• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 301 ile 315 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #789346
    Anonim

      Neyleyim kokmayan gülü, feryad eden bülbülü!!

      92505.jpg

      Ne kadar ruhumu
      Latif kalbinin düşkünlüğünden
      Azat etmeye çalışsam, uğraşsam da
      Ne hikmetse muvaffak olamıyorum

      Sizi düşünmek zorunda
      Kalıyorum çaresizce düşünüyorum
      Adımlarımla
      Terk ettiğim patikalar refakatiyle

      Melalime
      Saldığın soyut iklimin
      Serencamında sadece bakışların vardı

      Sinemi
      Delercesine geçip giden,
      Beni benden ötelere sevk eden bir zamandı

      Her türlü pişmanlığı
      Öteleyen, bir merak kavlinde
      Seyri âlem ettiren bir duyguyu yaşatmıştın nedense

      Bedenin
      Ahenginde nizam edilen
      Gözlerden dem vurmuyorum şaşkın bir şekilde ben

      Hissiyatın
      İtminanlığında var olan an ve o zaman
      Dirliğin güzelliğinde düşünceleri sürurra gark ediyordu

      Deşifre edilecek
      Bir netlikte yazdığınız ve anlattığınız
      Satırlarınızdan bahsediyorum size, siz hiç seslenmeseniz de

      Siz karşımda bana
      Hitaben yazıyordunuz, dikkatimi celbediyordunuz
      Sarfettiğiniz nefesinizle edebi önceleyen bir yolcuydunuz

      Böyle bir duyguya
      Kendimi kaptırmaktan korkuyordum
      Her nasılsa bir türlü kurtaramıyordum, sancılar yaşıyordum

      Yazılanların
      Genele hitap etmesi ziyadesiyle bellidir
      Biliyorum ki aslolan bir kanaattir ve niyetin azizliğidir

      Lakin
      Bu gerçeği gönlüme her ne hikmetse
      Anlatamıyorum, bir türlü başaramıyorum mahcubiyetimle

      Mısralarınızda
      İşlediğiniz yalnızlığın dramını hissettikçe
      Mananın engin ikliminde bu vesileyle kendimi buluyorum

      Yozlaşmışlığın
      Her türlüsüne seninle
      Aynı ölçekten bakıyorum

      Sadece
      Sevgi için ebede ötelenen
      Definenin sancısıyla yaşıyorum

      Senin
      Zahirin senindir
      Benim için
      Cazip olan ruhi kimliğindir

      Melalimi
      Ötelerden nefeslenerek
      Hissettirme erkine erdirmendir

      Düşünmenin
      Keyfiyle terennüm ettirmendir
      Bu güzelliğin karşısında teslim olmamak

      Ne kadar
      Mümkündür bilemiyorum sadece
      İçimden geçenleri satırlara döküyorum

      Güllerin
      Çeşidini neyleyim
      Ben onun öznesiyle kaimim

      Ruhum
      Müddeti içinde anlam ararken
      Mana muhayyilesinde ahenk bulduğum

      Senden
      Hâsıl olan mısralarınla
      Nefes almanın şevkini yaşamaktayım

      Aşk eğer bir nursa
      Ve hatta bilakis verilen onursa

      Nefsimi zilletten koruyorsa
      Halimi manayla buluşturmasına talibim

      Siz habersizce
      Satırlarınızla ruhumu işlerken
      Lütfeder misiniz artık hangi aşkı arayım

      Mustafa CİLASUN

      #789382
      Anonim
        465575.jpg


        Nasıl bir duyguydu ki hissettiklerim
        Bir ömür dinlediklerim, merak içinde acaba dediklerim
        Yalnızlığımda her vakit yâd ettiğim, firkati için vaktini sabırla beklediğim
        Meczup bir nefes olan
        rahmetlik Cemil babadan dinlediğim ve kendimden geçtiğim

        Kelam kifayet etmiyor seni anmak için
        Ruhumu kuşatan hicran bilmem ki hangi vakti bekliyordu kim rehin
        Aşk kalbe nasip olmazsa, inşirah için gece gündüz demeyip yakarmazsa kimin
        Niyetin asliyesi hakikatim için, ruhumdan tebarüz eden idrak farkı fark ettirmek için

        Düşünmek yetmiyor, gerekçeler istiyor
        Ar ruhun kemali yeti için kimden medet bekliyor, kalbim ne söylüyor
        Derya, denizleri ihata ediyor, lahza zamanın esrarından söz ediyor, kim dinliyor
        Ne tekdir yetiyor, ne de takdir ibret almam için aklımı hakikat için çeliyor, ne bekliyor

        Okunan salalar neden içimi titretiyor
        Nasıl bir dünyadan bahsediyor, umutlarım sendeleşip sersemleşiyor
        Neden bu kadar yabancılık sinemi kemiriyor, öğrenmek için söyle neyi bekliyor
        Bu kadar kayıtsızlığa akıl sır kifayet etmiyor, ten ve bedenin figanı hakkından gelmiyor

        Efendim dedim, ne kadar kalbimdeydin
        Getirilen salavatlar için ne söylerdin, sefilliğime bilmem ki güler miydin
        Tevdi ettiğin emanetleri bir ömür görmezden geldim, hikâye misali safça dinledim
        Ne kadar hayatıma dâhil ettim, bitmeyen heva ve heveslerimi mütemadiyen önceledim

        Nasıl olsa şefaat edecek değil mi dedim
        Lakin ümmetin olabilmeyi asla beceremedim, neden bu kadar hoyratlığı seçtim
        Geçim derdi dedim, meşgale içinde kaybolup gittim, efrada şefkatini hasredemedim
        Kimi zaman ah ettim, demek ki çekilecek çilemiz varmış dedim, sessiz halde nefeslendim

        Ne vakit gül görsem tebessümle anarım
        Naçar bir ömrün müntesibi olmaktan fevkalade utanarak, acizliğime yanarım
        Kuytu bir köşeye çekilir
        gözyaşlarımı sessizce bırakırım, anlamadan inanmaya şaşarım
        Bir bağnazlık içinde, tefrika selinde, ümmet bilmem ki nasıl bir hesabın derdinde, anarım

        Mustafa CİLASUN

        #789393
        Anonim

          Hak ve hakikat adına her şey bu kadar aşikârken!

          89950.jpg



          Her geçen günü gönderirken
          Tayin edilen bir merhalenin basamaklarında
          Ne gönderen ve ne de giden ne kadar birbirini anlıyorlardı!

          Zamanı anlamayan can
          Akışın anlarındaki fevkalade önemli olan “ritmi”
          Algılama ve bu manada yakınlaşma mefkûresini bulamayacaktı.

          Kalbin sahibinden habersizken
          Kalplerin emanetçilerine ne kadar duyarlı kalınırdı
          Onlar adına zan ve ön yargılardan ne vakit bir felaha ermek vardı.

          Toprağın himmetinde ki berekettin
          Suyun letafetinde gizlenen namütenahi değerin
          İnsan için tanzim edilen arzın nimetlerinin veriliş serüveni bilinirken!

          Nebatata ve havana ta bu denli
          Yozlaşan duyarsızlığı her geçen gün tırmandırırken
          İçtiğimiz suları hoyratça harcarken kazanç için onları dahi kirletirken!

          Mazlumu, mahzunu, masumu
          Korumayacak kadar, durumlarına bigane kalarak
          Gözyaşlarını görmezden gelerek ahu figanları kulak ardı ettiğimizdir!

          Her zerre bir hesap dâhilinde
          Yaratılmışken, yapraklar dallarını hazanda terk ederken
          Kuşlar iklimlerden sıcak olanı seçerken mekânı terk ederek göçerlerdi!

          Ay her zaman ki güzelliğiyle
          Her zerreyi hakikati temaşa ederken sunduğu
          Semadaki mevcut yıldızlarla
          güzelliğin estetiğinde ki hikmeti anlatırdı!

          Varlık ve yoklukta ki dirliğin
          Mekânsal bakımdan bir öneminin olmadığını
          Her gün yenilenen ve bir iştiyakla melallerimizde nakşedenler değimliydi!

          Tenlerden nüfus eden kokuların
          Kalplerde anlam bulan korkuların, nasipteki mananın
          Teslimiyette göstereceğimiz gayretin,
          sevgimizde ki müşahhas gerçeğindi!

          Sevmeden, ona erişmeden
          Aşkı dileyerek çileler mefkûresiyle sabırla bilenmeden
          Nisalar rahmetin mübelliği olan aşk elçileriyken manaya hasret ahval anlar mı?

          Ruhun her gün uyurken beklediği
          Tenin hissizleştiği, varlığın o an hali terk ettiği bilinirken
          Revanlar bizzat senin için her zerrelerini seferber ederlerken sen bilir miydin?

          Efendiler efendisi gülün sezgisi
          En güzide olan bir ölçüyken, emanetleri için şefkatliyken
          Sen sinende Med ceziri yaşadın, ona bir damla, yaprak ve toprak gibi bakmadın!

          Sadece zevklerin için ona sarıldın
          Sen onu var edildiği manada anlamaktan uzaktın
          Elinde mevcut olan varlığın ve seni mahveden hamasi duygularındı!

          Sen yalnızlığın içinde kalan
          Dili kullanmayan kulağı asla duymayan
          Varlığının hükmünün gereği sana sabırla tahammül eden gülistandı!

          Sen bilmiyordun ki çiçekler
          Onlar için var edilen,
          aşk için tanzim edilen
          Kelebeklerin serencamında zikreden, fikreden ne hoş asudelerdir!

          Hissetmek onu becermek
          Aşk için gönülleri seferber ederek nefeslenmek
          Sevgililer için hak ettiği değeri teslim ederek onu gereğince yüceltmek!

          Bilmek onun için tahkik etmek
          Neden gerekliliğini idrak ederek tercihi yönlendirmek
          Sevgiyi bahşedeni bilerek, hak eden sevgililerden katiyen esirgememek!

          En sessiz anlatışı sevginin
          Gül içinde gizlenen her nasib olacak zenginliğin
          Gönüllerde dirliğin birlik içinde nefeslenmenin zaruretindeki
          güzelliğidir!

          Sen giderken gün terk ediyor
          Hazanda yapraklar dalsız yerlerde sürükleniyor
          Kanatsız kuşlar dahi şefkat beklerken, sevgilin senden anlayış bekliyor!

          Çiçeği kurutursan arı anlamazsan
          Rahmetin sebebini bilmeden varlığına meyledersen
          Nefsin densizliğiyle heveslerinde ahirin mertliğinde bir hesap yapamazsın!

          Sen ancak ruhun ahengini
          Vicdanın itminanlığında var olacak her bilincini
          Mizanın mezardan geçerek tenin bir hükmü kalmadan manayı bulmalısın!

          Sen ancak o vakitte bir saadeti
          Dareyni bularak, hilkatin üzere anlam bulan seslere
          Asla bigane kalmayacaksın, aşkı ölümün dirliğinde her an buluştur aksın!

          Mustafa CİLASUN

          #789409
          Anonim

            Düşünerek yazan can, şekliyetten ibretle kaçınan kan!!

            89390.jpg


            Ey meçhulümden
            Seyri temaşa eden nefes
            Merakın ülfetinde ki aziz can,
            güzelinsan

            Sizin için
            Elbette ki biliyorum
            Hayli kıymetlidir an ve aşkına akan zaman

            Ayan oluyor elbette
            Niteliklerinizde görülüyor
            Sessiz ve sakinlik içince kalbi kelamınız okununca

            Mısralarınızda
            Aşk sanki bir başka işleniyor
            Habersizce geçen bu
            zaman eşiklerinden sesleniyor

            Sizin ruhi
            Serencanımızda şekillenen
            Ve kalbin açılan sayfalarında okunan melal hayli ibretli

            Mananın
            Ahengiyle yaşadığınız güzlliktir
            Size özel kılacak her an, elbette hesabiliktir geçen zaman

            Sizi o kadar
            Cazip kılıyor ki bu esları lahza
            Tefekkürde ki bu an bambaşka şekilleniyor, tefekkür edince

            Kim bilir şimdi
            Ne halde ve hangi ahvaldesiniz
            Nasıl bir tahayyüldesiniz, sessizlik içindesiniz, kanaat edince

            Dilerim ki
            Yaratan haktan, ve o aşkı umuttan
            Dilekleriniz nail olur, kalbinize sürur gark olur inşaallah.gif

            Huzur ve
            İtminanlık her daim
            Sizlere çok yakın bulunur, gözyaşlarınız da durulur

            Evet, mesruriyettir
            Sabır ve sebat peden paydanız
            Suskun melaliniz sürurla bahtınız için payidar olur

            Edebi kimliğiniz
            Mısralarda ki derinliğiniz
            Okuyanlar indinde esini damla olur, öyle anlamlaşılır

            Anlayanlarla
            En kısa bir zaman da buluşur
            Bir ibret vesilesi olur ve işaret taşlarıyla buluşturur

            Mana muhayyilesiyle
            Yazdığınız güzel mısralarınız
            Sinelerin sayfasında şaheser olur, niyaza sebep olur

            İlgi ve Teveccühünüz için
            Size elbette ki kalbi müteşekkirim
            En derin saygılarımla hürmet eder,selam eğlerim efendim

            Mustafa CİLASUN

            #789422
            Anonim

              Nasıl bir hicran, hasreti çekilen an ve burkan zaman!

              88412.jpg



              Yaslanırdım
              Şöyle kendimce
              Anılarımın gölgesinde ki deruni bir hüzne

              Dinlenirdi
              Hicran şarkıları sessizce
              Özellikle ud ve tamburdan dinlediğim ahenkte

              Mızrabı
              Vuran sazendenin
              Yansıyan yüz hatlarından okunuyordu nedense

              Kalbi sayfalarımı
              O an bir bir açardım ve hislenirdim
              Anılar katresinden, yaşadığım bir b
              aşka heyecan

              Hüznün
              Mekân tuttuğu yıllara sari suskun gönlüm
              Yeniden filizlenirdi, ümit içinde ne muazzam bir güzellikti

              Artık
              Kaybolmaya yüz tutmuştu
              O ana kadar ne yaşandı hicran ziyazesiyle sinemde başka

              İçimi
              Kıpırdatan o mısraları okuyunca
              Aniden atıldım, eski bir zamandan bahsediyordu hatırladım

              Henüz yaşadığımı
              Hüzünlü tebessümle hatırladım, göçüp gideni ne yapmalıydım

              O kadar
              Yumuşak ve naif
              Bir hitabet sahibiydi ki nefesini hasreden edip, acziyette kaldım

              Okunuldukça
              Mısralar beni içine alıyordu
              Hiç fark etmeden kuşatıyordu, sanki sessizce ruhuma sesleniyorsu

              Bir hesabı
              Dranatik birşekilde yaşatıyordu
              Kişiliğiniz buharlaşıyordu, ne kadar hoyrat an varsa acıyla anılıyordu

              Onun
              Haleti ruhuyesinde
              Hayata yeniden bakıyordunuz,hadiseleri şehrediyorsunuz manidarca

              Bu kadar
              Etkili olabilirdi ancak bir nefes
              Yazılan mısralar meraka arzedilen lbir ehçeyle ne kadar enfes

              Etkisinden
              Hayli kurtulamıyorsunuz
              Satırlardan uzaklaştığınız an, akıp geçen zaman hatırlatıyordu

              Sanki
              Bir akarın girdabındasınız
              Kapıldınız şiddetine, manalaşan esinine, encamdan uzaklaşırken

              Farkında mıdır yazan
              Sinede dinmeyen bir hasreti yaşatan
              Gözyaşlarının yolunu açan, yılların firkatini ruhuma aşkla yaşatan

              Nice
              Gönülleri bu kadar zaman
              Kendine bağlar mıydı, bir sevdanın hakikatini bizzat yaşatırmıydı

              Elbette farkında
              Değilmiş gibi davranamazdı, yapamazdı
              Nihayetinde bir gönül sahibi olduğunu yok sayamazdı, nefesi candı

              Hissedilenlere karşı
              Bu nispette duyarsız kalamazdı, anlayandı
              Lakin aklagelen herşey muhakkak ki dahtın olamazdı, esrar-ı sanat

              Bıraktı öylece
              Melaline sevdalının hiç bir umut vermedi
              Nihayeti bilinmeyen bir aşk zira buun için asla heveslenmedi, vadetmedi

              Mustafa CİLASUN

              #789454
              Anonim

                Ey hak bir çare zerk edip, kalbime nazar et!

                Bilmem ki nasıl bir firkatteyim
                Ruhumu ve kalbimi ihsan eden hakkın, lahzasında ki bir yerdeyim
                Nasıl bir girdabın içindeyim, hangi asabiyetin derdindeyim, bir aczi yet içindeyim
                Ruhumu esir eden emelin seyrinde miyim, kalbimi niçin bu kadar ihmal etmekteyim

                Anlamadan, idrake kavuşmadan
                Heyecan ve hevesin serencamında boğulmadan, zan ve gama dalmadan
                Akıl nimetini, izanın ülfetini, nefsin hergeleliliğine ve hoyratlığına bulaştırmadan
                Lahzanın kadrini, nefesi edebini, halin deruniliğini, aşkın hakikatini meraka sunmadan

                Yaşamak adına taklidin içindeyim
                Ne derleri dert edinen, utanmayı bilmeyen, serkeşlik içinde geçinenim
                Şefkatin ve rahmetin hasredildiği nispette derbederim, bilmem ki ne den bu haldeyim
                Yalnızlığa itilen nefes miyim, sessiz ve sakin mekânları niye severim,ben ahenksiz miyim

                Suallerin içinden niye çıkamıyorum
                Malumat sahibi olmadan mı düşünmeye çalışıyorum, çelişki yaşıyorum
                Niçin nazar ettiğim insanları yakine tanımaya çekiniyorum, takiye yi hiç sevmiyorum
                Aldatılmak istemiyorum, sadık olmak adına yabancılaşmıyorum, aşkı çok arzuluyorum

                Kul olabilmek, o aşk ile nefeslenmek
                Hakikatin uğrunda iradeden vazgeçerek hakkın sevdasında köleleşmek
                Canı ve cananı, varlığın adına senin olanı, nefesin her katresinde ki ahu zarı vermek
                Bir nedamet hissine kapılmadan, zan v kaygı yaşamadan vecdinde solacak kadar gitmek

                Her lahzasında esrarını koruyan adına
                Kanı ve canı murat eden, evvel emirde ruhu yaratan ve söz alan aşk namına
                Ahdin ve hesabın, mizanın ve arafın, mahşerin ve kıyamın, mühlet veren sevda şadına
                Feda olmak, dilediği nispette kul olmayı başarmak, ihsan ve ihlâs üzere coşmak adımsa

                Bilmem ki neden tereddüt ederim
                Bir ömür nefsimi dikkate alarak sürünürüm, itibar ve rahata mı düşkünüm
                Varlık adına prangalarda mıyım, ruhumu dikkate almaz bir durumdayım, hüzünlüyüm
                Ruhumun hicran ahını aşikâr mı eylerim, sine-i sürurumdan kopan yapraklara üzgünüm

                Mustafa CİLASUN

                #789455
                Anonim

                  Ey hak bir çare zerk edip, kalbime nazar et!

                  465912.jpg

                  Bilmem ki nasıl bir firkatteyim
                  Ruhumu ve kalbimi ihsan eden hakkın, lahzasında ki bir yerdeyim
                  Nasıl bir girdabın içindeyim, hangi asabiyetin derdindeyim, bir aczi yet içindeyim
                  Ruhumu esir eden emelin seyrinde miyim, kalbimi niçin bu kadar ihmal etmekteyim

                  Anlamadan, idrake kavuşmadan
                  Heyecan ve hevesin serencamında boğulmadan, zan ve gama dalmadan
                  Akıl nimetini, izanın ülfetini, nefsin hergeleliliğine ve hoyratlığına bulaştırmadan
                  Lahzanın kadrini, nefesi edebini, halin deruniliğini,
                  aşkın hakikatini meraka sunmadan

                  Yaşamak adına taklidin içindeyim
                  Ne derleri dert edinen, utanmayı bilmeyen, serkeşlik içinde geçinenim
                  Şefkatin ve
                  rahmetin hasredildiği nispette derbederim, bilmem ki ne den bu haldeyim
                  Yalnızlığa itilen nefes miyim, sessiz ve sakin mekânları niye severim,ben ahenksiz miyim

                  Suallerin içinden niye çıkamıyorum
                  Malumat sahibi olmadan mı düşünmeye çalışıyorum, çelişki yaşıyorum
                  Niçin nazar ettiğim
                  insanları yakine tanımaya çekiniyorum, takiye yi hiç sevmiyorum
                  Aldatılmak istemiyorum, sadık olmak adına yabancılaşmıyorum,
                  aşkı çok arzuluyorum

                  Kul olabilmek, o aşk ile nefeslenmek
                  Hakikatin uğrunda iradeden vazgeçerek hakkın sevdasında köleleşmek
                  Canı ve cananı, varlığın adına senin olanı, nefesin her katresinde ki ahu zarı vermek
                  Bir nedamet hissine kapılmadan, zan v kaygı yaşamadan vecdinde solacak kadar gitmek

                  Her lahzasında esrarını koruyan adına
                  Kanı ve canı murat eden, evvel emirde ruhu yaratan ve söz alan
                  aşk namına
                  Ahdin ve hesabın, mizanın ve
                  arafın, mahşerin ve kıyamın, mühlet veren sevda şadına
                  Feda olmak, dilediği nispette kul olmayı başarmak, ihsan ve ihlâs üzere coşmak adımsa

                  Bilmem ki neden tereddüt ederim
                  Bir ömür nefsimi dikkate alarak sürünürüm, itibar ve rahata mı düşkünüm
                  Varlık adına prangalarda mıyım, ruhumu dikkate almaz bir durumdayım,
                  hüzünlüyüm
                  Ruhumun hicran ahını aşikâr mı eylerim, sine-i sürurumdan kopan yapraklara üzgünüm

                  Mustafa CİLASUN

                  #789480
                  Anonim

                    Bilmem ki nerdesin, nasıl bir kalbin firkatindesin!

                    88573.jpg


                    Yine sensiz
                    Nefeslenirken ürperti içinde
                    Bir kahır geçiyor içimden
                    Sensizlik yaşadığım hasretimde

                    Yeter dön artık
                    Halimi yönsüzlüğe bıraktın
                    Mefkûrem daraldı
                    Sensiz umutlarım ayazı yaşadı

                    Ne gece
                    Ne de temaşa eden mah
                    Yıldızlarda artık benden uzak
                    Dön bir kez de
                    sokak lambalarına bak

                    Anlaşılır olmak
                    Bu kadar mı benden uzak
                    Bu kez ön yargıyı bir kez bırak
                    Muhabbetle şefkatle bu kez olsun bak

                    O kadar meşgalede
                    Varsa yanlış tahammül etme
                    Sen yeter ki gerilme vehimleşme
                    Hoş görülü olmayı sen asla terk etme

                    Hatırlarsın o günleri
                    Kaç kez özür dilemiştin oysaki
                    Sevdiğini söyleyerek umut vermiştin
                    Sonra bir kızgınlıkla çekip yine gitmiştin

                    Suçluyum ki sevdim
                    Nisa diye gönlümü verdim
                    Senin için sadakat yemini ettim
                    Ama sen hırsından şimdi çekip gittin

                    Olsun tutkunum sana
                    Yeter ki dön hasrette bırakma
                    Özlem içinde son demlerimi yaşatma
                    Mezarımın başında sen sakın ağıtlar yakma

                    Artık umutlarım
                    Tükenmeye yüz tuttu
                    Kaç bahar sensizlikte beni kuruttu
                    Sularım çekildi sana olan sevgim kurudu

                    Kızgınlığım çok arttı
                    Hasretin yerini hiddet aldı
                    Özlem sevgi dilini unutmayanla anıldı
                    Gönlüm sensiz ne hazanlar yaşadı ağladı

                    Mustafa CİLASUN

                    #789485
                    Anonim

                      Kalbime firkat yaşatmayan an ve meftun edenbir hicran!

                      79344.jpg


                      Gözlerin nazarı
                      Uzaklardan süsülürken
                      Sevdamın kefeninin biçildiğini
                      Hissediyorum onu hiçbir an unutamıyorum

                      Sen yüreğinde
                      Onmaz fırtınaların dalgasında
                      Bizar kalıyordun, hiç bir umut bulamıyordun

                      Yüreğimi
                      Yoluna serdiğimi hissettiğin halde
                      Hala direniyorsun ve sevmediğini bildiriyorsun

                      Hasret çeken
                      Ruhumun mecaline tınmıyorsun
                      Ağıtlar yaksam
                      Garip bir eda ile gülüyorsun, sen delisin diyorsun

                      Salınırım
                      Bir sevdanın Dinmeyen
                      Salıncaklarında
                      Bir umutla beklerim, gönlümün hicran pınarında

                      Yalnız senin
                      Melaline gömülürüm
                      Güneşin suskun ışığında
                      Senden uzak kalınca bitap kaldığıma inanır mısın

                      Bir kez olsun
                      Çıldıran duygularımı
                      Bağrına basmasan ve ağlamasan, sana asla kırılmam

                      O sevgini
                      Dilenmek için asla
                      Gönül kapına dadanmam ve seni mahzun bırakamam

                      Hatta diliyorsan
                      Seni ömrümce Anmam
                      Yazdığın mısralarını, bundan sonra katiyen okumam

                      Sen yeter ki
                      Bir kahır içine girme
                      Nedametle nefeslenme, bir sitemle kalbini hiç burkma

                      Senin
                      Sevdanla kanmak
                      Şayet nasibimse, elbette hazırım kor içinde yanmaya

                      Seni
                      Sensizliğinde hıçkırık
                      Ve gözyaşlarınla solumaya, umutlara hüzünle sarılmaya

                      Mana içinde ki
                      O aşkında kalmaya, mısralarında
                      Yorulamaya,
                      sevginle konuşmaya tüm kalbimle hazırdım

                      Sen ise
                      Hala niye kaçıyorsun
                      Hicran kakgılarını halime yaşatıyorsun, haz yaşatmıyorsun

                      Mustafa CİLASUN

                      #789493
                      Anonim

                        Demek ki Sende Unuttun, An be an Yaşamaktan Kurtuldun!

                        75745.jpg


                        Nice muratlar
                        İlkbahar ilk ışıklarıyla
                        İçime dolan umutları sual eder ve onu dinler

                        Uyku tutmaz
                        Gecelerin kuşatan esrarı dinmez
                        Hülyalar geçit vermez, düşler zihnimden silinmez

                        Yüreğimin
                        En mütenahi hücresinde
                        Zuhur eden ve hazzı salan bir aşktı zikrettiğim

                        Savurur halini
                        Harman eder bırakır sanki
                        Bir hardal tanesi kudretinde bulunan aşkı başak

                        İnce bir sızı
                        Kuşatır her yanımı
                        Hiç acımayarak kıvrandırır, sarkıtır insanlığımdan

                        Uzaklaştırır
                        kendinden, dile gelen heveslerin illetinden
                        Ağlatarak, hazin bir nedameti sineme yaşatarak

                        Ey dertlerin hengâmesinde
                        Seyre dalan bir mağrurluğu yaşayan yüce dağ
                        Sen ne olur hiç acımadan bir kez olsun bak Allahaşkına

                        Dilekler sana olsun
                        Onca muratlara aşkı zaman mühlet verse ne olacak
                        Aşksız bir gönül’e mahkûm kalan söyle neyi bulacak

                        Seninle başlıyor
                        Kuşlar iştiyakla şakımaya
                        Gül yüzünü teklifsizce açmaya, karanfiller kokmaya

                        Yaseminler
                        Büsesini sürurla sana sunmaya
                        Her sabah başlıyor atlar dörtnala koşmaya

                        Kuzular da koklaşmaya
                        Kelebekler aşk koklamaya
                        Arılar bekleyen
                        çiçekler için var güçleriyle coşmaya

                        Ey Merhamet
                        Bilmem ki niye beni unutursun
                        Yalnızlığın hicranını ahıma hüzünle sancıyla bırakırsın

                        Aşkın masumluğunu
                        Kalbime sessizce yaşatırsın
                        İliklerime kadar sızlatırsın, acımadan içimi kanatırsın

                        Mustafa CİLASUN

                        #789513
                        Anonim

                          Nasıl sual edip, hicranıyla bedelleşmeliyim!

                          Suskun olmayı hal edinen bir seferdeyim
                          Ne dertliyim ve ne de bir kederin demiyle eğleşmekteyim, ey hak demeliyim
                          Nefesin bir gayesi olmalı hesap etmeliyim, an ve zamanı şehretmeye erişmeliyim
                          Her kazanın ahıyla feryat etmeden, sabrı ve kanaati ruhumla terennüm etmeliyim

                          Ne sazendeyim, ne derviş olmayı beceririm
                          Her nasılsa bir ahenksizlik içindeyim, talim ve terbiyeye elhak ihtiyaçlıyım
                          Neden bu kadar huysuz ve arsızım, edebi kalbimde hissetmeye pek çok muhtacım
                          Peki, niçin hadiseler karşısında kayıtsızım, hiç umursamayan, sarsılmayan acıyım

                          Her nedense dağlara, nehirlere imreniyorum
                          Gitmiş oldukları sılaya bakıyorum, hiçbir kaygı ve nedameti bulamıyorum
                          Asırlara sâri suskunluklarına şaşıyorum, ne kadar sabır, kanaat varmış anlıyorum
                          Neden melallerine vakıf olamıyorum demek ki gönül kapım kapalı aşkı anıyorum

                          Suya hasret kalan kimdir, hangi nefestir
                          Kulağıma gelen ahenksiz sesler kimindir, o sessiz çığlıklar hangi vadidedir
                          Dertlenmeyi bilmeyen bir kalp yoksa sadece yürek midir, ruhun yetisi idrak midir
                          Düşündükçe sancılarım artıyor, ne hal kalıyor ve ne de takatten bir haber, vaktidir

                          Resim karelerini sessizce nazar ediyordum
                          Karışık görüyordum, net bir şekilde fark edemiyordum, demek ki diyordum
                          Göçüp giden zamana, bir ömrü hoyratça yaşadığım hevesin ahına ne söylüyordum
                          Kendi kendimi suçluyordum, güya akıl ve fikir sahibi olduğumu ifade ediyordum

                          Neden hiç düş görmüyordum, ölüyor muydum
                          Bu kadar bahanesiz bir uykunun serkeşliğinden niçin hiç kurtulmuyordum
                          Bir bakıma ölüyordum, hesabı ruhunda hissetmeyen nefsi arsızlık sergiliyordum
                          Peki, kalbim için niçin gaye gütmüyordum, aşkın firkatini halde hissetmiyordum

                          Mustafa CİLASUN

                          #789514
                          Anonim

                            Nasıl sual edip, hicranıyla bedelleşmeliyim!

                            Suskun olmayı hal edinen bir seferdeyim
                            Ne dertliyim ve ne de bir kederin demiyle eğleşmekteyim, ey hak demeliyim
                            Nefesin bir gayesi olmalı hesap etmeliyim, an ve zamanı şehretmeye erişmeliyim
                            Her kazanın ahıyla feryat etmeden, sabrı ve kanaati ruhumla terennüm etmeliyim

                            Ne sazendeyim, ne derviş olmayı beceririm
                            Her nasılsa bir ahenksizlik içindeyim, talim ve terbiyeye elhak ihtiyaçlıyım
                            Neden bu kadar huysuz ve arsızım, edebi kalbimde hissetmeye pek çok muhtacım
                            Peki, niçin hadiseler karşısında kayıtsızım, hiç umursamayan, sarsılmayan acıyım

                            Her nedense dağlara, nehirlere imreniyorum
                            Gitmiş oldukları sılaya bakıyorum, hiçbir kaygı ve nedameti bulamıyorum
                            Asırlara sâri suskunluklarına şaşıyorum, ne kadar sabır, kanaat varmış anlıyorum
                            Neden melallerine vakıf olamıyorum demek ki gönül kapım kapalı aşkı anıyorum

                            Suya hasret kalan kimdir, hangi nefestir
                            Kulağıma gelen ahenksiz sesler kimindir, o sessiz çığlıklar hangi vadidedir
                            Dertlenmeyi bilmeyen bir kalp yoksa sadece yürek midir, ruhun yetisi idrak midir
                            Düşündükçe sancılarım artıyor, ne hal kalıyor ve ne de takatten bir haber, vaktidir

                            Resim karelerini sessizce nazar ediyordum
                            Karışık görüyordum, net bir şekilde fark edemiyordum, demek ki diyordum
                            Göçüp giden zamana, bir ömrü hoyratça yaşadığım hevesin ahına ne söylüyordum
                            Kendi kendimi suçluyordum, güya akıl ve fikir sahibi olduğumu ifade ediyordum

                            Neden hiç düş görmüyordum, ölüyor muydum
                            Bu kadar bahanesiz bir uykunun serkeşliğinden niçin hiç kurtulmuyordum
                            Bir bakıma ölüyordum, hesabı ruhunda hissetmeyen nefsi arsızlık sergiliyordum
                            Peki, kalbim için niçin gaye gütmüyordum, aşkın firkatini halde hissetmiyordum

                            Mustafa CİLASUN

                            #789557
                            Anonim

                              Ruhum bir gün nihayet bulacak, lahza anacaktır!

                              Bir hüzün var yine sinemde
                              Her ne kadar sirayetinden kurtulmaya gayret göstersem de
                              Yapraklar sararıp solarken, takatten arîleşerek sessizlik iklimine doğru düşerken
                              O an ve vaat edilen zaman zihnime bir geçit vermezken, gözyaşlarım ahu figan ederken

                              Bilmem ki bu vakitten sonra
                              Kime seslenmeliyim, başımı ellerimin arasına alarak düşünmeliyim
                              Nerde yanlış yaptım, neden ihmalkârlık içinde hoyratça yaşadım, bir hicran içindeyim
                              Hazana nazar eden kalbime hangi hakla söz geçirmeliyim nazar gâh olduğunu bilmeliyim

                              İhsanı, ihlâsı nedir öğrenmeliyim
                              İnşirah niçin kalbin ihtiyacıdır merak etmenin farkını öncelemeliyim
                              İdrak için nasıl bir yol izlemeliyim, ruhumdan tebarüz ettiğini neden geç öğrenmeliydim
                              Nar ‘ı zikrederken edebi terennüm etmeliydim, aşkı halde hissetmeyi fikir edinmeliydim

                              Neden suskun bağrım yanıyor
                              Kan kendi istikametinde damarlarımda dolaşıyor, gözlerim ağlıyor
                              İşittiğim ezanlar hangi manada sesleniyor, verilen salalar niçin ruhumu gam zerkediyor
                              Geceden sabaha saklı umutlar nerede filizleniyor ve niyetin niye kalbi olması isteniyor

                              Aşk, ruhun firkati ve şadıdır
                              Kalbin zikrettiği sevdasıdır, hakikat adına vardır, kul olmak için esini gül-i nihale abattır
                              Nefsi ve hissi manada ilk adımdır, tefekkür ve inşirah ile farkına erişilen bir ar-ı sevdadır
                              Yaşamak ve ölüm arasında tevdi edilen en ulvi manadır, vecdin ve cehtin ile orantılıdır

                              Hırsının kölesi olmayı kim diler
                              Lakin her emel hakikate eriştiren mefkûre olmadıkça, esir eden esrar-ı prangadır
                              Ne sırlar saklıdır, işaret taşları niye vardır, kitabı celilin her zikrinde ibretler başkadır
                              Kalbin muhtaçlığı sadece sahibine olan sevdasındadır, yoksa yaratan seni niye yaratmıştır

                              Sakın utanıp, mahcup olmayasın
                              Canın bahtı için nasip nedir ve nasıl bir gizem içinde zikredilen güzelliktir, unutmayasın
                              Akıl ve izan hak hakikati talim etmek, bu manada merakı öncelemektir, gocunmayasın
                              Ne derleri amaç edinme, kalbinin sahibinin sana tevdi ettikleri ne varsa aşkla anlayasın

                              Mustafa CİLASUN

                              #789648
                              Anonim

                                Sensizliğin hüznüyle latif olan kalbini anarken!

                                122047.jpg



                                Mademki
                                Seni hiç göremeden
                                Nefesinin kudretinde ömür tüketmeden

                                Gıyabında
                                Mütemadiyen serinlerken
                                Hasretinle yaprakları okşayarak giderken

                                Gülün
                                Renginde dikeniyle
                                Gözyaşlarımın hengâmesinde seyrederken

                                Kuşlara
                                Aşiyandan anlatırken
                                Muhabbetin girdabında kuraklığı yaşarken

                                Seni
                                Vicdanımla koklarken
                                Yüreğimin çırpınışında çaresizliği anlarken

                                Şarkılar
                                Ömrümün son demi
                                Böyle mi esecekti son deminde bu rüzgârı

                                Hissettirirken
                                Kendi mahzunluğumda
                                Yalnızlığımın hıçkırıklarıyla seni anarken

                                Bir selamı
                                Kelamı hali anlatamazken
                                Her şey yakınken sen uzaklarda yaşarken

                                Ömür
                                Zamana hüzünle yaslanırken
                                Sevda bağrımda kor halinde bakir beklerken

                                Sessizliğimle
                                Mısralardaki ahengimle
                                Sana ulaşması umulur bir gün nasibin hükmüyle

                                Gözyaşların
                                Halinden sudur ederken
                                Üzülmeyesin kabilinden edep içinde beklerken

                                Seni
                                Hasret kalınan sevgini
                                Toprağın vahametinde ki ürpertiyle soluyacağım

                                Mustafa CİLASUN

                                #789649
                                Anonim

                                  Lal olan dilim ve inleyen yüreğimle!

                                  121871.jpg

                                  Söyleyemem
                                  Sakladığım gözyaşlarımı
                                  Sana hissettiremem seni ben üzemem

                                  Bilemem
                                  Sana karşı hislerimin
                                  Yüreğimin mümtaz köşesinde ki sevgin

                                  Her gün
                                  Seninle uyandığım düşlerim
                                  Kalbimde sessizliğimde yalnız nefeslenirim

                                  Ayalin için
                                  Gösterdiğin gayretin
                                  Çaresizliği sen kendini vakfederek önledin

                                  Hamiyettin
                                  Hizmet için sevk edilen güldün
                                  Kurak iklimleri şefkate gark eden nadideydin

                                  Ötelediğin
                                  Duyguların vakti bekliyor
                                  Nasib olacak hükmün hikmetini sabırla diliyor

                                  Hak için
                                  Nefesler feveran ediyor
                                  Aşk için hevesler manada zarafete bürünüyor

                                  Tevhidin
                                  Yiğit nefeslerle sessizliğin
                                  Muhasebesi icmal ediliyor rıza için sabrediliyor

                                  Hanenin
                                  Annenin, kardeşlerinin
                                  Nafakası için yaşamayı yüksünmeden azmi seçiyor

                                  Okumak için
                                  Zaman şimdilik seni daraltıyor
                                  Her yana koşmak yetmiyor gözyaşların nasıl geliyor

                                  Dişlerini sıkman
                                  Çare adına müşkülatı yudumlaman
                                  Bir duruşun, sessiz haykırışın, çileyi aşkla sarışın

                                  Saygımı
                                  Sana olan hürmet kaygımı
                                  Sessizliğimde mütemadiyen kalmamı icbar ediyordu

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 301 ile 315 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.