• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 331 ile 345 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #789935
    Anonim

      Nerdeyim, söyle hangi izlerin merakı içindeyim!

      104229.jpg


      Hayatımın
      Say
      faları arasında salınırken
      Hazanın katları hicran sızıları fazlaydı

      Ağlamayı
      Asla arzu etmediğim halde
      Göz pınarlarım sessizce süzülüyordu

      Israren
      Sol yanımda başlayan
      Dinmeyen bir sızı durmadan sarsarken

      Çaresiz
      Dişlerim sıkılmaktan
      Un ufak olup erimeye başlamıştı birden

      O an
      Hiddet kasırgam
      Met cezir hazzına doğru uzanmıştı

      Serinliğinde
      Tenime serpilen dalgalarla
      Halimde açılan silinmeyen hatıralar

      Durmayan
      Martıların dinmez figanı
      Kadırganın oldukça vakur nisyanı vardı

      Fersiz
      Senden arta kalan
      Zavallı kaldırımlar ardı, halimle utandı

      Sendeleyen
      Sensizliğin serencamında
      Şaşkın kalan birlikteliğimizdeki mekân

      Benim
      En yakınlarım olmuşlardı
      Onlarla teselli buluyor hissimi anlıyordu

      Uzaklardan
      Senden kokular salan
      Her bir şeye çoktan razıyım elbette

      Sen
      Hiç yanımda olmasan da
      Beni bir daha kesinlikle aramasan da

      Senin
      İzlerinin şevkinde yaşasam da
      Yeterdi bana yeter ki sen rahatsız olma

      Mustafa CİLASUN

      #789936
      Anonim

        Kalbi olmayan niyet bahane, dil işte o vakit avane!

        104694.jpg

        Geçsin kalmışsa geçecek zamanlar
        Sine-i halimde tatmadığım baharlar

        Aşk zuhur etmeyince beni kim anlar
        Bugün yine çok sessiz ibreti mezarlar

        Ne şehirler ne işveler melali sarmıştı
        Ruhtan arta kalan zamansız mekândı

        Can anlamalı, hissederek yaşamalıydı
        Kan manasızlaştı sevdalar kimde kaldı

        Kalmadı yüreklerde bir mefkûreyi eda
        Fikreden insan böyle mi söylüyor Huda

        Gün geçmiyor ki olmasın kanlarda heba
        Bir veba bulaştı o hislere sabreder cüda

        Ne yeşil, ne kefil emanetindedir ey sefil
        Bizzat ihmal eylediğin o ruhunla bir seril

        Ezaların kime olacak delil zevkinde rezil
        Tefekkürsüz heveslerinin uşağı oldun eğil

        Bu manada senden zuhur edecek devalar
        Fayda etmez sineyi senin vereceğin şifalar

        Senin halinde anılacak aşklar, atılır naralar
        Mezbelelikte bulunur, senin misali ahmaklar

        Mustafa CİLASUN

        #789996
        Anonim

          Niçin mahrum bıraktın, bir kez olsun halimi anlamadın!

          75189.jpg


          Ne olurdu ki
          Bir kezde olsa aynı hislerle yaşasa ve
          aşkla ansa

          Nefes alırken
          Hiç unutmasa ve dalgaların sukuneyiyle haykırsa

          Şarkıların
          Hazan kokan nağmeleriyle hicranını anlatıp ağlasa

          Sirtolarını
          Çalan o gemilerin güvertesinde hasretine kavuşsa

          Emirganın
          Güzelliğinde serpilen çiçeklerle umut içinde bulunsa

          Şevkle
          Ötüp, şakıyan kuşların seslerinde hiç nacar kalmasa

          Şevkle uçan
          Kelebeklerin kanatlarında ki renklerin kalbinde yaşasa

          Çocukların
          Umut saçarak nazar eden buseleriyle coşsa ve şakısa

          Simitçinin
          Son sattığı simidin sürurunu iliklerinde duysa ve anlasa

          Kuşların
          Yavrusuna götürdüğü rızk sevinciyle anlamlaşarak uçsa

          Martıların
          Yılmadan arandığı tutkunun şevkiyle arınsa ve aşka konsa

          Bestelerin
          Mazi derinliğinde ki derinliği ve sazendenin nefesinde anılsa

          Hissetmek İstiyorum
          Öyle diliyorum, geceleri gün gibi yaşayan bir inşiraha adansa

          Hal ehli gibi
          Nihayetin merakında demlenen abit gibi sabırla ve arla yıkansa

          Aşkın o kuşatan
          Harında solmaktan yılmayan bir arif gibi, maşukuna sevdalansa

          Gittiğimiz
          Yol belli kurban olmak için can kimin derdi diyerek irasinden geçse

          Davaların
          Hazzıyla şevk bahşeden vecdin aşkı ne güzel terennümüyle anılaşsa

          Yalnızca
          Onun için can verilir,vakfedilir,candan geçilir diyebilecek hanif olsa

          Zaten gelemezdi
          Ne isterdim, yalnız sevdiğini söylemesi yeterliydi derken, ahımı duysa

          Ömrüm boyunca
          Hiç bir an görünmeseydi ,yazdığı mısralar dışında ağlamayı unutsaydı

          Birkez olsun
          Meramını beyan etseydi
          Firakatiyle nefesimi acziliğin hüzün ellerine vermeseydi, nazar etseydi

          Mustafa CİLASUN

          #789997
          Anonim

            Hiç anlamadın, kaygılarınla yaşamayı bir marifet saydın!

            75474.jpg

            Sana
            Ne söyledimse
            Asla derdimi anlatamadım
            Var olan muradımın
            Bir tutam salkımını sunamadım

            Yokluğunla yandım
            Ne kadar çok yakardım
            Ama sen halimi hiç anlatamadım
            Sevgimi sunamam için yaklaşmadın
            Aşkın ahıyla yıllarca ağlatın, hiç kanamadım

            Kuşku bazen
            Elbette ki güzeldir
            İman bunun içindir ve serdir
            Yüreğinin serinliğinde seyrederken
            Söyler misin hangi iklimdeydin ve nerdeydin

            Neden açtın yüreğini
            Dinmeyen derdinle o vakit
            Ne müşkül olan bir kederdin hasrederken
            Sineme tohumlar serptin hiç düşünmeden
            Ve bir anda aşkın esinini yeşerttin, halimi anlamadan

            Şimdi bir kesim
            Kesiyorsun öyle mi
            Bir gün göndereceğim inanın diye
            Yorulma sen ey güzel dilber, uğraşma
            Biz nerede durmasını bilenlerdeniz, zaviyeti neyleriz

            Dil senin
            Sahibi olduğun yürek senin,
            Geceleri yazdığın şiirlerinde senin
            Muhakkak ki her bir zevk ve heves senindir
            Neyleyim ki senin gibi üst perdelerden nazar eden
            Ve nefeslenen tenleri ve hala güvenmeyenleri anlayamam

            Bilmeliydin
            Bizde de bir gönül var
            Ondan daha öte bir onur kim için intizar
            Katlanmadım vehimlere ve kimseye şimdiye kadar
            Ne cana ve hatta bir canana yazmadım anla, senin kadar

            Kalbine
            Elbette ki giremem
            Sen dilemedikçe erişemem
            Ama bilmeliydin ki bizde de bir akide var
            Ey bekleyen yar, akıbetin muhakkak ki kovalar
            Sen elbette ki serbestsin ey nazlı olan yar, yakinen bilesin

            Artık
            Sen neylersen
            Onu eylersin, ister bir kelam etmeyi istersen
            Ondan da mahrum etmeyi gönlünden geçirirsen, vazgeçme
            Verme bana bir selam dilediğinle selamlaşırsın, için için ağlarsın

            Sen müsterih ol
            Kaygılardan elbette ki emin ol
            Biliyorsun ki melalimle nazar eyledim
            Zaten kendimle uğraşan bir gafilim, ne yaparım
            Sen sazende ve şairane hayalinle neylersen eyle, iraden senindir

            Senin güvenini
            Hak etmediğim müddetçe
            Asla var olan nefsimi tanımam ve anlamam
            İradem asıldır, adamlığımın öznesidir, kul olmak adına
            Heveslerin seline katiyen kapılamam, akıl nimetini hiç yok saymadım

            Aşk mı
            Sevda mı, yoksa rüya mı
            Bir güven sadır olmadıkça asla bakmam
            Ona bir kapı aralamam, gereksiz hayallerin peşinde değilim
            Etkiyle bir tuğyanı muhakkak ki yaşayamam, acziyetim olarak görürüm

            Sen hiç anlamadın
            Manasın da yaşamaya katlanmadın
            Nedense sürekli korktun, korkuttun peki neden yakınlaştın
            Sanki hayali unuttun, umudun enginliğini ruhunda hiç yaşamadın

            Kaygıların
            Evet, o hislerine galebe çaldı
            Sevginin önüne geçti aldırmadın, merak saldın
            Şimdi sen yine kendinle baş başa kaldın ve yalnızdın
            Gizemlerinde mevcut zenginliği neden umursamadın ve anlamadın

            Mustafa CİLASUN

            #790000
            Anonim

              Nasıl bir gölgeydi halimi ürperten latif bir şaheserdi!

              52847.jpg

              Bir göz ağrısıydı çektiğim hasretin sancıları
              Senden uzakta günlerim inanki bir zindan hali
              Hasretin ve kederin ne sancılar çektirmedi ki
              Gönlümde açan o derin dalgalar anlatır ülfetini

              Sen ki bir hayattın demi, şevkin ilkbaharıydın
              Bir demet çiçekler saldın ve kokunla şakıyandın
              Sinemin yalnız ve suskunluğunda huzur şadıydın
              Hazan anılarda kalan en mübariz
              aşk baharıydın

              Sen ki nevi şahsıyla, mana enginliğinde kalandın
              İdrakte, aşkın letafetini sunan bariz sevdaydın
              Sen ki sineyi saadetinde derin izler harmanıydın
              Farklıydın, bir b
              aşkaydın, alıp götüren şarkıydın

              Halinin derinliğinde bir baharı hazanın muştususun
              Rahman engin hasretiyle seyri seferde yolcususun
              Ruhun hilkati, canın naibi, ahirin saadet olgusu sun
              Hale bahşedilen, kalbi nazar eden sahibinde kulusun

              Beklemektesin, elhak görünmezler seyr-i âlemin de
              Nağmelerin dilinde, yanlılığımın kalan şu hecelerinde
              Ne
              özlemdi ki hayat bıraktı halimi, aşkın hasretinde
              Kuraklığın pençesinde, çölün derinliğinde ki o zahire

              Bu öyle bir hakikat ki aşk ki tutkunun en nadir halidir
              Sinelerden figan duyulmaz gayri elem ki hani nerdedir
              Hicranı saadet öyle bir hazzı endam ki sanki halin demi
              Melalin hamd serinliği, sabrın
              güzelliği aşkın meali vecdi

              Mustafa CVİLASUN

              #790001
              Anonim

                Sineyi burkan o umutlardan başka geriye söyle ne lkaldı!

                75942.jpg

                Olmasaydı
                Neşe-i muhabbet
                Gülmek niye ki doğrusu merak ederim

                Simanın envayı
                Çeşidine bürünmek ve
                Böyle dilemek, hala cazip gelen mi değil mi

                Hiç göçmeyen
                Ve geçmeyen ne ki,baki kalan gök kubbede

                Mazi
                Derinliğinden gelen
                Ayak seslerinde inlemek ruh-i idrak ile mümkün

                Sen
                Ne bahtiyarsın ki
                Ahiri görebiliyor ve ayan ediyorsun, gizlemiyorsun

                Neme lazım
                Deyip vazgeçmiyorsun
                Nefsi vesveseleri yakinen biliyor ve öngörüyorsun

                Yegâne
                Bir yol olduğunu
                İçtenlikle ve samimiyetle, her vakit itiraf ediyorsun

                Duyulmayan
                Çığlıkları dahi sen
                Bir bir usanmadan şehrediyor ve tefekkür ediyorsun

                Yaşın ve hesabın
                Serinliğine sessizce dalarak
                Seyri hal ediyorsun, ibret ve izanı ruhunda derlitorsun

                Yalnız
                Beklemek ve umut etmek
                Ne kadar kifayet edecek, azim ne vakit ses getirecek

                Hani nerede
                Sana umut ilga eden
                Ve tenini okşayan yağmurlar, anılası baharlar ve hazanlar

                Eteklerin
                Uçuştuğu o karanlık gecelerin
                Eşsiz sakinliğinde terennüm ederken, haşyetten iz vardı

                İçilen meylerin
                Kalan kadeh izlerinde
                Sinelerin derinliğinde ki gizemlerinde yadedilecek ne kaldı

                Sana bahşedilen
                Her emanetin, nefesine tanınan müddetin
                Hiç bilmediğin mevsdimlerin ve senden habersiz gelişmelerin

                O merakın
                Ummanın da kalan
                Umutların bıraktığın bir aşkın firkatiyle şad olmalı ve yaşanmalı

                Yaşanayan ne varsa
                Ükdelerin yelpazesinde bir dram kalacaksa
                Dillenen metanetin, sadır olan onca çaresizliğin eşiğinde ağlarsın

                Mustafa CİLASUN

                #790250
                Anonim

                  Yadınla figan eden düşlerimin sürgün yaprağı!

                  34372.jpg

                  Mor hüzünler ki akşamın ilk adımlarında
                  Penceremin pervazlarında yerini alırlar
                  Çırpınan kuşun kanatlarında uzaklaşırken
                  Umutlarım b
                  aşka bir günün avuçlarındadır

                  Öfkemin kızıllığının çare olamadığını bilirdim
                  Kanayan aşk yaramı hiç dindirmeyeceğini de
                  Al düşlerimin kopan
                  gül yaprağı misali sızısını
                  Terennüm ederdim, akşamın hicran şarkısıyla

                  Divaneliğim nüksederdi atardım kendimi yere
                  Köşelerin en sefiline ve derinliğin hengâmesine
                  Bırakrım melalimi, serkeşliğin ağlatan eşliğinde
                  Derinlerden hisseder, yadıma figanlaseslenirim

                  Kara bir geceye, al müjdeler sunan her heceye
                  Gönlümün kararan penceresinde ki o bilmeceye
                  Tozlu yollardan, murat için gelen an sezsizliğine
                  El sallamak istiyorum, yolunuz açık olsun diyorum

                  Şu akan damlalar ki iyi ki yakar yağar yağmurlar
                  Alır çıkarırdı beni kuytu kimliğimde ki korkumdan
                  Sevinç tohumlarını akıtırken yüreğime o şadından
                  Umut kollarına ulaştırır, ruhumu tutkudan arındırır

                  Mustafa CİLASUN

                  #790252
                  Anonim

                    Hasretin o korunu simene sessizce bırakan ey sevgili!

                    33170.jpg



                    Bugün hüzünlüyüm şehir çok suskun
                    Sanki naçar kalmış ayaz eşiğindeyim
                    Yanağıma dokunan ağlamaklı esinti
                    Gözlerimde can çekiştiren bir an sanki

                    Tutsaklığın girdabını yaşatıyor sevdam
                    Gecenin hayıflığında bir duruş
                    sergiledi
                    Korku bu amansız kuşatmada hiç yoktu
                    Şehir yorgun düşmüştü akşamın izinden

                    Nemli duvarlardan tuğyan ediyordu kokular
                    Hangi umudun namesinden dem vuruyordu
                    Rüzgâr yanığı yüzümün bir umudu kalmadı
                    Bir tebessüm hasretidir umudum köz olmuştu

                    Bıçkın hayallerim alabora olmuş kaybolmuştu
                    Yüreğime dokunacak ah u gözlerin sefilliğinde
                    Uykularım demsiz ve
                    sokaklar kıdemsiz kordu
                    Gül kokusu mısraları yazan o nefesi anmışlardı

                    Şehir katledilmiş, adeta sersefilliği yaşarken niye
                    Zamana direnç gösteren gözler kime yorulmuştu
                    Teselli edecek kimvar elbet diyecek halim kalmadı
                    İçimin yangınından geriye kalan bir hayat acıydı

                    Ey sevmeyen sevgili, sen uzaklardan el sallasan da
                    Martılara baksan da, eteklerin ıslansa da inan yetti
                    Zindan karanlığında
                    gecenin zifirini yaşattın bana
                    Şehir buruk olsa da, sen yine kendinle kalsan da anla

                    Mustafa CİLASUN

                    #790277
                    Anonim

                      Nasıl bir lahzanın tesirinde kaldım ve ağladım!

                      49412.jpg


                      Ruhuma o gecenin matemi doldu sanki
                      Nice geçmiş
                      zamanlardan kalan iz gibi
                      Ezeli merhalelerin ebede giderken seyri
                      Bircan içinde soluyan nerede hal ahengi

                      Üryan gelinmişti neler silindi şimdi tenden
                      Kalacaktı izler ibretli nefesten her işitilen
                      Kefenlenecek her beden sevda için gelinen
                      Maksut için bir aşkın nihayeti beklenirken

                      Eneyi önceleyen nefesi sevdayı beceremem
                      Zevkim için halimden zahire adına geçemem
                      Manasız yaşamayı ruhumu asla ikna edemem
                      Hadsizliği sevemem, vefayı hiç kaybedemem

                      Bir kez sevdim aşkın baharında ki anı seçtim
                      Görmesem de esintisiyle yetindim, şükrettim
                      Manamın şevkidir dedim hazzı ile endam ettim
                      Neler hazandır
                      hüzün ramına hiç meyletmedim

                      Şimdilerde çaresizim niye zindan içinde soludum
                      Gün güneş ki zevalde ışığın hasretiyle yoruldum
                      Umutlar besteleyip güfteler derledim unutmadım
                      Ey hak dedim, sadece iltica ederek sabır diledim

                      Mustafa CİLASUN

                      #790278
                      Anonim

                        Kalp edebe malik olmazsa, aşk havesin umurunda!

                        51238.jpg

                        Diledim ki ehli diller arasında bir haz alayım
                        Kimi kimden sorayım neden vehim taşıyayım
                        Her hüner makbul müdür, bir tasada kalayım
                        Edebi hal bulunmayınca kime derdi anlatayım

                        Ceddim ki ruhu şad olsun, ne ülfetler bırakmış
                        Kime ne yapmış dek durunca himayesine almış
                        Şan katmış, kıtalara uzanmış hak ile haykırmış
                        Edebi hal ile salınmış, edebiyat ki tarihi yazmış

                        Ne canları, ne cananları yaşanan mana aşklarını
                        Hayâ içindeki salınmaları, arınan aşk sevdalarını
                        Takvanın hasletini, ihsanın mürüvvetin saadetini
                        Meşhur sazendeleri, dede efendileri, Hacı Arifleri

                        Asırlar geçse ki ne olacak, hoş seda olarak kalacak
                        Şevkin, meşkin ve muhabbetin de mihengleri olacak
                        İdrak sahibi anlayacak aşk hicran sayfası okunacak
                        Hazan unutulanla haz yaşanacak hüzün sine saracak

                        Canı veren, tevdi edilen kim, kalan nefes neyi bekler
                        Aşk hak ramında manalaşmazsa eğer, şeklit kasbeder
                        Bir vefadır, kalp sevilince serilir, ar içinde asudeliktir
                        Firkate erişmeyen nefes beklemekte ve ah etmektedir

                        Mustafa CİLASUN

                        #790426
                        Anonim

                          Sabırla dinlemeliyim, ah u figan etmemeliyim!

                          90365.jpg


                          Siz ağlamayın
                          Yeter ki

                          Artık
                          Serencamında
                          Var olan hicrana
                          Şahitlik yapmayınız

                          Bir sabır ile
                          Hüznü yudumlamanız

                          O kadar
                          Anlam yüklüydü ki
                          Adeta sizde bizzat
                          O yolu tanıyanlardanız.

                          Bilmeyenler
                          İçin meşakkat
                          Ne ifade edecek ki

                          Çekildikçe çileler
                          Gelmeyen sabahların
                          Umut içinde
                          Beklenen baharlarında

                          Olsaydı
                          Eğer gönlümüzün
                          Yalnızlığına anlam katan

                          Kuşların
                          Kanatlarını çırptıran

                          Arılarca
                          Yılmadan aranan
                          İlkbaharlarla
                          Umutlar için kuşatan

                          selviler altında
                          Hicran ile merakı aydınlatan

                          Gönüllerin
                          Dilediği güzellik olsaydı

                          Zerresinde
                          Buharlaşarak bulutlar
                          Arasında

                          O gün için
                          Sevdalansaydık
                          Ne olurdu sanki

                          Gönlün bahçesinde
                          Bu kadar çaresizlik niye

                          Ötelerin
                          Saldığı hasreti ayanı
                          Hal ile yudumlayamadan

                          Yeşeren,
                          Açan, kokan kucaklanan

                          Anlaşılan
                          Olmak için
                          Ne kadar önemli ki

                          Yeryüzünün
                          Evrenselliğinde
                          Vakfedilen sevgiye
                          Haiz olamadan

                          Fedakârlığın
                          Her aşamasında
                          Sorgulamadan

                          Hizmete
                          Müteallik olarak
                          Hayatın
                          Deminde yürüyebilmek

                          Anlıyorum
                          Ki aşk sabırdadır

                          Çilenin
                          Bir nimet olarak
                          Aşinasında yol almaktır

                          Müşahhas
                          Olan işaretlerin

                          Manasına
                          Müdrik olarak
                          Vuslat için koşmaktır

                          Halini
                          Vakfetmeden
                          İnsan için sarf etmeden

                          Zorluklar
                          Karşısında nasibi anmadan

                          Bir mefkûre
                          İçin yoğrulmadan
                          Aşk ne kadar anlamı kalır ki

                          Mustafa CİLASUN

                          #790427
                          Anonim

                            Niçin korku duyarsın a gönül, aşkı anlamazsın!

                            469510.jpg

                            Hasretin dirliğinde sabırla nefeslenmek
                            Meçhulün adresinde
                            gülü temaşa etmek
                            Ruhun serencamında kalbi hazza ermek
                            Yaşamak için kanaat serinliğine erişmek

                            Her can kendi ikliminde nefesi alacaktır
                            Nihayet hesaplamayan ruh ne yapacaktır
                            Fırsatçı kalbin toprağında aciz kalacaktır
                            Ruhi zavallılığı soluyup haşyeti anacaktır

                            Bir kez dön halin solgunluğuna çare tara
                            Akli zaviyesinden ziyade meramı sorgula
                            İdrakin için muhakkak istişare için çabala
                            Vehimlere yaslanarak, teslimiyette kalma

                            Düşün ama bilerek ve bilmeni gerektirenle
                            Mazi toprağında ulvileşen dirlik sayfalarda
                            Karanlık bilinçsizliğin girdabında ki sahada
                            Korkular eminlikten azade olan zafiyetlerde

                            En ulvi emanetin sabi akideden uzaklaşıyor
                            Heveslerin renklerinde çabucak kayboluyor
                            Nizam edilmeyince, bir bak ne kadar anlıyor
                            Mana buharlaşıyor zahir cezbi hep kuşatıyor

                            Özlemle hasreti yaşıyorum aşkların hazzında
                            Bahse konu olan hatıraların süruru refahında
                            Z
                            arafetin diyarında edebin kuşattığı çardakta
                            Terennüm ettiğim mazi say
                            falarında ağlayınca

                            Nesiller sessizliğini koruyor hala ne hikmetse
                            Fetretin dillendirildiği sahifelerde hükümsüzce
                            Ömür tükeniyor zamanın aşk sahnesi nezdinde
                            Sen hiç merak etmesen de maraz senin halinde

                            Durmadan sığınak arayan kalbinden uzaklaşıyor
                            Sığındıkları insanında fakirliğinde dirlik aranıyor
                            İhsanı öncelemeden ihlâsı idrak etmeden okuyor
                            Anlamadan soluyor korkarak Hakka yakın oluyor

                            Mustafa CİLASUN

                            #790428
                            Anonim

                              Söyle kim sebebim evet, bir zafiyet içindeyim!

                              139860.jpg

                              Kanıyor işte içim sessizliğinde
                              Karabulutlar her vakit benimle
                              Sen kendi seyrinde zevklerinle
                              Kader nasip olacak tercihlerine

                              Yağan yağmurda ferahlayanım
                              Kalbimin lekelerinde ağlayanım
                              Muğlâk düşleri sağanağındayım
                              Ötelerin hülyalarına haykıranım

                              Yoktur işte cazip olacak varlığım
                              Kendi serencamımda isyandayım
                              Varlık adına yorgunluğun tadıyım
                              Mütemadiyen avuntulara dalanım

                              Oysa hakikat belli, nefesler süreli
                              Ölüm gözlerimin önüne sergilendi
                              Düşünmek nafile idrakte keder mi
                              İnsan kimliğinde akıl yolun nedeni

                              Nereye baksam hangi yöne sapsam
                              Ayetlerin nefslerinde ağıtlar yaksam
                              Bir de nefsimin fakirliğinde ağlasam
                              İrademle hiç dağılmadan güle aksam

                              Biliyorum dünya fani ruhum ise baki
                              Nefsimin hadsizliğinde irfan ne sancı
                              Hancı olsan ne yazar zaman kervancı
                              Edeb asudeliğinde ihsan kaygısı saklı

                              Ermek erliğin şiarından asla sayılmaz
                              Aşkın dirliğinde isyan kalbe yakışmaz
                              Hizmet güzelliğine çileden kaçınılmaz
                              Feda karşısında, kaya bile dayanamaz

                              Varlığını ihtiyaçlıya adamadan yanma
                              Aşkı, hevesler hurdalığında hiç arama
                              Zevklerine yaslanmayı adamlık sanma
                              Feda olmak için rızanın peşine koşsana

                              Bak benim halimi görerek idraki kuşan
                              Ömrün sayfalarında hedefsizlik hüsran
                              Yalnızlaşınca nedamet bir bühtan utan
                              Sen hiç durma sevgiyle pastan soyutlan

                              Hiç sevemedim, bilmeğimden ürperdim
                              Bahşedilen sevgiye hasrolmaktı nefsim
                              Ben bilirimde ısrar ederek hep direndim
                              Bildiğimle cahilleştim ben şimdide hiçim

                              Mustafa CİLASUN

                              #790429
                              Anonim

                                Hangi lahzada bir çare oldu ifrat, idrak neyapacak!

                                139241.jpg

                                Dilediğin kadar
                                Hissettiğin ne kadarsa
                                Hiç durma işte o kadar hiddete sarıl

                                Nemelazım
                                İşime gelmez kahır
                                Marazlar hengâmesinde aşk uzaklaşır

                                Bir anca avazınla
                                Nara atarak sen kavrulma
                                Suhuleti bir kenara atarak ta kandırma

                                Hissiz akanlar
                                Rollerinde mukallit olanlar
                                Kalbi olmayınca neye yarar o yakarışlar

                                Usandım artık
                                Seni sana anlatmaktan
                                Avuntularını derleyip bir kenara atmaktan

                                O halini
                                Uyandırmaktan
                                Samimiyetle hıçkırıklarda boğulmaktan

                                Acizliğimde
                                Hicranı solumaktan
                                Kalbin sahibinde kalarak umuda açılmaktan

                                İşte ancak
                                O zaman sükûna eriyorum
                                Derlenip dirlikte nefeslenerek şevkleniyorum

                                Ne olur sevsen
                                Serilmeden feyze ümitlensen
                                Teninden arî olarak ruhi iklimde serinlensen

                                Bir kez
                                Benim hezeyanlarımı dinlesen
                                Nidalarıma kulak versen, aşk için nefeslensen

                                Meşk ederek
                                Ötelerin idrakine ererek
                                Kitabı Celile meylederek gül kokusunu zikrederek

                                Kanaati
                                Önceleyip tebessümle
                                Hoş görü ikliminin bereketiyle muhabbet birliğinde

                                Hazzın ahengiyle
                                İfratın reddiyle tefritten arî kimlikle
                                Meşveretin güzelliğinde, vakti nihayetin haşyetiyle

                                Mustafa CİLASUN

                                #790600
                                Anonim

                                  Bilmem ki meramım sualiniz için ne kadar kifayet edecek!

                                  127212.jpg


                                  Kalbinden
                                  Haberdar olan,
                                  Sessizliğini içine akıtan
                                  Anlamında olmakla birlikte,

                                  Bir
                                  Serzenişin
                                  Hal dilinde ki
                                  Sitemini dillendiriyor…

                                  Bu
                                  Kadar
                                  Duyarsız
                                  Kalma, halimi anla,

                                  Kalp
                                  Yalnızca
                                  Sense var sanma,

                                  Aşkı,
                                  Sevdayı
                                  Masumluğu içinde
                                  Sorgula manasına gelmektedir…

                                  Kalp
                                  Hissedendir,
                                  Batını da, zahiride
                                  Sahibinin nasibiyledir…

                                  Nefesler
                                  Sadece bulunduğu
                                  Sosyal koşullar ikliminde
                                  Serzenişleri dile getirmektedir…

                                  Kalp
                                  O kadar
                                  Muhkem bir değerdir ki,

                                  Takiyyeyi
                                  Reddeden ve
                                  Ruhsatları öteleyen
                                  Ötelerden şevke eren bir erktir…

                                  Hisler aktır,
                                  Pak damlalardır…

                                  Hilkati
                                  Seyrinde izleri
                                  Süren bir devrandır…

                                  İnsan
                                  Kimliğinde
                                  Fevkalade muazzam
                                  Bir sanattır… Ayanı haktır…

                                  Kalbi
                                  Duygular
                                  Direkt sorgulamaktadır,
                                  Daraldığında akmaktadır…

                                  Muvazene;
                                  Aklın,
                                  Bilginin,
                                  İradenin,
                                  Tecrübenin
                                  Koşulların dirliğinde
                                  Oluşan tabii bir hakikattir…

                                  Aşk
                                  Ve sevda
                                  Ölçüler üzerinde

                                  Ve ruhi
                                  İklimde filizlenen
                                  Damarlardır, kalp topraktır…

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 331 ile 345 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.