• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1,171 ile 1,185 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #815199
    Anonim

      84eafa10-04b7-11e3-b72c-65e-jpg20130814120202.jpg

      Nereden başlasam
      Hangi suali aralayıp, anlatmaya kalksam
      Millet şuurun kaybetmiş topluluklar için mibir şeyler yazsam
      En sarih Arapçaya hâkim bir ümmetin halinin ne kadar harap olduğunu mu aktarsam

      Muhammet Necip
      Cemal Abdül Nasır, Muhammet Enver El Sedat
      Sufi Ebu Tali, Muhammet Hüsnü Mübarek,Muhammet Hüseyin Tantavi
      Ve en son seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olarak Muhammet Mursi, tutuklanmıştır

      Adeta bir krallıktı
      Ölene kadar veya darbeyle esir edilene kadar
      Genellikle Mısır halkının başına getirilenlerin Muhammet isimli olması
      Ve özellikle şek ve şerik içinde bulunması, ekonomiyi vesayetine alması, asker kalması

      Yokluk ve sefillik içinde
      Ümmeti Muhammet nezdinde itibarsızlaşırken
      İsrail’le işbirliğine girmesi, Filistinli Müslümanların katledilmelerine seyirci kalması
      Refah sınır kapısını kapatmasını, Amerikan yardımı altında kapilitasyonlara açık olması enteresandı

      Nice Müslüman âlim
      Katledilirken, tevhit için can verirken
      Her türlü zulme ve işkenceye karşı ahatderken, belam olmayı reddederken
      Kelimeyi şahadet için her türlü varlığını Allah yoluna hasrederken, sessizlik ne kadar anlamlıydı

      Hangi şahadet ecrinden
      İşkenceyle öldürülenden, suç isnat edilerekipe çekilenden
      Her türlü tedhiş ve istihbarat gücüyle gönüllere korku zerk ederlerken
      İhvan hareketi, şahadet şerbetine nail olmuş lideri, mazlum ve mağdurun sesi

      Milletin kararan ufkunda
      İlk filizlenmeleri ve yürek bahçesinde nüveleşmeleri başlatmıştı
      Bugün küresel güç olarak addedilen, şer bakımından desisenin elebaşlığına soyunan
      Güya kamuoyu önünde bazen günah çıkartan,insanlık adına medya pazarında kül bırakmayan

      Emperyalist gücün temsilcisi
      Amerika ve özellikle Rusya ve elbette ki Avrupa
      Hiçbir Müslüman mezalimine karşı, insanlık adına dahi ses çıkartamamışlardır
      Şer adına, nefs tellallığına, iblisin vazettiği yollara, tuğyan ve tağutluk adına, bilakis yarıştalar dır

      Hama Müslümanları katledilirken
      İran, ırak savaşında onca Müslüman’ın perişanlığı ortadayken
      Saraybosnada, filistinde, Irak zindanlarında,Guatemala aptallıklarında
      Afganistan, Cezayir ve birçok ülkede insanlarve özellikle Müslümanlar katledilirken

      Pasif akıl ve pasif vicdan vardı
      Ruhsuz bir millet, umutsuz zümreler perişanlık içinde kaldı
      Dünyevileşmek adına her türlü taviz ve iltimas iradi ve kalbi bakımdan sağlandı
      Geriye ne kaldı akidesi ve imanı kültür seviyesinde, sindirilmiş ruhlar umutla aranmaktaydı

      Aşk ve sevdası olmayan kalp
      Sadakat ve teslimiyette azmi terk etmiş bezgin surat
      Varlığın aracı olmaktan, bir sıfat için onur veşerefi hiçe sayan ahlak
      Bilmem ki nasıl bir kul olur, cihat sevdasıyla adanmak için iştiyakla şehit olmaya hak kazanır

      (Mısır halkına reva görülen katliam ve darbe salyalarını şiddetle kınıyor ve telin ediyorum…)

      Mustafa CİLASUN

      #815202
      Anonim

        Ümmet sancı çektiği nispette diriliş sancağıdır…

        konsolosluk-onunde-ummet-iftarlari.jpg

        Ne kadar düşkün olsa
        Bir sığıntı misali yurt yurt rızkı için dolaşsa
        Akidesinden, iman ettiği hakikatinde bilincini inşa etmeye çalışsa
        Umudundan hiç kopmasa, o deruni ufkunu karatmasa, mizan için narı kucaklasa
        Hasretinde, yalnızlık kederinde, efkâr kokan nefeslerinde Hakka olan muhabbetine adansa

        Zalim kim olursa olsun
        Nefsin, hırsın, tamahın, makamın, sıfatın esiridir
        Kul olmak vasfından sıyrılmıştır, varlığı adına hükümranlığa bulaşştır
        Anlık olan kuvvetini, yetki ve salahiyetini, ezdiği, zulmettiği insanları köleliğe alıştırırlar
        Ne kadar ahmaksa nefsin vaktine aldırmazlar, belam tipli hocalardan güya fetva alırlar

        Din ulusu ve azizi olmaz
        Saf, samimi, riyadan uzak, tevazuu sahibi kul ilahlık taslamaz
        Şerik içinde bulunmaz, etrafında dolanmaz, bir paye uğruna varlığını satmaz
        Mefkûresi vardır, öteye ram olmuş bir heyecandır, azim içinde ihsana adanmıştır
        O’nun rızasına nail olmak için gecesini, gündüzüne katarak çile ve cefayı ikram almıştır

        İnsan nereye gideceğini bilmeli
        İdrake mani olan heves ve hevadan vazgeçmeli
        Hesapsız bir maceraya girmemeli, arifelerin dergâhını takip etmeli
        Her kim ne söylerse söylesin, söylem ve amelde asabiyet ve şiddeti terk etmeli
        Hak ve hukukunu temin için meşru yollardan davasını takip etmeli, garez içinde nefeslenmemeli

        Ümmeti Muhammed’in hali
        Ne bugün ve ne de dün için beklenen zilletti
        Fetret devri dendi, tefrikaya yenildi, hizipler türetildi, bölünmek istendi
        Ümmetin gücünü hesap eden, zekâsı olan ve fakat aklı bulunmayan ecnebiler becerdi
        Saf ve samimi Müslümanlar kendilerinden zannettiği yakınları veya inandıkları tarafından pasifleştirildi

        Mustafa CİLASUN

        #815215
        Anonim

          Feryat ediyor, gözlerden kan geliyor, kalp Ya Rab diyor…

          [IMG]http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRoJYteXtNgwdFHRVvIK3dEl0NBX034VSK9d6Jn-3lT9EFV0Fl_[/IMG]

          İnsanlık nasıl bir figan işitiyor
          Gözler, kulaklar, izan ve dimağlar acıyla nazar ediyor
          Ümmeti Muhammet niçin bu kadar sessizliğin sefilliğine iltifat ediyor
          Aklı ve iradeyi bahşedenin, nefesi vaktine ram eyleyenin, sahibin rızası öteleniyor

          Bir gül için Gülşen ne yapardı
          Kalbi olan her akıl sahibi bu kadar nefsine tapar mıydı?
          Ecel hangi zamanın mizanıydı, hakikat sadece sözde kalan yalan mıydı?
          Bunun için mi insanlığı, ülkeleri kana bulamak, Müslümanları aşağılamak farktı

          Batıya haksızlık etmemek lazım
          Asırlardır tek yüzlülüğüne sahip çıkıyor, aldatmıyor
          Açık ve alenen ben ikiyüzlüyüm diyor ve bu benim asliyem diye ısrar ediyor
          İkiyüzlülükte kabullenilmiş bir yüzdür, bu yüzlerden medet umanlar ne kadar sefihtir

          Âdemi beşer irade sahibidir
          İkiyol adına imtihana tabidir, hidayet nasip işidir
          Külli irade mümin tarafından iman edilen hakikattir,sünnetullah ebedidir
          Şer cephesinde yer alandan nasıl merhamet dilenir, fasık ve münafık belli değil midir?

          Bizler, bilincimizi tazelemeliyiz
          Her bir şahadette yeniden dirilmek için ceht etmeliyiz
          Kan ve revadan ürpermemeliyiz, hazreti Hamza(r.a) yı düşünmeliyiz
          Artık varlığımızdan ve nefsi saltanatımızdan vazgeçmeyi öğrenip, kalbi diriltmeliyiz

          Gönül maksudunu bulmalıdır
          O’na kul olmak için azimeti asla ve kata bırakmamalıdır
          Faniliğe abanmaktan, heveslere sarılmaktan, edepsizliğe boğulman arınmalıyız
          Yüreğimizi O’nun aşkıve Efendimize olan muhabbetle sevdasına nail olabilmeliyiz

          Akidemizi taklitten kurtarmalıyız
          Her önümüze serilen, din ulularıymış gibi ahkâm kesenlerden
          Taassuba ve tefrikaya sürükleyenlerden, şekliyetçiliği önceleyenden aklamalıyız
          Kulluğumuzu sadece ve yalnızca O’na yapmalıyız, referans için kapı kapı arınmamalıyız

          Mustafa CİLASUN

          #815216
          Anonim

            Yoluna güller döksem, derdi gamını ben çeksem…


            Orjinal boyutu icin tiklayin 960x674px and 241KB.
            0_83458_18f5fbf9_XXL.jpg

            Gönlüme düşendi
            Bir umut şevkiyle dile gelen muhabbetti
            Hak rızasına hasredilen bir samimiyetten ilzam olan hürmetti
            Fedakâr olabilmek, samimiyetin hazzıyla hizmete amade bulunmak faziletti
            Söylekim yüreğine doğan, hicran damlalarıyla yorulan, bir dostluktan imtina edecekti

            Oysa hiç tanımam
            Kelimelerin marifetiyle kal eyleyip, yazdık
            Göçüp gitmeden, kabre girmeden, kefene bürünmeden arzuladık
            Nihayetinde bir ömür yaşamıştık, bazen hazan vebazen de zemheriyi imzaladık
            Ve fakat asla asi olmadık, vefasızlık adına bir an bile nankörlük yapmadık, sadıktık

            Hilkat olarak mazlumduk
            Yaşadığımız şartlar, sahipsizlik ne yazar
            Boynu bükük, nazar eden ve fakat isteyemeyen bir canı gamdık
            Sevgiye çok susamıştık, hamiyete aç kalmıştık, marifete ne kadar uzaktık
            Sosyal şartlar, çaresiz umutlar, bilinçsiz soluklar, nefsi zorbalık semtinde yaşadık

            Gülebilmek için çok zorlandık
            Her yanımızda bir kaygı taşıdık, evet, çok dışlandık
            Varlık ve servet sahipleri tarafından mahkûm eden gözlerle tanıştık
            Şımartılmış çocukları, nazından geçilmeyen edaları, can sıkan davranışa alıştık
            Bir lokma ekmek, iki çeşit yemek, çay içebilmek, zeytini dörde bölmeden yemek telaş

            Artık nefesin sonları başladı
            Tende takat azaldı, acıyan gözler ne büyük cefaydı
            Gözyaşları tutulmazdı, demek ki sinirler boşaldı, suskun yer nerede vardı
            Kimseler görmesin istiyorum, Rabbime büyük bir umutla sığınıyorum ve ağlıyorum
            El açıyorum, her zaman olduğu gibi yine yanımdasın biliyorum, senden başka kimim var diyorum

            Ey sevgi ve muhabbetini esirgemeyen
            Hali perişanlığımı bilmesine rağmen, himmette bulunan
            Nadanlığıma hiç bakmayan, sanki bir arif sezgisiyle taltifler yapıp,taçlandıran
            Her iki dünyada aziz olasın, can yoldaşım olarak dilerim unutmazsın, niyazında anarsın
            Bu bizar ve bedbin halimin bir lahzada huzura kavuşması için çabalarsın ve sinende saklarsın

            Mustafa CİLASUN

            #815229
            Anonim

              Hasretin ruhi olmalı, kalbin sevdasıyla yanmalı…


              Orjinal boyutu icin tiklayin 900x595px and 126KB.
              %C4%B0lgin%C3%A7-Do%C4%9Fa-Resimleri.jpg

              Kalpte tezat bulunmamalı
              Akide dirliği ve birliği muhkemce sağlanmalı
              Akıl bilgiden uzak durmalı, yoksa ilk “oku” emri nasıl anlaşılmalı
              Durağan olan, pasif kılınan akıl ve vicdan ruh ve kalp şevkin azmini nasıl kuşanmalı

              Ruh yaratılırken ne vardı
              Nefisler zaten ihtar edilen sanıklardı, imtihan ardı
              Sıratı müstakim üzere bulunmak kimler için şarttı, başka tarik var mıydı?
              Bilen, akleden ibreti gaye edinen, her ayetten dersini ikmal eden, kul olmak maksattı

              Hakkı tespit eden, batılı reddeden
              İnsanlık adına hizmete ve hikmete ram olmasını bilen
              İlimve irfanını yalnızca Hak rızasına tahsis eden, nefsini öncelemeyen
              Hiç olabilmenin edebiyle rızkını temin eden, her varlıkta O’na teslimiyeti hasreden

              Zalimin zulmüne, fasık’ın fısk’ına
              Her türlü şer ve desiselerin ortak paydası olan tuğyana
              Allahın hükümleri dışında olmak üzere, hüküm ihdas eden, cebreden Tağut’a
              Dünyevileşmek furyasına, paganlık yaftasına, şerikler ihdas eden alalanmış maksada

              Yoldan çıkartmak için çabalayana
              Haram ve nevilerine karşı bağışıklık kazanmış insanlara
              Her türlü edepsizliğini meşrulaştırmak için sınır tanımayan kalpazana
              Pişkinlik hastalığına tutulmuş yalan ve riyaya, haset üzere yol alan bühtanlara

              Tefekkürü mevtten anlamayan cana
              Her fırsatta fıs kını zerk eden izansıza, saftiriklik satana
              Nefsi hastalığını ve zafiyetlerini hiçe sayan ahmağa, aklını kullanmayana
              İradi olmak adına her vakit nefsi tercihlerde bulunana, heva ve heves için çırpınana

              Hasreti sorma, firkati anlatma
              Aşkve sevdanın ruha hitap eden, bilinci inşa eden narına
              Maksuda ram olabilmenin feryadına, sessiz çığlıkların sukut ettiren sadrına
              Hiç temas etme, dinler gibi görünse de sıkılganlığını gizlemeye gerek görmez, acınma

              Mustafa CİLASUN

              #815231
              Anonim

                Hangi zulümden bahsetsem, bu ümmet için ne söylesem…

                39284.jpg

                Beni âdem adanandı
                Maksut için muhabbetle anılan canandı
                Mayasında sevgi ve aşk vardı, ruhunda ulvi bir nazar hakikattı
                Hak ve batıl kul istidadı olanlar için ne kadar yabancıydı, şaşkınlık niye arttı

                Varlık ve servet hardı
                İnsan ihsan edeni unutunca bahar hazanlaş
                Nefsi aldanmalar başladı, keyfiyetler mevki atladı, ruh bizardı
                Kalp hicrana kanan bir ummandı, sığ sular en ağır ezaydı, zekâ sahibi anlamadı

                Akıl, Müslümanlara hastır
                Zekâ,ecnebiler için vazgeçilmez bir hesaptır
                Kul olabilende hem akıl ve hem de zekâ asıl olan hakikat tır
                Kiminde akıl, kiminde zekâ bereketli kılınmıştır, izan sahibi için kalbi olmak şarttır

                İslam hukuku katle cevaz vermez
                Canlı bomba olmak isteyenlere de caizdir demez
                Sevgi ve muhabbeti imha eden her gayrete meşru et nazarıyla hak görmez
                Ecel vakti saatlidir, şahadet en nadide azimettir, kul cennetten ziyade O’nun rızasına taliptir

                Her Nefs ölümü tadacaktır
                Ölüm,vakte ram olmuş bir hicrandır, yarı aşktır
                Şahadet kul için en naif bir makamdır,umutlarım içinde en makbul olanıdır
                Yoksa bin asır yaşamış olsan, rızadan o nispette uzaksan, sefayı zillet saymıyorsan girdaptır

                Zalim kul için ne kadar yabancıdır
                Çile vecefa, sabır ve vefa, aşk ve sevda onun için farktır
                Dertte,kederde, çilede, eziyette, zulümde, en yakınıyla muhabbet eden canandır
                Yoksa uzlet içinde miskinlik yapmak, sosyal hayattan kopma, rakamsal zikirle kurtuluş aramak hüsrandır

                Kâinatın her zemininde
                Zulme maruz kalan, şiddet ve işgalle canlarından olan
                Varlıkları ve hukukları hiçe sayan her mazlumun yanında ve vicdanında
                Yer bulmalıyız,yaratan ve nefese bir vakit bahşeden Rabbimizin rızasıyla nefsimizden arınmalıyız

                Mustafa CİLASUN

                #815250
                Anonim

                  Sormayın, arkamdan vurmayın, yaralamayın…


                  Orjinal boyutu icin tiklayin 1000x667px and 301KB.
                  [IMG]http://aliaydin29.files.wordpress.com/2012/05/pembe_agaclar_pembe_cicekli_agaclar_park_manzarasi_94651_1.jpg?w=1000&h=[/IMG]

                  Artık yorgun düşştüm
                  Azim noktasında yenilmiştim, geriye çekilmiştim
                  Direnmek adına, hoş görü nazarında, bizarlaşan bir halin meftunuydum
                  Nereye elimi attımsa, hizmet kervanına büyük bir umutla katıldımsa da usanmıştım

                  Anlayamadığım bir hastalık vardı
                  Şeklen Müslüman olmak, ne derler için adanmak kardı
                  Ne kadar nüfus edinirsen, sabah, akşam davetlere gidersen hatırın sayılırdı
                  Kapına gelen, yardım bekleyen, yurt yaptıracağım diyen, teberru için kapı aşındıran ihsandı

                  Ne kadar enteresandı, bir gamdı
                  İçimde derlediğim figandı, sessiz çığlık adına feryattı
                  Varlık adına hükme bürünen, etrafında hazır kıta duranlarla öğünen yardı
                  Tevazuu halinden ne kadar uzaktı, makam arabası en ala markaydı, gerdan sarkıktı

                  Nerden bulurlar, nasıl inanırlar
                  Safahat içinde yaşadıkları halde hala çok yakınlar
                  Evlenecek olanlar, kız arayanlar, erkek adaylar onlar tarafından haktı
                  Şayet nüfus sahibi bir nefes tarafından tavsiye edilmişse, mesele kuşkusuz tamamdı

                  Resimler marifetiyle tanınan hak
                  Görücü usulüne ne kadar fark atar fark, konuşmak yasak
                  Rıza gösterilecek, anne, baba teslim olarak takdir edecek, iki can sonra konuşacak
                  Hissiyatmış, nazarmış, empati, sinerji ne kadar tuhaf anlaşılan beyanmış, kalp ısınacakmış

                  Sevdası olan bir yürek ne yapsın
                  Hangi kapıyı gönül rızasıyla çalsın, bir umut arasın
                  İnsan olmak bakımından akıl ve izanını ortaya koyarak hakka ulaşsın
                  “Sultanım benim için bakıyor” diye teslim olan akıl eiradeye, hangi değerle bağlansın

                  İnsanlararık fark etmeli
                  Kültür dinini olarak ikame edilen halden vazgeçmeli
                  Aklını ve muhakemesini yalnızca hakikat uğruna hasredip, ihsana bürünmeli
                  Nefsi olan her maslahatı seçecek kadar ehilleşmeli, bilgi ve marifet için azmedip öğrenmeli

                  Mustafa CİLASUN

                  #815252
                  Anonim

                    Gözler çaresiz, yaş iner sessiz sessiz, hal kefensiz…


                    Orjinal boyutu icin tiklayin 821x559px and 53KB.
                    943288_610619735639652_1197684469_n.jpg

                    Umut adına ağlamalıyım
                    Sami yetin her veçhesiyle yakarmalıyım, haykırmalıyım
                    Kefensiz bedenleri, umut için cehdedenleri, davasına güvenen nefesleri anmalıyım
                    Ne kadar takatim kalmışsa, varlık adına bir kıymet varsa, o şeref sahiplerine adamalıyım

                    Ne kadar miskinlik içindeyim
                    Zilletin her perdesi var, sahneleniyor kibar kibar
                    Tilavet edilen ayetlerin yüzü suyu hürmetine bırakma nefsimle baş başa yar
                    Ne yapsam, tezkiye adına kararlar alsam, zafiyetlerden arınmak için uğraşsam bırakma beni bana yar

                    Hangi mezalime şahit olsam
                    Günlerce meydanlara çıkıp sloganlar atsam
                    Ve bir müddet sonra normal ve hak zannettiğim yaşantıma başlasam
                    Fanilik adına hiç durmadan adansam, en çok andığım ve dikkate aldığımla haşr olsam akıbetin ne feci yar

                    Ne dillenen cenneti ve cehennemi
                    Ne kabri ve ne de berzah olan, haşyet sunan âlemi
                    Her gün önümüzden göçen nefisleri, bin hüzün içinde yas tutan nefesleri
                    Üç gün sonra normal seyrine dönen servet emellerini, keyfiyet zadeliğini, nasıl izah edelim

                    Yaşayan Kur’an olamayınca
                    İkinci bir doğum olan, kemali yete ulaşamayınca
                    Gün kararınca, gece başlayınca, düşler uykuda bırakmayınca,çırpındıkça
                    Her korku ve ürpertinin ayak izlerini dünyada ders alana kadar yaşa, ibretinden uzaklaşma

                    Ey Rabbim sen bilirsin sen
                    Ne kadar zafiyet ve nedametim bulunsa da sahibimdin
                    Aczi yet benim, miskinlik sefil halimin, taklit üzere ömür tüketen benliğim
                    Aşikârken, ne söyleyebilirim, hangi yüzle el açıp, secdenle kapına gelebilirim, razı olduğun kulun olabilirim

                    Mustafa CİLASUN

                    #815253
                    Anonim

                      Kalbin aklı var, edep içinde atar, vicdan ismettir yar…


                      Orjinal boyutu icin tiklayin 1000x670px and 399KB.
                      manzara-resimleri-hd-full-hd-3-aliraci-2335-8453.jpg

                      Sevdası olmalıdır yüreğin
                      Gücün, takatin, kuvvetin, bilginin, iradenin,azmin
                      Aşk, zafiyeti reddeder,illa hakikat ihsanını murat eder, gam nefs için keder
                      Hangi lahzanın sayfasını açarsan aç,tesadüfü ve rastgeleliği asla içinde bulamazsın

                      Her an hikmeti mucibince takdirdir
                      Vakit nasıl bir feyzin şevkiyle zuhurat edendir
                      Her lahzasında bir hikmeti ilahi vardır, nefesi iradi için kaderdir
                      Bilgi ve akıl umudun vucubiyetinde ki asliyedir, zan ve önyargı marazı vicdandır

                      Şek içinde bulunmak ve kanmak
                      Ömrü vakfettiğin umdeler muvazenesinde yol almak
                      Heva ve hevesi hissiyatına kapılıp meşru saymak, nefsini öne çıkarmak
                      Elde ettiğinne varsa, şayet varlığın saydığın servetin aracı oldunsa, sual et haline

                      Arif, gönül diliyle konuşur
                      Hak ve hakikat sabrıyla yoğrulmuştur, edep içinde ki kuldur
                      Muradı ihsandır, ecir ve O’nun rızasına adanmışlıktır, nefsi arınmıştır
                      Sevdasına meftun olan bir sadıktır,sadakati en müstesna yaşayan ve yaşatanıdır

                      Soyut bilgiyle hal demlenmez
                      Aşk ve sevdası olmayan umut netice vermez
                      Canı, canana feda etmeyen aşığa ümit beslenmez, edep dilenmez
                      Sevgi ve muhabbet çilenin, cefanın,sabrın, azmin, narın, hayânın ve ihsanın, nefs engelleyemez

                      Hangi cemiyet ve cemaati ansam
                      Yoluna ve hizmetine ram olmak için fırsat kollasam
                      Şahit olduğum maraz ve nefsanîliği hiç dikkate almasam,sabırla yol alsam
                      Gönlüm bizar oluyor, şevk uzaklaşıyor, sabır zorluyor,edep aranıyor, hassasiyet bekleniyor

                      Arifin meclisine her nefes gelir
                      Çünkü onun varlığı, hiçliğe terk edilmiş cevherdir
                      Hangi pası, demiri, pirinci, metal hurdalığı anarsan narıyla tezkiye edendir
                      Nefsi ve kalbi tedavi eden rehberdir,Efendimiz, hazreti Muhammet(s.a )Mustafa’nın sıratındandır

                      Mustafa CİLASUN

                      #815254
                      Anonim

                        Nerdesin, hangi nasibin kederisin, umut için ne kadar hazinsin…


                        Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 61KB.
                        1184891_632524770115815_810801742_n.jpg

                        Kim bilir nerdesin
                        Nasıl bir hassasiyetin içindesin
                        Sanki yıllara sâri hasretsin, firkatin ta kendisisin
                        Ruhuma hüzün zerk eden kedersin, hicranın derin sularındaki hecemsin

                        Artık ne söylesem
                        Elemin çilelerini derlesem
                        Her lahzada gözyaşlarımla bestelesem, söylesem
                        Bu hasrete çare olacak mı, baht gülecek mi, söyle umutlar yeşerecekmi?

                        Korkuyorum anmaktan
                        Rüyalarda pürtelâş olup, fırlamaktan
                        Sabahlara denk yâdımda saklamaktan, yalnızlığa sığınmaktan
                        Hazanın solgun çehresinde umutları yoklamaktan, bahtkitabını okumaktan

                        Bilmem ki neredesin
                        Şenmisin, kederin kadrinde hasret misin?
                        Bin hüzünle dillenen şarkıların bestesi misin, yoksa edebin halinde
                        Sabrın vadesinde, nasibin bahsinde yıllardır yaşlarını gizleyen suhulet misin?

                        Ne söylesem, kar etmeyecek
                        Sessizliğin esrarı çözülmeyecek, yüzüm gülmeyecek
                        Hüzün yüreğimden silinmeyecek, gelen, gidenden haber sual edilmeyecek
                        Boyun bükülecek, sabır acısı yüreğime inecek, kalan nefesler ne kadar şevkle erecek

                        Ölmeden ölmek buymuş demek
                        Her şeyden vazgeçmek, varlık adına umut beslememek
                        Her an ölümle müştereklik içinde nefeslenmek, kimi zaman öncelemek
                        Hevesi heva, arzu kitabını bitirmek, ibret adına sonnefese kadar satırlara dökmek

                        Ey hak demek, ruhu teslim etmek
                        Ne kadar gün yüzüne hasret umut kalmışsa toprakta demek
                        Kabir ne kadar yakın halime, derinliğimden nükseden bir hüzünle içimde
                        Olsun dert etme halimi, sensizlik içinde viran olan kalbimi, ruhumdan akseden kaderleri

                        Mustafa CİLASUN

                        #815263
                        Anonim

                          Gelme, bir söz söyleme, viran eyleme…


                          Orjinal boyutu icin tiklayin 892x653px and 752KB.
                          rnctm.png

                          Gelme,
                          Bir teselli verme,
                          Gözyaşlarını artık silme…

                          Yüreğimde ki
                          Acıyı merak etme
                          Her gün yalnızlığa iten kederi temaşa etme

                          Huzuru
                          Zehreden nedensizliği
                          Çözmek için bir gayrete girme

                          Alıp götüren
                          Hicranıma ses etme,
                          Yüreğimde ki hüzün vadilerini incitme

                          Verme,
                          Bir umutla karşıma dikilme

                          Ecele
                          El verdiğini söyleme,
                          Ölüme gittiğinden bahsetme

                          Yüreğini
                          Daha fazla incitme,
                          Kabuk tutmuş yaramı yeniden zedeleme

                          Ne
                          Hasretin adını an,
                          Ne sevginin farkına şimdi var,
                          Sevda hassasiyettir yar

                          Artık
                          Ne söylesem,
                          Boyun büküp sabretsem

                          Yüreğimi
                          Titreten elemi ruhumla
                          Götürsem, ümit vermesem

                          Ölmenin sükûnetini
                          Yaşarken terennüm etsem,
                          Uzak diyarlara çekilsem

                          Hatıralarla
                          Kalan nefesi tüketsem,
                          Kahrı tedavi etsem, gönlümü teskin eylesem

                          Ne gelenin
                          ve de gidenin gözlerine baksam

                          İçimde
                          Sakladığım acımla,
                          Adım adım toprağımı kazsam

                          Servilere
                          Hüzünle baksam,
                          Tenimi okşayan
                          Rüzgârın halinden bir anlasam

                          Ufkun kararan
                          Çehresinde sabahlayıp, sessizliğin
                          Efkârında topladığım çıraları yaksam

                          Hangi nefes
                          Gelirse yanıma, hiç hayıflanmasam

                          Yıllara sâri
                          Sukutumdan kalan
                          Güfteleri muhabbet içinde anlatsam

                          İster anlasın,
                          İsterse anlamasın, yeter ki
                          İçimde ki yangın biraz olsun rahatlasın

                          Son dem
                          Hicranım arınsın,
                          Ruhum huzura kavuşsun, ölüm
                          Nefsimi korkutmasın, tebessümle baksın

                          Mustafa CİLASUN

                          #815261
                          Anonim

                            Yüreğimde dinmeyen esintiler…

                            Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 44KB.
                            543418_633632203338405_1223006227_n.jpg

                            Bitti,
                            İçimi titreten,
                            Sürur zerk eden hicran gitti…

                            Bir inşirah sahnesiydi
                            Güneş ışınlarının sessizce içeriye girdiği gibi

                            Sabahın ilk saatlerinde,
                            Gülmeyen yüzlerde ısıtan ülfet timsaliydi

                            Neşe ve muhabbete
                            Ne kadar hasret kalınmışsa gönül,
                            Kahredercesine benimsiyordu

                            Derin bir yakınlık duyuyordu
                            Sanki ruhi tınıları aynı serencamdan nüksediyordu

                            Kelam etmek,
                            Bazen derinliğin kıyılarında gezinmek,
                            Gülebilmek iyi geliyordu

                            Sineme
                            Ömürlük bir hakikat sıcaklığını veriyordu,
                            Huzur ve muhabbet yaşanıyordu

                            Bir takım
                            Mahrem konular vardı
                            Her nasılsa çekinceler hala zindeliğini koruyordu

                            Sessizliğin gölgesinde ki izler
                            Bu gerçeği haykırıyordu, güven yetmiyordu

                            Yaşanmış
                            Ve iliklere kadar acısı saklanmış
                            Mazi sayfası, okunmaması gerekiyordu

                            Her ne şarta olursa olsun
                            Yaşanmışlık kalbe ve ruha acı vermişse,
                            Elem vaat etmişse, acıtıyordu

                            Artık
                            Yeni bir sayfa açmanın,
                            Kalan nefesi sürur sandalına bırakmanın

                            Yegâne sahiple
                            Baş başa kalmanın, deryanın ruhuma
                            Aşina gelen sedasıyla uyumak istiyordum

                            Göreceğim
                            şler artık rahat bıraksın
                            Huzuru temin için ne kadar varlığım varsa alsın

                            Kalbimde
                            Yeis adına hiçbir iz bırakmasın,
                            Kaygılar esaret yaşatmasın

                            Akıl ve izan
                            Tutuklu kalmasın, çile ve cefa
                            Zulme dönüşmesin, insan olduğun bilinsin

                            Kalbe düşen
                            Bir sevda, ruhu yormasın
                            Hissiyata yas tutturmasın, bütün zamanı almasın

                            Sevgi adına müştereklik
                            Ve saygı sadakatle marifet kazansın

                            Güven
                            Ve samimiyeti zedeleyen
                            Her şüphe taliplilerine ulaşsın, muhabbeti yıkmasın

                            Mustafa CİLASUN

                            #815271
                            Anonim

                              Ötelere alıp götüren sualler sevdası…

                              Aziz nefes Sureti İrade kardeşim derki;


                              Orjinal boyutu icin tiklayin 960x960px and 97KB.
                              993689_10201271110114007_1006248833_n.jpg

                              Böylesi veciz ifadeler karşısında
                              Meftun olmamak ne kadar kabil, dil susmuş hal konuşmuş
                              Kalbi dostluğuna kabul edilmeyi ne çok isterdim

                              Rahleyi tedrisatında, hali edeple yol almayı
                              Aşk ve sevdanın közünde yanmayı, O’na adanmayı
                              Varlığın esaretinden kurtulup, nuruyla buluşmayı

                              Hayat memat ilişkisinde aldanmamayı
                              Avuntular furyasından kurtulmayı
                              Bedenin değil, ruhun inşirahında solmayı

                              Haşyet hassasiyetiyle mücehhez olmayı
                              Huzur-u divana dururken kaybolmayı
                              İbadet ve teatin iştiyakıyla buğulanmayı

                              Her türlü mecazilikten kurtulmayı
                              Nefsi pişkinlikten sıyrılmayı
                              Miskinliği dışlayıp, cehte koşmayı

                              Aktif akıl ve aktif vicdan sahibi olmayı
                              Akıl, ilim, irfan, idrak, ihsan dirliğinde yaşamayı öğrenirdim…
                              Bilmem ki başka bir kelama hacet var mı?

                              Mustafa CİLASUN

                              #815274
                              Anonim

                                Nefesin son demi, hasret rüzgârının dinmeyen kederi…

                                Orjinal boyutu icin tiklayin 900x613px and 148KB.
                                1150846_633009783400647_1868461717_n.jpg

                                Nerden başlasam
                                Yüreğimin dalgalarında kulaç atıp açılsam
                                İçimse sakladığım çocukluğu
                                Ortaya çıkartsam ve coşsam
                                Kanatlanmanın hazzına ulaşsam,
                                Zirvelerden ibretin sezgisinde buluşsam

                                Taşı elime alsam
                                Var gücümle sıkıp, takati zorlasam
                                Nefes nefes kalmanın kederiyle
                                şünceler sokağına dalsam
                                Suskun ve kimsesizlik içinde üşüyen
                                Banklara bakıp, halimin faniliğini ansam

                                Mazlumun nefesi azizdir
                                Yaratan adına ona muhabbet beslemek caizdir
                                Kimsesizlik ne kadar büyük fakirliktir,
                                Hasret kitabında hecedir
                                Her cümlenin ve kelimenin en bariz temsilcisidir,
                                Yürek dağlayan efkârı çiledir

                                Ne zaman hasreti ansam
                                Rüzgârın imdadıma yetiştiğine kani olsam
                                Yârin kokusundan esintiler
                                Getirdiğine tüm kalbimle inansam
                                Gözyaşlarımı yine sessizce bıraksam,
                                Sırrı gamımı kimseye duyurmadan yazsam

                                Nice okunmayan kitaplar vardır
                                Yazan mevta adına ne kadar hüzünlü bir dramdır
                                Kim bilir ne umutlarla yazmıştır,
                                Halin deminden akseden vicdandır
                                Her umutta bir murat saklıdır, takdiri
                                Nasip namütenahi bir zamandır, sevdadır

                                Aşk, ruhun, kalbin hüsnü hicranıdır
                                Narıyla besleyen, temizleyen,
                                Terbiye eden gülistandır
                                Sevdası ihsandır, kalbi hassasiyettir,
                                Fedayı nefestir, ecri sadıktır
                                Hiçlikte vücut bulan rızadır,
                                Varlığından arınmış sedadır, O’na kul olmak esastır

                                Mustafa CİLASUN

                                #815280
                                Anonim

                                  Eller semaya açılırken, gözlerden yaş iner…

                                  Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 96KB.
                                  522428_633010513400574_324700404_n.jpg

                                  Hassasiyet kalbindir
                                  Ruhtan neşet eden ahenktir, takvayı akidedir
                                  İman, ruhi ve bedeni kulluk
                                  Sevdasına adanmışğın gerekçesidir
                                  İbadet ve teati ruhun ve bedenin
                                  Vazgeçilmeyen ihtiyacı ve ihyası adına O’na sesleniştir

                                  Kul, O’nundur, nurdur
                                  Kemali yet sıfatına nail olmanın farkındadır
                                  Varlığı, hiçlik vasfında ihsandır,
                                  Güç ve kuvveti, azmi ecri sadıktır
                                  Nefsiyle baş eden aklı idraktir, zafiyete
                                  Nazar etmeyen arifi edeptir, halden vazgeçendir

                                  Namaz, tanzimi adaptır
                                  Huzura gelme fırsatı bahşeden ulvi cenahtır
                                  Her şartında edep ve adap,
                                  Hassasiyet ve aczi yet şiarı hakikattir
                                  Hazır olmayan, hata ve yanlışta kastı aşan,
                                  Bilincini tazelemek istemeyen için uzaktır

                                  Beş vakit ezan okunur
                                  Öteler adına hakikati hatırlatan arzı nidadır
                                  Aklı ve idraki olana seslenir,
                                  İnsanlık adına vasfı bulunana el verir
                                  Lahuti musikisi ruha şifa gelir,
                                  Kalbin tellerini titretir,
                                  Hasret ve firkati naif hale getirir

                                  Kul, kalbi olacaktır
                                  Ne kadar sureti varsa o illetten kurtulacaktır
                                  Kalbinin bir Nazar gâh olduğunu
                                  Asla ve kat a unutmayacaktır
                                  Azmi, merakı, akıl ve izanı
                                  O’na hakkıyla kul olabilmek
                                  Gayretiyle sevdasına ulaşacaktır

                                  Aşk deyip geçme
                                  Kalbin ne kadar mümbit hale gelmiştir sual eyle
                                  Dünya adına hiç bir şeyi boş verme,
                                  Her imkânını ihsana hasreyle
                                  Allahın resulü Efendimiz(s.a) için fedayı can
                                  Olan sahabelerin teslimiyetlerini hıfz eyle

                                  Tefrikayı davet eden
                                  Ne varsa, hangi maksada binaen maslahatsa
                                  Gönlüde yer verme, fayda
                                  Mülahazası için nefsine itibar etme
                                  Ümmeti Resulullah en naif ve en zarif millettir,
                                  Onun ümmeti olmak yetmez midir, zaaf gösterme

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 1,171 ile 1,185 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.