- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
10 Ağustos 2013: 12:51 #815145
Anonim
Doktor…
Orjinal boyutu icin tiklayin 3650x2427px and 1321KB.
Hangi yarama baksan
Yüreğimde dinmeyen sızıyı aralasan
Solmuş umutlarıma bir bir yeniden bir neşter vursan
Hazan olan sinemi gün yüzüne çıkartsan, şevk ve ümidin kollarına bıraksanSu al diyorsun
Anlat bakalım derdini diye bekliyorsun
Beden gözelerinle seyrediyorsun, nesnellik adına direniyorsun
Bir kalbin var neden ihmal ediyorsun, perdelenmiş gözlerini hiç düşünmüyorsunAşk nedir bilir misin?
Ruhi bir nasip olduğuna itibar eder misin?
Kalbin inşirah ve haşyetle mümbit bir hale geldiğine ne söylersin
Sevdası olmayan yüreklere nasıl nazar edersin, hep neşterler mi müdahale edersinİlim, merakın şubesidir
Kalbin aklı ve basireti, hassasiyetle muteberdir
Azim, kul olabilmek için lütfedilen zindeliktir, nefsi temayüz için değildir
Hiçlik sıfatı varlık içinde ki tefekkürdür, her amel ve ibadette O’nun rızası asliyettirGözlerime bak doktor
Ne gördüğünü ve hissettiğini durma söyle
Hangi sezginin sesi var, nasıl bir hicranın yarası sineme zerk eder zarar
Kalbimin hüzün kaleleri artık çok sağlam ey dinmeyen efkar, hekim keşfedemez yarİçimde ki firkati sual et doktor
Nasıl bir sevdanın dinmeyen hasreti kalbimi yorar
Bu aşka, ne akıl, ne düş çare yar, hülyalar ruhuma eza bahşediyor yar
Ruhumun hicran damlaları bin hüzün içinde yağıyor yar, her sukutum artık bir narGözyaşlarım dinmiyor
Nasıl bir afak ki yüreğime serinlik vaat etmiyor
Düşünceler bir bir kağıt parçası gibi ateşle kül olup sessizce sönüyor
Hüzün ve hicran hem dem ruhum ve kalbimin müdavimi oluyor, hekim kime söylüyorMustafa CİLASUN
10 Ağustos 2013: 14:32 #815146Anonim
Artık her cefayı çekerim, gönlüme küser göçerim…
Hangi esaretten söz edeyim
Yıllara sâri elem zerk eden firkati sinemde mi besleyim
Kan akan gözlerimi nasıl gizleyim, titreten hasretin feryadıyla inleyim
Diz çöktüğüm lahzaları şahit göstereyim, aklı karartan sevdayı kime şikayet edeyimBir umut beslemiştim
Kaderin her anını teklifsiz kefil göstermiştim
Biçareydim, teslim olmak için kefendim, feda olmaya yeminliydim
Şimdi artık şaşkın bir nefesim, divane olmuş kimsesizim, yalnızlık köşelerindeyimSöyle neydi suçum
Şimdi bir ömür prangalara vurulmuş mahkûmum
Zindanına hapsettin, sessizliğin berduşluğuna meylettin, elemdin
Samimiyet ve sadakati niye bu kadar lekeledin, güven duygularımı tarumar eylesinYok, artık seni suçlamam
Kendi masumiyetime veririm, mazlum kalmayı severim
Derin bir hesabın içine girerim, artık ne gönlüme ve ne de sana diz çökerim
Kalan ömrümü arifin dergâhına vakfederim, ecir ve ihsan naibi olmak için ter dökerimNe kadar umut ettiysem
Ruhumun hicran damlalarını yazmak için çekinmediysem
Hüzün vadilerinde sevinmekle yetindiysem, hicran gecelerinde yaş döktüysem
Sevinme, ecel terleri döktürdüğüne güvenme, bırak ben divane olayım, sevdama yanayımYaşarken ölmeyi öğrettin
Hiçlik adına yazılan mısralarınla telakkilerimi değiştirdin
Edebe ne kadar yabancı biriydim, bedevinin insicamından nazar edendim
Gönül verdim, sessizce seven biriydim, ruhumun serencamından şevk alan bir nefestimSöyleyemedim, çekindim
Bir gün kısmet olur, dilim açılır diye bekledim
Her an kalbi hıçkırıklarımla yalnızlığa itildim, nasıl gülebilirdim
Sevilmeden ölendim, kefene bürünendim, ecelle bedelleşen çaresizdim, daha ne söylerimMustafa CİLASUN
10 Ağustos 2013: 17:12 #815147Anonim
Gel ey mütereddit nefes, kalbini dinle çekinme…
Bilsen de bilmesen de
Bir âlemi hakikat kitabından kelamsın
Ruhun şavkına ram olmak için, aşkın sevdasında nar olmak için
Hiçlik rahlesinde nefsini edep sabrıyla durulamak için korkma, akıl, irade seninSen ki yaratılansın
Baht adına lütfü ilahiye mazhar olansın
Muhatap alınan heyecansın, merak içinde savrulan cenahsın
Sultanlık tahtındasın, batıl adına dikkati çekilen muhatapsın, hak için yaşayansınKorkular zannındır
Kalbine müdrik olan için her bela ikramdır
Çile değirmeninde pişmek eftaldir, insanlık sıfatı niye makamdır
Kulluk kemali yet içinde filizlenen ihsandır, ecir ve hizmet aşkı O’na adanmaktırKas gücünden ziyade
Gönül gücüne ehemmiyet ver, işte orada bekleyen nefer
Sana saldıran bin atlı olsa, yüreğin hak sevdasıyla arınsa her güce yeter
Sana senden yakın başka kim var, yaratan dururken neden hakkı ihmal edersin derKalp en naif kristaldir
Akıl, basiret, vicdan, hassasiyet içinde edeptir
İradi olman bakımından teslimiyeti veya sessizleşmesi zaruretindendir
Çünkü her ayet ayan olan ibrettir, düşünmeyi bilenler için kul olabilmek basirettirHer nerede yaşarsa yaşa
Sünnetullah aşikârdır şahit bulunan her satıhta
Nefsi emmare ne kadar şedittir, imtihanın için içinde bulunsa da
Akıl ve vicdan, azim ve izan hakikat şiarından uzaklaşmayınca, şek içinde bulunmaEğer aşka inanmışsan
İman ettiğin akiden adına korku ve zandan uzaksan
Kalbi eminlik bakımından endişelerden kurtulmuşsan, asla korkma
Ummana açılsan, deryalara dalsan, her korkunun bedeline oynasan, o aşk seni bırakmazMustafa CİLASUN
10 Ağustos 2013: 21:01 #815151Anonim
Yar, hangi sızıdan söz etsem yüreğim bir hicran var…
Ya Rab şu okunan
Ezanlar suyu hürmetine kimin yüreği yanıyorsa
Hasret sukut ettirip, melül bir şekilde bırakıyorsa, el açıyorsa
Boynunu büküm gözyaşlarına kanıyorsa, çilesini dindir, rahmetinle huzura kavuşturNe vakit içim içime sığmasa
Gördüğüm düşler bile olsa, gönlümü aydınlatıyorsa
Beslediğim umutlar solmadan, hüzün akşamlarına mütebessim bakıyorsa
Sevdaya olan muhabbet ve hürmetimdendir, aşk deryasına açılan dervişin feyzinedirNe yapayım teni, bedeni
Nefisten tebarüz eden hevesleri, bitmeyen emelleri
Maceraya sürükleyen keyifleri, ruhuma ve kalbime zarar veren Saikleri
Arzular furyasında düş kuran nefesleri, hülyalarıyla aşktan söz eden abdiâciz kullarıUlvi bir aşkın sevdasındayım
Ruhumu cezbeden firkatin deryasındayım, razıyım
Nasibi mukadder vakti sukut eyledi, her çilede dirilmenin ikramını lütfetti
Sözüm yok kimseye, şikayetim varsa bile nefsimin yüzsüzlüğüne, hamt alemlerin RabbineŞayet acınacak birisi varsa
Kimseyi aramayın, bizzat karşınızda olduğumu varsayın
Ne varlığım ve ne de sıfatım bir kıymet ifade etmez, nafile yere nefes harcamayın
Kalbinize bahşedilen ülfetin, faziletin şefkat ve himmetiyle nazar edin, divaneliğime verinHer lahza şiddetle sarsıyor
Üşüyen yanlarını ne feci sızlatıyor, kalp arızaya geçiyor
Takat düşüyor, gözler boşluğa bakıyor, imdat edecek kimseler görünmüyor
Kollar yanlara düşüyor, bir ileri iki geri vücut sendeliyor, dizler çekmiyor, an bitiyorDemek ki vakit erişiyor
Ömür kitabı son demlerinde nefes nefese melal kal eğliyor
Ecel nazarımda beliriyor, kalbime bir haşyet sevdası zerk ediyor, haz veriyor
Hiçbir korku yanımda bitmiyor, mütebessim bir eda sineme nedense daha yakın geliyorMustafa CİLASUN
11 Ağustos 2013: 12:56 #815157Anonim
Bir gün ruhum solacak, aşkım nihayet bulacaktır…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 61KB.
Hangi zamandan söz edersek edelim
Fanilik adına yazılmış her risaleyi satır satır gözden geçirelim
Kabrin hüzün zerk eden ibretiyle, derin bir tefekkür feyziyle tezekkür edelim
Ruh ve kalp adına, akıl ve vicdan itminan lığında halimizin yazılmış haliyle yüzleşelimAşk, ruhun yücelmesiyle vücut bulur
Ne ten ve ne de beden cezbeleri için kalpte var olur
Gönül ne vakit hun olursa, sevdası çileye boyanırsa vuslat firkati marifet olur
Hiçliğe götürmeyen her amel ve zikir kulluk adına bizarlıkla sonuçlanır, kalp utanırNefesin duçar olduğu lahzaları önemse
Hala bir farkındalık edinmemişsen yerin, gülümseme
Bilinç tekdüzelik değildir, tekâmül bereketiyle yol alan güzelliktir düşünsene
Azim en marifetli sermayendir, merak ne muazzam bir nimettir, kulluk gayretledir, akletseneHiç tandırın başına oturup ekmek pişirdin mi?
Ateşin kuşatan çılgınlığıyla meşk edip, engin düşüncelere girdin mi?
Bekleyen, sabreden, gözlerinden akseden sezgiyi şehreden, arifi hiç dinledin mi?
Vakte sukut eyle ten, gönül kitabını hece hece bilen, maksadın nereye gideceğini bileni düşündün mü?Ruhun solmasından söz ettim
Aşkın nihayet bulacağına işaret ederek kal eyledim
Fanilik adına, her ne hikmet dile gelse, erdemin rahlesinde aşikâr değilse dedim
İzafi maslahatlar, indi kaygılar, ruha ve aşka dair ne söylese itibarı da dünyalık adınadır, bilinsin istedimKul ne kadar esma-i hünsaya yabancıysa
Her gayreti emareden kurtulmak için olsa, bilgi ve irfandan uzaksa
Maksadına matuf olması için bilgi ve muhakeme asıl olan gerekçedir, unutulmasa
Akıl, bilgiyle anlama kavuşur, bir hedefe nail olmak için uğraşır, yoksa suskun kalır, var sayılsa daMustafa CİLASUN
11 Ağustos 2013: 14:09 #815158Anonim
Bugün benim efkârım var ne olur çok görmeyin…
Orjinal boyutu icin tiklayin 720x470px and 42KB.
Yaram çok derin
Ne zaman ellerimi yüreğime koysam
Hicran deryasına kapışıp, sessizliğin sahillerinde ağlasam
Gecenin her lahzasında titreyen yüreğimin tellerinin nidasını bir bir anlatsam
Her hecesini güfte yapsam, gönüllere yazılmış bir besteyle divana çıksam ve bir nebze rahatlasamAnlatılmıyor
Gönül kitabı ne kadar hazin yazılıyor
Ömür sayfaları yaşarken açılmıyor, ölüm ne kadar fark ettiriyor
Bir seromaniyle defin işleri devam ediyor, nihayet kabrin hasreti bitiyor
Talkın veren imam, ruha sesleniyor, tembihleri sıralıyor, insanlar niye şaşkınlık yaşıyorBeden toprağa bürünüyor
Kefen ne kadar tene nüfuz ediyor, ibretler başlıyor
Bırakıp giderken, imamlar Kur’an kıraat ederken, sanki başkasına sesleniyor
Keyfiyet ve nefsanîlik bu kadar revaçtayken, mezarlıkta dahi sıfatlar öndeyken ağlayasım geliyor
Be adam edep ya hu diyesim geliyor, hangi imtihandan ve irfandan söz etmem faide kesbe diyorYanık bir sevdası vardı
Sabah akşam sayıklardı, hiç anlatmaktan bıkmazdı
Ne vakit söz etse, derinlere gider, sanki başka bir iklimde yaşardı
Hasreti ne kadar acıydı, hüzün sokaklarında hancıydı, ne vakit yalnız kalsa büyük sancıydı
Olur, olmaz vakitte kapıyı çalar, mahcup bir eda ile gözlerime bakar, adeta medet uman sızıydıDinlerdim, sabrederdim
Elimi ayağımı işten çeker, samimiyet gösterirdim
Sevdasına derin bir hürmet besler, gıpta ile halimin sefilliğine gülerdim
O kadar kitap okurdu ki, hangi suali sorsak muhakkak bir ve birkaç cevabı olurdu, hiç yüksünmezdi
Ve fakat çileyle barışık yaşamayı, ince hastalığına rağmen şikayette bulunmamayı başarırdı, kahretmezdiMustafa CİLASUN
11 Ağustos 2013: 16:44 #815159Anonim
Canan desem, can versem, yolunu gözlesem, ölsem…
Orjinal boyutu icin tiklayin 1238x790px and 325KB.
Ne tefekkür etmeyi
Ne düşlerinin gölgesinde serinlemeyi
Ne hayatımızın vazgeçilmezi, ne nefsimizin geçit verdiği
Lisan en zikredildiği, kalben hatıra geldiği, emaneten dillendirildiği sireti
Aklımızın ve izanımızın, azmimizin ve kalbimizin vicdanı yapılmadığı müddetçe kederdiNe söylerdi
Neleri öncelerdi, nelerde dikkat çekerdi
Sevgi ve şefkat konusunda niçin seferberdi, niye esirgendi
Tefrika ve asabiyeti ayaklarımın altına alıyorum dedi, kimler sahiplendi
El emindi, emanet edilen ulvi bir nefesti, her vakit tevazuu içindeydi, kim imtina ettiÜmmetini çok severdi
Her zaman hassasiyete içinde bulunmalarını isterdi
Küçük cihattan, büyük cihada diye bir tarif getirdi, kimlere seslendi
Yoksa sosyolojik telakkiler diye nazmı geçtik veya samimiyete çok mu güvendi
Hangi faizden, zinadan, kinden, kandan, tefrikadan, zandan, dünyaya kanmaktan çekinilmediEvet, seviyorduk
Suya, sabuna dokunmadan, özelimiz yapmadan
Keyfiyetimizi kaçırmadan, heveslerimize gem vurdurmadan
Alelusul konuşmaları bırakmadan, adabımuaşereti dikkate almadan
Her türlü safahattan kaçınmadan, riya ve takiyeyi yok saymadan, itiraf ediyordukÜmmeti Muhammet
Ne kadar içler acısı bir vaziyette
Hani vahdet nerede, cemaatler hizip misali taassubiyet içinde
Nüfusu artırmak, siyasi olmak, güce ulaşmak, torpile adanmak, iltiması hak saymak
Maslahatlar üzere fetvalar vererek, kimi müritleri ve sual edenleri rahatlatmak için çabalamakArz titriyor
Kim hakkıyla ne kadar biliyor
Rahmet ve mağfiret Rahmetin banisi için iniyor
Ruh ve vicdan asırlardır bizarlık içinde bekliyor, aşkın sevdası hani diyor
Gözlerden hangi samimiyetle yaş süzülüyor, hissiyat coşkusu duyguları çok etkiliyorMustafa CİLASUN
11 Ağustos 2013: 18:48 #815161Anonim
Ne vakit bu kalp ağrısı, hüzün sancısı dinecek…
Orjinal boyutu icin tiklayin 723x600px and 45KB.
Haber sal,
Hülyalar ikliminde
Hiç durma artık hoş birnefes al
Yardilinde, efkâr sadedinde, çilenin
Her açan gülünde ve hatta dikeninde elbet aşk varEy hevesler,
Bin hüzünle ruhumu
Mest eden sazendeler ve
Dile gelen güfteler ar içimi yakar
Yağar,durmadan sinemin sessizliğine
Ve firkatin hasretine kar hiç durmaz yağarEy dil-iedebi,
Hal-i niyeti, muhabbet-i ve
Hasrettiği devletli hamiyeti yüce olan yar
Söyle nevakit
Kalbi iklimimde mukadder olacak
En anlamlı açan ve zarif bir baharNiye mahzunluk
Yüreğime bin hüzünle akar
Tefekkür etmek niye acı söyle ey yar
Laleler şakıyor,
Gül masumiyetiyle neler anlatıyor,
Suya aşkın hicranı sevda yaşatıyorKaç günkaldı ömürden,
Nefes bıraktı takati artık derinden,
Şevk uzaklaştı mütereddit halden
Sazendeler söylüyor,
Mızrap hicran ile tele dokunuyor,
Ne gözyaşı duruyor ve çile bitiyorSabrın her hali,
Müddeti nefes sancılar karı,
Akşamdan sabaha ah çekmek vaat mi yar
İçimyanıyor,
Gözlerim fersiz bir şekilde
Suskun bakıyor, yüreğim durmadan ağlıyorNe yazsam,
Derdi bin gam ile ayan kılsam,
Hasretin busesiyle şakıyıp saçlarımı ağartsam
Yârin hicranına hiç şahit olmasam,
İçimin sızısıyla şikayetlenmeden sevdamı yaşasamÇileyle yoğrulsam
Ve ecrin esiğinde sabahlayarak,
Muhtaçlara sebil dağıtsam,yanmasam
Aşkı hakikat manasıyla yudumlayıp,
İnşirahın kollarına uzansam, gönül kapımı açsamHer damlada,
Mısraların esrarı diyarında,
Umudun bağrında manalaşıp vedalaşsam
Bahtımiçin hiçbir yeise kapılmadan, kanaatin
Serhatlığında fikrimi aydınlatıp bıraksamEsin için,
Kalbi muhabbete vasıl olmak
Elbette muttaki kullar için bir seçim,
Aşk kimin, vurgun yemiş gönlüm,
Yılların kaybettirdiği ve zerkettirdiği
Hicran ruhuma bakiyedir ibret içinMustafa CİLASUN
12 Ağustos 2013: 13:08 #815167Anonim
Hasretiyle toprağına yüz sürsem, gözyaşı döksem…
Orjinal boyutu icin tiklayin 950x418px and 66KB.
Ne kadar
Ah desem ve kalbimi dinlesem…
Gönül bağımın bizar bırakan lisanını anlasam,
Aşk için gülü koklasam, ağlasamBülbülün feryadını,
Cihanın sadrını, vaat edilmiş hesabı
Koklasam onunla ayılsam
Gözyaşlarımı, sinemin efkârını,
Umutlarımın bekleyen vecdi cenahına bıraksamNeden sana
Gelemiyorum, neyi bekliyorum…
Yılların yılgın bırakan suskunluğunu,
Gönül toprağımın susuzluğunu serdediyorumNe kadar dilensem,
Muhtaçlığımın her zerresinde
Hasretini nefeslensem eriyorum
Dil susuyor, gönül ağlıyor, gözler ne kadar
Nazar etse de, ruhuma hiç tesir etmiyorÖyle baktım,
Derinlerde yine yalnızdım…
Her anımda, ruhumun hicran damlalarında,
Kalbimin inşirah arzusunda sen vardınEl açtım,
Secdeye yattım,
Aklımın dirliğinde bizardım,
Ruhum için aşikâr bir yardın
Neyi anlamadım, gayretimi ve azmimi
Dikkate almadım ve avuntulara sığındımYağmur yağarken,
Umutlarım hüzünle yeşerirken…
Taşın altında, karanlığın didarında, sabrın
Ve kanaatin sadrında bekleyen varkenNe kadar yerinsem,
Mahcubiyetimle kuytu köşelerde
Demlensem ve bir ah etsem
Yolun selametinde,
Dilin edebinde, gönlümün
Mahzun lehçesinde idrakine erişsemSeyrediyorum
Dağları, engin yamaçları…
Sinemde kalmış ve solmaya yüz tutmuş umutları,
Demlenen yakarışları, ağıtlarıGüne baksam,
Onunla hem hal olup mananın
Ecrinde aklansam, fecre nasıl kansam
Yüreğimden kopan çığlıkları ummana bıraksam,
Ruhumu düştüğü yerden çıkartsamGöçmeden,
Nefesi sahibine vermeden…
Vaktin rahlesinde, ahdin sahnesinde,
Sadakatin tevdiinde, ruhuma aşkı anlatsam“Oku” emrini
Hakikatin ilgasında nefeslensem,
Aklımın ar, nar, kar olduğunu bir sezsem
Ne kadar kaybolmuşluğum ve solmaya
Ramak kalan mesnetsiz umudumu gizlesemMustafa CİLASUN
12 Ağustos 2013: 15:46 #815170Anonim
Hal ile söylenmeyen her söz, kalplerde bereketlenmez…
Orjinal boyutu icin tiklayin 1000x569px and 107KB.

“Tövbe Yâ Rabbi hata râhına gittiklerime / Bilip ettiklerime, bilmeyip ettiklerime”Fiziki dünya
Bir ruhun, bir iradenin somutlaşmasıyla oluşur
O ruhun, bu fiziki âlem içerisinde, en mükemmel düzeydeki yansıması
İnsandır, bütün varoluş onun etrafında döner, insan âlemin içi ve ruhu, alem ise onun dış yüzüdürOluşum içten dışa
Yani batından zahire doğru olan bir açılımdır
İç, birliğin ve bütünlüğün yeri iken dış, ayrışmaların ve farklılıkların yeridir
Her şey gibi dinler de bu çift yönlü yapıya sahiptir ve dıştan çok içinde barındırırlarTasavvuf bir bilgi değil
Bir düşünce tarzıdır, usuldür,metottur
Ve ancak o mitolojiyi izlemek suretiylebir tür bilgiye ulaşılır
Arızi, geçici, değişken olandan ziyade özde yatan, kalıcı esasları sunmuş, metafizik ekollerden birisidirBazı geleneksel
Müslüman toplumlarında yaşayan fertlerin
İlmi, dini, siyasi, iktisadi, estetikve bürokratik tavır alışkanlıklarının
Arka planında tasavvuf denilen bu İslami dünya görüşünün yatmakta olduğu gözlenmektedirTasavvufun varlık görüşü
Makamlar ve mertebeler bütün manevi ilimlerde
En temel noktadır, açıklamalar arsındaki bazı farklılıklar, o konuya
Farklı mertebelerden bakılmasından dolayıdır, mertebeler arasındaki farkı bilmeyen kişi, zan üzere bir hükme girerTasavvufta, varlık anlayışı
Zaviyesinden bakacak olursak mutlak tevhit vardır
Sufiler başta, ortada ve sonda sürekli varolana; var demektedir
Varlık anlayışında Zat ve Zatın sıfatlarının deveran ettiği bir ortam söz konusudurBütün sıkıntılar
“Ben varım” diyerek varlık sahibi olduğumuzu
Zannetmekle başlar, dolayısıyla ”ben yokum,” sadece O var demekle
Bütün sıkıntıları omuzlarımızdan atmak anlamına gelir, emaneti doru yere teslim ettiğinde sıkıntı biter
Muhyiddin İbn Arabî hazretleri
“Bismillahi Fatih’il vücuda” yani “ vücuduaçan Allah’ın adıyla” diye başlıyor
Yine Hak Teâlâ’dan, O’nun sıfatlarından başka bir şey yoktur, hep O’nun ladır, O’ndandır, O’nadır… M.E. KMustafa CİLASUN
12 Ağustos 2013: 20:25 #815172Anonim

İnsan
Tanıdığını sever,
Hiç karşılaşmasak da
Belli ölçülerde sizi tanıyorum,
Yazdıklarınızdan hislerinize aşinayım,Yaratılmış olan
Birçok varlığı kucaklayan
Sevgi dolu bir kalbiniz var.
Ama çoğu zaman kıymeti bilinmemiş…Sevmek
Ve sevilmek isteği
Çoğu zaman hata yaptırır
Hele kalbiyle bakan insanlar
Bu hatalara daha yakındır.Bakıyorum
Düşmek üzere iken
Kalkıyorsunuz ve edebinizi
Hiç kaybetmiyorsunuz.Hisleri kalbe
Gömüp gerçek sevgiliye
Dönüyorsunuz yüzünüzü.Okurken
Bazıları eleştiriyor sizi
Bunu da sizin
Yazdıklarınızdan anlıyorumAma
Dikkat etmiyorlar
Görmüyorlar
Dimdik ayağa kalktığınızı.Sizi
Çok üzen
Birçok şey var hep
Üstü kapalı anlatıyorsunuzAma
Emin olduğum kalbinizi
Çok yaralayan birinin olduğuVe yaralarınızı
Rabbimizin izni ile
Sarışınız ve yalnızlığınız…Daha çok
Yazabilirim belki
Ama zor bir gün geçiriyorum…İşte bu saydığım
Özellikler çoğu zaman
Sizi bir parça olsun tebessüm
Ettirebilsem duygusu oluşturuyor bende…Hani
Bir söz var
”dili yok kalbimin
Bu yüzden ne kadar bizarım”İşte
Öyle abim.
Kendimi aştım
Bugün hiç yazamam
Dediklerimi bile yazdım:).Biliyorsunuz
Duygularla yazılanlar
Bazen haddi aşar haddi aşmamışımdır inşallah.Sevilecek
Bir yanı olmayan
Bu kardeşinizi siz neden
Seviyorsunuz bilmiyorum…
(Bir can kardeşimin zatım için yüreğinden dökülenler)Mustafa CİLASUN
12 Ağustos 2013: 21:20 #815173Anonim
Sen beni üzüyor incitiyordun, kalbimi kırıyor acıtıyordun…
Belki de en nadide bir sızımdın
Yüreğine söz dinletemeyen vefasızdım, inandım
Nihayetinde bir insandım, umutla yaşardım, duyguları nasıl hiçe sayardım
Her lahzada halin insicamında yaşayan fermandın, her ne yapsan ruhumdan kopamazdınVurgundum, kalbin efkârında gamdın
Hüzün vadeden heyecandın, düşlerimde baharı yaşattın
Hülyalarımda sürur bahşeden farktın, yalnızlık dünyamda hep yanımdaydın
Hiç gelmiyordun, beni üzüyor incitiyordun, kalbimi kırıyor acıtıyordun, bilmiyordunBen sana tutsaktım, tutkun olan şafaktım
Vakti sukuta erdirecek kadar uzaktın, her gece ağlattın
Nereye baksam, toprağı koklasam, sararan yaprağı tutsam sen vardın
Sen halin suhuletine sevda yaşatan kitaptın, aşk mısralarında en çok söylenen nakarattınHer ruhun bir sevdası olmalı, adanmalı
Hiçliğin feyzinde nefsi arzulardan arınmalı, O’na koşmalı
Sülfitlikten ziyade ruhiliği esas yapmalı, çile ve ecirle sufiliğin farkını anlamalı
Aç kalmalı, gönlü tok olmalı, hırkası temiz, urbası yamalı bulunmalı, asla utanmamalıBilgi ve aşk olmadan iman nicedir
Hale dokunmayan kelam nefsi keyfiyettir, edep niyedir
Kalp korkusu hayâ ile bereketlenen ülfettir, haşyet hassasiyet vesilesidir
Kitabı celili anlamadan hıfzetme, iman etmenin feyzine müdrik olmadan hüküm koymak neyineSureta Müslüman olma, kimseyi avutma
Bin bir renk içinde, cezbeden olmak derdiyle ortalığa serilme
Ruhsuzluğun ne kadar aşikârdır, kalbin lekeler içinde virandır, yalan yanlışa bürünme
Panayıra çıkan, görücü arayan, can sıkıntısına bahane bulan, edebi hiçe sayan olarak daha fazla küçülmeMustafa CİLASUN
13 Ağustos 2013: 13:58 #815177Anonim
Aşkın feyzine ram ol, kalbin için yok başka çıkar yol…
[IMG]http://www.bitkiseltedaviuzmani.com/wp-content/themes/bitkiseltedaviuzmani/timthumb.php?src=http://www.bitkiseltedaviuzmani.com/wp-content/uploads/2013/08/ayrik-otu.jpg&h=300&w=650&zc=1[/IMG]Ey aziz nefes
Ayrık otuna bir nazar et
Ne kadar azimlidir, yılmaz bir gayret içindedir
Her vakit yaşamak için asla kederlenmemektedir, hedefine girmektedir
Ruhu için elzem olana tevessül etmektedir, her lahzada ibrete açılan bir hakikattirKul, varlıktan
Benlik denen süfli saltanattan kurtulmalıdır
Hiçliğin edep rahlesinde kalbine irfanın inşası için uğraşmalıdır
Ruhunu yüceliğe taşıyacak ikmali hassasiyetle bulundurmalı, korkmamalıdır
Sevdası olmayan bir yüreğin bizarlığında yük taşımak için, kan ter içinde kalmamalıdırNefsi iyi tanımalıdır
Hakikatini idrak etmekten uzak durmamalıdır
Nefsini her fırsatta tezkiye etmekiçin, ruhuyla adanmalıdır
Aklını ve azmini O’na feda olmak içinseferber etmekten asla çekinmemelidir
Efendimiz Hazreti Muhammet(s.v Müctebayı nefsinden öte sevmeyi hak etmelidirOnun sevdasına
Ram olmayan bir gönül kahır içindedir
Her bahanenin çehresinden nazar eden sefil bir nefestir
Hali müteredditlik içindedir, asabiyet vazgeçilmezi, edep sarfı nazar ettiğidir
Beden vasfında yaşayan biçaredir, kalbi hassasiyete vasıl olmamış beyhude mizaçtırAyrık oyu deyip geçme
Nefsi emmare adına, pişkin tarzıyla isteme sekte
Her bakımdan etrafımızda biter, nekadar temizlesek devam eder
Beşer sıfatı nefsi emareye amade bırakılırsa, irfan ve edep kapısı perdelidir
Kalbi ve ruhi bakımdan tekâmül geçirmeyen her bilinç nefsi adanmışlıktır, hal esirdirHevese ne kadar akarsan
Gözünü, gönlünü ibret ve irfana karşı aç bırakırsan
İhsan ve ecir muvazenesinde O’nun rızasını aramazsan, eğer uzaksan
Vuslat kitabını anlamaktan ziyadesevabı için okursan, menkıbelere dalıp ağlarsan
Aşk ve sevda kalbin için değildir, bedensel ihtiyaçların adına dillendirilen bahanelerindirMustafa CİLASUN
13 Ağustos 2013: 17:49 #815187Anonim
Ey edebin feyzine müdrik olmuş naif kalp…
Orjinal boyutu icin tiklayin 800x600px and 89KB.
Ne vakittir bekliyordum
Vakti sukuta erdirecek lahzayı, nasip ihsanını
Kimi zaman hazırdım, kimi an hislerin dem olmasına bırakmıştım
Yazacaktım, yazmalıydım, edep libasını giyen nefesin suhuletinden bahsedecektimVe fakat bazen çekindim
Haline kaygılar mı zerk ederim diye erteledim
Endişe içinde nazar etmenizi istemiyordum, itminan hali bekliyordum
Sevgi ve sadakatin azizliğine, muhabbetin feyzi sürur baharına ermenizi diledimBilmem ki kaç yıldır
Sefih ve lafazan kelamlarımı okuyorsun
Bazen nadanlığıma ve bazen de nafile yer uğraştığıma bağlıyorsun
Onca yaşa rağmen diyorsun, tespih çekmek, zikir etmek varken diye sual ediyorsunNasıl ve ne şekilde
Bu çalışmalara zaman ayırdığımı bilmiyorsun
Meramımı merak ediyorsun, bunca hüzünve hicran niye diyorsun
Çileyi ikram görüyorsun, acizliği miskinlik adına öteliyorsun, sabırla diriliyorsunTaklit için vehmediyorsun
Akli ve iradi olunmasını önceliyorsun
Heva ve hevesler için ne kadar çok ibretleri güncelliyorsun
Niçin tercih edenin keyfiyetine saygı gösterip, sessizliğin hikmetini öteliyorsunGibi, birçok suali sormadınız
Bu zamana kadar kalbi nezaketinizle nazar ettiniz
Her vakit himmet ve iltifat göstererek şevkimi kırmadınız, alkışladınız
Vakarınıza ve kemal vasfınıza veriyorum,edebi ne kadar naif taşıdığınıza imreniyorumRabbim her iki dünyada
Aziz ve emin eylesin, rızasına nailetsin
Her umudunuzda imdadınıza yetişsin, yüreğiniz hiç burkulmasın
Ecir ve ihsan azminizde fark yaratsın,her nefesinizi feyziyle bereketlendirsinMustafa CİLASUN
13 Ağustos 2013: 21:27 #815181Anonim
Dokunma yarama, kanayan hicranıma, ahıma…
Orjinal boyutu icin tiklayin 792x596px and 163KB.
Hiç ses etmeyin
Viran olan efkârıma gülün,geçin
İster divane, isterseniz meczup niyetiyle alay edin
Bir lahza olsun ah uzarımı merak etmeyin, bir zavallıymış diye esefleninİnsan, kalbiyle
Aklı ve bilgisiyle, görgüve edebiyle payedir
Aklı karartan ne kadar sevda varsa, vicdanı susturan zan olunca
Heva ve heves esaretine alınca, arzular nefsi kızartınca, insanlık askıdadırRab bil âlemin
Niçin kuluna gazap etsin
Rahmet ve mağfiretini kesip, miskinliğin esaretine versin
Şirk koşmak, şerik halinde bulunmak, varlık adına nefsi bulunmayı nasıl görmesinEn yakının
Ve hatta feda olmayı göze aldığın
İhanete tutununca,arkandan oyunlar kurunca ne yaparsın
Senin yerine otoriteyi eline geçirmeye çalışanı adeta parçalarsın, hatta yırtıp atarsınRefikan olsun
Kan, can verdiğin,istersen evladın bulunsun
Husus en gönül verdiğin canan, yoluna baş koyduğun sevdan konuşsun
Seni hakir gören,varlığını reddeden, itibarını silip geçen, sefil bir hayata mahkûm edenin gözleri okunsunAldatan, avutan
Bin bir yalan içinde sabırve samimiyetini sınayan
Her varlığını başkaları için kullanan, bizzat sana oyunlar yapan
Sevgi ve muhabbetini nefsi için kullanan, keyfi için her yolu mubah sayan olursaİnandım diyor
Her türlü takiyenin içinde, nefsi arzularına yeniliyor
El âlem demiyor,pişkinliği kimselere vermiyor, utanmayı reddediyor
Her fırsatta nefsini önceliyor,senin imkânlarınla başkalarının hukukuna saldırıyor, ne kadar sabredersinMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.