- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
19 Mart 2011: 09:25 #787434
Anonim
Sevgi, ruhu esir etmez, kalbi öldürmez!
Tutuklu kalma, nazarında erişilmez sanma
Düşlerin serencamında yaşamayı gaye yapma, aklı ve idraki hakkıyla anla
Kim çıkarsa çıksın karşına, umudun için nasibim diyerek arka çıkma, sabırla yaşa
Kanaat etmek, tasarrufunda bulunanla yetinmek midir, o vakit vuslat nedir baksanaAn, kısmidir, ömre matlup olan zaman kimindir
Hangi hikayeler esrarıyla vaktini beklemektedir, ümit etmek, tahkik değil midir
Ahirin evvelinde ne var, hesap kim için en mümbit bir nazar, ölmek, nasıl firkattir
Sevgi feda olmayı bilmektir, bir karşılık beklemeden ecrini vakfetmektir, çok latiftirSetret mahlûku, koruyacağı bir sınırı vardır
İllaki bir rekabet ortamındadır, ya avdır, ya da avcı olmak zorundadır, öyle yaşar
Sünnetullah niye vardır, hangi vakit için kul olmak nasibi imtihandır, akıl mıdır kar
İlim olmadan, irade aşk için vazgeçebilmeyi göze almadan, idrak nefes için nasıl arNefsimi öldürdüm diyene aldanma ve inanma
Nefis ölmez, ruh maksadına nail olmadıkça halinden geçmez, kalbi yaşamalı kanma
Her sözü, niyetin asliyesidir sanma, insan zafiyetleriyle birlik içindedir, yok sayma
Bağışlamayı ve bağışlanmayı kimsenin tekeline bırakma, nefesin müddeti nedir anlaAklı zail olan bir canı görürsen, dikkatli bakma
Hissetmediğin kadar bir derinlik vardır kalbinde, sakın ha hor görerek uzaklaşma
Derdin sahibi kimdir, çile neden ehli hal olmak için en güzide bir gerekçedir, korkma
Zaman kimin, ömür hangi vadi için tevdi edilen ülfetin ihsanı ihlâsı nefsine bırakmaİlkbahara bir bak, gün yüzüne hasret kalan umutlarını saklama bırak
Yak gemilerini durma yak, vuslattan ötesi yoktur muhakemeni iyice yap idrakine ak
Aşk, ruhi feryattır, hakikate kapı aralayan gamdır, sevda için ardır, kalbine iyi bak
Kimden eser kaldı, göçüp gidenler zaten figandı, hakikatler neler anlattı efkârını yakMustafa CİLASUN
19 Mart 2011: 09:25 #787435Anonim
Sevgi, ruhu esir etmez, kalbi öldürmez!
Tutuklu kalma, nazarında erişilmez sanma
Düşlerin serencamında yaşamayı gaye yapma, aklı ve idraki hakkıyla anla
Kim çıkarsa çıksın karşına, umudun için nasibim diyerek arka çıkma, sabırla yaşa
Kanaat etmek, tasarrufunda bulunanla yetinmek midir, o vakit vuslat nedir baksanaAn, kısmidir, ömre matlup olan zaman kimindir
Hangi hikayeler esrarıyla vaktini beklemektedir, ümit etmek, tahkik değil midir
Ahirin evvelinde ne var, hesap kim için en mümbit bir nazar, ölmek, nasıl firkattir
Sevgi feda olmayı bilmektir, bir karşılık beklemeden ecrini vakfetmektir, çok latiftirSetret mahlûku, koruyacağı bir sınırı vardır
İllaki bir rekabet ortamındadır, ya avdır, ya da avcı olmak zorundadır, öyle yaşar
Sünnetullah niye vardır, hangi vakit için kul olmak nasibi imtihandır, akıl mıdır kar
İlim olmadan, irade aşk için vazgeçebilmeyi göze almadan, idrak nefes için nasıl arNefsimi öldürdüm diyene aldanma ve inanma
Nefis ölmez, ruh maksadına nail olmadıkça halinden geçmez, kalbi yaşamalı kanma
Her sözü, niyetin asliyesidir sanma, insan zafiyetleriyle birlik içindedir, yok sayma
Bağışlamayı ve bağışlanmayı kimsenin tekeline bırakma, nefesin müddeti nedir anlaAklı zail olan bir canı görürsen, dikkatli bakma
Hissetmediğin kadar bir derinlik vardır kalbinde, sakın ha hor görerek uzaklaşma
Derdin sahibi kimdir, çile neden ehli hal olmak için en güzide bir gerekçedir, korkma
Zaman kimin, ömür hangi vadi için tevdi edilen ülfetin ihsanı ihlâsı nefsine bırakmaİlkbahara bir bak, gün yüzüne hasret kalan umutlarını saklama bırak
Yak gemilerini durma yak, vuslattan ötesi yoktur muhakemeni iyice yap idrakine ak
Aşk, ruhi feryattır, hakikate kapı aralayan gamdır, sevda için ardır, kalbine iyi bak
Kimden eser kaldı, göçüp gidenler zaten figandı, hakikatler neler anlattı efkârını yakMustafa CİLASUN
19 Mart 2011: 10:55 #787462Anonim
Anlamadıkça mı inanacak ve yaşayacaksın!
Ne sual etmeyi biliyorsun ve ne de merak ediyorsun
Önüme ne gelirse razıyım diyor ve yetiniyorsun, azmi ve cehdi nefeslenmiyorsun
Peki, nasıl bir gayeyle yol alıyorsun, taklit etmeyi mi hala bir marifet sayıyorsun
Farkı fark etmek için hiç çalışmıyorsun, aklına tevdi edileni neden önemsemiyorsunBir bak mevsime, hangi inşirahın derdiyle figan eder
İşaret taşları kim için bir şey söyler, geçmiş nefesleri neden ibretle hikâye eder
Okumayan bir nesle kim nazar eder, mukallit bir nefes ise hangi iltifata aşkla değer
Bu gaye üzere dillenen sevda nasıl bir gönle refakat eder, figan olmak içinmiş meğerDerin bir uyku halindesin, aşkı ne vakit fark edeceksin
Yeksan olmuş onlarca nefeslerin hicranını bu minval üzerine nasıl hissedeceksin
Ruhundan tebarüz eden rikkatin şevkini kalbinde göreceksin, ölümle yüzleşeceksin
Hesapsızlığını nasıl beyan edeceksin, mezarın içinde inleyen bedenleri düşüneceksinEsen rüzgârın figanını hiç duymuyorsun, uzaklaşıyorsun
Heva ve heveslerin için cansiperane oluyorsun tercihlerinde aklına çok güveniyorsun
Hatalarını neden gizliyorsun, kalbine nazar eden kimdir, hakkıyla iltica etmiyorsun
Cancın, figansın gamsın elhak aklını ve irfanını dikkate almadıkça evet sen ziyansınGül-i nihale derinden bir temaşa et, umut için vakfet
Gönül bir ummandır, sahralarda bekleyenler vardır, mazlum ve mağdura yardım et
Ne kadar caziben varsa, nardan bihaber olan nazarsa, ruhunu merak et, kalbine şevk
Zatına bahşedilen neler varsa, şayet emrin altında çalışanlar feryat ediyorsa cinnet
Eza ve zulüm adına kim tasarruf sahibiyse, emri bil mağ rufu bilmiyorsa ne delaletCemaat asabiyetlerinden kalbini arındır, taltif etme
Ümmeti Muhammed’in derdi gamıyla hem hal ol, zamanın sahibine kayıtsız kalma
Hangi mecliste bulunursan bulun illa ki hakkıyla anlamak için suskun kalma, ara
Astlar, üstlere makam tayin edemezler, bir takım makamlar veremezler, aşkı yoklaMustafa CİLASUN
20 Mart 2011: 09:32 #787583Anonim
Kimliğin müşahhaslığı!
Âdemi beşer
Önce insan ve daha sonra
Adam olmayı muhakkak hedefler
Adam olma hakkını kazanmış bireyler
Yaratılma hilkatine göre hareket ederlerBu insanlar
Asla sığıntı olmayı
Tesadüfe inanarak yaşamayı,
Nedamet duymayı hedeflemezlerEvli olan bir bayan,
Öncelikle kimlere güven
Duyacağını her şartta bilmelidirŞayet bunu bilmiyorsa,
Emanet kavramına da yabancıdır
Hareket ve kuvvetin
Asıl sahibini bilme zorunluluğumuz mutlaktırBilmiyorsak şayet
Bireyleri, beyleri ve hanımları
Sevmenin ahengini sağlayamayacağımızdan
Retlerimizde hüsranı yaşamamız kaçınılmaz olacaktırEvrende hayatını
İdame ettiren bir âdemoğlu,
Yaratıldığı hilkat üzerine hayatını
İdame ettirmesi kaçınılmaz olandırÂdemin sulbü
Ve meşrebi, Sosyal
Ve psikolojik analiz gerektirirÂdem
Mükellef oluncaya kadar
Elbette ki masumdur bu bir hukukturSabiliğin cazibesi
Bir emanet olarak masum
Ve şefkate muhtaç olmasıyla bağlantılıdırEvrende bulunmak
Mutlaka evrensel olmayı da
Her birey için gerçekleştirmeyecektirEvrensel olmak için
Kanaat sahibinin niyeti
Cehdi, idraki ve inkişafı
Bir mutlakıyeti gerektirecektirEvren, kıtaları
Ülkeleri, şehirleri, kasaba
Köy, belde ve mahalleleri kapsadığındanÂdem
Nereye giderse gitsin,
Fani olmadığı müddetçe,
Evrende kalmaya mahkûmdurEvreni halk eden,
Onun gerçek sahibiyken
Rahmetinin gereği, uyarıcı ve tebliğ
Elçilerini, gaflet derinliğinde ki âdemlere göndermişÂdemlerden
İman edenler bu elçilere
“Efendim” diyerek teslim oluyorlarBirde refikalar
Beylerine efendi derlerRahmet elçilerin
Efendiliğine itibar ve iman edenler
Asla bir başka efendiye ihtiyaç duymazlarMustafa CİLASUN
20 Mart 2011: 09:58 #787584Anonim
Yürek içinde gizlenir aşk-ı suhulet!
Artık ne sen, nede sensiz bir dem
Halin hıçkırıklarına deva olmuyor
Sine mahzunlaşıyor takat kalmıyor
Gözyaşı dur durak bilmeden akıyor
Bilirdim ki sakinin elinden içilir acı
Kime keder olacak yârin kalan sacı
Yürek sancısı, yan ağrısının kalması
Ayazlarda yeme hasret kuş sıkıntısı
Her kim olursa olsun ne fark edecek
Çöp atıklarından beslenen ne edecek
Halini kime arz edipte şikayetlenecek
Rehavet içindeki insanlar fark edecek
Nisalar kararmışlar, azimle aranmışlar
Atıklar içinde bir hayat hakkı aramışlar
Seherin serinliğinde merakla solumuşlar
Birkaç kâğıtla mutlu olmayı başarmışlar
Varlık içinde alınmaz haz, çilelerle niyaz
Sevda bendinde hissedilir, en deruni yaş
Kal sende bir kalk seherlerle yaşa bir haz
Kalmasın gönül baharında mahzun bir yaz
Dil kurur, gönülde gurur, hani sende onur
Aidiyetin hükmüyle söyle kimden korkulur
Ardı sıra her can bir maslahata konuk olur
Azimet unutulur ar kaybolur can öyle solur
Artık fark et, sineden sökün ediyor edep et
Ruhun ahenk içinde olmasıyla yapılır davet
İnsani halde aranır her türlü yakınlık hisset
Ona göre hükmet, sevgi varlığın için şükret
Mustafa CİLASUN
20 Mart 2011: 10:23 #787585Anonim
Gam etmesem, derdimle yetinsem!
Nasıl bir dert ki
Şimdi kime ne söylesem
Izdırabımı bir sel misali salıversem
Hicranı anlatan
Nağmeleriyle tükenip gitsem
Aşkın esintisinde yalnız nefeslensem
Akarsu misali
Çağlayan o hislerimin
Hal dilinin sinedeki meşktir sefilliği
Baharın şevkine
Susamış hasretin izleri
Aşkın güzelliği için ben sabrederim
Can, canan için
Arzı kemalat dirliğidir
Terennüm içinde ne güzel bir histir
Hizmet için
Serdedilen eşsiz nefestir
Güzeldir, haldir, idrak için çok elzemdir
Mızrabın nefesinde
Her sazendenin sinesinde
Nağmelerin efkârı hüzün meşk edilirken
Aşkın bendinde
Alınan tüm hicran nefeslerinde
Güzelliğin esenliğinde, ona hasretin izlerinde
Usanmadan
Bizarlık hali yaşamadan
Hakikat işaretlerini idrak ederek öyle gitmek
Onu vereni
Bilmeden, bir samimiyet
Göstermeden ihsan esenliğinde nefeslenmek
Avuntular içinde
Gülün hükmüyle yüzleşmek
Bahşedilen sevgiyi yâre hasretmeyi istemek
Bilmeden gitmek
Düşünmek için şarttır onu bilmek
Merakı seferber ederek aklı selim ile yürümek
Mustafa CİLASUN
20 Mart 2011: 10:45 #787586Anonim
Lisan-ı hal, kalbi olmadıkça ne işe yarar!
Bir yol gidilir ya hani yolu belirsiz
Konuşursun kendinle merak içinde
Esinti refakatiyle mazi derinliğinde
Meçhulün seyrinde efkâr eşliğinde
Sinenin her katresinde ki enginliğe
Kulaç atarsın seni bekleyen esenliğe
Hani derinlerden gelen en hasretliğe
Sayfaları açarsın o hiç hissetmesede
Yavaşça gün kararırken o sessizliğe
Bekleyen çaresizliğe tez yaklaşırsın
Her yutkunduğun an çile seni sarsar
Çare adına her çaresizlik sana bakar
Hissiz duyuşlar zevk için var olanlar
Bir ten uğruna varlığını yok sayanlar
Vuslatı ter kokusunda gören insanlar
Sevda adına aldanan manasız canlar
Sevmek ne büyük bir derinliktir bilene
Mana hazzını tene tercih etmeyen dile
Aşk için canından vazgeçen gönüllere
Feda olsun Hak için nefeslenen yüreğe
Mustafa CİLASUN20 Mart 2011: 14:00 #787594Anonim
Bilmem ki ruhun ne söyler, kalbin ah eder!
Hangi gecenin sabahından söz edeyim
Sürurun firkatiyle umut besleyeyim, şevke ibretle nazar edeyim ve serinleyeyim
Kimseye söz etmeden, derdi gamımla bütünleşeyim, hiçbir nefese acı vermeyeyim
Mütemadiyen düşüneyim, ilmi talim edeyim, nefsin badiresini kalbimde hissedeyimBir gün olsun ki sormadın halimi hiç
Yüreğime bahşettiğin gül-i nihalleri, hasret elemini, hicran demini haydi biç
Neden bihaberim, merak içinde nefeslenen biçareyim, ruhumun figanıyla inlerim seç
Hüzün mü açtı yüreğinde çileler dirliğinde halim için bilmem ki vuslat ne günedir geçAşk; bir ıstırap diyorlar, ne biliyorlar
Ruhun nidasını hiç şehretmeden nefesleniyorlar, kalbime neden acı zerkediyorlar
İnşirah kalbin firkatidir, ruhuna ta ezelden lebbeyk dedirten kimdir, fikretmiyorlar
Evvelin ve ahirin sahibi nerdedir ihsanla zikretmiyorlar figanın aşkını anlamıyorlarAyrılık nedir bilir misin, tutku sevgimidir
Karalaşmış sevda esir eden badiredir, muhakeme etmek kalbin vazgeçmediği aşktır
Ruhun prangaları neylesin hürriyetin asliyesi nedir merak edip çileye vakfeder misin
İnsanı kendinden geçiren vecdi nefeslenir misin, maşuk için aşk köleliktir ister misinŞüphe elhak olmalıdır, itikadın için haktır
Yoksa tahkike nasıl ulaşılacaktır, zan etmekten kurtulacaksın, ihsanı bulacaksın
Sevgini kimseden esirgeme, bahşedildiği nispette ve gönlün elverdikçe feragat deme
Mühleti veren kim, nefesin sahibi hangi vaktin merakında azmin aşk asliyesi beklerMühim olan yaşatmaktır, aşkla nar arkadaştır
Hissetmeye mani bir nefesin, şefkatten nasipsiz bir kimsenin hali nicedir bir araştır
Nisaya kalkan el, hürriyetini kısıtlayan bedel, tefrika içinde verilen değer ne arızadır
Akıl, iman telakkileri nasıl bir izan için farklıdır onun hakkını teslim etmeyen acıdırMustafa CİLASUN
20 Mart 2011: 15:22 #787614Anonim
Nihan ettim kalbime, sen bilmesen de!
O vakitler ne kadar hamdım, farkı fark etmeyen bir candım
Yaşamak adına ne talim ettirdilerse onu vuslatım sandım, sual etmeden nefesi bırakırdım
Hangi gayretin şadında umutlanırdım, bazen hüzünle sabahlar, ahımla uyanırdım, pek anlamazdım
Yarınlar için düşlere inanırdım, hülyalar diyarında yaşamayı ne marifet sayardım ve öyle inanmıştımOysaki ne kadar masumdum, kendi halimde yaşardım
Her ne hikmetse nazarlarımı saklardım, kimsenin dikkatini çekmekten sakınır ve utanırdım
Muhannete muhtaç olmamak adına bütün gayretimle çalışırdım, burukluk yaşamaya çok alışmıştım
Bazen sessiz bir köşede kendi kendime dalardım, duyduğum sesle irkilir kalırdım, şaşkın bir şekilde bakardımBelki başka dünyalardan umut aradım, ne hazandım
Yağan kara, yapraksız dala, şevksiz ağaca, buz kesen ayaza, tütmeyen bacayı öyle anardım
Okuduğum kitapların sayfalarında kaybolur ve bazen nefes nefese kalırdım, bilmem ki yâdında ne bulmuştum
Eza vermeyen sevgiyi, feda olmayı gaye edineni, çilenin serencamında güçlenenin sevdasının da ne durulmuştumÜrkek bir halin vardı, nefesine şahitlik yapan bir andı
Bir arzun vardı, lakin nazarların ne kadar candandı, kalbimi titreten bir heyecandı, ne ardı
Bir müddet suskun kaldık, yüzünde manalaşan kızarıklığa meylettim, nasıl sual edeceğimi o an hiç bilemedim
Arkadaşının dikkatini çekmesiyle birden irkilmiştin, bir kelam etmek adına demek ki çekinmiştin, dönüp gittinO an ve şahidi bulunduğum zaman, neler anlatmıştı
İçselliğime dönüş seninle başlamıştı, sanki temaşa etmem dahi sakıncalıydı, utanmak vardı
İçim içime sığmıyordu, sanki sinemden bir sel sökün ediyordu, suskun kalmak ne kadar sancı zerkediyordu
Bir umut adına medeti anmak, beni benden alan o zamandan kurtulmak, meramı hakkıyla anlamak gerekiyorduGünler sessizliğe teslim olmuş bir serap misaliydi
Sinemde nasıl bir sahra vardı, uçsuz bucaksızdı, bir gül-i nihali ansam, firkatiyle ağlasam acıydı
Yıllara sari beslediğim umutlar nerde kalmıştı, sancılar her vakit kapımı çalan refakatçimdi, artık sürur vardı
Sineme bahşedilen coşku ne kadar muazzamdı, akşam sabah her zaman yakınımdaydı, cana demek ki bu lazımdıEn ufak bir rikkat, kalbi etkileyen şiddet nazardı
Esrarında ne mümbit bir ikram vardı, ruhumu ihya eden esin kimden yadigârdı, erişmek ne manaydı
Nasıl bir hissiyattan söz etmeliyim, farkı fark etmeyen için elbette ki yoktur bir sözüm, ilhak olmak sevdaydı
Talim edilmeye muktedir olunmayan ilim kim için sırattı, istikamet hakikate ram olmadıkça elbette ki kayıptıGök gürlerken, rüzgâr yâd elden haber verirken
Fikretmek için düşünecek insan, ilme ifade edilemeyecek kadar muhtaçken, uzaklaşmak kime zarar verir
Nefsimi öldürdüm diyen için, irade nasıl bir ihtiyaca cevap vermektedir, yoksa boşluğa talim eden bir avdetmidir
Ruhun ve kalbin bir lisanı var, onu öğrenmek için merak senin iradene ve aklına bakar, yoksa an neye yarar denirİdrakin talimden bihaber olan ruhi vadinse
İnşirahı anlamak halin için bu kadar uzak ise can, canan içindir, aşk ilhamı vecdindir, ihlâs yoksa kimindir
Kul olmak için sabrı hor görme, mütemadiyen mi kanaat edeceğiz deme, ecelle bedelleşmeyi bekleme o an bellidir
Kalbinde bir dirlik yoksa akan kanlar haline yabancıysa, mukallit kalmak ziyadesiyle kalbine yakınsa, elemdirMustafa CİLASUN
21 Mart 2011: 09:56 #787636Anonim
Sizin mefkûrenizle serencam!
[IMG]http://www.ilimhazinem.com/images/imza2.bmp[/IMG]Sizin
Tavsiyelerinizden
İstifade edeceğimi bilmenizi isterimSizde
Mevut bulunan ruh haliniz
Derin düşünmeye ihtiyaç bırakmıyordur sanırımFarklı görüşleri
Paylaşımının, sayenizde tezahür ettiğini
İtiraf etmem, zannederim tarafınızdan bir abartı sayılmazYazı dostum
Yazmak, aynı zamanda
Yanmak değil midir sizce de ben böyle düşünüyorumYazan
Yanan, paylaşan
Maksutta buluşanlar diye mi anlamalıyız nasıl bakmalıyızZatımın
Yaşadığı ruh hali
Sizce de yaşandı mı daha önceleriSürekli
Mükellef duygusuyla yaşamanız
Yapmak zorunda kaldıklarınız, çaresizlik içinde baktıklarınızÖzelleriniz de
İnfial yaşamanızı gerektirdi mi
Fikir, zikir ve şükür sizin vazgeçmediğiniz hayat felsefeniz miMetanet
kaftanınız sizin için yeterli mi
Kaftan derinliğinde yaşadıklarınız bir meltem miYolu yarılamak
Hissiyatınızda bir ferahlamak mı
Yazı dostum tabiriniz, paylaşmaya devam edeceğiniz gayesiyle miOf aman be,
Ne acayip bir kişiliğe çattık demiyorsunuz
Öylemi? Dertleri dinlemek… Sabretmek… Himmet etmekAllah için
Bu âdemi beşere katkım, ne olabilir demek
Âlemi hakikat ta, bizleri temaşa edenleri bu vesileyle anmakNe söyleyeyim
Ne düşüneyim, şahsınızı fazla yormayalım
Birden artık sizi sıktığımın hissine kapıldım, yanıldım mıMütefekkir
Kimliğinizle ve edebi derinliğinizle
Biliyorum ki, siz asla bir yüzeyselliği kaldıramazsınızMefkûrenizin
İlk yıllarında ki heyecanınızı bir hatırlayınız
Naçar kalmış, hissiyat omurgaları kireçleşmiş, bir hastaSize teslim olmuş ve bel bağlamış
sizin dudaklarınızdan çıkacak bir ümide hasret kalmış
Onun kimliğinde ve o an, siz en bahtiyar bir yaren, bir erensinizFisebilallahı
İliklerinize kadar terennümünü yaşamalısınız
Hak ve hakikatler sizlerle, yolda kalmış çaresizler gönüllerde silinmesinlerYaşlılar
Biraz çok konuşurlar…
Heyecanlarını bir türlü yatıştıramazlar
Yeni adımlayan bebekler misali ötelerin davetini beklerkenMustafa CİLASUN
22 Mart 2011: 09:39 #787690Anonim
Kurtulmalıyım, ruhuma eza veren prangalardan!
Demek ki anlamam için vakit henüz çok erkendi
Bilmem ki dert hangi biçare nefesindi
Boynunu büktüren elemiydi, umut edilen çareler nerdeydi
Susmak belki o an için bir gerekçeydi
Lakin merak etmek ve gereğini icra etmek, neden tehir edilirdi
“Ne derler” kaygısı bu kadar mı önemliydi
Niçin hukuka rıza göstermek benimsenmezdi, peki kimler ezilirdiHangi zihniyeti aralasam, arkasında ne emeller var
İnanıp teslim olan canlar, neden kolayı tercih etmekten yılmazlar
Asırlardır kandırılırlar, takiye içinde ulufe dağıtırlar
Vaat edilen ne varsa, şayet itibar sahibi olmak kolaylaşınca yatarlar
Neyi umursamazlar, nasıl bir halet-i ruhiyenin sahibi olurlar, aldırmazlar
Erdem sahibi olmayı, ne hikmetse nüfus sahibi olmakla alakalandırırlar
Tekebbür sahibi oldukça, halden uzaklaşırlar, aşk ve irfandan anlamazlarNe kadar tüketirlerse, mütemadiyen elbise değiştirilse
Paye sahibi olmak adına, dikkati çeken endamı ile raks ederek süzülse
Bindiği arabayı sükse yaparak sürünce, kullandığı telefonu gösterince
Uluorta yerlerde sigara tüttürünce, flört ettiği nefesi derdest edince
Etrafında ki insanları fark edemeyecek kadar kendinden geçince
İsyan etmeyi, önüne gelenle dalgasını geçmeyi fazilet zafiyeti görünce
Halinden vazgeçmiş güçsüz bedenleri hakir görerek tiksininceDemek ki diploma sahibi olmak kifayet etmiyor
Anne ve babanın her isteğini yerine getirmesi, felakete sürüklüyor
Kaş yaşına gelmiş ve fakat henüz aidiyetini dahi bilmiyor
Böbürlenmeyi ne kadar önceliyor, fark etmiyor ama ne çok sefilleşiyor
Şahit olduğum bu dram çok acı veriyor, sessiz kalmak dahi yetmiyor
Nasıl bir kelam etsem, bir name yazarak usulca kendine versem, elvermiyor
Nerde ve hangi koşullarda yetiştirildiği, nelerin talim edileceği, niye bilinmiyorÖrf ve ananeler hakkıyla talim edilemiyor, ne kadar üzüyor
Taklit etmek adına, kimi canlar nefes nefese yarışa giriyor, içim parçalanıyor
Tekâmül etmek nedir, neden çok gereklidir hiç bilmiyor
Sosyolojik değişikleri dert edinmeden höykürüyor, kalbin sesini fark etmiyor
Edebi ve adabı çok gereksiz görüyor, maziyi bilmek ne kadar fazilettir diyor
Sakinleşmediği için şoförüne arabayı hazırlamasını söylüyor ve kalkıp gidiyor
Bir suret sahibi olmak yeterli midir, demek ki hüzün ve hicran benimdir, ah ettiriyorBeyin göçünü yıllardır tekeline alan ülkeler, ihata ediyor
İşlerine geldi mi anında kara vererek, sivil halkın üzerine bombalar indiriyor
Kimi ölüyor, kimi de belki dirilmek için sancılar çekiyor, kölelik kalbi harap ediyor
Yıllardır tahakküm eden zalimler, ruhları esirleştiren caniler, hala saltanat sürüyor
Garip ve gureba feryat edip inliyor, zalimin zulmü dinmiyor Furkan niye yaşanmıyor
Nefsimizden ziyade sevmemiz gereken son Peygamber ne söylüyor aşk sevda bekliyor
Ölmek dahi kurtuluşuna kifayet etmiyor, akıl ve idrakin o müddetinde neyi bekliyorMustafa CİLASUN
22 Mart 2011: 10:08 #787697Anonim
Siz sormakta haklısınız!
“Neden kalbimin hurdalığı,
Ruhumun lekelerden arınma umudu” diye
Merakınıza mucip olarak sual ediyorsunuz
Bilmiyorsunuz ki bu can,
Bir zamanlar ne kadar çaresizdi,
İsyan içinde nefeslenen bir zavallı hederdi
Kanaati hiç bilmeden söylenen,
Heveslerinin renklerinde serinleyen,
Maksadına ulaşmak için bahaneler üretendi
Ne kıble bilirdi ne de sebebini,
İnsan kimliğinde elzem olan hilkatini,
Aidiyet zenginliğinde hissiz fakirliğin sahibiydi
Zahir kişiliğin cazibe nedeniydi,
Suhuletin adresinden habersiz bir nefesti,
Hamiyetin çardağında bilenmeyen hissiz kefendi
Ne bulursa yer, gününü gün edendi,
Ülfetin vuzuhunda gizlenen hikmeti bilmezdi,
Edebin fakirliğinde sırnaşık kepazeydi güler geçerdi
Nisanın toprağından anlamayandı,
Sadece zevkinin cezbesinde soluyan kandı,
Hiddeti, şiddeti davet eden kuraklığın şakıyanıydı
Nitelik konusunda duyarsızca bağıran,
Varlık noktasında ruhundan habersiz olandı,
Kalbi sadece kan pompalayan bir uzuv telakki ederdi
Aşkı naralarda yâd eden bağnazdı,
Nağmelerin şevkini kaçıran ahenksiz konuşandı,
Gözyaşlarını zül addeden bir perişanlığın kollarındaydı
Muhabbeti şamata sayan bühtandı,
Dostluğu menfaatle ilişkilendiren feverandı,
Ölümün güzelliğinden ibretin dersini almayan zavallıydı
Mustafa CİLASUN
22 Mart 2011: 10:15 #787699Anonim
Hevesler kendi ikliminde güzeller!
Seninle kuşandım, baharların hazzını
Kokladığım çiçeklerin, o naif yaprağını
Renkler içinde resmedilen aşk tufanını
Ruhun serencamını kalbin hıçkırıklarını
Neden anlaşılmaz, heveslerin daimiliği
Nefsin, tuval üzerinde resmettiği hayatı
Yaşamak için duygularla olan sağanağı
İradi olmaktadır insanın asıl olan kemali
Ne hal ve nede yar, nasibinde kaygı var
Sinende açılacaktır bahar vehim niye yar
Akideyle anlam bulur en yüce olan aşklar
Ölüm niye var, dirlik gayretinle olacak hal
Kelimelerin anlamları, insan için gereklidir
Sosyolojik badireler ki zaman için sebeptir
Mazi, kimler için şevki sunan, hakikatlerdir
İnsan o hilkati denkliğinde anlamlaşacaktır
İnsan, keyfilik noktasında sınır tanımayan
Zaman, insana insanlığın hadlerini anlatan
O an ve seni senden alacak olan bir zaman
Ruhunla müsaviliği bulunan bir kalb taşıyan
Ne bir şarkı ve nede zamanın devran-ı aşkı
Sinelerin zindanında mahkûm edilen o hazzı
Yazgının rüknüyle tercihlerinle yaşayacağını
Nedamet ile solumanın fayda etmez nisyanı
Mustafa CİLASUN
22 Mart 2011: 10:46 #787700Anonim
Sizi gıyabınızda anarken!
Bugün
Gökyüzü çok efkârlı
Bulutlar ardı sıra güneşi perdeliyorlardı
Ve nazar
Eğlediğim tüm çiçekler
Bir mahzunluk içindeydi, her nedense
Birden
İçim karardı, uzaklaştım
Pencerenin kenarından ve hemen
Atmosfer
Parkının genel durumunu
Merak içinde teneffüs ediyordum
Sukut içinde
Yavaş yavaş adımlıyorken
O an sizin isminizle karşılaştım aniden
Ve yeniden
Bir şevkin içinde buldum
Hislerim çiçeklerle yeniden açıyordu
Duruldum
O gayretlerinizi sizin
Gıyabınızda bir kez daha alkışladım
Ne kadar
Duyarlı olduğunuzu
Yeniden hatırladım ve bu manada
Sizi
Ve ayalinizi gıptayı
Nazarla yeniden ve sevgiyle andım
Orada çok
Duygulandım ve şimdi
Size bu satırları yazmaya başladım
Günlerin
İçinde ne kadar
Anlar var oysaki hakkıyla bilinse
Anları
Önemli kılan haşyetin
Sevincin ve umudun güzelliği değil mi
İşte siz
Bu güzelliğin
Gönüllere açılan bir değerisiniz
Onun için
Tefekkür edersiniz
Bu manada zaten naif bir çiçeksiniz
Bahşedildiniz
Ve yılların sayfalarında
Bugün siz dünyaya bir umutla geldiniz
Şeref verdiniz
Safalar ile şefkat getirdiniz
Çünkü siz bizatihi himmet eden erensiniz
Gününüz
Bereketli, haneniz dirlikli
Haliniz sürur içinde hep bulunsun
Sizi
Cihanı âlem nefesleri
Gayretinizle tanısın ve yararlansın
Sevgi ve
Muhabbetlerimle sizi
Kalbinizin sahibine emanet ediyorum
Ve niyaz ediyorum baki selam eğliyorum
Mustafa CİLASUN23 Mart 2011: 08:53 #787712Anonim
İzler mi kayboluyor evet, gün ağarıyor!
Vakit, susmaya fırsat vermiyor artık
An ve zaman sakin kalbine sessizce ne söylüyor, dikkatlice bak
Gün ağarmış, geceden kalan ne varmış, geçip giden an hangi şafağı umutlaştırmış, durma kalk
Ne uğruna ve kimleri taklit ettiysen, aklını ve gayretini esirgediysen, tüm varlığını düşünmeden yak
Dilim varmıyor, lakin içim içime sığmıyor
Akıp giden zaman maziden neleri hatırlatıyor, arafta bekleyene umut yetmiyor
Duyulmayan figanlar arzı titretiyor, sabır yumakları boğazımda düğümleniyor, ne sancı veriyor
Şafağın sessizliği kalbime hüzün bahşediyor, hicran hiç sinemden gitmiyor, ahu gamımı demliyor
Hangi masalı hatırlasam, yâdım ah ediyor
Yılara sâri ukdeler neden ruhuma dirlik vermiyor, kalbim inşirah için ne söylüyor
Şehretmeye malik olamadığım o kitabeler ne kadar zarif bir nazarıyla aşkı edebine bürünüyor
Temaşa edenler neyi merak ediyor, terek edilmişliği nasıl içlerine sindiriyor, vefayı mı öğreniyor
Bilmem ki muhakeme etmek bu kadar mı zor
İnsanın kendi hukukunu anlaması ve o nispette yaşaması, yıllardır ihmal edilen kor
Kolay olanı seçmek, hesabı o an dert edinmemek, keyfiyetle salınmak, ne kadar masraflıdır sor
Emek vermek, gönlü bu gaye ile hasretmek, ecri terennüm etmek, ihsan için hilmi nefeslenmek ne zor
Gün içinde ne kazandın mey anına yakından bir bak
Nasıl bir hesabın içindesin, hangi bedeller için nefesin müddetine tabiisin, aşkına tak
Sevdalaşmayan mefkûre ne işe yarar ve nasıl bir fayda sağlar, hakikatin ayan olan kitabına bak
Ömür nasıl bir kumaştır, her tınısında ne muazzam bir ahenk vardır, ruhun ve kalbin membaına ak
Korkular nispidir, nefsi seremonidir, kalp hisseder
Emin olmak için sukut eden azmin ve aklın, idrak ve iradenin talim etmesini sessizce bekler
Beyhudelik nasıl bir iltifatı hak eder, vakit tevdi edilen andır, sevk eden müstesna güce ne söyler
Bahaneler hangi nefse kefalet eder, öğrenmeden ve taliminde emek harcamadan tutulan akla kim güler
Yar derken, aşkı yâd ederken, feda olmayı bilmelisin
Ne kadar hevesin kalmışsa o zaman bir şart koşmadan arınmalısın, hakikat aşkını hissetmelisin
Ummanı gönlünde yaşatmalı, sancıları dalgaların efkârıyla kavramalısın, bir yeise asla girmemelisin
Maşuk kimdir, vuslat nasıl bir seçimdir, ihlâs neden zarurettir hilm kalbin vazgeçmeyenidir erişmelisin
En yakının ve yarenin kim hala emin değilsen ağla
Ve fakat aczi yet içinde biçarelik farkıyla gözyaşlarını bırakma, aşk ve ihsan şadıyla kalbi çağla
Seni senden koparan neler varsa, kalbin ve ruhundan uzaklaştırıyorlarsa, hala avunma sevdanı yaşa
Kim çıkarsa çıksın karşına, nefsi hergelelik peşindeyse bir an olsun uğraşma, hak ve hakikatini anla
Mustafa CİLASUN -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.