- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
20 Eylül 2013: 10:29 #815621
Anonim
Ne acı bir hikâyeydi, içimi dağlayan hançerdi…
Orjinal boyutu icin tiklayin 900x600px and 56KB.
Emine
Henüz on iki yaşlarındaydı
Saf bir babası
İki analık elinde yetişmiş
Bir annesi vardıEmine
Çok küçük yaşına rağmen
Evin her türlü
Temizliğinden sorumlu olan candı
Seçme hakkı hiç tanınmadıAnnesi
Kimi zaman
Evlere temizliğe giden
Yıllardır kahır çeken
Pek yüzü gülmeyen nisaydıKim ne derse
Doğru kabul eden
Muhakeme yetisini öteleyen
Şefkat ve hamiyete aç nefesti
Hep hançerlendi ama yetmediİki kızı vardı
Emine ve Hayriye isminde
Her ikisi de perdeler kapalı yaşadı
Korumak, muhafaza etmek
İsterken, gönüllerinde ki umudu karattıKızların
Hiçbir çaresi yoktu
Ya çok kötü bir dayak
Ya da aç susuz bırakılmak
Kime ve nereye sığınırdı
Henüz bilmeyen bir aciz kulduBazı komşular
Annesini ikna ettiler
Yirmi yaş büyük bir taş ustasına
Emine’yi vermeye heveslendirdiler
Hiç değilse kızın kurtulur diyerek
Emine’nin kanına girmek için azmettilerAdam
Belki yaşlı ve zavallı biriydi
Hiç evlenmemiş aciz bir nefesti
Kaba ve hiçbir cazibesi olmayan kederdi
Zavallı Emine kollarına teslim edilecekti
Şahit olan varlıklar beklide sevinecektiEmine
Ne kadar ağlasa ve yırtınsa
Başını taşlara vurup haykırsa
Kimse duymuyor ve dikkat kesilmiyordu
Ne de olsa kurban edilmek için bekleniyordu
Emine intihara teşebbüs etti yine engellendiO yıllar
Asayiş ve emniyet
Ne kadar güvenli ve dakikti
İnsan hakları bakir ormanlar içinde yaşayan
İnsan ve mahlûkun farkında lığında değildi
Annenin tahakkümü, komşunun azmi, babanın sessizliği
Emine’nin sonu oldu, ne sevinç ve umut hayallerini kuruttuMustafa CİLASUN
20 Eylül 2013: 12:35 #815623Anonim
Sen bilirsin, sen en yakınım olan sahibimsin…
Eylül vakti
Dökülüyor umutlar,
Benzi soldurmuş korkular
Sabır içinde nefesi
Bizar eden kanaatler
Bir ışık, bir esin zerk etmesini
Bekleyen kalpler
Bilmem ki ne vakit gülecek,
Sürur içinde
Edebi terennüm edeceklerdirEy Rabbim
Ne olur sesimi,
Sızı mı duy
En yakınımızsın, sahibim
Ve yegâne mabudumuzsun
Sabır tükenirken,
Kanaat artık kar etmezken
İçimi acıtan elem sineme
Hüzün vehmederken
Daraltma beni,
Vaktinde yetiş
Boynumu büktürmeElbette biliyor
Ve iman ediyorum ki
Hikmetine ve vaktine
Vasıl olmadığımız nasipler
Hissiyatımıza ağır gelir,
Edep içinde beklemek
Kulluğun gereğidir
Fakat aczi yetim
Ve zaaflarım var, kaygı
Ve gam bırakmaz yar
Ruhum ve kalbim senindir,
Benim irademe tevdi ettiğin
Her ülfet bahşettiğin hakikattirNadan değilim
Bilgisizliğimle matuf
Bir nefesim
Liyakati ve münevverliği
Erdem bilirim,
İbretle nazar ederim
Ne kadar
Bedbinliğim varsa,
Azimet ve sureti irade
Olduğum için kabullenirim
Fani olan,
Hülyalara daldıran,
Her hakikatin
Eğitimini yaptıran
Dünyayı halime dar eğlemeMustafa CİLASUN
20 Eylül 2013: 13:58 #815624Anonim
Anarken durmuyor, akıyor sessizce demlenen gözyaşı…
Unutmadım
Unutamazdım,
Nasıl silip atardım
Ruhum ve kalbime
Nakşeden nadide
Bir hicrandın
Bazen hüzün ihsan etse de
Vazgeçemeyeceğim
Bir edebi nefestinSöyleme
Şu yaralı gönlümü
Avutmak için ne olur
Bahanelere girme
İçimi dağlayan
Hasretten imtina etme,
Gönül ağlarken,
Evet, gülmeAnlatılmıyor
Bazı hisler, gönle
Düşen hüzünler
Alıp götüren düşünceler,
İçimizi burkan kederler
Göz görünce,
Gönül temaşa vaktine erişince
Sıcak bir his kuşatır benliğimiziİşte
O zaman
Bir başka andır
Ruhun ve yüreğin meşke
Eriştiği lahzalardan hazdır
Huzur ve muhabbet adına
Vazgeçilemeyen ikramdır,
Gönül dilinde hicrandırBilmem ki
O sayfaları ve
Resim karelerini
Yazılan name ve gönülden
Nükseden şiirleri
Nasıl halin ikliminde derlesem,
Bir anı roman olarak
Sayfalara hüzünle işlesemEvet,
Böyle zamanlarda
Durmuyor, akıyor sessizce
Demlenen gözyaşı
Dinmeyen acısı,
Ukdeleşen derin sızısı anılırken,
Hıçkırık başucumda beklerkenMustafa CİLASUN
20 Eylül 2013: 16:03 #815625Anonim
Sinei ahumda bir matem var, sensiz neyleyim yar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 148KB.
Yar
Beni benden
Alan bahar
İçimde dinmeyen
Bir hicran var
Hazanı ne vakit
Düşünsem yüreğim yanarSesin
Nefesinden
Nükseden hevesin
Hissiyatımı cezbeden
Naif halin
Gözlerimi kamaştıran
O cemalin gitmiyor yarEdibe’ydin
Sanki onun
Bendinde büyümüştün
Bitmeyen hikâyelerin,
Buğulayan sesin
Alıp götüren buselerin,
İçimde kalan ukdelerdir yarYazdığın
Namelerde,
Düşündüren şiirlerinle
Bin bir hülyanın büyüsüyle
Salınan fikirlerinle
Seni senden alan
Ve ruhunun vecdini
Yaşatan hüznünle
Anıyorum yarGüle baksam
Ona temaşa ettikçe
Tefekküre dalsam
Firkatin bağrında uyusam
Ve hiç uyanmasam
Bıraktığın izlerin
Süruruyla bir ömür ağlayıp,
Hicran yudumlasamArtık
Gönlüm yas içinde,
Senin mateminle
Tutunduğum umutlarım
Solgun bir halde
Gün batıyor,
Vakit yaklaşıyor,
Hani ecel nerede,
Nefes gidiyor ahdineMustafa CİLASUN
21 Eylül 2013: 13:43 #815629Anonim
Sinemde bir sessizlik var, hangi vakitten korkar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 800x534px and 261KB.
Senden sonra
Hiç bir şey
Eskisi gibi olmadı
Yapabileceğime
Kani olmam dahi
Beni bana bırakmadı
Derin bir sessizlik ve
Hüzün hâkim oldu,
Yalnızlık kırılan
Umutları toparlayamadıDemek ki yanılmışım
Zan içinde
İtham etmeye kanmıştım
Hiç dinlemeden,
Haklı olacağını
Düşünmeden kırmıştım
Gözlerin bakarken
Ve hatta sukut ettiren
Kanı görünürken
Sen sabırla sırlaşmıştınBir kelam etmedin
Asabiyet içinde
Nefeslendiğimi bilendin
Ne kadar yanlış
Ve hatalı yanlarımı
Görmezden gelmiştin
Ama ben demek ki
Çok bencil ve acizdim,
Nefsime uydum ve
Kalbini dinlemedimSen, sessizce gittin
Ben hala hiddet içinde
Etrafıma bakarken
Kırıp, parçalarken,
Sen gözyaşlarına
Refakat ettin, seslenmedin
Edebin ve nezaketin
Her veçhesi senden
Sudur ederken demek ki
Ben hiç göremedimEn çok içime işleyen
Henüz kapıdan
Çıkmamışken, dönüp
Bin hüzün içinde
Gözlerime bakmıştın,
Kim bilir o an
Neler anlatmıştın
Fakat kalp katılaşmıştı,
Hırsın ve hıncın
Esaretine boyun bükmüştü,
Sonra ayrılmıştınO an ve sonra
İçime işleyen zaman
Neler anlatmıştı bana
Evet, beşeri ve bedevi
Yönlerim ne kadar aşikâr
Ve ayan olan kabalıktı
Şimdi yalnızlığın hüzün
Sokaklarında nefeslenirken,
Yalnızca kendime acıyor
Ve hayıflanıyorumMustafa CİLASUN
21 Eylül 2013: 14:34 #815630Anonim
Ümidi sarsma, en yakından kat a uzaklaşma…
Orjinal boyutu icin tiklayin 1920x1080px and 1011KB.
Niçin
Bu kadar
Kederlisiniz?Neden
En yakın
Olanı üzersiniz?Yoksa
Ona karşı
Mesafeli misiniz?Gönlünüzde
Baş gösteren hüznü
Nasıl izah edersiniz?Siz ki
Kalbi itminan
Olmuş bir nefessiniz.Kalbinize
Fazla yüklenmeyiniz
Azimet içinde hisleniniz.Tevekkül
Etmek için sabrınızı
Duygusallık için zedelemeyinizNasip nedir
Umut vaktine
Ait değil midir?
Tecelli ettiren kimdir,
Yar değil midir?Ya bu kadar
Sevip, yüreğini dağlama
Ya da karalar giymiş
Bir nisa gibi davranmaNeşe
Ve şevki
Bahşedeni unutma
İnsansın, muhabbet içinde
Yaşayacaksın unutmaBeterin
Beteri vardır, bilensin
Kara günler nasıldır,
Hisseden bir zarafetsinNedense
Sen gelince aklıma
Hüzün ve hicran
Akışı başlıyor
Sinei canımdaSanki
Yalnızsın, derdini
Saklayan sırsın
Lakin şevk ve neşe
İçinde yaşamalısınMustafa CİLASUN
21 Eylül 2013: 19:21 #815631Anonim
Bir düş, bir hayal lahzasında kalan mahperiydin…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x698px and 121KB.
Gittin
Zaman gibi
Işık veren ve eriyen
Mum misali
Sığınılan ve kaybolan
Gölgeler nerede şimdiSırdın
Kendi yağında kavrulan
Muhannete muhtaç
Olmaktan kaçan
Derdiyle bir ömür yol alan
İbreti cihandınEdebin
Nezaketti ki hassasiyetin
Naif ve suhuletli kalbin
En yüce hasletindi
Kızmak, kırılmak derdinden
Ziyade ecir için azmederdinKim
Ne söylerse
Tebessümle
Mukabele ederdin
Sanki sinirlerinden arîleşmiş
Aziz bir nefestin
Yoktu bir dünya kederin,
Ne hasretin
Ve ne de eriten eleminHer vakit
Hamt içinde olan serdin
Şikâyet ve yeis adına
Hiç taviz vermedin
Sabrı ve kanaati
Nasıl bu kadar
İkram bilerek
Hem hal içindeydinNe derler
Hiç umurunda olmadı
Muhakeme en yakınında
Olan dermandı
Yalan ve riya
Hiç hazlanmadığın
Meziyet ve huylardı,
Senden çok uzaktıMustafa CİLASUN
22 Eylül 2013: 09:54 #815632Anonim
Kimsenin kalbini dağlama, umutlarını bağlama…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x720px and 220KB.
Kem söz
Sahibine aittir
Oysa insan düşünebilen
Bu yetiye haiz olan
Bir nefestir
Yoksa akıl ve idrak
Niçin kalbi ehliyettir
Tefekkür etmek, onun için
Vakit ayırmak hassasiyettirİnsanlar
Her biri bir âlem
Olarak farklılar
Sual etmek lazım
Ne kadarının farkındalar
Ne kadar manidardır
Yaşamak için yaşayanlar
Kul olmak,
Hiçlikte yol bulmak,
İşaret taşlarını okumak afaktırRuh kimin
Kalbin ne kadar senin,
Akıl ehliyetin
Nefes müddetin,
An gerekçelerin,
İrade hürriyetin
İrfan ve ihsan bereketin,
Kemali yet gayretin
Hepsi nasip illetinin
Azim ve merak etmek,
Hakikate erişmek için
Dur durak bilmemek
Haiz olacağın muhabbetinÜmmi olmak
İrfandan soyutlanmak değildir
Hakkın ikramından ve
Rahmetinden
Uzaklaşmakta değildir
İnsan idraki
Ve irfanı nispetinde
İbretle bakılan ve dikkate
Alınan ecelli zamandır
Ne kadar edep ve kemal
Mertebesine haizse, o nispette
Gönüllerde yer alan Furkan’dırAşk kalbi
Gönül kılan,
Sırla buluşturan
Hikmetin vecdini yaşatan,
Sukutu ikram saydıran
Kanaati sevdalaştıran,
İhsana adanmış kılan,
O’nun rızası için yaşatan
Nasibi ihsandır,
İkramı rızıktır,
Bahtı bahtiyarlıktır,
Kulluk şiarını yaşatan abı şeraptırMustafa CİLASUN
22 Eylül 2013: 10:53 #815633Anonim
Alıp götüren bir sır var, sevdası nasip olacak mıdır Yar…
Yüreğim
Ummanın en müstesna
Çığlığından nükseden
Sevdaya meftundur
Ne kadar hasret yaşasam
Sırrına vakıf olmadan ölsem
Nasibin bir ilahi
Taksim olduğuna
İman etsem de
Ruhumun hicran damlaları
Dinmek bilmezGözyaşı
Görülmemeli,
Nazarlar şahitlik etmemeli
Sinenin meftun olduğu
Hüznün ne anlattığı
İçini acıtan varlığı,
Anar olup hali demlemeli
Aczi yet ve zafiyet gösterip,
Hali aşikâr eğlememeliSevdası olmalı
Aklın, izanın, idrakin, vicdanın
Teni kuşatan her efkârın,
Canı candan eden ah u zarın
Semaya el veren muhteşem
Yemyeşil ağaçların
Koylarında sabahlattıran
Suhuleti aşiyanın, yakarışların
Korkudan emin kılan
İlim ve irfan inşirahlarının,
Kulluk sıfatınınBir nida var
Hissedebilen kalp için
İşite bilecek kulak ve izan
Ne hikmetli bir seçim
Ten, cezbeden,
Nefsi davet eden,
Yasaklanmış menhiyat
Evet, o zilletin
Zafiyet ve zan,
Bağnazlık ve hesapsız heyecan
Açmaza götüren şer güçlerin
Kul, azim ve iradesiyle,
Bilgi ve irfan nasibiyle,
Merak gailesiyle
Duymak için can atmalıMustafa CİLASUN
22 Eylül 2013: 19:54 #815634Anonim
Yaşayan beşer, edebi ve adabı idrak ile ram eğlemez…
Orjinal boyutu icin tiklayin 720x511px and 39KB.
Beşer
Edebi kalbinde hissetmez
Yalnızlığında onun
Hassasiyetini
İdrak edemez
Bilmek,
Talim etmek,
Hayâya erişmek
Noktayı nazarını fark edemezAkıl
Bilgiye ulaşmadıkça
Kalp edebin deryasına
Dalıp arınmayınca
Ruh,
Sırrın tahayyülünü
İrfana bırakmadıkça,
Beden nasibi bilmeyecektirUmut
Edep ve irfanın vecdinden
Sabır ve kanaatin sadrından
Zuhur eden murattır
Azmi yoksa
Niyet samimiyetten uzaksa,
Kalbi hassasiyet
Bulunmuyorsa zandırEdep
Edepsiz nefesin edepsizliğine
Sırnaşık ve yılışık sefillerin
Cehaletine sabrettirir
Nefes vaktine koçarken,
Mizan her lahza da
Kalbe inşirah sunarken,
Hal meşk halindedirHayâ
İmanın ikamesinden
Neşet eder
Her nefes
Nasıl hidayete erer,
İmtihan kimi bekler
Aklını, bilgisini,
Azmini ve maksadını
O’na ram eyleyen
En tabidir ki nasibi
Dergâha icabet ederCahil
Bilgiden mahrum olan nefes
Pişkin ve arsız aklı
Evvelden daha itibarlıdır
Hiç değilse onun
Bedevi şekliyle de olsa
Utanıp, sıkılması esastır,
Yaşadığı şartlar gereği
Bilgiye açtırMustafa CİLASUN
23 Eylül 2013: 17:51 #815639Anonim

Hiç ses etme dinle…halin
kitabından
söz edeceğim
derin bir sessizlik içinde
kalbin dilini azat edeceğimsenin
sinende var olan
yıllara sari içini burkan
kalbini sızlatan
gözyaşlarını akıtan
derdi gamından kal eğleyeceğimne kadar
ruhun ve kalbine
yakınlığın zannıyla coşsan
en yakına olan
uzaklığının farkındaysan
umutların için
figan etmeye başlamışsan
feryat ne ki,
durmadan çırpınsan az gelirseni ben değil
bizzat sen tanıyacaksın
ne kadar nedametin varsa
yaşatmayacaksın
ukdeleşen heveslerin
ilzamında paslanmaktan
azmini ve iradeni kurtaracaksınvakit
bazen titretir
kim bilir lahzalar içinde
ne sırlar gizlidir
hangi hayalerin
halin için ümittir
nasip müddetlidir,
umut içinde ki zindeliktir
ihsanın ve irfanın
sadrından nükseden güzelliktirneden boynun
hemen bükülür,
sabır böylemidir
bizar bir kalp
sabrettiğini söylese
ne ifade edecektir
iman etmek, sadece
boyun bükmek değildir
iman etmek,
candan geçmek,
rızası için vecdiyle
aşkına erişmektir
sürur ve muhabbet
gönülde yoksa,
solmuşsa, tek çaresi,
en yakınla dertleşmektirMustafa CİLASUN
23 Eylül 2013: 19:07 #815640Anonim
İnsan umut eder kul ise vaktini şevk içinde bekler…
Bazen
Kelam kar eğlemez
Halin içinde bulunduğu
Vaziyeti şehredemez
Solgun umudun
Kırılmış kalbin
Çileye gark olmuş bedenin
Şefkata susamış sinenin
Dinmeyen bir efkarı vardır,
Gözyaşlarıyla anlatılanlardırSolgun
Bir hal içindesin
Bilmem ki
Nasıl bir cefanın derdindesin
Sukut edersin
Bin hüzün içinde beklersin
Yaşarken
Kefene bürünmüş ten misalisin
Bırakma kendini bukadar
Her sabahın bir akşamı var
Umut, kalbinde ki imanla yaşarKim bilir
Belki kandırıldın
Avutulmak için muhatap alındın
Bakir duran masumiyetin
Ayaklar altına alınan zarafetin
Onur ve haysiyetin heba edilirken
Ne kadar derin bir acı yaşadın
Bubu hak ettiğine hiç inanmadın
Lakin, imtihanın bahtında adaydın
Ecelle anlamlaşan, fani olan candınSeni
Kırıp inciten
Nesebinden
Şüphe edilen illettir
Masum ve naif
Halini zedeleyen
Hassasiyetten ve
Edepten ari keştir
Bir anlık gafletin,
Tahkikten uzak halin
Bir ömürlük yüke duçar bıraktı
Nereye gitsen, kime baksan
İçini acıtan ve yüreğini dağlayan andıMustafa CİLASUN
24 Eylül 2013: 10:52 #815641Anonim
Zehrolan bir şerabı neyleyim, sürurdur hasretim…
Orjinal boyutu icin tiklayin 900x600px and 56KB.
Yar
Ne yapsam
Hangi meşgaleye tutunsam
Ellerimi semaya açıp
Gözyaşlarımla umutlansamİçimde
Dinmeyen sızıyı
Ah u zar ettiren
Kalbi yalnızlığı
İfade ederek anlatamam,
Vuran kederi dillendirememÇileyi
İkram bilen bir nefesim
Cefayı taç edinen
Sefili hicranım
Bilmem kine kadar kalbi
İtminanlık içindeyim, şevksiz canımÖzlem
Diyemem,
Ötesini hisseden
Hasretiyle sabrın
Sadrında demlenirken
Boyun büktüren,
Endişeye sevk eden, ümidi
Halsizleştiren an’adır hayretimFirkat
Alıp götürürken
Şikayet etmek için dil
Sukutu seçerken
Gönül ağlıyor, can
Figan içinde aranıyor,
Hangi lahzaya baksa hazan oluyorMustafa CİLASUN
24 Eylül 2013: 13:48 #815642Anonim
Ne kadar dalgınsın, hangi efkarın hüznüyle aranırsın…
Orjinal boyutu icin tiklayin 696x545px and 53KB.
Sazende
Henüz perdeleri aralıyor
Her bir notada kalan izleri
Ayan ediyordu
Ruhi temayülleri
Bariz birşekilde
Okuyarak sezgiyi
Fark ettiriyorduYalnızlık
Kalabalıktan
Uzaklık değildir
Yalnızlık, ruhi ve kalbi
Bakımdan himayesizliktir
Kul, edep ve hizmete ram olursa,
Muhabbete taraf muhayyeledirMübelliğ
Kürsüden ahkam
Kesen değil
Gönülleri şehredip,
Kalbi temayülü
Cezbeden ahenktir
Edep ve hassaiyeti
Nispetinde itibarı ve tercih
Hakkı muhafaza edilen dirliktirDin
Kimsenin
Sermayesi değildir
Özellikle fanus içinde
Yaşamaya azmeden
Nefes gericidir
Tehamül ve ilmin
Güncellenmesinden bihaber
Kalan her kimse iticidirAzim
Yaşamak şartı
Ve hülasasıdır
Umudu içinde barındıran
Bahşedilmiş cehtin alasıdır
Hangi nefes
Ondan vazgeçerse,
Kalbine ve ruhuna
Bigane kalmış viranedirMustafa CİLASUN
24 Eylül 2013: 15:03 #815643Anonim
Sen yılların hasretinden bir sevinçtin, silinmeye izdin…
Vur
Hiç durma sende vur
Kalbinin bir köşesinden
Atta kurtul
Mahkum et, fırsat verme,
Dinlemek için kat a
Düşünme bile
Kim vurmadıki,
Yara almayan yer mi kaldı,
Cefa zaten başucumda
Bekleyen karardıAşk
Bize göre değil be güzelim
Sevda türküsü söylesek ne yazar,
Hüzün sinemden çıkmaz yar
Yıllardır sabırla beklerim,
Hangi umudum bahtımıN
Kapısını aralar ve sürur başlarBizler
Kenar mahallelerde büyüdük
Yokluk ve sefaleti an be an
İçimize nakşedip, boyun büktük
Heves ve arzularımızı
Hep içimize gömdük, kime
Nazar etsek kararmış küldükAcınmak
Nasıl bir derin yaraydı
İçimize giren ve kan getiren
Hançerden farksızdı
Ağlayamazdık,
Sessiz çığlıklarımızı duyuramazdık,
Her gece umutla sabahlardıkNazar ettin
Kalbin tellerini titrettin
Önce bakamadım,
Ne kadar şaşkındım,
Sonra çekindim
Son bir kez daha denedim,
Sen içime işlemiştin,
Yılların hasretinden bir sevinçtinMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.