- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
3 Nisan 2011: 09:46 #779571
Anonim
O an ve hissedilen bir zamandı bu hicran!

Tefekkür panayırının sakinleri
Çok farklılıklar oluşturuyorlardıBu farklılıklar tabidi
Hiç sarfı nazar
Etmeyeceğimiz zenginliktiArgümanlar, söylemler
Örfler, net değildi
Sanki bir karmaşaydıEn’ler, ben’ler, latifeler
Taltifler, hüccetler, akıl danelerdi
Oysaki panayır bir çeşitliliktiTabilikti, hoş görüydü, sevgiydi
Panayırın müdavimleri akran değillerdi
Farklı yaşlardaydıOrtak payda durumunda ki lisan
Azami dikkatten uzak kalmıştı
Nasıl anlaşılırdı… AnlaşılmalıydıZorlanmak kaçınılmazdı
Kitaplar mahzundu
Hakkıyla okunmuyorlardı
YalnızdıKültürün bir hazine olduğu
Sadece birilerince söyleniyordu
Oysaki hiç aranmıyorduAslında banknotu
Metali her bir değeri ancak
Onun sayesinde bulabilirdikBu günlerde kültür
Sadece yarışma aracı
Gösteri merkezi oluyorduOnsuz bir sevda
Onsuz bir aşk ne kadar
Manalı olurdu kim bilir belkiKişinin kendini
Kimliğini, mazisini
Atisini bilmesi bir zarurettirİşte anlayamadığım
Zaruret kelimesinin
Gereğince anlaşılmamasıydıAynı azimet ve ruhsat gibi
Madde ve mana gibi
Âlim ve cahil gibiAdabı muaşeretin
Satın alınamaz olduğu
Kim bilir ne kadar biliniyorduEdep artık aranır
Bir haslet olmaktan çıkmıştı
Arsızlık bir sosyalliktiÖyle anlaşılıyordu
Yapılar, mevhumlar
Kabul ve retler enteresandıParklar, mezarlar
Banklar artık düşüncenin değil
Zevklerin barınağı olmuştuAkıl, nesil, din
Can ve mal emniyeti
Canın kuvvetine göreydiHak nerdeydi
Tüketim hat safhadaydı
Zevk doruktaydıAşk mı
Sadece bedendeydi
Tabiî ki onunla başlarManalaşır
Ahenkleşir
Meşkte netleşirAnlaşılır olmak
Hasret kalmak
Manaya dalmakBir gün belki
İşte sizin farkınız
Hissiyatınızla buradaydıSiz yazılarınızda
Uykusuz geceleri işlerken
Adeta manalaşıyordunuzTefekkür zenginliğiniz
Seçiciliğinizi önceliyordu
Siz tefekkür panayırın bir buketisinizYüreğinizde neşet eden
Her hasret, sürura ve mesruriyete
Her daim sizinle kapı aralasın
Siz bir dareyn sevdalısınızMustafa CİLASUN
3 Nisan 2011: 16:37 #788483Anonim
Güneş uykunda doğmasın, kalbine adansın!
Gönül hasredilmeli cefaya, vefaya ve ilham-ı aşka
Nefes müddetliyse, ömür vakitliyse, ecel o an ve vasıl olacak zaman da hakikatse
Neden haşyet sinemde yol almalı, inşirah kalbime yabancı kalmalı, aklım bizar olmalı
İradem aczi yet içinde boğulmalı, ruhum prangaların girdabında bitap kalarak mı usanmalıHiç mey içmedim, sakinin derdini dinlemedim
Terk edilen hanların hengâmesinde nefesimi hicranın ah ettiren lisanına vermedim
O ağacın altında yıllarımı figan ederek geçirmedim, hüzün içindeydim, kalbimi dinledim
Gözyaşlarımla serinledim, kanatsız kuşları göründe nasıl irkilirdim, görmeyen göz gibiydimNeden terk edilendim, muhabbeti talim etmedim
Ne derlere göre nefesimi nizam edemedim, önüme kim gelirse, sukut ederek eğilmedim
Neyin gayesindeydim, yoksa mefkûresiz nefes miydim, ötenin hikâyesini kimden dinledim
Neden takati kendimden bildim hareket ve kuvvetin malikini hakkıyla ve aşkla zikretmedimNasip, umudunda gizlidir, niyetinle eftaldır
İlim, merakın bir şubesidir, akıl ile nizam edilirse ne kadar asude bir gayey-i azimdir
Fikretmek için muhakkak ki ilmi talim gereklidir, ilimsiz tefekkür nasıl bir ülfettir, edeptir
Ehliyet sahibi olmak neyi gerektirir sosyolojik tekâmüller insan için muhakkak ki muteberdirGeçmiş bizzat senindir, elhak hakikatindir
Ati sahibi olmak istiyorsan nasıl imtina edeceksin, hangi hak ve aşkınla vazgeçeceksin
Nefsini hakkıyla tanımadan, edebin ve sevdanın aşkıyla yoğrulmadan, kime nazar edeceksin
Aldanan kim, aldatan ne kadar vahim, istikameti müstakim olmayan an, kime zülüm edecekRıhtımlar ne kadar sakin, dalgalar ne salim
Hangi an ve saklanan zaman müddet-i nefesim için nasibe kapı aralayacak, umut kimin
Vecdim ah ediyor, nefesim takatine muhtaç bir vaziyette içini çekiyor, kalbim lekeli sefilim
Ruhumun firkati, ecrin adresi, zihnimin yegânesi niye bu kadar vahim bir ahvalin içindeyimSala verilirken, ezanlar okunurken nerdeydim
Kayıp olan bir zamanın içinde miydim, hangi karaları giysem, nasıl söz etsem dinler miydin
İnsan yapan esrarın vecdiyle kalbime ilhamı verir miydin, nefsinden emin ana getirir miydin
Vakit daraldıkça, ruhum içinden çıkılmaz bir hali yaşadıkça, kalbimi inşiraha erdirir miydinMustafa CİLASUN
3 Nisan 2011: 16:40 #788484Anonim
Güneş uykunda doğmasın, kalbine adansın!
Gönül hasredilmeli cefaya, vefaya ve ilham-ı aşka
Nefes müddetliyse, ömür vakitliyse, ecel o an ve vasıl olacak zaman da hakikatse
Neden haşyet sinemde yol almalı, inşirah kalbime yabancı kalmalı, aklım bizar olmalı
İradem aczi yet içinde boğulmalı, ruhum prangaların girdabında bitap kalarak mı usanmalıHiç mey içmedim, sakinin derdini dinlemedim
Terk edilen hanların hengâmesinde nefesimi hicranın ah ettiren lisanına vermedim
O ağacın altında yıllarımı figan ederek geçirmedim, hüzün içindeydim, kalbimi dinledim
Gözyaşlarımla serinledim, kanatsız kuşları göründe nasıl irkilirdim, görmeyen göz gibiydimNeden terk edilendim, muhabbeti talim etmedim
Ne derlere göre nefesimi nizam edemedim, önüme kim gelirse, sukut ederek eğilmedim
Neyin gayesindeydim, yoksa mefkûresiz nefes miydim, ötenin hikâyesini kimden dinledim
Neden takati kendimden bildim hareket ve kuvvetin malikini hakkıyla ve aşkla zikretmedimNasip, umudunda gizlidir, niyetinle eftaldır
İlim, merakın bir şubesidir, akıl ile nizam edilirse ne kadar asude bir gayey-i azimdir
Fikretmek için muhakkak ki ilmi talim gereklidir, ilimsiz tefekkür nasıl bir ülfettir, edeptir
Ehliyet sahibi olmak neyi gerektirir sosyolojik tekâmüller insan için muhakkak ki muteberdirGeçmiş bizzat senindir, elhak hakikatindir
Ati sahibi olmak istiyorsan nasıl imtina edeceksin, hangi hak ve aşkınla vazgeçeceksin
Nefsini hakkıyla tanımadan, edebin ve sevdanın aşkıyla yoğrulmadan, kime nazar edeceksin
Aldanan kim, aldatan ne kadar vahim, istikameti müstakim olmayan an, kime zülüm edecekRıhtımlar ne kadar sakin, dalgalar ne salim
Hangi an ve saklanan zaman müddet-i nefesim için nasibe kapı aralayacak, umut kimin
Vecdim ah ediyor, nefesim takatine muhtaç bir vaziyette içini çekiyor, kalbim lekeli sefilim
Ruhumun firkati, ecrin adresi, zihnimin yegânesi niye bu kadar vahim bir ahvalin içindeyimSala verilirken, ezanlar okunurken nerdeydim
Kayıp olan bir zamanın içinde miydim, hangi karaları giysem, nasıl söz etsem dinler miydin
İnsan yapan esrarın vecdiyle kalbime ilhamı verir miydin, nefsinden emin ana getirir miydin
Vakit daraldıkça, ruhum içinden çıkılmaz bir hali yaşadıkça, kalbimi inşiraha erdirir miydinMustafa CİLASUN
4 Nisan 2011: 08:16 #788499Anonim
Emenet-i nefes ki elbet sorulacak ve hesaplanacaktır!

Soluklanmak buna ihraçlı bulunmak
Anlamak içinde durmaksızın koşmak
Meramın erdemiyle hemhal bulunmak
Mana mevkiinde coşmak ona ulaşmakNeyi seversek kimleri öncelersek sanki
Her hareketin kuvvetini idrak eden saki
Hedefsiz bir merakın için zekâ elzem mi
Halin sebebi niyetin bedeli çok mu afakîBilmelisin zorunda olan badiresin nefessin
Sen güzelliğin içinde tercih edilen zarifsin
Nerdesin nelerin demindesin sarf edilensin
Ne bilmecesin ne hecesin nasıl gideceksinDerlerin vehmiyle hedefsizliğinde fevkinde
Sarih olamayan bir kaderin muhayyilesiyle
İradenin zafiyet kifayet edecek denkliğinde
Bilincin yetersizliğinde aktiflerin esenliğindeHissiyat muamelat maksat ayrışan denktir
Terbiye sebebi en elzem olan bir hakikattir
Lüzumsuz sarfiyat kime ne yarardır zarardır
Edep bunun için idraki mutlak olan sanattırKimde ne kadar vardır hal esenliğe doyacaktır
Tefekkür mesnetsizlik girdabında nasıl olacaktır
Mana kaybolacak anlamsızlık galebe çalacaktır
Asliyet unutulacak mukallitlik paye kazanacaktırMustafa CİLASUN
4 Nisan 2011: 08:48 #788500Anonim
Ne Gül ve Nede Bülbül, Yar artık güldür!!
Yine
Tazelendi yüreğimin yarası
Meğer bilsem ki yârin elinden olsa çaresiÇok
Hasretlik çektim bağrım ezik
Ey bülbül sen olsun seslenme güle yazıkDidar
İle muhabbete doyum olur mu
Bu muhabbetten kaçan bir insan sayılır mıDüştü
Yüreğimin içine bir kıvılcım
Ne çare ki yârin derdinden ben susuzumViran
İçinde sabahlayan bahtsızım
Dalları kırılmış bir ağaç misali muratsızımTemine
Temas eden esen meltemde
Halime işlediğin en güzide olan nefeslerinleSana
Olan tükenmez bir hasretle
İlkbaharda hazan olurum sensiz mahzunlaşırımNefesler
Tükenecektir dinmez hevesler
Dirliğime sunduğun en mütekâmil olan güzelliklerSolsunlar
Güller, açmasın çiçekler
Laleyle dem bulan lahutiliği anlatan kıdemli sazlarHer dem
Ancak ruhuyla olacaktır muhkem
Bizzat ötelerden sual edilirken aşk teneffüs edilirkenHa yar
Bahtiyar, ha vicdanlar kanar
Aranmayınca idrak, insan olsa bilmem ki ne işe yararKan
Karası olan haykırışlar
Nasipten uzak serzeniş vehmeden şimdiki sefillerMustafa CİLASUN
4 Nisan 2011: 09:09 #788508Anonim
Sabrın aşkını anlamak ve birgün sana açılmak!
Bilsen ki yüreğimi
Sana açmayı
Ne kadar çok isterdimKirliliğinden dem vurduğum
Nedamet ışıklarıylaSoluduğum bu hayata
Bigane kalınca kalanımla
Çırpınırdım işteDevayı umut adına sancılarımla
Güneş ah
Gün içinde müşahede
Ettiğim nice leşAşktan nasipsiz serkeş
Kuvvetli görününce artık pesMenfaat tellallığında
Yarışıyordu her nedense herkesEy hasret kaldığım
Kan içinde canı anlayan kardeşSende halimi
Anlamaktan uzaklaşırsan
Hep daim baka kalırsanTahkikin içinde nefes
Alamazsan merakı bırakırsanAşkı arasan ne çıkar
Onu hissetmekten uzaklaşırken
Sen ben içimizde ki her demRuhumuzda öngörülen
Acımak ağlamak kanmak
Adanmak gayeyle yaşamak
Bir hesap dâhilinde
Anlamlı olmak gayesiyle çalışmakHadiseler bakmak
Maziyle fikri tefekkürü aşılamak
Nebatatı unutmamakMahlûkat ile barışıklığı bulmak
Farkında olmak
Dikkatimiz oranında
Vicdani solumakİrademizdi tercihlerimizle
Kimseyi suçlamamakNasip olunanda
Asıl hikmeti aramak
Gayreti bırakmamakHayatımızı anlamlı
Kılmak adına yaşamaya sarılmakMustafa CİLASUN
5 Nisan 2011: 09:23 #788542Anonim
O ülfet nasıl bilinse ve kalpten zikredilse!

Her ne kadar
Bir acı verse de biliyordumDuyguların
Coşkusunda yaşanan
O eşsiz olan yegâne hazzıSinenin katresinde
Açılan nice bakir sayfalarıİnsanı
Bir tahkik için
Zorlayan hazin insicamıOysaki
Düşünmekle başlar
Masum olan nice tutkularHali
Öyle bir sarar ki
Mahzun sine ışıldarHer bahar
Sanki bir ilkbahar
Sonsuz çiçekler açarHazan
O vakit çaresizdir
Artık sessizce ardından bakarBir sevda
Filizlenmeye yüz tutumuTüm nağmeler
Aniden hicran kokar
Ve etrafı sakince sararHaz
Bu vakit adeta
Bir zirve yapar, gönül ülfetle anarO an ve vakitte
Hal o zaman sürurla rahatlarAşk
Zerrelerin refakatiyle
Sanki coşar, ruhunu şevkle sararBir âlem
Senfonisi başlamıştır
Keder ibretle temaşa ederek bakarDurmadan
Kendince çalar
Seni hazzın içine katarAhde
Vefanın olduğu
Her bir mekânda, vicdanında sorgularHinliğin
Hiç prim yapmadığı
Ve sadakatte ram melalin efkârındaHaddi müdafaa
Saygının sevgi ellerinde
Gönlün fazilet umdelerinde aşkı kanarPak sineler
Vicdanın esintileribahşettiği o yerdeSevelim be yârim
Hiç değilse
Sevmeyi deneyelim, hakikat için var olalımSevgi zail ise
Söylermisin o zaman
Biz neden kenetlenmeyelimHalin diliyle
Kemaliyet için şükretmeyelimHakk için sevelim
Mananın derinliğinde
Ahenk içinde hazzın erdemine erişlimMustafa CİLASUN
5 Nisan 2011: 17:53 #788582Anonim
Nasıl bir divana çıkıp nefes alacağım!
,
Metin olmak için çalışacağım
Ruhumun ve kalbimin farkına vasıl olmadan nasıl yaşayacağım
Hangi edep ile saiklarini bulacağım, hiçbir korku ve kuşkuya sığınmayacağım
Bedelsiz ne var, hesap hangi bahar için ruhumun serencamını aralar, kime soracağımBaş arının meramını anlamalıyım
Nasıl bir sevdanın eşiğindedir, hilkati ve azminde aklanmalıyım
Yıllara sâri miskinliği kime bırakmalıyım, gözyaşlarımla sinemi ahdine sunmalıyım
Var olan aklımı, zafiyet içinde ki irademi, gerekçesiz merakımı artık bu an bırakmalıyımİnsan tekâmül eden muhteremdir
Ulvilik içinde zindeliktir, ruhu ve kalbiyle ne kadar latiftir, ferasettir
Mühlet niye verilmiştir, devam eden rahmet niyedir, karamsarlık ne kadar elimdir
Gam olacaktır, lakin umutla arınacaktır, muhabbet ve aşkla yol alan ne güzel bir sadıktırİlm-i siyaset amali ve niyeti tanzim eden niteliktir
Ne hamasete muteber edilir, ne de o tamahkârlığa edilen rağbet değerlidir
İnsan muhakkak ki sahipsiz ve nedensiz değildir, yoksa tefekkür etmek avare iştir
Elzem olan maksadı ve fırsatı hakikat cenahının firkatine sunmak en güzide olan şevktirZül addedilen politika ne için garabettir
Milleti asırlardır kandırmış ekâbirlere nasıl rahmet nazarıyla yâd edilecektir
Peki, satılmışlara ne söylenecektir, devlet-i âlinin malını devşirenlere ne söylenecektir
Gasp eden, hukuku çiğneyen, yetkisini tatmin aracı eyleyene nasıl bir hüküm verilecektirBu milleti tefrikaya ayıranlar kimlerdi
Fraksiyonları gayelerince her semtin meydanlarında yeşertti, sonra emretti
Bir neslin lider nefeslerini hunharca katletti, cezaevlerinde gönüllü köleler ne bekledi
Kendi öz evladına silah çektirildi, emre itaat şarttır dendi, peki, o palazlananlar kimlerdiSeçen kim, seçtiren kim, akıl tutuklu mu kaldı
Onca cahillik ve garabet hangi hesaba bırakıldı, istikrar ve güven not aldı
Milletin evladı, emeklisi yaşlısı, fakir ve mağduru, neden itibar ederler, yoksa yanıldı mı
Dâhili ve harici anlamda dile gelen ne varsa, kıtalar arasında sayfalar aralandı, anlaşıldıMustafa CİLASUN
6 Nisan 2011: 07:56 #788591Anonim
Tefekkürle an be an serinle, ahu figan etme!

Yok, işte be gülüm baksana çaresizim
Senden süzülen şu mısralarla halsizim
Gönül sende, tefekkür hep derinliğinde
Ben ancak seninle melülleşen avareyimSen bakma yazdıklarıma, anlattıklarıma
Kal melalinde ki eşiz bulunmaz sevginle
Fikir sizde, zikir halinizde, şevkte sizinle
Kalmasa bir şey bilere, sen hiç sevinmeBugün bize olsa da, kim bilir yarın kime
Sen sakın ha sabredenleri hiç boş verme
Tevekküle mehleyle, enaniyete güvenme
Bilirsin iblis kimlerle, rahmet kimin elindeSen tefekkürle serinle, ahu figan hiç etme
Sakın ha keşke deme, kaderi sen öteleme
Bilinmeyenle sen asla, sakın ha alay etme
Hikmet kimin tekelinde, sen arifle zikir eyleMustafa CİLASUN
6 Nisan 2011: 08:23 #788592Anonim
Meğer ne gafletmiş, esireden bir halmiş!

Sevmiştim bir kere mana derinliğini
Mest ediyordu işleyerek halden içeri
Nutkum kesildi şevkim devrana girdi
Öğüttü sanki bir değirmen emsaliydiTutamadım kendimi serdettim halimi
Nereden bilirdim sevdanın hazin dilini
Gönül ne ki aşk manimi kim bilecek ki
Duymak ne yazar idrak kimilerin derdiNe kadar mutazarrır olmuştu halimden
Şaşkınlığı tuttu anlıyordum melalinden
Hiddet sermayesi haykırıyor ki sineden
Ne gelir ki elden arlanmak şu halimdenNe büyük bir hata içine dalmıştım meğer
Aşk olsa ne çıkar gönül denkliğinde efkâr
Hazan ki melale ağlar yaprak hale bakar
Sevda nasip olacaksa akar sinem ki ağlarKapattım sayfayı halimden arta kalanları
Derledim işte ayalim için ibret halkalarını
Düştüğüm çukurları göremediğim fakları
Alay konusu aşkları acınan gönül yarasınıMustafa CİLASUN
6 Nisan 2011: 08:51 #788598Anonim
Ruhum razı mı çarmıha, figanım duyulmasada!

Yarınların özlemin yaşarken
Tükenmişliğim önüme seriliyor
Görmediğim sevgili beliriyor
İçim doluyor, kalbim kükrüyorOnda bulduğum mana bir sevda
Sevdiğim şarkı, kucakladığım arzu
Yarınımın ütopyası, uçan bir martı
Hülyam, rüyam dinlediğim bir şarkıElbet biliyor
sevgili titriyor kalbi
Bir nebze süzülse vereceğim gülü
Her adım da bülbülü dünü, bugünü
Hatırladıkça, yaşanamayan yarınlarıİstiyorum ki bilsin, sarfı nazar etmesin
Dilesin, dillensin, bir kelam etsin gülsün
Yarınların esrarını, hiç değilse bende görsün
Üzülsün, süzülsün, hiç solmayan bir gülsünNe olur kızma bana, anlatamam bu cana
Ürperen encamıma, hafızanda ki canana
Ne acı, ne hayıflan razıyım ben çarmıha
Her yanım dağlansa da, kanım hep aksa daMustafa CİLASUN
6 Nisan 2011: 09:23 #788599Anonim
Sanki deniz içimde, ahımla birlikte!

Engel olamadığım dalgaların
Seyrettiğim asude martıların
Nasinini bekleyen o balıkların
Çaresizliğinde ki ahımı ararımDeniz değildir gördüğüm elbette
İçimde ki denize kitlenmek ne ise
Sensiz alık melal, firkat hakikatse
An içime kasvet, aşk umut değilseAşiyanın olayım, niye gamı anayım
Sensiz dünyada süruru ne yapayım
Mecnunu anayım , o abrı anlayayım
Mevla’ya an be an niyeyakarıştayımNe vakit bitecek mi bu hasret fetret
Gönlümüzde yer etmez elbette nefret
Ahım ne olacaktır, kalbini aşka devret
Kanaat et, şükret, süruru ile secde etMustafa CİLASUN
6 Nisan 2011: 17:24 #788626Anonim
Ruhun firkatini bulmak, aşkı anlamak!
Umut için hazırlık yapmak gerekiyor
Niyetin asliyesinde ki derinliğe sadık bulunmak hakikati öğretiyor
Mana neden kalbime sökün ediyor, aklım vaktin esrarında mahcubiyet yaşıyor
Yaratan aşikârken, hesap yakınken, ruhum hıçkırıklarına kanarken, sinem ah ediyorBülbülün ötüşünden, yaprağı düşerken
Yağmur vicdanımı serinletirken, kederim soluksuz kalırken, yol varken
Neden iradem boyun büküyor, nefsim kalbimi derdest ediyor, sinemi lekeliyor açken
Neden muştuya hakkıyla nazar etmiyor, vaatlerini hiç umursamıyor, iman kalbimdeykenYolun yolcusu, neye muhtaçtır, sancı ardır
Salahiyet sahibiyken, mükellef olduğunu bilirken, hesabın içindeyken aşk nardır
Hak olan sana tevdi edilenlere sadık kalman ve bu minval üzre yol almandır, an vuslattır
Ruhun yorulmazsa, kalbinin pınarları kurumamışsa, umut hazanlaşmamışsa hak sevdadırHasret umut, sürur içinde nefeslenmektir
Kanaati ruhunun derinliğinde terennüm eden ise edebin lahzasında eren kimliktir
Meşk, kalbin içindir, aklın esrar perdeleri ne kadar çetrefillidir, istişare ise zaruretindir
Selamı sakın esirgeme, seninle bir olan melekleri görmezden gelme, o lahza ki hakikattirVefasız olan bir nefesi kimseler sevmez
Sadakati ve hakikati hakkıyla kalbinde deruhte eyleyemez, nefsi terbiye edemez
İrfan meclislerini ihtiyacı bilemez, idrak için aşkı, sevdayı şehre dip feyziyle nefeslenmez
İllet nefsine mut olur, merak hizaya durur, akıl sairiyle buluşur, iraden tercihindir demezAn ve akan zaman bizzat kalbin içindir
Şayet tezkiye olmuşsa nefsin, ar kimindir, söyle mefkûre hangi vadinin derdidir
Gece, gündüz akıp gitmektedir, ruhun figan ederken, hangi gönül için ümit içindedir
Ölmek kata korku değildir, hesabı verilmedikçe sinede ne müthiş bir yüktür aşk gayendirRabbim derken, kalbin firkattedir
İltica ederken, muhtaçlığının farkındadır, sana ondan daha yakın başka kim vardır
Vaktinden evvel sararıp solma, bitap bir kalp ile tasattukta bulunma, şevk ve sürur ardır
İdrak ve nitelik şadından fakirsen, nefsini talim etmeyi önemsemezsen haşyet kapındadırMustafa CİLASUN
6 Nisan 2011: 17:55 #788627Anonim
hepsi harikaa masallah abi
7 Nisan 2011: 16:40 #788661Anonim
Vecdin ne vakit aşk olacak, ruhun ferahlayacak!
Nefesin firkatiyle anlamlaşmalısın
Yüreğinin derinliğinde ki hasrete aklın ve idrakinle kavuşmalısın
Ne kadar anlamsızlık varsa her fırsatta onun ikliminden uzaklaşmalısın
Gül-i nihalin kokusundan bir an bile ayrı kalmamalısın, lalenin asudeliğine kanmalısınTefekkür ruhunu dinlendirir, kalbini serinletir
İhsan ve ihlâsa kavuşmak için ne gerekmektedir, akıl etmek niyedir
Akıp giden zaman neler söylemektedir, ömür denilen kumaş ne çabuk eskimektedir
Edep halin, inşirah kalbin, idrak ruhun, izan aklın, iraden vuslatın olacaktır, istemektedirGökyüzünde neler var, hangi esrar kalbini anar
Zahir olmak, cezbeden halin emanetinde bulunmak, faniliği unutmak yakar
Bir lokma ekmeğe muhtaç nefes ne umar, safahat içinde yaşamak nasıl bir ar, aşkı boğar
Ülfetin, erdemin, nasib-i kanaatin, sabr-ı hakikatin feyzinden nasıl bir can korkarak kaçarKalbinin sahibine yabancı olmak, ne cehalettir
İlmin bir şubesi olan merak hangi maksudun derdindedir, insan aşk üzeredir
Hilkati ve mefkûresi bu minval üzre şekillenecektir, yoksa dosdoğru yol kimin içindir
Vasfi yet ve nitelik, azim ve öncelik nedenlere ulaşmaktır, saikleri aramaktır, tercihindirNazar etmek, temaşa etmekten çok farklıdır
Farkı fark ettiren ise muhakkak ki ruhun yetisi olan idraktir ve aşk-ı ihsandır
Her can ölümle bedellidir, her ne kadar dillendirmese de sinesinin derinliğinde ki nedir
Kayıp olan şahsiyet midir, yoksa kalbi ve ruhi esaret midir, zikretmeyen o gönül nicedirAhenk, aşktır, sevdadır, ram-ı esrardır
Dirlik ve birlik için kalbine ne lazımdır, yetim ve öksüzlere sahip çıkmak haktır
Ecir imanını bereketlendirir, fikir zikrini kenetlendirir, istişare aklın için ihtiyacındır
Kuvvetin banisi bellidir, emanetin sahibi kimdir, hesap nasıl bir günün aşk-ı eminidirKitab-ı celil akıl ve idraki olanlar içindir
Kul olabilmek, yaratan için secde etmek, iltica edip gönlünü aşkına erdirmek fevktir
Nedensiz bir ömür kim için gayedir, nihayetinde insan başıboş değildir, iraden senindir
Sual etmeyen, kıt kanat geçinen, tahkiki öncelemeyen, hukukunu önemsemeyen fakirdirMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.