevki sürur kalbime uğrar oldu[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne derdi gamım, hicranın sudurunda ruhuma esin bahşeden bir aşkı koydu[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne gönül sustu, ne dil avareleşen melali unuttu, suskun yüreğim kim için lal oldu[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne aklım bir hal çaresi buldu, ne rahlesinde nefeslendiğim meclisler sevdayı anlattı[/FONT]

            [FONT=Palatino Linotype, serif]Ey çeşmi siyah, nefesine müdrik olduğum iştiyah[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Bilmem ki ne haldesin, hangi ruhun esininde nefesini suhuletle bahşeden bir çaresin[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Yoksa yadım için bekleyen nadide bir gül-i nihalmisin, sanki bir sır perdesindensin[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne vakit gönül sızıma vasıl olacaksın, hakkın vadetiği vuslata canı kandıracaksın[/FONT]

            [FONT=Palatino Linotype, serif]Hiçbir dert gülün lahzasından ari olur mu[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Rahmetin deryasından nefes nasipsiz kalır mı, akıl divane olsada gönül durur mu[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Dil söylemez heves asliyeti nispet edemez nefs husule gelirse aşkı esini reddedemez[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Ölüm yüreğe korkuyu haşyetin didarından zerk edemez, ruh sevdadan vazgeçemez[/FONT]

            [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne fravunlar gelip geçti diyarın çehresinden[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Zülmeden hadsiz nefeslerin hainleşen raddelerinden, aşikar olan kepazeliklerinden[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Gönü aşkın ilgasında beslenmedikçe, akıl merak ederek şevki terennüm etmedikçe[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Kör kuyular nefsin zebaniliğinden sudur ettikçe, cehennem çare olmayacak nefese[/FONT]

            [FONT=Palatino Linotype, serif]An, vakti hakikat için serdedilen mühlettir[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Her nefs tahkike erişmedikçe elbette gönül yolunda muğlaklaşan bir karanlıktır[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Düşünmek ancak bilgi ve azimle manalaşan aklı zamandır, vuslat için aşkı kardır[/FONT]
            [FONT=Palatino Linotype, serif]Feda olmak, benlikten kurtulup uryan bir kalbi latifle manalaşmakta aşkı sanattır[/FONT]

            [FONT=Palatino Linotype, serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

            #781784
            Anonim
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Bir hicran-ı aşkın firkatine ramın, sessizce ağlarım![/FONT]

              [FONT=Palatino Linotype, serif]Dile gelmez oldu nice acılar, yüreğimi dağlayan sancılar[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Neden manaya hasret kaldı onca yaşanmış olan tufanlar[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Çilen aşktır, nasib-i taktirde ruhun için en manalı farktır[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Asla gocunma, benlik sevdasında hiç yorulma bizarlıktır[/FONT]

              [FONT=Palatino Linotype, serif]Yağmur yağarken, toprak aşkın manasından idrake akar[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne kadar hoyratlığın varsa ruhun inşirahında bir mezar[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Aşk; mananın vecdinden hak ve hakikatin vecdine koşar[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Aşkın deruniliğine vakıf olamayan bir nazar, nasıl ağlar[/FONT]

              [FONT=Palatino Linotype, serif]Ulviyet ne tendedir ne bedenin nefsaniliğinde kalepçedir[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Dirlik ve birlik sabrın ve kanaatin ihsanında ki sevdadır[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Hakkı hakikatte bilmezsen, kabini hasretmezsen hebadır[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Zikrettiğin ve uğruna canı vakfettiğin emelde eşkiyadır[/FONT]

              [FONT=Palatino Linotype, serif]Hiç aşk yeksan olur mu, gönül bundan yoksun kalır mı[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Unutulan ve idrake konu olmayan hakikate sunulur mu[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Niye dil lal olur gözyaşı kurur aşk hicranda bulunur mu[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Hüzün halin o letafetinde bulunur, manası unutulur mu[/FONT]

              [FONT=Palatino Linotype, serif]Erşmezse eğer o kalbin ihsana ve inşirahın sadrına ağla[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Her ne kadar uğruna feda olduğun emellerin bulunsa da[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne evlad-ı iyalin, canan için gözüne aldığın nar, uzaksa[/FONT]
              [FONT=Palatino Linotype, serif]Sana senden yakın olan, ruhun sahibine yalvarmasan da[/FONT]

              [FONT=Palatino Linotype, serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

              #786142
              Anonim
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Suskun halinle bakma gözlerime, içim acıyor![/FONT]

                [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne kadar kaçınsam olmuyor[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Her an ve zaman da ruhum sızlıyor,neden hüzün kalbimden hiç gitmiyor[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Hangi tercihin ahını aldım, savrulan bir figan misali ülfetli kalbini hiç anlamadım[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Niçin bu kadar perişandım, niye lal olmuş dilin vehmettiği sancılara uzak kaldım[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Nasıl bir hal üzere yaşadım, düşünmeyi ve tahkikimi kimlare bıraktım[/FONT]

                [FONT=Palatino Linotype, serif]Bilmem ki hangi yüzle el açıp yalvarmalıyım[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Kanasıya denk ağlamalıyım, kalbi lekelerden arınmalıyım, sana ulaşmalıyım[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Nice yıllar kayboldu, bazen izanım ve idrakim hadsizce boşluktaydı, nerde kaldım[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Firkate ram olmayı hak etmeyen sefil halim, akıl ve irfana muhtaç ahvale kandım [/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Neden bu kadar ve manasızca savruldum, nasıl bir telakki içinde ömrü oyaladım[/FONT]

                [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne nefesin müddetini idrak ederek yaşadım[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne tevdi edilen onca emanetleri gereği gibi anladım ve hassasiyetimle sakladım[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Peki, niçin ve hangi manada aldandım, ne zaman bir suçluyu ansam kalbe acıdım[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Nasıl bir avuntu niçinde yıllarca tutlu kaldım, neyi aşk sandım,kimlere kandım[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]İdrak ve şuurdan azk kalarak, ihsan ve ecri savsaklayarak seni nasıl anlardım[/FONT]

                [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne kadar acırsan bu halime muhakkak ki haklısın[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Bilmem ki nasıl bir kalbin letaifiyle nazar eder ve yüksünmeden hala avunursun[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Onca yıllar yıpratan ruhumu nasıl anlarsın, titretern kalbi lahzamı bağışlarmısın[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Bekleyen an ve saatte güneş misali açarmışın, münbir toprağa sinemi bırakırmısın[/FONT]
                [FONT=Palatino Linotype, serif]Gözyaşlarını hala akıtırmısın, kakaran bu kalbime bir nebze olsun feyz taşırmısın[/FONT]

                [FONT=Palatino Linotype, serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

                #786330
                Anonim
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne ses yeter, o nefes ki aşka hasret çeker![/FONT]

                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Evet, akıp gitmeliydi zaman[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Lamekan olan bir sevdanın firkatine erişene kadar[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Temaşa edecektir, tefekküre ram olan kutlu bir an, kalbi yapanla kim alakadar[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Ruhhun vecdine susamış lakin nasıl bir hicranla bakar, hani nerde kaldı bak bir ar[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Nasıl bir gayenin turabındayız, neden iradesinden vazgeçmeyen bigane insanız yar[/FONT]

                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Artık nameler yazılmaz oldu[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Rodyolar da birköşeye atıldı, olur olmaz ekranlarda şarlatan yüzakı doldu[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Nasıl bir seyirlik ki insanlar akılı ve manayı unuttu, peki, şimdi geriye ne kaldı[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Yüksünmek için bahaneler sıralandı, fikretmek şöyle dursun, adamlık mı peşişandı[/FONT]

                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Bir zamanların karesine bakıyordum[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Yıllar nasıl geçmiş, o an şöyle durdum neden dirliğimde bir nedamet yaşıyordum[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Niye afallıyordum, yoksa habersiz bir yolun yolcusu olarak mı, nefesi salıyordum[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Hangi gemiye baksam, sallınan hasreti ruhumun derinliğinde yaşasam ağlıyordum[/FONT]

                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Sinemdeyine bir hüzün başlamıştı[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Hicran ne kadar yakındı, kalbim kimleri yadederek andı, aşk ne müşkül ilhamdı[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Akan zaman, hissedilmeyen an, farkı farkettiren ihsan neden hüzzama çok yakındı[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Akşamdan sabaha ne kaldı, her anın arefesinde neler saklıydı umutlar niye şafaktı[/FONT]

                  [FONT=Palatino Linotype, serif]İçim titriyor, gözlerim yaş döküyor[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Neden arzın şahikasında ki nefesler kalbi hissedişleri, yakinen dillendirmiyor[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Peki, kim saltanatından vazgeçiyor, neden sıfatları için durmadan kan döküyor[/FONT]
                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Nasıl bir sevdasnın peşinden sürükleniyor, tetikçilik yapanlar tefrikalar mı ekiyor[/FONT]

                  [FONT=Palatino Linotype, serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

                  #786949
                  Anonim

                    Nefesin olsaydım, aşkına kansaydım!



                    Ne olurdu
                    Seni kaybetmeden
                    Saclarında bir tel olsaydım

                    O güzel
                    Parmaklarında
                    Kestiğin tırnağı koklasaydım

                    Seninle
                    Hasreti kanasıya
                    Anlayarak hicranı unutsaydım

                    Gözlerinle
                    Gecenin hüznünü
                    Şevk içinde aydınlatsaydım

                    Uykuna
                    Nezaret etseydim
                    Gecelerin serinliğinde yazsaydım

                    Senin
                    Sevgin için çalışsam
                    Halini anlasam seni sana bıraksam

                    Ellerinle
                    Tuttuğun parmaklık
                    Ayağını bastığın zemin olsaydım

                    Seninle
                    Aşkı anlasaydım
                    Sevdan ile umman yaşasaydım

                    Temaşa
                    Ettiğin vapurlarda
                    Durmadan esen rüzgârın olsaydım

                    Narin
                    Ellerinle tuttuğun
                    Çay bardağın damağında hazzın

                    Can sıkıntında
                    Düşlerin güzelliğinde
                    Mısralarında ki esrar kokan derinliğin

                    Çileyi çeken
                    Sabrın ben olsam
                    Ancak seninle durulsam sana kansam

                    Mustafa CİLASUN

                    #786995
                    Anonim

                      Ne firkatti meftun eden, gönlü vakfettiren!

                      Kalbim umut doluydu
                      Ne bir korku ve ne de yeis bulunurdu, sanki hülyalar ruhum için yağmurdu
                      Günlerin peşinde sürüklenirken, yarınlar için düşleri derlerken, yıllar ne çabuk yoğurdu
                      Kiminle hem hal olmuşsam, dinlediğim hikâyeleriyle ibretin izlerini bulduysam, anıyordu

                      Kimi zaman çok daraldığım oldu
                      Henüz keşfine muttali olamadığım bir ürkeklik vardı, mütereddit olmak, halime yakındı
                      Henüz yeni yetmeydim, merakın selinde gezinirdim, ukdeleşen ne varsa sabrederdim, ardı
                      Ne zaman haclığım olsa, bin bir düşünceden sonra, en ucuz olan ne varsa alırdım, kanaatti

                      Her ne hikmetse şefkati çok tatmadım
                      Melül bir vaziyette bakmayı ne kadar ayıplardım, fevkalade utanır, yüzümü saklardım
                      Hissetmesin diye ne çareler aradım, lal olan hevesimi saklar, umutlar hülyasında yaşardım
                      Bir oyuncağım dahi olmamıştı, sanki suya hasret kalan bir andı, heyecan olsa ki ne yazardı

                      İmrenirdim kendi kendime, hiç ses etmesem de yine
                      Sahipsiz değildim fakat hangi yakınlığın uzağında kalsam bir bahane, yutkunurdum yine
                      Arkadaşlarım ne kadar şendi, çocukluğunun keyfindeydi, oyun oynamak için çareler eşiğinde
                      Ne kadar güzel gülerlerdi, bazen katılarak halinden geçerdi, elbise batmış kimin derdindeydi

                      Sabah ezanıyla kalkardım, heyecanla abdest alırdım

                      Sonra kimseye rahatsızlık vermeden kapıyı açarak, camiye gitmek için yol alırdım, ufaktım

                      Cami çok sessizdi, o kadar ki sanki şefkat yeri değildi, amcalar şaşkın bir haldeydi, uzaktım
                      En çok hoşuma giden, sıcaklığı yakın olan sobaydı çok candandı, biraz kızarmıştı, yakındım

                      İmam efendi çok ciddiydi, her nedense bir yabancı gibiydi
                      Sesinin ahengi için yüksek sesle öksürmesi çok garipti, sanki duvarlar inledi, gereklimiydi
                      Müezzin efendi kamet getirmek için etrafına göz gezdirdi, sonra vakit gelmiş ki, davet etti
                      Bir hizada, sıkı saf tutmamız için imam efendi ikaz etti, sonra tekbir getirerek imamlık etti

                      İki rekâttan sonra gür sesiyle selam verdi, müezzin arkasını getirdi
                      Kendi kendime bakınıyordum, amcaların melalini anıyordum, suskunlaştıran an, ne isterdi
                      Demek ki herkes kendi derdinde ve umut âlemindeydi, hürmet etmek gerekti, yaşlılık ne dedi
                      O kadar küçükken, ihtiyar amcaların halini gözlemek içimi sızladı, vuslat kim için bir aşktı

                      Mustafa CİLASUN
                      #787189
                      Anonim
                        Ne sersen, ne söylesen!




                        İşte böyle ey can
                        Sonunda başardım sanırım
                        Sevdanın mefkûresinde yaşadığım

                        Çaresiz
                        Bir şekilde esrarı tavaf yaptığım
                        Heyhat ki hiç anlaşılamadığım hicranın

                        Sızısıyla
                        Bir mecnun misali yaşadığım
                        Hasret öyle bir noktaya getirdi ki

                        Sanki
                        Bir deli sıfatını hak edercesine
                        Tek suçumuz yalnızca sevmek olmuştu

                        Her bir suçluluğa hazırdım evvel ahirde sanki

                        Demek ki
                        Böyle bir şeymiş sevmek hissiyatı
                        Nerden bilirdim ben hayatıma konacağını

                        Kime
                        Ne söyleye bilirdim ki
                        Ne beklerdim sevgiyi tatmak zorunda olan

                        Belki
                        Bir çaredir diye kelamı esirgenen
                        Bir selamın dahi çok görülen olmak var ya

                        Ne acı
                        Bir sızıdır lakin nasip olunca
                        Bu kadarına razıyım yeter ki hisset kendini

                        İzlerini
                        Nakşeden güzellikler içinde
                        Halini göremeden dahi sevmeye heveslenmek

                        Ne demek
                        Bu garipliği kimlere anlatmayı denemek
                        Ah o mana hazzını yaşamak var ya bir okyanusun

                        Derinliğine
                        Dalış yapan bir hederin oksijeni gibi
                        Çölde kuruyan bir kuyudan suya umut bağlamak gibi

                        Kuşların
                        Kanadıyla dertlere
                        Çare olmaya adanmak, aşk ikliminde kaybolmak



                        Mustafa CİLASUN
                        #787194
                        Anonim
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Kimden insaf dileneyim, boynumu bükeyim![/FONT]

                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Alıp götürmüştü zaman[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Ötelerin naifliğine, düşlerin payesine, hüzünlü nefesimle, hicran yine kalbimde[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Onca yıl geçip gitmişti, nakşettiği motifleri renklendirirken, ah bırakmıştı sineme[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Ne kadar umut beslesem, niyetin gerekçesinden habersiz bu nefesime omuz versem [/FONT]

                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Merakın ne olduğunu talim etmeden[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Bahşedilen ne varsa bahtım için hamdına ram olduğumu bilmeden ve göçerken[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Son bir nefes için neye ihtiyaçlı bulunduğumun idrakini, acziyetimle öğrenemeden[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Ten ve tevdi edilen bedenim sukuta çekilirken, ruhum haşyeti temaşa ediyor olacak[/FONT]

                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Hangi figan hasredilse, sahipsiz kalacak[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Maşuk için vakfedilen aşk, nasıl bir kalp için heyecan duyacak, gözler ağlayacak[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Varlık adına ne varsa, çığlık çılığa kalan irfana muhtaş nefes olacaksa ki acınacak[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]İçinden çıkılmaz bir zaman badiresinde nefsim çaresiz kalacak, umutla bakınacak[/FONT]

                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Bir vakit sonra toprakta unutacak[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Mezar taşları kırılmış olacak, ziyartet edenler kim bilir belkide kalmayacak[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Okunan ezanlar ıstırap içinde ihmal edilenleri hatırlatacak,lakin çare olmayacak[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Anlamına malik olmadığım ne kaldıysa ve hatta kayıtsızlığıma ne ibretle bakacak[/FONT]

                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Canan, canının dedinde bulunacak[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Heves, suskun sokaklarda aranacak, bom boş kaldırımlar yadederek, acıyacak[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Yazan kalem belki kefil olacak, umman gönlümde yaşayacak, kalbim ne aranacak[/FONT]
                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Gitmek neden bu kadar hicranla anılacak, hüzün ruhumu hiç yalnız bırakmayacak[/FONT]

                          [FONT=Palatino Linotype, serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]

                          #787261
                          Anonim
                            Hicran ne söylerim, boyun bükeyim!




                            Bilmem ki hangi umuttan bahsedeyim
                            Geçip giden zamana ne deyim, aklım var oysa neden aczi yet içindeyim
                            Nasıl bir meclisin feyzini umut edeyim, yalnız bırakan düşlerimi kime söylerim
                            Bin bir hülyalardan mı vazgeçeyim, ufki seyrimi görmezden mi geleyim, ah edeyim


                            Hesapsız bir hayatın gamını neyleyim
                            Uzun ömür için tamah etmeyi nasıl tahayyül ederim, bilinç olmazsa deyin
                            Çocuklar ağlarken, yaşlılar melül melül bakarken, huzur evini ziyaret mi edeyim
                            Acil hastalara şifa dileyim, umutla aranan gözleri nasıl görmezden gelirim, inlerim


                            Evet, bir zamanlar yokluk vardı, bilirim
                            Lakin edepli olmak hal işiydi ve her nefeste hissederdim, utanmaya sevinirdim
                            Hisseden kalbin naifliğini yakinen terennüm ederdim, sevgiyi o vakit fark ederdim
                            Şefkat ve muhabbetin kanaatin bereketinden olduğunu öğrenirdim, ne sabır dilerdim


                            Nedense akşamın olmasını hiç istemezdim
                            Şimdi çağrılacağım diye kulak kesilirdim, şayet kayıtsız kalırsam ne azar işitirdim
                            Zaman zaman kötek yerdim, aç kalmanın ne demek olduğunu o vakit talim ederdim
                            Hiç sitem etmeyi beceremezdim, nazlanmak nedir yakınından da geçmedim, özlerdim


                            Yazlık sinemalar geçmiş yıllarda nasıl çoktu
                            Gazoz içmeyi becermek ne büyük umuttu, çekirdek çitlemeninse seyrine de doyulurdu
                            İçeri girmek bin beter, çıkmak ise bin hüzün ile ne büyük bir keder sokaklar suskundu
                            Ne kaçamaklar, duvardan atlayıp yuvarlanmalar, pantolonda yırtılmalar korkuydu


                            Çok acıkırdık ve eve gelmeyi göze alamazdık
                            Annem bir hışımla başımda biter, ne eline geçirdiyse acıyor demezdi, yine caymazdık
                            Babam gececi olurdu evimizde sükûnet ne kadar korkunçtu “sus” çaresini anlamadık
                            Nihayetinde çocuktuk, muhakkak ki yaramazlık yapacaktık, kimseye yaranamadık


                            Kendi aramızda şen ve şakraktık, nasıl oynardık
                            Bazen saklambaç bazen körebe ve bazen de çok değişik oyunlar öğrenip vedalaşırdık
                            Yarın için düşler kurar, kendi dünyamız adına umuda dalardık, kimi vakit kanardık
                            Aldatılmayı çok ayıplardık sanki kırmızı bir hat koyardık inanmak adına korkardık


                            Teyzeler, nedense beylerine herif diye çağırırlardı
                            Amcalar ise avrat demeyi marifet sayarlardı, ne kadar garip anlayışlardı, ne umardı
                            Saygı, sevgi hangi iklimin naifliğinde kalmıştı, edep bu kadar dışlanan bir anlayıştı
                            Şimdi geriye ne kaldı, ihmal edilen ne varsa ayan beyan ortadaydı, gariplik niye ardı


                            Mustafa CİLASUN

                            #787262
                            Anonim
                              Şimdi sensiz neşesiz!



                              Esefle
                              Biliyorum ki sen
                              İmtina ediyorsun salınırken

                              Bir bir
                              Rıhtımda adımlarken,
                              Martılara melalinle bakarken

                              Biran
                              Hışımla gelen dalgalar
                              Dikkatini çekiyor seni anlatırken

                              Sen
                              Sinendeki dinmeyen
                              Fırtınanın esiri olmaya hazırken

                              Bazen
                              O tertemiz kalbinin
                              Çeperlerinde sessizliğinle gezinirken

                              Bir ara
                              Görmediğin nidanın
                              Esintisine kapılarak öylece gidiyordun

                              Bilirim
                              Bazen uykusuz
                              Sabahlayıp gece yüreğini aralarken

                              Dilenen
                              Günahsız bir sevginin
                              Olmayan adaylığında nefesi tüketirken

                              Şimdi
                              Sen görünmezlerin
                              Esrarlı perdesinden halinle ses verirken

                              Salınır
                              Kokunun katresinde
                              Açılan güzide gül iken hevesinle süzül

                              Hani
                              Dikenin tesirinde
                              Hicranla serinlenirken, seven yürekken

                              Olma
                              Sevgiliye hasreti yaşatan
                              Bir cananı yar olmuşken, habersiz izken

                              Hazin ki
                              Yine sen giderken
                              Adımlarının izinde bir kor olmalıydım

                              Sen
                              Halinle sevmeyi bilen
                              En güzel hakikati gülizarı yaşatırken

                              Ben
                              Gülistan diyarında
                              Tarafından seçilen bahtiyar olmayı dilerim

                              Edebinle
                              Şahsı hususi kokusunu
                              Gizleyen en güzel edebi bir can Güzin iken



                              Mustafa CİLASUN
                              #787265
                              Anonim
                                Gel perişan etme yar!


                                [SIZE=+0]Üzme
                                Yeter, artık ey yar
                                Nerdeysen çık gel de açsın şu bahar

                                Gözlerim
                                Çağlayan misali akar
                                Topraklarda bitmez oldu açan canlar

                                Sen ki
                                Serabımdın, meramımdın
                                Hasretinle aldın, Ummanları yaşattın

                                Gelmez
                                Oldu kokuların renkleri
                                Hali çiçeklerim sana olan hicranla soldu

                                Göğüs
                                Kafesim inse çıksa ne yazar
                                Sensizlikte çırpınan kalbim bizar mı bizar

                                Hüccet
                                Sende, dirliğin badesinde
                                Aşk ruhunun en mütenahi bir bahçesinde

                                Gel
                                Bir naz ile salınma artık
                                Bir bak kimler bakıyor şu halime alık alık

                                Kalmayalım
                                Ahirin şevkinde biz uyanık
                                Ölüler dergâhında her daim biz adımladık

                                Soramadık
                                Halinin bendinde uyanmadık
                                Bu yürekle yılarca senin hasretinle yaşadık

                                Kalakaldık
                                Utandık sevdamızı anamadık
                                Ne derler dehlizinde bizler vehmi kuşandık

                                Şimdi
                                Artık uyandık lakin ele kaldık
                                Heveslerin solgun bahçesinde biz renksiz kaldık

                                Ne yaptık
                                Biz aşkı hakikati anlamadık
                                Oyalandık, zevklere dayandık vah diye onu andık[/SIZE]



                                Mustafa CİLASUN

                                #787266
                                Anonim
                                  Onlarla bulduğum dem!



                                  Yavaş…
                                  Yavaş çekiliyor artık koşturan insanlar
                                  Onların telaşını seyrediyor şaşıyorum


                                  Öteler…
                                  Neden sürekli tehir edilir avuntu seçilir
                                  Sessizce bir gün gidilir, neler hissedilir


                                  Yaprak…
                                  Sımsıkı tutunarak dalı hiç bırakmamak
                                  Ne kadar mümkün ise sevgiyle anmak


                                  Gelinen yaş…
                                  Her anın ne kadar mümkünse manalaş
                                  Hezeyanla uğraşma nefesinle ona ulaş


                                  Kudret…
                                  Kendi ellerinde sana bir gün olacak dert
                                  Sabret hikmetine meylet nefsi sen terk et


                                  Güven…
                                  Sen öncelikle ötelerde verdiği sözü bilen
                                  Hilkati üzerine sıratı takip eden ruha eren


                                  Vehim…
                                  Uzaklaşırsan iz’an ve idrakten olacak sökün
                                  Aklın ve bilgin olacaktır en önemli bir varlığın


                                  Cazibe…
                                  Kalmayacak ne saçın, ne kaşın hatta naşın
                                  Toprak içinde aranacak telaş içinde kalışın


                                  Aşklar…
                                  Lafazanlıkta yarışan o anlamsız haykırışlar
                                  Hakikat karşısında hilkatinden çok utanırlar


                                  Makyaj…
                                  Neyle ilintilidir güzellik onun içinde mi gizlidir
                                  Karanlık sineyle yaşamak ne işe yarayacaktır


                                  Bir dil…
                                  O her güzelliğin içinde bulunan nadide çiçektir
                                  Onu kullanmayı beceren mümtaz bir şahsiyettir


                                  Anahtar…
                                  Öncelikle gönülleri açan bir ilkbahar için var
                                  Gönülden anlamayan ne açar nede anahtar


                                  Çilem…
                                  Seninle dem buldum, halime muttasıl oldum
                                  Sen olmasaydın, muhakkak aşktan olurdum



                                  Mustafa CİLASUN
                                15 yazı görüntüleniyor - 196 ile 210 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.