• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 466 ile 480 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #793956
    Anonim

      Can, nefes alan,kalbini hiç tanımayan!

      50226.jpg

      Suistimallar günbegün artıyor
      Ruhumu daraltıyor,müşterekliğimiz adına ne kadar acı veriyor
      Bir sıfat sahibi olmak ne kadar kifayet ediyor, sesgisiz kalp neden firak ediyor
      Adeta uzavlar dile geliyor,süret-i hal dedirten çılgınlıklar, ah pişkinlik görülüyor

      Zabıtalar dilenci kovalıyor
      Yakalana nisalar avazı çıktığı kadar bağırıyor, halk yazık diyor
      Kafasını sallayanlardan geçilmiyor, dilençi kadının ettiği küfürler ağır geliyor
      Yerlere kendini atması, ağzından köpük gelecek kadar bağırması da haline yetiyor

      Şehrin idarecileri emir veriyor
      Ve fakat ne kadar çözüm üretiyor, kolluk güçleri de itaat ediyor
      Zabıtanın çaydırıcı hiçbir kuşanımı yok seyyarlar bunu biliyor,niye itiraz ediyor
      Olmadık hakaretlerle gönüller de incinitiliyor,makam sahipleri neden
      gözükmüyor

      Bir gözlem yaptım,araştırdım
      İşe ihtiyacı olan nefesler bizar bıraklırken,kimler işe alınmış baktım
      Makam sahiplerinin efradı temizlik elemenı olarak işe başlamışlar, şaşırdım
      Ve fakar, ilgili işi yapmıyorlar, elense yatıyorlar,yine bir gam ile içime kapandım

      Neden şehreminler ilgisizler
      En yakınından olan bitenlerden habersizler, ne kadar hak içindeler
      İltimas edilen ve liyakat adına bahenelerle
      gözardı edilenler hak bir bak kimdeler
      Bir duruşla ve bir amaçla gelen düşünceler ki, şimdiler de ne kadar harap içindeler

      Tercihler iltifata tabidir derler
      Ne kadar nüfüsun varsa ve hatta dalkavukluk içinde bir ummansa
      Kula kul olmak, esir olmak için ruhundan vazgeçmeyi
      göze almak haksa, yanında
      Sual vermek,bin bir prajenin içinde kaybolmayı gaye edinmek ve seçilmek bi daha

      Mustafa CİLASUN

      #793957
      Anonim

        Aranma ve fakat nedenlerden de kaçınma!

        47653.jpg

        Kim çıkarsa çıksın karşına
        Sahipsiz bir lahza yok, sakın unutma, nasip kalbi vakittir anla
        Bahtın seraplaçmayınca, umutların hazanlaşmayınca, biran olsun korkma
        Ruhunun firkati, kalbine nazar eden kuvveti, hesap içinde ki iradeni hep sorgula

        Sünnetullaha engel olamazsın
        Yaratılan ne varsa onunla birlikte yaşamak için azimle çalışmalısın
        sabrınj ve kaatin vecdiyle durulmalısın,rehberin olan furkanla yol almalısın
        Gül niye mütebessimdir, sessizliğin derüniliğinde en anlamlı heves, koklamalısın

        Yol akılsız, fikirsiz nefesi sevmez
        Etrafında ki serviler ibrete ramdır, mefkusesiz candan hiç haz etmez
        Rüzgar ötenin şarkısıdır, ahenksiz bir gönüşe sürur u sor bak nedeb bahşetmez
        Deli deyip geçme, divanenin yüreği ummandır ve yari için ağlayan fermandır üzme

        Afat neden vakitlidir ve gizdir
        Uyuyan gönüller nasıl bir sıratın izlerinde düşlere dalmaktadır
        Müddet nefes için niye vardır, edep kalbin en tabii ilacıdır ve iman için tactır
        Hiç devasız bir illet var mıdır, akıl ve izan niçin aşk hakkında naçar kalmaktadır

        Canın içinde ki cana nazar eden
        Damarında ki akan kanını beynin için vazgeçilmezi addeten
        Kalbinin ritmini aşkın ve nefsin gel gitleriyle hesap etmesini tasarruf ettiren
        Gözyaşlarını kendi için aşk bilen, titreyen yüreğin figanına cevap veren ve verdiren

        Nereye gidiyorsun bir sual et
        Derdi ve çileyi, sancılar içinde inleyen her nefesi merak et
        Ölümde dirilmek nedir, tohumun toprakla buluşması aşk-ı vuslatmıdır yadet
        Korkunun ecele ne faydası vardır ve mütemadiyen firar etmek yararlı mıdır sual et

        Mustafa CİLASUN

        #793976
        Anonim

          Seviyorum seni derken…!

          49830.jpg

          Ruhumun firkatinden
          Kalbimie nazar eden maşukun feyzinden ve aşk-ı rikkatinden
          Halin, kale dönüşmeyen mahallinden, nefsin talime ihtiyac duymayan sesinden
          Latif kalbini, nazenin hassasiyetini, samimi teslimiyetini hiç fark etmemişimndir

          Her doğan nefis beşerdir
          Ancak insan olmak için vaktini bekleyen zadedir, azmi iledir
          İradey-i maslahat sosyolojik algılarında ikamedir,erdem ve ihsan iman içindedir
          Aşk, her mefkurenin,toprağa hasret nüvenin,müddet-i arefesidir, nasip gerekçesidir

          Kamış bir saz olursa, kul..
          Mabudu için, sahibinde yekpare olmak muhakkak ki aklı ve izanın için seçim
          Nur’a tabi olmak, münderacaat içinde hesabı umursamak, takva ile yaran olmak
          Sevdanın harıyla eşiklerin ilzamında nefes nefes hasretin yumağı gibi umutlanmak

          Yetimin hamisi olursan
          Garibin banisi olan mutlakla birliktesin ve en yakınında olan ecirsin
          Tevazunun sadrını anlamak, ruhuna aşikar olan halinde istikamet bulmak aşktır
          Farkı fark ettiren izan ve ferasetin bahşedilen fevkiidir,gönül kapısı hakka tabiidir

          Mağdur olmak istemiyorsan
          Yalnızlığın sahillerinde ağlamayı kendine yediremiyorsan korkma
          Korku asla bir takva değildir, vecde getiren teslimiyet şevkin içinde ki berekettir
          Sevgi dilidir, edebin halinde ki suhulettir, narin olmak elbette ki hassasiyet işidir

          İman, kalbin ve ruhun refikidir
          Akıl ve irfan bunun için bahşedilmiş ziyadeliktir, iradesizlik acziyettir
          Mukallit kimliği ne büyük bir fakirliktir, ilim, merakın şubesinden zuhur edendir
          Emelin vuslar olmalıdır, neye, kime iltica ediyorsan, haktan uzaklaştırmayacaktır

          Mustafa CİLASUN

          #793977
          Anonim

            Sual eden nefesin o an ki halini anla!

            50124.jpg

            Gönlü şefkatin salinde olan
            Ruhunun sessizliğinden tebarüz eden vicdanıyla bir farkı anlaşılan
            Yaban olmaktan, serap ile uğraşmaktan,kuraklıktan haz almaktan kurtulandır
            Hesabın içinde anlamlaşan candır, emesuliyetin idrakinde olan zarif bir
            insandır

            Bilmeyen,pişkinliğe vurmazsa
            Ne derleri gaye edinmek için azmeden bir zavallıysa, nedensizdir unutma
            İnsan müddet-i nefestir, bir vakit içinde ruhi ve kalbi vecdin içinde yürümelidir
            Zamansızlıkta ne vardır,bahtının kapısı nasıl çalınacaktır,
            aşkın umut için şiardır

            Nesiller sanki kayıp haldeler
            Kendi içine hapsomuş bir biçimde azadeliği an be an neden benimserler
            Asi olmayı,tepkisinde bir hudut tanımamayı nasıl kalbi manada hiç düşünmezler
            Taklit etmeyi,erişim adına rekabet adına koşmayı,nefsin hali olarak hiç görmezler

            Anneler mahzun, baba yorgun
            Şırnaşıklık sanki hanesine müptela olmuş bir salgın,boyun bükerler
            Evladımız asla mahrunm olmasın derken, ihmal ettiklerini hakkıyla göremezler
            Keşkelere müracaat ederler, kafa sallamakla yetinirler,sonra birer sahipsiz gibiler

            Nefesin nazıyla hemhal olmak
            Sosyal rekabeti ve kalbi refleksleri anlamamakla zorlanmaya tabiidir
            İnsan, en mütekamil olmak manasında mana kazanan lahzada bir
            aşk-ı fermandır
            Korku sadece tehlikeler içinde mi saklıdır,
            sevgiyi muhabbeti engelleyen karanlıktır

            İdrakin kapanması marazdır
            Kalbin inşirah için palazlanmaması lekeler içinde olan insicamıdır
            Mizanın farkı ancak
            aşkla ziyadesiyle anlaşılacak olan ferasette ki ihsanıdır
            Gerekçesiz
            gözyaşı kime faydalıdır, nedamet içinde kaybolmak elbette manidardır

            Mustafa CİLASUN

            #793993
            Anonim

              Bilmeden nasıl ram olup,halini anlayayım!

              49130.jpg

              Çok gayret ettim, fevkiine yetişemedim
              Emellerini işittikte ne kadar hayret ettim, kendi fakirliğime verdim
              Ufkun
              uzun derinliğine şahit olmak istedim fakat her nedense fırsat vermedim
              Elbette ki merak ettim, kimi
              zaman suallerin peşinden sürüklendim ki erişemedim

              Demek ki böyle dileniyormuş, dedim
              Gizemler içinde nefeslenmeyi pek seviyor diye üzülerek yadettim
              Her
              zaman yolunu bekledim, bir kelam etmek için ne kadar sabırla yetindim
              Fakat sen biraz olsun dert edinmedin,düşürdüğün hali görmezden gelmek istedin

              Aklımın tutulmasını hiç istemiyorum
              Gerekçesiz sevdayı nasıl şahretmeye azmederim, nasibimi beklerim
              Olur olmaz salınmam, nazarlarımla aranmam, lahzaların müddetine sığınırım
              Yunus misali
              aşka yanarım, kuraklığın menbaası olan böyle bir kalbi neyleyeyim

              Aldatmak, bir gönlü kasten yakmaktır
              Elhak aldatan illa ki hiç ummadığı bir vakitte aldanır ve acınır
              Ahmaklığına sığınır, bahaneler içinde çırpınır, izanı ve irfanı zayi olmuş sanır
              İhsan ve ihlas adına nasıl yakarır, kalbi lekelerinden sıyrılmak için adeta çırpınır

              Nisa,rahmet ve himmetin nişanesidir
              Ne kadar latif bieşekilde taltif edilmiş en kutlu olan nefestir
              Sabrın ve kaaatin pencesinde
              aşkın ilhamıyla iktifa eden ne güzel mürebbiyedir
              Neden her hakkı
              insan kimliğinde ihnal edilir,hatta hoyratça hor ve hakit görülür

              Gönül umman misali muazzam enginliktir
              Gül niçin suhuletin
              nişanesi, vecdin sukut etmiş sesi, sabrun dirliş müjdesidir
              Ancak fikreden, tefekkür eden gönül, onun firkattete ki sevda figanını farkını bilir
              Feraseti kapanmış bir kalp nasıl şefkati,
              rahmeti hakkıyla sahibinden hissedebilir

              Mustafa CİLASUN

              #793994
              Anonim

                Haline eser mi oldum, vecdimi unuttum!

                49246.jpg

                Ne vakit yalnız kalsam
                Ruhumun insicamından gelen serzenişlere sinemi aralasam
                Farkı fark ettiren idrakin nazarıyla uyansam,ah u zarımla başbaşa kalsam
                Gam içindeyim, kederin rengiyle hicranın bendindeyim,keşkeleri kime söyleyeyim

                Terbiyeye muhtaç bir arla
                İçinde kaybolduğum
                zamanlar,irfanıma takat yedirmeyan firkatle ve harla
                Hangi vaktin bilincindeyin, önümde açılan lahzaları nasıl
                aşkımla ben yadederim
                Elhak fakirliğin ikliminde yine acziyet içindeyim,mahcubiyetim var zühtü nideyim

                Ne zaman aklım tutulsa
                Kararan sevda yadımda açmayan baharsa,
                hüzün her vakit yanımdaysa
                Vuslat için nasıl dertleneyim, tedbirsiz bir izanı, söylermisin kime şikayet edeyim
                Her nefesin bir hesabı olmalıd, müddet-i nefes için nasıl bir talimin
                aşkına ereyim

                Esir eden yare ne diyeyim
                Kalbimi hicrana sevk eden elemin inhisarında mı öleyim,neyleyim
                Ne kadar sahipsiz biriyim, neyin farkında olmayan ve anlamayan bir nefesim
                En yakınımda kim var, kalbim niye içli içli ağlar, sinemi kuşaytan bir gamım var

                Hevesler neyime kefildir
                İlimsiz ve irfansız nefes nasıl bir idrakin yadettiği furkandır
                İbret kim için ardır, edebe olan muhyaçlığım ne kadar derinleşen bir sancıdır
                Neden
                aşkın firkati, kalbin ihsan sahifesi aklımı celbeder, ruhuma kim refakat eder

                Leyla nasıl bir aşkın vecdinde
                Mecnun neden yakan gönlün zail olan şikayetlerinin sürur fevkiinde
                Ruhu niçin şevkin kadrinde, hilmin en zarif latifliğinde, sabrın
                aşk sunan dilinde
                Kanaatin irfana açılan ecrinde, halinin kaline dönüştğü azminde ve eminlik içinde

                Mustafa CİLASUN

                #794004
                Anonim

                  Ne vakit bir aşkla yanacaktır bu ruhum!

                  49604.jpg

                  Ne kadar gözyaşı döksem
                  Hıçkırıklarım hiç dinmeden, burukluğumu dile getirsem
                  Bilmeden ve anlamadan, hiç farkını anlamadan, inandığımı söylesem
                  Kim ne yapıyorsa, mukallit olmak nefsimi ikna ediyorsa, aklım ve iradem kuraksa

                  Her vakit korku yanımdaysa
                  Narın ve
                  aşkın vecde gelen lisanı, halim için anlaşılmaktan uzaksa
                  İçinde nefeslendiğim lahzalar, umudum için kalbimi inşirah farkına açmıyorsa
                  İltica ettiğim haller, vakitsiz taraneler, ihlastan uzak niyetler, avuntu bilinmiyorsa

                  Yaprağım bırakan bir dalın
                  Ehliyet için itminan olmamış ve nazargah olan kalbin ve umutların
                  Vesvese içinde bırakan tedbirsiz hesabın, hissiyatımı kapçılayan
                  aşksız figanım
                  Nasıl
                  aşk ile filizlenecek, vecdin firkatiyle hal’im, kal’ime dönüşecek ve güldürecek

                  Çilenin eşi,ğinde kim himmet edecek
                  Duyulmaya hasret feryadım, hangi umudum için ruhuma serinlik verecek
                  Yüreğimde ki
                  hüzün dinecek, ruhumun bu hicran damlaları bir bir sürura erecek
                  Bahtımın limanı mütebessim içinde zindeleşecek, yalnızlığım artık gam vermeyecek

                  Tenime değen rüzgar üzmeyecek
                  Martıların çığlıkları çok garip gelmeyecek, dalgalar anbean
                  aşkla seslenecek
                  Ömür yumağım, yıllara sari unutkan halim, yüzüme acı veren melalim dirilecek
                  Yar derken,
                  aşkı anarken, edebin zarifliğini yürekte hissederken, hüzün vermeyecek

                  Mazileşen an boynumu büktürmeyecek
                  Öteyi terennüm ederken, mizanı ruhumun derinliklerinde ki anını hissederken
                  Mahşer için ş
                  aşkınlığım anbean artarken, kıametin dillenen halinin haşyeti varken
                  Susmak ve boyun bükmek geliyor içimden, teslimiyetinde ki hali acıyla düşünürken

                  Ey gözyaşlarıyla niyaza eyleyen yar
                  Halimin fakirliğinde ki sefilliğim, bin
                  hüzün ile yıllardır sinemi dağlar
                  Hasret neden içimde harı ile var, firkat hangi vecdim için ruhuma kapıyı aralar
                  Gözyaşlarım acziyetime kefildir ey ar, ahdimin ve hakikatimin mecnunluğu var

                  Mustafa CİLASUN

                  #794005
                  Anonim

                    Türkçe olimpiyatlarını anarken!

                    49004.jpg

                    Her nasılsa içimin kabarbasına
                    Ruhumun hicranının bir nebze olsun durmasına
                    Hüzün yumağımın şahit olduğum
                    zaman da dağılmasına
                    Ümmet-i muhammet ve vahdet adına hasredilen himmet
                    gözlerimi yaşarttı

                    Bilmem ki şimdi ne söylkesem
                    Harap olan gençliğin geleceklerinin hesabını nefeslensem
                    Mütemadiyen tüketen
                    toplumun, kanaat ve sabırda ki ecirlerine imrensem
                    Sevginin yeryüzünde ne kadar mümbit bir eser meydana getirdiğini
                    aşkla söylesem

                    Üstad hazretlerini yadetsem
                    Onca çektiği çilelerin filizlendiğini ibretini derlesem
                    Aşk ve azmin, sevda ve idrak farkının vecdini, ruhumun derinliklerinde görsem
                    Mahzun halimle, içimi titreten şevkin ve firkatin maşuka uzanan an’a ömür versem

                    Millet ki kendi içinde bir devlet
                    Ruhunun ve kalbinin sahibine teslim olmuş bir hasret
                    Yüzlerce ülkede, bin bir rengin halinde, ayetleri tefsir eden ne büyük hassasiyet
                    Gurbet ellerinde, mahzunluğun her halinde, kanaatin ve sabrın
                    aşk dilinin vaktinde

                    Aşk ve himmetle nizam edilmiş gönüller
                    Farkı fark ettiren vicdani gerekçeler,
                    rahmetin sevdalaştığı kutlu gönüller
                    Mürebiye telakkisinde ki yeniden tasnif edilen ibretli sahneler, maşuk için ahitler
                    Onca sefilliğime rağmen, hoyrat nefsin dilegelen kalinden muhabbet
                    aşkını anladım

                    Kul olmak, ümmet olmayı başarmak
                    Sorgusuz ve suallsiz teslimiyette ki vecdin farkını gönüllerde yaşatmak
                    Azmin ve ecrin bu minval üzre tarifini yertüzü muhataplarına sabırla anlatmak
                    Gönüllerin kalesini kurmak,
                    insan olabilmeyi diriliş sahnesiyle yeniden karşılaşmak

                    Sevgili gönül dostunun hüznünü paylaşmak
                    Yüreğinde ki yaraları anlamak ve sevdasında ki ecriyle bir yol bulmak
                    Aşka ve hakka teslim eden
                    anne ve babaları mütebessim bir şekilde duayla anmak
                    Kapatılan kapıların açıldığına şahit olmak, milletin gönlünde yaşamayı başarmak

                    Mustafra CİLASUN

                    #794011
                    Anonim

                      Nefesin meramına ve şiarına ram olmak!

                      51038.jpg

                      Akıp gidiyor, vecdini hasrediyor
                      Kim ne söylerse boyun büküyor, mefkuresine cehd-i aşkıyla ilerliyor
                      Müddetin ihsanıyla bedelleşiyor, akıl ve idrak için neden hicran içine giriyor
                      Düşünmek, farkı fark ettiren esine gönül vermek, sevdasının hazzıyla ömür tüketmek

                      Han virane olmuş, kimseler yok
                      Dallar kurumuş, kuşlar konmaz artık sinelerinde yeşeren umut yok
                      Ağaçın gövdesine hasretin ve vaktin, sabrın ahıyla yazılmış notlar ne kadar çok
                      Kimbilir nasıl ümit etmişlerdi, yürekleri titremişlerdi, boyun büktüren an kimindi

                      Diyar diyar gam ile dolaşılır
                      Metanetin azmiyle neden birçok kapılar açılır, umutlar palazlanır
                      An ve vaki olan zaman ruhuna neler anlatır, kalbinin hicranı niçin seni ağlatır
                      Kapanan kapılır kim bilir ne vakit açılır, niyetin aşkı neden vecdinle ihsana ulaşır

                      Bilinir ki nefs ömürlüktür
                      Talim ve terbiyesi irade ve azmin aşka kefil olan rıza reçetesidir
                      Miskinlin ne büyük rezalettir, maksadını aşan züht kimin gamına yetecektir
                      Akıl ve izan evet, hesabın mihengidir, kim hakikatine itibar ederse ermiş demektir

                      Seni korkutan cehaletindir
                      İman üzre olmak, onun vecdiyle ruhun sahibiyle buluşmak, kalbini açmak
                      İçini kemiren ne varsa, kuşku ve zan şayet bir kabahatsa, anlatmaktan korkma
                      Ruhunda yanan ateşin, kalbinin münbit halinde bekleyen ümidin kim içindir anla

                      Şayet yediğin bir tokat olsa bile
                      Sakın Allaha mal etme, sahipsizin sahibi şeytandır deme, mübalada etme
                      İman, taklidi neylesin, hukukunu sana nasıl teslim etsin, tahkikini azmettirsin
                      İraden ve aklın kimin emanetinde, nefsin sahibi sen olunca, hesabını kalbinde yaşa

                      Seni ağlatan her ne varsa
                      Umutların bu vakitten sonra solmaya başlamışsa, aşk ve şevkin nerde
                      Neden uktelerin hale dert sayılan badirelerde, hani furkana olan meylin kederde
                      Sana hitap eden, senin aklına seslenen, bir bir seni muhatap bileni haydi anla
                      Mustafa CİLASUN
                      #794012
                      Anonim

                        Nefesin meramına ve şiarına ram olmak!

                        51038.jpg

                        Akıp gidiyor, vecdini hasrediyor
                        Kim ne söylerse boyun büküyor, mefkuresine cehd-i aşkıyla ilerliyor
                        Müddetin ihsanıyla bedelleşiyor, akıl ve idrak için neden hicran içine giriyor
                        Düşünmek, farkı fark ettiren esine gönül vermek, sevdasının hazzıyla ömür tüketmek

                        Han virane olmuş, kimseler yok
                        Dallar kurumuş, kuşlar konmaz artık sinelerinde yeşeren umut yok
                        Ağaçın gövdesine hasretin ve vaktin, sabrın ahıyla yazılmış notlar ne kadar çok
                        Kimbilir nasıl ümit etmişlerdi, yürekleri titremişlerdi, boyun büktüren an kimindi

                        Diyar diyar gam ile dolaşılır
                        Metanetin azmiyle neden birçok kapılar açılır, umutlar palazlanır
                        An ve vaki olan zaman ruhuna neler anlatır, kalbinin hicranı niçin seni ağlatır
                        Kapanan kapılır kim bilir ne vakit açılır, niyetin aşkı neden vecdinle ihsana ulaşır

                        Bilinir ki nefs ömürlüktür
                        Talim ve terbiyesi irade ve azmin aşka kefil olan rıza reçetesidir
                        Miskinlin ne büyük rezalettir, maksadını aşan züht kimin gamına yetecektir
                        Akıl ve izan evet, hesabın mihengidir, kim hakikatine itibar ederse ermiş demektir

                        Seni korkutan cehaletindir
                        İman üzre olmak, onun vecdiyle ruhun sahibiyle buluşmak, kalbini açmak
                        İçini kemiren ne varsa, kuşku ve zan şayet bir kabahatsa, anlatmaktan korkma
                        Ruhunda yanan ateşin, kalbinin münbit halinde bekleyen ümidin kim içindir anla

                        Şayet yediğin bir tokat olsa bile
                        Sakın Allaha mal etme, sahipsizin sahibi şeytandır deme, mübalada etme
                        İman, taklidi neylesin, hukukunu sana nasıl teslim etsin, tahkikini azmettirsin
                        İraden ve aklın kimin emanetinde, nefsin sahibi sen olunca, hesabını kalbinde yaşa

                        Seni ağlatan her ne varsa
                        Umutların bu vakitten sonra solmaya başlamışsa, aşk ve şevkin nerde
                        Neden uktelerin hale dert sayılan badirelerde, hani furkana olan meylin kederde
                        Sana hitap eden, senin aklına seslenen, bir bir seni muhatap bileni haydi anla

                        Mustafa CİLASUN

                        #794044
                        Anonim

                          Sukut ettiren hicranlar, hüzün eken acılar!

                          51857.jpg


                          Gecenin bir yarısında sahile indim
                          Oldukça sessiz ve kimsesizdi
                          sokaklar, tek tük yanıyordu lambalar
                          Umutsuz bir çehreyle gezinen hayvanlar, hiç kıpırdamayan yapraklar ve dallar
                          İnsan kalabalığı terketmişti, tercihler nasıl bir hesabın içindeydi dilde sessizleşmişti

                          Alanya ya bir iş takibi için gelmiştim
                          Farklı milletlerin fertlerini her bir t
                          arafta serpilmiş vaziyette görmüştüm
                          Kimi
                          zaman acaba ile yetindim, bazen hayret ederek yüzümü çevirdim ve üzüldüm
                          Sanki yerli halk hiç yoktu, sadece ticaretle iştigal edenler o an evrenseldi,ne
                          güldüm

                          Oteller doluydu, demek ki iş vardı
                          Kesat günler geride kalmıştı, yerli muz satanlar vardı,Kayseriden pahalıydı
                          Muhatabımız bayan olduğu için pazarlık yapabilmek imkanımız yoktu,biraz acıydı
                          Adeta
                          insanlar muhabbet ve merhaba demeyi unutmuşlardı nedensiz bir yolcumuydu

                          Evet, dış ticaretimiz birinci gelmiş
                          Demek ki tüccar olmak ne büyük bir marifetmiş, yıllardır uyutulmakmış işimiz
                          Cihanda sulh ve yurtta sulh derken, herhalde yat uyu manasında dile getirilmemiş
                          Şevk ve vecd ancak
                          aşk istikametinde ki rıza içindir, azmetmekte bir cesaret işidir

                          Ürkek ve azgın nefese ne kadar itibar edilir
                          Kainatın lehçesi bellidir, her bir ecrin şadından sevda çağlayanı belirir
                          Yar derken, canın hissiyatını henüz şehretmeye malik değilsen, hiç heveslenme
                          Ergeç bir maraz çıkacaktır karşına, niyetin şuur ve idrakine ulamayınca meyletme

                          Gece saat sanırım yirmiüç civarıydı
                          Hüzzam bir eser kulağıma ne kadar haz verdi, dikkatim o an kesildi
                          “İçimde yine bir sızı var” diyordu yorumcu, sonra”Dinmiyor hicranım bu akşam,
                          Sonra, “Şu göğsümü yırtıp baksalar” diye devam ediyordu o an duygularım kabardı

                          Her ne hikmetse alıp götürmüştü
                          Ruhumun derinliklerinden çözülmeler, kalbimde ki silinmeyen izler nüksetti
                          İçimin burukluğuna çok iyi geldi, yıldızlar refakat ediyorlardı, sahil bana kalmıştı
                          Yer ve
                          zaman, can ve hesap bir birine kenetlenmiş vicdanlardı, ölüm korkutmadı

                          Mustafa CİLASUN

                          #794045
                          Anonim

                            Yarab kime feryaf edip, içimi dökeyim!!

                            51487.jpg

                            Dimiyor sineme gam veren hüzün
                            Düşünmek kar etmiyor, hislerim sarhoş oldu, halsizdir nefesim
                            İçinden çıkmaya kadir olamadığım lahza kimin, ah u zarım şimdi kime söyleyim
                            Boynum büküktür, ümitlerim suya hasret filiz misalidir,sabır kar etmez ah neyleyim

                            Bir safa bahşet gel şu dil-i kalbe
                            Ümit yeniden yeşersin sinemin makus talihinde, hani şevk nerde
                            İbret alayım, ruhumdan neşet eden idrakle yolunun eşiklerinde bir kul olayım
                            Narınla yanayım, ihsanınla vecdine köle olayım, ecir içinde sadık bir nefes olayım

                            İşaret taşlarında soluk alayım
                            Kitab-ı celilinin hasrettiği meşk ve ibreti bu kalbime anlatayım
                            Ruhumun ahdini, nefsimin mukadder halini, idrakimin zafiyet miçinde ki acziyetini
                            Bir bir sabrın ve kanaatin, azmin ve ruhuma neşe bahşeden o aşkının zarif ikliminde

                            Edepten yoksun olan fakirdir
                            İnsan ancak ar sahibiyse şeref ve liyakat hususunda ihsan mertebesindedir
                            İlim, merakın ilk hareket vecdidir, azim ve mefkure vuslat içinde ki sevda demektir
                            Lisan ile nefs terbiye olmaz, esiri olunca vicdanın nefes alamaz, tahkik te unutulmaz

                            Hüsranla gönül hep inler
                            Ve fakat akıl ve irfan sakıt olmuşsa, hissiyat ruhuna acı katar, yakar
                            İnsan hassasiyetle ardır, müffik bir nazardır, yaratılan en müstesna imandır
                            Mazisi ve atisini görmezden gelemez, aşkı nefsi adına telakki eylemez ve yanmaz

                            Hasret, sadece özlem midir
                            Hangi lisanın halinden yüreği yakan bir kederdir, muhabbet aşk işidir
                            Aşk, ruhun ve kalbin didarında ki bir sebep ve kulluk ilişkisidir, firkat ettirir
                            Gönül, neden ummanın suhuletinden, sahranın sabır vecdinden aşk kokan esindir

                            Garip gönül hemen mest olur
                            En küçük bir ihsan karşısından hayli uygulanız, çok utanır ve sıkılır
                            Mahcubiyetiyle yüzü kızarır, eli ayağı titrer, bu vecd sahibini haline hatırlatır
                            Sessizlik içinde şükran şadıyla nefes nefese kalır, umutları şevkiyle fışkırır

                            Mustafa CİLASUN

                            #794052
                            Anonim

                              Derd-i mihnet tende bir hal bırakmıyor!

                              50643.jpg


                              Yıllardır içimin sızısı dinmiyor
                              Ektiğim ümitler felaha erişmiyor, ruhumun hicranı niye dinmiyor
                              Ettiğim sukut, nazar ettiğim ufuk, kalbime ne vakittir bir rahat vermiyor
                              Hangi lahzalar bahtımın sahifeler için bekliyor, acziyetim ki sinemi hırpalıyor

                              Şikayetlenmek, aşka ihanettir
                              Vefa gösterip sabreylemek, kanaatin vecdinde ki sevday-ı fazilettir
                              Nefsim bu hakikati ne kadar bilir, mizacın ondan ilzam olan acı marifettir
                              Edep hangi nefesler için derttir,Hakkı ihmale almak yaratılış adına evet, zillettir

                              Gözlerim uykudan açılmazken
                              Ezanlar ki latif bir seda ile ruhuma seslenizken, nasıl ar ederim
                              Zafiyetler içinde kendi halimin kumaşına lahzalardasn tebarüz edeni işlerim
                              Sual edene şimdi ne söylerim, bahşeden Rabbimin
                              sevgisini nasıl görmezden gelirim

                              Diken hangi gülün bir çilesidir
                              Halinin perdelerini gizleyen
                              aşk sezgisidir, edep halinden ne güzeldir
                              Hassasiyetinde iştiyah vardır, sessizliğinde kal’e dönüşmüş bir hal, niye ardır
                              Sukutun çığlığı hangi sezginin kulak kabarttığı bir inşirahtır, ağlamak pek yakışır

                              Bir kalam etmeden önce düşün
                              Kalbin sahibi, nefesin sedası nasıl bir hal içindedir ve kiminledir
                              Alıp götüren hissiyat nerden esin alarak, ruhunun meyline doğru onu götürür
                              Bigane kalmak nasıl mümkündür, ecir için serkeşlik yapmak evet, bir yabaniliktir

                              Tasarruf ve tasattuk görecelidir
                              Kalp teskin edilmedikçe, inşirah için kurban olmadıkça zükt ne iştir
                              Her
                              zaman nefsinin istekleri halinde depreşen gizli gerekçendir, ne derler niyedir
                              Seni var eden, sana uzak gerlenden ziyasiyle yakınındır, nefsin ki terbiye edilmelidir

                              Ders aldım, mürşidim tanıdım dersen
                              Aklını ve fikrini dert edinmeyi ihmak ederek, bir güvenceye girersen
                              Çewktiğin tesbihatın ne manaya dahigeldiğini, bilmeden dersi bitirdim edersen
                              İdrak sana çok uzaktır, irfan
                              hikayelerin içinde hoş gelen bir masaldır ki, avunma

                              Mustafa cilasun

                              #794080
                              Anonim

                                Millete gitmek ve fakat hınca yenilmek!

                                51238.jpg

                                Nihayetinde bir seçim yapıldı
                                Ve ilgili partiler ellrinden geldiği ölçüde projelerini bir bir anlattı
                                Kimi zaman lafazanlık edildi, milletin insiyatifine bir anlamda dikkat edilmedi
                                Kısır propagandalar anlamsız iktibaslar nakarata dönüşen gelmiş lafı güzarlıklar

                                Evet, katılım hayli güzeldi
                                Zaten buasil millet gün evveli tercih konusunda bir kanaat sahibiydi
                                İstikrar ve güven kimin için önemsizdi,huzur ortamı nasıl ihmal edilebilinirdi
                                Gayet demokratik bir zamanın dile gelmiş vaktinde, millet tercihi ile birlikteydi

                                Yüksek seçin kurulu açıkladı
                                Sakıncalı olanlar içim kimi zaman müphem kararlar aldı ama açıklayamadı
                                Yasama ve yargı zan altında bırakıldı, yüretmeye saldırmak için fırsatlar çıktı
                                Zaten sinsice bekleyenler, derinlik içinde ahitleşmiş nefesler, o an taarruza geçti

                                Balkon konuşması yerindeydi
                                Ve fakat asıl muhatap olanlar, hırsın ve yeisin içinde şaşırmış emellerdi
                                Ne kadar vaat ettiyseler, kimi zaman iktidar olacağız deseler,çok kömiklerdi
                                Hatta yüce divana çıkartacağız diyenler, idamlık mahkumu salıverenler kimlerdi

                                Bir seçilmiş ve fakat hükümlü için
                                Yüksek seçim kurulunun verdiği karar, zaten beklenen malum hallerdi
                                Sanki hakları gasbedilmiş bir insan mahzuniyetinde feryad etmeleri niye gülünçtü
                                İşin en garip taarafı, anamuhalefet partisinin sergilediği traji komik olan hallerdi

                                Yemin etmeyeceğiz diyorlardı
                                Yasama içinde çözüm arıyorlardı, oysa bizzat bahaneler içinde kaçanlardı
                                Muhalefet,aklın ve mantığın reddettiğini anlamak dışında itibar edilen hezeyandı
                                Şimdi milletin verdiği görev ve yetki birbir gaspa uğradı,nasıl olsa kar bu zaman

                                Mustafa CİLASUN

                                #794081
                                Anonim

                                  Titrer bu yüreğim hangi lahzada gelsen!

                                  50878.jpg

                                  Ne kadar sukut etsem
                                  Her yusumladığım burukluğumu umutların gölgesinde hasadını beklesem
                                  Hasretini derinden duyduğum naif firkatin
                                  aşk, nefesini yüreğimde hissetsem
                                  Düşlerinin şevkiyle yetinsem, sabrın sahrasında,
                                  gözyaşlarının arasında göçsem

                                  Yüreğimi sağlayan nedir
                                  Ruhumu esir eden bir emel-i salihmidir, yoksa nefsim için bahanemidir
                                  Neden gönlüm bu tahkikin vecdinde sukut etmektedir, nasibe umut etmektedir
                                  Bahyım yılların ah-u zarıyla inlemektedir, hıçkırıklarım ne
                                  zaman hissedilecektir

                                  Emel, umudu kör eylemektedir
                                  Takatsiz bırakıp, acziyet içine sevketmektedir, hırs nefs için değildir
                                  Aşk; ar için gerekçedir,idrak içinde ki ülfettir, meşke bahis olan ihlas-ı azimdir
                                  Hesapsız olmak, düşünmek için fikre ihtiyaç duymak, vuslat içinde ki aht-i akittir

                                  Lisanım niye anlaşılmıyor
                                  Hangi milletin lehçesinden kal ediyor,
                                  kelime sözcükle mi iktifa ediliyor
                                  Neden redd-i miras etmek talep ediliyor, mazimde ki her lahza yadımı bekliyor
                                  Onun figanını anlamamak, öztürkçe diye nasihatte bulunmak çok ağrıma gidiyor

                                  Ne vakit sahile insem
                                  Gecenin matemini ruhumda hissetsem,içimin sızısını bir bir dile getirsem
                                  Gözlerim doluyor,titreyen yüreğim hissiyatımı sarsıyor,nasıl bu
                                  aşktan vazgeçsem
                                  Malik olduğum ne varsa, emaenetçi olmam ruhun hakikatiysi niye tuğyan edeyim

                                  Söyleyemem derdimi ar ederim
                                  Şikayet bilmeyen kalbimi nasıl perişan etmek için nefsime itibar ederim
                                  İmanımda itminan olmayı Rabbimden dilerim,acziyetim için mağfiretini beklerim
                                  Yine sessiz ve kabaaran hisserimle yalnızlığın rıhtımında,umut içinde secde ederim

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 466 ile 480 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.