- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
17 Nisan 2011: 07:41 #789060
Anonim
Zihne hükmediliyor, kalbi lekeler ele veriyor!
Her gün
Yeni bir karar veriliyor
Canlar telef ediliyor kan sökün ediyorErtelenen
Hınçlar sahneleniyor
Desiselere takat yetmiyor an tükeniyorMaslahat
Belamlar sayesinde
Cehaletin hükmüyle bir bir sıralanıyorYegâne
Ve mücerret hüküm
Göz ardı edilerek ekrandan gizleniyorRealite
Öteleniyor zımnen
Yasaları hiçlemiyor adam haykırırkenEfrat
Sessizdir bir hışımken
Tuğyanı estirendi talanı icbar ederkenHüküm
Yegânedir evrenseldir
Gayeye götüren müşahhas denklemdirAkıl aciz
Bilgi naçiz edilirse
Tebaaya tahakküm etmek ne kolaydırFakirlik
Kader sayılmaktadır
Talan edilen hakkın elinden alınandırTek düze
Bir hayattı sunulan
Sanat adına da kepazeliğe boyanandırTakiyye
İlmi siyaset olunca
Kursakları arlanmaz haramı soluyuncaNefsin
Sıfatın gücün olunca
Vatandaş ne yapa aşk şarlatanın oluncaMustafa CİLASUN
17 Nisan 2011: 08:39 #789061Anonim
Neden vazgeçilemez, kalpte hicran giderilmez!
Artık
Ne bahara nede ayaza
Kayıtsız kalamayacağımı anla
Gecenin
Sabahına bir nazarla
Melale yaşattığın acı yalnızlığıma
Önümde
Ömürden vazgeçmek var
Hülasasını anlatırım umutla hazana
Şayet bahar
Seninle anılacaksa eğer
Aşk serabıma çiçekler sunsa sancıyla
Meğer ki o yar
Soyut bir kavram kalacaksa
Anlamak için zaman feryadıyla ağlasa
Kanım aksa
Kalbim sessizliğini korursa
Ruhum ömrümünn vaktine aşkı soracaksa
Seninle anlamlı
Fetheden mümbit filizler
Sinemde koruduğum sezgiler, yazılan şiirler
Kimliğinde gizlediğin
Nakarat halinde ki serzenişler
Geceden sabaha kadar fersizdi bakan gözler
Kabulümdür halin
Hiç silinmez zerkettiğin anın
Rahmetin güzelliğindedir temaşa eden salkım
Elhak bu aklım
Seni sana asla anlatamaz
Farkın sabrın, ar hayâ duvarın, aşkın hakikatin
Anlatılmaz kimseye
Yakan dert buysa sorulmaz
Aşk iklimine nasip sorgusuz, suvalsiz yaşanmaz
Çileler niye bir
Umut içinde naifce yeşerirler
Zümrüd-ü anka gibiler, renkleriyle ne hasrederler
Mustafa CİLASUN
17 Nisan 2011: 09:34 #789062Anonim
Neden sual etmek geliyor, geçmişin izleri silinmiyor!

Gel
Ne sen sormuş ol
Ne de ben anlatayım bu kederimiSen
Geleceğin umud-u şevki
Yüreklerin hasreti sürurun adresisinNesiller
Hoyratça harcanıyorlar
Nefisler ne desise kuruyor, kandırıyorTüketim
Ve keyfiyet açıkça şırınga ediliyor
İrade zafiyeti hal ekseni elan öteleniyorAlafranga
Asırlardır zihinlere tetikleniyor
Adamlık alt kültür olarak şimdi anlatılıyorÖrfü
Hassasiyet ve cehalet adına
Milli haslet hamaset namına damgası yiyorMillet
İlletler içinde nimet umut ediyor
Millet içinde ayrışan bereket duasına çıkıyorFolklor
Hangi dansın güdümünde eriyor
Göbek atmak sıradan maharet telakki ediliyorO kızlar ki
Ar ve edepleriyle ancak nurlar
Edep yok olunca kepazeliği nasıl soluyacaklarAlkışlar
Gelen gidene tempo tutarlar
Zaten bir duruşun sahibi olsalar işlerini yaparlarGeceden
Sabaha denk densiz eğlenceler
Kim kimin derdinde haram bahane olunca ne derlerMillet
Artık bizarlığı kader sanınca
Kanaat içinde efkârını soluyunca umutlar hazanlaşırPatronlar
Bir tıraş olmak için yatlarıyla
Yunan adalarını tercih edince, madur edilen hayıflanırAhmet
Mehmet, Recep, Tuğçe
Asgari ücrete mahkûm olup yaşayacak, köleliği başlarVatan
Toprağını kanıyla koruyanlar
Kansız, mecalsiz artık kâğıt toplayanlar, ne mahzundurPet şişelerden
Atılan her şeyden umuda
Koşuyor, efradı için canla direniyorlar, kim onu anlıyorPalazlananlar
Sabahın körüne denk yarıştalar
Viski kadehleriyle, kandırılmış flörtleriyle ne rezalettelerAşkın
Sevginin içine ettiler, arlanmazlar
Soysuzca nefeslenip gasp ettiler, adamlıktan uzaklaşanlarŞekliyet için
Tekebbürün iflahı için ne dediler
Nesli zalimce yokluk içinde çökerttiler, hiç önemdemedilerYetmedi
Devletin hazinesizi kemirdiler
Vatandaşı düşman misali hakir gördüler, yalanla avuttularVarislerini
Sermayenin her çeşidini
Renklendirip, unvanlarla piyasa edindiler, öteyi sual etmezlerDevlet
Kendi içinde millet olmaktan
Patronların solukları altında kalmayı yeğledi evet ,garip değil miYıllarca
Milletin efradının acısını kim dinledi
Asırlarca inin inim inleterek bilmem ki neden sefilliğe terk edildiHakları
Ellerinden bilakis çalındı, inancı alındı
Dört duvar arasında cürümler kim için sıralandı, nefesler anladı mıZindan
zaman ısınmadı, hakikat adına aklandı
Adamlığa müptela kaldı, can adandı
Namlu mermiler içinde hiçbirMustafa CİLASUN
17 Nisan 2011: 10:16 #789063Anonim
Durma söyle göçüp giden bu an, hangi zamandan!

Geçti
Onca zaman seninle
Selvilerin gölgesinde sevginin
Güzelliğin
Nezaketin, ürkek halin
Sofiyane zarafetin edep içinde
Gizlendiğin
Yumuşaklığında letafetin
Mizacınla arz eylediğin ülfetin
Kelebek
Kadar zarif hafif
Şevki sevk eden renkli kişiliğin
Yüreğinde
Vakarını koruyan hedefin
Hissetmek için dikkatte ki halin
Gayretinle
Atalete taş çıkartan elin
Tükenmeyen kanaati bilen gücün
Geceyi
Sehere denk bekleyişin
Sabahın bereketinden söz edişin
Hali
Meftun bırakan
Kalbi ihsana doyuran samimiyetin
Yüksünmeden
Bana ne demeden
Refahı öncelemeden hışımla gidişin
An ve zaman
İçinde nefes alan her kan
Anlamak için yaşayan hanif olan can
Muktedir
Olmak gücün nispetinde
Bilgin yok ise güç sadece kaba heybe
Can aşk ile
Kan toprak için nafile
Nasip kimin eliyle hikmet sabrın elinde
Mustafa CİLASUN
17 Nisan 2011: 16:49 #789085Anonim
Neden kalbim zikreder, ruhum refakat eder!
İnşiraha ulaşmayı hangi gönül diler
Gören göz, işitilen söz, ruhun didarında saklanan öz vaktini bekler
Ehliyet sahibi olmak yetmez, kemali yet için nefsi temayülünü terbiyey-i aşk gerek
Şikâyet etmek kefaletine itibar etmez, vecdin hak için olmadıkça aşk haline gerekmezEy Rabbim derken, kalbini gözet
Nasıl bir lisandan bahsediyorsun, niyetinin hoyratlığını nizam et
Nefsin hür oldukça, zafiyetlerin ruhunu boğdukça, sevdaya değil, sefilliğe itimat et
Yükünün ağırlığından, tercihlerinin bağnazlığından tez vakitte imtina et, aşktır hakikatKulağına gelen ney’in sesi ne söyler
Ruhunun evveliyatını, ahirin için dünya hayatının ahını hikâye eder
Ne kadar debdebelik varsa tefekkür etmeni tavsiye eder, sessizliğin aklından eser
Tevdi edilen emanetler adına, ihmalkârlığını edebi diliyle öğütler, kalbine dikkat et derBilmem ki takat-i derman kimdendir
Nefes-i can aşkın elindendir, firkatine ram olmadığın sevda hangi günedir
Bahtın kazası takdir değimlidir, tercihlerin adına düştüğün yanlışlar nasıl telafi edilir
Af ve mağfiret yaradan Rabbinin vaadi değil midir, korku ve haşyet bilinmeyen cehalettirSana senden daha yakın olan kimdir
Rızkının sahibi bizzat Cenabı Hak değil midir, peki, öyleyse tekebbür niyedir
Akan zaman nasıl bir hesabın ramıyla coşup gitmektedir, akletmeyen cana şimdi ne denir
Hangi bahane nefsini kurtarmak için yetecektir, cazibesini kaybetmiş nefes değerli midirGönül kapın açılsın, aşka abat olsun
Umutların hiçbir zaman kurumasın, kalbinin latifliğinde yeis palazlanmasın
Her vakit hak ve hakikat dostları gönül kapını çalsın, serin uykundan aşk ile uyandırsın
Ne kadar ukdelerin varsa, vecdin sevdasıyla sineni bıraksın, bir emel kalbini oyalamasınRuhunu yoran, kalbini burkan acın kalmasın
Akıl ve izanın istikametin için vuslatını aralasın, unuttuğun mefkûren anlamlaşsın
Seni var eden, her zerrene dirlik bahşeden ne kadar hamiyetli gönül varsa hiç usanmasın
Vahdetin yolunu açsın, idrakin aşkın firkatine kansın, aşk-ı dünya hal-i vecdine adansınMustafa CİLASUN
18 Nisan 2011: 09:35 #789116Anonim
[FONT=Palatino Linotype, serif]Hangi varlığıma güvenir, hesabına serilirim![/FONT][FONT=Palatino Linotype, serif]Elhak, aşk ve nefes adına şükretmeliyim[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Nasıl bir lahzanın eşiğinde firkatleşen idrakime meyletmeliyim[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Merakımı ecir ve hasene yönetmeliyim, kaygı ve zanı derfetmeyi bilmeliyim[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Ne kadar ön yargım varsa kalbimi ve ruhumu arileştirmeliyim, felaha ermekliyim[/FONT][FONT=Palatino Linotype, serif]Neden kuşku ve korku bırakmaz yakamı[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Vuslatım için tahkikim, halimin firkat-i aşka ram olmasına için aşikar mı[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Hasretmekten imtina ettiğim kaygı ve müteredditleşen ahvalim kalbim için ar mı[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Hiç sevdanın şadına erişmeyen nazar, cehdin süruru için aklı ve irademi kollar mı[/FONT][FONT=Palatino Linotype, serif]Ey yalnızlığıma çare sunan umut nerdesin[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Hangi demin vecdiyle senaya erişmektesin, neden hal-i sefilliğime refakat etmezsin[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Yoksa el vermeyecek kadar ümitsizmisin, nefsi hastalıklarıma şifa halketmezmisin[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Neden bu kadar garip ve silik halin içindeyim, sessizliğin şadında habersiz nefesim[/FONT][FONT=Palatino Linotype, serif]Zikrederken kalbim buruklum içindedir[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Meftun olduğum furkan nasıl bir vakitten söz etmektedir, idrakim nerdedir[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Hemhal olduğum nefesler neden bu densizliğimi görmezden gelerek, üzmektedir[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Hangi çare nasibi, sabrı ve kanaatimi beklemektedir, niyetim kifayet edecekmidir[/FONT][FONT=Palatino Linotype, serif]Micaç nefsin teranesinden neşet etmektedir[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Akıl ve izan ruhun selameti için iradeni beklemektedir, elbette tercih senindir[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Hak ve hakikat latif kalbini bekleyen güzelliktir, o ilm-i siyasette neler gizlidir[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Kaza, kader içiçedir, niyetin vuslata erişmek için aşka iltica etmeni beklemektedir[/FONT][FONT=Palatino Linotype, serif]Bilmem ki hala neden durur ve bakarsın[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Akan zaman içinde yazılmış bir fermansın, aklın ve iradenle hak yolunda cansın[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Hesabını düşünen adaksın, her lahzanın derlediği ülfetin abadına elbette sadıksın[/FONT]
[FONT=Palatino Linotype, serif]Neden bezgin ve yorgunluk yaşamaktasın, yıllara sari ihmalkarlığını bırakmalısın[/FONT][FONT=Palatino Linotype, serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]
18 Nisan 2011: 16:41 #789128Anonim
Bir lahza ki aşka ram, sevdaya meftundur!

Gülüp geçmemeli, an ve zaman önemsenmeli
Bir lahza ki aşka ram, sevdaya meftundur! Acabalarla vakit geçirmemeli, aşk ki kalbin ve ruhun lisanıyla şehre dilmeli
Nefesin bereketi, sıhhatin hasrettiği hususiyeti ibretle düşünmeli, bağnazlık edilmemeli
Kalbine kim kötülük eder, neden aklını bahanelere vesile eyler, idrak, izan fark edilmeliYunus deyip geçme, anla kendinden geçireni
Ruhunu davet eden, iradesinden vazgeçiren, ihsan ve ihlâsa yönelten hissedilmeli
Her gün bir ölü misaline bürünürken, seni muhafaza eden melek görevliyken ne demeli
Hangi nizamın talim ve terbiye edileni, seni sen yapan kalbin ve ruhun ihmal edilmemeliHazana nazar et, iklimin senfonisini seyret
Ahenk nedir, onun pak ülfetini sinenin derinliğinde sessizce ve hazla hisset
Deryanın içinde ki sükûnetini, dağın bağrında ki letafeti yalnızlığında bir temaşa et
Varsa şayet benliğinde asabiyet, nefsi temayüllerinde onca emel ve hırsın, aşka havale etCazip olan nesne bile olsa çok kıymetlidir
İnsan, ihsan ve takva üzere nefeslendikçe itibar edilir, zarafet ve edebi kalbindedir
Bir takiye içindeyse, niyetini yaratan ve fark eden basiret sahibi, zavallılığına vermektedir
Peki, haddizatında kim kime ziyan ederek huzuru mahşerde ki hesabını ihmal etmektedirRuh lekeyi kabul etmez, kalp ihmale gelmez
Ne kadar tasaddukun varsa, latifleşen ecrinle buluşmadıkça devaya eriştirmez
İnsan bu zafiyetleri hiçbir vakit sulha erdirmez, irade ve akıl maşuk içindir, geçilmez
Sevda kararmışsa, akıl tutulmuşsa, irade boşluk içinde kalmışsa, o esarettir, lafı edilmezHu derken, hamt ederken arın nefsi halden
Yıllara sâri ibretlik hamasetlerinden, hatırla o imtina ettiğin şefkat ve muhabbetten
Şimdi geriye ne kaldı, yaşanmış hevesler hangi manada ruhun ve kalbine hakikati anlattı
Muhakkak ki her nefes için zaman daraldı tefekkür etmek için aşka kalbin nasıl muhtaçtıAşk, ruhun ve kalbin en ulvi membasısıdır
Hak ve hakikat üzere ilhamı namdır, dil şad olsa da efkârı sanki bezirgânlığınadır
Zaman aynı zamandır, nefesin insan bünyesinde ne farkı vardır huşu ve aşk bambaşkadır
İnsan Rabbine kul oldukça, nefsi marazlarından kurtuldukça muhterem olan bir insandırMustafa CİLASUN
19 Nisan 2011: 08:34 #789169Anonim
Ayrılık her yanımda aşkı anlatan bir pusula!
Kalbim hicran içinde, sessizlik ikliminde
Çareler şifa sunmuyor, ruhumun hasret çeken firkatine ve ah u elemine
Sararıp solduran dinmeyen özleminle, sabırda ki direnişim bir hüzün vecdinde
Gözyaşlarım aman vermiyor, şehrine malik olmadığım bu idrakim hangi alemindeCan dedim, nefsimle hala bedelleşemedim
An dedim, hangi vaktin eşiğinde firkatina ram olacağımı hiç bilemedim
Bir ömür umutla beslendim, serabın serencamında bazen kederlendim, inledim
Nereye baksam,ruhumun hicranıyle yakarsam, meftun eden hüznümü hasrettimNasıl bir deryanın derdiyde seninleyim
Bahtıma seslenen her keder ve çileyle halini tebessümle yadeden bir viraneyim
Zikrimle ve kıtkanaat fikrimle yoluna yüz sürmeye adayım,bu hal üzere avarayım
Neden iliklerime kadar nüfus etmez, hasrettiğin ve bıraktığın şefkatin ne yapayımSanki bir dere misali akıyorum sağa, sola
Aklın istikameti, ruhumun hasret çektiği vahdeti, kalbimin dinmeyen kederi ne ola
Alacağım her bir kararın kararsızlığında inlersem, iltica ettiğim hamiyetin kavura
Savruluyorum şimdi bu halim nice ola, muhtaclığımın kadrini bilmem ki kim soraSığındığım kanatlar, umut ettiğim anlar
Ruhuma seslenen sessiz çığlıklar, sensizlikte ki nefesimi kesen sorumsuz nazarlar
Sinemi burkan olumsuzluklar, ne vakit dinecek, kalbim sürurla o halini yadedecek
Sevincim, neşem gelecek, azmin, vecdim o hamiyetinin ilhamıyla aşkla filizlenecekHakikati fark etmeyen göz kalbi olur mu
Her bir tarafı kuşatan ayetler, onca nefeslerin şehrine malik olur, anlaşılır mı
Aşkın ve edebin serdedildiği bir sahrada hiç haşyetin izi bulunur vede sorulur mu
Akıl, kalp anlamalı idrak ruhun yetisiyle vuslatınla buluşmalı sevdan anlaşılmalıMustafa CİLASUN
19 Nisan 2011: 09:18 #789171Anonim
Mahkûm eden hisler, mahzunlaşan nefesler!
Sen nedense
ÖzleyememdiyordunKâbusların korkutan
Eşiğinde o an sabahlarkenHer halinde
Kalbi değişikliği yaşarkenHislerime asla
Müdahale edemiyordunBazen nedense
Unuttuğunu düşünüyordumMartıları seyrederken
Geceleri düşünceelerimi yazarkenSukutun girdabına
Mahkûm hayallerim bırakmıyorduGecenin o karanlık
Göğsünde hüzünle sinembesleniyorduDağlara yaslanırken
Seyrettiğim sessizce nazar edenbulutlarSeni anlatıyordu
Hülyalar yaşatıyor, içim içime sığmıyorduHoyrat ellerin pençesinde
Makûs melalim, gönül ve mevsimlerimSenin sevdanı
Anlatıyor ve muhabbetinle yaşatıyorduKör kuyuların da
Kuruyan umut bekleyişi, elem zerkediyorduİklimleri değiştiren
Hercümerç hayallerim boyun bükerek ağlıyorduToprağın şefkatini
Ararken yağan yağmurlar o an neler söylüyorduSenden şarkılar
Söylüyordu nağmeleriyle, hissiyatın yakarışlarındaMustafa CİLASUN
19 Nisan 2011: 15:34 #789189Anonim
Ruhum ne vakit kanacak, aşkın narıyla arınacak!
Bir sessizliğin dehlizinde ve hüzün içindeyim
Hangi suali sorsam, merak ettiğim ne varsa muhatabını bulsam derdindeyim
İçin için kanayan yaramın, devaya muhtaç aklımın, ruhumu kuşatan hicranın eşiğindeyim
Neden böylesi bir badirenin kaldırımlarında ilerlemekteyim, hissiz, şevksiz bir avareyimCan emanet-i devlettir, nefes bu hal içindedir
Gözler nereye nazar etse, idrakin sulbünden neşet eden manaya ulaşmazsa kederdir
Elem kalbim için söyle nasıl bir derttir hakikate vasıl olmayan aşk hangi vadide rehberdir
Gamı zanlar nefsin değil midir, hal ehli neden bu hastalığı yıllardır tedavi etmemektedirİçimde yaşattığım canavar neden sessizdir
Yıllardır hasrettiğim zafiyetler kalbim için delil değil midir, lal olan hesap kimindir
Ruhum her vakit kaybettiğim tercihlerimde, neden bir sessizlik içinde nezaret etmektedir
Hangi vaktin şahitliğinde dile gelecektir, ruhumu bizar bırakan iradesizlik ne diyecektirYar dedim, yine nefsimi an be an önceledim
Can dedim, müddeti nefesin kıymetini hiç takdir etmeden, heveslerime hasrettim
An dedim, ne aşkı hakikat manasında ve ne de sevdayı narın edasıyla hiç zikretmedim
Vecde gelen nefesleri ibretle seyrettim, ecir için canhıraş uğraşanlara refakat edemedimGül koklayım dedim, dikenine meylettim
Neden bu kadar şefkatizdir gönlüm diye, sessizlik içinde, sefil halimle kederlendim
Huşu içinde ağlayanları gördüm, içten içe imrenerek kalbi elemimle o vakit yüzleştim
Halimin perişanlığını arz etmek istedim, ruhumu esir eden ahvalden kurtulayım dedimHangi rıhtıma gitsem, bir hüzün var içimde
Martılar, kendi âlemlerinde seslenseler de, deryanın derinlerindeyim düşüncelerimle
Umulur ki gönül kapım bir gün açılacak, kalbin inşirahın süruruyla hüzünden kurtulacak
Yıllara sâri derdest olduğum an, umutlarımla anlamlaşacak, bu hicran artık ağlatmayacakSessizce nida ediyorum, aşkın edebine bürünüyorum
Yakaran bir kalp ile asla şikâyet etmiyorum, ne kadar yanlışım varsa kabul ediyorum
Hata ve kusur içinde olduğumu yakinen biliyorum, hal ve ahval üzre sana iltica ediyorum
Rabbimsin, Rahman ve Rahim olan aşk sensin, beni benden daha iyi bilensin, diyorumMustafa CİLASUN
20 Nisan 2011: 09:40 #789251Anonim
Gür hisli ve gür imanlı nefesler coşacaktır ancak!

Beni benden alan bir ahenkti, unutulmayan nefesi
Her lahzasında nasıl da kederliydi, derdi hiç anlaşılmayan o mefkuresiydi
Yaşadığı yıllarda kimbilir ne kudretli çilelere direndi ve asla pes etmeyi bilmedi
Çünki iman ettiği ve hasrettiği kalbi taatiydi, ruhunun hicran zerkeden direnciydiTakati yettiği nispette ulvi aşkını esirgemedi
Kıtkanaat geçindi, zemherinin lisan-ı halini nefeslendi,ancak vecdim budur dedi
Bir ömür feryat etti, bazen bülbülle dertleşti, sanki yalnız nefeslenen feyzi ahenkti
Dile getirdiği her meramı, yazdığı onlarca hatırası şimdi günyüzüne çıktı ve inlettiKariye seslenirdi, sessizce gönlünü hasrederdi
Nereye baksa, hakikati için yılmadan çırpınsa, devrinde hakkıyla anlaşılmıyordu
Gözlerine uyku girmi, nefesine takatte yetişmiyordu yokluk onun naif arkadaşıydı
Sabrıyla anlaştı, kanaatiyle ferahlardı, azmi ve cehdi onun vazgeçilmez mizacıydıRuhu yıpratan nedir, hangi esaret ki güzeldir
İnsan Yaradanına kul olmayı başardığı nispette kıymetlidir, çünki ahsen üzeredir
Varlığın karanlığa iten her vesvesesi zaten hakkıyla bilinmektedir, neden zafiyettir
Şafak kalbine seslenirken, amel ve taatin Rabbini beklerken nerdeydin, ne eziyettirYüreğini aydınlatan hitabı niye ihmal edersin
Aidiyetinden söz eden kitabın yüzünü neden hiç açmıyorsun ve anlamıyorsun
Bir ömürün hesabını tutmayacak mısın, esaretini bahtın olarak mı yaşayacaksın
Nefsi serkeşliğinden, yıllardır ihmal ettiğin o hakikatlerden ne vakit kurtulacaksınSeni anlatan, aklını ve izanını yaratan aşkı ara
Şimdiye kadar hasrettiğin ömrünü karanlık içinde artık bırakma, o kalbini anla
Sevdaya gark olmayan bir nefesin varsa sakın bir ülfet sanma,avuntulara kapılma
Derin uyku bitsin, seherler vecdinle şenlensin, melekler sana refakat etsin, unutmaMustafa CİLASUN
20 Nisan 2011: 10:08 #789252Anonim
Gönül tahtında bir katre olmak, aşkı bu hal üzere yaşamak!

Dökülen damlalar henüz toprağa düşmeden
Sevenin yüreğinde bir sızıyı oluşturmuyorsa
Gözde olmak, ne ki gönlün ayarında olmayınca
Bırakılan her damlayla sevgiden uzaklaşılacaksaSevmek ne ki gözlerden yaş her an akmayacaksa
İstemeden de, isteyerekte dilenen sevgi kalbe konmaz
Filizlenen lahuti sevgiden istense de asla uzaklaşılmaz
Yaşanan aşktan, olan sevdadan kalp hiçbir an yorulmazBiçareliği yaşatan, kalbi bizar bırakan salındığın ahvalin
Bir türlü girdirmedi ki gönlüne, gitmene ne sebep olacak
Verilmiş bir karardan haberdar olacak, aşkı unutturacak
Mahzeni andıracak, hasret bıraktığın sevdanı unutturacakFersiz bu gözlerin bakması neye delalettir kifayetsizdir
Kalben yapılmayan her nazar biçareliğin hengâmesidir
Sevemedin bir türlü, kalbinin zerresinde yeşeremedim
Gönül tahtında bir katre olamadan sinenden gönderildimSenin her halinin ve hatta gizemlerde kalan melalinin
Göremediğim tenin, resmettiğin her bir mısrada ki şiirin
Benim için namütenahi bir serinlikti sen kabul etmesen de
Yaşattığın bir sevgiydi hiç pas vermesen de çekip gitsen deBir kez olsun beni düşündüğünü bilmem onu hissetmem
En büyük bahtiyarlığım olduğunu senin asla bilememen
Aşkımı heder etmen, sevgimi hiçlemen beni terk etmen
Öykülerin en hazini, masalların en acımasız bir nihayetidirSen yine öykünle kal, senaryolarını bir an durma yine yaz
Aşklarınla sarmaş dolaş, sevdalarınla sarhoş ol ister savaş
Bırak bu sefili sen bizar olma, teninin kokusun da boğulma
Resmettiğin gönül hücrende ki hasretinle hiç durma raks etMustafa CİLASUN
20 Nisan 2011: 16:32 #789295Anonim
Bir kere şad olsam, ruhumun figanıyla arınsam!
Yıllardır suskunum, içime akıtırım figanımı
Ürkek bir nazarla seyrederim ibret sunan aşk-ı manayı, hakka uzanan sevdayı
Duygulanırım, içime kapanırım, sakin ve seçkin iklimlerde nefes alırım rahatlarım
Kadrine malik olmadığım lehçelerin merakına dalarım, aşiyan şanı bülbüle bazen sorarımAdıyaman’a gittim, nemrut dağına çıktım
Seherin ilk ışıklarında kalbimi yoran bir bayırdan çıktım, nefesim daraldı anladım
Biraz dinlenmek istedim, gelen kalabalığı görünce edebimden hiç seslenmeden kalktım
Devasa taşları göründe birden şaşırdım, emel ve hırsın nelere yol açtığını o anda yaşadımEvvelin emanetçileri güneşe taparlarmış
Tazim için ne kadar heybetli kurbanlar adamış, dağın tepesine heykeller yaptırmış
Farklı farklı isimler takmış, insan ne kadar boşluktaymış ve hakikat adına kayıtsızmış
Nasıl bir tefrika içinde kalpleri aralanmış, itikatlarını bizzat yaptıklarına acıyla bırakmışDikkatimi çektiler, güneş doğuyor dediler
Biraz durakladım, nasıl anlamalıydım, her zaman doğam güneşe ibretle bakmalıydım
Hangi lahzanın sancılarıydı içimi ürperten o esrar inşiraha muhtaçtır muhakkak her nazar
Hissiyatımı derledim, tefekkür etmenin terennümüyle müddeti nefesi nedense yâd ettimKimdim, nerden geldim ve ömrü tükettim
Aklımı nerde ve nasıl aracı ettim, idrakimi neden nefsanîlikten öteledim, önemsemedim
Merak edemeyecek kadar sefildim, sual etmeyecek kadar densizdim, yüreğimle eğlendim
Ruhuma niçin bu kadar mesafeliyim mukadder olan an’a müddeti zamana ne demeliydimŞahit olduğum şehrin haline üzüldüm
Fevkalade ihmal edilmiş, çevre düzeni sanki hiç düşünülmemiş, çocuklar serpilmiş
Yakınlık kurduğum çocuklarım dramı çok sancılıydı, yokluk ve ihtiyaç hat safhadaydı
Boya sandığını kapan kaldırımlara kapanmıştı, ısrarcı olmaları kaçınılmaz bir kaygıydıMardin’e gitmek üzere yola çıkmıştık
Bir biri ardı sıra açılan kuyularla tanıştım, umut adına azmi ve emeli nasıl tanıdım
Fevkalade tarih abidesiydi, zikredilen zenginliklerin bir mekânıydı, sakinliğine baktım
Şahit olduğum nazarları kendi aklımca sorguladım, merak ve heyecan azdı, meraklandımMustafa CİLASUN
21 Nisan 2011: 08:55 #789344Anonim
Sinemi dağlayan, içimi burkan bir vedaydı!
Yıllardır
Yüreğimin sessizliğinde gizlediğim
Onun pak halini görmek adına beklediğim
Suskun melalimi seferber eylediğimlahzalardıHalimi
Meftun bırakan, beni benden alan
Hissiyatıma derin bir hicran bujrakan yârin hasretiyle
Umutla bekliyor ve onun hasretiuyle öylece nefes almaktayımOnu anlamak
Ziyadesiyle ve yakinen tanımak arzusundaydım
Lakin ne mümkündü ulaşmak, zerre yol aldırmıyorduO eşşiz ürkek bakışları
Ne kadar tatlıydı, baharı yaşatan bir sevdaydı
Meramımı zikretmek, hemhal olup dinlemek istiyordumTenine akseden
Edep ve nezaket bir başkaydı, fevkalade alımlıydı
Yıllar sonra yüreğime şevk veren kıpırdamalar başlamıştıSahaflar çarşısında
Onun izlerini bulmak için çok bekledim
Merakın harıyla gayetlere girdim, sessiz ve sakince bekledimOldukça sosyal
Ve hatta serinkanlı olmama rağmen her nedense
Muaffak olup bir türlü kendisine yakın olmayı başaramıyordumAçıkça korkuyordum
Onun nazarları karşısında, mahcubiyeti söz konusu olorsaErimekten, güneşe hasret
Kar misali sessizliğinde taaccüp edeceğinden çekiniyordumBazen düşünüyordum
Neden bu sıkıntılara duçar oluyorsun, sancılar yaşıyorsun diye
Lakin sormak ne işe yarıyor ki, ruhum ve kalbim yadını anarkenGönül dinlemeyince
Sevmeyi arzuladığınız bir kuşun uçmasını asla
Dileyemezsiniz biliyorum, yanımdan hiç ayrılmasın dersinizZira onun nereye
Gideceğini asla bilemezsiniz, acabalarla çaresiz yetinirsiniz
Sancılar çeker ve merak edersiniz, nasibin hikmetini deşifre edemezsinizBen yaklaştıkça
O uzaklaşıyordu, ben uzaklaştıkça o yakınlaşıyordu
O an yaklaştığını hissettiğim duyguların hükmü bağlıyorduNe zamana kadar sürecek
Birşey diyemem ve sabır neye kadir der, nasibi umut ederim
Bu satırlar yüreğimde uysal adımlarla dile geliyor, geçmişi yad ediyorYürüyen o yâr ile
Yıllar sonra karşılaştım ve habersizce kendi kendime uzaklaştım
Demek ki kısmet değilmiş, düşünmek kifayetsizmiş, niyet kefil değilmişMustafa CİLASUN
21 Nisan 2011: 09:17 #789345Anonim
Ruhuma gam zerkeden kurşuni sokaklarda!

Kondra sokaklarında
Olanlardan habersiz şekilde
Dertli sineler, yol almaya devam ederlerBunlardan ikisi
Karar almışlardır kendi aralarındaAtlamayacaklardır hiçbir
Kapıyı ve her eve sokacaklardır
Ellerindeki mukaddes davetiyeyiBu niyetle
Çalarlar her bir kapıyı
Ve yaparlar çağrılarını
Mütebbessim bir çehre
İle yaparlar gerekli olanıDedikleri gibi
Atlamazlar hiçbir haneyi
Aynen karar aldıkları gibiKimisinden o anda
Alırlar tepkilerini, kimisinden ise
Sonradan gelecektir davetin neticesiKimi için
Bu davet bir mekân beraberliği
Manasını taşırken,
Kimi gönül için deÂhiret
Beraberliğine vesile olan
Bir tanışmanın başlangıcı olacaktır.Küçücük davetiye
Belki de bazı sinelerin
Yamaçlarında bir kartopu
Gibi yuvarlanmaya başlamıştır bileÇığa ne zaman
İnkılâp edeceğini kestirmek
O esnada imkânsızdırNeyse onlar
Tohumlarını atarlar toprağaBakalım kaçı boy
Verip de selâma duracak
Kaçı sinesinde
Nice başağı barındıracaktırMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.