- Bu konu 160 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
5 Ocak 2010: 07:44 #763644
Anonim
Elbette ki doğru..Suâl..?5 Ocak 2010: 16:37 #763702Anonim
Suâl: Halık’ından intizam dersi alan mumdar nedir..?
6 Ocak 2010: 13:20 #763767Anonim
Madem Cenab-ı Hakk’ın elektrik gibi bir mahluku ve bir misafirhanesinde bir hizmetkârı ve bir mumdarı, Hâlıkından aldığı terbiye ve intizam dersiyle bu keyfiyete mazhar oluyor.
(Sözler – 112)sual: hangi remizde (ne denmiş ki)ehl-i dalaletin vekili, işitmemek için kulağını kapayıp kaçmağa mecburdur.
6 Ocak 2010: 16:47 #763780Anonim
Bu remizde beş hüccet tâdad edilmiş..Tabii ki bu hüccetlerden kaçacak menfez bulamayan dalâletin vekili, kulağını tıkayacaktır..Başka da çâresi yok zaten.. (:
ÜÇÜNCÜ REMİZ: Umum kâinattaki umum kemâlât, bir Zât-ı Zülcelâlin kemâlinin âyâtıdır ve cemâlinin işârâtıdır;
belki hakiki kemâline nisbeten, bütün kâinattaki hüsün ve kemâl ve cemâl, zayıf bir gölgedir.
…İşte bunların icmâı, sarsılmaz bir hüccet-i kâtıadır.
Tahmin ederim ki, şu Remizde, ehl-i dalâletin vekili işitmemek için kulağını kapayıp kaçmaya mecburdur.
Zâten zulmetli kafaları, huffâş misillü, bu nurları görmeye tahammül edemezler.32. Söz
6 Ocak 2010: 16:48 #763781Anonim
Suâl; Sahabe-i Kirâm’ın r.a.e. ekserisinin husûsiyetleri nelerdi..?
(Cevab yazılınca maille bildirilmesi güzel bir tatbik doğrusu. Profilden ayarlanıyor.)
6 Ocak 2010: 21:23 #763793Anonim
Elcevab: Evet sahabeler ekseriyet-i mutlaka itibariyle hakka âşık, sıdka müştak, adalete hahişgerdirler. Çünki yalanın ve kizbin çirkinliği, bütün çirkinliğiyle ve sıdkın ve doğruluğun güzelliği, bütün güzelliğiyle o asırda öyle bir tarzda gösterilmiş ki, ortalarındaki mesafe Arş’tan Ferş’e kadar açılmış. Esfel-i safilîndeki Müseylime-i Kezzab’ın derekesinden, a’lâ-yı illiyyînde olan Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın derece-i sıdkı kadar bir ayrılık görülmüştür. Evet Müseylime’yi esfel-i safilîne düşüren kizb olduğu gibi, Muhammed-ül Emin Aleyhissalâtü Vesselâm’ı a’lâ-yı illiyyîne çıkaran sıdktır ve doğruluktur.
(Sözler – 484)6 Ocak 2010: 21:26 #763795Anonim
Sual;Deniliyor ki: Sahabeler Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı gördüler, sonra iman ettiler. Biz ise görmeden iman ettik. Öyle ise, imanımız daha kavîdir. Hem, kuvvet-i imanımıza delalet eden rivayet var?
6 Ocak 2010: 21:40 #763797Anonim
Sizler iseniz, kendi imânınızı Sahabelerin imânlarıyla muvâzene ediyorsunuz.
Bütün efkâr-ı âmme-i İslâmiye imânınıza kuvvet ve senet olduğu halde,
Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın şecere-i tûbâ-i nübüvvetinin çekirdeği olan beşeriyeti ve sûret-i cismâniyesini değil,
belki umum envar-ı İslâmiye ve hakâik-ı Kur’âniye ile nurânî muhteşem şahs-ı mânevîsini,
bin mu’cizât ile muhât olarak akıl gözüyle gördüğünüz halde,
bir Avrupa feylesofunun sözüyle vesveseye ve şüpheye düşen imânınız nerede;
bütün âlem-i küfrün ve Nasarâ ve Yehûdun ve feylesofların hücumlarına karşı sarsılmayan Sahabelerin imânları nerede?
Hem, Sahabelerin kuvvet-i imânlarını gösteren ve imânlarının tereşşuhâtı olan
şiddet-i takvâları ve kemâl-i salâhatları nerede;
ey müddei, senin şiddet-i zaafından ferâizi tamamıyla senden göstermeyen sönük imânın nerede?
27. söz
6 Ocak 2010: 21:44 #763798Anonim
Suâl; Bâkiyâne sohbet, dâimâne saadet kiminledir..?
6 Ocak 2010: 23:21 #763803Anonim
hem saltanat-ı Rububiyetin dellâlı ve mübelliğ-i marziyâtı ve kitab-ı kâinatın tercüman-ı âyâtı olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın risaletine şehadet etmek demek olan mağrib namazını kılmak ne kadar latîf, nazif bir vazife, ne kadar aziz, leziz bir hizmet, ne kadar hoş ve güzel bir ubûdiyet, ne kadar ciddî bir hakikat ve bu fâni misafirhanede bâkiyâne bir sohbet ve dâimâne bir saadet olduğunu anlamayan adam, nasıl adam olabilir..
6 Ocak 2010: 23:28 #763804Anonim
Cevab doğruysa;
Soru:Neler meyelan-ı hayra kuvvet verir ve neler meyelan-ı şerri keseer, tecavüzatını kırar?
7 Ocak 2010: 09:02 #763816Anonim
El-hak cevab doğrudur kardeşim..
Cevab:
“Demek, duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi,
istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar.
26. söz
7 Ocak 2010: 09:05 #763817Anonim
Suâl: Zulümâtı dağıtan “elektrik lâmbası” nedir..?
7 Ocak 2010: 14:55 #763855Anonim
@Sirac 175097 wrote:
Suâl: Zulümâtı dağıtan “elektrik lâmbası” nedir..?
Âdeta namazın bir elektrik lâmbası ve namaza niyetin, onun düğmesine dokunması gibi, o âlemin zulümatını dağıtır ve o herc ü merc-i dünyeviyedeki karmakarışık perişaniyet içindeki tebeddülat ve harekât, hikmetli bir intizam ve manidar bir kitabet-i kudret olduğunu gösterir. اَللَّهُ نُورُ السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضِ âyet-i pür-envârından bir nuru, senin kalbine serper. Senin o günkü âlemini, o nurun in’ikasıyla ışıklandırır. Senin lehinde nuraniyetle şehadet ettirir.
(Sözler – 273)7 Ocak 2010: 14:57 #763856Anonim
sual;Bir ağacın tesbihatını alemi mana da kim temsil eder.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.