- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
14 Ağustos 2013: 16:11 #815199
Anonim

Nereden başlasam
Hangi suali aralayıp, anlatmaya kalksam
Millet şuurun kaybetmiş topluluklar için mibir şeyler yazsam
En sarih Arapçaya hâkim bir ümmetin halinin ne kadar harap olduğunu mu aktarsamMuhammet Necip
Cemal Abdül Nasır, Muhammet Enver El Sedat
Sufi Ebu Tali, Muhammet Hüsnü Mübarek,Muhammet Hüseyin Tantavi
Ve en son seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olarak Muhammet Mursi, tutuklanmıştırAdeta bir krallıktı
Ölene kadar veya darbeyle esir edilene kadar
Genellikle Mısır halkının başına getirilenlerin Muhammet isimli olması
Ve özellikle şek ve şerik içinde bulunması, ekonomiyi vesayetine alması, asker kalmasıYokluk ve sefillik içinde
Ümmeti Muhammet nezdinde itibarsızlaşırken
İsrail’le işbirliğine girmesi, Filistinli Müslümanların katledilmelerine seyirci kalması
Refah sınır kapısını kapatmasını, Amerikan yardımı altında kapilitasyonlara açık olması enteresandıNice Müslüman âlim
Katledilirken, tevhit için can verirken
Her türlü zulme ve işkenceye karşı ahatderken, belam olmayı reddederken
Kelimeyi şahadet için her türlü varlığını Allah yoluna hasrederken, sessizlik ne kadar anlamlıydıHangi şahadet ecrinden
İşkenceyle öldürülenden, suç isnat edilerekipe çekilenden
Her türlü tedhiş ve istihbarat gücüyle gönüllere korku zerk ederlerken
İhvan hareketi, şahadet şerbetine nail olmuş lideri, mazlum ve mağdurun sesiMilletin kararan ufkunda
İlk filizlenmeleri ve yürek bahçesinde nüveleşmeleri başlatmıştı
Bugün küresel güç olarak addedilen, şer bakımından desisenin elebaşlığına soyunan
Güya kamuoyu önünde bazen günah çıkartan,insanlık adına medya pazarında kül bırakmayanEmperyalist gücün temsilcisi
Amerika ve özellikle Rusya ve elbette ki Avrupa
Hiçbir Müslüman mezalimine karşı, insanlık adına dahi ses çıkartamamışlardır
Şer adına, nefs tellallığına, iblisin vazettiği yollara, tuğyan ve tağutluk adına, bilakis yarıştalar dırHama Müslümanları katledilirken
İran, ırak savaşında onca Müslüman’ın perişanlığı ortadayken
Saraybosnada, filistinde, Irak zindanlarında,Guatemala aptallıklarında
Afganistan, Cezayir ve birçok ülkede insanlarve özellikle Müslümanlar katledilirkenPasif akıl ve pasif vicdan vardı
Ruhsuz bir millet, umutsuz zümreler perişanlık içinde kaldı
Dünyevileşmek adına her türlü taviz ve iltimas iradi ve kalbi bakımdan sağlandı
Geriye ne kaldı akidesi ve imanı kültür seviyesinde, sindirilmiş ruhlar umutla aranmaktaydıAşk ve sevdası olmayan kalp
Sadakat ve teslimiyette azmi terk etmiş bezgin surat
Varlığın aracı olmaktan, bir sıfat için onur veşerefi hiçe sayan ahlak
Bilmem ki nasıl bir kul olur, cihat sevdasıyla adanmak için iştiyakla şehit olmaya hak kazanır(Mısır halkına reva görülen katliam ve darbe salyalarını şiddetle kınıyor ve telin ediyorum…)
Mustafa CİLASUN
14 Ağustos 2013: 20:48 #815202Anonim
Ümmet sancı çektiği nispette diriliş sancağıdır…
Ne kadar düşkün olsa
Bir sığıntı misali yurt yurt rızkı için dolaşsa
Akidesinden, iman ettiği hakikatinde bilincini inşa etmeye çalışsa
Umudundan hiç kopmasa, o deruni ufkunu karatmasa, mizan için narı kucaklasa
Hasretinde, yalnızlık kederinde, efkâr kokan nefeslerinde Hakka olan muhabbetine adansaZalim kim olursa olsun
Nefsin, hırsın, tamahın, makamın, sıfatın esiridir
Kul olmak vasfından sıyrılmıştır, varlığı adına hükümranlığa bulaşmıştır
Anlık olan kuvvetini, yetki ve salahiyetini, ezdiği, zulmettiği insanları köleliğe alıştırırlar
Ne kadar ahmaksa nefsin vaktine aldırmazlar, belam tipli hocalardan güya fetva alırlarDin ulusu ve azizi olmaz
Saf, samimi, riyadan uzak, tevazuu sahibi kul ilahlık taslamaz
Şerik içinde bulunmaz, etrafında dolanmaz, bir paye uğruna varlığını satmaz
Mefkûresi vardır, öteye ram olmuş bir heyecandır, azim içinde ihsana adanmıştır
O’nun rızasına nail olmak için gecesini, gündüzüne katarak çile ve cefayı ikram almıştırİnsan nereye gideceğini bilmeli
İdrake mani olan heves ve hevadan vazgeçmeli
Hesapsız bir maceraya girmemeli, arifelerin dergâhını takip etmeli
Her kim ne söylerse söylesin, söylem ve amelde asabiyet ve şiddeti terk etmeli
Hak ve hukukunu temin için meşru yollardan davasını takip etmeli, garez içinde nefeslenmemeliÜmmeti Muhammed’in hali
Ne bugün ve ne de dün için beklenen zilletti
Fetret devri dendi, tefrikaya yenildi, hizipler türetildi, bölünmek istendi
Ümmetin gücünü hesap eden, zekâsı olan ve fakat aklı bulunmayan ecnebiler becerdi
Saf ve samimi Müslümanlar kendilerinden zannettiği yakınları veya inandıkları tarafından pasifleştirildiMustafa CİLASUN
16 Ağustos 2013: 16:52 #815215Anonim
Feryat ediyor, gözlerden kan geliyor, kalp Ya Rab diyor…
[IMG]http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRoJYteXtNgwdFHRVvIK3dEl0NBX034VSK9d6Jn-3lT9EFV0Fl_[/IMG]İnsanlık nasıl bir figan işitiyor
Gözler, kulaklar, izan ve dimağlar acıyla nazar ediyor
Ümmeti Muhammet niçin bu kadar sessizliğin sefilliğine iltifat ediyor
Aklı ve iradeyi bahşedenin, nefesi vaktine ram eyleyenin, sahibin rızası öteleniyorBir gül için Gülşen ne yapardı
Kalbi olan her akıl sahibi bu kadar nefsine tapar mıydı?
Ecel hangi zamanın mizanıydı, hakikat sadece sözde kalan yalan mıydı?
Bunun için mi insanlığı, ülkeleri kana bulamak, Müslümanları aşağılamak farktıBatıya haksızlık etmemek lazım
Asırlardır tek yüzlülüğüne sahip çıkıyor, aldatmıyor
Açık ve alenen ben ikiyüzlüyüm diyor ve bu benim asliyem diye ısrar ediyor
İkiyüzlülükte kabullenilmiş bir yüzdür, bu yüzlerden medet umanlar ne kadar sefihtirÂdemi beşer irade sahibidir
İkiyol adına imtihana tabidir, hidayet nasip işidir
Külli irade mümin tarafından iman edilen hakikattir,sünnetullah ebedidir
Şer cephesinde yer alandan nasıl merhamet dilenir, fasık ve münafık belli değil midir?Bizler, bilincimizi tazelemeliyiz
Her bir şahadette yeniden dirilmek için ceht etmeliyiz
Kan ve revadan ürpermemeliyiz, hazreti Hamza(r.a) yı düşünmeliyiz
Artık varlığımızdan ve nefsi saltanatımızdan vazgeçmeyi öğrenip, kalbi diriltmeliyizGönül maksudunu bulmalıdır
O’na kul olmak için azimeti asla ve kata bırakmamalıdır
Faniliğe abanmaktan, heveslere sarılmaktan, edepsizliğe boğulman arınmalıyız
Yüreğimizi O’nun aşkıve Efendimize olan muhabbetle sevdasına nail olabilmeliyizAkidemizi taklitten kurtarmalıyız
Her önümüze serilen, din ulularıymış gibi ahkâm kesenlerden
Taassuba ve tefrikaya sürükleyenlerden, şekliyetçiliği önceleyenden aklamalıyız
Kulluğumuzu sadece ve yalnızca O’na yapmalıyız, referans için kapı kapı arınmamalıyızMustafa CİLASUN
16 Ağustos 2013: 19:50 #815216Anonim
Yoluna güller döksem, derdi gamını ben çeksem…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x674px and 241KB.
Gönlüme düşendi
Bir umut şevkiyle dile gelen muhabbetti
Hak rızasına hasredilen bir samimiyetten ilzam olan hürmetti
Fedakâr olabilmek, samimiyetin hazzıyla hizmete amade bulunmak faziletti
Söylekim yüreğine doğan, hicran damlalarıyla yorulan, bir dostluktan imtina edecektiOysa hiç tanımam
Kelimelerin marifetiyle kal eyleyip, yazdık
Göçüp gitmeden, kabre girmeden, kefene bürünmeden arzuladık
Nihayetinde bir ömür yaşamıştık, bazen hazan vebazen de zemheriyi imzaladık
Ve fakat asla asi olmadık, vefasızlık adına bir an bile nankörlük yapmadık, sadıktıkHilkat olarak mazlumduk
Yaşadığımız şartlar, sahipsizlik ne yazar
Boynu bükük, nazar eden ve fakat isteyemeyen bir canı gamdık
Sevgiye çok susamıştık, hamiyete aç kalmıştık, marifete ne kadar uzaktık
Sosyal şartlar, çaresiz umutlar, bilinçsiz soluklar, nefsi zorbalık semtinde yaşadıkGülebilmek için çok zorlandık
Her yanımızda bir kaygı taşıdık, evet, çok dışlandık
Varlık ve servet sahipleri tarafından mahkûm eden gözlerle tanıştık
Şımartılmış çocukları, nazından geçilmeyen edaları, can sıkan davranışa alıştık
Bir lokma ekmek, iki çeşit yemek, çay içebilmek, zeytini dörde bölmeden yemek telaştıArtık nefesin sonları başladı
Tende takat azaldı, acıyan gözler ne büyük cefaydı
Gözyaşları tutulmazdı, demek ki sinirler boşaldı, suskun yer nerede vardı
Kimseler görmesin istiyorum, Rabbime büyük bir umutla sığınıyorum ve ağlıyorum
El açıyorum, her zaman olduğu gibi yine yanımdasın biliyorum, senden başka kimim var diyorumEy sevgi ve muhabbetini esirgemeyen
Hali perişanlığımı bilmesine rağmen, himmette bulunan
Nadanlığıma hiç bakmayan, sanki bir arif sezgisiyle taltifler yapıp,taçlandıran
Her iki dünyada aziz olasın, can yoldaşım olarak dilerim unutmazsın, niyazında anarsın
Bu bizar ve bedbin halimin bir lahzada huzura kavuşması için çabalarsın ve sinende saklarsınMustafa CİLASUN
17 Ağustos 2013: 13:47 #815229Anonim
Hasretin ruhi olmalı, kalbin sevdasıyla yanmalı…
Orjinal boyutu icin tiklayin 900x595px and 126KB.
Kalpte tezat bulunmamalı
Akide dirliği ve birliği muhkemce sağlanmalı
Akıl bilgiden uzak durmalı, yoksa ilk “oku” emri nasıl anlaşılmalı
Durağan olan, pasif kılınan akıl ve vicdan ruh ve kalp şevkin azmini nasıl kuşanmalıRuh yaratılırken ne vardı
Nefisler zaten ihtar edilen sanıklardı, imtihan ardı
Sıratı müstakim üzere bulunmak kimler için şarttı, başka tarik var mıydı?
Bilen, akleden ibreti gaye edinen, her ayetten dersini ikmal eden, kul olmak maksattıHakkı tespit eden, batılı reddeden
İnsanlık adına hizmete ve hikmete ram olmasını bilen
İlimve irfanını yalnızca Hak rızasına tahsis eden, nefsini öncelemeyen
Hiç olabilmenin edebiyle rızkını temin eden, her varlıkta O’na teslimiyeti hasredenZalimin zulmüne, fasık’ın fısk’ına
Her türlü şer ve desiselerin ortak paydası olan tuğyana
Allahın hükümleri dışında olmak üzere, hüküm ihdas eden, cebreden Tağut’a
Dünyevileşmek furyasına, paganlık yaftasına, şerikler ihdas eden alalanmış maksadaYoldan çıkartmak için çabalayana
Haram ve nevilerine karşı bağışıklık kazanmış insanlara
Her türlü edepsizliğini meşrulaştırmak için sınır tanımayan kalpazana
Pişkinlik hastalığına tutulmuş yalan ve riyaya, haset üzere yol alan bühtanlaraTefekkürü mevtten anlamayan cana
Her fırsatta fıs kını zerk eden izansıza, saftiriklik satana
Nefsi hastalığını ve zafiyetlerini hiçe sayan ahmağa, aklını kullanmayana
İradi olmak adına her vakit nefsi tercihlerde bulunana, heva ve heves için çırpınanaHasreti sorma, firkati anlatma
Aşkve sevdanın ruha hitap eden, bilinci inşa eden narına
Maksuda ram olabilmenin feryadına, sessiz çığlıkların sukut ettiren sadrına
Hiç temas etme, dinler gibi görünse de sıkılganlığını gizlemeye gerek görmez, acınmaMustafa CİLASUN
17 Ağustos 2013: 16:13 #815231Anonim
Hangi zulümden bahsetsem, bu ümmet için ne söylesem…
Beni âdem adanandı
Maksut için muhabbetle anılan canandı
Mayasında sevgi ve aşk vardı, ruhunda ulvi bir nazar hakikattı
Hak ve batıl kul istidadı olanlar için ne kadar yabancıydı, şaşkınlık niye arttıVarlık ve servet hardı
İnsan ihsan edeni unutunca bahar hazanlaştı
Nefsi aldanmalar başladı, keyfiyetler mevki atladı, ruh bizardı
Kalp hicrana kanan bir ummandı, sığ sular en ağır ezaydı, zekâ sahibi anlamadıAkıl, Müslümanlara hastır
Zekâ,ecnebiler için vazgeçilmez bir hesaptır
Kul olabilende hem akıl ve hem de zekâ asıl olan hakikat tır
Kiminde akıl, kiminde zekâ bereketli kılınmıştır, izan sahibi için kalbi olmak şarttırİslam hukuku katle cevaz vermez
Canlı bomba olmak isteyenlere de caizdir demez
Sevgi ve muhabbeti imha eden her gayrete meşru et nazarıyla hak görmez
Ecel vakti saatlidir, şahadet en nadide azimettir, kul cennetten ziyade O’nun rızasına taliptirHer Nefs ölümü tadacaktır
Ölüm,vakte ram olmuş bir hicrandır, yarı aşktır
Şahadet kul için en naif bir makamdır,umutlarım içinde en makbul olanıdır
Yoksa bin asır yaşamış olsan, rızadan o nispette uzaksan, sefayı zillet saymıyorsan girdaptırZalim kul için ne kadar yabancıdır
Çile vecefa, sabır ve vefa, aşk ve sevda onun için farktır
Dertte,kederde, çilede, eziyette, zulümde, en yakınıyla muhabbet eden canandır
Yoksa uzlet içinde miskinlik yapmak, sosyal hayattan kopma, rakamsal zikirle kurtuluş aramak hüsrandırKâinatın her zemininde
Zulme maruz kalan, şiddet ve işgalle canlarından olan
Varlıkları ve hukukları hiçe sayan her mazlumun yanında ve vicdanında
Yer bulmalıyız,yaratan ve nefese bir vakit bahşeden Rabbimizin rızasıyla nefsimizden arınmalıyızMustafa CİLASUN
17 Ağustos 2013: 19:38 #815250Anonim
Sormayın, arkamdan vurmayın, yaralamayın…
Orjinal boyutu icin tiklayin 1000x667px and 301KB.
[IMG]http://aliaydin29.files.wordpress.com/2012/05/pembe_agaclar_pembe_cicekli_agaclar_park_manzarasi_94651_1.jpg?w=1000&h=[/IMG]Artık yorgun düşmüştüm
Azim noktasında yenilmiştim, geriye çekilmiştim
Direnmek adına, hoş görü nazarında, bizarlaşan bir halin meftunuydum
Nereye elimi attımsa, hizmet kervanına büyük bir umutla katıldımsa da usanmıştımAnlayamadığım bir hastalık vardı
Şeklen Müslüman olmak, ne derler için adanmak kardı
Ne kadar nüfus edinirsen, sabah, akşam davetlere gidersen hatırın sayılırdı
Kapına gelen, yardım bekleyen, yurt yaptıracağım diyen, teberru için kapı aşındıran ihsandıNe kadar enteresandı, bir gamdı
İçimde derlediğim figandı, sessiz çığlık adına feryattı
Varlık adına hükme bürünen, etrafında hazır kıta duranlarla öğünen yardı
Tevazuu halinden ne kadar uzaktı, makam arabası en ala markaydı, gerdan sarkıktıNerden bulurlar, nasıl inanırlar
Safahat içinde yaşadıkları halde hala çok yakınlar
Evlenecek olanlar, kız arayanlar, erkek adaylar onlar tarafından haktı
Şayet nüfus sahibi bir nefes tarafından tavsiye edilmişse, mesele kuşkusuz tamamdıResimler marifetiyle tanınan hak
Görücü usulüne ne kadar fark atar fark, konuşmak yasak
Rıza gösterilecek, anne, baba teslim olarak takdir edecek, iki can sonra konuşacak
Hissiyatmış, nazarmış, empati, sinerji ne kadar tuhaf anlaşılan beyanmış, kalp ısınacakmışSevdası olan bir yürek ne yapsın
Hangi kapıyı gönül rızasıyla çalsın, bir umut arasın
İnsan olmak bakımından akıl ve izanını ortaya koyarak hakka ulaşsın
“Sultanım benim için bakıyor” diye teslim olan akıl eiradeye, hangi değerle bağlansınİnsanlararık fark etmeli
Kültür dinini olarak ikame edilen halden vazgeçmeli
Aklını ve muhakemesini yalnızca hakikat uğruna hasredip, ihsana bürünmeli
Nefsi olan her maslahatı seçecek kadar ehilleşmeli, bilgi ve marifet için azmedip öğrenmeliMustafa CİLASUN
17 Ağustos 2013: 21:15 #815252Anonim
Gözler çaresiz, yaş iner sessiz sessiz, hal kefensiz…
Orjinal boyutu icin tiklayin 821x559px and 53KB.
Umut adına ağlamalıyım
Sami yetin her veçhesiyle yakarmalıyım, haykırmalıyım
Kefensiz bedenleri, umut için cehdedenleri, davasına güvenen nefesleri anmalıyım
Ne kadar takatim kalmışsa, varlık adına bir kıymet varsa, o şeref sahiplerine adamalıyımNe kadar miskinlik içindeyim
Zilletin her perdesi var, sahneleniyor kibar kibar
Tilavet edilen ayetlerin yüzü suyu hürmetine bırakma nefsimle baş başa yar
Ne yapsam, tezkiye adına kararlar alsam, zafiyetlerden arınmak için uğraşsam bırakma beni bana yarHangi mezalime şahit olsam
Günlerce meydanlara çıkıp sloganlar atsam
Ve bir müddet sonra normal ve hak zannettiğim yaşantıma başlasam
Fanilik adına hiç durmadan adansam, en çok andığım ve dikkate aldığımla haşr olsam akıbetin ne feci yarNe dillenen cenneti ve cehennemi
Ne kabri ve ne de berzah olan, haşyet sunan âlemi
Her gün önümüzden göçen nefisleri, bin hüzün içinde yas tutan nefesleri
Üç gün sonra normal seyrine dönen servet emellerini, keyfiyet zadeliğini, nasıl izah edelimYaşayan Kur’an olamayınca
İkinci bir doğum olan, kemali yete ulaşamayınca
Gün kararınca, gece başlayınca, düşler uykuda bırakmayınca,çırpındıkça
Her korku ve ürpertinin ayak izlerini dünyada ders alana kadar yaşa, ibretinden uzaklaşmaEy Rabbim sen bilirsin sen
Ne kadar zafiyet ve nedametim bulunsa da sahibimdin
Aczi yet benim, miskinlik sefil halimin, taklit üzere ömür tüketen benliğim
Aşikârken, ne söyleyebilirim, hangi yüzle el açıp, secdenle kapına gelebilirim, razı olduğun kulun olabilirimMustafa CİLASUN
18 Ağustos 2013: 17:41 #815253Anonim
Kalbin aklı var, edep içinde atar, vicdan ismettir yar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 1000x670px and 399KB.
Sevdası olmalıdır yüreğin
Gücün, takatin, kuvvetin, bilginin, iradenin,azmin
Aşk, zafiyeti reddeder,illa hakikat ihsanını murat eder, gam nefs için keder
Hangi lahzanın sayfasını açarsan aç,tesadüfü ve rastgeleliği asla içinde bulamazsınHer an hikmeti mucibince takdirdir
Vakit nasıl bir feyzin şevkiyle zuhurat edendir
Her lahzasında bir hikmeti ilahi vardır, nefesi iradi için kaderdir
Bilgi ve akıl umudun vucubiyetinde ki asliyedir, zan ve önyargı marazı vicdandırŞek içinde bulunmak ve kanmak
Ömrü vakfettiğin umdeler muvazenesinde yol almak
Heva ve hevesi hissiyatına kapılıp meşru saymak, nefsini öne çıkarmak
Elde ettiğinne varsa, şayet varlığın saydığın servetin aracı oldunsa, sual et halineArif, gönül diliyle konuşur
Hak ve hakikat sabrıyla yoğrulmuştur, edep içinde ki kuldur
Muradı ihsandır, ecir ve O’nun rızasına adanmışlıktır, nefsi arınmıştır
Sevdasına meftun olan bir sadıktır,sadakati en müstesna yaşayan ve yaşatanıdırSoyut bilgiyle hal demlenmez
Aşk ve sevdası olmayan umut netice vermez
Canı, canana feda etmeyen aşığa ümit beslenmez, edep dilenmez
Sevgi ve muhabbet çilenin, cefanın,sabrın, azmin, narın, hayânın ve ihsanın, nefs engelleyemezHangi cemiyet ve cemaati ansam
Yoluna ve hizmetine ram olmak için fırsat kollasam
Şahit olduğum maraz ve nefsanîliği hiç dikkate almasam,sabırla yol alsam
Gönlüm bizar oluyor, şevk uzaklaşıyor, sabır zorluyor,edep aranıyor, hassasiyet bekleniyorArifin meclisine her nefes gelir
Çünkü onun varlığı, hiçliğe terk edilmiş cevherdir
Hangi pası, demiri, pirinci, metal hurdalığı anarsan narıyla tezkiye edendir
Nefsi ve kalbi tedavi eden rehberdir,Efendimiz, hazreti Muhammet(s.a )Mustafa’nın sıratındandırMustafa CİLASUN
18 Ağustos 2013: 20:32 #815254Anonim
Nerdesin, hangi nasibin kederisin, umut için ne kadar hazinsin…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 61KB.
Kim bilir nerdesin
Nasıl bir hassasiyetin içindesin
Sanki yıllara sâri hasretsin, firkatin ta kendisisin
Ruhuma hüzün zerk eden kedersin, hicranın derin sularındaki hecemsinArtık ne söylesem
Elemin çilelerini derlesem
Her lahzada gözyaşlarımla bestelesem, söylesem
Bu hasrete çare olacak mı, baht gülecek mi, söyle umutlar yeşerecekmi?Korkuyorum anmaktan
Rüyalarda pürtelâş olup, fırlamaktan
Sabahlara denk yâdımda saklamaktan, yalnızlığa sığınmaktan
Hazanın solgun çehresinde umutları yoklamaktan, bahtkitabını okumaktanBilmem ki neredesin
Şenmisin, kederin kadrinde hasret misin?
Bin hüzünle dillenen şarkıların bestesi misin, yoksa edebin halinde
Sabrın vadesinde, nasibin bahsinde yıllardır yaşlarını gizleyen suhulet misin?Ne söylesem, kar etmeyecek
Sessizliğin esrarı çözülmeyecek, yüzüm gülmeyecek
Hüzün yüreğimden silinmeyecek, gelen, gidenden haber sual edilmeyecek
Boyun bükülecek, sabır acısı yüreğime inecek, kalan nefesler ne kadar şevkle erecekÖlmeden ölmek buymuş demek
Her şeyden vazgeçmek, varlık adına umut beslememek
Her an ölümle müştereklik içinde nefeslenmek, kimi zaman öncelemek
Hevesi heva, arzu kitabını bitirmek, ibret adına sonnefese kadar satırlara dökmekEy hak demek, ruhu teslim etmek
Ne kadar gün yüzüne hasret umut kalmışsa toprakta demek
Kabir ne kadar yakın halime, derinliğimden nükseden bir hüzünle içimde
Olsun dert etme halimi, sensizlik içinde viran olan kalbimi, ruhumdan akseden kaderleriMustafa CİLASUN
20 Ağustos 2013: 11:56 #815263Anonim
Gelme, bir söz söyleme, viran eyleme…
Orjinal boyutu icin tiklayin 892x653px and 752KB.
Gelme,
Bir teselli verme,
Gözyaşlarını artık silme…Yüreğimde ki
Acıyı merak etme
Her gün yalnızlığa iten kederi temaşa etmeHuzuru
Zehreden nedensizliği
Çözmek için bir gayrete girmeAlıp götüren
Hicranıma ses etme,
Yüreğimde ki hüzün vadilerini incitmeVerme,
Bir umutla karşıma dikilmeEcele
El verdiğini söyleme,
Ölüme gittiğinden bahsetmeYüreğini
Daha fazla incitme,
Kabuk tutmuş yaramı yeniden zedelemeNe
Hasretin adını an,
Ne sevginin farkına şimdi var,
Sevda hassasiyettir yarArtık
Ne söylesem,
Boyun büküp sabretsemYüreğimi
Titreten elemi ruhumla
Götürsem, ümit vermesemÖlmenin sükûnetini
Yaşarken terennüm etsem,
Uzak diyarlara çekilsemHatıralarla
Kalan nefesi tüketsem,
Kahrı tedavi etsem, gönlümü teskin eylesemNe gelenin
ve de gidenin gözlerine baksamİçimde
Sakladığım acımla,
Adım adım toprağımı kazsamServilere
Hüzünle baksam,
Tenimi okşayan
Rüzgârın halinden bir anlasamUfkun kararan
Çehresinde sabahlayıp, sessizliğin
Efkârında topladığım çıraları yaksamHangi nefes
Gelirse yanıma, hiç hayıflanmasamYıllara sâri
Sukutumdan kalan
Güfteleri muhabbet içinde anlatsamİster anlasın,
İsterse anlamasın, yeter ki
İçimde ki yangın biraz olsun rahatlasınSon dem
Hicranım arınsın,
Ruhum huzura kavuşsun, ölüm
Nefsimi korkutmasın, tebessümle baksınMustafa CİLASUN
20 Ağustos 2013: 18:34 #815261Anonim
Yüreğimde dinmeyen esintiler…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 44KB.
Bitti,
İçimi titreten,
Sürur zerk eden hicran gitti…Bir inşirah sahnesiydi
Güneş ışınlarının sessizce içeriye girdiği gibiSabahın ilk saatlerinde,
Gülmeyen yüzlerde ısıtan ülfet timsaliydiNeşe ve muhabbete
Ne kadar hasret kalınmışsa gönül,
Kahredercesine benimsiyorduDerin bir yakınlık duyuyordu
Sanki ruhi tınıları aynı serencamdan nüksediyorduKelam etmek,
Bazen derinliğin kıyılarında gezinmek,
Gülebilmek iyi geliyorduSineme
Ömürlük bir hakikat sıcaklığını veriyordu,
Huzur ve muhabbet yaşanıyorduBir takım
Mahrem konular vardı
Her nasılsa çekinceler hala zindeliğini koruyorduSessizliğin gölgesinde ki izler
Bu gerçeği haykırıyordu, güven yetmiyorduYaşanmış
Ve iliklere kadar acısı saklanmış
Mazi sayfası, okunmaması gerekiyorduHer ne şarta olursa olsun
Yaşanmışlık kalbe ve ruha acı vermişse,
Elem vaat etmişse, acıtıyorduArtık
Yeni bir sayfa açmanın,
Kalan nefesi sürur sandalına bırakmanınYegâne sahiple
Baş başa kalmanın, deryanın ruhuma
Aşina gelen sedasıyla uyumak istiyordumGöreceğim
Düşler artık rahat bıraksın
Huzuru temin için ne kadar varlığım varsa alsınKalbimde
Yeis adına hiçbir iz bırakmasın,
Kaygılar esaret yaşatmasınAkıl ve izan
Tutuklu kalmasın, çile ve cefa
Zulme dönüşmesin, insan olduğun bilinsinKalbe düşen
Bir sevda, ruhu yormasın
Hissiyata yas tutturmasın, bütün zamanı almasınSevgi adına müştereklik
Ve saygı sadakatle marifet kazansınGüven
Ve samimiyeti zedeleyen
Her şüphe taliplilerine ulaşsın, muhabbeti yıkmasınMustafa CİLASUN
21 Ağustos 2013: 17:54 #815271Anonim
Ötelere alıp götüren sualler sevdası…
Aziz nefes Sureti İrade kardeşim derki;
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x960px and 97KB.

Böylesi veciz ifadeler karşısında
Meftun olmamak ne kadar kabil, dil susmuş hal konuşmuş
Kalbi dostluğuna kabul edilmeyi ne çok isterdimRahleyi tedrisatında, hali edeple yol almayı
Aşk ve sevdanın közünde yanmayı, O’na adanmayı
Varlığın esaretinden kurtulup, nuruyla buluşmayıHayat memat ilişkisinde aldanmamayı
Avuntular furyasından kurtulmayı
Bedenin değil, ruhun inşirahında solmayıHaşyet hassasiyetiyle mücehhez olmayı
Huzur-u divana dururken kaybolmayı
İbadet ve teatin iştiyakıyla buğulanmayıHer türlü mecazilikten kurtulmayı
Nefsi pişkinlikten sıyrılmayı
Miskinliği dışlayıp, cehte koşmayıAktif akıl ve aktif vicdan sahibi olmayı
Akıl, ilim, irfan, idrak, ihsan dirliğinde yaşamayı öğrenirdim…
Bilmem ki başka bir kelama hacet var mı?Mustafa CİLASUN
21 Ağustos 2013: 20:36 #815274Anonim
Nefesin son demi, hasret rüzgârının dinmeyen kederi…
Orjinal boyutu icin tiklayin 900x613px and 148KB.
Nerden başlasam
Yüreğimin dalgalarında kulaç atıp açılsam
İçimse sakladığım çocukluğu
Ortaya çıkartsam ve coşsam
Kanatlanmanın hazzına ulaşsam,
Zirvelerden ibretin sezgisinde buluşsamTaşı elime alsam
Var gücümle sıkıp, takati zorlasam
Nefes nefes kalmanın kederiyle
Düşünceler sokağına dalsam
Suskun ve kimsesizlik içinde üşüyen
Banklara bakıp, halimin faniliğini ansamMazlumun nefesi azizdir
Yaratan adına ona muhabbet beslemek caizdir
Kimsesizlik ne kadar büyük fakirliktir,
Hasret kitabında hecedir
Her cümlenin ve kelimenin en bariz temsilcisidir,
Yürek dağlayan efkârı çiledirNe zaman hasreti ansam
Rüzgârın imdadıma yetiştiğine kani olsam
Yârin kokusundan esintiler
Getirdiğine tüm kalbimle inansam
Gözyaşlarımı yine sessizce bıraksam,
Sırrı gamımı kimseye duyurmadan yazsamNice okunmayan kitaplar vardır
Yazan mevta adına ne kadar hüzünlü bir dramdır
Kim bilir ne umutlarla yazmıştır,
Halin deminden akseden vicdandır
Her umutta bir murat saklıdır, takdiri
Nasip namütenahi bir zamandır, sevdadırAşk, ruhun, kalbin hüsnü hicranıdır
Narıyla besleyen, temizleyen,
Terbiye eden gülistandır
Sevdası ihsandır, kalbi hassasiyettir,
Fedayı nefestir, ecri sadıktır
Hiçlikte vücut bulan rızadır,
Varlığından arınmış sedadır, O’na kul olmak esastırMustafa CİLASUN
22 Ağustos 2013: 13:00 #815280Anonim
Eller semaya açılırken, gözlerden yaş iner…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 96KB.
Hassasiyet kalbindir
Ruhtan neşet eden ahenktir, takvayı akidedir
İman, ruhi ve bedeni kulluk
Sevdasına adanmışlığın gerekçesidir
İbadet ve teati ruhun ve bedenin
Vazgeçilmeyen ihtiyacı ve ihyası adına O’na sesleniştirKul, O’nundur, nurdur
Kemali yet sıfatına nail olmanın farkındadır
Varlığı, hiçlik vasfında ihsandır,
Güç ve kuvveti, azmi ecri sadıktır
Nefsiyle baş eden aklı idraktir, zafiyete
Nazar etmeyen arifi edeptir, halden vazgeçendirNamaz, tanzimi adaptır
Huzura gelme fırsatı bahşeden ulvi cenahtır
Her şartında edep ve adap,
Hassasiyet ve aczi yet şiarı hakikattir
Hazır olmayan, hata ve yanlışta kastı aşan,
Bilincini tazelemek istemeyen için uzaktırBeş vakit ezan okunur
Öteler adına hakikati hatırlatan arzı nidadır
Aklı ve idraki olana seslenir,
İnsanlık adına vasfı bulunana el verir
Lahuti musikisi ruha şifa gelir,
Kalbin tellerini titretir,
Hasret ve firkati naif hale getirirKul, kalbi olacaktır
Ne kadar sureti varsa o illetten kurtulacaktır
Kalbinin bir Nazar gâh olduğunu
Asla ve kat a unutmayacaktır
Azmi, merakı, akıl ve izanı
O’na hakkıyla kul olabilmek
Gayretiyle sevdasına ulaşacaktırAşk deyip geçme
Kalbin ne kadar mümbit hale gelmiştir sual eyle
Dünya adına hiç bir şeyi boş verme,
Her imkânını ihsana hasreyle
Allahın resulü Efendimiz(s.a) için fedayı can
Olan sahabelerin teslimiyetlerini hıfz eyleTefrikayı davet eden
Ne varsa, hangi maksada binaen maslahatsa
Gönlüde yer verme, fayda
Mülahazası için nefsine itibar etme
Ümmeti Resulullah en naif ve en zarif millettir,
Onun ümmeti olmak yetmez midir, zaaf göstermeMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.