- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Temmuz 2011: 15:35 #794394
Anonim
Ağlamak istiyorum!

Bazen içinden çıkamıyorum
Her ne kadar düşünsem, derinliğin hicranıyla nefeslensem
An be an hissiyatımı celbeden ne varsa merakıyla hüzün içinde nazar etsem
İçime gam düşüyor, sessizlik ne kadar cazip geliyor, söyleyemediklerim dilleniyorÇaresiz boyun büküyorum
Nede bu hal içindeyim diye sual etmeden de duramıyorum
Sakince akan gözyaşlarımı siliyorum,içimi çekerek, etrafımı süzerek ilerliyorum
Gördüğüm mezar taşına dikkat kesiliyorum, yazılanı okuyunca nasıl içleniyorumDemek ki yalnız değilmişim
Benzer hissiyatların yazılan sayfalarını aralıyorum, ah ediyorum
Sabır için direniyorum,kanaat için ey hak diyorum,birgün güleceğimi umuyorum
Hasretin sadrında, sukutumun avazı çıktıkça, çığlık çığlığa kendimden geçiyorumNeden umuduma ram olamadım
Yıllara sari hicranı sinemden atamadım, bir ömür yalvarıp durdup
Yoksa yakarmanın manasını mı unuttum, galebe çalan duygularda mı boğuldum
Neden bu kadar erken yoruldum, nefesin müddetine doğru ağlayarak, bir yol aldımNedensiz cezbe gelmek olur mu
Sinemi yakan narın dağladığı lahzalar bir an olsun unutulur mu
Solgun düşler,asık çehreler,bezgin nefesler,uyutmayan o sancılı geceler dudur mu
Ölüm, aşkın ve sevginin toprağında,maşukun vicdanında artık bu gönlümü alır mıAdsız ve mekansız olmalıyım
Ruhumun sahibiyle, kalbimin banisiyle edeb içinde buluşmalıyım
Ne kadar hicranım varsa, içinde boğulduğum hüzün bırakmasa da varmalıyım
Yeniden uyanmalı,cansuyumu aşkının hikmetinde bulmalıyım ve umutlanmalıyımMustafa CİLASUN
14 Temmuz 2011: 08:02 #794383Anonim
Taşmıdır ki kalbin imdadıma gelmedin!
Bir ömür sessizliğin renginde bekledim
Bilsen ne kadar umut ettim,kimi vakit kendi kendimi teselli ettim
Sabrın devranında gözyaşlarımı derledim,nasip olmasını ne kadar diledim
Kalbimdeydi sanki o naif nefesin hissiyatımı kuşatan engin edebin ve temennilerinNe hicrandı firkatin,sukut ettiren halin
Hicran içinde nefes nefese kaldığım melalin,dinmiyordu hasretin
Kimseye söz edemedim, her lahzasında boyun büküp melülleştim, nerdeydin
Nasıl bir umudun vecdinde vaktini beklerdin, taş mı kesilmişti ki o zarif yüreğinNiçin hiç merak etmedin ve gelmedin
Bir an bile olsun gönlüme bir ferahlık hissettirmedin ve kederdin
Bu kadar mı sefildim, cezbinle bir ömür inledim,toprağa hasreti andıkça sevdim
Neydi derdim,neden sinemin senasıyla vakit geçirdim bedelsiz umuun içine girdimNe zaman ki o kelebekleri görsem
Umutlarının vecdinde halinin derinliğini hissetsem ve ölsem
Edebinin sahifelerinde bu ömrümü hasretsem, nail olmak için sabırda erisem
Ruhumun figanıyla yüzleşsem,uykuya hasret gözlerimi sonsuzluğuna terk etsemNe kalmışsa geriye seni anlatan
Satırlarında kaybulduğum hicran ahının kitabını yazsam
Başucumda sakladığım ve bir vesileyle yazdığın namenin sancısını duysam
Akan zamana sorsam, sukut ettiren ahu gamımı satırlara son nefese kadar yazsamHıçkırıklarımı biran olsun duymasan
Halime malum olan hasretini şahit olduğum ayette bulsam
Kalbimin sahibine yakarsam, ruhumun hicran damlalarını bir bir anlatsam
Ağlasam, sessizliğin halinde kaybolsam,ruhumu cezbeden furkanın şadına kansanMustafa CİLASUN
14 Temmuz 2011: 08:04 #794413Anonim
Dili ayrı can olsa, rahmet ederdi feryadıma!
Alıp götüren zamanı mı şikayet edeyim
Halimin dinmeyen hasretini nasıl bir şifa ile söyle dindireyim
Kime gideyim,nasıl bir umudun vecdine gireyim, buruk kalbimi sakinleştireyim
Derin suların sessizliğini ruhumda hissederim, sabır içinde ki o nasibimi beklerimTohum, topraktayken, ağaç halini bilmez
İdraki bu badirede ona geçit vermez,kendi ahvalinin ötesini göremez
Bulunduğu hal üzre itiraz etmeyi hilkatine sindiremez,sahibine karşı asileşemez
Şahit olduğu ve içinde bulunduğu mecrayı birgün terk edebileceğini de elan bilemezBatında ki can,umuda koşan furkandır
Ruhundan tebarüz eden senada o an için çıkandır,kıyama durandır
Fark ettikçe ardır, geçirdiği vaktin muhatabıdır, emr-i bil maruf için var olandır
Yaratmak kalbin sutanının fermanıdır,yaratılan imtihan içinde yaşayan hicrandırÖlüm,doğumun ve ahirin mizanıdır
İnsan, yaratılış ve akıl muvacehesince muhatap olan senadır
İrade ve ihlas şumulunde ki heyecandır, tercihleri nispetinde hak kazanandır
Her neyi diliyor ve onun için azmediyorsa, fırsatı tanınan en şanslı mahlukattırNail olmadığı,vakıf olmadığıdır
Vukufiyet ruhun ve kalbin lisanından neşet eden bir farktır
İnsan kemale erdikçe, sabır ve çile içinde demlenmeyi içine sindirdikçe aktır
Karalara bürünmek, nefes nefese laı güzarlık peşine düşmek ne büyük betbahlıktırSeni senden alan bir an var unutma
İhmal ettiğin vicdan, nebilerin payesidir, sakın uzaklaşma
Aşk,hak ve hakikatin şiarından tebarüz eden vuslattır, nafile yere avunma
Nefsine itibar edip, esaretini hergeçen zamanın hicranını artırarak boşyere ağlamaMustafa CİLASUN
14 Temmuz 2011: 08:06 #794414Anonim
Dağ vecdini sessizce, narıyla serdediyor!
Resmi tam görebilmek için buraya Tıkla
Gönül,insan sülbünün deryasıdır
Lamekan olan bir zamandan sudur eden, aşk-ı vuslatın şiarıdır
Kimi zaman hicran ve bazende hüzünle yol alan bir seyr-i devranın iştiyakıdır
Ne kadar ihlasa erişirse, hal’ini kal’iyle müsavileştirirse nazargah olan makamdırİnsan, kul olmaya azmetmelidir
Ruhunun ve kalbinin sahibine iltica ederek, suluka ermelidir
Nefsine esir olmayı,anlamadan zanlar içinde boğulmayı bertaraf etmelidir
Vicdanın sesiyle dirilmeryi, nefesin müddetine sabırla bilenmeyi de hak etmelidirBahtın kazası ki sünnetullahtır
Haline vuran zaman, aklın ve tercihinle ilintili olan furkandır
İnsan, kul olmak noktay-ı nazarından tevdi edilmiş bir hülasat-ül beyandır
Aklıyla muhataptır, kalbiyle umut adına kanatlanandır,maşuku adına fermandırHer anne, şefkatin baharındadır
Babalar ise umut içinde heyacan duyan, sabrın rüknüyle yol alandır
Mükellet olmak niye vardır, ehliyet sahibi neden hesaba konu edilen bir insandır
Mahlukattan farkıyla,ihsan ve inşirak akıyla, azim ve umut cenahıyla yaşayandırEvladın, senin için her ne değerse
Ruhuna aşina olan mücerret ahdin, kalbinin o sahifesinde diriyse
Mizan, gönlünün sahrasında ümiylenmene vesile olan vecdinse, aşk halindeyse
Korkuyla nefeslenme, hizmet etmekten aslam çekinme, vaktin hala tükenmemişseDeryanın vecdine nazar eyle
Hıçkıran dağların feryadına meylet ve ibret içinde hamdeyle
Bir yudum suya hasret sabinin mahzunluğunu ruhunun derinliğinde dert eyle
Sessizleşen nisanın,umudunu saklayan hicranın o nefesine hasassiyetinle ar eyleMustafa CİLASUN
14 Temmuz 2011: 08:08 #794417Anonim
İdrakinle arsın, aşka bahis bir zamansın!
Hissettiğin nispette muhatapsın
Dert edindiğin müşkilatın sevdasında yol alan bir vicdansın
Muhakeme ettikçe varsın, şuura eriştikçe aklıyla hesap eden bir manasın
Merak etmedikçe, ilimden nasiplenmedikçe, aşk şadıyla nefeslenmedikçe hazansınMezarlar halini korkutmasın
Tenha olan mekanlar yeter ki sinen içinde bir anlam bulmasın
Kanasın yüreğin, dağlansın dertlerin,nefsini esir ettikçe mürebbisin ve hürsün
Ruhun ezelin şahikasına ramdır, kalbin umudun pervasında ağlayan bir nazardırEdep sahibi olursan ihsandır
Pişkinlik hiçbir derde şifa sunmayan mübalağa zannıdır
Günü kurtarmak kime ne faydalıdır, ahirin ve akıbetin zaten hesabın içindedir
Lahzalar içinde bir hikmet vardır, azmettiğin ve niyet-i halisliğinle vahdet şiardırDin tacirliği edenler sıkılmazlar
Nefsi anlamda şana adaylar, gamı içinde barındıran canlar
Bir paha karşılığında aidiyetinden vazgeçen heyecanlar ve ne kadar zavalılılar
Biat ettikleri, saltanat adına bilendikleri, aldatmak muradıyla yol alır bu insanlarAşk, halin bir demidir unutma
Sukut ettiren zamanların hicranıyla sakın yeise kapılma
Umut halise solmaz, bir kenarda kuruyan yaprak misaki hüznü anlatmaz, anla
Ne kadar samimiysen,inşirah içinde kalbinin seyrinde nefeslenirsen sevdadır yaşaKorktuğun kadar sanıksın unutma
Önyargıların ruhunu boğmak için sinende hayat bulursa, ağla
Yakarmak için bir bahaneye sığınma, ne derler fakirliğine saplanıp hiç boyanma
Seni senden daha yakın seven bir sahibin var, ihmal edip aldanma ve aklınla yaşaMustafa CİLASUN
14 Temmuz 2011: 09:41 #794419Anonim
İçimden geldiği nispette melalimi yazdım!

Gözlerimden yaş boşalıyordu
Oysaki bu konuda pek alışkanlığım yoktu
Halin fakirliğinde, kalbin sevgiye hasret iklimiyle nefesleniyordumYapraksız bir dal misaliydim
Şevksizliğe gark olan hicranı abideydim
Ne gülmeyi bilirdim ve ne de tebessüm için yüreğimi hasredendimBilmek için erdemden azadeydim
Düşünmek için bilmeyi, idrakle hissetmeyi özümseyemezdim
Hoyratlığın kadrindeydi takatsiz nefesim ve çok fakirdi bildiklerimTekâmül adına, sevda babında
Aşksız kurak ayazlarda, poyrazın hırçınlığında
Kan çanağına dönen gözler ve hissiz nefesler lahuti şiirler dinlerAlp götüren bir zaman dilimine
Kahraman Tazeoğlunun sesinden arazını dinliyorum
Yüreğin burkulduğunu, dilin kuruduğunu, gözler boşalınca hissettimŞiir adına her ne yazılsa az dedim
Sarsılan hislerimle titremeye başladı tüm bedenim
Ben ne kadar sefilim, kalbi hissedişleri ben nereden bilirim dedimAvuçladığım toprağı öylece sıktım
Ve gözlerimden akan yaşlarla onu nemlendirdim
Kokusunu içime hasretle çektim ve iklimlerin seren camına kilitlendimHissetmek adına kalbi olmak dedim
Ruhun insicamından uzaklığımı bir bir gözden geçirdim
Hilkatin muvacehesince, aklın mücerretliğinde nefsimi güncellemiştimHasreti ve özlemi yeniden anladım
Sevda adına yanmayı, aşk babında kanmayı tanımladım
Ötelerin hazzıyla, vuslatın kalan sayfalarında, gül kokusuna yaslandımÇaresizliğimle el açıp yakardım
Nefesin kalanlarıyla, ömrün devranında hardım
Tek başıma kala kaldım, arkama dahi bakmadan suskunluğa uzanmıştımMustafa CİLASUN
14 Temmuz 2011: 09:43 #794420Anonim
Lahza ki ne düğüm,ölüm sırrında ki düğündür!
Dört harflik ve iki hecelik aşktan korkma
Sırr-ı sanatın içinde gizlediği hikmetleri bir an olsun ihmale alma
Tedbirsizliğin acziyetiyle yolda şaşkınlık yaşayan bir nefes misali soluma
Her neyi maksat eyliyorsan, halinin lisanıyla anla, yaban olmak fakirliktir anlaAşk,halin deminden neşet eden yakarıştır
Cennet ve hurileri gaye edinmek, nefsin sofrasından kalkmayıştır
İhsan, ihlastan ilzam olan bir kavrayıştır,Hakkın rızasında yok olmak yanıştır
Aşkın narı ruhunun firkatidir, edebi nezaketi inşirahtır,tahkik etmeyen akıl acıdırAkıbet, senin niyetin nispetinde ki vakittir
Ah etmek fakirliktir, acziyete girmek sefilliktir, mukadder olan aşk ve sevgidir
Muhabbet bunun için hasredilmeli, hilmin latifliğinde nefes müddetine erişmelidir
Zemherinin çehresi halini ürkütmemelidir, her cefada bir hikmet varlığı hakikattirMezar ki, bedenin o cezbesini aşikar eyler
Toprak olan her ten çürümenin vaktini bekler, ruhun firkatte ki yerini bekler
Nafile yere ağlamak kim için bir keder, akıl ve izan kime verilmiş bir aşk-ı ekber
Bir bekleyenin var olduğu, müddet-i nefesle haline arz olunduğu en yüce bir bedelSeni kimse ateşlere salmaz, unutmayasın
Seni yaratan aşkın ve vicdanın ülfetinde tanzim etmiştir,ayette okuyasın
Furkanın vecdinden uzaklaşmayasın, seni halk edenin lisanına yaban kalmayasın
Deryanın suhuletinden gelen nazarı, düşen yaprağın teslimiyetinde ki oaşkı anasınKızının adına, anası niye çeyiz hazırlar
Bir ömür umudun halinde doğar, sabrın sahrasında gözlerini ovalar
Bitap düştüğü vakitler durmazi silkinip yeniden kalkar, ruhunda ki aşkla yanar
Utanmak onun halini boğar,şefkatin ve cefanın manasında ki ecirle o haline bakarMustafa CİLASUN
15 Temmuz 2011: 09:07 #794436Anonim
Vakit ötenin furkanı, ruhun inşirah sevdasıdır!

Akıl, haline teslim edilen farktır
Kalbin sahibinin nazargahı, ruhunun işaret eylediği senadır
Ne kadar kendindeysen, viran olmamış bir halin sahibi değilsen umudun niyazdır
Azmettiğin nispette ve vecdine haiz olduğun demde aşk, ruhuna muhatap olacaktırMavera deyipte es geçme
Vakıf olduğun ne varsa, benliğin içinde narı bekleyen bedeli seçme
İradeden vazgeçiren vakti asla terk etme, gönül kapın açılacaktır, sabırla bekle
Hidayet vakitlidir, ruhun dirliği ve feysi için vazgeçilmeyendi ki,feda olmayı yeğleHakkın rızası ruhundadır
Lakin iradene tevdi edilen bir maceradır, akıl ve idrak bunun için vardır
Lafazan olmak, afak,ilik içinde nefesi bırakmak,hüsrana uğramak adına ne acıdır
Düşünmek insana yakışır, ihsan, ihlasla yol almak, kula nasip olacak bir sevdadırDüşünmeden kelam eyleme
Ne hasredeceğini öncelikle halinin sahrasında, aklınla bir derle
Neye delalat edecektir, nasıl bir maksada hizmet için sunulacaktır, dikkat eyle
Bir cezbe kapılmak için gönlünü perişan etme, gördüğün keramet olsada meyletmeKur’anı dinlerken şehret
Ruhuna zerkedilen en kudsiyet adına ve aşkla tevdi edilenlere dikkat et
Nefsin hergeleliğinde ikamet eyleme, nizam edilmeyen hissiyatı marifet eddetme
Tenini cazip hale getirmek için vaktini heba eyleme, çürüten o vakte karşıda gelmeKabir ne söyler, sessizce dinle
Ruhuna malum olan ne varsa, o an ve akan zaman içinde görmeden geçme
Hissettiğin nispette varsın ve adanmışsın, tekebbür edip, ahirini de viran eyleme
Annenin suskun halini dinle,babanın boynu bükükken çığlığını hisset ve çok görmeMustafa CİLASUN
15 Temmuz 2011: 09:13 #794437Anonim
Ruhunda çiçek açsın, o kalbin burkulmasın!

Sen ağladıkça içim acıyor
Halini teskin etmek için elimden bir şey gelmiyor, yüreğim sızlıyor
Çare adına kime baksam ve ne aradığımı bilene matlup olsam, sabır diliyor
Nasıl bir hikmetin esrarı ruhunu celbediyor, şehrine melik olamadığım ah ettiriyorBiliyorum umut içindesin
Her kapanan günün hicranıyla bedelleşip, kanaatle serinlersin
Sabır değirmeninde vaktini bekleyen mürebbiyenin edebiyle hemhal içindesin
Lakin yinede evet, kederlisin, hangi ümidin hazan vaktine şahit olan bir nefessinBana derdini söyleme
Halinin deminde derlenen umutlarını ayan etme ve bekle
Kısmetin kalkma vaktini, niyetin ruhunla müşterekliğini,ihlas vecdini
İman çıplaktır,elbisesi takvadır, süsü ardır,vicdanın sadrında ki umulan aşktırFikreden nefes vakıftır
Fıkhıyla amelini derleyen ehliyete sahiptir,murat etmek vakitlidir
Nerde kayboldun,hazanı resmeden melal misali soldun,dirlik evet, tedbir işidir
Her ses ve haline tesir eden nefes nasıl bir ahval içindeysen umudun beklentisididirKudretin nispetinde arzet
Hasrettiğin her nefesin kadrine muhtaç olduğunu düşün ve hakka iltica et
Ne kadar hevesin kalmışsa, hakikatin şiarından nasipsiz olan zanlarsa evet,azlet
Gördüğün düşünü yadsıma içinden çıkamadığın ne varsa, o vakitte ayan olur, anlaRuhun kime muhtaçtır
Nasıl bir devranın çarkından geçmiş vuslattır,hiç yaban kalma
Kalbin ummandır,her niyetinde bir mana saklıdır, nefsin çalımlarınıda unutma
Bir nefes ve vesileler çıkacaktır karşına,öncelikle açılacak o kapıları hiç kapatmaMustafa CİLASUN
15 Temmuz 2011: 14:12 #794451Anonim
Gönül neylesin, akıl kimi bilsin, kul olmak için inleyesin!
İçim alev, alev yanıyor, açamıyorum
Sanki öyle bir yükü, niye kaçamıyorum
Deniyorum, dertleniyorum, saçamıyorum
Yoruldum inan, artık ar edip bakamıyorumBeni ben yapan faktörler hala ayakta
Beni benliğimden uzaklaştıranlar bir odakta
Meçhuldeyim sanki yaşadığım her mekânda
Bilinmeyenler neredesin yapış artık yakamaDostluklar artık menfaate dayanıyor
Yoksa gücün niye hala içim yanıyor
Dermanın tükenip halsizlik kimi arıyor
İhmal ettiklerim her an beni kuşatıyorAklım, mantığım, azmim elbette var
Yoksa mesnetli bilgi söyle neye yarar
Manasızca devamlı koşmak evet yorar
Mihengim neredesin gel beni artık sarDava diye bağlanarak bir yol aldığımız
Her şeye o gözle bakarak yanıldığımız
Ön yargıdan beslenip,tebliğ sandığımız
Neredesiniz şimdi söyleyin kandıklarımızBiz her zaman inandık ve teslim olduk
Neticesinde yalnızca niye bizler solduk
Dağıldık, şevksiz denize daldık,bocaladık
Öğrenmeyi öteleyip evet, yılana sarıldıkHer zaman mı bir kurtarıcı bekleyeceğiz
Kolayı ve rahatı ne zaman terk edeceğiz
Kendin olmaya çalış yeter artık diyeceğiz
Aklın,mantığın,senin için bir azık,bileceğizRabbim derken, açziyetini ve sükûnetini
Hakikat derken zulümden uzak adaletini
Peygamber derken, sabır ve metanetini
İkmal et sanki bir hava gibi,akan su gibiMustafa CİLASUN
15 Temmuz 2011: 14:14 #794452Anonim
Boynumu büküp,kalbimden seslenmeliyim!
Bilmem ki nasıl inşiraha erişeceğim
Dinmeyen şaşkınlığımla, hangi vecdin inhisarında inleyeceğim
İhmal ettiklerim aklıma düştükçe, söyle şimdi ben nereye gizleneceğim
Ruhumu teskin etmek için onun lisanını şehretmeyi, nefsime talim ettireceğimEy Hak dedim ve fakat habersizdim
Niyetin samimiyetinden, benliğimde yer eden lekelerden bezgindim
Kim ne yapıyorsa, ben de yapmayı arzu ettim, hangi hesaba dikkat etmedim
Ağlarken, umutlarım kanatlanırken ne kadar hafiftim, neden farkını fark etmedimSanki nefsimin elinde bir esirdim
Evet, aklım ve fikrim var diye kimi vakit öğünmeyi becerirdim
Etrafımdakilere nazar ederdim, daha güçlü olmak adına nasıl ter dökerdim
Fakat yanıldığımı an eb an gün geçtikçe ve ömür yumağı nihayete gelince inledimNiçin ben bu kadar habersizdim
Hangi bedelin esaretinde, verilen bir ömür sermayesini tükettim
Ne camiye gittim ve ne de secdenin feyziyle kendimden geçtim, nerdeydim
Sanki kaobolan bir sabi gibiydim, çaresizlik ikliminde zemheriye ah edip yenildimRuhum ne kadar kasfetin eşiğinde
Kalbim hangi hevesin bekleyen lahzanın çehresinde ki nöbette
Dökülen kanlar, hakir görülen yaratılanlar, talan edilen masum insanlar nerde
Neden dertleriyle hemhal olmadım, kendi nefsimle bir ömür oyalandım ve kandımYarabbi sen bilirsin, sahibimsin
El açtıran, ruhumun yanıklığını duyan sensin, mağfiret edensin
Rahmetinle her vakit bizimlesin, ne kadar nankör olsak ta sen yine affedersin
Kapına geldik, mahcubiyetimizle seslendik, senin kulun olarak kimlere giderdikMustafa CİLASUN
(Her nefesin…
Kul olabilmek için dikkat eden o halin…
Farkı fark edecek kadar ihsan sahibi olan kanın…
Masumiyetini korumayı gaye edinen bir hicranın…
Mahzun nefeslerin felaha erişmeleri için niyaz ediyor…
Vesile olması adına gecenizi kutluyor ve esenlikler diliyorum efendim.M.C)16 Temmuz 2011: 10:47 #794468Anonim
Söyle nasıl şikayet etsin ki bu kalbim!

Bir ömür hasretinle inlerim
Sessiz ve çok derinden kendi kendimle dertleşirim, boyun bükerim
Kifayet etmeyen bu halim,umuda salınan niyetim, ruhumun firkati söyle kimin
Yüreğimi daplayan hangi lahzaya sitem edeyim, bizarlaşan nefesimi terk edeyimGökülen yaşlar,kandır yakar
Ne kadar hicranım varsa, sinemin her halinde çığlık çığlığa dağlar
Hüzün zerkeylediği kederle melalimi burkar, çıkacak bir kal olsa da ne yapar
Düşen yaprağın halinde,kanadı kırılmış bir kuş misali,suya hasaret bir çöl timsaliGeldim ki, gitmek için bilirim
Ruhumun sahibine sığınır, sabır dilerim,ağlayan kalbime kanaat isterim
Demek ki vakti sebeb-i değilim, meylettiğim şavkı karanlığın sukutuna gömerim
Çaresiz beklerim, nasip olacak kısmetim için sadakat ederim, aşkın sırrıyla eririmİnsan tabiyatı bu heveslenir
Kalbini celbeden ne ise sessizce nazar eder ve gönül dilinden imrenir
Sahiplenmek adına biraz kederlidir,hesapsız bir imtihanın eşiğinde inleyecektir
Ah etmek niyedir,ruhunun firkati elhak sahibi içindir, ah u zar etmek ne demektirKalbim çarpar, an be an anar
Hasretine dücar olduğum kimbilir ne kadar habersizdir,nasıl anlar
Kalbi hissediş niye var, tek taraflı mı gönlü umut için aralar,yakan aşk mı ey nar
Beni benden almayı başaran nasıl bir yar,düşüncelerime derinlik katıyor bu efkarDilim sussa, gönlüm yazar
Halime düşen her damla bir başka baharın şevkiyle sabahlar
Lahza ibretle bakar,düştüğüm çaresizşliğin eşkali herr bir yanımda niye var
Mefkuresi olmayan bir nefes için hevesler mi kalbi yorar, anlat sesi çıkmayan yarMustafa CİLASUN
16 Temmuz 2011: 10:50 #794469Anonim
Gönlü yanan nar iledir, ar etmeyi bilir!

Geçen zaman nafile değildir
Nasip ise kalbin ve ruhunun firkatiyle birlikte olan güzelliktir
Mesnetsiz nefes ne kadar edebiyledir, akıl insan için bir ehliyet değilmidir
Düşünmek ancak fikir sahibi olan için mümkündür,boşlukta aranmak fakirliktirGönul kuraksa gül açmaz
Sevginin sedası ötenin inşirah aşkıdır,manasız duyulmaz
Umut,kalbinin ilacı, ruhunun sevdası, nefsinin kurtuluşu için fırsatıdır
Aşk,ihsan ve ihlas içinde ki farktır,edebin sahrasından hissedilen bir fermandırİnsan azmi ve niyetiyle andır
Fakıf olduğu ne varsa hakikate tebdil edilmezse hicrandır
Tefekkür etmek,aidiyetin için adanmak, ruhunun firkatiyle yol almak yakarıştır
Aşk,korkuları zail eden bir ilhamdır,teslimiyetin nispetinde ki ihsanın muradındırİhtiyacın hasıl olmadıkça
Gönül kapın açılıp, ruhunun ram olduğu fırsat doğmayınca
Akan gözyaşların halinin deminde ki firkatle bedelleşip iltica etmeyince
Dirlik bulunmaz, suskunlaşan nazarların yanıklığı hiç durmaz,o vakit gelmeyinceFeda olmazsan,kanarsın
Nasıl bir vecdin içinde felaha erişeceğini de anlayamazsın
Keşkelerle oyalanırsın, bahanelere sığınmayı birşey sanırsın, yanılırsın
Vah etmenin işe yaramadığını fark edersin, lakin vaktin geçtiğini acıyla yaşarsınAhdine sadık kal,unutma
Ruhunu teninden kopartacak vakitten korkarak kaçınma
İnsan neden yaratılmıştır sorgula, ehliyet sahibi olmak kim için farktır, anla
Her kim çıkarsa çıksın karşına, öncelikle düşünmekten ve anlamaktan saklanmaMustafa CİLASUN
18 Temmuz 2011: 09:55 #794534Anonim
Ruhun aşka taliptir,kalbin sukutun kalidir!

Her lahza vaktin zuhurunda ki müddettir
Ol emri üzerine hesabidir,kainatın aşk rehberidir ve furkanında sesidir
Bahşedilen nefes ahdin ve aklın ehliyet vecdini bekleten sıhhattir,takkik ile abattır
Kimlik sahibi, aklın ve izanın emanetçisi derdin sahibi ve aşkında bir muhatabıdırHalin farkında olmak,aklın vecdidir
İrfan, sadık olan nefes için bekleyen müjdedir, ancak ülfetle ilintilidir
Ruhuna bigane kalan nefes ve hukukunu bilmeyen esaretti ki can elem içindedir
Sual etmek, hak ve hakikat adına gönlünü aşk hasretine vakfetmek ise ihsan işidirSabinin her feryadına açık olma
Şefkatini yalnız bunun için hasredip, sanradan bir kuraklık yaşama
Hamiyetin ve mağfiretin yegane sahibini ve bizzat melikini sakın ihmale alma
Önce sana neler bahşedilmişse ve hangi vakit için verilmişse, takkik et ve korkmaBenim dediğin ne varsa, kimindir
Çürüyecek tenin için ayırdığın o vakitler heba edilen birer bahanedir
Neden ruhun huşu içinde değildir, kalbin mütemadiyen figan eden uzv-u ülfettir
Nazargah olan halin inşirahından uzaktır, nefsin için viran edilen bir sahanlıktırHer gece derin bir uykunun içindesin
Gördüğün düşlerin şehredilmesi için gayret edersin ve o nefesi ararsın
Neden aklın ve istikbalin için furkanın serdettiği ibret ve hakikatlere bakmazsın
Niçin hala avuntu içinde sızlarsın, her vakir lüzumsuzluk içinde boğulup kalırsınKimsin, nasıl bir fertsin aorgulamazsın
Geldiğin ve ruhunun asli ikametgahın haline yıllardır uzak kalırsın
Bir zamanlarda ki haline baktıkça hayıflanırsın, yaşlanmaktan utancını yaşarsın
Kim atltif ederse cezbine kapılarak kakkahalar atarsın, hangi hesabın ufkundasınDişlerin sızlar, gam içinden çıkmaz yaşar
Her aynaya baktıkça ah u zarın bir acı ile karşına çıkar ve gözyaşların akar
Ruhunun firkati asliyesi içindir, aklın neden hale durgunluk içinde idrakine bakar
Nefesin müddetlidir ey yar, ne kadar sızlansanda her sabahın elbette ki gecesi varMustafa CİLASUN
18 Temmuz 2011: 09:57 #794535Anonim
Ne kadar dertliyim bilsen, haberin var mı!

İçinden çıkamadığım bir halin içindeyim
Her ne kadar nefes nefese kalsam, umutlarımın solmasını anbean yaşasam
Lahzanın açılan sahnesinde sessiz bir seyirci can olarak, gözyaşlarımı bıraksam
Hiç bilmeyecek ve belkide hissetmeyeceksin sanki derin bir uykunun sabahındayımNe kadar özledim, hasretin esaretindeyim
Kuruyan dilim,fersizleşiyor artık gözlerim,mecalini terk etti aciz bedenim
Yıllar anlatmaya yetmedi, bir ömür firkatine hasredildi,ruhumun hicranı dinmedi
Hüzün yüreğimde derin izleri serdetti, her yutkunduğumda umut halimle bedelleştiKimseye anlatılmazdı,müthiş bir gamdı
Kim vakıf olsa adeta bir mecnun sanardı,lakin hissettiklerimi yaşayamazdı
Akıl yolda bırakıyor, idrak çaresizce bakıyor, nefes yıllardır sevdasından geçmiyor
Nasıl ve hangi lisanın kadrinden söz edilirdi, şehredilmeyen hal ne acı bir firkattiRuhun dinmeyen vecdini anla ve ağla
Kalbim ne kadar hasretinde inilerse hiç duyma ve bir farkına da varma
Çile çeken benim nasıl olsa, halini, hasreden ruhumun hicranı sana ulaşmayınca
Nasibin neyse onunla kal, artık açılmayacaktır bu kapılar, içim niye acıyla sızlarDin-i ayrı kafir olsa derdimi anlar
Lakin sana nasip olmayan bu esin,vecdini yaşatmayan bir seçim
Nasıl yargılansın ve anlaşılmaya münhal bir halin kederini sineme bıraksın
Bahtım nasıl ağlasın, yangın olan kalbim hangi yüzle yakarsın ve öyle anlaşılsınAynalar acziyetime gülüp geçerler
Seyrettiğim infialime bilmem ki gönlün lisanından nasıl söz ederler
Benliğin içinde kaybolmayı nasıl bir vakit içinde haline zerkedip yadederler
Masumiyetini teslim ederek, halimin hamlığına verirler ve artık ki avunma derlerAh ettiğim bu ömrü nasıl hicvederler
Nesillerin feryad ettikleri lahzalarda sahifeleri bir bir aşikar eylerler
Nafile figanını kim duyar anla artık diyerek, teskin etmeye gayret hasrederler
Yaşadığım acıyı ar haline getirip, hazanıın solgun çehresinden ibretle nazar ederlerMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.