- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
30 Ağustos 2013: 10:42 #815356
Anonim
“Yazan adam” için ne kadar zarif ve bulunmaz bir mükâfat…
Orjinal boyutu icin tiklayin 900x686px and 46KB.
Değerli şaire **Havin_** hanım bir yorumunda diyor ki;
Hangi dili
Kelâm eylemiş de adına şiir demiş
Şair, deyi yüzünü kızartmamışlar ya bugün hakikatimizin..Memnun ettiler bizi.
Aklın ermediğine gaf olmasın deyi ürkmek midir, ?
Yoksa baliğ olmamış aklın âcizliğine şâhitlik etmemiz için acı bir nezâket midir?.Muamma.
Dedim ya kimi hâller -ki noksanlığımız da dâhildir buna-
Hoş olmasa da ne olduğumuzu hatırlattığından ötürü takdirimiz vazifedir.“Çalışmalarınızı
Uzaktan da olsa takip ediyorum
Ve kendi adıma demeliyim ki örnek değer niteliğinde hepsi ayrı ayrı.Gerek
Kaleminize yâr eylediğiniz temalar
Gerek takdire şayan üslûbunuz ve seçkin kelimelerinizle
Ender kalemlerden olduğunuzu söylemek istiyorum.Şiir deyi
Akıllara durgunluk veren hâdiselere
Tanık oldukça yarın okunacak şair ve yazar kabilesinden yana
Pek ümitli olamasak da bir elin parmak sayısının varlığınca okunacaklardan haberdarız.
Yetinmeyi de bilmek gerekiyor mutlaka.Çalışmanızı
İncelediğimde yer yer okumalarım
Çifte katlanınca önemini daha iyi idrak ettiğime inandım;Öyle post modern ite
Bir yerden sonra ruh’un da dilin de postunu yüzebiliyor.
Ve ne mutlu ki edebiyatın da şiirin de derin manasını bilen ehil, cömert davranabiliyor hâlâ.Çalışmanızı
Ve bu çalışmanız nezdinde emek verdiğiniz
Tüm çalışmalarınız için kaleminize minnetimi ifade etmek istiyorum.
Muhakkak ki kusursuz hiçbir şey yoktur -insan da kezâ- lâkin ne demişYüce Mevlâ’m :··
Akletmez misiniz?”
Düşünmeye teşvik etmek bir yerde keseler dolusu varlıktan evlâdır.
Azim ve de emeğiniz daim olsun. Selâm ve dua ile esenlik diliyorum.“Böylesi
Sarih kanaat ve teveccüh karşısında ne söyleyim,
Rabbimin mükâfatı diye hamdı sema eğleyip, teşekkür edeyim…”Mustafa CİLASUN
30 Ağustos 2013: 13:57 #815358Anonim
Milad Gazetesinin yazarı Sabiha Doğanla söyleşi…
Orjinal boyutu icin tiklayin 930x620px and 70KB.
Diyor ki Sabiha Doğan:
Çevresi geçinen gazeteci Can Dündar’ın ODTÜ ormanları sınırında 1,5 milyon dolarlık villası varmış. Villasını satılığa çıkaran Dündar’ın bir gazeteci olarak buna nasıl sahip olduğunu kendi adıma merak ediyorum!Mustafa Cilasun
Demek merak ediyorsunuz?
Aynı meslek erbabısınız, kendisine sormayı deneseniz?
Yılların seçkin yazar-şair ve program yapımcısı, aynı zihniyet de olmaya biliriz
Fakat nezaketi ve zarifliğini görmezden gelemeyiz.
Villa yaptıranları mı şimdi merak edelim yani!
Onlarca hayati meseleler karşımızdayken.Sabiha Doğan
ODTU için çevreci takılan kendisiydi unutmayalım.
Yılların vekillerinin böyle bir villası olsa sorgulamıyor muyuz?
Nezaketli olmak yapılan yanlışları gizlenmiş mi eder!Mustafa Cilasun
Her normal insan aslında çevrecidir.
Çünkü çevreye hor bakan servet simsarlığı yapanlardır.
Alalanmış maksatlarını çevrecilik adına kullananlardır.
Hak, hukuk vardır, gayri kanuni bir durum varsa ilgili makamların sorunudur.
Neden onca gayri meşruluk varken Can Dündar’ın villasını merak ettiniz hala anlayabilmiş değilim.
Nezaket kalbi hassasiyettir.
İnsanın sosyal demokrat olması kalbi hassasiyeti yok anlamına gelmez.Sabiha Doğan
O halde siyasilerin mal varlığını, vekil maaşlarını tartışmayalım.
Gazeteciler, bakanlardan bile çok kazanıyorlar olsa gerek…Mustafa Cilasun
Tartışmak veya fikir teatisi yapmak,
Hakkı tespit etmek ve yanlıştan kaçınmanın gerekçelerini ifade edebilme zaruretidir. Haklı ve gerekçeli ise birçok konu tartışılabilir.
Fakat tartışmaktan ziyade faydalı oluna bilirlik dikkate alınmalıdır.
Elbette kazananlar vardır, zaten kendileri ifade etmiyorlar mı?Sabiha Doğan
Kim sosyalistlerin kalbi hassasiyetleri olmadığını soyluyor anlayamadım.
Can Dündar’ın villasının bugün basının gündemindeki konulardan biri olduğunu bilmiyor olmalısınız!
Ayrıca daha önemli konular varken bunu niye konuşuyorsunuz, “diyen birinin”
Sadece şiir vs paylaşıyor olması bir çelişki değil midir?
Son olarak ısrarla nezaket vurgusu yapan birinin eleştirilerinde bunu gözetmemesi çok üzücü
Mustafa Cilasun
Sizin için böyle bir ithamda bulunduğumu zannetmiyorum.
Çok garip demek ki takip etmeye layık görüyorsunuz,
Peki, bahsi geçen konuların içeriğini de okuyorsunuzdur muhakkak.
Sizin bu satırları yazarken takındığınız ruh haliniz tuhafıma gitti doğrusu.
Peki, nasıl diliyorsanız öyle takılın, kal ettiğim sözleri dikkate almayın…
Bazen değişik konuları paylaşmak ilginç gelebilir. Takdir hakkınızı bekliyorumJ
(Sayın bayanın ifadelerinin “kelime hatası” birçoğunu tashih ettiğimi söylemeliyim)Mustafa CİLASUN
30 Ağustos 2013: 15:12 #815359Anonim
Sanki sarhoş olmuş zavallı bir can-ı avareyim…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x540px and 124KB.
Her lahza
Geçip gidiyor seslenmeden
Sinemde bir iz bırakıyor lal olmuş halinden,
Mütebessim çehresinden
İdrakim bu ahval üzere hayli fakirken,
Bilmem ki ne gelir hala şikâyet etmekten
Bir ömür nedamet bu sinemdeyken, sürurun
O izleri yüreğimden sessizce kaybolmuşkenKime
Ne söylerim, kuytu köşemdeyim
Gelenin halinden,
Geçip gidenin melalinden ne anlarım,
Kanadı kırılmış azadeyim
Hazanın rengiyim, hüznün müdavimiyim,
Toprağın yâd ettiği yalnız kalan bir nefesim
Nerdeyim, hangi hal üzereyim, kıt aklımla
Sanki sarhoş olmuş zavallı bir can-ı avareyimSığınırım
Efkârıma ve derdi gamıma
Aman vermeyen her bir sızıya,
Yüreğimin dinmeyen sancısıyla,
Sukut ettiren ahu zarımla
Umut besledim yıllarca,
Hülyalar derledim yalnızlığımla,
Yâdına eriştiğim yârin nazıyla
Baş başa kaldım anılarla,
Okumaya çekindiğim mektuplarıyla,
Hasret kaldığım o kelamınaArtık bir çare
Olmadığına kani geldim
Şikâyetleşmek ve nedamet içinde nefeslenmekten
Badirelerin sahraya anbean eriştim
Hangi devanın adresinde nefeslendim ve gönlümün
Şehre dilmesine fırsat verdim, inledim
Yıllarca kime ne söyledim, en yakınlarımdan gizledim
O sessizliğin yalnız müdavimiydimYıllara ne istiyorsunuz
Benden diye sessizce sual eğledim
Figan eden halimi aşikâr eyledim, bahtıma
Çaresiz kanaat ederek susmayı öğrendim
Kuytu köşelere meylettim,
Kanadı kırılmış bir kuş misaliydim,
Gözyaşlarımla yürüdüm
Lafazanlığı hiç sevmezdim,
Ne derlerin furyasında kefilsizdim,
Dramatik bir hal üzereydimDinlediğim
Şarkılar içimi açıyordu
Sanki yıllara sari suskunluğumu şehreden
Birer tanıktı, içinde saklanılan bir zamandı
Kiminin derdi, kiminin emeli,
Kiminin tükenmeyen hevesi vardı,
Bir an içinde ki harmandı
Giden ahıyla gitti,
Kalan umudun prangalarında tutulu kaldı,
Kalp neden hiç anlaşılmadıMustafa CİLASUN
30 Ağustos 2013: 16:59 #815361Anonim
Ömür sahifesini yazmakla tüketen kalemim, neyleyim…
Orjinal boyutu icin tiklayin 800x530px and 107KB.
Bülbül
Sesinin ülfetiyle feryat diyor
Mahzun kuşlar kanatlarını çırparak
Umuda yöneliyor
Nasip bahtı felah için çiyli serdediyor,
İçim gidiyor, gönlüm ağlıyor
Göçüp giden şu virane gönlüm
Sessizliğe gömülüyor,
Uzletin aşkıyla nefesleniyorNe vakit
Bir musalla taşını görsem
Çıktığım ve ram olduğum efkârın
Hüznü süruruyla ağlasam
Yüreğimin yangınlığını hiçbir gönle
Aktarmadan çığlığımı yudumlasam
Hiç uyumadan seherin ahengini
Ruhuma taşısam
Ve aşkın vecdiyle hasrete kansamNereye
Yaslansam sinem bir avare
Sevda dilim için sanki edebi bir bahane,
Aşktan nasipsiz ve azade
Başlıyor yine serabın ülfetine yakışan
Ve yağarak anlamlaşan her kadre
Ruhum bigâne, halim divan,
Zihnim merdane,
Nefesin hicranı duyulmuyor ah paye
Bin hüzün
Çökse de bu fakir gönlüme
Haykırdığım melalim çaresiz
Çekiliyor acı sessizliğine
Hani takat ve şevk nerede, sürur
Kalbimden arî derinliğinde ve kederiyle
Ruhumdan sadır olan ve sinemi daraltan
Yalnızlığımla abat olarak göçer giderimSine-i
Sürurumdan kopan yaprakları
Ruhumun baki olan
Hicran damlalarını terennüm ederim
Bir yudum suya hasret nefes gibi
Kuytu derinliğe meylederim, çile benim
Ne kaldıysa ve bıraktığım çaresiz nefesimle,
Hali fakirliğimde uçuk bir sazendeyimKime hangi
Cüretle nazar edebilirim
Kalbi çöküntüleri ayan olan
Ve fevkalade biçare sefilim
Kalmayan gücüm, fersizleşen ve boşluğu anan
İki gözüm ve edepten arî dilim
Bu viraneliğimde aşkın namütenahi dirliğini
Ve birliğini nasıl deruhte ederek giderimBen hali
Fakirliğimde ikamet edenim
Adamlığın adımlarında metanetini
Koruyanlara gıpta ederim
Ah bigâneleşen hüzünlü nefesim,
Ömür sahifesini tüketen hicrani defterim
Sessizliğime çekilerek,
Aziz nefesler için niyaz ederim,
Selamı önceleyip sürur dilerimMustafa CİLASUN
30 Ağustos 2013: 19:23 #815366Anonim
Halin malikine olan sevdası vardır, kalp için asıldır…
Orjinal boyutu icin tiklayin 700x466px and 91KB.
Aşkın
Ne olduğunu anlamalıyız
Kalbi ve ruhi nazarla temaşa etmekle,
Bir yakınlık kurmalıyız
Duyguları celbeden saikın kim olduğunu
Bulmalıyız ve merak ile sorgulamalıyız
Korkuya kapılmadan ve acaba kaçar mı demeden,
Sebebin hikmetine kavuşmalıyız
Nasip
Kalkmışsa hiç durmaz
Umut kabul olmuşsa ki evet,
Kuşkuyu halinde barındırmaz
Ne derler kaygısı ve zannı hiçbir şeye
Deva olmaz, sahibin kim olduğu unutulmaz
Kul olmak, ehliyet sahibi bulunmak adına
Akıl ve idrakinle alakası da yadsınamazKörlük,
Gözün görmemesi değildir
Rahmet ve mağfiretin ihmal edilmesine
Sebep ve illiyettir
Kalbin nazar gah olduğu gerçeği,
Halin malikine olan firkati aidiyetin gerekçesidir
Sen sadece iradi olmak bakımından,
Tercihlerin akıl ruhsatından hesap vereceksinNe kadar
İhsanın içindeysen
Ruhunun ve bedeninin şehre muhtaç olan
Lisanını ikmal edersen
Nefsinin nizamı nispetinde
Hür ve muvahhidisin,
Vahdet adına vecdi içindesin
Maşukun sıratından gidersin,
Emir ve nehiyleri
Kalbinin derinliklerinde hissedersinTer’in nefsi olanı
Marazdır, latif olan ardır
Edebiyle mümeyyiz olan ise
Gönül sultanıdır, sabır tacıdır
Nar maslahattır, tercihin eşiğinde ki hesaptır,
Ruhun ve kalbin için bir aşktır
Cennet ve cemalin sevdası
Lisan-i olmayacak kadar,
Gönlün vuslat adına senasıdırFurkan’ı
Anlamadan yaşanmaz
Aşk, sevdanın firkatleşmediği ve çileyle
Ziyadeleşmediği an yakınlaşmaz
Hizmet, muhabbetin gereğidir,
İnayet etmek vecdinin geçit verdiği ardır, korkutmaz
Kendini bildiğin ve çözdüğün anlamda
Emin ve itibarlısın, yoksa nefes alan cansınMustafa CİLASUN
30 Ağustos 2013: 20:21 #815367Anonim
Çile azmettirir, suhuletiyle gönülde feyzi bereketlenir…
Orjinal boyutu icin tiklayin 720x492px and 20KB.
Dinlediğim
Bir kasiden alıp götürdü
Rahmetli Bekir Sıtkı Sezginin
Manevi iklimi ne kadar bereketli ve latifti
Hal ehli bir musikişinas ve zarif bir vecdin
Sahibiydi, gayretleri pek muhteremdi
Kur’an tilaveti ve kasideyi serdediş sezgisi
Ne kadar içliydi, o sevginin nişanesiydiYaptığı besteler,
Kişiliğinde ki güzellikler
Sukut ettiren ve sanat adına dile getirilen
Keşmekeşlikler ruhunu yaralardı
Sanat, bahşeden,
Gönül lisanıyla muhabbeti zerk eden
Hakka ve Furkan’a olmalıydı
Kimi zaman yalnızdı,
Derin bir sessizliğin içindeydi,
Her lahzasında fikir muradıydıSine yanmazsa,
Umut kanatlanmaz
Aşk, buğulamazsa letafeti
Muhabbet olarak vaktine ulaşmaz
Bana benden daha yakın olan hakka,
Vaktini işar eylediği zamana ram olamaz
Çile azmettirir, himmet suhuletiyle gönülde
Bereketlenir, sevda maşuka demektirKalbin
Solukları inşiraha adaktır
Aşk, narı muhabbetle bedelleştiren,
Ruhun yangınlığına serinlik veren sadakadır
İhlâs ve izan, idrak ve akıl niyetin hülasasında
Açılacak kapıların bir sahrasıdır
Emeline esir olan,
İtminan olmuş bir kalbe uzak kalan,
Ah u zarıyla ağlayan avdırSerkeşlik
Bilabedel olan bühtandır
Velev ki ibreti ihmal ettin, aklını
Biran yitirdin, iradenden firar ettin, hesaptır
Mukayyet olmak,
Nedensizlik içinde boğulmamak ihsandır,
Kulun vicdani kararıdır
Lafazan olmak,
Afakî manada zaman harcamak,
Kalbin için en ne derin bir cefadırNasıl
Diliyorsan peki, öyle ağla
Yalnız her halin ve serdedilen saklı
Melalin bir bedeli vardır sakın unutma
Sana senden ziyadesiyle yakın olan ve fakat
Tarafından çok anlaşılmayanı unutma
Bir bedel çıkacaktır karşına, işte o vakit
Keş kelerle yakınıp vaktini de hiç harcamaMustafa CİLASUN
30 Ağustos 2013: 21:23 #815368Anonim
Bir hicran var içimde, gözyaşı durmaz bilmem ki niye…
[IMG]http://www.ilimhazinem.com/images/imza2.bmp[/IMG]

Bazen
İçinden çıkamıyorum
Her ne kadar düşünsem,
Derinliğin hicranıyla nefeslensem
An be an hissiyatımı celbeden ne varsa
Merakıyla hüzün içinde nazar etsem
İçime gam düşüyor,
Sessizlik ne kadar cazip geliyor,
Söyleyemediklerim dilleniyor
Çaresiz
Boyun büküyorum
Nede bu hal içindeyim diye
Sual etmeden de duramıyorum
Sakince akan gözyaşlarımı siliyorum,
İçimi çekerek, etrafımı süzerek ilerliyorum
Gördüğüm mezar taşına dikkat kesiliyorum,
Yazılanı okuyunca nasıl içleniyorum
Demek ki
Yalnız değilmişim
Benzer hissiyatların yazılan
Sayfalarını aralıyorum, ah ediyorum
Sabır için direniyorum,
Kanaat için ey hak diyorum,
Bir gün güleceğimi umuyorum
Hasretin sadrında,
Sukutumun avazı çıktıkça,
Çığlık çığlığa kendimden geçiyorum
Neden
Umuduma ram olamadım
Yıllara sâri hicranı
Sinemden atamadım,
Bir ömür yalvarıp durdum
Yoksa yakarmanın
Manasını mı unuttum,
Galebe çalan duygulara mı boğuldum
Neden bu kadar erken yoruldum,
Nefesin müddetine doğru ağlayarak, bir yol aldım
Nedensiz
Cezbe gelmek olur mu
Sinemi yakan narın dağladığı lahzalar
Bir an olsun unutulur mu
Solgun düşler, asık çehreler,
Bezgin nefesler,
Uyutmayan o sancılı geceler durur mu
Ölüm, aşkın ve sevginin toprağında,
Maşukun vicdanında artık bu gönlümü alır mı
Adsız ve
Mekânsız olmalıyım
Ruhumun sahibiyle, kalbimin
Banisiyle edep içinde buluşmalıyım
Ne kadar hicranım varsa, içinde boğulduğum
Hüzün bırakmasa da varmalıyım
Yeniden uyanmalı, can suyumu aşkının
Hikmetinde bulmalıyım ve umutlanmalıyım
Mustafa CİLASUN31 Ağustos 2013: 11:31 #815373Anonim
Her lahzanın bir vecdi var, o bir ayeti nazar…
[HR][/HR]
Biliyorum ki
Çok anlaşılmıyor
Eskimiş kelimeler izanınızı zorluyor,
Bazen de of dedirtiyor
Lakin şehretmeye müdrik haliniz
Dikkatimi çekiyor, bu bakımdan zikrediliyor
Meftun olan bir kalbin, mecnunun haline müdrik
Bir ruhun işaretleri kal ettiriyorŞevkten
Nasipsiz kul kalmaz
Umut asla nefsin payesi bulunamaz,
Aşkın vecdi unutulmaz
Akidesi berrak olan bir canın hukuku ar olamaz,
Azimsiz nefes aşka bahis alamaz
İradesi için var olanın, aklıyla yol alıp,
Şerden kaçınanın kalbinde ki korku kalmazNardan
Korkma nefsin içindir
Edebin halinden uzaklaşma
Kalbinin ve ruhunun rengidir
Kuşku ve gam niyedir, şüphe
İmanın aşka sadır olması için
Tahkik etmeni beklemektedir
Nefesin müddetlidir, kuvvet ve kudretin
Sahibin olan Rabbin’indir, ne dilemektedirRuhun
Niçin yaratılan farktı
Aklın ve kalbin için ne müthiş fermandır,
İraden için ardı
Nazarın vicdanın olmalıydı,
En latif kapıları açan gülün lafzı okunmalıydı
İhsan ve ihlas neden muteber olan sınavdı,
Kul olan adına hakikatti, anlaşılmalıydıSen şahsına
Münhasır varlık mısın
Kimseye muhtaç olmayacak kadar
Kudretin sahibi misin
Vakit için ne söylersin, hangi lahzanın
Akıbetinde ki nefesin, sual eder misin
Aidiyetin ve hilkatin hangi badiresindesin,
Neden avuntuların için gayret edersinHiç lal olan
Mevta gördün mü
Ten adına taaccüp edip titredin mi,
Uzuvların halinde eridin mi
Sessizliğin kadrinde tefekkür ettin mi
Yalnızlığın yokuşlarında hüzünlendin mi
Ömür yumağının sayfalarında hiç serinledin mi
Hesabın vaktinde şöyle titredin mHer lahza
Ruhuna sesleniyor
Kalbinin inşiraha erişmesi için cezbe diyor,
Söyle neyi bekliyor
Rahmet ve mağfiret neden haline nazar ediyor,
Müddet nefesin için bekletiliyor
Niçin yaratan Rabbin
Bizzat muhatap kabul ediyor,
Aklın için fırsatlar halk ediyorNe kadar
İsterdim bilsen
Derdine vakıf olmayı,
Devasıyla da o halinde sürur katmayı
İçinde ki gamdan uzaklaştırmayı,
Hissiyatın için fırsatların kapısını aralamayı
Hayırlı olanları yakınlaştırmayı ve
Hayırsız olanları şehretmeyi kalbine başarmayıMustafa CİLASUN
31 Ağustos 2013: 12:59 #815374Anonim
Hangi duvara baksam silik, gri ve kurşinilik…

Sen hiç bilir misin?
Sessizliğin gizli çığlığını,
Fetret içinde gizlenen sancının yaşandığını,Nesillerin
Yozlaşmışlığında salınan adamlığı,
Mukallit kimliğinde ki bağnazca çığırtkanlığı…
Akıl, nesil,
Din can mal ekseninde ki emaneti,
Devletin derinliğine nükseden kümeleşmeleri,
İllegal ite
Teranelerinde ki sırnaş duyarsızlığı,
Düşmana hacet bırakmayan tuğyan simsarlığını…Nesilleri
Kim vurduruyor, niyaz kime yapılıyor,
Tüketim adına bireyleri kimler yarışa zorluyor,
Gönüllü köleliğin
Sayfaları takiyyelerle açılıyor,
Nisa kimliğine arz çaresizliğini hep yutkunuyor…
İnsan pazarlığı
Aşikâr yapılıyor medeniyet adına,
Simsarlarda çörekleniyor yobazlığın panayırında,
Tahakküm yapılıyor
Aslı astarı olmayan gamsızlığa,
Millet adına kansızlığa, alkış tutuluyor gammazlığa…
Milletin ferdi
Mahkûm ediliyor darboğaz nafakaya,
Hani ölüm herkesin elinde olsa parlayacak yangına,Neme lazımcı
Sırnaşığa, aşk kolsun aşkı anlayan ana,
Kalmadı şevki bahar canın hasret kaldığı akşamlara…Zaman aynı,
Mekânlar farklı, insan anlamda kalmalı,
Mütemadiyen o heveslerinin zindanında yaşamamalı,
Ruhunu anlamalı,
Kalbin letafetinde uzlete ulaşmalı,
Hakkın sofrasında, halin muhabbetini aşkla solumalı…Ne derviş
Ve nede ermiş telakkilerinden vazgeçilmeli,
İnsan iklimine öncelikle azimet mükellefiyeti dikilmeli,
Toprağın bereketinde
İdrak gayretinle çok filizlenmeli,
Ölümün serinliğinde tefekkür rüknü hiç ihmal edilmemeli…
İnsan bazen
Yanılacak ve şaşacak ancak hali anlayacak,
Dost ikliminde yargıçlık bireyin tekelinde asla olmayacak,
Müşavere yapacak,
Ürkütmeden şefkatini kalbe akıtacak,
Rızayı bari için külfetin güzelliğinde o aşkla kucaklaşacak…
Mustafa CİLASUN31 Ağustos 2013: 13:45 #815375Anonim
Akşamın sessizliğinde, hasretin vicdanı var içimde… [TABLE=”class: ncode_imageresizer_warning”]
[TR]
[TD=”class: td1, width: 20″]
[/TD]
[TD=”class: td2″]Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 843×403 ve 27KB ) Buraya Tıklayın[/TD]
[/TR]
[/TABLE]

Ne zaman
Suskun kalsam
İçime dert olanların
Hicranını bir bir aralasam
Ne kadar haksızlık varsa hiç susmasam,
Gönül lisanımla feda olsam
Korkunun zerresini menfaatim için asla taşımasam,
Ruhumun sahibi için ağlasamHayat
Deli doludur
Kimi hor görürsen
Bahtında yaşaman ar olur
Konuşmak için kim konuşur,
Emri bil mağ ruf,
Nehyi anil münker için an durulur
Aşk nasıl gerekçesiz olur, gönül kuraksa
Rahmet mi okunur, insan ki aşka bahis olurDüşünmek
Kalbin ferasetidir
Edebiyle nefeslenmek
Ruhun içinde ki idrakindir
Sevda sabrın ve feda olmanın halidir,
İlimden yoksun kalp nasıl filizlenir
Akıl merakın için gerekçedir, azmin
Fütuhatın rengidir, inşirah kalbinin dileğidirKaranlıktan
Korkma, zandan kork
Cahil olursan, nefsin için koşarsan,
Umudu anlamazsan, solup kalırsın
Esir olmak için ruhunu bırakırsan,
Onur ve haysiyeti akidende bulamazsan
Nedenlerden uzak kalırsan, nedensiz yaşamayı
Gaye sayarsan, sefil bir can olur, kurursunAşk,
İlham eken serdir
Nefesin müddetine tabi olan ferdir,
Aklın için kefendir, ruhun için mukadderdir
Vecdin için rehberdir, ecrin için feyzindir,
İmanın için ne müthiş edeptir
Rengin ne olursa olsun,
Aklın istersen bereketli bulunsun,
İhlâs halinde kalbin asla lal olmasınİraden
Akıbetin içindir
Ne kadar tedarikli isen,
Hesabın vecdinde nefeslenirsen
Tevekkül etmek adına elzem olandan
Vazgeçmeden gerekçesiyle yürürsen
Sabrı ve kanaati acizlik bilmezsen,
Umutların için lahzada aşka ram olan bedelsenHüzün
İçini burkar
Sessizlik her yanından bakar,
Lal olan melalin aşkla yanar, sabır yağan kar
Kar her vakit içine tevazuu ile yağar,
Suskun kalan umutların bahar için ağlar
Eriyip tükenme,
Yeis içinde nefeslenip kalbini heder etme,
Nasibi ise kanaatle bekleElbette
Keder olacaktır
Lakin kaderin olmaması için
Vecdin azimle yol alacaktır
Hüsran olmak nefsin adına gam yaşanacaktır,
Ruhun ve kalbin umutla coşacaktır
Unutma, gözyaşlarını saklamadan ağla,
Gönlünün sevdası için hiçbir vakit yakınmaMustafa CİLASUN
31 Ağustos 2013: 18:06 #815378Anonim
Zaman sessizce akıyor sinemi nasıl dağlıyor…

Bırakın
İç sızım bir an durmasın
O yârin yoluna yürek kanasınSinede
Bahar açmasın, solsun
Aşk demini alsın heder olmasın
Lisan,
Sukutun erdemiyle ansın
Hal tefekkürün içinde kuşansınMana
Buharlaşmasın ruh kansın
Kalbim muhabbetle aşkı yaşasın
Ne sel
Ne de esen yelden korkma
Korkuların girdabına, sen solumaKalbini
Bir yokla ruhunla barışık yaşa
Aşkın naifliğini zevkine hasretmeAşk,
Asıl olan korkunun dergâhıdır
Ruhuyla nefeslenmeyeni kim anlarGeçip
Giden zamanlar ne anlatırlar
Aşk gök kubbeden insana bakarlarHer
Geçen gün o arz darlık yaşıyor
İnsan denen varlık zevkine koşuyorO mahşer
Adına kıyamda duruluyor
Hâkimi mutlak hazin ki anlaşılmıyorMustafa CİLASUN
31 Ağustos 2013: 18:57 #815379Anonim
İnsan kalbi olmalı, nefsi için konuşmamalı…

Artık
Ne anneme ve ne de ehlime
Ve hatta gönlümde demlenen yâre söz etmeyeceğim.Bir yılgınlık adına,
Sinemde harlanan bir hicrana,
Hazin gözyaşlarım aksa da, aldırmayacağım nasıl olsaYıllardır
Husule gelen suskunluğumu,
Heveslerimdeki solgunluğumu anlamak adına korkumuÇaresiz ötelemiştim,
Dertten azade bir kimlikle nefeslendim,
Kulağıma ilişenlere meyletmedim zira ben sebebiydimNereden bilirim
Bir kadını en büyük hasmının
Yine bir kadın olabileceğini hiçbir zaman düşünemezdimÇekişmelerin arasında,
Nedametlerin furyasında kalamazdım,
Geçte olsa anlamıştım lakin onlara bir şey anlatamazdım.Bir hıncın içinde,
Rekabetin ağır bedeliyle kararamazdım,
Birini yekdiğerine bahis konusu yapamazdım sancılıydım!Oysaki her ikisi de,
Zaman devran ettikçe yaşıyorlardı,
Lakin anlamak adına tefekkürle yoğrulmuyorlardı, acıydı!
Doldur boşalt,
Muvazene için dinlediklerin ne kadar şart,
Akıl hakkıyla kullanılmazsa, idrakle kuşanmazsa onu da atNe annem rahat
Ve nede dirliğimde bulunur şevki hayat,
Birlik için düşünmek, lüzumu halinde feragati seçmek şartLakin anlatmak,
Anlamak için hisleri okşamak,
Duyarlılığa kapı aralamak ve hayatı zindan etmeden yaşamakHak nerede vasıl olmak,
Nefesin sahibinde muhabbetle ayılmak,
Ruhun gideceği ikimi hiç kurutmadan, muvazeneyle buluşmak!Mustafa CİLASUN
31 Ağustos 2013: 19:29 #815380Anonim
Aşk, kalbin zarureti, ruhun gerekçesidir… [TABLE=”class: ncode_imageresizer_warning”]
[TR]
[TD=”class: td1, width: 20″]
[/TD]
[TD=”class: td2″]Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 900×597 ve 44KB ) Buraya Tıklayın[/TD]
[/TR]
[/TABLE]

Yıllar filizlenip
Olgunlaşmaya gark ederken
Şen şakrak mutlu ve refahlı günler çok azdıYaşayamadan
Anlatmak, işitmeden duymaktı
Görmek için bakmayı bir niteliğe erdirmektiDünyanın
Nimetleri her bir tarafı kuşatırken
Rahmet bu kadar aşikâr gerekçeyle yakınkenKalp kendi
Hilkatinde ritme amade bulunurken
Ruhumun, hicran sayfaları ne kadar manidardıUmmanlara
Doğru uzanan derin bir hüzün vardı
Uyumak, oysa çok şeyler anlatıyor o an bizardıKalbim ne kadar
Sahibiyleydi idrakim neredeydi
Zaman insan kimliğinde muvazene için hakikattiDoğmak
Emanetin tevdiinde olan bir merhaleydi
Nesiller için mücerret olacak mümtaz sağanaktıHak zerrede
Muhakkak olan hamiyetli sığınaktı
Kim ne kadar farkındaydı, akıl insan için vuslattıAşk olmasaydı,
Su durulmazdı, yağmur ağlamazdı
Toprak, bereketi için anlaşılmaya amadeli sanattıGüneş
Neleri anlatırdı, rüzgâr nefesler için olandı
Med cezir nazar eden içinde hissiyatta bir farktıMütekâmil olmak
İnsani hasleti kuşanarak solumak
Ahsen’i takvimden neden bahsedilir meraka akmakİradenin
Hüviyetini berraklaştırmak nefsi tanımak
Ruhun kalbi nizam etmesine nefesi gark edebilmekAslen sahibi olduğun
Ne var nefes olmazsa orda kal
Ölüm, bir gün kapını çalacak sakın geç kalma ey yarSevda
Bunun için var uzlet melaline suhuletli bir ar
Edep içinde kal, mütemadiyen tefekkürde seyri halMustafa CİLASUN
31 Ağustos 2013: 20:00 #815382Anonim
Kime ne söylerim, sefil halime gülerim…

Yine sessiz
Bir ağıt geliyor yüreğimden
Ve derinliğin kuşattığı hüznün dilinden
Kar eylemiyor
Keder ve gam yar elinden
Sinemin meşkinden, düşünmek aşk ikenNeyleyim,
Hangi iklimin hazan resmiyim
Boynumu büker nefesi müddeti beklerim
Kime ne derim,
Derdimle yarenim bilirim
Aşk için şükrederim, öteyle ne serinlerimEy ney deşme
Sen yaramı fakirliği bilirim
Ne yar için yanarım ve ne de ikbal tanırım
Şimdi bahtın
Halatından tutanım, ağlarım
Ne derde yanarım ne şevki aşkla tadanımBir ses duyarım
Ve nidasında ibret ararım
Ruhumun serencamında kalbimi yoklarım
Kim ne söylerse
Zihnimde tararım yanarım
Nefesin azizliğinde aşkı sorgularım ağlarımYâd eller
Hasretin bağıdır ve özlemle tanınır
Şayet aşk olmasaydı, insan olmak bühtandır
Sevda niye vardır,
Muhabbet aşkın sanatıdır
Evet, yaşamak ve ömrü nurlandırmak farktırArzın efsunu
Aşkla yudumlanır ve haz yaşanır
Her kim hakka kul olmayı kuşanırsa, şahlanır
Hayat niye
Süruru nazdır, elemle insan duadır
Selam kalbin anahtarı, sevda aşkın yumağıdırNe kadar
Kalbinle barışıksan, ruhuna tanıksın
Sen şahitliğin kefaretiyle anlamlaşan insansın
Çileyle sabrı
Kuşanırsın, inayet içinde yanıksın
Ve sen yazılanlar içinde kazaya dönüşen aşksınÜzüm asmayla,
Gül dikeniyle, söz kalbinle aşkta
Başkalaşmak ise insan kimliğinde ağır bir hasta
Yas ne ağıtın
Ve ne kaybolan canın halinde başka
Meşk erdemin yangınlığında ve kalbi adımlar ardaKorkma ölümden
Ve acizliğin kederindeki demden
Mukadderat vasfın birliğinde senin için azimetken
Mavera dirliğinden,
Hesabın netliğinde aşk ver iken
Gül kokusu benliğinde, sevda kalbin ikliminde serdeEy edip durma
Sen yaz, yaz ki suskunluk kalbi niyaz
Gönüller ebet içinde sabrı kuşanan ayaz, durma yaz
Aşk için her söz
Maslahatın derinliğinde edebiyle naz
Sen yaz ki sukutumun çığlığı ve aşk farklılığı yaşansınMustafa CİLSUN
1 Eylül 2013: 12:58 #815386Anonim
Temaşa ettiğim resimlerden hal-i esintiler…

Ne
Yol biter, ne umut yeter
Sinemde dirlik olmayınca
Söyle hüzün mü diner
Yüreğim vurdukça, bu dil sustukça,
Gözler kanatlanmış umutta
Ne söylerim, vaktini beklerim, efkârımı
Terennüm ederek yokuşlarda adımlarımYalnızım,
Bak yine yalnızım
Etrafımı kuşatan nefeslerin
Varlığından uzakta sızım
Çaldığım sazım, dile geliyor hicranım,
Issız köşelerde ne bizarım
Ne beste bilirim ve ne de
Nefesten sudur olan acıyı güftelerim,
Ben çileyle yarenimHer
Solukta maksat kokar
Hasret yüreğimde zuhur etmeseydi,
Niye sancılar akar
Yar ülfetin bağrında açar,
Ar kalbim için ne iffetli kar, aşk kokar
Sine titremeyince, harlaşıp kükremeyince,
Sel olup ummana yönelmeyince naz karNe
Annemden kalan anılar
Ve ne de babamdan
Bağlayan ve mahzunlaşan farklar
Hatta dost ve tanıdıklar,
Onlardan arta kalan, hicrana boğanlar
Nazar ettiğim resimden halime yansıyanlar,
Yüreğimi sızlatan o hüzünlü soluklarNe vakit
Bir şeye niyetlensem
Önüm ve arkamdan sudur
Olacakları düşünsem sabır
Çünkü ne kahrın itibarı var ve ne de
Vah çekmenin bir yararı kar
Tefekkürün elzemliğinde inkişaf har,
Akıl etmek kul için ne büyük yar, esas kalp arİlmi
Siyaset hal ikliminde aktır
Arifin sezgisi olmazsa
Bahaneler politik sebeptir, hiçtir
Her zafiyetin türlü bahaneleri,
Kalp bakımından silinmeyecek izdir
Ruh şahittir, nefes müddeti vakittir,
Beşer kalmak tercih işidir, kalbi inşirah yücedirAşk; kalbin
En naif bir hasretidir
İnsan, niyetine tabiidir,
Vuslat niye iradidir, onu kul bilir
Lafazanlık rüsvadır,
Kadere asilik bühtandır,
Hınç öte için hasımdır
İlim idrak ile akıl iradeyle,
İzan rahlede sine-i melalinde
Ve vicdan bakir sahifesindeMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.