- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
28 Haziran 2011: 09:52 #793956
Anonim
Can, nefes alan,kalbini hiç tanımayan!

Suistimallar günbegün artıyor
Ruhumu daraltıyor,müşterekliğimiz adına ne kadar acı veriyor
Bir sıfat sahibi olmak ne kadar kifayet ediyor, sesgisiz kalp neden firak ediyor
Adeta uzavlar dile geliyor,süret-i hal dedirten çılgınlıklar, ah pişkinlik görülüyorZabıtalar dilenci kovalıyor
Yakalana nisalar avazı çıktığı kadar bağırıyor, halk yazık diyor
Kafasını sallayanlardan geçilmiyor, dilençi kadının ettiği küfürler ağır geliyor
Yerlere kendini atması, ağzından köpük gelecek kadar bağırması da haline yetiyorŞehrin idarecileri emir veriyor
Ve fakat ne kadar çözüm üretiyor, kolluk güçleri de itaat ediyor
Zabıtanın çaydırıcı hiçbir kuşanımı yok seyyarlar bunu biliyor,niye itiraz ediyor
Olmadık hakaretlerle gönüller de incinitiliyor,makam sahipleri neden gözükmüyorBir gözlem yaptım,araştırdım
İşe ihtiyacı olan nefesler bizar bıraklırken,kimler işe alınmış baktım
Makam sahiplerinin efradı temizlik elemenı olarak işe başlamışlar, şaşırdım
Ve fakar, ilgili işi yapmıyorlar, elense yatıyorlar,yine bir gam ile içime kapandımNeden şehreminler ilgisizler
En yakınından olan bitenlerden habersizler, ne kadar hak içindeler
İltimas edilen ve liyakat adına bahenelerle gözardı edilenler hak bir bak kimdeler
Bir duruşla ve bir amaçla gelen düşünceler ki, şimdiler de ne kadar harap içindelerTercihler iltifata tabidir derler
Ne kadar nüfüsun varsa ve hatta dalkavukluk içinde bir ummansa
Kula kul olmak, esir olmak için ruhundan vazgeçmeyi göze almak haksa, yanında
Sual vermek,bin bir prajenin içinde kaybolmayı gaye edinmek ve seçilmek bi dahaMustafa CİLASUN
28 Haziran 2011: 09:54 #793957Anonim
Aranma ve fakat nedenlerden de kaçınma!
Kim çıkarsa çıksın karşına
Sahipsiz bir lahza yok, sakın unutma, nasip kalbi vakittir anla
Bahtın seraplaçmayınca, umutların hazanlaşmayınca, biran olsun korkma
Ruhunun firkati, kalbine nazar eden kuvveti, hesap içinde ki iradeni hep sorgulaSünnetullaha engel olamazsın
Yaratılan ne varsa onunla birlikte yaşamak için azimle çalışmalısın
sabrınj ve kaatin vecdiyle durulmalısın,rehberin olan furkanla yol almalısın
Gül niye mütebessimdir, sessizliğin derüniliğinde en anlamlı heves, koklamalısınYol akılsız, fikirsiz nefesi sevmez
Etrafında ki serviler ibrete ramdır, mefkusesiz candan hiç haz etmez
Rüzgar ötenin şarkısıdır, ahenksiz bir gönüşe sürur u sor bak nedeb bahşetmez
Deli deyip geçme, divanenin yüreği ummandır ve yari için ağlayan fermandır üzmeAfat neden vakitlidir ve gizdir
Uyuyan gönüller nasıl bir sıratın izlerinde düşlere dalmaktadır
Müddet nefes için niye vardır, edep kalbin en tabii ilacıdır ve iman için tactır
Hiç devasız bir illet var mıdır, akıl ve izan niçin aşk hakkında naçar kalmaktadırCanın içinde ki cana nazar eden
Damarında ki akan kanını beynin için vazgeçilmezi addeten
Kalbinin ritmini aşkın ve nefsin gel gitleriyle hesap etmesini tasarruf ettiren
Gözyaşlarını kendi için aşk bilen, titreyen yüreğin figanına cevap veren ve verdirenNereye gidiyorsun bir sual et
Derdi ve çileyi, sancılar içinde inleyen her nefesi merak et
Ölümde dirilmek nedir, tohumun toprakla buluşması aşk-ı vuslatmıdır yadet
Korkunun ecele ne faydası vardır ve mütemadiyen firar etmek yararlı mıdır sual etMustafa CİLASUN
29 Haziran 2011: 09:35 #793976Anonim
Seviyorum seni derken…!
Ruhumun firkatinden
Kalbimie nazar eden maşukun feyzinden ve aşk-ı rikkatinden
Halin, kale dönüşmeyen mahallinden, nefsin talime ihtiyac duymayan sesinden
Latif kalbini, nazenin hassasiyetini, samimi teslimiyetini hiç fark etmemişimndirHer doğan nefis beşerdir
Ancak insan olmak için vaktini bekleyen zadedir, azmi iledir
İradey-i maslahat sosyolojik algılarında ikamedir,erdem ve ihsan iman içindedir
Aşk, her mefkurenin,toprağa hasret nüvenin,müddet-i arefesidir, nasip gerekçesidirKamış bir saz olursa, kul..
Mabudu için, sahibinde yekpare olmak muhakkak ki aklı ve izanın için seçim
Nur’a tabi olmak, münderacaat içinde hesabı umursamak, takva ile yaran olmak
Sevdanın harıyla eşiklerin ilzamında nefes nefes hasretin yumağı gibi umutlanmakYetimin hamisi olursan
Garibin banisi olan mutlakla birliktesin ve en yakınında olan ecirsin
Tevazunun sadrını anlamak, ruhuna aşikar olan halinde istikamet bulmak aşktır
Farkı fark ettiren izan ve ferasetin bahşedilen fevkiidir,gönül kapısı hakka tabiidirMağdur olmak istemiyorsan
Yalnızlığın sahillerinde ağlamayı kendine yediremiyorsan korkma
Korku asla bir takva değildir, vecde getiren teslimiyet şevkin içinde ki berekettir
Sevgi dilidir, edebin halinde ki suhulettir, narin olmak elbette ki hassasiyet işidirİman, kalbin ve ruhun refikidir
Akıl ve irfan bunun için bahşedilmiş ziyadeliktir, iradesizlik acziyettir
Mukallit kimliği ne büyük bir fakirliktir, ilim, merakın şubesinden zuhur edendir
Emelin vuslar olmalıdır, neye, kime iltica ediyorsan, haktan uzaklaştırmayacaktırMustafa CİLASUN
29 Haziran 2011: 09:37 #793977Anonim
Sual eden nefesin o an ki halini anla!

Gönlü şefkatin salinde olan
Ruhunun sessizliğinden tebarüz eden vicdanıyla bir farkı anlaşılan
Yaban olmaktan, serap ile uğraşmaktan,kuraklıktan haz almaktan kurtulandır
Hesabın içinde anlamlaşan candır, emesuliyetin idrakinde olan zarif bir insandırBilmeyen,pişkinliğe vurmazsa
Ne derleri gaye edinmek için azmeden bir zavallıysa, nedensizdir unutma
İnsan müddet-i nefestir, bir vakit içinde ruhi ve kalbi vecdin içinde yürümelidir
Zamansızlıkta ne vardır,bahtının kapısı nasıl çalınacaktır,aşkın umut için şiardırNesiller sanki kayıp haldeler
Kendi içine hapsomuş bir biçimde azadeliği an be an neden benimserler
Asi olmayı,tepkisinde bir hudut tanımamayı nasıl kalbi manada hiç düşünmezler
Taklit etmeyi,erişim adına rekabet adına koşmayı,nefsin hali olarak hiç görmezlerAnneler mahzun, baba yorgun
Şırnaşıklık sanki hanesine müptela olmuş bir salgın,boyun bükerler
Evladımız asla mahrunm olmasın derken, ihmal ettiklerini hakkıyla göremezler
Keşkelere müracaat ederler, kafa sallamakla yetinirler,sonra birer sahipsiz gibilerNefesin nazıyla hemhal olmak
Sosyal rekabeti ve kalbi refleksleri anlamamakla zorlanmaya tabiidir
İnsan, en mütekamil olmak manasında mana kazanan lahzada bir aşk-ı fermandır
Korku sadece tehlikeler içinde mi saklıdır,sevgiyi muhabbeti engelleyen karanlıktırİdrakin kapanması marazdır
Kalbin inşirah için palazlanmaması lekeler içinde olan insicamıdır
Mizanın farkı ancak aşkla ziyadesiyle anlaşılacak olan ferasette ki ihsanıdır
Gerekçesiz gözyaşı kime faydalıdır, nedamet içinde kaybolmak elbette manidardırMustafa CİLASUN
30 Haziran 2011: 10:19 #793993Anonim
Bilmeden nasıl ram olup,halini anlayayım!

Çok gayret ettim, fevkiine yetişemedim
Emellerini işittikte ne kadar hayret ettim, kendi fakirliğime verdim
Ufkunuzun derinliğine şahit olmak istedim fakat her nedense fırsat vermedim
Elbette ki merak ettim, kimi zaman suallerin peşinden sürüklendim ki erişemedimDemek ki böyle dileniyormuş, dedim
Gizemler içinde nefeslenmeyi pek seviyor diye üzülerek yadettim
Her zaman yolunu bekledim, bir kelam etmek için ne kadar sabırla yetindim
Fakat sen biraz olsun dert edinmedin,düşürdüğün hali görmezden gelmek istedinAklımın tutulmasını hiç istemiyorum
Gerekçesiz sevdayı nasıl şahretmeye azmederim, nasibimi beklerim
Olur olmaz salınmam, nazarlarımla aranmam, lahzaların müddetine sığınırım
Yunus misali aşka yanarım, kuraklığın menbaası olan böyle bir kalbi neyleyeyimAldatmak, bir gönlü kasten yakmaktır
Elhak aldatan illa ki hiç ummadığı bir vakitte aldanır ve acınır
Ahmaklığına sığınır, bahaneler içinde çırpınır, izanı ve irfanı zayi olmuş sanır
İhsan ve ihlas adına nasıl yakarır, kalbi lekelerinden sıyrılmak için adeta çırpınırNisa,rahmet ve himmetin nişanesidir
Ne kadar latif bieşekilde taltif edilmiş en kutlu olan nefestir
Sabrın ve kaaatin pencesinde aşkın ilhamıyla iktifa eden ne güzel mürebbiyedir
Neden her hakkı insan kimliğinde ihnal edilir,hatta hoyratça hor ve hakit görülürGönül umman misali muazzam enginliktir
Gül niçin suhuletin nişanesi, vecdin sukut etmiş sesi, sabrun dirliş müjdesidir
Ancak fikreden, tefekkür eden gönül, onun firkattete ki sevda figanını farkını bilir
Feraseti kapanmış bir kalp nasıl şefkati, rahmeti hakkıyla sahibinden hissedebilirMustafa CİLASUN
30 Haziran 2011: 10:21 #793994Anonim
Haline eser mi oldum, vecdimi unuttum!

Ne vakit yalnız kalsam
Ruhumun insicamından gelen serzenişlere sinemi aralasam
Farkı fark ettiren idrakin nazarıyla uyansam,ah u zarımla başbaşa kalsam
Gam içindeyim, kederin rengiyle hicranın bendindeyim,keşkeleri kime söyleyeyimTerbiyeye muhtaç bir arla
İçinde kaybolduğum zamanlar,irfanıma takat yedirmeyan firkatle ve harla
Hangi vaktin bilincindeyin, önümde açılan lahzaları nasıl aşkımla ben yadederim
Elhak fakirliğin ikliminde yine acziyet içindeyim,mahcubiyetim var zühtü nideyimNe zaman aklım tutulsa
Kararan sevda yadımda açmayan baharsa, hüzün her vakit yanımdaysa
Vuslat için nasıl dertleneyim, tedbirsiz bir izanı, söylermisin kime şikayet edeyim
Her nefesin bir hesabı olmalıd, müddet-i nefes için nasıl bir talimin aşkına ereyimEsir eden yare ne diyeyim
Kalbimi hicrana sevk eden elemin inhisarında mı öleyim,neyleyim
Ne kadar sahipsiz biriyim, neyin farkında olmayan ve anlamayan bir nefesim
En yakınımda kim var, kalbim niye içli içli ağlar, sinemi kuşaytan bir gamım varHevesler neyime kefildir
İlimsiz ve irfansız nefes nasıl bir idrakin yadettiği furkandır
İbret kim için ardır, edebe olan muhyaçlığım ne kadar derinleşen bir sancıdır
Neden aşkın firkati, kalbin ihsan sahifesi aklımı celbeder, ruhuma kim refakat ederLeyla nasıl bir aşkın vecdinde
Mecnun neden yakan gönlün zail olan şikayetlerinin sürur fevkiinde
Ruhu niçin şevkin kadrinde, hilmin en zarif latifliğinde, sabrın aşk sunan dilinde
Kanaatin irfana açılan ecrinde, halinin kaline dönüştğü azminde ve eminlik içindeMustafa CİLASUN
1 Temmuz 2011: 07:48 #794004Anonim
Ne vakit bir aşkla yanacaktır bu ruhum!

Ne kadar gözyaşı döksem
Hıçkırıklarım hiç dinmeden, burukluğumu dile getirsem
Bilmeden ve anlamadan, hiç farkını anlamadan, inandığımı söylesem
Kim ne yapıyorsa, mukallit olmak nefsimi ikna ediyorsa, aklım ve iradem kuraksaHer vakit korku yanımdaysa
Narın ve aşkın vecde gelen lisanı, halim için anlaşılmaktan uzaksa
İçinde nefeslendiğim lahzalar, umudum için kalbimi inşirah farkına açmıyorsa
İltica ettiğim haller, vakitsiz taraneler, ihlastan uzak niyetler, avuntu bilinmiyorsaYaprağım bırakan bir dalın
Ehliyet için itminan olmamış ve nazargah olan kalbin ve umutların
Vesvese içinde bırakan tedbirsiz hesabın, hissiyatımı kapçılayan aşksız figanım
Nasıl aşk ile filizlenecek, vecdin firkatiyle hal’im, kal’ime dönüşecek ve güldürecekÇilenin eşi,ğinde kim himmet edecek
Duyulmaya hasret feryadım, hangi umudum için ruhuma serinlik verecek
Yüreğimde ki hüzün dinecek, ruhumun bu hicran damlaları bir bir sürura erecek
Bahtımın limanı mütebessim içinde zindeleşecek, yalnızlığım artık gam vermeyecekTenime değen rüzgar üzmeyecek
Martıların çığlıkları çok garip gelmeyecek, dalgalar anbean aşkla seslenecek
Ömür yumağım, yıllara sari unutkan halim, yüzüme acı veren melalim dirilecek
Yar derken, aşkı anarken, edebin zarifliğini yürekte hissederken, hüzün vermeyecekMazileşen an boynumu büktürmeyecek
Öteyi terennüm ederken, mizanı ruhumun derinliklerinde ki anını hissederken
Mahşer için şaşkınlığım anbean artarken, kıametin dillenen halinin haşyeti varken
Susmak ve boyun bükmek geliyor içimden, teslimiyetinde ki hali acıyla düşünürkenEy gözyaşlarıyla niyaza eyleyen yar
Halimin fakirliğinde ki sefilliğim, bin hüzün ile yıllardır sinemi dağlar
Hasret neden içimde harı ile var, firkat hangi vecdim için ruhuma kapıyı aralar
Gözyaşlarım acziyetime kefildir ey ar, ahdimin ve hakikatimin mecnunluğu varMustafa CİLASUN
1 Temmuz 2011: 07:51 #794005Anonim
Türkçe olimpiyatlarını anarken!

Her nasılsa içimin kabarbasına
Ruhumun hicranının bir nebze olsun durmasına
Hüzün yumağımın şahit olduğum zaman da dağılmasına
Ümmet-i muhammet ve vahdet adına hasredilen himmet gözlerimi yaşarttıBilmem ki şimdi ne söylkesem
Harap olan gençliğin geleceklerinin hesabını nefeslensem
Mütemadiyen tüketen toplumun, kanaat ve sabırda ki ecirlerine imrensem
Sevginin yeryüzünde ne kadar mümbit bir eser meydana getirdiğini aşkla söylesemÜstad hazretlerini yadetsem
Onca çektiği çilelerin filizlendiğini ibretini derlesem
Aşk ve azmin, sevda ve idrak farkının vecdini, ruhumun derinliklerinde görsem
Mahzun halimle, içimi titreten şevkin ve firkatin maşuka uzanan an’a ömür versemMillet ki kendi içinde bir devlet
Ruhunun ve kalbinin sahibine teslim olmuş bir hasret
Yüzlerce ülkede, bin bir rengin halinde, ayetleri tefsir eden ne büyük hassasiyet
Gurbet ellerinde, mahzunluğun her halinde, kanaatin ve sabrın aşk dilinin vaktindeAşk ve himmetle nizam edilmiş gönüller
Farkı fark ettiren vicdani gerekçeler, rahmetin sevdalaştığı kutlu gönüller
Mürebiye telakkisinde ki yeniden tasnif edilen ibretli sahneler, maşuk için ahitler
Onca sefilliğime rağmen, hoyrat nefsin dilegelen kalinden muhabbet aşkını anladımKul olmak, ümmet olmayı başarmak
Sorgusuz ve suallsiz teslimiyette ki vecdin farkını gönüllerde yaşatmak
Azmin ve ecrin bu minval üzre tarifini yertüzü muhataplarına sabırla anlatmak
Gönüllerin kalesini kurmak, insan olabilmeyi diriliş sahnesiyle yeniden karşılaşmakSevgili gönül dostunun hüznünü paylaşmak
Yüreğinde ki yaraları anlamak ve sevdasında ki ecriyle bir yol bulmak
Aşka ve hakka teslim eden anne ve babaları mütebessim bir şekilde duayla anmak
Kapatılan kapıların açıldığına şahit olmak, milletin gönlünde yaşamayı başarmakMustafra CİLASUN
1 Temmuz 2011: 17:35 #794011Anonim
Nefesin meramına ve şiarına ram olmak!
Akıp gidiyor, vecdini hasrediyor
Kim ne söylerse boyun büküyor, mefkuresine cehd-i aşkıyla ilerliyor
Müddetin ihsanıyla bedelleşiyor, akıl ve idrak için neden hicran içine giriyor
Düşünmek, farkı fark ettiren esine gönül vermek, sevdasının hazzıyla ömür tüketmekHan virane olmuş, kimseler yok
Dallar kurumuş, kuşlar konmaz artık sinelerinde yeşeren umut yok
Ağaçın gövdesine hasretin ve vaktin, sabrın ahıyla yazılmış notlar ne kadar çok
Kimbilir nasıl ümit etmişlerdi, yürekleri titremişlerdi, boyun büktüren an kimindiDiyar diyar gam ile dolaşılır
Metanetin azmiyle neden birçok kapılar açılır, umutlar palazlanır
An ve vaki olan zaman ruhuna neler anlatır, kalbinin hicranı niçin seni ağlatır
Kapanan kapılır kim bilir ne vakit açılır, niyetin aşkı neden vecdinle ihsana ulaşırBilinir ki nefs ömürlüktür
Talim ve terbiyesi irade ve azmin aşka kefil olan rıza reçetesidir
Miskinlin ne büyük rezalettir, maksadını aşan züht kimin gamına yetecektir
Akıl ve izan evet, hesabın mihengidir, kim hakikatine itibar ederse ermiş demektirSeni korkutan cehaletindir
İman üzre olmak, onun vecdiyle ruhun sahibiyle buluşmak, kalbini açmak
İçini kemiren ne varsa, kuşku ve zan şayet bir kabahatsa, anlatmaktan korkma
Ruhunda yanan ateşin, kalbinin münbit halinde bekleyen ümidin kim içindir anlaŞayet yediğin bir tokat olsa bile
Sakın Allaha mal etme, sahipsizin sahibi şeytandır deme, mübalada etme
İman, taklidi neylesin, hukukunu sana nasıl teslim etsin, tahkikini azmettirsin
İraden ve aklın kimin emanetinde, nefsin sahibi sen olunca, hesabını kalbinde yaşaSeni ağlatan her ne varsa
Umutların bu vakitten sonra solmaya başlamışsa, aşk ve şevkin nerde
Neden uktelerin hale dert sayılan badirelerde, hani furkana olan meylin kederde
Sana hitap eden, senin aklına seslenen, bir bir seni muhatap bileni haydi anlaMustafa CİLASUN1 Temmuz 2011: 17:53 #794012Anonim
Nefesin meramına ve şiarına ram olmak!
Akıp gidiyor, vecdini hasrediyor
Kim ne söylerse boyun büküyor, mefkuresine cehd-i aşkıyla ilerliyor
Müddetin ihsanıyla bedelleşiyor, akıl ve idrak için neden hicran içine giriyor
Düşünmek, farkı fark ettiren esine gönül vermek, sevdasının hazzıyla ömür tüketmekHan virane olmuş, kimseler yok
Dallar kurumuş, kuşlar konmaz artık sinelerinde yeşeren umut yok
Ağaçın gövdesine hasretin ve vaktin, sabrın ahıyla yazılmış notlar ne kadar çok
Kimbilir nasıl ümit etmişlerdi, yürekleri titremişlerdi, boyun büktüren an kimindiDiyar diyar gam ile dolaşılır
Metanetin azmiyle neden birçok kapılar açılır, umutlar palazlanır
An ve vaki olan zaman ruhuna neler anlatır, kalbinin hicranı niçin seni ağlatır
Kapanan kapılır kim bilir ne vakit açılır, niyetin aşkı neden vecdinle ihsana ulaşırBilinir ki nefs ömürlüktür
Talim ve terbiyesi irade ve azmin aşka kefil olan rıza reçetesidir
Miskinlin ne büyük rezalettir, maksadını aşan züht kimin gamına yetecektir
Akıl ve izan evet, hesabın mihengidir, kim hakikatine itibar ederse ermiş demektirSeni korkutan cehaletindir
İman üzre olmak, onun vecdiyle ruhun sahibiyle buluşmak, kalbini açmak
İçini kemiren ne varsa, kuşku ve zan şayet bir kabahatsa, anlatmaktan korkma
Ruhunda yanan ateşin, kalbinin münbit halinde bekleyen ümidin kim içindir anlaŞayet yediğin bir tokat olsa bile
Sakın Allaha mal etme, sahipsizin sahibi şeytandır deme, mübalada etme
İman, taklidi neylesin, hukukunu sana nasıl teslim etsin, tahkikini azmettirsin
İraden ve aklın kimin emanetinde, nefsin sahibi sen olunca, hesabını kalbinde yaşaSeni ağlatan her ne varsa
Umutların bu vakitten sonra solmaya başlamışsa, aşk ve şevkin nerde
Neden uktelerin hale dert sayılan badirelerde, hani furkana olan meylin kederde
Sana hitap eden, senin aklına seslenen, bir bir seni muhatap bileni haydi anlaMustafa CİLASUN
2 Temmuz 2011: 14:00 #794044Anonim
Sukut ettiren hicranlar, hüzün eken acılar!

Gecenin bir yarısında sahile indim
Oldukça sessiz ve kimsesizdi sokaklar, tek tük yanıyordu lambalar
Umutsuz bir çehreyle gezinen hayvanlar, hiç kıpırdamayan yapraklar ve dallar
İnsan kalabalığı terketmişti, tercihler nasıl bir hesabın içindeydi dilde sessizleşmiştiAlanya ya bir iş takibi için gelmiştim
Farklı milletlerin fertlerini her bir tarafta serpilmiş vaziyette görmüştüm
Kimi zaman acaba ile yetindim, bazen hayret ederek yüzümü çevirdim ve üzüldüm
Sanki yerli halk hiç yoktu, sadece ticaretle iştigal edenler o an evrenseldi,ne güldümOteller doluydu, demek ki iş vardı
Kesat günler geride kalmıştı, yerli muz satanlar vardı,Kayseriden pahalıydı
Muhatabımız bayan olduğu için pazarlık yapabilmek imkanımız yoktu,biraz acıydı
Adeta insanlar muhabbet ve merhaba demeyi unutmuşlardı nedensiz bir yolcumuyduEvet, dış ticaretimiz birinci gelmiş
Demek ki tüccar olmak ne büyük bir marifetmiş, yıllardır uyutulmakmış işimiz
Cihanda sulh ve yurtta sulh derken, herhalde yat uyu manasında dile getirilmemiş
Şevk ve vecd ancak aşk istikametinde ki rıza içindir, azmetmekte bir cesaret işidirÜrkek ve azgın nefese ne kadar itibar edilir
Kainatın lehçesi bellidir, her bir ecrin şadından sevda çağlayanı belirir
Yar derken, canın hissiyatını henüz şehretmeye malik değilsen, hiç heveslenme
Ergeç bir maraz çıkacaktır karşına, niyetin şuur ve idrakine ulamayınca meyletmeGece saat sanırım yirmiüç civarıydı
Hüzzam bir eser kulağıma ne kadar haz verdi, dikkatim o an kesildi
“İçimde yine bir sızı var” diyordu yorumcu, sonra”Dinmiyor hicranım bu akşam,
Sonra, “Şu göğsümü yırtıp baksalar” diye devam ediyordu o an duygularım kabardıHer ne hikmetse alıp götürmüştü
Ruhumun derinliklerinden çözülmeler, kalbimde ki silinmeyen izler nüksetti
İçimin burukluğuna çok iyi geldi, yıldızlar refakat ediyorlardı, sahil bana kalmıştı
Yer ve zaman, can ve hesap bir birine kenetlenmiş vicdanlardı, ölüm korkutmadıMustafa CİLASUN
2 Temmuz 2011: 14:39 #794045Anonim
Yarab kime feryaf edip, içimi dökeyim!!
Dimiyor sineme gam veren hüzün
Düşünmek kar etmiyor, hislerim sarhoş oldu, halsizdir nefesim
İçinden çıkmaya kadir olamadığım lahza kimin, ah u zarım şimdi kime söyleyim
Boynum büküktür, ümitlerim suya hasret filiz misalidir,sabır kar etmez ah neyleyimBir safa bahşet gel şu dil-i kalbe
Ümit yeniden yeşersin sinemin makus talihinde, hani şevk nerde
İbret alayım, ruhumdan neşet eden idrakle yolunun eşiklerinde bir kul olayım
Narınla yanayım, ihsanınla vecdine köle olayım, ecir içinde sadık bir nefes olayımİşaret taşlarında soluk alayım
Kitab-ı celilinin hasrettiği meşk ve ibreti bu kalbime anlatayım
Ruhumun ahdini, nefsimin mukadder halini, idrakimin zafiyet miçinde ki acziyetini
Bir bir sabrın ve kanaatin, azmin ve ruhuma neşe bahşeden o aşkının zarif iklimindeEdepten yoksun olan fakirdir
İnsan ancak ar sahibiyse şeref ve liyakat hususunda ihsan mertebesindedir
İlim, merakın ilk hareket vecdidir, azim ve mefkure vuslat içinde ki sevda demektir
Lisan ile nefs terbiye olmaz, esiri olunca vicdanın nefes alamaz, tahkik te unutulmazHüsranla gönül hep inler
Ve fakat akıl ve irfan sakıt olmuşsa, hissiyat ruhuna acı katar, yakar
İnsan hassasiyetle ardır, müffik bir nazardır, yaratılan en müstesna imandır
Mazisi ve atisini görmezden gelemez, aşkı nefsi adına telakki eylemez ve yanmazHasret, sadece özlem midir
Hangi lisanın halinden yüreği yakan bir kederdir, muhabbet aşk işidir
Aşk, ruhun ve kalbin didarında ki bir sebep ve kulluk ilişkisidir, firkat ettirir
Gönül, neden ummanın suhuletinden, sahranın sabır vecdinden aşk kokan esindirGarip gönül hemen mest olur
En küçük bir ihsan karşısından hayli uygulanız, çok utanır ve sıkılır
Mahcubiyetiyle yüzü kızarır, eli ayağı titrer, bu vecd sahibini haline hatırlatır
Sessizlik içinde şükran şadıyla nefes nefese kalır, umutları şevkiyle fışkırırMustafa CİLASUN
2 Temmuz 2011: 20:58 #794052Anonim
Derd-i mihnet tende bir hal bırakmıyor!

Yıllardır içimin sızısı dinmiyor
Ektiğim ümitler felaha erişmiyor, ruhumun hicranı niye dinmiyor
Ettiğim sukut, nazar ettiğim ufuk, kalbime ne vakittir bir rahat vermiyor
Hangi lahzalar bahtımın sahifeler için bekliyor, acziyetim ki sinemi hırpalıyorŞikayetlenmek, aşka ihanettir
Vefa gösterip sabreylemek, kanaatin vecdinde ki sevday-ı fazilettir
Nefsim bu hakikati ne kadar bilir, mizacın ondan ilzam olan acı marifettir
Edep hangi nefesler için derttir,Hakkı ihmale almak yaratılış adına evet, zillettirGözlerim uykudan açılmazken
Ezanlar ki latif bir seda ile ruhuma seslenizken, nasıl ar ederim
Zafiyetler içinde kendi halimin kumaşına lahzalardasn tebarüz edeni işlerim
Sual edene şimdi ne söylerim, bahşeden Rabbimin sevgisini nasıl görmezden gelirimDiken hangi gülün bir çilesidir
Halinin perdelerini gizleyen aşk sezgisidir, edep halinden ne güzeldir
Hassasiyetinde iştiyah vardır, sessizliğinde kal’e dönüşmüş bir hal, niye ardır
Sukutun çığlığı hangi sezginin kulak kabarttığı bir inşirahtır, ağlamak pek yakışırBir kalam etmeden önce düşün
Kalbin sahibi, nefesin sedası nasıl bir hal içindedir ve kiminledir
Alıp götüren hissiyat nerden esin alarak, ruhunun meyline doğru onu götürür
Bigane kalmak nasıl mümkündür, ecir için serkeşlik yapmak evet, bir yabaniliktirTasarruf ve tasattuk görecelidir
Kalp teskin edilmedikçe, inşirah için kurban olmadıkça zükt ne iştir
Her zaman nefsinin istekleri halinde depreşen gizli gerekçendir, ne derler niyedir
Seni var eden, sana uzak gerlenden ziyasiyle yakınındır, nefsin ki terbiye edilmelidirDers aldım, mürşidim tanıdım dersen
Aklını ve fikrini dert edinmeyi ihmak ederek, bir güvenceye girersen
Çewktiğin tesbihatın ne manaya dahigeldiğini, bilmeden dersi bitirdim edersen
İdrak sana çok uzaktır, irfan hikayelerin içinde hoş gelen bir masaldır ki, avunmaMustafa cilasun
4 Temmuz 2011: 09:51 #794080Anonim
Millete gitmek ve fakat hınca yenilmek!
Nihayetinde bir seçim yapıldı
Ve ilgili partiler ellrinden geldiği ölçüde projelerini bir bir anlattı
Kimi zaman lafazanlık edildi, milletin insiyatifine bir anlamda dikkat edilmedi
Kısır propagandalar anlamsız iktibaslar nakarata dönüşen gelmiş lafı güzarlıklarEvet, katılım hayli güzeldi
Zaten buasil millet gün evveli tercih konusunda bir kanaat sahibiydi
İstikrar ve güven kimin için önemsizdi,huzur ortamı nasıl ihmal edilebilinirdi
Gayet demokratik bir zamanın dile gelmiş vaktinde, millet tercihi ile birlikteydiYüksek seçin kurulu açıkladı
Sakıncalı olanlar içim kimi zaman müphem kararlar aldı ama açıklayamadı
Yasama ve yargı zan altında bırakıldı, yüretmeye saldırmak için fırsatlar çıktı
Zaten sinsice bekleyenler, derinlik içinde ahitleşmiş nefesler, o an taarruza geçtiBalkon konuşması yerindeydi
Ve fakat asıl muhatap olanlar, hırsın ve yeisin içinde şaşırmış emellerdi
Ne kadar vaat ettiyseler, kimi zaman iktidar olacağız deseler,çok kömiklerdi
Hatta yüce divana çıkartacağız diyenler, idamlık mahkumu salıverenler kimlerdiBir seçilmiş ve fakat hükümlü için
Yüksek seçim kurulunun verdiği karar, zaten beklenen malum hallerdi
Sanki hakları gasbedilmiş bir insan mahzuniyetinde feryad etmeleri niye gülünçtü
İşin en garip taarafı, anamuhalefet partisinin sergilediği traji komik olan hallerdiYemin etmeyeceğiz diyorlardı
Yasama içinde çözüm arıyorlardı, oysa bizzat bahaneler içinde kaçanlardı
Muhalefet,aklın ve mantığın reddettiğini anlamak dışında itibar edilen hezeyandı
Şimdi milletin verdiği görev ve yetki birbir gaspa uğradı,nasıl olsa kar bu zamandıMustafa CİLASUN
4 Temmuz 2011: 09:53 #794081Anonim
Titrer bu yüreğim hangi lahzada gelsen!

Ne kadar sukut etsem
Her yusumladığım burukluğumu umutların gölgesinde hasadını beklesem
Hasretini derinden duyduğum naif firkatin aşk, nefesini yüreğimde hissetsem
Düşlerinin şevkiyle yetinsem, sabrın sahrasında, gözyaşlarının arasında göçsemYüreğimi sağlayan nedir
Ruhumu esir eden bir emel-i salihmidir, yoksa nefsim için bahanemidir
Neden gönlüm bu tahkikin vecdinde sukut etmektedir, nasibe umut etmektedir
Bahyım yılların ah-u zarıyla inlemektedir, hıçkırıklarım nezaman hissedilecektirEmel, umudu kör eylemektedir
Takatsiz bırakıp, acziyet içine sevketmektedir, hırs nefs için değildir
Aşk; ar için gerekçedir,idrak içinde ki ülfettir, meşke bahis olan ihlas-ı azimdir
Hesapsız olmak, düşünmek için fikre ihtiyaç duymak, vuslat içinde ki aht-i akittirLisanım niye anlaşılmıyor
Hangi milletin lehçesinden kal ediyor,kelime sözcükle mi iktifa ediliyor
Neden redd-i miras etmek talep ediliyor, mazimde ki her lahza yadımı bekliyor
Onun figanını anlamamak, öztürkçe diye nasihatte bulunmak çok ağrıma gidiyorNe vakit sahile insem
Gecenin matemini ruhumda hissetsem,içimin sızısını bir bir dile getirsem
Gözlerim doluyor,titreyen yüreğim hissiyatımı sarsıyor,nasıl bu aşktan vazgeçsem
Malik olduğum ne varsa, emaenetçi olmam ruhun hakikatiysi niye tuğyan edeyimSöyleyemem derdimi ar ederim
Şikayet bilmeyen kalbimi nasıl perişan etmek için nefsime itibar ederim
İmanımda itminan olmayı Rabbimden dilerim,acziyetim için mağfiretini beklerim
Yine sessiz ve kabaaran hisserimle yalnızlığın rıhtımında,umut içinde secde ederimMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.