• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 451 ile 465 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #793560
    Anonim

      Vakti şahit tutmalı, vahdeti anlamalıyım!

      43644.jpg


      Ehliyetsiz bir aklın sahibi olmamalıyım
      Kalbini ihmal eden, ruhunun ahdini merak etmeyen halimi yaşamalıyım
      İdraki neden ziyadesiyle önemini kavramalıyım, fikretmeyen firakı ne yapmalıyım
      Hak için cehdettirmeyen, ecire meyletirmeyen furkanı, anlamadan mı okumalıyım

      Neden zühtü hep yanlış anlarım
      Etkisiz kul olmanın bizarlığını mütemadiyen yaşarım, bu halden nasıl çıkarım
      Neden girdabın içinde anlamlaşan bir canım, esaret içimde niye çok farklı anlarım
      Manazsızlıktan,
      aşktan nasiplenmeyen candan, acziyet içinde ki o merak sıkılırım

      Dünyayı “ben” sanmamalıyım
      Yıllardır içine düştüğüm esaretten silkinip kurtulmak için adanmalıyım
      Aşkın senasında uyanmalıyım, sevdalaşan vicdanımı sahibi için anlamalıyım
      Hakikatin sadır olmadığı hiçbir mekanda oyalanmadan müddeti iyi tanımalıyım

      Vicdan neden masum bir aşktır
      Sahibinden nasipsiz kalmayan sultandır, ruhun aidiyle alakalı bir
      sanattır
      Akıl anlamak ve ayırt etmek için farktır, irade hakikate adanmış bir iştiyaktır
      Ömür ne muazzam bir fırsattır, hesabın içinde ki tufandır,
      ölüme adanmış candır

      Ruhum hakikatimdir,kimindir
      Kalbim sahipsiz olan bir kölemidir, neden nazargah için tertip edilen ülfettir
      Hisssiyar aslında pek latiftir, onu kirleten ise nefsi telakkilarde ki gizli esarettir
      Feraset ne için çok önemlidir, ihsan üzre olmak idrakin
      güzeliğinde ki bir payedir

      Yanmayı sadece sen murat edersin
      Ruhunu ve kalbini ihmal ettikçe savrulan bir nefessin, nefsinin hala esirrisin
      Ne kadar onu ezersen bil ki o nispette özgür ve manası içinde anlam bulan nefessin
      Yoksa saklı bir
      zamanın içinde var olmaya gayret eden bir dilencimisin veya nesin

      Mustafa CİLASUN

      #793561
      Anonim

        Ruhumda bir neşe var, ar sinemi yakar!

        43765.jpg

        Ne kadar söylemek istesem
        Ruhumu hicrana gark eden nazarlarından çekinmeyi bir yenebilsem
        Bakışlarında ki cevaptan kalbi yakarışlarımı azat edip, sürur içinde sevinsem
        Hiç kederlenmesem, derd-i gamıma yenilmesem, elemin eşiğinde
        gözyaşı dökmesem

        Şimdi kalbime ne söylerim
        Yadeden ahımı hangi nefese anlatırım, neden bir ömür hasretinle ağlarım
        Yüreğime taş basarak, sabır sahrasında yalnızlığıma kanarak niye yakarırım
        Gönül görmek ister, hal, kalin için nöbet bekler, hicran ruhumdan heran sönn eder

        Gel dedim, hiç gelmedin
        Sesimi duy dedim,fırsat vermedin,her vakit içimden kara trenleri geçirdin
        Firkatine erdirmedin, ram olan kalbi hislerimi bir nebze olsun duymak istemedin
        Bu kadar mı lanetliydim, hastalık zerkeden bir nefestim, ahımı sen hiç düşünmedin

        Mevsimler suskun ne söylüyor
        Sineme sökün eden hazanı kimse şehredemiyor, sessiz çığlığım figan ediyor
        Artık beklemek yüreğimi dağlıyor, işittiğim ses bir ürpeti veriyor, umut dinmiyor
        Göçüp gitmek kimi vakit çok yakın geliyor, düşen yağrak sanki halimi resmediyor

        Toprak şimdi çok çekiyor
        Kuşlar kanatlandıkça içim gidiyor, yerde gezine karınca ruhuma sesleniyor
        Antik hülyalar, terk edilmiş duygular, kopup giden yakarışlar çok yakın geliyor
        Vakit hesaplaşma vaktini önceliyor, saklı umutlar niye edebin suhuletine sığınıyor

        Sessizce avuçladım toprağı
        Halimin fakirliğine mütebessim bir şekilde yağan ibretli kar’ı ve esen fırtanayı
        Hissettiğim samimi duyguları, latifleşen ruhumda ki firkat anını sukut eden o yarı
        Yüreğimde dinmeyen narı, alıp götüren hicranı ve sessizce
        hüzün zerkeden hissiyatı

        Mustafa CİLASUN

        #793569
        Anonim

          …..

          #793643
          Anonim

            Nasıl yakarsam ve hakkıyla ansam!

            46597.jpg

            Ne oldum delisi olmasam
            Benliğin içinde kaybolup, esaretle nefesi müddet-i içinde bırakmasam
            Aşkın gönül kapısın açan bir nar olduğunu kavrasam ve zandan kurtulsam
            Her anımı, ruhumu bizar eden figanımı, kalbimi burkan hicranımdan kurtulsam

            Akılım kifayet etmiyor
            İdrakim hakikatim için vecdime şevk vermiyor,bahaneler alıp götürüyor
            Yolun selameti neden irademle kesişmiyor, azmim neden bezginliğimi önceliyor
            İşaret t
            aşkarı, aşk korkuları, gamsız nazarları bir bir ayan ediyor, neleri söylüyor

            Bir korku var sinemde
            Sanki bilinmeyen bir nedenin emrinde, nefsim ne kadarda hiç dert edinmese
            Edep neden halimde tebarüz etmiyor,pişkinlik hangi gamıma devayı işaret eyliyor
            Neden açmazlar her vakit gönül kapımda bekliyor, zihnim ahval üzere eza çekiyor

            Yar diye kime baktımsa
            Hislerimi kirleten marazlardan kurtulmadıkça,
            aşkı hakikat halini yaşamadıkça
            Kitab-ı celili beslendiğim ve istikametin yegane adresini kalbimden çıkartmadıkça
            Fakir kalırım, melülleşen bir nazar ile etrafıma balınırım ve gerekçesiz de ağlarım

            Kul olmak ne büyük farktır
            Hidayet üzre manalaşan sırattır, azmin ve cehdin ile alakadar olan ihsandır
            Nasip senin umut içinde ki intikalindir, bahtını kazaya dönüştüren insicamındır
            Eminsen korkma, tağuta,müstekbire, sekülerliğe, paganlığa açıksan hiç durma ağla

            Allahın indirdiği hükümlere mukabil olmak üzre
            Akıl vezandan,kaygı ve tasadan, her maslahatın
            insan kaynaklı olmasından
            Şek ve şüpheyi içinde barındırmasından, ruhunu ve kalbini esaret tabi kılmasından
            Çekinmeyen, tefrikalar içinde nesilleri perişan eyleyen ve kendinden geçiren hardan

            Mustafa CİLASUN

            #793644
            Anonim

              Yanmaktır efendim, biricik çaresi aşkın!

              47066.jpg


              Ne olur hal-i perişanlığıma bakma
              Ruhumdan tebarüz eden ve dinmek bilmeyen figanımı
              aşkınla yargıla
              Hiç acıma, mahzun olursam aldırma, gönlümün mağdurluğunda ki sevdayı anla
              Gözyaşlarımı kurutma, yüreğimde esen fırtınayı dindirme, irademe bir geçit verme

              Yak sinemi, ateşlerden kurtarma
              Hiç sönmeyecek
              aşk-ı imanıma ve ahvalimin bizarlığına pranga vurma
              Gönül kapımı kapatma, kalbimi inşirahın hasretiyle yorma ve takatsiz bırakma
              Umudum firkattir, ruhum vecdine hasredilen idraktir, eşikte bekleyen
              aşk kimindir

              Ne vakit kendime saklansam
              Kör bıçağın merhametine sığınmayı
              göze alsam,ufkum kararır bırakma
              Kalbimin farkını, yüreğimin vicdanıyla ağlatma,ihsan senin inayetindir korkutma
              İçimde gam olsun,
              gözpınarlarım sel misali ruhumda manalaşsın, rızandan ayırma

              Mahlukatın teslimiyetini yaşat
              Hilkatin masumluğunu kalbime anlat, ne kadar acizliğim varsa
              aşkınla kuşat
              Kulunum, bazen anlamını kaybetmiş yoksulum,zafiyetler içinde neden sarhoşum
              Hangi meyi içsem,
              gözlerin aradığı sakiyi umutla beklesem ki sensiz evet berdeşum

              Saklı zamandan geriye ne kaldı
              Ömür yumağı hangi sahranın sukutuyla lahzalarda senin vadinle anlamlaştı
              Umut niye cehti ruhumun didarında manalaşmadı, kim bu kardar ucuz kandırdı
              Nefsime ram eğledikçe muhtaçlığım ziyadesiyle arttı,ihsan sadece dilde olan hardı

              Sen ki meliksin ve sahibimsin
              En yakınımda bulunan sadakatimsin, vadinden dönmeyen
              aşk-ı celalsin
              Neden anlamakta ve kul olmakta sıkıntı duyarız, secdene kapanmaktan kaçarız
              Nefsin hizmet etmesinden, talim ve terbiye edilmesinden sakınırız,
              aşkı tanımayız

              Mustafa CİLASUN

              #793704
              Anonim

                Söyle dualar hangi dilden feyz-i ümittir!

                45737.jpg

                Kalbim hicran içindedir
                Halime geçit vetmeyen azap bilmem ki hangi vadinin dileğidir
                Ah u figan ettiren günler dinecek midir, ruhum firkatine ne vakit erişecektir
                Kalbim şikayet etse de, burukluğum hiç dinmese de, ömrüm maşukuna amededir

                Çektiğim çileler niyedir
                Nefsim ve aklım bu hal üzre bedelleşen zademidir, kalbim edebindir
                Ruhumun hüznü, kalbimin solukları halim kale dönüştüğü vakit niye bitecektir
                Aşk; kalbin nar-ı payesi, nizam ettiren ilham-ı aynası secdenin
                aşklaşan sancısıdır

                Ne zaman keder varsa
                Ar etmek için kalbim niyaza o nispetle uzaksa, bahaneler tuzaksa
                Esir eden emellere ruhum ramsa, iraden acziyet içince acizliğine soyununca
                Aklım kıyametime, fikrim
                arafta ki halime, idrakim düşkünlüğüme acımayacaktır

                Kamış ne güzel terbiye ediliyor
                Ahengin kollarına teslim olmuş bir abit misali
                aşk ile bedelleşiyor
                Yanıklık derinliğimden neşet ediyor, ahitlerim yaşlı
                gözlerimin önüne geliyor
                İhmal etmek nasıl bir hesabın içinde zühtümle kavilleşiyor, miskinlik acı veriyor

                İmanımda itminan olmalıyım
                Seyr-i sülukum için aklımı veizanım kullana bilmeyi başarmalıyım
                Lüzumsuzluklarla lahzaları boğmamalıyım,halin dilinden
                aşk için yanmalıyım
                Kınayan ve ayıplayanları dikkate almamalıyım varlığımı hak
                aşkına adamalıyım

                Şikayet etmeyen bir kalbin sahibi olmalıyım
                Hareket ve kuvvetin,tevhiti izhar eden ayetlerin,hanif olanı bulmalıyım
                Tağutu reddeden,müstekbire itaet ettirmeyen, akla ve rızay-ı
                aşka kavuşmalıyım
                Yanan yüreğimi, hicrana gark eden melalimi şehretmeyi öğrenerek yol almalıyım

                Mustafa CİLASUN

                #793705
                Anonim

                  Esarete sevk eden ne varsa yakın durma!

                  46345.jpg

                  Olur olmaz herşeye yakınlaşma
                  Vakıf olmadığın bir bedelin macerası için ruhunu bizar bırakma
                  Hayyır ve şer nedir diye tahkik etmeyi unutma, sinsilik en yakınında aldanma
                  Ki kulu olduğun, iman ettiğini sandığın, yakarışlarında andığın
                  aşka yaban kalma

                  Vakit hesabı kalbin içindir
                  Akıl kalp ve ruhunla idrakin içinde anlamlaşan
                  hikayedir,unutma
                  Mizan aklındır, iraden azmin içinde saklanan vuslattır, edep hal içinde nardır
                  İhlas ve inşirah vecdinle ilintili olan bir makamdır,hal ehli olmak itibarlı
                  sanattır

                  Seni senden edene vakit ayırma
                  Tuğyan içinde bedelleşen kim varsa,şayet en yakının olsa da korkma
                  Sabır sultanlığı, kanaat hanedanlığı
                  aşkın ilham şiarıdır, sakın bir alaya alma
                  kapını çalan kim varsa, ihsan nazarı kalbidir, halinde ki insicamına yaban kalma

                  İnsan, ancak aşkıyla sancaktır
                  Vecdiyle ummanları yaşayan,Hak rızası için gönüllerde yaşayan candır
                  Lazanın bir hali vardır, nasibin resmedilen melalidir,yoksa sevda ne için vuslattır
                  Azgın
                  denizlerin dramını anla, efkara kapı aralamış dağın, melalinden uzaklaşma

                  İbrahim’i ve İsmail’i yoldan kaçma
                  Ne derlerin içinde kaobolarak nefsine sakın bir itibar kazandırma
                  Aşk kimi
                  zaman hizmet vecdinin, kimi vakit hal ehlinin tasarrufundadır anla
                  Kim ne söylüyorsa, kalbinin lisanıyla haline nazar ediyorsa yaban kalma, kaçma

                  Ecdadının niyazınıdan uzaklaşma
                  Annenin şefkat hissiyatını sakın yok sayma ve hiç aşındırma
                  Gönül kıramanın ne kadar bedeli vardır, merakını ada, ne me lazımcı olma
                  Suskun yüreklerin,
                  gözü yaşlı melallerin bir tebessümüne ihtiyacı vardır, unuıtma

                  Mustafa CİLASUN

                  #793811
                  Anonim

                    Kalbim ey aşk der, ruhum boyun büker!

                    47533.jpg


                    Ne vakit iklimleri ansam
                    Hazanın rahlesinde nefe nefese kalmanın hüznüyle dağlansam
                    Saklı umutları günyüzüne çıkartmak için vecdin didarında ki lahzaya adansam
                    Göyaşlarımın bu hicranını, kalbimin sahibine anlatmanın süruruyla anlamlaşsam

                    Niçin korkulara sığınırız
                    Tahkik etmek için azmi ihmale alırız, merakı lüzumsuzluğa bırakırız
                    Henüz vakit var diye bahaneye uzanırız,nakti olmayanın itibarı olmaz anlamayız
                    Sonra keşkelerle avunuruz, tedbirsiz yaşamayı her ne hikmetse bir marifet yaparız

                    Gönül yarsız olu mu
                    Çöl suyun hasretiyle kavrulur,
                    aşkın vecdiyle ağladığı hiç duyulur mu
                    Zerresine tevdi edilen muhabbet ve vazife ehl-i hal olmadıkça söyle anlaşılır mı
                    Vakit niye vardır, ar nefesin sahibine en ülfet edilecek nazardır,sinsilik kime kardır

                    Can içinde can yaşar
                    Ne
                    zaman saz ahenksiz çalar, neyin hicranı niye gönül sahibini dağlar
                    Kar neden suhuletiyle yağar, yağmur hangi firkat ilzamında
                    rahmete aşk ile bakar
                    Ateş niye yakar, ten ve beden maksadına binaen akıl ve idrak için
                    aşka kapı aralar

                    Burukluktan korkma
                    Ram olduğun ne varsa,
                    aşkın sadrından şayet uzaksa zaman ayırma
                    Nefsaniliği
                    aşk sanma, köşe bucak kaçan, salkın saçak olan aşkı anlar mı sorgula
                    Annenin o iç çekişini babanın sessizlik içinde boyun büküşünden an be an kaçınma

                    Nazlanmak hamlıktır
                    Zorlamak haddi aşınd
                    ırmaktır, hevesin serencamıyla yol olmak buhrandır
                    İstikameti henüz belli olmayan bir canla
                    dost olmak ise korkuya kapı aralamaktır
                    Akıl ve izan niye vardır emniyetsiz yol almaksa teslimiyetten arileşen ahmaklıktır

                    Mustafa CİLASUN

                    #793812
                    Anonim

                      Firkatinle yetindim,hiç şikayet etmedim!

                      46471.jpg

                      Nasibin tecellisi dedim
                      Lahzaların sadrında sabırla beslendim, kanaat etmeyi şiar edindim
                      Kalbimin şikayetlenmesine fırsat vermeyi, ruhumun ahdine hiç tediremedim
                      Tebessüm etmeyi öğrendim, hayır ve şer’in şehnine malik olmak için ehli
                      aşk dedim

                      Alıp götürmesini bekledim
                      Vecdimin inhisarıyla yetinmenin mahçubiyetiyle boynumu büktüm
                      Zafiyetlerime nazar ettim, irademde ki acziyetime nasıl bir anlam verirdim
                      Rab dedim,
                      aşksız terennümlerle müteredditlik içindeydim, neden tahkik etmedim

                      Niyet etmedikçe an durur
                      Haşyet duvarları ruhuma mütemadiyen acı bir tebessümle gam vurur
                      Akıl hangi manada sürur,
                      aşk hakikat ilmiyle mümeyyiz olmazsa nasıl okunur
                      Can suyun ar eder, vakit’i haline dar eyler,
                      aşk hangi vecdin himmetine davet eder

                      Ruhum sema etsin istiyorum
                      Kalbim nazargah olmaktan bitap kalsın diliyorum,sende var olmak istiyorum
                      Kifayetsiz ecrimin, takatsiz bedenimin, fersizleşen
                      gözlerimin ihtiyacını biliyorum
                      Senin lahzanda, hilkatimin bakir toprağında ecelin vuslat olduğu
                      aşkını diliyorum

                      Bilmek neye kifayet ediyor
                      Halim, kale dönüşmedikçe,
                      aşkın lisanımda sudur etmekten haya ediyor
                      Vecdin neden alıp götürmüyor,niyazım ziyadesiyle kalbime
                      aşkını ilga eylemiyor
                      Ömür tükeniyor, an vaktini bekliyor,
                      ölümün latifliği halime mütebissim ettiriyor

                      Temaşa ettiğim ayetlerin
                      Nazar eylediğim ve bahşettiğin, müddet-i nefes diye
                      rahmet ettiğin nefeslerin
                      Vaktini bekleyen ümitlerin, kazasına delalet edecek tercihlerin azmeden iradelerin
                      Aşkına erişiyor, mefkure adına ne varsa adresi yalnızca sensin ki alenen gösteriyor

                      Mustafa CİLASUN

                      #793822
                      Anonim

                        Niye susmalıyım,hali anlamalıyım!

                        47779.jpg

                        Bir sabinin, hisleriyle söz edenin
                        Düşünnebilmeyi önemsemeyenin,hesabı öteleyenin, nefsiyle kal eyleyenin
                        Sarf-ı nazar ederken hiç dikkat etmeyenin,kırıp dökerken gönül nedir bilmeyenin
                        Bağnazlığı ve tecessüsü marifet telakki edenin, manasız bir zühtlüğe rağbet edenin

                        Kim kalbiyle konuşur, hallenir
                        Ehliyet sahibi olmak ,akıl için ne kadar yeterlidir, idrak kimin emrindedir
                        Neden hesapsızlık bir hesabın içinde derlenen icmal kıymetinde, vaat edilen nedir
                        Tefekkür izanın ve irfanın için en nadide meşguliyetin ve mizanın için gerekçendir

                        Kamışı kırmak, uçurtma yapmak
                        Kuşun kanatsız uçamayacağını hesaba katmamak,ney’in şiarını anlamamak
                        Sezgi nedir kayırsız kalmak,ihsan ve ihlasın ruha ilga ettiği vecdi neden yadsımak
                        Kara günlerin nefesi olmak, şer işle refiklik kurmak, öteyi umursamadan yaşamak

                        Az bir paha karşılığında uyumak
                        Kitab-ı celilin hakikatinden ilzam eden gayesinden dem almadan solumak
                        Bel’ama rağbet etmek, tağuta boyun eğmek, müstekbir için nafile gayret göstermek
                        Ruhun ve gönlün lisanına muhalefet etmek, nefsi teraneler içinde neden sefilleşmek

                        Aşk; nardır, nurdur,hardır, ardır
                        Sevdasına adanılan furkandır, sultan olan efendinin kölesi olmak için vardır
                        İklimlerin kitabıdır, hissiyatın tercümenıdır, ruhun cenahı ve kalbinin devadıdır
                        Niye müddet-i nefes anlıktır, sacsız kız nasıl farktır, sağır can meraka adanmıştır

                        Her vakit çoçuk misali saf ol
                        Önyargılarından kurtulmak için,
                        aşkın vecdine gir ve hakikat adına ram ol
                        Korkunun eşiğinde kul olma, gönül sultanlığı vakitlidir, tevazuu ile kanaatkar ol
                        Ne derler zehabından kurtul, sadece kendin ve aidiyetin için var ol ve haşrol kurtul

                        Mustafa CİLASUN

                        #793823
                        Anonim

                          Divane eyleyen halin ve suskun melalin!

                          48833.jpg

                          Meftun olayım sendeki halin aşkına
                          Neyleyim ki şevk yastadır cihanda
                          Sinemde ki baharlar sanki hazanda
                          Semadaki yıldızlar da artık niyazda

                          Kim bilecek süruru haz ile makûstur
                          Dareyn ne muazzam gayeyi lazımdır
                          Divaneyim ne düşüneyim
                          aşk ahımdır
                          Sevdalar şavkım hal-i hazan ahtımdır

                          Ne saadettir haline sudur eden şevk
                          Kim bilir ki ne canlar istifade edecek
                          Şefkat serilecek
                          rahmet serinletecek
                          Başaklar bitecek muratlar beklenecek

                          Sen, gülizarda açan ne güzel bir aksın
                          Beyazlar şahı rüyaların dergâhındasın
                          Nur-u kalbimde
                          aşka yakın bir nazarsın
                          Sabırda kalansın, himmetle bahtiyarsın

                          Sukut edeeken gözyaşların sökün ediyor
                          Ah u zarın dinmiyor, ukteler ne söylüyor
                          Saklı umutların neyi bekilyor sabır diliyor
                          Ömrüm tükeniyor, hesap önüme seriliyor

                          Usandın mı, yadetmeyi kimlere bıraktım
                          Hasretin şadında suskun kaldım acımadın
                          Yanlış mı yaptım, vefayı kimlere bıraktın
                          Issız
                          sokaklar ki anladı, sen hiç anlamadın

                          Mustafa CİLASUN

                          #793846
                          Anonim

                            Nasıl yakarıp, halimi anlatayım!

                            46939.jpg


                            Aşkına ram olmayan vecdimle
                            İtminan olmamı engelleyen zafiyetlerimle, sefillik sinemin pencerelerinde
                            Kalbim mahçubiyet içinde, kollarımdan takat çekiliyor, şevk içimde yeşermiyor
                            Umutlarım hazanı resmediyor,ruhum firkatine erişmek için hangi nefesini bekliyor

                            Vesileler neden şehredilemiyor
                            Her lahzada ruhuma seslenen irşadın, kalbimi beslemiyor,figan ettiriyor
                            Yanmak mı ürkütüyor,
                            ölüm mü, nefsime tesir etmiyor, akıl ne için fırsat vermiyor
                            Vakit neyi bekliyor, nasip olması için ruhum vecdine kanmayı diliyor, niye inliyor

                            Ne vakit secde etsem gidiyorum
                            Alıp götüren düşlerin peşinden sürükleniyorum, hülyalarla mı yetiniyorum
                            Hangi hesabı hakkıyla bilemiyorum, edebin rahlesinde nefsi terbiye edemiyorum
                            Bu kadar acizken hangi hakla merhamet diliyorum
                            gözyaşlarını sana bırakıyorum

                            Menfaatim için dilenirken
                            Her bir hesabıniçinden çıkmayı önemserken, keyfiyetim için gayret ederken
                            Heveslerimi bir bir yaşamak için heyecanla beklerken,akıl, izan ve idrakim derken
                            Nerdeydim, nasıl bir halin içindeydim, körkuyular misali zühte soyunan fakirdim

                            Ne zamandır kayboldum
                            Yolun yolcusu olduğumu mu unuttum, nefesi müddetinden mi kurtardım
                            Aşkı nefsim için vesile telakki ettim, ter kokan her meziyetten neden çekinmedim
                            Kendime gelmek için hangi yolu seçtim, bade içip, sakiye seslenmeye mi imrendim

                            Dinlediğim ney içimi acıtıyor
                            Hangi vaktin hesabından söz ediyor, ruhumu kulşatan prangalar inliyor
                            Kalbim sukut etmek için, idrakim fikrettiğim açmalim,sinemde bir gam büyüyor
                            Hıçkırıklarım kifayet etmiyor, saklandığım bahaneler durmadan hali ayan eyliyor

                            Mustafa CİLASUN

                            #793847
                            Anonim

                              Gel vur dedim, birgün karşı mı geldim!

                              46770.jpg

                              Ne kadar hıncın içinde yol aldın
                              Hiçsöz hakkı vermeden zan içinde sorgulamayı bir marifet saydın
                              Mizan sanki sadece senin için mi var addettin, neden huhukunu çok zorladın
                              İnsan olmanın hassasiyetini bıraktın, nisa kimliğini hangi vadiye emanet bıraktın

                              Her ne yaptımsa, azımsadın
                              Hakir görmeyi ne sandın, etrafımda ki emeller peşinde koşanlara adandın
                              Her fırsatta azarladın, ben sustukça ziyadesiyle densizliğe kadar heran uzattın
                              Kadın kimliğini, nefsi telakkilerini, önyargı gerekçeni hiç arlanmadan ruha akıttın

                              Deli mi olmalıydım,yoksa
                              Bir velinin desturuyla sukutumu sinemde tutmalıydım, söyle ne yapmalıydım
                              Oysa kalbi latifliği, ruhi hassasiyeti var olan bir nefestin,hırs ve zannına yenildin
                              Her nasılsa acziyete sevk etmeyi marifet bildin,esareti neden sinemde hidssettirdin

                              İnsan konuşarak halleşir
                              Önyargıların sözcüsü ve savunanı değildir, o gaye ve azzim için erktir
                              Düşünmek niye fikir isteyen fazilettir,bilmeden,anlamadan yaşamak fakirliktir
                              Nefsini öncelemek, heva ve hevesinin istikametinde o sefilleşen halini serdetmektir

                              Her türlü tasarruf elindeydi
                              Evin resisliğine soyunmak demek ki emelin içinde ki ziyadeliğindi
                              K
                              ırmak istemedim, talan etmeyi kendime yediremedim fakat sen, düşünemedin
                              Uysal halimi, suskunlaşan melalimi mizacım z
                              annettin,ben çekildikçe sen geldin

                              Korkar oldum,anmaktan
                              Ruhumda beslediğim nisa kimliğinin suhuletini ve vecdini yeniden tanımaktan
                              Bizar bıraktıran soluktan,kendiyle barışık olmayan sanıktan ve o acımasızlıktan
                              El açıyorum, sahi,bime sığınıyorum, sabrın demiyle dirilişim için
                              aşkı bekliyorum

                              Mustafa CİLASUN

                              #793904
                              Anonim

                                Hatırla…kime söz verdin…unutma!

                                47902.jpg

                                Ne vakit hasret serzenişi duysan
                                Ben dedirten o kafasten kurtulmak için durmadan sancıyla çırpısan
                                Sahraların vicdanıyla çırpınsan, rüzgarın hatırlatmasıyla
                                gözyalarına kansan
                                Hıçkırıklarına hiç engel olamasan, ruhumun figanıyla başbaşa kalmayı yaşarsan

                                Sezginin sessizliğinde uyansan
                                Farsatın farkını
                                aşkın sadrıyla anlasan,lahzanın bahtına sunduğu ne varsa
                                Teslim olmayı, kanaat için sabırla yanmayı,vesilelerin nasip vecdiyle yakarsan
                                Yaptığın secdelerde, kıayma dururken sor kendine
                                aşk hangi iklimin serzenişlerinde

                                Şayet vakit mukadder eden şan ise
                                Bahtın açılan say
                                falarında, aklın ve idrakin gönül kapını kapatıyor ise
                                Tahkikin nasıl bir mevkide, azıkların neden halini irfana taşıyacak takatte seğilse
                                Suyun
                                aşkına bak,yaprağın teslimiyetindedir fark,iraden azmin için vuslatan uzak

                                Rehberin kimdir,istikametin nedir
                                Zaman neden senin kalbinde gerekçelerinden uzak bir seyr-i seferdir
                                Fikirden ari isen sual etmek nasıl mümkündür,miskinliğin cazibesi kim içindir
                                Neden malayanilik sinende vucut buluyor,
                                aşkzaman haşyeti hiç hatırlatmıyor

                                Ölüm içinde yaşayan ibret-i haktır
                                Nasıl bir durakta duracağın ancak kalbin ve ruhunun feyzinde ki sevdadır
                                Vicdan nasıl bir inşirahtır, firkat neden seni senden alan en nadide bir hissiyattır
                                Akıl niçin bilgisizliğe gark eden, izanın iradene rağbet ettiren fer değil, ne meraktır

                                Geldin ki gideceksin, bilmeden mi düşüneceksin
                                Nefsini neden mütemadiyen taltif eden bir zadesin, heveslerine kefilmisin
                                Gün niye doğar, rüzgar neden vuslatın hasretiyle melül melül içine
                                aşkı koyar
                                Kar münbit bir feyz misali gönlünde ki umuda yağar, fırtına ise nefsin gibi boğar

                                Mustafa CİLASUN

                                #793905
                                Anonim

                                  Mütebessim bir eda ile nazar ettim!

                                  48013.jpg

                                  Bilme ki nasıl anlamalıydım
                                  Yaşadığını sanan ve fakat
                                  toplumdan kopuk olan hissiyatların ahını
                                  Nereye gitsem, karşıma çıkan gariplikleri anlamak için gayret sarfetsem boşuna
                                  Gencecik bedenler, macera için şekillenen zihinler,arlanmayı bırakmış bir haldeler

                                  Bilinç ve irfandan habersizler
                                  Kulaklık takıp kendi heveslerinin içine çekiliyor ve
                                  toplumdan arileşiyor
                                  Her ne hikmetse fevkalade umursamaz bir eda içinde, menziline doğru ilerliyor
                                  Aile terbiyesi, özgürlük abidesi,
                                  insanı tarumar eden anlaşılmaz halleri de üzüyor

                                  Sapkınlığın izahı hiç olur mu
                                  Sırnaşıklığın izahı bahtsız bulunur ve mezarlık haya ya böyle uzak bırakılır mı
                                  Bazen muvazenem daralıyor,
                                  anne ve babaların bu elim hali de ruhuma acı veriyor
                                  Üniversiteli olmak, özgürlüğün beşiği olarak anlamland
                                  ırmak adına, izah ediliyor

                                  Cumhuriyet meydanındayım
                                  Bin bir
                                  insanın koşturmasına, elinedürüm alan canın nefes nefese kalmasına
                                  Özellikle bayanların ve hatta her kesimden varsıyılan nisaların dumanlanmasıda
                                  Enteresan bir farklılık olarak karşıma çıkıyor,düşünmek tekavüt edilmek isteniyor

                                  Bürüngüz caminin etrafında bekleyen
                                  Birkaç ekmek ve kılık kıyafet için erken vakitlerde pürdikkat bekleşenler
                                  Ezan okunurken,dilenciler kapısının önünü parsellerken, düşünmeden geçilmiyor
                                  Ekabirler, mimariye görselliğe önem verdikleri kadar, bilinçlenmeyi
                                  gözardı ediyor

                                  Ortaöğretim adına heyecan dile geliyor
                                  Aile neden bu kadar ihmal ediliyor, eğitim ve öğretim sanki asimile ediyor
                                  Şehirleşme adına ve modernizm yaftasıyla ruh ve kalpler adeda sünileştiriliyor
                                  Farkı fark etmek, kazanmak adına kıymet buluyor, ahde vefa nedense unutuluyor

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 451 ile 465 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.