- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
1 Eylül 2013: 13:48 #815387
Anonim
Kalbi hassasiyet’in feyziyle an’ı yaşamak…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x720px and 119KB.

Hayatı
şamak
Anlayarak ya
İçin yaratılmıştır
Her bir tüketilen nefesSır perdesi
şkın sebep sonuç ilişkisi
A
Ve onun enginliğe
Yaşanan merhaleleriniBir sevdanın
şkusuyla solan gülleri
Co
Alıp götüren yel misali
Can içindeki kederiHilkatin
Sebebiyken serdedilen
Sevginin katlarını yudumlarız
Biz haz alırkenO
zaman
Yaklaşırken kuşatır hissiyatı
Sessizce bir paniğe geçit
Vermeyecek sevdayıVefayı
Görmezden gelmeden
Seni beni öncelemeden
Aşka sürurla giderkenKu
şkuları
Hiçleyip dikkate almadan
Duyguyu kudretin kuşattığı
Anlaşılmadığı zamanMerak içinde
İçselliğe salınırken ve o an
Seni senden alan kendine katan
En anlamlı zamanKatrenin
İzlerinde hali haşyeti salan
Kalmıyor hiçbir hükmü
Anlık hazlarda yaşanan zanEn mücehhez
ğımız savrulduğumuz an
Kıldı
Ne derlerle avunduğumuz
Zahir algılarımızı varkenKu
şatan esrar
Perdesinde ki meçhul adımımız
Hiç tahkiki öncelemeden
Herkes göç misali giderkenA
şkın izlerinde
Nefeslenir sevdaları itiraf ederken
Bir aşkı ilahi kuşatmasında
Her bir şey yenilenirkenYepyeni anlamaları
İçerirken o beni bir hanif yaparken
En sevgiliyle nazarın hazzıyla
Bakarken onu anarkenHiçli
ğin figanında
Sefilliğin ahında zahiri aşka bakarken
Anlamlar içinde ki manayı
Terennüm ederek yaşarkenMustafa C
İLASUN1 Eylül 2013: 14:37 #815388Anonim
Aşk farkındalıktır, ruhtan ilzam olan ikramdır…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 68KB.
Ne yüreğimin
Beynime uzanan eli
Ve ne de dilimin
Amansız kederi kalbimde diner
Halimde zuhur eden heceyi
Ve açılan pencereyi kim seyreder
Ki gitmeden, âlemden göçmeden
Muhabbetin şevkinde bekliyor güftelerNeden senden
Uzakta sensizliğe sürgünüm
Kalbimi burkan hasretin
Deminde ne fakir hürüm
İbretin aynasında,
Bilincin sofrasında küskün bir elemim
Artık kederimle bütünüm
Ve hüznün toprağında, sürgün kalan nefesimNe arş kifayet eder
Ve ne de marş bir keder
Derdin serabında
Kim bir bade içer, halinden geçer
Tuğyan eden kalbi kim neyler
Ve muhabbet aşktan da geçer
Hicran hakikatten söz eder,
Aşk azimet için vazgeçilmeyen kutsi değerAlnım ne kadar ak,
Ruhumda dinmez şafak
İnsan hayatında fark,
Kul kimliğindeki ittifak ve ilhak
Şayet zafiyetler hala vazgeçilmeyen duraksa
Söyle nerede kaldı fark
Umutlarda son durak,
Kalbi manada sevgiye ram olmak şahtır mutlakNeden yabancıyım
Ve kimliğimde hancıyım
Kime nedenleriyle davacıyım
Ve feragat ta sancılıyım
Kalan zamanımda, hicranın
Uhde bırakan sayfalarında acıyım
Ufkumdaki umman ve artık
Önemsenmeyen zamana neden davacıyımSevda satır
Aralarında temaşa ediyor aşka
Ecir koridorlarında
Ve çileli solumalarda kim yabancı
İnayet bekleyen, niyazı hak eden
Gönüller sevdaya çok sancılı
Gel artık bir durak kalmadı,
Kalbi manada haz hazanı kuşanıp karıştıGönül yasam
Mağdurdan yana çok hicranda
Gasp edilen nice haklar,
Hakikatin sağanağında umutta
Vuslat nitelikle barışık aklın
Vicdanla ihsanı yaşatan vakıaysa
Ne olur asla korkma, samimiyet
İhlâstan noksan duygusallıksa anlaEdep şayet hasreti
Yaşatan bir ahlakın ummanıysa
Lafazanlık edenler kimin umurunda,
Kalp aşka açıksa
Sevda bu manada tensellikten uzaklaşan
Suskun bir hakikatse unutma
An ve seni bekleyen zaman
Tefekkürün ikliminde ve merakın sahnesindeMustafa CİLASUN
1 Eylül 2013: 15:10 #815390Anonim
Söyle sensiz ne yaparım ağlar, hasretine kanarım…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x720px and 74KB.
Belki çok geç kaldım
Beklide sessizliğin içtenliğine sarıldım
Kim bilir yıllara sâri
Uykusuzluğu bir marifetle kuşandımNe felsefenin taliplisi
Ve ne de dervişliğin mümtaz bir neferiyim
Ben halimde bariz sefilliğin harcıyım,
Aşka da yabancıyımNe dünyanın yanması
Ve ne de canların haz iklimini kuşanması
Kalbime süruru bahşetmiyor
Aşksız yaşamak halime yaban geliyorNe rüya gibi uçan yıllar
Ne de ufuklarımda seyyahlaşan umutlar
Kalbimde yıllanan anılar
Ruhumda manalaşan satırlar varArtık bir hesap sorun
Halimden habersizliğim anlayarak vurun
Ruhumun hilkatindeki saflığı bulun
Kalbime ne olur hüzünle anlatınEy aşk sar beni harınla
Kuşat her halimi sancıların aşkı sevdasıyla
Yaratan Rabbimin kulluk nidasıyla
Miskinliğin vecdi, sefilliğin hicranıylaNeylesin halimi hazan
Kalbim biliyorum ki sensizlik ikliminde noksan
İşte o vakit ruhum fevkalade perişan
İçimden çıkmıyor hicran, vicdanım çok perişanSanki yaralı bir kuşum
Gönlü harap olmuş bir yolcunun ahıyım
Yüreğimde pareleşen uhdeler için
Kiminle davacıyım ve duacıyımBir gün gülecek miyim
Sinemde derlenen efkârı kime sarf edeceğim
Çileyle sabrımı bileyeceğim,
Vuslat için kalbi kanaate yöneleceğimHayır için niyaz edeceğim
Gönlümü inayet için hasrederek ecir isteyeceğim
Kimseyi şikâyet etmeden ve kalbimle
Didişmeden ey hak diye nefesi teslim edeceğimAşkın diyarında nefesleneceğim
Gönlümü girdaplardan arındırarak zikredeceğim
Ve yârin sofrasında, acizliğimle boyun büküp
Affımı talep edeceğim, sabırla dirileceğimMustafa CİLASUN
1 Eylül 2013: 16:08 #815391Anonim
Hayat bazen anlamını kaybedip, ıssız sokakları dinliyor…
Orjinal boyutu icin tiklayin 740x495px and 81KB.
Ne yol biter ve nedense
Hal ruhun ekseninden esin bekler
Vicdan sessizliğinde seyreder kalbin dirliğinden aşkı diler
Hissiyat bin bir rengin
İhtişamıyla resimler çizer hazzı ister
Arz insan için tanzim edilen en kutsi değer aşksız nefeslerNe ağlamak çare oluyor
Ve nede serzenişler hali solduruyor
Umut inancın şavkıyla her bir yanımı kuşatıyor gönül yanıyor
Sazlar ne çalıyor
Meramı kim hakkıyla anlıyor aşk sızlatıyor
Her nedense hasretin çilesi elem veriyor mısraları yazdırıyorGünler sarkıyor ömür
Vaktin oluyor akıl hale bakıyor acıtıyor
Kalbim nefsimle bedelleşiyor irade sancılar için hüzünleniyor
Ne yunusu ve ne de
Okyanusu hakkıyla biliyor neleri bekliyor
Hayat bazen anlamını kaybediyor ve ıssız sokaklar ne söylüyorAh gönlüm ne kadar
Feryat etsen ne çıkar şuur olmazsa akar
Nitelik insana bakar keyfiyet örfü anar ve mazi hicranla efkâr
Atimden zanlarım korkar
Her bir yanım tuğyan içinde kim anlar
Parçalanmış cesetler vefayı anar ağlamak kalbime kanla akarŞairler İstanbul için
Şiirler yazar Üsküdar melalli halimde nazar
Hasretim ne denizde var ve ne de istikbalimde mezarlar bir kar
Merkez efendi
Bir başka nazar dede efendiyi hakkıyla kim anar
Tamburi Cemil nidasıyla sessizliğini tamburla bozar bir aşk varİşte adımladığım
Kaldırımlarda bir çilekeş necip fazıl hazzı sunar
Cemil Meriç içtenliğin ritimlerinde ve tahkik şevkinde neleri yazar
Ah gönlüm
Ne sancılı dalgalar var martıların çırpınışları aşkı anar
Artık halimden geriye ne kalmışsa evet takatsizliğim hicran yaşarSanki saklambaç
Oynuyorum körebe oyununu yazıya boyuyorum
Sinemin tellerinde güfteleşen besteyi okuyorum ve aşk buluyorum
Göçmelerin ikliminde
Manzaraları temaşa ediyor umudu anıyorum
Kime sığınıyorum evet gülü kokluyorum özlemle mavera diyorumİşte böyle çıktığım
Bakir tepelerde nefes müddetiyle sırra yönelince
Ne keşkeler benimle ve nede tesadüfler inancı halimde gönül senle
Mağfirete muhtaçlığım
Katreler halinde naz gözlerimde sicimleşince
Niyazım tüm iklimlerin filizlerinde tohum bereketin kadrinde rabbiyleMustafa CİLASUN
1 Eylül 2013: 19:10 #815398Anonim
Ummana dökülen gailelerin en alası hak sevdasıdır…
Orjinal boyutu icin tiklayin 950x535px and 122KB.
Şimdi nefesim için
Mukadder olan ne varsa
Sine yansa, kalp sızlasa,
Dil kurusa, gözler kamaşsa,
Yaşamak umutsa, rüyalar ilham olsa,
Hülyalar ufku kuşatsa,
Akıl iradem için refik olmayınca
Hesap karmaşık olunca,
İçinden çıkılamayan buhran konuksa,
Soralım naif kalpli arif insanaNe sesin ilzamı
Sinemde gam ve nede heyecan
Nasip olmayacak her an, umudun
Rüknüyle nefeslenen her insan zan
Kan ki hilkatin her halinde anlamlaşan
Ve müddeti nefes için dolaşan ilham
Ne karın ağrısı, ne dervişin rüyası ve
Ummana dökülen keder, gam adına
Dertlerin en alası yalnız aşk sevdasıArif, gönül dilinden
Kal eder, kul niye gözyaşı döker
Nisa hissiyatın ikliminde ikamet edip,
Ülfetiyle dili edeple nazar eder
Hamiyetin payesini, sadakatin ianesini,
Gönlün teslimiyet için cehdini hasreder
Kalbi için tevdi edilen ne varsa,
Bahşedilen hikmetin sudur unda
Hicran edebiyle gönül niyaza açılsa
Şimdi tarifsizliğin
Farkında adımlamak kar’sa
Adam olmak için azimet en elzem
Olan vakıaysa, kul ihlâs umudunda
Aldatmak bilmem ki kim için kar’sa,
Nefesin müddeti ve o hesabı unutulunca
Kim çıkarsa çıksın karşıma hicran
Mütemadiyen yanımda,
İnayet kime nasip olurcaBir teyze çıktı
Karşıma, dil kurumuş, ah sarmış
Ne kadar çektiği çile varsa hemen
Oracıkta fırsatını bularak aktarmış
Ne gençliğinden, ne hevesin eşkâlinden,
Ne gözün görmek istemediğin şeyden
Yıllarca suskunluğun, kimseye anlatamadığı
Yılgınlığın efkârıyla yeniden yaşıyorduNe kadar acıdım,
Bir zamanların nisasını andım
Edebi dairesinde nefeslenen,
Sadakatin fevkinde hayatını idame eden
Neslin güvenliğini, aklın ehemmiyetini,
Canın teslimiyetini, dinin kutsiyetini
Bihakkın terennüm ederek,
Neme lazımcılığı hiçleyerek,
Atisi için mefkûre addederekİlimsiz, irfansız
Nefesin etkisinde ikamet etmeyerek
Tenin cazibesini, nefesin işvesini,
Cinselliğin hanesini örtmeyi bilerek
Gideceği hangi yol varsa,
Edebi maksatta uzaksa,
Hakkın tasnifinden yoksunsa
Hiç ağlama, zafiyetlerin sökün ettiği
Her halükarda ve tercihlerin hesabi olmayınca
Mustafa CİLASUN1 Eylül 2013: 20:28 #815399Anonim
Dil niçin lal olur, nazar melal, hal bizar olur…
Orjinal boyutu icin tiklayin 1920x1080px and 466KB.
Gözlerim
Hiç görmese
Nefesim takatimin
Kalanıyla hüzünle göçse
Sağanağına ram olduğum esin ufuksa,
Dil susar gönül konuşunca
Anlatılmaz meftun kaldığım,
Hali fakirliğimle ağladığım çile süruru iksir oluncaArtık
Bakmaya da kıyamam
Nazarım başkalaşır,
Aklım tümden karışır
Mahzun gönlüm biçareliğinde,
Fikrim dur durak bilmeyince ağlaşır
Gül kalbim için hakikatin raksını
Bir çırpıda anlatır, hissiyatım aşkla buğulanırNe
Söylerim ki bu halim
Mazileşen hicranım,
Derdi ayan etmeyen kelamım
Unutuluyor, bin dert içinde anlamlaşan
Kelimeler hicranı soluyor
Ruhum sızlıyor, aklım dahi ermiyor,
Ceddim bilmem ki lal olan diliyle ne istiyorTarihim
Tarumar olmuş
Maslahatlar varlık adına
Hoyratça hakir kullanılmış
Mürebbi susmuş, arif yutkunmuş,
Veli sabrın girdabında solumuş
Ve aşk kalmış, sevda hikâyelerle anılmış,
Necip milletin nefesi açlıkla azaltılmışOkuduğum
Divan hakmış
İnsan, ancak edebiyle
Hem hal içindeyse kemal farkmış
Erdem için yarışmak, inayetin ikamesinde
Ahbaplık yapmak aşkmış
Gönlü ihlâsa hasretmek,
Vicdanın hikmetinde nefeslenmek,
Arif olmak demekmişNisanın
Naifliği edebinde
Adamın zarifliği gönlün
Sadakatindeki ülfetinde demde
Tefekkür etmek,
Sine-i aşkı rehber edinmek,
Heveslerin letafetine ermek
Bahtın seyrinde ki sabrın dergâhına
Muhtaç olan talimle sevdalaşır, aşk yaşanırTen
Libastır, kar vuslattır
Ölüm, iradesini feda eden
Kul için ne ülfetli haykırıştır
Dil susar, göz akar, sine derlediği
Her ne varsa, bir çırpınışta ona bakar
Gönül aşk için koşar, vicdan muhakemenin
Erdemiyle nefse atar bir ibretli nazarMustafa CİLASUN
1 Eylül 2013: 21:20 #815400Anonim
Kalp ahenksiz, dimağ muvazenesiz yol alamaz…
Umutlar
Var olduğu süre içinde
Bir aşkın seyri âleminde
Sürükleneceğiz demektirŞayet nasip beklenirken
Bir nedamet nüfus ediyorsa halimize
Akide merhalemizde
Muhakkak bir yozlaşma vardırSuyun
Dalgalar halinde seyretmesi
Sahilin sessizliğinde
Bir umut aralaması niyedir sorMartıların
Durmak bilmeyen nidası karşısında
Kemaninin, hicran şarkısı
Sinelerde hali bulacaktırDalların
Üzerinde hoyratça şakıyan kuşlar
Hazanın kokusunu alan yapraklar
Neyi anlatacaktırAy ışığında
Canhıraş serencamlar bulunacaktır
Nükseden nazar karşısında
Daha çok anlamlaşacaktırGizlenen sırlar,
Ahir için elde kalan tek vesikalardır
Ruhun vuzuha ermesini bekleyen
Bir güzellik niye vardırBilinmesine rağmen
Bazen hoyratça, bazen bir titreşimle,
Alaca karanlıkta bazen de
Aşkın umutları kapımızı aralarCanı kafese hapseden
Hürriyetten ne anladığını beyan eder
Hak olan bir dil, sevgiyle gül
Güzellikte tefekkür haliledirİnsan için arz edilen
Zati teşekkür aslolan bir değerken
Bundan sarfı nazar etmek
İnsan için en büyük kötülüktürMustafa CİLASUN
2 Eylül 2013: 10:57 #815405Anonim
Sor ayaz geceleri, fersizle şen gözleri, ağlayan hali…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 67KB.
Sen bilir misin?
Çaresiz seslenişleri
Yüreği titreten
Nağmenin hüzün vecdini
Sessizliğin esaretinde geçen
Elem reçetelerini
Efkâr selini, ayaz geceleri,
Fersizle şen gözlerden boşalan demiNefes
Vaktine tavdır, aşka arzdır
Gönül şayet mahzunsa
Ne kadar narla şan hardır
Sükût etmiş bir melal kim için vardır
Ve kime zarardır
Dil konuşsa, umut ruhun inhisarında
Kanatlanarak uçarsa kardırÖmür
Sevdaya hasredilen bir andır
Ne vakit aşk gün yüzüne çıkıp,
Umudumla buluşacaktır
Hüzün sinemde ilelebet olacaktır,
Hicranım biran bile durmayacaktır
Gözlerden kan boşalacak,
Nefesim takatsiz kalıp,
Halimle vedalaşacaktırVurgun yemiş
Bir asma misali sere serpeyim
Hem nasıl bir keder içinde,
Hale meftun olan bir aşk zadesiyim
Peki, niye böyle dertliyim, hasretin
Firakıyla nefeslenen sefil bir azadeyim
Şimdi kime ne söyleyim,
Bahtım için boyun bükmeliyim,
Secdeyle irkilmeliyimYoktur kimseye
Bir sözüm, özümdedir hüzün
Bir gün şakıyacak mıdır
Bu efkârlı gönlüm
Ve gülecek midir yüzüm
Ömür biterken, niyet halisken,
Gül kokusu gelmiyor bilmem ki acep neden
Akıl manam için, idrakim
Ruhumdan tebarüzle şen bir yetim,
Aşk eşiğinde ölmedenMustafa CİLASUN
2 Eylül 2013: 13:18 #815406Anonim
Bırak gideyim, sükûtun sahrasında nefesleneyim…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x542px and 108KB.
Gidiyorum…
Nefesin bahşedilmiş ligine,
Hakikatin ruhuma
Temaşa eğlediği firkati ülfetine
Ne söylesem,
Yıllara sâri sükûtumu
Bir bir şehre dip ayan etsem
Aşkın abadına gönlümü hasredebilsem
Ve umutlarımın sultanına iltica etsem…Ne kadar
Melalim varsa…
Katreler misali
Rahmet için dilenen muhtaçsa,
Meramın sevdaya kavuşmaksa
Nefsimin çeperlerinde, irademin aczi yetinde
Esaret çekmek bu kadar kalbe ezaysa
Aklım niye soluk soluğa,
Kuytu viranelerde hoyratlığın
Dilinde ve çilem korkuysaAçma perdeleri
Sinem gün görür…
Haşyetin bucağında,
Ne derlerin kucağında,
Keş kelerin ocağında zanlarım büyür
Dile gelen ne varsa,
Kalbimin lekeleri sinemde
Dinmeyen bir sızıysa, hicran yürür
Aşk mı bu minval üzere,
Hakikat ramı ne yüze,
İçimin titremeleri başlıyor bak yineNiye ağlıyorum,
İnan ki bilmiyorum…
Bin hüzünle yolun yolculuğuna başlıyorum,
Sancılarımla baş başa inliyorum
Kaçıyorum…
Bilinmeyen bir adrese,
Hasretine ram olduğum nefesin mukabelesine
Ne kaldıysa nefesten,
Solmaya amade olmuş bir hevesten,
Sabrın lehçesinden yineNe diliyorum,
Ne kadar biliyorum…
Ummanın sesini,
İçimi sızlatan özlemini, hasreti
Zerk eden busesini işitiyorum
Ne kadar dalsam,
Dalgalar misali gönlümü
Sükûtun kollarına bıraksam ağlasam
Ruhumu bırakmadan,
Manamdan kopmadan,
Kalbim kararmadan aşkı yaşasamGözümün gördüğü…
Hakikat için dile gelen nidanın
Sevdaya meftun hali
Ve serzenişi yüreğimi deliyor
Ne kadar bigâne kalsam,
Nefsimin nizamsızlığına yansam,
Kıt aklımla yakarsam
Yine de hakkıyla olmuyor,
Vuslatın perdesi, ötenin
Aşka ram olmuş vecdi dolmuyorMustafa CİLASUN
2 Eylül 2013: 15:08 #815410Anonim
Zerrede ki kuvvet, kalpte neşet eden şevk…
Orjinal boyutu icin tiklayin 700x466px and 78KB.
Biliyorum
Hissedileni anlatmak için,
Ne kıtanın uzaklığı ve nede
Varlığın azlığı bir sancıdır.
Sevmek,
Şayet muratsa o ilgadır,
Cezbeden hazdır, yaşamak
Adına hardır, an için şarttır.
Nasip haktır,
Aramak hak adına vuslattır,
Rekabet niye vardır, kalpler
Ancak sahibiyle anlamlıdır.
Ondan uzaklaşmak,
Kuraklığın kadrinde nefes almaktır,
Rahmet adına ne vardır
Muhabbet ancak aşk için olandır.
Fevri sevdalar,
Anlamsız lafazanlıklar ne aşktır
Ve ne de kalbi inşirahtır
Hak adına olmayan bir hezeyandır.
İşte o vakit,
Aldanmak ve aldatmak vardır,
Vefa sorgulanmayan anlamdır,
Sadakat kim için şart olandır.
Ecir nerede aranacaktır,
Kalp kim için bağışlanan fütuhattır,
Ruhun bizarlığı kim için
Hakikati hazandır, o an şaşılacaktır.
Aşk kendi ikliminde,
Zaman bir düşün kimin kadrinde,
İdrakin eşiğinde, toprağın
Bereketiyle, yağmur serinliğinde!
Oysaki ne dağlar
Ve ne de eşsiz
Yamaçlar geçit vermez,
Halin devranında nefeslenmeyeni
İstemez ve asla haz etmez!
Zerredeki kuvvetin,
Aşkın hüviyetinde ki muazzam uzletin,
Ömrün her sahifesine nakşedecek
Fetretin engin nefesleriyle!
Nazar edilen güzelliğe,
Keşkelerden yarar gelmeyen özelliğe,
Akıl var niye,
Düşünmek bir gaye ise,
Gerekçeler şimdi önünde!
Bilinir hak kiminle,
Ezelde verilmiş bir söz vardı niye,
Ömür hasat için bir sahifeyse,
Şimdi dareyn için kim neyi bekliye!
Mustafa CİLASUN2 Eylül 2013: 19:14 #815411Anonim
Zahir olan ayetler nezdinde aşka bir bakış…
Yapraklar
Bir aşkın mana katresinde ki
Yansımalarını aksettiriyordu
Ne parmaklar onu okşamıştı
Haline bir şevk katmıştı
Her nedense
Bir yaprağın hali
Nezaketinde her zaman nisanın,
Bir aşkın, bir hazzın, bir kızın salınması,
Naz ile samimiyeti hatırıma gelirdi
Bir damlanın dalgaları misali,
Melalin dili sukut hali gibiNe hicranlar gizliydi oysaki
Paki mahzun umutlarında,
Feryat edemediği soluklarında,
Yutkunduğu muratlarında.
Her düşen bir yaprak misali…
Her bir nefesi anlamlaştıran
Ruhunun güzelliğinde ki sanattırRuh hak için vardır, mutlaktır
Aşkın rengiyle boyanmaktır
Nedendir sanat harikası aşklar
Sürekli ibreti hak olarak
Telakki edilerek anlatılırlar.Nesiller boyu
Tarihin savaşlar kusturan
Teganniliğinde sanki uzatılan
Bir buket misali, bir salkım üzüm gibi,
Tenin halinden boşandığı gibi,
Midenin kendi yetisiyle iktifa ettiği misaliBedende
Bir yenileşme, sinede
İçsel derinleşme safhası başlardı
Sanki açlığın yudumlanan sahnelerinde
Kulluğun idraki gibi,
Muştunun kalan izleri misali, aşkın hali
Hissiyatta devri mana yapması gibiRuh bedene
Vaziyet ettiği sürece itibarlıdır,
Vardır, anlamlıdır, kadri mutlaktır
Nefisler asla eziyete, ıstıraba,
Gayrete, meşakkate kapalıdırlar
Yan gelip yatmak isterler,
Doymak nedir bilmezler, bedenin
Kas yapısını tahrik ederek miskinleştirirlerÖlmek
Temayülüne hız katarak,
Manasız kalırlar ancak
Oysa sessizliğinde sukutu hal ile
Akıbetini bekleyen su, emri hak ile
Hiddetin ve şiddetin korkusuyla
Esrarın safhalarındaydı.Yaprak ki
Dalından kopmak zorunda
Bırakılan bir sevdanın mahzunluğunu
Yaşayarak habersizdi olacaklardan
Lakin düşmek zorunaydı hikmetin
Muvacehesinde ki mevcut nasibince
Bu öyle Kutlu bir yoldu ki teslimiyetle
Ancak durulur, solunur, anlam bulunurdu
Muhakkak ki
Bir halk edenin nuruydu,
Muradıydı, tasarrufuydu, nizamıydı
Maksuda Ulaşmanın bir tek yolu
Rızayı bari ile solumak, konuşmak,
Hem hal olmaktı, aksi bir tavrın
Tercih edilerek enaniyet için
İsyana girilmesi şirrettiHazanın
Esrarında kurumaya yüz tutarak,
Hayat damarları sessiz bir sukutun
Perdelerinde aranan mızraptan
Akseden bir feryadın nağmesi misaliydiGözyaşları
İçe akarken, kan çekilirken,
İksir tükenirken, cazibe biterken
Bırakılmak gibi, azadın izleri misali
Hürriyeti hayata yeniden başlamak gibi…Suya düşerken Bile esintilerin etkisinde
Sessiz melalin derinliğinde sesler,
Renkler anlamsızlaşır, tükenen bedende ki
Can gibi, mecalsiz aranan nazarlar misaliMustafa CİLASUN
2 Eylül 2013: 20:26 #815412Anonim
Bariz olan ezel ve ebet, hak ve ret, vicdan ve nefs…
Orjinal boyutu icin tiklayin 819x659px and 53KB.
İnsan olmak
Ve bu şerefe nail bulunmak
Ne büyük bir nimettir.
Şükrü asla mümkün
Olmayan en büyük değerdirFazilettir,
Payedir, şereftir, hilkattir.
Böyle bir itminanlığa haiz olmak için
Muhakkak ki bir eğitim şarttırEğitmen
Öncelikle kim olduğunu bilen,
Hilkatin ve aidiyetin idrakine vakıf bulunan,
Mükellefiyetin ve emanetin
Ne kadar önemli olduğunu bilen
Bir şuurun sahibi bulunmalıdır.Aksi takdirde
Manasından habersiz bir kişilik
Ne kadar verimli olabilir, öncelikle
Kendisi bizzat bir eğitimden geçmelidir,
Hakikat nedir muhakkak bilmelidir.Hülasa edersek
Mazisiyle kahretmeyen, geleceğiyle
Paganlaşmayı öncelemeyen,
Objektif bir düşünme usulünü özellikle
Tercih eden bir mürebbiye ve eğitici olmalıdır.Güven,
Sadakat, fedakârlık,
Görgü kuralları, edebin ziyadesi,
Faziletin değeri, şahadetin gereğiVatanın teminatı,
Vicdanın, izanın, halin izahı
Ve vuzuhu için en önemli dayanağı
Manevi alt yapıdan geçmektedirManevi
Alt yapısı olmayan bir insan,
Sorumsuz bulunandır,
Keyfiyetine göre davranışı önceleyendirBir insana
Fayda sağlamak adına, öncelikle
Onu anlamak için gayret,
Sükûnet ve sabır gerekmektedir.Bilmekteyiz ki
Hiddeti önceleyenler
Bilgi bakımından yetersiz kişilerdir.
Şiddet
Heveslileri ise konuşma dilinden
Yoksun cahilliği öne çıkmış kimselerdirBu kişilerin
Genel temayülü, isteklerini
Sevgi diliyle değil kargaşa ortamını
Tercih ederek elde etmek meyilleridir.Aslında
Bu insanların en büyük problemi
Bire bir kendileriyledir
Kendi sineleriyle barışık değillerdirHusumet,
Haset, riya, tekebbür, zülüm,
Hiddet, şiddet, aldatmak,
İnkâr etmek temel tercihleridirÇünkü
Nihayetinde kime hesap vereceğini,
Bir nefeslik can olan akıbetleriniMahşerin
Haşyetini nerden bilecekler ki,
Bilgi ve mana muhayyilesi bunların
En son veya asla istemedikleri tercihleridir.İnsanlık tarihinde
En bariz olan iki husus ön plana çıkmıştır
Ezel ve ebet, Hak ve ret, vicdan ve nefs,
Zalim ve mazlum, müstekbir
Ve müstezaf, Rab ve tağut tercihleridirEn ufak
Bir paha karşılığında dinini satanlar,
Farkında olmayanlarda çabası tabi kiMustafa CİLASUN
2 Eylül 2013: 21:03 #815413Anonim
Gün yüzüne hasret kalan ukdeler aralanırken…
Orjinal boyutu icin tiklayin 720x540px and 54KB.
Gecenin
Makûs nidasını duyuyordum
Tutmayan uykunun perişanlığında
Halimce bir yaren arıyordum
Lisanın nisasında duyulmayan perdeleri
Ve hicranı nefesleri merak ediyordum
Derdin her sahnesini,
Çilenin hikmetli payesini,
Efkârın bizar eden halini soluyordumZafiyetlerimin
Hataya duçar eşkâliyle
İrademin azimetten yoksun sefilliğiyle,
Birde hüzün kalbe girince
Serabın en zarif haliyle,
Hasretin dile getirdiği hüzzam
Güfteyle yoldaş oldum
Esinti sinemin en ücra köşesinde
Yıllara sâri suskun kalan
Vecdi ruhumda okuyorduSarsılmış
Ve şaşırmış bir haldeydim
Tenimi okşayan ve halimin
En yalnızlığında arkadaş olan farktı
Hangi köşeye baksam,
Gecenin en kuytu karanlığında
Neyi aransam bir gamdı
Hicranın sazendeliğinde,
Nakkaşın özverisiyle,
Ressamın yürek sesiyle esini andımDönüp
Arkama hazinliğimi andım
Ne bir ses ve hatta nefes
Duyulmaz olmuştu, kulaklar ne yapsın
Kalp itminan olmadıkça,
İnşirah için talim almadıkça,
Ruh hicranla yaşadıkça
Güneş doğsa, gün aydınlansa,
İnsanlar koşu atları misali
Solusalar da sancı haktıHani şairler
Anlatırlar mısralarla
Düşünülen,
Aklıselim ile nizam edilen,
Halin dilinden esinlenen
Umutların salasında,
Sevdanın sancısında,
Aşkın titreten yamaçlarında ağlarken
Ömrün sahnesinde
İkame edemediği, düşlerin
Perdesinden seslendiği hissiyat var yaDürülen
Bir hayatın acısı başkaydı
Ne kadar çok sinemde
Gün yüzüne hasret kalmış uhdeler sanıktı
Artık her şey başkaydı,
Solgunlaşan hal, eskiye mahal kal,
Vaktin kıskacındaydı
Anlatılmayan her şey zanlıydı,
Yargıcın müsaadesiyle
Ve iradeyi hal ile keyfiyetiyle
Mustafa CİLASUN3 Eylül 2013: 10:42 #815416Anonim
Hiç değilse gülün naifliğinde gönlüme nazar etsen…
Orjinal boyutu icin tiklayin 750x469px and 58KB.
Sazende
Tamburuyla hicaz taksimi geçerken
Sustum…
Nihayetimin ayan olacak hüznüyle
Yutkundum durdum
Hissiyatımı buğulayan
Hasretin şavkıyla gözlerim bıraktı,
Gam sinemi dağladı,
Hicran her daim kapımda sabırdı
Ne gecem ve dahi gün içinde neşem vardı,
Sürur nedense çok uzaklarda kaldıArtık gönül sayfam
Karanlık içinde umutla bekleyen meraktı
Kalbimin dinmeyen hüznü,
Bahtım için ne muazzam sancıydı
Şevkim niye uzaklaştı, kar yüreğimin
Derinliğinde bekleyen bir kaftandı
Ölüm aklım için kardı,
Ruhum hakikatin serencamında
Aklanan sevdaydı, edep vardıNe vakit
Vuslatı ansam, titreyerek ağlasam
Kalbimin inşiraha hasretini
Nasıl anlatsam ve iflahı koklasam
Ağlasam,
Durmadan hakkın zikrine kanarak
Yalvarsam, hiç usanmasam
Sermayem için kollarımı açarak,
Kalbi lekelerimden aklanmayı,
Ah affıyla başarsamVakıf olamadığım
Lisanın kadriyle solusam
Dile delen ayetlerin sağanağında
Kaybolarak aşkına uzansam
Hiç değilse gülün naifliğinde gönlümü
Buğulasam, hasretimi bir anlatsam
Yazsam, sinemin yangınlığında
Aziz gönüllerin himmetiyle
Niyazlaşsam ve ağlasamNiye bencileyim,
Varlığın ebet adına nöbetçisi miyim
Hali sefilliğim için sanki bir dilenciyim,
Hangi yolda kalıcıyım
Veren belli, sahibim kimdi,
Kudretin azameti
Ah nasıl görülmezden gelindi
Ömür tükendi, hesap yakinleşti,
Kefen biçildi, ölüm ise dirilmek için,
İhlâsla nasiptiKimler geldi,
Kimler derdi gam ile göçtü
Dareyn saadetinin vaat edildiği
Belliydi, lakin kim edeple meyletti
Düşündükçe içim titretti nefesi kesti,
Umutlarım efkârla belendi
Kalbi fakirliğimle, takatten arî dizlerimle,
Fersizleşen gözlerimle ellerimi açtım ilahiNe bir
Hevesim kaldı ve ne de uhdem ardı
Yüreğimi dağlayan hançerin yarası,
Sinemin fakirliğin bir ibreti nazardı
Gönlüm, hicranın sükûnetiyle, elemin
Hüznüyle kemalleşen bir sevdayı karardı
Hayat, idrakim için en anlamlı bir kitaptı,
Kitabeler mazime açılan en kutsi nazardıMustafa CİLASUN
3 Eylül 2013: 11:30 #815417Anonim
Sinemde dağlayan hicran, buğulayan an kaimken…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x536px and 127KB.
Ne olur bir lahza
Açmayın sine-i efkârımın örtüsünü
Küllenen melalimin sancıya
Türap olan hicran öyküsünü
Dinlemeyin kalbimin hazin nağmesini,
Ruhumu bizar bırakan hançerini
Titreyen şu hali acizliğimde avareleşen
Hislerini, dinmeyen nidamdan göz paremiUmut, hakkı sevdadır
Vuslat için en ulvi aşkı sultandır
Yeis içinde nefeslenmek,
Sine için fevkalade bir zayiattır
İnşirah kalp için ihsandır, kul için
İhlâs niye farktır, aşk feda için aktır
Yakan hicran, buğulayan her an, mavera
Yolculuğunda aşkı coşkuyla hale koyanSinemde
Kaim olan bir metanet var
Ruhumun mateminde hasret ar
Lakin korkular içinde nefes almak,
Yüreğimi çok dağlar
Vaat edilen hazlar, merakı önceleyen
Soluklar cennete girmek için ağlar
Müddeti nefes için andığım, yüreğimin
Haresinde hüzünle baktığım farklılığım acı
Yanan ocağın
Umuduna kanan, ona bel bağlayan
Issız köşelerde avareliğin
Sefilliğinde merakı yudumlayan
Kanayan sinenin hali efkârını hiç
Anlamadan yaşayan ve haykıran can
Kudretin payesini, nefesin acizliğini,
Ömür için vaat edilen suali bilmeyince ağlarTefekkür ettikçe
Sefilliğin en bariz çehresi karşıma çıkar
Lal olan dilimin bizarlığı
Sineme akarak yüreğimi dağlar
Ne andığım o korkutan nar ve ne de
İdrakine vasıl olamadığım her bahar
Umutlarım için bekleyen
Filizlerde bir aşkı sevda var,
Kim hali fakirliğime yanarBiraz durun
Seslenmeyin derin bir uykuyla irkileyim
Düşlerin serencamında
Hülyaların şevkiyle hasrete ereyim
Nefesim oldukça hazanı neyleyim,
Temaşa ettiğim nispette aşkla göçeyim
Ah halimin derinliğine nüfus eden
Hazin kederim,
Kabrim için ölümle bedelleşirimŞimdi ne olacak
Nefsimi bekleyen haşyetli bahanelerim
Ne söylesem hakikat için
Kalbimin sahifelerinde eğleşirim
İnayet için hamiyeti kimden dilerim,
ah görgüsüz melalim seninle neylerim
Mizan için niyaz ederim, kalbimin sahibine
İltica ederek umudu aşkla yâd ederimMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.