• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 316 ile 330 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #789650
    Anonim

      Nasıl bir devran içindedir bu aşkı zaman, sessiz ferman!

      112950.jpg

      Etrafımda bakınırken
      Göremediğim bazı gerçekler!

      Kuşatıyordu terennüm ettiğim
      Bir kederin salgısı yavaş yavaş…

      Sanki çaresizdim,
      Boş vermişliğin nedametiyle
      Seyri halin takipçisi kesildim.

      Neden bu duyguları
      Yaşamak zorunda kaldığımı
      Her nedense düşünmek dahi istemiyordum.

      Ben işimi sağlam yapayımda
      Kim yanlış yaparsa gözünün yaşına
      Bakmam mı demeyi tercih etmeliydim.

      Avutulan, aldatılan
      Özellikle bir maksada binaen
      Fırsatın zemini olarak kullanılmak!

      Takiyyeler içinde hayatın
      Konforunu artırmak ve bu uğurda
      Bir engel tanımayı marifet telakki etmek!

      Sırf merakın tatmini için
      Denemek istemek! Kişilik görünürlüğünde
      İnsanlık sıfatını taşıyarak bunu başardığına inanmak!

      Sevgiyi özümsemeden,
      Sebebini bilmeden, nedeniyle
      Hiçbir şekilde ilgilenmeden bakmak!

      Zannın karelerinde
      Adımlayarak “ön” kararın
      Etkisiyle yaşamaya çalışmak!

      Hemen kızmak,
      Hiddet için sebep aramak,
      Şiddeti özgüven telakki etmek!

      Hayatı mahcup
      Olmamak kaygısıyla idame
      Etmeye çalışarak yaşamak!

      Kim ne der…
      Önceleyerek ona göre
      Konuşlanmak ve adam olmak için yarışmak!

      İnanmak!
      İnancın tahrip fitilleriyle
      Tarumar edildiği bir zeminde
      Bunu layıkıyla başarmaya çalışmak!

      İnananlar üzerinde
      Oynanan oyunların bir türlü
      Farkına varamadan heveslere sarılmak!

      Ferasetin iflasını başarmak!
      İhlâsın sadece sözcülüğünde lafazan
      Olmayı başarmak ve umursamaz kalmak!

      Rahmetin sebebi
      Hikmetinden bihaber olarak
      Yaşamayı başarmak ne kadar kolay oysaki

      Acıların ne kadar
      Değerli olduğundan bir haz
      Almadan uyumayı rahatlıkla başarmak!

      Aşk için yarışmak!
      Onu anlamadan bakışmak!

      Ten kokusu
      Sebebiyle kapışmak!
      Sonra kokuşmak ve ayrılmak!

      Saygıyı dışlayarak arsızlık
      İkliminde yaşamaya çalışmak!

      Nezaketin elzemliğini
      Sadece merakın afakı için
      Seferber ederek beğenilmek!

      Suçlamayı marifet
      Telakki ederek sığ bir tahayyülün
      Sefilliğinde ülfetsiz ikamet etmek!

      Kını, kızı, edebi,
      Erkeği, merdi tamamen
      Maddi ölçüsüyle değerlendirmek!

      Kitabı kebiri sevap
      Telakkisiyle sadece okumak,
      Anlamadan yüzüne bakmak ve öyle kalmak!

      Kutlu geceleri
      Kurtuluşun terakkisiyle
      Her bir şeyi o güne hasrederek serilmek!

      İtibar ölçüsünü
      Deşifre etmeden, temayülün
      Esintisinde ne aradığını bilmemek!

      Herkes nasıl olsa
      Bir şekilde yaşıyor, bizde böyle
      Yaşamalıyız diyecek kadar bir zillet!

      Hukuk devleti varsa,
      Yönetim biçimi demokrasi ise,
      Cumhuriyet sadece birilerin tekelinde ise

      Çözüm çok uzak diyarlarda
      Seyredilen bir manzara telakkisidir!

      Neden her şey insan içinse,
      İnsanlar niye kararlarında ki tercihleri
      Sebebiyle dışlanarak sıra dışı olmaya itilirler.

      Severken neden sevdiğini bilmeyen!
      Methüsena ederken çıkarını düşünen!

      Kızarken hıncıyla hareket eden,
      Meylederken hislerini bilmeyen nasıl bir insandır?

      Bir nimeti yerken, bir yaratılmışı severken,
      Nebatat ile serinlerken sebebi bilmez isek

      Nedensiz zannedersek,
      Asla düşünmeyi öncelemeden
      Ömür tüketirsek bilmem ki ne demeli!

      Kâinatın ve her zerrenin
      Sahibi olan Cenabı hak en yakınımız da iken…

      Bizim ona ne kadar
      Uzaklarda kaldığımız tefekkür edilerek,
      Bakışımızı ve manamızı netleştirmeliyiz.

      İşte aşk o zaman
      Manasında yaşanacak bir hazdır
      aşk

      Sevda bu uğurda
      Sarf edilen yüceliğin tezahürüdür.

      İnsanı insan yapan
      Yaratılmış bulunduğu hilkatidir.

      Canı canan ile anlamlı
      Kılan ona hasredilen sevgidir.

      Mustafa CİLASUN

      #789651
      Anonim

        Dillenen aşk için sakın aranma ve kalbini zorlama!

        113613.jpg


        Artık zamanı geldi son o demlerin
        Dalları terk eden yaprakla bilirim
        Mahzun sinede, sessizdir nefesim
        Halin ikliminde kudretle ürperirim

        Neyleyim geldim, o gün gideceğim
        Müddeti nefeste, ş
        aşkın haldeyim
        Neyi bileceğim bahaneler tercihim
        Ben idraki neyleyim ruhsuz biriyim

        Ne gülden, ne hasredilen sevgiden
        Gülizar içinde neşet eden sezgiden
        Hicranın sinede açtığı
        güzelliğinden
        Bihaberken dilenen bir edebi halden

        Aşk ancak kendi ikliminde nakkaştır
        Gayretin içinde gizlenen muazzamdır
        Esrarlıdır, niyetin halisliğinde vardır
        Kalbin muvazenesinde beklenen andır

        Mısralar niye yazılır, hasreti anandır
        Şiirlerde hissedilen muhabbet vardır
        Canan sinede yaşayan unutulmayandır
        Sevgi onunla dillenen bir
        aşkı sevdadır

        Ne söyleseniz, neleri çok görürseniz
        İnsan için kader hükmünü bilmezsiniz
        O an ve bitecek
        zamanda çaresizsiniz
        Sabrı biliniz çileye nedamet etmeyiniz

        Bir zaman sonra dilenen vakit dolacak
        Kim bilir kime ne olacak nasibi bulacak
        Sevginin olmadığı gönülde
        aşk donacak
        İnsan ruhuyla müsavi olmazsa ne olacak

        Kim neyi öğretti, hakikatler görülmedi
        Nesillerden çok net olan mazi gizlendi
        Reddi miras içinde, ezberler kavilleşti
        Aşk mahzunluğu seçti sinelere gizlendi

        Ne toprağın ne sevdalandığım bir aşkın
        Hasreti için terennüm ettiğim sevdanın
        Nasip olmayacak olan muhabbet davanın
        Geçen onca
        zaman, hesapsız bir hayatın

        Mustafa CİLASUN

        #789703
        Anonim

          Nedensiz ne var cihanda, nefes lahzaya muhtaç olunca!

          467050.jpg

          İmdat edecek söyle kim var
          Şahit olduğum zan etrafımı neden sarar evet, ruhum bizar
          Emanetine sadık kalan, edebin lahzasında kendini bulan nefes, ne ülfetli bir ar
          Sığındığın yaylalar, temaşa ettiğim suskun dağlar, yüreğimi burkan anılar, ağlatıyor yar

          Ne bir gül kopardım, ne de koklamayı başardım
          İçinden çıkılmaz figanları içime attım, bir tebessüm olsun hasretinde yaşadım
          Sinemi kime kapattım, derdi gamımla nefeslenmeyi amaçladım, sancıdan kurtulamadım
          Neden bu halvet üzere karar kıldım, hiç şikâyet etmeden boyun bükmeyi bir çare sandım

          Görebilmek için bakıyorum, fakat şaşırıyorum
          Farkı fark ettiren idrakin fukaralığını çok yaşıyorum, kalbi inşirahı anıyorum
          Ruhumun sessiz sancılarından utanıyorum, aklıma gelen sualleri kimselere soramıyorum
          Sessiz ve kuytu köşemde bilmem ki ne kadar anlamlı olacaktır kalbime düşeni yazıyorum

          Bazen sıkıntı duyanları, rahatlıkla anlıyorum
          İlgi ve yakınlık adına suçlanıyorum evet, hiç dikkate almamakla kınanıyorum
          Kimi zaman kırılan, kimi vakit ikazıyla çalım satan nefeslere sadece tebessüm ediyorum
          Asla alınmıyorum, tahammül etmekle iktifa ediyorum bekleyen canlara eyvallah.gif diyorum

          Elbette ki bir edip değilim, şair ise hiç değilim
          Gönlüme düşün katreleri hasreden bir aciz nefesim, kendi halimle bedelleşirim
          Hiç tanımadığım, aşina edayla anmadığım, temaşa etmeye fırsat bulamadığıma ne derim
          Vefa adına nasıl bir yola çıkarım, yâd edemediğim o nefeslerin, figanlarını kime söylerim

          Her halinde yavaş yavaş öteye giden biriyim
          Hak ve hakikat sevdasıyla ağlamayı ne kadar isterdim, kurak bir gönül sahibiyim
          Edebe muhtaç bir hal içindeyim, zarif olmayı nasıl becerir ve tevazuu ile hasrederim
          Ne gönül zenginiyim ve ne de ehl-i hal zadeyim, her yâdımda niyaz ederek serinlerim

          Mustafa CİLASUN

          #789733
          Anonim

            Farkına varmak ve senin halinde şevke kavuşmak!

            110977.jpg

            Uzandım o ellerinde tuttuğun çiçeklere
            Ne kadar hak ettiğim benliğin derdiyde
            Seni halk eden Halikın hükmüyle o nefese
            Bir aşk ikliminde çekilen hasret şevkiyle

            Ne anam ve ne de babam, o aşka susayan
            Günlük öğünü için nefes alan her türlü can
            Damarlarda dolaşan kan, kalple anlamlaşan
            İnsan suretinde anılan ruhuna bigane kalan

            Çileler sabrın alyanslarıdır rızayı bari olursa
            Nefesler çok anlamlaşır hakkaniyet aranırsa
            Ne derler kaygısı, muvahhit kişiliği bırakırsa
            Her halin şahitliğine bir idrak içinde bakılırsa

            Ne geceler, nede hileler insandan arî değildir
            İnsan, kalbiyle müsavi olursa o zaman kanidir
            Canilik nefsin tasarrufunda olan iradi tercihtir
            İmtihan, yaşla ilintili olmayan aşikâr gerçektir

            İnsan, bu manada iradesiyle hesabını bilecektir
            Ruh safidir vicdan hükmün sahibini bekleyendir
            Kalp insanın en değerli olan yegâne hazinesidir
            Duygular nizam edilmedikçe su mesabesindedir

            Nisalar yaprak misali çok narindir çiçekle şevktir
            Gülün emanetiyle arzı cihanın şefkat pınarlarıdır
            Himmet için rahmet için kaçınılmaz olan varlıktır
            İnsanlığın anası aşkların harikası bulunan sevdadır

            Mustafa CİLASUN

            #789735
            Anonim

              Lahza çekilir o an, elden ne gelir ki ey zaman!

              103815.jpg


              Düşüyor
              Her ne kadar dilenmese de
              El, ayak çekiliyor derman direniyor

              Sevilen
              Hasta yatağında uyutulurken
              Bilinç kaybolup, hayatı merak edilirken

              Doktor
              Umut için uzatılan kol
              Bir matlığın çetrefilliğinde verilen rapor

              Sen ki
              Onun gözlerinde aranırsın
              İnsaniyet adına halinle derdini anlatırsın

              Nitelik
              Neden ihmal edilir ki hemşirelik
              Bir damarda serum takmak için aranır delik

              Pratisyen hekim
              Tecrübeleri için sabredilir nitekim
              Yarayı dikmek için ellerini titretir hastayı inletir

              Hasta
              Yakınına sığınıyor ona yalvarıyor
              Ağrıdan duramıyorum bir iğne yapsınlar diyor

              Hemşire
              Refakatçiyi edepsizce azarlıyor
              Birde ikide bir rahatsız etme diye kapıyı çarpıyor

              Doktor
              Çay bardağı elinde sessizce duruyor
              Bıyık altından birde hemşirenin marifetine gülüyor

              Ne yapsın
              Kime anlatsın dersini hasta yatağında
              Hastanenin odalarında bir şefkati rahmet olmayınca

              Şaşıyorum
              Şaşkınlığımla koridorları arşınlıyorum
              Kudretin sahibi tercihin müsebbibine hali arz ediyorum

              Sevmek istiyorum
              Benim diye sahiplenmeyi diliyorum
              Lakin anlaşılır olmak adına, onlar gibi düşünmüyorum

              Mustafa CİLASUN

              #789736
              Anonim

                Azdır ne yapılsa, bir ömür muhabbet ve hürmetle anılsa!

                103925.jpg

                Ey benim
                Dirliğim, ahirin mürebbisi rehberim
                Sen şimdi beklediğine elinle gidersin

                Zaman
                Değil mi can, içinde kayboluyor insan
                İnsan için önemlidir, namütenahi olan

                Anlatırdın
                Pak yüreğinle melalime nakışlar işledin
                Sanat adına varlığına inanan şaheserdin

                Anaydın
                Canlar için bulunmaz bir kandın, anıldın
                Sen hilkatinle tarih sayfalarında yer aldın

                Seni
                Yaratan, seni insanlık adına hep koruyan
                Nesilleri ihtar eden bir ulûhiyetin şanıydın

                Farklıydın
                Güzellikler, sevdalar, aşklar, yıldızlarlaydın
                Sen Ummanların girizgâhı şefkatin bahtıydın

                Gülün rengi
                Kokusuyla etkilediği her mekânda sen vardın
                Sen bir nisaydın, kitabı celilde sürekli anıldın

                Zaman
                Seni anlatır, bazen Asiye, bazen Meryem diye
                Ve bazen de, Hatice, Fatıma, Rabia sesleriyle

                Sensiz
                Kâinat, yapraksız ağaç, suya hasret olan yürektir
                İnsana, adamlığı anlatan ve öğreten bir mihenktin

                Düşündükçe
                Yaprağını teker teker bırakan bir dal gibi çaresizim
                Vuku bulacak nasip karşısında elbet metinim derim

                Lakin
                Sen, dönüşü olacak bir itminanlıkla ameliyata yattın
                Anlatmadın, vasiyet etmedin, sen şimdi hali kuşattın

                Anasın
                Yârsin, evlat için en vazgeçilmez bir hazinesin bilesin
                Yokluğun bile varlığına kefil olup hasenatla anılacaksın

                Mustafa CİLASUN

                #789760
                Anonim

                  Akıl iradeye bakar, idrak ne yapar!

                  Her ne hikmetse suskun ve vefalı bir iklim arıyorum
                  Edebiyle hem hal olacağım, şevkiyle muhabbet bağrında açacağım bir hazan
                  İzanın, ihsanın iflas etmediği bir zaman, ruhun deruniliğinden gelen muazzam heyecan
                  Nihayetinde tevdi edilende bir can, hiç kusursuz olur mu insan, tekebbür ettirir feveran

                  Ne kadar saklı sadıklar varsa, sandıklar açılmalıdır
                  Umutlar bir bir kanatlanıp uçmalıdır, gün yüzüne hasret kalarak hiç anılmamalıdır
                  Bahtıma tekabül eden her lahzanın esrarında ki nazar fark edilmeli, kalp sahipsiz değildir
                  Ne vakit korksan, haşyetin akın ettiğini anlasan, bir an akıl tutulması yaşasan, ne söylenir

                  Dert nasıl bir kalp için illettir, kederdir, merettir
                  Oysaki aklın yolu birdir, elhak malumat sahibi olunmadan, edilen nazar beyhudedir
                  Neden idrak ruhunun vazgeçilmezidir, irfan perdesinden neşet eden bir aşk-ı ahenktir
                  Nasıl bir sevda gerekir ki, ulviyet şadından bahşedilen bir ülfet olduğu, fark edilmelidir

                  Nasıl ki kuş kanatsız uçamaz, kul yârsiz olamaz
                  Gönül, hakikatin sadrından beslenmedikçe, ihsan ve ihlâsı nefeslenemedikçe anlaşılmaz
                  Şekli yet için, ne derler vehmi bilmem ki nasıl bir seçim rızkın sahibi ki asla karıştırılmaz
                  Neden kaygı ve zanlar hiç peşini bırakmaz, teslimiyetinde ki sıkıntı, vuslat için yakışmaz

                  Belli ki sorup sual etmemeyi içime sindirmeliyim
                  Ruhumu ve kalbimi esareti içinde ve sessizliği bendinde kalmasını gam etmemeliyim
                  Hesap adına ne varsa, batın namına bir korku ve zan sinemde yaşıyorsa, kime gülmeliyim
                  Ömür dağını, içinde beslediği umut yumağını, ateşin yakmadığı aşk cenahını bilmeliyim

                  Kar’ın hafifliğine ve bir o kadar zarifliğine imrenmeliyim
                  Her anımda sessizlik içinde refakat eden ve amellerimin kaydını geçenleri hissetmeliyim
                  Nasıl bir akıbet olacaktır, ömür dağı buharlaşacaktır, irfan ahıyla tefekkür edebilmeliyim
                  Kimseye yük olmadan, yüzlerini astıracak bir talepte bulunmadan nasibime yetinmeliyim

                  Umut ve niyaz içinde, ceht ve ecir ikliminde nefeslenmeliyim
                  Göçüp gitmeden, ahu zarımla çürüyüp erimeden hoş seda nedir, yakından öğrenmeliyim
                  Temaşa ettiğim mezar taşlarına yazılanları şehretmeyi becermeli, öteye ne söylemeliyim
                  Her cümlenin sonunda bir işaret konuyor, lisanı bilmeyen ise melülleşerek öyle bakıyor

                  Mustafa CİLASUN

                  #789835
                  Anonim

                    Evet, artık ne fark edecek, gönül sukuta çekilecek!

                    128820.jpg



                    Fark etmeyecekti artık aranman
                    Kederlerin hıncıyla bir acı duyman
                    Canından usanarak an’a saklanman
                    Çare etmeyecektir hasreti araman

                    Vaktiyle halimin hicranını arz ettim
                    Pak sevgimle yüreğimden seslendim
                    Cezbeden nazarınla sen ki alay ettin
                    Safahatın için ahımı sen ret etmiştin

                    Yıllar sevdirdi bana, sevgin hicranına
                    Halimde kuruttuğun kaldı baharlarımla
                    Hazanın sararan yaprakları acı şadına
                    Ömrün o anına ne kaldı ecel yakınımda

                    Toprağın öteleri kuşattığı o ufukta ağla
                    Hasretin halde bekâretini koruyan arıyla
                    Tenim anlamsızlık yozluğuna hicrana aksa
                    Şimdi çıkıyorum serden aşk canı unutsa da

                    Sen elbette alaylının o saltanatın bahtında
                    Ben kaldım, edebimin suskunluğu nazarımla
                    Kalbin hüznünü anlatan ağlatan dalgalarıyla
                    Ruhumun kalan bizarlığında, gönlün sızısıyla

                    Mustafa CİLASUN

                    #789836
                    Anonim

                      Neden anlatamadım sana ve susturan yalnızlığa!

                      128576.jpg


                      Zaman
                      Hiç durmuyordu
                      Umutlarımı hicrana bırakarak

                      Sana
                      Saklayacağım
                      Halimin hüzünlü yokuşlarından

                      Kalbine
                      Yadımla akacağım
                      Düşlerimde bekleyen umutlarla

                      Sana
                      Ulaşacağım anın
                      Uykusuzluğunda ki sabahın ahıyla

                      Seherin
                      Sessizliğinde ki
                      Tarumar olan bahtımın gamı yaşıyla

                      Güneşin
                      Sakince kuşattığı
                      Al güllerimde ki hicranın salkımlayla

                      Aklımın
                      Dinmeyen efkârını
                      Kusan yalnızlığımın, korkutan harıyla

                      Teni
                      Kavuran sıcaklığın ayazıyla
                      Sukut eylemekten bizar oldum nasılsa

                      Sen
                      Benim yüreğimden
                      Gözlerimden akan katreler ahuzarısın

                      Yüreğimde
                      Sessizce kanayan yarasın
                      Umutlarımı kurutan efkârın muradısın

                      Bir türlü
                      Gelmedin, belki
                      Gelmeyi hiç düşünmedin fakat beklettin

                      Hissiyatını
                      Yıllarca nedense gizledin
                      Ser verip her sırrına halime kapalı eyledin

                      Söyle ne
                      Yapmalı ve anlamalıydım
                      Meraktan çıldırıyorum ve artık bilmiyorum

                      Dağların
                      Yamaçlarından hasreti
                      Elemnini besteleyerek, sessizliğe bırakıyorum

                      Kahır ve sitemin
                      Serzenişleriyle semaya bakıyorum
                      Solmayan umudumla ve korkumla hala bekliyorum…

                      Mustafa CİLASUN

                      #789840
                      Anonim

                        Yine bir bedbinlik var içimde, dinmeyen kederimle!

                        128462.jpg

                        Yıllarca bekledim
                        Gelecektin bir ömre bedel
                        Hangisi, eridim ben şimdi akan zaman gibi

                        Lakin
                        Aldanmak kahrım olacaksa
                        Umutlar kararıyor semanın acı baharında

                        Candan
                        Geçtim ben sevginle
                        Kalbimde dinmez hazin hüzün hıçkırıklarıyla

                        Ben sana
                        Aşkının elim kuraklığında
                        Ruhun mahzunluğunda aşka ömrüm adansa

                        Hürriyetin bizarı
                        Nasıl bir zindanın dirliğinde
                        Karalar kabarır niye dalgalanan hasret ahıyle

                        Seni anlatan
                        Halinde sürurla açan umutsa
                        Perişanım geceden arta kalan uykusuzluğumda

                        Ne aklıma
                        Ne de akan şevksiz kanıma
                        Ben sana, kalbinde bulduğum sevda toprağında

                        Hem yargıç
                        Ve hem de çaresizim izanında
                        Zemheri yaşatan ayazlarda, takatsiz umutlarla

                        Ben sana
                        Yüreğimden kopan sessiz naza
                        Aşkın prangasındayım, fırtınaya duçar olan anda

                        Zamanda ki
                        Boşluğa amade kalan canımla
                        Sokaklarda yılmadan aradığım yadınla ağladığıma

                        Anılarında
                        Halimde yeşerttiğin aşkınla
                        Beni tenden eden esini hazzınla sensizliğe yanarım

                        Sabırla hale
                        İçinde kıymet sunulan saadete
                        Düşlerin muhayyilesiyle bıraktım artık ne kalır ahire

                        Mustafa CİLASUN

                        #789841
                        Anonim

                          Nefes ki dilek ve temennilerin arefesinde ki vecdiyle!

                          128193.jpg

                          Âmin efendim,

                          Kalbin yegâne sahibinden,

                          Ruhun nefeslerde ki müddetinden,

                          Ötelerin zarafetinde ki aşkın deminden istifade ederiz İnşaallah.gif

                          Gün doğarken

                          Gözler uykudan bizar kalırken

                          Seherler maziden ibretle bahsederken

                          Ömür geçip gidiyor, nefeslerin müddeti sessizce eriyerek gidiyor…

                          Aklın aşkın

                          İradesizlik içinde yaşayanın

                          Muhayyilesinde boşluk bulunan canın

                          Kalbin sahibinden azade, ruhun ikliminde biçare olarak yaşayanın…

                          Bedbini bizarlığı

                          Gayretsizlikte bulduğu açlığı

                          Bilgisizce serdedilen fakir uğraşı

                          Tebaalıkta kalmak için uğraş verdiği yarışı, hürriyet için yakarışı

                          Dört duvar

                          Değildir karanlık zindanlar

                          Karanlığı bizzat halinde yaşayanlar

                          Aklın, bilginin, tecrübenin, azmin, çile ile devran edememenin zafiyeti

                          İradedeki hali

                          Hevesler içinde ki tercihleri

                          Hesapsız, manasız, şartsız nefsi

                          Nizamsızlık içinde ki düşünceleri, açziyet içinde yüksünerek niyaz etmesi

                          Sünnetullahın

                          Açık ve sarih kuvveti bilinmeden

                          Timsahın dişlerinde acımasızca kilitlenmeden

                          Aslanın pençelerinde, bedeni telef etmeden, vagonu kaldırmayı dilemeden

                          Gücün içinde ki

                          Hazineleşen bilgi ve irfanın

                          Fevkalade yeterli olan idraki içinde aklın

                          Mefkûrende, hizmetinde, azminde, hedeflediğin uhdende meşki zamanın

                          Açık ve aleni olan

                          Mucizelere gerek duymadan anlatılan

                          Kitabı celilde ki ayetlerde seni ceddinle aydınlatan

                          Hakkın, sıratın, mizanın, mezarın ömür içinde ki anlaşılmayan anlamsızlığın

                          Mustafa CİLASUN

                          #789905
                          Anonim

                            Erişmeliyim lahzanın lal olan lisanı haline!

                            467752.jpg


                            Ne zaman bir mavzer sesiyle irkilsem
                            Uyku tutmayan
                            gözlerimi hayret ederek sesin geldiği yöne diksem
                            Bomboş
                            sokakların, ıssız kaldırımların, fersiz yanan lambanın sukutuna yönelsem
                            İçim sızlar, yâd ettiğim bir âlemin sancısı başlar, o an kalbim hangi manada atar, bilsem

                            Söyle kim ayrılmak ister ki yârinden
                            İnsanın ruhunu ihata eden ve anılan derinlikten, keder ikliminden
                            Bahtın beklenmeyen tesirinden, lahavle çektiren eleminden, yüreği burkan histen
                            Ne vakit yastığa başımı koysam, izanımın kayıp yıllarını ayıklasam, gamımıdır dedirten

                            Ey nefesin sahibi, emanetin banisi
                            Nedir bu karamsarlığım, umut sağanağımda artık solan kanaatim
                            Sabır saatim, edep hassasiyetim, iradi zafiyetim, bağnaz muhalefetim, niye böyleyim
                            Sanki hüzün mevsimindeyim, kalbimi hicranın ahengiyle teksin ederim ben azade miyim

                            Neden okuduğum kitaplar yetmiyor
                            Aklım ve izanım ruhuma geçit vermiyor, idrakim niye sukut ediyor
                            Hangi kapıları çalmalıyım, hiç yılmadan bir ömür harcamalıyım,
                            aşka kapalı mıyım
                            Sevda sahrasından ne kadar uzaklardayım, suallerin mi hastasıyım, neden ben yastayım

                            Ne zaman yetişeceğim o huzura
                            Ruhumu ve kalbimi hiç yormayan bir yolculuğa, ahım yalnız kalsa da
                            Ruhumun hicran damlaları yakamı hiç bırakmasa da,
                            gözyaşlarım kurumadan aksaya
                            Sineme vecdini bağışla, dirliğim için çile ile yol bulmama ne olur acıma, Rabsin bağışla

                            Yıllardır hasret kaldığım gül konuşsa
                            Ruhuma seslenen dikeni, esrarıyla kalbime yaklaşsa, yine de uyutma
                            An ve vadinde akan
                            zaman senindir, aşk hakikatin için senden gelen ilham-ı halvetindir
                            Ne olur beni bana bırakma nefsi vesveselerimle buluşturma aczi yeti irademe yaklaştırma

                            Sen sahibimsin, yaratan Rabbimsin
                            Her türlü şerden, fark edemediğim akıbetten, yalan ve riya telkininden
                            Benlik adına tekebbüre girmekten, ihmal ettiğim ve ötelediğim heveslerin vehminden
                            Ruhumu ve kalbimi koru aklımı ve idrakimi beyhude vakit ayırmam için hiç fırsat verme

                            Mustafa CİLASUN

                            #789908
                            Anonim

                              abi siirlerinzin linkini facebookta paylastım helal edin..herkez okusn istedim bn cok beyeniom Allah rzı olsun

                              #789931
                              Anonim

                                Hassaten memnun oldum ve onur duydum…
                                Bu bakımdan çok teşekkürler ediyor ve esenlikler diliyorum…
                                Elhak helal olsun diyerek, selam eyliyor, kalbiniz için sürur diliyorum efendim…

                                #789932
                                Anonim

                                  Kalbizin sahibinin, umut içinde çoşan ruhun edebisiniz!

                                  127938.jpg

                                  Sizler

                                  Düşünmenin membaı,

                                  Mefkûrenin sağanısınız…

                                  Hayatın

                                  Öznesi, mananın

                                  Kitabesi, şefkatin elisiniz…

                                  Sevgi

                                  Bahşedilen, sevmek

                                  İse öğretilen ödevlerdir…

                                  Nisa

                                  Kimliği, yağmur misali,

                                  Gülün ahengiyle ancak keyiftir…

                                  Mübarektir,

                                  Serinliktir, dirliğin

                                  Adresi olan kalbi kanaattir…

                                  Aşkın

                                  Mefkûresi, mananın

                                  Gerekçesi sebebi hedeftir…

                                  Dirliktir

                                  Birliğin gerekçesidir

                                  Muhabbetin vazgeçilmezidir…

                                  Özlemin,

                                  Mücerretliğinde

                                  Müşahhas olan bir öznedir…

                                  Düşlerin

                                  Serinliğinde hazine

                                  Güzlerin sıcaklığında yelpazedir…

                                  Halin müdavimi

                                  Kalbin seyrinde ki ayanı

                                  Sevginin en anlamlı sunulan baharı…

                                  Şefkatin

                                  Cehdi gayretin

                                  Umutlarda baharlaşan aşiyandır…

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 316 ile 330 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.