• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1,156 ile 1,170 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #815145
    Anonim

      Doktor…


      Orjinal boyutu icin tiklayin 3650x2427px and 1321KB.
      PatientComplaintHandlingSoftware1.jpg

      Hangi yarama baksan
      Yüreğimde dinmeyen sızıyı aralasan
      Solmuş umutlarıma bir bir yeniden bir neşter vursan
      Hazan olan sinemi gün yüzüne çıkartsan, şevk ve ümidin kollarına bıraksan

      Su al diyorsun
      Anlat bakalım derdini diye bekliyorsun
      Beden gözelerinle seyrediyorsun, nesnellik adına direniyorsun
      Bir kalbin var neden ihmal ediyorsun, perdelenmiş gözlerini hiç düşünmüyorsun

      Aşk nedir bilir misin?
      Ruhi bir nasip olduğuna itibar eder misin?
      Kalbin inşirah ve haşyetle mümbit bir hale geldiğine ne söylersin
      Sevdası olmayan yüreklere nasıl nazar edersin, hep neşterler mi müdahale edersin

      İlim, merakın şubesidir
      Kalbin aklı ve basireti, hassasiyetle muteberdir
      Azim, kul olabilmek için lütfedilen zindeliktir, nefsi temayüz için değildir
      Hiçlik sıfatı varlık içinde ki tefekkürdür, her amel ve ibadette O’nun rızası asliyettir

      Gözlerime bak doktor
      Ne gördüğünü ve hissettiğini durma söyle
      Hangi sezginin sesi var, nasıl bir hicranın yarası sineme zerk eder zarar
      Kalbimin hüzün kaleleri artık çok sağlam ey dinmeyen efkar, hekim keşfedemez yar

      İçimde ki firkati sual et doktor
      Nasıl bir sevdanın dinmeyen hasreti kalbimi yorar
      Bu aşka, ne akıl, ne düş çare yar, hülyalar ruhuma eza bahşediyor yar
      Ruhumun hicran damlaları bin hüzün içinde yağıyor yar, her sukutum artık bir nar

      Gözyaşlarım dinmiyor
      Nasıl bir afak ki yüreğime serinlik vaat etmiyor
      şünceler bir bir kağıt parçası gibi ateşle kül olup sessizce sönüyor
      Hüzün ve hicran hem dem ruhum ve kalbimin müdavimi oluyor, hekim kime söylüyor

      Mustafa CİLASUN

      #815146
      Anonim

        Artık her cefayı çekerim, gönlüme küser göçerim…

        ellergt9le2.jpg

        Hangi esaretten söz edeyim
        Yıllara sâri elem zerk eden firkati sinemde mi besleyim
        Kan akan gözlerimi nasıl gizleyim, titreten hasretin feryadıyla inleyim
        Diz çöktüğüm lahzaları şahit göstereyim, aklı karartan sevdayı kime şikayet edeyim

        Bir umut beslemiştim
        Kaderin her anını teklifsiz kefil göstermiştim
        Biçareydim, teslim olmak için kefendim, feda olmaya yeminliydim
        Şimdi artık şaşkın bir nefesim, divane olmuş kimsesizim, yalnızlık köşelerindeyim

        Söyle neydi suçum
        Şimdi bir ömür prangalara vurulmuş mahkûmum
        Zindanına hapsettin, sessizliğin berduşluğuna meylettin, elemdin
        Samimiyet ve sadakati niye bu kadar lekeledin, güven duygularımı tarumar eylesin

        Yok, artık seni suçlamam
        Kendi masumiyetime veririm, mazlum kalmayı severim
        Derin bir hesabın içine girerim, artık ne gönlüme ve ne de sana diz çökerim
        Kalan ömrümü arifin dergâhına vakfederim, ecir ve ihsan naibi olmak için ter dökerim

        Ne kadar umut ettiysem
        Ruhumun hicran damlalarını yazmak için çekinmediysem
        Hüzün vadilerinde sevinmekle yetindiysem, hicran gecelerinde yaş döktüysem
        Sevinme, ecel terleri döktürdüğüne güvenme, bırak ben divane olayım, sevdama yanayım

        Yaşarken ölmeyi öğrettin
        Hiçlik adına yazılan mısralarınla telakkilerimi değiştirdin
        Edebe ne kadar yabancı biriydim, bedevinin insicamından nazar edendim
        Gönül verdim, sessizce seven biriydim, ruhumun serencamından şevk alan bir nefestim

        Söyleyemedim, çekindim
        Bir gün kısmet olur, dilim açılır diye bekledim
        Her an kalbi hıçkırıklarımla yalnızlığa itildim, nasıl gülebilirdim
        Sevilmeden ölendim, kefene bürünendim, ecelle bedelleşen çaresizdim, daha ne söylerim

        Mustafa CİLASUN

        #815147
        Anonim

          Gel ey mütereddit nefes, kalbini dinle çekinme…

          Kerguelen%20Adas%C4%B1%20(%20Desolation%20Adas%C4%B1),%20Hint%20Okyanusu.jpg.jpeg

          Bilsen de bilmesen de
          Bir âlemi hakikat kitabından kelamsın
          Ruhun şavkına ram olmak için, aşkın sevdasında nar olmak için
          Hiçlik rahlesinde nefsini edep sabrıyla durulamak için korkma, akıl, irade senin

          Sen ki yaratılansın
          Baht adına lütfü ilahiye mazhar olansın
          Muhatap alınan heyecansın, merak içinde savrulan cenahsın
          Sultanlık tahtındasın, batıl adına dikkati çekilen muhatapsın, hak için yaşayansın

          Korkular zannındır
          Kalbine müdrik olan için her bela ikramdır
          Çile değirmeninde pişmek eftaldir, insanlık sıfatı niye makamdır
          Kulluk kemali yet içinde filizlenen ihsandır, ecir ve hizmet aşkı O’na adanmaktır

          Kas gücünden ziyade
          Gönül gücüne ehemmiyet ver, işte orada bekleyen nefer
          Sana saldıran bin atlı olsa, yüreğin hak sevdasıyla arınsa her güce yeter
          Sana senden yakın başka kim var, yaratan dururken neden hakkı ihmal edersin der

          Kalp en naif kristaldir
          Akıl, basiret, vicdan, hassasiyet içinde edeptir
          İradi olman bakımından teslimiyeti veya sessizleşmesi zaruretindendir
          Çünkü her ayet ayan olan ibrettir, düşünmeyi bilenler için kul olabilmek basirettir

          Her nerede yaşarsa yaşa
          Sünnetullah aşikârdır şahit bulunan her satıhta
          Nefsi emmare ne kadar şedittir, imtihanın için içinde bulunsa da
          Akıl ve vicdan, azim ve izan hakikat şiarından uzaklaşmayınca, şek içinde bulunma

          Eğer aşka inanmışsan
          İman ettiğin akiden adına korku ve zandan uzaksan
          Kalbi eminlik bakımından endişelerden kurtulmuşsan, asla korkma
          Ummana açılsan, deryalara dalsan, her korkunun bedeline oynasan, o aşk seni bırakmaz

          Mustafa CİLASUN

          #815151
          Anonim

            Yar, hangi sızıdan söz etsem yüreğim bir hicran var…

            253773903a2de59d90f69bdca8809d45_1322521585.jpg

            Ya Rab şu okunan
            Ezanlar suyu hürmetine kimin yüreği yanıyorsa
            Hasret sukut ettirip, melül bir şekilde bırakıyorsa, el açıyorsa
            Boynunu büküm gözyaşlarına kanıyorsa, çilesini dindir, rahmetinle huzura kavuştur

            Ne vakit içim içime sığmasa
            Gördüğüm düşler bile olsa, gönlümü aydınlatıyorsa
            Beslediğim umutlar solmadan, hüzün akşamlarına mütebessim bakıyorsa
            Sevdaya olan muhabbet ve hürmetimdendir, aşk deryasına açılan dervişin feyzinedir

            Ne yapayım teni, bedeni
            Nefisten tebarüz eden hevesleri, bitmeyen emelleri
            Maceraya sürükleyen keyifleri, ruhuma ve kalbime zarar veren Saikleri
            Arzular furyasında düş kuran nefesleri, hülyalarıyla aşktan söz eden abdiâciz kulları

            Ulvi bir aşkın sevdasındayım
            Ruhumu cezbeden firkatin deryasındayım, razıyım
            Nasibi mukadder vakti sukut eyledi, her çilede dirilmenin ikramını lütfetti
            Sözüm yok kimseye, şikayetim varsa bile nefsimin yüzsüzlüğüne, hamt alemlerin Rabbine

            Şayet acınacak birisi varsa
            Kimseyi aramayın, bizzat karşınızda olduğumu varsayın
            Ne varlığım ve ne de sıfatım bir kıymet ifade etmez, nafile yere nefes harcamayın
            Kalbinize bahşedilen ülfetin, faziletin şefkat ve himmetiyle nazar edin, divaneliğime verin

            Her lahza şiddetle sarsıyor
            Üşüyen yanlarını ne feci sızlatıyor, kalp arızaya geçiyor
            Takat düşüyor, gözler boşluğa bakıyor, imdat edecek kimseler görünmüyor
            Kollar yanlara düşüyor, bir ileri iki geri vücut sendeliyor, dizler çekmiyor, an bitiyor

            Demek ki vakit erişiyor
            Ömür kitabı son demlerinde nefes nefese melal kal eğliyor
            Ecel nazarımda beliriyor, kalbime bir haşyet sevdası zerk ediyor, haz veriyor
            Hiçbir korku yanımda bitmiyor, mütebessim bir eda sineme nedense daha yakın geliyor

            Mustafa CİLASUN

            #815157
            Anonim

              Bir gün ruhum solacak, aşkım nihayet bulacaktır…


              Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 61KB.
              946345_628398937195065_2088370709_n.jpg

              Hangi zamandan söz edersek edelim
              Fanilik adına yazılmış her risaleyi satır satır gözden geçirelim
              Kabrin hüzün zerk eden ibretiyle, derin bir tefekkür feyziyle tezekkür edelim
              Ruh ve kalp adına, akıl ve vicdan itminan lığında halimizin yazılmış haliyle yüzleşelim

              Aşk, ruhun yücelmesiyle vücut bulur
              Ne ten ve ne de beden cezbeleri için kalpte var olur
              Gönül ne vakit hun olursa, sevdası çileye boyanırsa vuslat firkati marifet olur
              Hiçliğe götürmeyen her amel ve zikir kulluk adına bizarlıkla sonuçlanır, kalp utanır

              Nefesin duçar olduğu lahzaları önemse
              Hala bir farkındalık edinmemişsen yerin, gülümseme
              Bilinç tekdüzelik değildir, tekâmül bereketiyle yol alan güzelliktir düşünsene
              Azim en marifetli sermayendir, merak ne muazzam bir nimettir, kulluk gayretledir, akletsene

              Hiç tandırın başına oturup ekmek pişirdin mi?
              Ateşin kuşatan çılgınlığıyla meşk edip, engin düşüncelere girdin mi?
              Bekleyen, sabreden, gözlerinden akseden sezgiyi şehreden, arifi hiç dinledin mi?
              Vakte sukut eyle ten, gönül kitabını hece hece bilen, maksadın nereye gideceğini bileni düşündün mü?

              Ruhun solmasından söz ettim
              Aşkın nihayet bulacağına işaret ederek kal eyledim
              Fanilik adına, her ne hikmet dile gelse, erdemin rahlesinde aşikâr değilse dedim
              İzafi maslahatlar, indi kaygılar, ruha ve aşka dair ne söylese itibarı da dünyalık adınadır, bilinsin istedim

              Kul ne kadar esma-i hünsaya yabancıysa
              Her gayreti emareden kurtulmak için olsa, bilgi ve irfandan uzaksa
              Maksadına matuf olması için bilgi ve muhakeme asıl olan gerekçedir, unutulmasa
              Akıl, bilgiyle anlama kavuşur, bir hedefe nail olmak için uğraşır, yoksa suskun kalır, var sayılsa da

              Mustafa CİLASUN

              #815158
              Anonim

                Bugün benim efkârım var ne olur çok görmeyin…


                Orjinal boyutu icin tiklayin 720x470px and 42KB.
                1157714_628757367159222_1121808578_n.jpg

                Yaram çok derin
                Ne zaman ellerimi yüreğime koysam
                Hicran deryasına kapışıp, sessizliğin sahillerinde ağlasam
                Gecenin her lahzasında titreyen yüreğimin tellerinin nidasını bir bir anlatsam
                Her hecesini güfte yapsam, gönüllere yazılmış bir besteyle divana çıksam ve bir nebze rahatlasam

                Anlatılmıyor
                Gönül kitabı ne kadar hazin yazılıyor
                Ömür sayfaları yaşarken açılmıyor, ölüm ne kadar fark ettiriyor
                Bir seromaniyle defin işleri devam ediyor, nihayet kabrin hasreti bitiyor
                Talkın veren imam, ruha sesleniyor, tembihleri sıralıyor, insanlar niye şaşkınlık yaşıyor

                Beden toprağa bürünüyor
                Kefen ne kadar tene nüfuz ediyor, ibretler başlıyor
                Bırakıp giderken, imamlar Kur’an kıraat ederken, sanki başkasına sesleniyor
                Keyfiyet ve nefsanîlik bu kadar revaçtayken, mezarlıkta dahi sıfatlar öndeyken ağlayasım geliyor
                Be adam edep ya hu diyesim geliyor, hangi imtihandan ve irfandan söz etmem faide kesbe diyor

                Yanık bir sevdası vardı
                Sabah akşam sayıklardı, hiç anlatmaktan bıkmazdı
                Ne vakit söz etse, derinlere gider, sanki başka bir iklimde yaşardı
                Hasreti ne kadar acıydı, hüzün sokaklarında hancıydı, ne vakit yalnız kalsa büyük sancıydı
                Olur, olmaz vakitte kapıyı çalar, mahcup bir eda ile gözlerime bakar, adeta medet uman sızıydı

                Dinlerdim, sabrederdim
                Elimi ayağımı işten çeker, samimiyet gösterirdim
                Sevdasına derin bir hürmet besler, gıpta ile halimin sefilliğine gülerdim
                O kadar kitap okurdu ki, hangi suali sorsak muhakkak bir ve birkaç cevabı olurdu, hiç yüksünmezdi
                Ve fakat çileyle barışık yaşamayı, ince hastalığına rağmen şikayette bulunmamayı başarırdı, kahretmezdi

                Mustafa CİLASUN

                #815159
                Anonim

                  Canan desem, can versem, yolunu gözlesem, ölsem…


                  Orjinal boyutu icin tiklayin 1238x790px and 325KB.
                  C%C3%B6l-Kenar%C4%B1nda.jpg

                  Ne tefekkür etmeyi
                  Ne düşlerinin gölgesinde serinlemeyi
                  Ne hayatımızın vazgeçilmezi, ne nefsimizin geçit verdiği
                  Lisan en zikredildiği, kalben hatıra geldiği, emaneten dillendirildiği sireti
                  Aklımızın ve izanımızın, azmimizin ve kalbimizin vicdanı yapılmadığı müddetçe kederdi

                  Ne söylerdi
                  Neleri öncelerdi, nelerde dikkat çekerdi
                  Sevgi ve şefkat konusunda niçin seferberdi, niye esirgendi
                  Tefrika ve asabiyeti ayaklarımın altına alıyorum dedi, kimler sahiplendi
                  El emindi, emanet edilen ulvi bir nefesti, her vakit tevazuu içindeydi, kim imtina etti

                  Ümmetini çok severdi
                  Her zaman hassasiyete içinde bulunmalarını isterdi
                  Küçük cihattan, büyük cihada diye bir tarif getirdi, kimlere seslendi
                  Yoksa sosyolojik telakkiler diye nazmı geçtik veya samimiyete çok mu güvendi
                  Hangi faizden, zinadan, kinden, kandan, tefrikadan, zandan, dünyaya kanmaktan çekinilmedi

                  Evet, seviyorduk
                  Suya, sabuna dokunmadan, özelimiz yapmadan
                  Keyfiyetimizi kaçırmadan, heveslerimize gem vurdurmadan
                  Alelusul konuşmaları bırakmadan, adabımuaşereti dikkate almadan
                  Her türlü safahattan kaçınmadan, riya ve takiyeyi yok saymadan, itiraf ediyorduk

                  Ümmeti Muhammet
                  Ne kadar içler acısı bir vaziyette
                  Hani vahdet nerede, cemaatler hizip misali taassubiyet içinde
                  Nüfusu artırmak, siyasi olmak, güce ulaşmak, torpile adanmak, iltiması hak saymak
                  Maslahatlar üzere fetvalar vererek, kimi müritleri ve sual edenleri rahatlatmak için çabalamak

                  Arz titriyor
                  Kim hakkıyla ne kadar biliyor
                  Rahmet ve mağfiret Rahmetin banisi için iniyor
                  Ruh ve vicdan asırlardır bizarlık içinde bekliyor, aşkın sevdası hani diyor
                  Gözlerden hangi samimiyetle yaş süzülüyor, hissiyat coşkusu duyguları çok etkiliyor

                  Mustafa CİLASUN

                  #815161
                  Anonim

                    Ne vakit bu kalp ağrısı, hüzün sancısı dinecek…


                    Orjinal boyutu icin tiklayin 723x600px and 45KB.
                    1538_308283805975900_268665990_n.jpg

                    Haber sal,
                    Hülyalar ikliminde
                    Hiç durma artık hoş birnefes al
                    Yardilinde, efkâr sadedinde, çilenin
                    Her açan gülünde ve hatta dikeninde elbet aşk var

                    Ey hevesler,
                    Bin hüzünle ruhumu
                    Mest eden sazendeler ve
                    Dile gelen güfteler ar içimi yakar
                    Yağar,durmadan sinemin sessizliğine
                    Ve firkatin hasretine kar hiç durmaz yağar

                    Ey dil-iedebi,
                    Hal-i niyeti, muhabbet-i ve
                    Hasrettiği devletli hamiyeti yüce olan yar
                    Söyle nevakit
                    Kalbi iklimimde mukadder olacak
                    En anlamlı açan ve zarif bir bahar

                    Niye mahzunluk
                    Yüreğime bin hüzünle akar
                    Tefekkür etmek niye acı söyle ey yar
                    Laleler şakıyor,
                    Gül masumiyetiyle neler anlatıyor,
                    Suya aşkın hicranı sevda yaşatıyor

                    Kaç günkaldı ömürden,
                    Nefes bıraktı takati artık derinden,
                    Şevk uzaklaştı mütereddit halden
                    Sazendeler söylüyor,
                    Mızrap hicran ile tele dokunuyor,
                    Ne gözyaşı duruyor ve çile bitiyor

                    Sabrın her hali,
                    Müddeti nefes sancılar karı,
                    Akşamdan sabaha ah çekmek vaat mi yar
                    İçimyanıyor,
                    Gözlerim fersiz bir şekilde
                    Suskun bakıyor, yüreğim durmadan ağlıyor

                    Ne yazsam,
                    Derdi bin gam ile ayan kılsam,
                    Hasretin busesiyle şakıyıp saçlarımı ağartsam
                    Yârin hicranına hiç şahit olmasam,
                    İçimin sızısıyla şikayetlenmeden sevdamı yaşasam

                    Çileyle yoğrulsam
                    Ve ecrin esiğinde sabahlayarak,
                    Muhtaçlara sebil dağıtsam,yanmasam
                    Aşkı hakikat manasıyla yudumlayıp,
                    İnşirahın kollarına uzansam, gönül kapımı açsam

                    Her damlada,
                    Mısraların esrarı diyarında,
                    Umudun bağrında manalaşıp vedalaşsam
                    Bahtımiçin hiçbir yeise kapılmadan, kanaatin
                    Serhatlığında fikrimi aydınlatıp bıraksam

                    Esin için,
                    Kalbi muhabbete vasıl olmak
                    Elbette muttaki kullar için bir seçim,
                    Aşk kimin, vurgun yemiş gönlüm,
                    Yılların kaybettirdiği ve zerkettirdiği
                    Hicran ruhuma bakiyedir ibret için

                    Mustafa CİLASUN

                    #815167
                    Anonim

                      Hasretiyle toprağına yüz sürsem, gözyaşı döksem…


                      Orjinal boyutu icin tiklayin 950x418px and 66KB.
                      190748166_c1e80fde4d_b-950x418.jpg

                      Ne kadar
                      Ah desem ve kalbimi dinlesem…
                      Gönül bağımın bizar bırakan lisanını anlasam,
                      Aşk için gülü koklasam, ağlasam

                      Bülbülün feryadını,
                      Cihanın sadrını, vaat edilmiş hesabı
                      Koklasam onunla ayılsam
                      Gözyaşlarımı, sinemin efkârını,
                      Umutlarımın bekleyen vecdi cenahına bıraksam

                      Neden sana
                      Gelemiyorum, neyi bekliyorum…
                      Yılların yılgın bırakan suskunluğunu,
                      Gönül toprağımın susuzluğunu serdediyorum

                      Ne kadar dilensem,
                      Muhtaçlığımın her zerresinde
                      Hasretini nefeslensem eriyorum
                      Dil susuyor, gönül ağlıyor, gözler ne kadar
                      Nazar etse de, ruhuma hiç tesir etmiyor

                      Öyle baktım,
                      Derinlerde yine yalnızdım…
                      Her anımda, ruhumun hicran damlalarında,
                      Kalbimin inşirah arzusunda sen vardın

                      El açtım,
                      Secdeye yattım,
                      Aklımın dirliğinde bizardım,
                      Ruhum için aşikâr bir yardın
                      Neyi anlamadım, gayretimi ve azmimi
                      Dikkate almadım ve avuntulara sığındım

                      Yağmur yağarken,
                      Umutlarım hüzünle yeşerirken…
                      Taşın altında, karanlığın didarında, sabrın
                      Ve kanaatin sadrında bekleyen varken

                      Ne kadar yerinsem,
                      Mahcubiyetimle kuytu köşelerde
                      Demlensem ve bir ah etsem
                      Yolun selametinde,
                      Dilin edebinde, gönlümün
                      Mahzun lehçesinde idrakine erişsem

                      Seyrediyorum
                      Dağları, engin yamaçları…
                      Sinemde kalmış ve solmaya yüz tutmuş umutları,
                      Demlenen yakarışları, ağıtları

                      Güne baksam,
                      Onunla hem hal olup mananın
                      Ecrinde aklansam, fecre nasıl kansam
                      Yüreğimden kopan çığlıkları ummana bıraksam,
                      Ruhumu düştüğü yerden çıkartsam

                      Göçmeden,
                      Nefesi sahibine vermeden…
                      Vaktin rahlesinde, ahdin sahnesinde,
                      Sadakatin tevdiinde, ruhuma aşkı anlatsam

                      Oku” emrini
                      Hakikatin ilgasında nefeslensem,
                      Aklımın ar, nar, kar olduğunu bir sezsem
                      Ne kadar kaybolmuşluğum ve solmaya
                      Ramak kalan mesnetsiz umudumu gizlesem

                      Mustafa CİLASUN

                      #815170
                      Anonim

                        Hal ile söylenmeyen her söz, kalplerde bereketlenmez…


                        Orjinal boyutu icin tiklayin 1000x569px and 107KB.
                        AliAlparslan_008.jpg

                        “Tövbe Yâ Rabbi hata râhına gittiklerime / Bilip ettiklerime, bilmeyip ettiklerime”

                        Fiziki dünya
                        Bir ruhun, bir iradenin somutlaşmasıyla oluşur
                        O ruhun, bu fiziki âlem içerisinde, en mükemmel düzeydeki yansıması
                        İnsandır, bütün varoluş onun etrafında döner, insan âlemin içi ve ruhu, alem ise onun dış yüzüdür

                        Oluşum içten dışa
                        Yani batından zahire doğru olan bir açılımdır
                        İç, birliğin ve bütünlüğün yeri iken dış, ayrışmaların ve farklılıkların yeridir
                        Her şey gibi dinler de bu çift yönlü yapıya sahiptir ve dıştan çok içinde barındırırlar

                        Tasavvuf bir bilgi değil
                        Bir düşünce tarzıdır, usuldür,metottur
                        Ve ancak o mitolojiyi izlemek suretiylebir tür bilgiye ulaşılır
                        Arızi, geçici, değişken olandan ziyade özde yatan, kalıcı esasları sunmuş, metafizik ekollerden birisidir

                        Bazı geleneksel
                        Müslüman toplumlarında yaşayan fertlerin
                        İlmi, dini, siyasi, iktisadi, estetikve bürokratik tavır alışkanlıklarının
                        Arka planında tasavvuf denilen bu İslami dünya görüşünün yatmakta olduğu gözlenmektedir

                        Tasavvufun varlık görüşü
                        Makamlar ve mertebeler bütün manevi ilimlerde
                        En temel noktadır, açıklamalar arsındaki bazı farklılıklar, o konuya
                        Farklı mertebelerden bakılmasından dolayıdır, mertebeler arasındaki farkı bilmeyen kişi, zan üzere bir hükme girer

                        Tasavvufta, varlık anlayışı
                        Zaviyesinden bakacak olursak mutlak tevhit vardır
                        Sufiler başta, ortada ve sonda sürekli varolana; var demektedir
                        Varlık anlayışında Zat ve Zatın sıfatlarının deveran ettiği bir ortam söz konusudur

                        Bütün sıkıntılar
                        “Ben varım” diyerek varlık sahibi olduğumuzu
                        Zannetmekle başlar, dolayısıyla ”ben yokum,” sadece O var demekle
                        Bütün sıkıntıları omuzlarımızdan atmak anlamına gelir, emaneti doru yere teslim ettiğinde sıkıntı biter
                        Muhyiddin İbn Arabî hazretleri
                        “Bismillahi Fatih’il vücuda” yani “ vücuduaçan Allah’ın adıyla” diye başlıyor
                        Yine Hak Teâlâ’dan, O’nun sıfatlarından başka bir şey yoktur, hep O’nun ladır, O’ndandır, O’nadır… M.E. K

                        Mustafa CİLASUN

                        #815172
                        Anonim

                          1002495_625444724157153_2035630162_n.jpg

                          İnsan
                          Tanıdığını sever,
                          Hiç karşılaşmasak da
                          Belli ölçülerde sizi tanıyorum,
                          Yazdıklarınızdan hislerinize aşinayım,

                          Yaratılmış olan
                          Birçok varlığı kucaklayan
                          Sevgi dolu bir kalbiniz var.
                          Ama çoğu zaman kıymeti bilinmemiş

                          Sevmek
                          Ve sevilmek isteği
                          Çoğu zaman hata yaptırır
                          Hele kalbiyle bakan insanlar
                          Bu hatalara daha yakındır.

                          Bakıyorum
                          şmek üzere iken
                          Kalkıyorsunuz ve edebinizi
                          Hiç kaybetmiyorsunuz.

                          Hisleri kalbe
                          Gömüp gerçek sevgiliye
                          Dönüyorsunuz yüzünüzü.

                          Okurken
                          Bazıları eleştiriyor sizi
                          Bunu da sizin
                          Yazdıklarınızdan anlıyorum

                          Ama
                          Dikkat etmiyorlar
                          Görmüyorlar
                          Dimdik ayağa kalktığınızı.

                          Sizi
                          Çok üzen
                          Birçok şey var hep
                          Üstü kapalı anlatıyorsunuz

                          Ama
                          Emin olduğum kalbinizi
                          Çok yaralayan birinin olduğu

                          Ve yaralarınızı
                          Rabbimizin izni ile
                          Sarışınız ve yalnızlığınız…

                          Daha çok
                          Yazabilirim belki
                          Ama zor bir gün geçiriyorum…

                          İşte bu saydığım
                          Özellikler çoğu zaman
                          Sizi bir parça olsun tebessüm
                          Ettirebilsem duygusu oluşturuyor bende…

                          Hani
                          Bir söz var
                          ”dili yok kalbimin
                          Bu yüzden ne kadar bizarım”

                          İşte
                          Öyle abim.
                          Kendimi aştım
                          Bugün hiç yazamam
                          Dediklerimi bile yazdım:).

                          Biliyorsunuz
                          Duygularla yazılanlar
                          Bazen haddi aşar haddi aşmamışımdır inşallah.

                          Sevilecek
                          Bir yanı olmayan
                          Bu kardeşinizi siz neden
                          Seviyorsunuz bilmiyorum…
                          (Bir can kardeşimin zatım için yüreğinden dökülenler)

                          Mustafa CİLASUN

                          #815173
                          Anonim

                            Sen beni üzüyor incitiyordun, kalbimi kırıyor acıtıyordun…

                            946344_628473573854268_329271328_n.jpg

                            Belki de en nadide bir sızımdın
                            Yüreğine söz dinletemeyen vefasızdım, inandım
                            Nihayetinde bir insandım, umutla yaşardım, duyguları nasıl hiçe sayardım
                            Her lahzada halin insicamında yaşayan fermandın, her ne yapsan ruhumdan kopamazdın

                            Vurgundum, kalbin efkârında gamdın
                            Hüzün vadeden heyecandın, düşlerimde baharı yaşattın
                            Hülyalarımda sürur bahşeden farktın, yalnızlık dünyamda hep yanımdaydın
                            Hiç gelmiyordun, beni üzüyor incitiyordun, kalbimi kırıyor acıtıyordun, bilmiyordun

                            Ben sana tutsaktım, tutkun olan şafaktım
                            Vakti sukuta erdirecek kadar uzaktın, her gece ağlattın
                            Nereye baksam, toprağı koklasam, sararan yaprağı tutsam sen vardın
                            Sen halin suhuletine sevda yaşatan kitaptın, aşk mısralarında en çok söylenen nakarattın

                            Her ruhun bir sevdası olmalı, adanmalı
                            Hiçliğin feyzinde nefsi arzulardan arınmalı, O’na koşmalı
                            Sülfitlikten ziyade ruhiliği esas yapmalı, çile ve ecirle sufiliğin farkını anlamalı
                            Aç kalmalı, gönlü tok olmalı, hırkası temiz, urbası yamalı bulunmalı, asla utanmamalı

                            Bilgi ve aşk olmadan iman nicedir
                            Hale dokunmayan kelam nefsi keyfiyettir, edep niyedir
                            Kalp korkusu hayâ ile bereketlenen ülfettir, haşyet hassasiyet vesilesidir
                            Kitabı celili anlamadan hıfzetme, iman etmenin feyzine müdrik olmadan hüküm koymak neyine

                            Sureta Müslüman olma, kimseyi avutma
                            Bin bir renk içinde, cezbeden olmak derdiyle ortalığa serilme
                            Ruhsuzluğun ne kadar aşikârdır, kalbin lekeler içinde virandır, yalan yanlışa bürünme
                            Panayıra çıkan, görücü arayan, can sıkıntısına bahane bulan, edebi hiçe sayan olarak daha fazla küçülme

                            Mustafa CİLASUN

                            #815177
                            Anonim

                              Aşkın feyzine ram ol, kalbin için yok başka çıkar yol…

                              [IMG]http://www.bitkiseltedaviuzmani.com/wp-content/themes/bitkiseltedaviuzmani/timthumb.php?src=http://www.bitkiseltedaviuzmani.com/wp-content/uploads/2013/08/ayrik-otu.jpg&h=300&w=650&zc=1[/IMG]

                              Ey aziz nefes
                              Ayrık otuna bir nazar et
                              Ne kadar azimlidir, yılmaz bir gayret içindedir
                              Her vakit yaşamak için asla kederlenmemektedir, hedefine girmektedir
                              Ruhu için elzem olana tevessül etmektedir, her lahzada ibrete açılan bir hakikattir

                              Kul, varlıktan
                              Benlik denen süfli saltanattan kurtulmalıdır
                              Hiçliğin edep rahlesinde kalbine irfanın inşası için uğraşmalıdır
                              Ruhunu yüceliğe taşıyacak ikmali hassasiyetle bulundurmalı, korkmamalıdır
                              Sevdası olmayan bir yüreğin bizarlığında yük taşımak için, kan ter içinde kalmamalıdır

                              Nefsi iyi tanımalıdır
                              Hakikatini idrak etmekten uzak durmamalıdır
                              Nefsini her fırsatta tezkiye etmekiçin, ruhuyla adanmalıdır
                              Aklını ve azmini O’na feda olmak içinseferber etmekten asla çekinmemelidir
                              Efendimiz Hazreti Muhammet(s.v Müctebayı nefsinden öte sevmeyi hak etmelidir

                              Onun sevdasına
                              Ram olmayan bir gönül kahır içindedir
                              Her bahanenin çehresinden nazar eden sefil bir nefestir
                              Hali müteredditlik içindedir, asabiyet vazgeçilmezi, edep sarfı nazar ettiğidir
                              Beden vasfında yaşayan biçaredir, kalbi hassasiyete vasıl olmamış beyhude mizaçtır

                              Ayrık oyu deyip geçme
                              Nefsi emmare adına, pişkin tarzıyla isteme sekte
                              Her bakımdan etrafımızda biter, nekadar temizlesek devam eder
                              Beşer sıfatı nefsi emareye amade bırakılırsa, irfan ve edep kapısı perdelidir
                              Kalbi ve ruhi bakımdan tekâmül geçirmeyen her bilinç nefsi adanmışlıktır, hal esirdir

                              Hevese ne kadar akarsan
                              Gözünü, gönlünü ibret ve irfana karşı aç bırakırsan
                              İhsan ve ecir muvazenesinde O’nun rızasını aramazsan, eğer uzaksan
                              Vuslat kitabını anlamaktan ziyadesevabı için okursan, menkıbelere dalıp ağlarsan
                              Aşk ve sevda kalbin için değildir, bedensel ihtiyaçların adına dillendirilen bahanelerindir

                              Mustafa CİLASUN

                              #815187
                              Anonim

                                Ey edebin feyzine müdrik olmuş naif kalp…


                                Orjinal boyutu icin tiklayin 800x600px and 89KB.
                                1174842_629865793715046_734821917_n.jpg

                                Ne vakittir bekliyordum
                                Vakti sukuta erdirecek lahzayı, nasip ihsanını
                                Kimi zaman hazırdım, kimi an hislerin dem olmasına bırakmıştım
                                Yazacaktım, yazmalıydım, edep libasını giyen nefesin suhuletinden bahsedecektim

                                Ve fakat bazen çekindim
                                Haline kaygılar mı zerk ederim diye erteledim
                                Endişe içinde nazar etmenizi istemiyordum, itminan hali bekliyordum
                                Sevgi ve sadakatin azizliğine, muhabbetin feyzi sürur baharına ermenizi diledim

                                Bilmem ki kaç yıldır
                                Sefih ve lafazan kelamlarımı okuyorsun
                                Bazen nadanlığıma ve bazen de nafile yer uğraşğıma bağlıyorsun
                                Onca yaşa rağmen diyorsun, tespih çekmek, zikir etmek varken diye sual ediyorsun

                                Nasıl ve ne şekilde
                                Bu çalışmalara zaman ayırdığımı bilmiyorsun
                                Meramımı merak ediyorsun, bunca hüzünve hicran niye diyorsun
                                Çileyi ikram görüyorsun, acizliği miskinlik adına öteliyorsun, sabırla diriliyorsun

                                Taklit için vehmediyorsun
                                Akli ve iradi olunmasını önceliyorsun
                                Heva ve hevesler için ne kadar çok ibretleri güncelliyorsun
                                Niçin tercih edenin keyfiyetine saygı gösterip, sessizliğin hikmetini öteliyorsun

                                Gibi, birçok suali sormadınız
                                Bu zamana kadar kalbi nezaketinizle nazar ettiniz
                                Her vakit himmet ve iltifat göstererek şevkimi kırmadınız, alkışladınız
                                Vakarınıza ve kemal vasfınıza veriyorum,edebi ne kadar naif taşıdığınıza imreniyorum

                                Rabbim her iki dünyada
                                Aziz ve emin eylesin, rızasına nailetsin
                                Her umudunuzda imdadınıza yetişsin, yüreğiniz hiç burkulmasın
                                Ecir ve ihsan azminizde fark yaratsın,her nefesinizi feyziyle bereketlendirsin

                                Mustafa CİLASUN

                                #815181
                                Anonim

                                  Dokunma yarama, kanayan hicranıma, ahıma…


                                  Orjinal boyutu icin tiklayin 792x596px and 163KB.
                                  556787_629728143728811_1841221731_n.jpg

                                  Hiç ses etmeyin
                                  Viran olan efkârıma gülün,geçin
                                  İster divane, isterseniz meczup niyetiyle alay edin
                                  Bir lahza olsun ah uzarımı merak etmeyin, bir zavallıymış diye eseflenin

                                  İnsan, kalbiyle
                                  Aklı ve bilgisiyle, görgüve edebiyle payedir
                                  Aklı karartan ne kadar sevda varsa, vicdanı susturan zan olunca
                                  Heva ve heves esaretine alınca, arzular nefsi kızartınca, insanlık askıdadır

                                  Rab bil âlemin
                                  Niçin kuluna gazap etsin
                                  Rahmet ve mağfiretini kesip, miskinliğin esaretine versin
                                  Şirk koşmak, şerik halinde bulunmak, varlık adına nefsi bulunmayı nasıl görmesin

                                  En yakının
                                  Ve hatta feda olmayı göze aldığın
                                  İhanete tutununca,arkandan oyunlar kurunca ne yaparsın
                                  Senin yerine otoriteyi eline geçirmeye çalışanı adeta parçalarsın, hatta yırtıp atarsın

                                  Refikan olsun
                                  Kan, can verdiğin,istersen evladın bulunsun
                                  Husus en gönül verdiğin canan, yoluna baş koyduğun sevdan konuşsun
                                  Seni hakir gören,varlığını reddeden, itibarını silip geçen, sefil bir hayata mahkûm edenin gözleri okunsun

                                  Aldatan, avutan
                                  Bin bir yalan içinde sabırve samimiyetini sınayan
                                  Her varlığını başkaları için kullanan, bizzat sana oyunlar yapan
                                  Sevgi ve muhabbetini nefsi için kullanan, keyfi için her yolu mubah sayan olursa

                                  İnandım diyor
                                  Her türlü takiyenin içinde, nefsi arzularına yeniliyor
                                  El âlem demiyor,pişkinliği kimselere vermiyor, utanmayı reddediyor
                                  Her fırsatta nefsini önceliyor,senin imkânlarınla başkalarının hukukuna saldırıyor, ne kadar sabredersin

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 1,156 ile 1,170 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.