• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 496 ile 510 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #794394
    Anonim

      Ağlamak istiyorum!

      58768.jpg

      Bazen içinden çıkamıyorum
      Her ne kadar düşünsem, derinliğin hicranıyla nefeslensem
      An be an hissiyatımı celbeden ne varsa merakıyla
      hüzün içinde nazar etsem
      İçime gam düşüyor, sessizlik ne kadar cazip geliyor, söyleyemediklerim dilleniyor

      Çaresiz boyun büküyorum
      Nede bu hal içindeyim diye sual etmeden de duramıyorum
      Sakince akan
      gözyaşlarımı siliyorum,içimi çekerek, etrafımı süzerek ilerliyorum
      Gördüğüm mezar taşına dikkat kesiliyorum, yazılanı okuyunca nasıl içleniyorum

      Demek ki yalnız değilmişim
      Benzer hissiyatların yazılan say
      falarını aralıyorum, ah ediyorum
      Sabır için direniyorum,kanaat için ey hak diyorum,birgün
      güleceğimi umuyorum
      Hasretin sadrında, sukutumun avazı çıktıkça, çığlık çığlığa kendimden geçiyorum

      Neden umuduma ram olamadım
      Yıllara sari hicranı sinemden atamadım, bir ömür yalvarıp durdup
      Yoksa yakarmanın manasını mı unuttum, galebe çalan duygularda mı boğuldum
      Neden bu kadar erken yoruldum, nefesin müddetine doğru ağlayarak, bir yol aldım

      Nedensiz cezbe gelmek olur mu
      Sinemi yakan narın dağladığı lahzalar bir an olsun unutulur mu
      Solgun düşler,asık çehreler,bezgin nefesler,uyutmayan o sancılı
      geceler dudur mu
      Ölüm,
      aşkın ve sevginin toprağında,maşukun vicdanında artık bu gönlümü alır mı

      Adsız ve mekansız olmalıyım
      Ruhumun sahibiyle, kalbimin banisiyle edeb içinde buluşmalıyım
      Ne kadar hicranım varsa, içinde boğulduğum
      hüzün bırakmasa da varmalıyım
      Yeniden uyanmalı,cansuyumu
      aşkının hikmetinde bulmalıyım ve umutlanmalıyım

      Mustafa CİLASUN

      #794383
      Anonim
        Taşmıdır ki kalbin imdadıma gelmedin!

        59868.jpg

        Bir ömür sessizliğin renginde bekledim
        Bilsen ne kadar umut ettim,kimi vakit kendi kendimi teselli ettim
        Sabrın devranında
        gözyaşlarımı derledim,nasip olmasını ne kadar diledim
        Kalbimdeydi sanki o naif nefesin hissiyatımı kuşatan engin edebin ve temennilerin

        Ne hicrandı firkatin,sukut ettiren halin
        Hicran içinde nefes nefese kaldığım melalin,dinmiyordu hasretin
        Kimseye söz edemedim, her lahzasında boyun büküp melülleştim, nerdeydin
        Nasıl bir umudun vecdinde vaktini beklerdin, taş mı kesilmişti ki o zarif yüreğin

        Niçin hiç merak etmedin ve gelmedin
        Bir an bile olsun gönlüme bir ferahlık hissettirmedin ve kederdin
        Bu kadar mı sefildim, cezbinle bir ömür inledim,toprağa hasreti andıkça sevdim
        Neydi derdim,neden sinemin senasıyla vakit geçirdim bedelsiz umuun içine girdim

        Ne zaman ki o kelebekleri görsem
        Umutlarının vecdinde halinin derinliğini hissetsem ve ölsem
        Edebinin sahifelerinde bu ömrümü hasretsem, nail olmak için sabırda erisem
        Ruhumun figanıyla yüzleşsem,uykuya hasret
        gözlerimi sonsuzluğuna terk etsem

        Ne kalmışsa geriye seni anlatan
        Satırlarında kaybulduğum hicran ahının kitabını yazsam
        Başucumda sakladığım ve bir vesileyle yazdığın namenin sancısını duysam
        Akan
        zamana sorsam, sukut ettiren ahu gamımı satırlara son nefese kadar yazsam

        Hıçkırıklarımı biran olsun duymasan
        Halime malum olan hasretini şahit olduğum ayette bulsam
        Kalbimin sahibine yakarsam, ruhumun hicran damlalarını bir bir anlatsam
        Ağlasam, sessizliğin halinde kaybolsam,ruhumu cezbeden furkanın şadına kansan

        Mustafa CİLASUN

        #794413
        Anonim
          Dili ayrı can olsa, rahmet ederdi feryadıma!

          60099.jpg

          Alıp götüren zamanı mı şikayet edeyim
          Halimin dinmeyen hasretini nasıl bir şifa ile söyle dindireyim
          Kime gideyim,nasıl bir umudun vecdine gireyim, buruk kalbimi sakinleştireyim
          Derin suların sessizliğini ruhumda hissederim, sabır içinde ki o nasibimi beklerim

          Tohum, topraktayken, ağaç halini bilmez
          İdraki bu badirede ona geçit vermez,kendi ahvalinin ötesini göremez
          Bulunduğu hal üzre itiraz etmeyi hilkatine sindiremez,sahibine karşı asileşemez
          Şahit olduğu ve içinde bulunduğu mecrayı birgün terk edebileceğini de elan bilemez

          Batında ki can,umuda koşan furkandır
          Ruhundan tebarüz eden senada o an için çıkandır,kıyama durandır
          Fark ettikçe ardır, geçirdiği vaktin muhatabıdır, emr-i bil maruf için var olandır
          Yaratmak kalbin sutanının fermanıdır,yaratılan imtihan içinde yaşayan hicrandır

          Ölüm,doğumun ve ahirin mizanıdır
          İnsan, yaratılış ve akıl muvacehesince muhatap olan senadır
          İrade ve ihlas şumulunde ki heyecandır, tercihleri nispetinde hak kazanandır
          Her neyi diliyor ve onun için azmediyorsa, fırsatı tanınan en şanslı mahlukattır

          Nail olmadığı,vakıf olmadığıdır
          Vukufiyet ruhun ve kalbin lisanından neşet eden bir farktır
          İnsan kemale erdikçe, sabır ve çile içinde demlenmeyi içine sindirdikçe aktır
          Karalara bürünmek, nefes nefese laı güzarlık peşine düşmek ne büyük betbahlıktır

          Seni senden alan bir an var unutma
          İhmal ettiğin vicdan, nebilerin payesidir, sakın uzaklaşma
          Aşk,hak ve hakikatin şiarından tebarüz eden vuslattır, nafile yere avunma
          Nefsine itibar edip, esaretini hergeçen
          zamanın hicranını artırarak boşyere ağlama

          Mustafa CİLASUN

          #794414
          Anonim
            Dağ vecdini sessizce, narıyla serdediyor!
            wol_error.gifResmi tam görebilmek için buraya Tıkla59702.jpg

            Gönül,insan sülbünün deryasıdır
            Lamekan olan bir zamandan sudur eden, aşk-ı vuslatın şiarıdır
            Kimi zaman hicran ve bazende hüzünle yol alan bir seyr-i devranın iştiyakıdır
            Ne kadar ihlasa erişirse, hal’ini kal’iyle müsavileştirirse nazargah olan makamdır

            İnsan, kul olmaya azmetmelidir
            Ruhunun ve kalbinin sahibine iltica ederek, suluka ermelidir
            Nefsine esir olmayı,anlamadan zanlar içinde boğulmayı bertaraf etmelidir
            Vicdanın sesiyle dirilmeryi, nefesin müddetine sabırla bilenmeyi de hak etmelidir

            Bahtın kazası ki sünnetullahtır
            Haline vuran zaman, aklın ve tercihinle ilintili olan furkandır
            İnsan, kul olmak noktay-ı nazarından tevdi edilmiş bir hülasat-ül beyandır
            Aklıyla muhataptır, kalbiyle umut adına kanatlanandır,maşuku adına fermandır

            Her anne, şefkatin baharındadır
            Babalar ise umut içinde heyacan duyan, sabrın rüknüyle yol alandır
            Mükellet olmak niye vardır, ehliyet sahibi neden hesaba konu edilen bir insandır
            Mahlukattan farkıyla,ihsan ve inşirak akıyla, azim ve umut cenahıyla yaşayandır

            Evladın, senin için her ne değerse
            Ruhuna aşina olan mücerret ahdin, kalbinin o sahifesinde diriyse
            Mizan, gönlünün sahrasında ümiylenmene vesile olan vecdinse, aşk halindeyse
            Korkuyla nefeslenme, hizmet etmekten aslam çekinme, vaktin hala tükenmemişse

            Deryanın vecdine nazar eyle
            Hıçkıran dağların feryadına meylet ve ibret içinde hamdeyle
            Bir yudum suya hasret sabinin mahzunluğunu ruhunun derinliğinde dert eyle
            Sessizleşen nisanın,umudunu saklayan hicranın o nefesine hasassiyetinle ar eyle

            Mustafa CİLASUN

            #794417
            Anonim
              İdrakinle arsın, aşka bahis bir zamansın!
              59464.jpg

              Hissettiğin nispette muhatapsın
              Dert edindiğin müşkilatın sevdasında yol alan bir vicdansın
              Muhakeme ettikçe varsın, şuura eriştikçe aklıyla hesap eden bir manasın
              Merak etmedikçe, ilimden nasiplenmedikçe, aşk şadıyla nefeslenmedikçe hazansın

              Mezarlar halini korkutmasın
              Tenha olan mekanlar yeter ki sinen içinde bir anlam bulmasın
              Kanasın yüreğin, dağlansın dertlerin,nefsini esir ettikçe mürebbisin ve hürsün
              Ruhun ezelin şahikasına ramdır, kalbin umudun pervasında ağlayan bir nazardır

              Edep sahibi olursan ihsandır
              Pişkinlik hiçbir derde şifa sunmayan mübalağa zannıdır
              Günü kurtarmak kime ne faydalıdır, ahirin ve akıbetin zaten hesabın içindedir
              Lahzalar içinde bir hikmet vardır, azmettiğin ve niyet-i halisliğinle vahdet şiardır

              Din tacirliği edenler sıkılmazlar
              Nefsi anlamda şana adaylar, gamı içinde barındıran canlar
              Bir paha karşılığında aidiyetinden vazgeçen heyecanlar ve ne kadar zavalılılar
              Biat ettikleri, saltanat adına bilendikleri, aldatmak muradıyla yol alır bu insanlar

              Aşk, halin bir demidir unutma
              Sukut ettiren zamanların hicranıyla sakın yeise kapılma
              Umut halise solmaz, bir kenarda kuruyan yaprak misaki hüznü anlatmaz, anla
              Ne kadar samimiysen,inşirah içinde kalbinin seyrinde nefeslenirsen sevdadır yaşa

              Korktuğun kadar sanıksın unutma
              Önyargıların ruhunu boğmak için sinende hayat bulursa, ağla
              Yakarmak için bir bahaneye sığınma, ne derler fakirliğine saplanıp hiç boyanma
              Seni senden daha yakın seven bir sahibin var, ihmal edip aldanma ve aklınla yaşa

              Mustafa CİLASUN

              #794419
              Anonim

                İçimden geldiği nispette melalimi yazdım!

                171204.jpg

                Gözlerimden yaş boşalıyordu
                Oysaki bu konuda pek alışkanlığım yoktu
                Halin fakirliğinde, kalbin
                sevgiye hasret iklimiyle nefesleniyordum

                Yapraksız bir dal misaliydim
                Şevksizliğe gark olan hicranı abideydim
                Ne
                gülmeyi bilirdim ve ne de tebessüm için yüreğimi hasredendim

                Bilmek için erdemden azadeydim
                Düşünmek için bilmeyi, idrakle hissetmeyi özümseyemezdim
                Hoyratlığın kadrindeydi takatsiz nefesim ve çok fakirdi bildiklerim

                Tekâmül adına, sevda babında
                Aşksız kurak ayazlarda, poyrazın hırçınlığında
                Kan çanağına dönen
                gözler ve hissiz nefesler lahuti şiirler dinler

                Alp götüren bir zaman dilimine
                Kahraman Tazeoğlunun sesinden arazını dinliyorum
                Yüreğin burkulduğunu, dilin kuruduğunu,
                gözler boşalınca hissettim

                Şiir adına her ne yazılsa az dedim
                Sarsılan hislerimle titremeye başladı tüm bedenim
                Ben ne kadar sefilim, kalbi hissedişleri ben nereden bilirim dedim

                Avuçladığım toprağı öylece sıktım
                Ve
                gözlerimden akan yaşlarla onu nemlendirdim
                Kokusunu içime hasretle çektim ve iklimlerin seren camına kilitlendim

                Hissetmek adına kalbi olmak dedim
                Ruhun insicamından uzaklığımı bir bir
                gözden geçirdim
                Hilkatin muvacehesince, aklın mücerretliğinde nefsimi güncellemiştim

                Hasreti ve özlemi yeniden anladım
                Sevda adına yanmayı,
                aşk babında kanmayı tanımladım
                Ötelerin hazzıyla, vuslatın kalan say
                falarında, gül kokusuna yaslandım

                Çaresizliğimle el açıp yakardım
                Nefesin kalanlarıyla, ömrün devranında hardım
                Tek başıma kala kaldım, arkama dahi bakmadan suskunluğa uzanmıştım

                Mustafa CİLASUN

                #794420
                Anonim

                  Lahza ki ne düğüm,ölüm sırrında ki düğündür!

                  60674.jpg

                  Dört harflik ve iki hecelik aşktan korkma
                  Sırr-ı sanatın içinde gizlediği hikmetleri bir an olsun ihmale alma
                  Tedbirsizliğin acziyetiyle yolda şaşkınlık yaşayan bir nefes misali soluma
                  Her neyi maksat eyliyorsan, halinin lisanıyla anla, yaban olmak fakirliktir anla

                  Aşk,halin deminden neşet eden yakarıştır
                  Cennet ve hurileri gaye edinmek, nefsin sofrasından kalkmayıştır
                  İhsan, ihlastan ilzam olan bir kavrayıştır,Hakkın rızasında yok olmak yanıştır
                  Aşkın narı ruhunun firkatidir, edebi nezaketi inşirahtır,tahkik etmeyen akıl acıdır

                  Akıbet, senin niyetin nispetinde ki vakittir
                  Ah etmek fakirliktir, acziyete girmek sefilliktir, mukadder olan aşk ve sevgidir
                  Muhabbet bunun için hasredilmeli, hilmin latifliğinde nefes müddetine erişmelidir
                  Zemherinin çehresi halini ürkütmemelidir, her cefada bir hikmet varlığı hakikattir

                  Mezar ki, bedenin o cezbesini aşikar eyler
                  Toprak olan her ten çürümenin vaktini bekler, ruhun firkatte ki yerini bekler
                  Nafile yere ağlamak kim için bir keder, akıl ve izan kime verilmiş bir aşk-ı ekber
                  Bir bekleyenin var olduğu, müddet-i nefesle haline arz olunduğu en yüce bir bedel

                  Seni kimse ateşlere salmaz, unutmayasın
                  Seni yaratan aşkın ve vicdanın ülfetinde tanzim etmiştir,ayette okuyasın
                  Furkanın vecdinden uzaklaşmayasın, seni halk edenin lisanına yaban kalmayasın
                  Deryanın suhuletinden gelen nazarı, düşen yaprağın teslimiyetinde ki oaşkı anasın

                  Kızının adına, anası niye çeyiz hazırlar
                  Bir ömür umudun halinde doğar, sabrın sahrasında gözlerini ovalar
                  Bitap düştüğü vakitler durmazi silkinip yeniden kalkar, ruhunda ki aşkla yanar
                  Utanmak onun halini boğar,şefkatin ve cefanın manasında ki ecirle o haline bakar

                  Mustafa CİLASUN

                  #794436
                  Anonim

                    Vakit ötenin furkanı, ruhun inşirah sevdasıdır!

                    59088.jpg

                    Akıl, haline teslim edilen farktır
                    Kalbin sahibinin nazargahı, ruhunun işaret eylediği senadır
                    Ne kadar kendindeysen, viran olmamış bir halin sahibi değilsen umudun niyazdır
                    Azmettiğin nispette ve vecdine haiz olduğun demde
                    aşk, ruhuna muhatap olacaktır

                    Mavera deyipte es geçme
                    Vakıf olduğun ne varsa, benliğin içinde narı bekleyen bedeli seçme
                    İradeden vazgeçiren vakti asla terk etme, gönül kapın açılacaktır, sabırla bekle
                    Hidayet vakitlidir, ruhun dirliği ve feysi için vazgeçilmeyendi ki,feda olmayı yeğle

                    Hakkın rızası ruhundadır
                    Lakin iradene tevdi edilen bir maceradır, akıl ve idrak bunun için vardır
                    Lafazan olmak, afak,ilik içinde nefesi bırakmak,hüsrana uğramak adına ne acıdır
                    Düşünmek
                    insana yakışır, ihsan, ihlasla yol almak, kula nasip olacak bir sevdadır

                    Düşünmeden kelam eyleme
                    Ne hasredeceğini öncelikle halinin sahrasında, aklınla bir derle
                    Neye delalat edecektir, nasıl bir maksada hizmet için sunulacaktır, dikkat eyle
                    Bir cezbe kapılmak için gönlünü perişan etme, gördüğün keramet olsada meyletme

                    Kur’anı dinlerken şehret
                    Ruhuna zerkedilen en kudsiyet adına ve
                    aşkla tevdi edilenlere dikkat et
                    Nefsin hergeleliğinde ikamet eyleme, nizam edilmeyen hissiyatı marifet eddetme
                    Tenini cazip hale getirmek için vaktini heba eyleme, çürüten o vakte karşıda gelme

                    Kabir ne söyler, sessizce dinle
                    Ruhuna malum olan ne varsa, o an ve akan
                    zaman içinde görmeden geçme
                    Hissettiğin nispette varsın ve adanmışsın, tekebbür edip, ahirini de viran eyleme
                    Annenin suskun halini dinle,babanın boynu bükükken çığlığını hisset ve çok görme

                    Mustafa CİLASUN

                    #794437
                    Anonim

                      Ruhunda çiçek açsın, o kalbin burkulmasın!

                      61355.jpg

                      Sen ağladıkça içim acıyor
                      Halini teskin etmek için elimden bir şey gelmiyor, yüreğim sızlıyor
                      Çare adına kime baksam ve ne aradığımı bilene matlup olsam, sabır diliyor
                      Nasıl bir hikmetin esrarı ruhunu celbediyor, şehrine melik olamadığım ah ettiriyor

                      Biliyorum umut içindesin
                      Her kapanan günün hicranıyla bedelleşip, kanaatle serinlersin
                      Sabır değirmeninde vaktini bekleyen mürebbiyenin edebiyle hemhal içindesin
                      Lakin yinede evet, kederlisin, hangi ümidin hazan vaktine şahit olan bir nefessin

                      Bana derdini söyleme
                      Halinin deminde derlenen umutlarını ayan etme ve bekle
                      Kısmetin kalkma vaktini, niyetin ruhunla müşterekliğini,ihlas vecdini
                      İman çıplaktır,elbisesi takvadır, süsü ardır,vicdanın sadrında ki umulan
                      aşktır

                      Fikreden nefes vakıftır
                      Fıkhıyla amelini derleyen ehliyete sahiptir,murat etmek vakitlidir
                      Nerde kayboldun,hazanı resmeden melal misali soldun,dirlik evet, tedbir işidir
                      Her ses ve haline tesir eden nefes nasıl bir ahval içindeysen umudun beklentisididir

                      Kudretin nispetinde arzet
                      Hasrettiğin her nefesin kadrine muhtaç olduğunu düşün ve hakka iltica et
                      Ne kadar hevesin kalmışsa, hakikatin şiarından nasipsiz olan zanlarsa evet,azlet
                      Gördüğün düşünü yadsıma içinden çıkamadığın ne varsa, o vakitte ayan olur, anla

                      Ruhun kime muhtaçtır
                      Nasıl bir devranın çarkından geçmiş vuslattır,hiç yaban kalma
                      Kalbin ummandır,her niyetinde bir mana saklıdır, nefsin çalımlarınıda unutma
                      Bir nefes ve vesileler çıkacaktır karşına,öncelikle açılacak o kapıları hiç kapatma

                      Mustafa CİLASUN

                      #794451
                      Anonim

                        Gönül neylesin, akıl kimi bilsin, kul olmak için inleyesin!

                        60998.jpg

                        İçim alev, alev yanıyor, açamıyorum
                        Sanki öyle bir yükü, niye kaçamıyorum
                        Deniyorum, dertleniyorum, saçamıyorum
                        Yoruldum inan, artık ar edip bakamıyorum

                        Beni ben yapan faktörler hala ayakta
                        Beni benliğimden uzaklaştıranlar bir odakta
                        Meçhuldeyim sanki yaşadığım her mekânda
                        Bilinmeyenler neredesin yapış artık yakama

                        Dostluklar artık menfaate dayanıyor
                        Yoksa gücün niye hala içim yanıyor
                        Dermanın tükenip halsizlik kimi arıyor
                        İhmal ettiklerim her an beni kuşatıyor

                        Aklım, mantığım, azmim elbette var
                        Yoksa mesnetli bilgi söyle neye yarar
                        Manasızca devamlı koşmak evet yorar
                        Mihengim neredesin gel beni artık sar

                        Dava diye bağlanarak bir yol aldığımız
                        Her şeye o gözle bakarak yanıldığımız
                        Ön yargıdan beslenip,tebliğ sandığımız
                        Neredesiniz şimdi söyleyin kandıklarımız

                        Biz her zaman inandık ve teslim olduk
                        Neticesinde yalnızca niye bizler solduk
                        Dağıldık, şevksiz denize daldık,bocaladık
                        Öğrenmeyi öteleyip evet, yılana sarıldık

                        Her zaman mı bir kurtarıcı bekleyeceğiz
                        Kolayı ve rahatı ne zaman terk edeceğiz
                        Kendin olmaya çalış yeter artık diyeceğiz
                        Aklın,mantığın,senin için bir azık,bileceğiz

                        Rabbim derken, açziyetini ve sükûnetini
                        Hakikat derken zulümden uzak adaletini
                        Peygamber derken, sabır ve metanetini
                        İkmal et sanki bir hava gibi,akan su gibi

                        Mustafa CİLASUN

                        #794452
                        Anonim

                          Boynumu büküp,kalbimden seslenmeliyim!

                          64340.jpg

                          Bilmem ki nasıl inşiraha erişeceğim
                          Dinmeyen şaşkınlığımla, hangi vecdin inhisarında inleyeceğim
                          İhmal ettiklerim aklıma düştükçe, söyle şimdi ben nereye gizleneceğim
                          Ruhumu teskin etmek için onun lisanını şehretmeyi, nefsime talim ettireceğim

                          Ey Hak dedim ve fakat habersizdim
                          Niyetin samimiyetinden, benliğimde yer eden lekelerden bezgindim
                          Kim ne yapıyorsa, ben de yapmayı arzu ettim, hangi hesaba dikkat etmedim
                          Ağlarken, umutlarım kanatlanırken ne kadar hafiftim, neden farkını fark etmedim

                          Sanki nefsimin elinde bir esirdim
                          Evet, aklım ve fikrim var diye kimi vakit öğünmeyi becerirdim
                          Etrafımdakilere nazar ederdim, daha güçlü olmak adına nasıl ter dökerdim
                          Fakat yanıldığımı an eb an gün geçtikçe ve ömür yumağı nihayete gelince inledim

                          Niçin ben bu kadar habersizdim
                          Hangi bedelin esaretinde, verilen bir ömür sermayesini tükettim
                          Ne camiye gittim ve ne de secdenin feyziyle kendimden geçtim, nerdeydim
                          Sanki kaobolan bir sabi gibiydim, çaresizlik ikliminde zemheriye ah edip yenildim

                          Ruhum ne kadar kasfetin eşiğinde
                          Kalbim hangi hevesin bekleyen lahzanın çehresinde ki nöbette
                          Dökülen kanlar, hakir görülen yaratılanlar, talan edilen masum insanlar nerde
                          Neden dertleriyle hemhal olmadım, kendi nefsimle bir ömür oyalandım ve kandım

                          Yarabbi sen bilirsin, sahibimsin
                          El açtıran, ruhumun yanıklığını duyan sensin, mağfiret edensin
                          Rahmetinle her vakit bizimlesin, ne kadar nankör olsak ta sen yine affedersin
                          Kapına geldik, mahcubiyetimizle seslendik, senin kulun olarak kimlere giderdik

                          Mustafa CİLASUN

                          (Her nefesin…
                          Kul olabilmek için dikkat eden o halin…
                          Farkı fark edecek kadar ihsan sahibi olan kanın…
                          Masumiyetini korumayı gaye edinen bir hicranın…
                          Mahzun nefeslerin felaha erişmeleri için niyaz ediyor…
                          Vesile olması adına gecenizi kutluyor ve esenlikler diliyorum efendim.M.C)

                          #794468
                          Anonim

                            Söyle nasıl şikayet etsin ki bu kalbim!

                            63498.jpg

                            Bir ömür hasretinle inlerim
                            Sessiz ve çok derinden kendi kendimle dertleşirim, boyun bükerim
                            Kifayet etmeyen bu halim,umuda salınan niyetim, ruhumun firkati söyle kimin
                            Yüreğimi daplayan hangi lahzaya sitem edeyim, bizarlaşan nefesimi terk edeyim

                            Gökülen yaşlar,kandır yakar
                            Ne kadar hicranım varsa, sinemin her halinde çığlık çığlığa dağlar
                            Hüzün zerkeylediği kederle melalimi burkar, çıkacak bir kal olsa da ne yapar
                            Düşen yaprağın halinde,kanadı kırılmış bir kuş misali,suya hasaret bir çöl timsali

                            Geldim ki, gitmek için bilirim
                            Ruhumun sahibine sığınır, sabır dilerim,ağlayan kalbime kanaat isterim
                            Demek ki vakti sebeb-i değilim, meylettiğim şavkı karanlığın sukutuna gömerim
                            Çaresiz beklerim, nasip olacak kısmetim için sadakat ederim,
                            aşkın sırrıyla eririm

                            İnsan tabiyatı bu heveslenir
                            Kalbini celbeden ne ise sessizce nazar eder ve gönül dilinden imrenir
                            Sahiplenmek adına biraz kederlidir,hesapsız bir imtihanın eşiğinde inleyecektir
                            Ah etmek niyedir,ruhunun firkati elhak sahibi içindir, ah u zar etmek ne demektir

                            Kalbim çarpar, an be an anar
                            Hasretine dücar olduğum kimbilir ne kadar habersizdir,nasıl anlar
                            Kalbi hissediş niye var, tek t
                            araflı mı gönlü umut için aralar,yakan aşk mı ey nar
                            Beni benden almayı başaran nasıl bir yar,düşüncelerime derinlik katıyor bu efkar

                            Dilim sussa, gönlüm yazar
                            Halime düşen her damla bir b
                            aşka baharın şevkiyle sabahlar
                            Lahza ibretle bakar,düştüğüm çaresizşliğin eşkali herr bir yanımda niye var
                            Mefkuresi olmayan bir nefes için hevesler mi kalbi yorar, anlat sesi çıkmayan yar

                            Mustafa CİLASUN

                            #794469
                            Anonim

                              Gönlü yanan nar iledir, ar etmeyi bilir!

                              61997.jpg

                              Geçen zaman nafile değildir
                              Nasip ise kalbin ve ruhunun firkatiyle birlikte olan
                              güzelliktir
                              Mesnetsiz nefes ne kadar edebiyledir, akıl
                              insan için bir ehliyet değilmidir
                              Düşünmek ancak fikir sahibi olan için mümkündür,boşlukta aranmak fakirliktir

                              Gönul kuraksa gül açmaz
                              Sevginin sedası ötenin inşirah
                              aşkıdır,manasız duyulmaz
                              Umut,kalbinin ilacı, ruhunun sevdası, nefsinin kurtuluşu için fırsatıdır
                              Aşk,ihsan ve ihlas içinde ki farktır,edebin sahrasından hissedilen bir fermandır

                              İnsan azmi ve niyetiyle andır
                              Fakıf olduğu ne varsa hakikate tebdil edilmezse hicrandır
                              Tefekkür etmek,aidiyetin için adanmak, ruhunun firkatiyle yol almak yakarıştır
                              Aşk,korkuları zail eden bir ilhamdır,teslimiyetin nispetinde ki ihsanın muradındır

                              İhtiyacın hasıl olmadıkça
                              Gönül kapın açılıp, ruhunun ram olduğu fırsat doğmayınca
                              Akan
                              gözyaşların halinin deminde ki firkatle bedelleşip iltica etmeyince
                              Dirlik bulunmaz, suskunlaşan nazarların yanıklığı hiç durmaz,o vakit gelmeyince

                              Feda olmazsan,kanarsın
                              Nasıl bir vecdin içinde felaha erişeceğini de anlayamazsın
                              Keşkelerle oyalanırsın, bahanelere sığınmayı birşey sanırsın, yanılırsın
                              Vah etmenin işe yaramadığını fark edersin, lakin vaktin geçtiğini acıyla yaşarsın

                              Ahdine sadık kal,unutma
                              Ruhunu teninden kopartacak vakitten korkarak kaçınma
                              İnsan neden yaratılmıştır sorgula, ehliyet sahibi olmak kim için farktır, anla
                              Her kim çıkarsa çıksın karşına, öncelikle düşünmekten ve anlamaktan saklanma

                              Mustafa CİLASUN

                              #794534
                              Anonim

                                Ruhun aşka taliptir,kalbin sukutun kalidir!

                                65029.jpg

                                Her lahza vaktin zuhurunda ki müddettir
                                Ol emri üzerine hesabidir,kainatın
                                aşk rehberidir ve furkanında sesidir
                                Bahşedilen nefes ahdin ve aklın ehliyet vecdini bekleten sıhhattir,takkik ile abattır
                                Kimlik sahibi, aklın ve izanın emanetçisi derdin sahibi ve
                                aşkında bir muhatabıdır

                                Halin farkında olmak,aklın vecdidir
                                İrfan, sadık olan nefes için bekleyen müjdedir, ancak ülfetle ilintilidir
                                Ruhuna bigane kalan nefes ve hukukunu bilmeyen esaretti ki can elem içindedir
                                Sual etmek, hak ve hakikat adına gönlünü
                                aşk hasretine vakfetmek ise ihsan işidir

                                Sabinin her feryadına açık olma
                                Şefkatini yalnız bunun için hasredip, sanradan bir kuraklık yaşama
                                Hamiyetin ve mağfiretin yegane sahibini ve bizzat melikini sakın ihmale alma
                                Önce sana neler bahşedilmişse ve hangi vakit için verilmişse, takkik et ve korkma

                                Benim dediğin ne varsa, kimindir
                                Çürüyecek tenin için ayırdığın o vakitler heba edilen birer bahanedir
                                Neden ruhun huşu içinde değildir, kalbin mütemadiyen figan eden uzv-u ülfettir
                                Nazargah olan halin inşirahından uzaktır, nefsin için viran edilen bir sahanlıktır

                                Her gece derin bir uykunun içindesin
                                Gördüğün düşlerin şehredilmesi için gayret edersin ve o nefesi ararsın
                                Neden aklın ve istikbalin için furkanın serdettiği ibret ve hakikatlere bakmazsın
                                Niçin hala avuntu içinde sızlarsın, her vakir lüzumsuzluk içinde boğulup kalırsın

                                Kimsin, nasıl bir fertsin aorgulamazsın
                                Geldiğin ve ruhunun asli ikametgahın haline yıllardır uzak kalırsın
                                Bir
                                zamanlarda ki haline baktıkça hayıflanırsın, yaşlanmaktan utancını yaşarsın
                                Kim atltif ederse cezbine kapılarak kakkahalar atarsın, hangi hesabın ufkundasın

                                Dişlerin sızlar, gam içinden çıkmaz yaşar
                                Her aynaya baktıkça ah u zarın bir acı ile karşına çıkar ve
                                gözyaşların akar
                                Ruhunun firkati asliyesi içindir, aklın neden hale durgunluk içinde idrakine bakar
                                Nefesin müddetlidir ey yar, ne kadar sızlansanda her sabahın elbette ki
                                gecesi var

                                Mustafa CİLASUN

                                #794535
                                Anonim

                                  Ne kadar dertliyim bilsen, haberin var mı!

                                  65505.jpg

                                  İçinden çıkamadığım bir halin içindeyim
                                  Her ne kadar nefes nefese kalsam, umutlarımın solmasını anbean yaşasam
                                  Lahzanın açılan sahnesinde sessiz bir seyirci can olarak,
                                  gözyaşlarımı bıraksam
                                  Hiç bilmeyecek ve belkide hissetmeyeceksin sanki derin bir uykunun sabahındayım

                                  Ne kadar özledim, hasretin esaretindeyim
                                  Kuruyan dilim,fersizleşiyor artık
                                  gözlerim,mecalini terk etti aciz bedenim
                                  Yıllar anlatmaya yetmedi, bir ömür firkatine hasredildi,ruhumun hicranı dinmedi
                                  Hüzün yüreğimde derin izleri serdetti, her yutkunduğumda umut halimle bedelleşti

                                  Kimseye anlatılmazdı,müthiş bir gamdı
                                  Kim vakıf olsa adeta bir mecnun sanardı,lakin hissettiklerimi yaşayamazdı
                                  Akıl yolda bırakıyor, idrak çaresizce bakıyor, nefes yıllardır sevdasından geçmiyor
                                  Nasıl ve hangi lisanın kadrinden söz edilirdi, şehredilmeyen hal ne acı bir firkatti

                                  Ruhun dinmeyen vecdini anla ve ağla
                                  Kalbim ne kadar hasretinde inilerse hiç duyma ve bir farkına da varma
                                  Çile çeken benim nasıl olsa, halini, hasreden ruhumun hicranı sana ulaşmayınca
                                  Nasibin neyse onunla kal, artık açılmayacaktır bu kapılar, içim niye acıyla sızlar

                                  Din-i ayrı kafir olsa derdimi anlar
                                  Lakin sana nasip olmayan bu esin,vecdini yaşatmayan bir seçim
                                  Nasıl yargılansın ve anlaşılmaya münhal bir halin kederini sineme bıraksın
                                  Bahtım nasıl ağlasın, yangın olan kalbim hangi yüzle yakarsın ve öyle anlaşılsın

                                  Aynalar acziyetime gülüp geçerler
                                  Seyrettiğim infialime bilmem ki gönlün lisanından nasıl söz ederler
                                  Benliğin içinde kaybolmayı nasıl bir vakit içinde haline zerkedip yadederler
                                  Masumiyetini teslim ederek, halimin hamlığına verirler ve artık ki avunma derler

                                  Ah ettiğim bu ömrü nasıl hicvederler
                                  Nesillerin feryad ettikleri lahzalarda sahifeleri bir bir aşikar eylerler
                                  Nafile figanını kim duyar anla artık diyerek, teskin etmeye gayret hasrederler
                                  Yaşadığım acıyı ar haline getirip, hazanıın solgun çehresinden ibretle nazar ederler

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 496 ile 510 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.