• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 256 ile 270 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #779571
    Anonim

      O an ve hissedilen bir zamandı bu hicran!

      84713.jpg


      Tefekkür panayırının sakinleri
      Çok farklılıklar oluşturuyorlardı

      Bu farklılıklar tabidi
      Hiç sarfı nazar
      Etmeyeceğimiz zenginlikti

      Argümanlar, söylemler
      Örfler, net değildi
      Sanki bir karmaşaydı

      En’ler, ben’ler, latifeler
      Taltifler, hüccetler, akıl danelerdi
      Oysaki panayır bir çeşitlilikti

      Tabilikti, hoş görüydü, sevgiydi
      Panayırın müdavimleri akran değillerdi
      Farklı yaşlardaydı

      Ortak payda durumunda ki lisan
      Azami dikkatten uzak kalmıştı
      Nasıl anlaşılırdı… Anlaşılmalıydı

      Zorlanmak kaçınılmazdı
      Kitaplar mahzundu
      Hakkıyla okunmuyorlardı
      Yalnızdı

      Kültürün bir hazine olduğu
      Sadece birilerince söyleniyordu
      Oysaki hiç aranmıyordu

      Aslında banknotu
      Metali her bir değeri ancak
      Onun sayesinde bulabilirdik

      Bu günlerde kültür
      Sadece yarışma aracı
      Gösteri merkezi oluyordu

      Onsuz bir sevda
      Onsuz bir aşk ne kadar
      Manalı olurdu kim bilir belki

      Kişinin kendini
      Kimliğini, mazisini
      Atisini bilmesi bir zarurettir

      İşte anlayamadığım
      Zaruret kelimesinin
      Gereğince anlaşılmamasıydı

      Aynı azimet ve ruhsat gibi
      Madde ve mana gibi
      Âlim ve cahil gibi

      Adabı muaşeretin
      Satın alınamaz olduğu
      Kim bilir ne kadar biliniyordu

      Edep artık aranır
      Bir haslet olmaktan çıkmıştı
      Arsızlık bir sosyallikti

      Öyle anlaşılıyordu
      Yapılar, mevhumlar
      Kabul ve retler enteresandı

      Parklar, mezarlar
      Banklar artık düşüncenin değil
      Zevklerin barınağı olmuştu

      Akıl, nesil, din
      Can ve mal emniyeti
      Canın kuvvetine göreydi

      Hak nerdeydi
      Tüketim hat safhadaydı
      Zevk doruktaydı

      Aşk mı
      Sadece bedendeydi
      Tabiî ki onunla başlar

      Manalaşır
      Ahenkleşir
      Meşkte netleşir

      Anlaşılır olmak
      Hasret kalmak
      Manaya dalmak

      Bir gün belki
      İşte sizin farkınız
      Hissiyatınızla buradaydı

      Siz yazılarınızda
      Uykusuz geceleri işlerken
      Adeta manalaşıyordunuz

      Tefekkür zenginliğiniz
      Seçiciliğinizi önceliyordu
      Siz tefekkür panayırın bir buketisiniz

      Yüreğinizde neşet eden
      Her hasret, sürura ve mesruriyete
      Her daim sizinle kapı aralasın
      Siz bir dareyn sevdalısınız

      Mustafa CİLASUN

      #788483
      Anonim

        Güneş uykunda doğmasın, kalbine adansın!

        Gönül hasredilmeli cefaya, vefaya ve ilham-ı aşka
        Nefes müddetliyse, ömür vakitliyse, ecel o an ve vasıl olacak zaman da hakikatse
        Neden haşyet sinemde yol almalı, inşirah kalbime yabancı kalmalı, aklım bizar olmalı
        İradem aczi yet içinde boğulmalı, ruhum prangaların girdabında bitap kalarak mı usanmalı

        Hiç mey içmedim, sakinin derdini dinlemedim
        Terk edilen hanların hengâmesinde nefesimi hicranın ah ettiren lisanına vermedim
        O ağacın altında yıllarımı figan ederek geçirmedim, hüzün içindeydim, kalbimi dinledim
        Gözyaşlarımla serinledim, kanatsız kuşları göründe nasıl irkilirdim, görmeyen göz gibiydim

        Neden terk edilendim, muhabbeti talim etmedim
        Ne derlere göre nefesimi nizam edemedim, önüme kim gelirse, sukut ederek eğilmedim
        Neyin gayesindeydim, yoksa mefkûresiz nefes miydim, ötenin hikâyesini kimden dinledim
        Neden takati kendimden bildim hareket ve kuvvetin malikini hakkıyla ve aşkla zikretmedim

        Nasip, umudunda gizlidir, niyetinle eftaldır
        İlim, merakın bir şubesidir, akıl ile nizam edilirse ne kadar asude bir gayey-i azimdir
        Fikretmek için muhakkak ki ilmi talim gereklidir, ilimsiz tefekkür nasıl bir ülfettir, edeptir
        Ehliyet sahibi olmak neyi gerektirir sosyolojik tekâmüller insan için muhakkak ki muteberdir

        Geçmiş bizzat senindir, elhak hakikatindir
        Ati sahibi olmak istiyorsan nasıl imtina edeceksin, hangi hak ve aşkınla vazgeçeceksin
        Nefsini hakkıyla tanımadan, edebin ve sevdanın aşkıyla yoğrulmadan, kime nazar edeceksin
        Aldanan kim, aldatan ne kadar vahim, istikameti müstakim olmayan an, kime zülüm edecek

        Rıhtımlar ne kadar sakin, dalgalar ne salim
        Hangi an ve saklanan zaman müddet-i nefesim için nasibe kapı aralayacak, umut kimin
        Vecdim ah ediyor, nefesim takatine muhtaç bir vaziyette içini çekiyor, kalbim lekeli sefilim
        Ruhumun firkati, ecrin adresi, zihnimin yegânesi niye bu kadar vahim bir ahvalin içindeyim

        Sala verilirken, ezanlar okunurken nerdeydim
        Kayıp olan bir zamanın içinde miydim, hangi karaları giysem, nasıl söz etsem dinler miydin
        İnsan yapan esrarın vecdiyle kalbime ilhamı verir miydin, nefsinden emin ana getirir miydin
        Vakit daraldıkça, ruhum içinden çıkılmaz bir hali yaşadıkça, kalbimi inşiraha erdirir miydin

        Mustafa CİLASUN

        #788484
        Anonim

          Güneş uykunda doğmasın, kalbine adansın!

          Gönül hasredilmeli cefaya, vefaya ve ilham-ı aşka
          Nefes müddetliyse, ömür vakitliyse, ecel o an ve vasıl olacak zaman da hakikatse
          Neden haşyet sinemde yol almalı, inşirah kalbime yabancı kalmalı, aklım bizar olmalı
          İradem aczi yet içinde boğulmalı, ruhum prangaların girdabında bitap kalarak mı usanmalı

          Hiç mey içmedim, sakinin derdini dinlemedim
          Terk edilen hanların hengâmesinde nefesimi hicranın ah ettiren lisanına vermedim
          O ağacın altında yıllarımı figan ederek geçirmedim, hüzün içindeydim, kalbimi dinledim
          Gözyaşlarımla serinledim, kanatsız kuşları göründe nasıl irkilirdim, görmeyen göz gibiydim

          Neden terk edilendim, muhabbeti talim etmedim
          Ne derlere göre nefesimi nizam edemedim, önüme kim gelirse, sukut ederek eğilmedim
          Neyin gayesindeydim, yoksa mefkûresiz nefes miydim, ötenin hikâyesini kimden dinledim
          Neden takati kendimden bildim hareket ve kuvvetin malikini hakkıyla ve aşkla zikretmedim

          Nasip, umudunda gizlidir, niyetinle eftaldır
          İlim, merakın bir şubesidir, akıl ile nizam edilirse ne kadar asude bir gayey-i azimdir
          Fikretmek için muhakkak ki ilmi talim gereklidir, ilimsiz tefekkür nasıl bir ülfettir, edeptir
          Ehliyet sahibi olmak neyi gerektirir sosyolojik tekâmüller insan için muhakkak ki muteberdir

          Geçmiş bizzat senindir, elhak hakikatindir
          Ati sahibi olmak istiyorsan nasıl imtina edeceksin, hangi hak ve aşkınla vazgeçeceksin
          Nefsini hakkıyla tanımadan, edebin ve sevdanın aşkıyla yoğrulmadan, kime nazar edeceksin
          Aldanan kim, aldatan ne kadar vahim, istikameti müstakim olmayan an, kime zülüm edecek

          Rıhtımlar ne kadar sakin, dalgalar ne salim
          Hangi an ve saklanan zaman müddet-i nefesim için nasibe kapı aralayacak, umut kimin
          Vecdim ah ediyor, nefesim takatine muhtaç bir vaziyette içini çekiyor, kalbim lekeli sefilim
          Ruhumun firkati, ecrin adresi, zihnimin yegânesi niye bu kadar vahim bir ahvalin içindeyim

          Sala verilirken, ezanlar okunurken nerdeydim
          Kayıp olan bir zamanın içinde miydim, hangi karaları giysem, nasıl söz etsem dinler miydin
          İnsan yapan esrarın vecdiyle kalbime ilhamı verir miydin, nefsinden emin ana getirir miydin
          Vakit daraldıkça, ruhum içinden çıkılmaz bir hali yaşadıkça, kalbimi inşiraha erdirir miydin

          Mustafa CİLASUN

          #788499
          Anonim

            Emenet-i nefes ki elbet sorulacak ve hesaplanacaktır!

            65945.jpg


            Soluklanmak buna ihraçlı bulunmak
            Anlamak içinde durmaksızın koşmak
            Meramın erdemiyle hemhal bulunmak
            Mana mevkiinde coşmak ona ulaşmak

            Neyi seversek kimleri öncelersek sanki
            Her hareketin kuvvetini idrak eden saki
            Hedefsiz bir merakın için zekâ elzem mi
            Halin sebebi niyetin bedeli çok mu afakî

            Bilmelisin zorunda olan badiresin nefessin
            Sen güzelliğin içinde tercih edilen zarifsin
            Nerdesin nelerin demindesin sarf edilensin
            Ne bilmecesin ne
            hecesin nasıl gideceksin

            Derlerin vehmiyle hedefsizliğinde fevkinde
            Sarih olamayan bir kaderin muhayyilesiyle
            İradenin zafiyet kifayet edecek denkliğinde
            Bilincin yetersizliğinde aktiflerin esenliğinde

            Hissiyat muamelat maksat ayrışan denktir
            Terbiye sebebi en elzem olan bir hakikattir
            Lüzumsuz sarfiyat kime ne yarardır zarardır
            Edep bunun için idraki mutlak olan sanattır

            Kimde ne kadar vardır hal esenliğe doyacaktır
            Tefekkür mesnetsizlik girdabında nasıl olacaktır
            Mana kaybolacak anlamsızlık galebe çalacaktır
            Asliyet unutulacak mukallitlik paye kazanacaktır

            Mustafa CİLASUN

            #788500
            Anonim

              Ne Gül ve Nede Bülbül, Yar artık güldür!!

              105493.jpg

              Yine
              Tazelendi yüreğimin yarası
              Meğer bilsem ki yârin elinden olsa çaresi

              Çok
              Hasretlik çektim bağrım ezik
              Ey bülbül sen olsun seslenme güle yazık

              Didar
              İle muhabbete doyum olur mu
              Bu muhabbetten kaçan bir insan sayılır mı

              Düştü
              Yüreğimin içine bir kıvılcım
              Ne çare ki yârin derdinden ben susuzum

              Viran
              İçinde sabahlayan bahtsızım
              Dalları kırılmış bir ağaç misali muratsızım

              Temine
              Temas eden esen meltemde
              Halime işlediğin en güzide olan nefeslerinle

              Sana
              Olan tükenmez bir hasretle
              İlkbaharda hazan olurum sensiz mahzunlaşırım

              Nefesler
              Tükenecektir dinmez hevesler
              Dirliğime sunduğun en mütekâmil olan güzellikler

              Solsunlar
              Güller, açmasın çiçekler
              Laleyle dem bulan lahutiliği anlatan kıdemli sazlar

              Her dem
              Ancak ruhuyla olacaktır muhkem
              Bizzat ötelerden sual edilirken aşk teneffüs edilirken

              Ha yar
              Bahtiyar, ha vicdanlar kanar
              Aranmayınca idrak, insan olsa bilmem ki ne işe yarar

              Kan
              Karası olan haykırışlar
              Nasipten uzak serzeniş vehmeden şimdiki sefiller

              Mustafa CİLASUN

              #788508
              Anonim

                Sabrın aşkını anlamak ve birgün sana açılmak!

                83127.jpg

                Bilsen ki yüreğimi
                Sana açmayı
                Ne kadar çok isterdim

                Kirliliğinden dem vurduğum
                Nedamet ışıklarıyla

                Soluduğum bu hayata
                Bigane kalınca kalanımla
                Çırpınırdım işte

                Devayı umut adına sancılarımla

                Güneş ah
                Gün içinde müşahede
                Ettiğim nice leş

                Aşktan nasipsiz serkeş
                Kuvvetli görününce artık pes

                Menfaat tellallığında
                Yarışıyordu her nedense herkes

                Ey hasret kaldığım
                Kan içinde canı anlayan kardeş

                Sende halimi
                Anlamaktan uzaklaşırsan
                Hep daim baka kalırsan

                Tahkikin içinde nefes
                Alamazsan merakı bırakırsan

                Aşkı arasan ne çıkar
                Onu hissetmekten uzaklaşırken
                Sen ben içimizde ki her dem

                Ruhumuzda öngörülen

                Acımak ağlamak kanmak
                Adanmak gayeyle yaşamak
                Bir hesap dâhilinde
                Anlamlı olmak gayesiyle çalışmak

                Hadiseler bakmak
                Maziyle fikri tefekkürü aşılamak
                Nebatatı unutmamak

                Mahlûkat ile barışıklığı bulmak

                Farkında olmak
                Dikkatimiz oranında
                Vicdani solumak

                İrademizdi tercihlerimizle
                Kimseyi suçlamamak

                Nasip olunanda
                Asıl hikmeti aramak
                Gayreti bırakmamak

                Hayatımızı anlamlı
                Kılmak adına yaşamaya sarılmak

                Mustafa CİLASUN

                #788542
                Anonim

                  O ülfet nasıl bilinse ve kalpten zikredilse!

                  73484.jpg


                  Her ne kadar
                  Bir acı verse de biliyordum

                  Duyguların
                  Coşkusunda yaşanan
                  O eşsiz olan yegâne hazzı

                  Sinenin katresinde
                  Açılan nice bakir sayfaları

                  İnsanı
                  Bir tahkik için
                  Zorlayan hazin insicamı

                  Oysaki
                  Düşünmekle başlar
                  Masum olan nice tutkular

                  Hali
                  Öyle bir sarar ki
                  Mahzun sine ışıldar

                  Her bahar
                  Sanki bir ilkbahar
                  Sonsuz çiçekler açar

                  Hazan
                  O vakit çaresizdir
                  Artık sessizce ardından bakar

                  Bir sevda
                  Filizlenmeye yüz tutumu

                  Tüm nağmeler
                  Aniden hicran kokar
                  Ve etrafı sakince sarar

                  Haz
                  Bu vakit adeta
                  Bir zirve yapar, gönül ülfetle anar

                  O an ve vakitte
                  Hal o zaman sürurla rahatlar

                  Aşk
                  Zerrelerin refakatiyle
                  Sanki coşar, ruhunu şevkle sarar

                  Bir âlem
                  Senfonisi başlamıştır
                  Keder ibretle temaşa ederek bakar

                  Durmadan
                  Kendince çalar
                  Seni hazzın içine katar

                  Ahde
                  Vefanın olduğu
                  Her bir mekânda, vicdanında sorgular

                  Hinliğin
                  Hiç prim yapmadığı
                  Ve sadakatte ram melalin efkârında

                  Haddi müdafaa
                  Saygının sevgi ellerinde
                  Gönlün fazilet umdelerinde
                  aşkı kanar

                  Pak sineler
                  Vicdanın esintileribahşettiği o yerde

                  Sevelim be yârim
                  Hiç değilse
                  Sevmeyi deneyelim, hakikat için var olalım

                  Sevgi zail ise
                  Söylermisin o zaman
                  Biz neden kenetlenmeyelim

                  Halin diliyle
                  Kemaliyet için şükretmeyelim

                  Hakk için sevelim
                  Mananın derinliğinde
                  Ahenk içinde hazzın erdemine erişlim

                  Mustafa CİLASUN

                  #788582
                  Anonim

                    Nasıl bir divana çıkıp nefes alacağım!

                    ,459748.jpg

                    Metin olmak için çalışacağım
                    Ruhumun ve kalbimin farkına vasıl olmadan nasıl yaşayacağım
                    Hangi edep ile saiklarini bulacağım, hiçbir korku ve kuşkuya sığınmayacağım
                    Bedelsiz ne var, hesap hangi bahar için ruhumun serencamını aralar, kime soracağım

                    Baş arının meramını anlamalıyım
                    Nasıl bir sevdanın eşiğindedir, hilkati ve azminde aklanmalıyım
                    Yıllara sâri miskinliği kime bırakmalıyım, gözyaşlarımla sinemi ahdine sunmalıyım
                    Var olan aklımı, zafiyet içinde ki irademi, gerekçesiz merakımı artık bu an bırakmalıyım

                    İnsan tekâmül eden muhteremdir
                    Ulvilik içinde zindeliktir, ruhu ve kalbiyle ne kadar latiftir, ferasettir
                    Mühlet niye verilmiştir, devam eden rahmet niyedir, karamsarlık ne kadar elimdir
                    Gam olacaktır, lakin umutla arınacaktır, muhabbet ve aşkla yol alan ne güzel bir sadıktır

                    İlm-i siyaset amali ve niyeti tanzim eden niteliktir
                    Ne hamasete muteber edilir, ne de o tamahkârlığa edilen rağbet değerlidir
                    İnsan muhakkak ki sahipsiz ve nedensiz değildir, yoksa tefekkür etmek avare iştir
                    Elzem olan maksadı ve fırsatı hakikat cenahının firkatine sunmak en güzide olan şevktir

                    Zül addedilen politika ne için garabettir
                    Milleti asırlardır kandırmış ekâbirlere nasıl rahmet nazarıyla yâd edilecektir
                    Peki, satılmışlara ne söylenecektir, devlet-i âlinin malını devşirenlere ne söylenecektir
                    Gasp eden, hukuku çiğneyen, yetkisini tatmin aracı eyleyene nasıl bir hüküm verilecektir

                    Bu milleti tefrikaya ayıranlar kimlerdi
                    Fraksiyonları gayelerince her semtin meydanlarında yeşertti, sonra emretti
                    Bir neslin lider nefeslerini hunharca katletti, cezaevlerinde gönüllü köleler ne bekledi
                    Kendi öz evladına silah çektirildi, emre itaat şarttır dendi, peki, o palazlananlar kimlerdi

                    Seçen kim, seçtiren kim, akıl tutuklu mu kaldı
                    Onca cahillik ve garabet hangi hesaba bırakıldı, istikrar ve güven not aldı
                    Milletin evladı, emeklisi yaşlısı, fakir ve mağduru, neden itibar ederler, yoksa yanıldı mı
                    Dâhili ve harici anlamda dile gelen ne varsa, kıtalar arasında sayfalar aralandı, anlaşıldı

                    Mustafa CİLASUN

                    #788591
                    Anonim

                      Tefekkürle an be an serinle, ahu figan etme!

                      39203.jpg


                      Yok, işte be gülüm baksana çaresizim
                      Senden süzülen şu mısralarla halsizim
                      Gönül sende, tefekkür hep derinliğinde
                      Ben ancak seninle melülleşen avareyim

                      Sen bakma yazdıklarıma, anlattıklarıma
                      Kal melalinde ki eşiz bulunmaz sevginle
                      Fikir sizde, zikir halinizde, şevkte sizinle
                      Kalmasa bir şey bilere, sen hiç sevinme

                      Bugün bize olsa da, kim bilir yarın kime
                      Sen sakın ha sabredenleri hiç boş verme
                      Tevekküle mehleyle, enaniyete güvenme
                      Bilirsin iblis kimlerle, rahmet kimin elinde

                      Sen tefekkürle serinle, ahu figan hiç etme
                      Sakın ha keşke deme, kaderi sen öteleme
                      Bilinmeyenle sen asla, sakın ha alay etme
                      Hikmet kimin tekelinde, sen arifle zikir eyle

                      Mustafa CİLASUN

                      #788592
                      Anonim

                        Meğer ne gafletmiş, esireden bir halmiş!

                        55858.jpg


                        Sevmiştim bir kere mana derinliğini
                        Mest ediyordu işleyerek halden içeri
                        Nutkum kesildi şevkim devrana girdi
                        Öğüttü sanki bir değirmen emsaliydi

                        Tutamadım kendimi serdettim halimi
                        Nereden bilirdim sevdanın hazin dilini
                        Gönül ne ki aşk manimi kim bilecek ki
                        Duymak ne yazar idrak kimilerin derdi

                        Ne kadar mutazarrır olmuştu halimden
                        Şaşkınlığı tuttu anlıyordum melalinden
                        Hiddet sermayesi haykırıyor ki sineden
                        Ne gelir ki elden arlanmak şu halimden

                        Ne büyük bir hata içine dalmıştım meğer
                        Aşk olsa ne çıkar gönül denkliğinde efkâr
                        Hazan ki melale ağlar yaprak hale bakar
                        Sevda nasip olacaksa akar sinem ki ağlar

                        Kapattım sayfayı halimden arta kalanları
                        Derledim işte ayalim için ibret halkalarını
                        Düştüğüm çukurları göremediğim fakları
                        Alay konusu aşkları acınan gönül yarasını

                        Mustafa CİLASUN

                        #788598
                        Anonim

                          Ruhum razı mı çarmıha, figanım duyulmasada!

                          23307.jpg



                          Yarınların özlemin yaşarken
                          Tükenmişliğim önüme seriliyor
                          Görmediğim
                          sevgili beliriyor
                          İçim doluyor, kalbim kükrüyor

                          Onda bulduğum mana bir sevda
                          Sevdiğim şarkı, kucakladığım arzu
                          Yarınımın ütopyası, uçan bir martı
                          Hülyam, rüyam dinlediğim bir şarkı

                          Elbet biliyor sevgili titriyor kalbi
                          Bir nebze süzülse vereceğim gülü
                          Her adım da bülbülü dünü, bugünü
                          Hatırladıkça, yaşanamayan yarınları

                          İstiyorum ki bilsin, sarfı nazar etmesin
                          Dilesin, dillensin, bir kelam etsin gülsün
                          Yarınların esrarını, hiç değilse bende görsün
                          Üzülsün, süzülsün, hiç solmayan bir gülsün

                          Ne olur kızma bana, anlatamam bu cana
                          Ürperen encamıma, hafızanda ki canana
                          Ne acı, ne hayıflan razıyım ben çarmıha
                          Her yanım dağlansa da, kanım hep aksa da

                          Mustafa CİLASUN

                          #788599
                          Anonim

                            Sanki deniz içimde, ahımla birlikte!

                            26981.jpg


                            Engel olamadığım dalgaların
                            Seyrettiğim asude martıların
                            Nasinini bekleyen o balıkların
                            Çaresizliğinde ki ahımı ararım

                            Deniz değildir gördüğüm elbette
                            İçimde ki denize kitlenmek ne ise
                            Sensiz alık melal, firkat hakikatse
                            An içime kasvet, aşk umut değilse

                            Aşiyanın olayım, niye gamı anayım
                            Sensiz dünyada süruru ne yapayım
                            Mecnunu anayım , o abrı anlayayım
                            Mevla’ya an be an niyeyakarıştayım

                            Ne vakit bitecek mi bu hasret fetret
                            Gönlümüzde yer etmez elbette nefret
                            Ahım ne olacaktır, kalbini aşka devret
                            Kanaat et, şükret, süruru ile secde et

                            Mustafa CİLASUN

                            #788626
                            Anonim

                              Ruhun firkatini bulmak, aşkı anlamak!

                              Umut için hazırlık yapmak gerekiyor
                              Niyetin asliyesinde ki derinliğe sadık bulunmak hakikati öğretiyor
                              Mana neden kalbime sökün ediyor, aklım vaktin esrarında mahcubiyet yaşıyor
                              Yaratan aşikârken, hesap yakınken, ruhum hıçkırıklarına kanarken, sinem ah ediyor

                              Bülbülün ötüşünden, yaprağı düşerken
                              Yağmur vicdanımı serinletirken, kederim soluksuz kalırken, yol varken
                              Neden iradem boyun büküyor, nefsim kalbimi derdest ediyor, sinemi lekeliyor açken
                              Neden muştuya hakkıyla nazar etmiyor, vaatlerini hiç umursamıyor, iman kalbimdeyken

                              Yolun yolcusu, neye muhtaçtır, sancı ardır
                              Salahiyet sahibiyken, mükellef olduğunu bilirken, hesabın içindeyken aşk nardır
                              Hak olan sana tevdi edilenlere sadık kalman ve bu minval üzre yol almandır, an vuslattır
                              Ruhun yorulmazsa, kalbinin pınarları kurumamışsa, umut hazanlaşmamışsa hak sevdadır

                              Hasret umut, sürur içinde nefeslenmektir
                              Kanaati ruhunun derinliğinde terennüm eden ise edebin lahzasında eren kimliktir
                              Meşk, kalbin içindir, aklın esrar perdeleri ne kadar çetrefillidir, istişare ise zaruretindir
                              Selamı sakın esirgeme, seninle bir olan melekleri görmezden gelme, o lahza ki hakikattir

                              Vefasız olan bir nefesi kimseler sevmez
                              Sadakati ve hakikati hakkıyla kalbinde deruhte eyleyemez, nefsi terbiye edemez
                              İrfan meclislerini ihtiyacı bilemez, idrak için aşkı, sevdayı şehre dip feyziyle nefeslenmez
                              İllet nefsine mut olur, merak hizaya durur, akıl sairiyle buluşur, iraden tercihindir demez

                              An ve akan zaman bizzat kalbin içindir
                              Şayet tezkiye olmuşsa nefsin, ar kimindir, söyle mefkûre hangi vadinin derdidir
                              Gece, gündüz akıp gitmektedir, ruhun figan ederken, hangi gönül için ümit içindedir
                              Ölmek kata korku değildir, hesabı verilmedikçe sinede ne müthiş bir yüktür aşk gayendir

                              Rabbim derken, kalbin firkattedir
                              İltica ederken, muhtaçlığının farkındadır, sana ondan daha yakın başka kim vardır
                              Vaktinden evvel sararıp solma, bitap bir kalp ile tasattukta bulunma, şevk ve sürur ardır
                              İdrak ve nitelik şadından fakirsen, nefsini talim etmeyi önemsemezsen haşyet kapındadır

                              Mustafa CİLASUN

                              #788627
                              Anonim

                                hepsi harikaa masallah abi

                                #788661
                                Anonim

                                  Vecdin ne vakit aşk olacak, ruhun ferahlayacak!

                                  Nefesin firkatiyle anlamlaşmalısın
                                  Yüreğinin derinliğinde ki hasrete aklın ve idrakinle kavuşmalısın
                                  Ne kadar anlamsızlık varsa her fırsatta onun ikliminden uzaklaşmalısın
                                  Gül-i nihalin kokusundan bir an bile ayrı kalmamalısın, lalenin asudeliğine kanmalısın

                                  Tefekkür ruhunu dinlendirir, kalbini serinletir
                                  İhsan ve ihlâsa kavuşmak için ne gerekmektedir, akıl etmek niyedir
                                  Akıp giden zaman neler söylemektedir, ömür denilen kumaş ne çabuk eskimektedir
                                  Edep halin, inşirah kalbin, idrak ruhun, izan aklın, iraden vuslatın olacaktır, istemektedir

                                  Gökyüzünde neler var, hangi esrar kalbini anar
                                  Zahir olmak, cezbeden halin emanetinde bulunmak, faniliği unutmak yakar
                                  Bir lokma ekmeğe muhtaç nefes ne umar, safahat içinde yaşamak nasıl bir ar, aşkı boğar
                                  Ülfetin, erdemin, nasib-i kanaatin, sabr-ı hakikatin feyzinden nasıl bir can korkarak kaçar

                                  Kalbinin sahibine yabancı olmak, ne cehalettir
                                  İlmin bir şubesi olan merak hangi maksudun derdindedir, insan aşk üzeredir
                                  Hilkati ve mefkûresi bu minval üzre şekillenecektir, yoksa dosdoğru yol kimin içindir
                                  Vasfi yet ve nitelik, azim ve öncelik nedenlere ulaşmaktır, saikleri aramaktır, tercihindir

                                  Nazar etmek, temaşa etmekten çok farklıdır
                                  Farkı fark ettiren ise muhakkak ki ruhun yetisi olan idraktir ve aşk-ı ihsandır
                                  Her can ölümle bedellidir, her ne kadar dillendirmese de sinesinin derinliğinde ki nedir
                                  Kayıp olan şahsiyet midir, yoksa kalbi ve ruhi esaret midir, zikretmeyen o gönül nicedir

                                  Ahenk, aşktır, sevdadır, ram-ı esrardır
                                  Dirlik ve birlik için kalbine ne lazımdır, yetim ve öksüzlere sahip çıkmak haktır
                                  Ecir imanını bereketlendirir, fikir zikrini kenetlendirir, istişare aklın için ihtiyacındır
                                  Kuvvetin banisi bellidir, emanetin sahibi kimdir, hesap nasıl bir günün aşk-ı eminidir

                                  Kitab-ı celil akıl ve idraki olanlar içindir
                                  Kul olabilmek, yaratan için secde etmek, iltica edip gönlünü aşkına erdirmek fevktir
                                  Nedensiz bir ömür kim için gayedir, nihayetinde insan başıboş değildir, iraden senindir
                                  Sual etmeyen, kıt kanat geçinen, tahkiki öncelemeyen, hukukunu önemsemeyen fakirdir

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 256 ile 270 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.