- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
5 Mayıs 2011: 08:39 #790601
Anonim

Artık anma
Ve ne olursun ağlama
Bitsin bu aşk kalbim yeter ki sen solmaVe hiç solma
Halini kuşatan bitecekse bitsin
Kuraklığın ikliminde heves tükenip gitsinSevmek
Neye kifayet ediyor söyle
Kederle meşk etmek hale yetmiyor nedenseSinem
Hazanı zikredip inliyor
Yüreğim hıçkırıklara, hicrana refakat ediyorBir kez daha
Umut içinde açılan şu bahara
Gönül kapını bir kez olsun aralayıp anlasanaNeye çare ki
Hüsran kime kaldı dönüp baksana
Bu kez kanaatini ertelemeyi idrakime sorsanaYürek bu
Kalbin güdümünde değil mi
Gönlün nazar eden sürur penceresinde kiminleSevilensin
Aşk için terennüm edilensin
Sevgiyi hak eden, düşüncede filizlenen nefesinGel yorma artık
falarında gel sen sararıp soldurma
Bahaneler içinde bu kadar yorulma
Ömrün bu sayŞayet
aşka hiçbir seçenek halime hak tanınmıyorsa
Kesin kararın bu olacaksa
BYolun açık olsun
hüzün yaşamasın
Uğurlar ola, kalbin
Bir nedamet soluma, aşkın şu kuraklığında ağlamaSen kendi yoluna git
Ben ise sefilliğin yurduna avdet edeyim
Hederliğimin kalan umuduyla yolculuğuma ne deyimMustafa CİLASUN
6 Mayıs 2011: 08:09 #790649Anonim
Kalbi olmak, luzüm etmedikçe konuşmamak!

KabullenmektirHabersiz gelen için acıyı hissetmek
Her ne kadar haklıysan da çaresiz boyun bükmektir
Zamana
Hasretmektir, vakti beklemektir
Hakkın yerde kalmayacağını bilerek tevekkül etmektir
Kelimeleri
Bilerek düğümlemektir
Hissiyatı törpüleyip sabırla güneşlenmenin zarifliğidir
Dinlemenin
Tarifsiz naifliği ve hazzıdır
Hırçın düşüncelerin nizamı için vesiledeki tek adrestir
Halin devranında
Bekleyen
gözyaşlarınıHüznün refakatiyle içe akıtmaktır, benliği dokumaktır
İsmini andığı kişiyi
Zikretmek için demlenmektir
Aşkın safhalarındaki edebin faziletini deruhte etmektir
Kim bilir bazen
Kasten ödün vermektir
Nihayetin nöbetindeki serinliği keşfetmek keyfiyetidir
Hicranı anlamaktır
Yüreğin dağlanmasında adımdır
Direniş için sabır sukut ile yeşeren fevkalade dirliktir
Zülfün yâre inhisarını
Görmesin diye örtmektir yüreği
Sessizliğin dehlizlerinde nefeslenmeyi becerebilmektir
Mesnetsiz nefesi
Kalp için zikri, zihin için fikri
Derlemeyi bilmek merhalesidir,
zaman için çok gereklidirGülün dikenine
Örümceğin z
arafetineMezarın esrarında ki mevcut hikmetine tevessülü
sanattırBazen yaşamak için
Ve bazen de
ölüm yolculuğundaCehti seferber etmek adına, derinliği uzanarak koklamaktır
Dostun zaaflarına
Düşmanın çığırtkanlığına
Sübyanın hoyratlığına adım adım muhabbetle meyletmektir
Fevriliğin
Âdemi erdem kimliğinde
Kemaliyetin her cümlesinde tasvip görmediğinin şahididir
Mustafa CİLASUN
6 Mayıs 2011: 08:09 #790650Anonim
Ruhun figanı niye dinmez, sineler huzura erişemez!

BizlerNe kadar diren sekte
Bazen huzursuzluk bekler bizi eşikte
Nedense
Hazırsızlık yakalanırız
Her ne sebepse bilinmeyen dile gelse
Ruhun
Safiliğinde, kalbim
Ürperti içinde nefes nefese hissedince
Hâsılı
Mütemadiyen düşünsek te,
Ya nasip desek te,
hüzün yudumlamakKısmet
Oluyor işte, hiç rağbet
Etmesek te, sessizliğimize çekilsek te
Düşen
Yaprağı düşünsek te,
O vakit serzeniş başlıyor sukutu halimizde
Yaşamak
Şayet bir sevinçse,
Haz ile filizlenmekse, marazlar rasgeleyse
Metanet
Bizimle, kanat kavlince,
Kalp sahibini hissedince, huzur geliyor işte
Sevsek te
Hak etmek için niyetlensek te
Niyetin safiliği ruhun izlerinde ve kalbinde
Hasretmek
Vefayı bilmiyorsan nafile
Fedakârlığı nefeslenmek Hak rızasında vakise
Neden
Hicran öyleyse, düşünsene
Nefesin renksizse, solgunluk tercihinse oysa
Müddeti
Nefes, ömürde dinmez heves
Bereketi sevinç tasası
hüzün öyle değimli senceMustafa CİLASUN
6 Mayıs 2011: 08:57 #790651Anonim
Cevap veremedim içim burkuldu, gönül an be an sordu!
Billahi
Hep dertli gönül seni sordu
Yıllardır hüzün soludu, yoruldu bizar oldu
Bir çare adına
Mütemadiyen Hakka yakardı
Hiçbir zaman yılmadı, umut sofrasına kandı
Sevmekten
Söz ediyorum anlık hazdan değil
Aşkın pervazlarına tutunuyorum korku değil
Ha ne olur
Bir haline eğil, gözlerinde meyil
Kalbin vuzuhundan hakikatin deryasına seyir
Mevsimler
Gelip geçiyor, laleler renkleniyor
Ruhum hicranın kadrinde seni hasretle bekliyor
Gelen geliyor
Selam vermeden çekip gidiyor
Bir tutam olsun kulağıma yıllardır haber gelmiyor
Nesiller büyüyor
Ekinler hasat ediliyor lakin sen
Mezarın sessiz sizliğinde, kalbimin köşesinde eriyor
Ömür tükeniyor
Yaşamak umut olmaktan çıkıyor
Aşkın toprağı sahibini bekliyor, seni özlemle anıyor
Çaresiz kalıyor
Halsizlik çöküyor, çırpınış bitiyor
Dil kuruyor, kalp tekliyor, diz çekmiyor, el terliyor
Sana gelmeyi
Bir ömrü çileyle örerek nefesleniyor
Halinde rengârenk büyüttüğü çiçeklerle aşk diliyor
Halinde filizlenmeyi
Nefesinde erimeyi, aşkına erişmeyi
Zamana hasrederek güfteleştiriyor, nakşetsin diyor
Hasretin aşkını
Naaşların serencamında demliyor
Ey Hak diyor, yegânesin idrak ediliyor ruhum geliyor
Mustafa CİLASUN
6 Mayıs 2011: 08:58 #790652Anonim
İnşirah kalbin olmadıkça, ruh aşkına figan eder!

Neler etmedim
Neleri terk etmedim ki
Kendimden mi geçmedim
Mekânı mı bırakıp ta gitmedim
Yıllara niye küstüm
An’a hiç ses vermedim
Halime rasgeleliği seçtim
Sineme çekildim öyle demlendim
Çaresiz nefestim
Kime ne diyebilirdim
Kendi halinde seven biriydim
Aşk için divaneydim ve bir fakirdim
Çileyi seçmiştim
Çünkü seven bendim
Sevildiğimden habersizdim
Üzmek ve üzülmek istemedim eridim
Ne diyebilirdim
Haliyle müsavi değildim
Seslensem, nazar etsem çekindim
Sefilliğimle şenlendim, hederliği seçtim
Olsun yinede ben
Sevmeyi öğrenmiştim
Hissiyatın renginde nefeslendim
Asla reddedilmeyi düşünmedim, acizdim
Sevmem yetmiyordu
Vaat etmek ne ifade ediyordu
Hüsranı yaşatmak çok ağır geliyordu
Yokluğun neler yaptıracağı korkutuyordu
İki gönül bir olsa da
İmtihan her vakit olacaksa
Kalbim ruhun nizamında olmayınca
Hışımla alacağım nefesler çok yakınımda
Selvi boylum solunca
Muhabbetimiz zail olacaksa
Sevda manasından uzaklaşacaksa
Aşk, anılık olarak anlaşılacaksa hazanım işte
Mustafa CİLASUN
6 Mayıs 2011: 09:38 #790653Anonim
Ne vakit hak olacak yaşamak ve idrakte anlaşılmak!

Hiç bilmediğim
Ve şahit olmadığım hıçkırık sesleri
Beni alıp uzaklara, hazanın solgunluğuna davet diyordu
Öyle bir sağanak ki
Gök kubbeden sudur eden aşkın
Sinelerde mahzun kalan hissiyatın, haksız soluk almanın
Meramı anlatamamanın
Hakkı tespit, yanlışı ret hakkının tanınmadığı
Hilkatin gereği olan edebin hiçlendiği bir yozluğa doğru
Adım adım yaklaşırken
Ulu orta kan gölü her yanda görülürken
İnsan, manasından soyutlanan can, adamlıktan anlamayan
İhata ettiği savlarıyla
Mütemadiyen kustuğu salyasıyla
Şayet yaşamak bir hak olarak anlam bulacaksa ama anlaşılsa
Varlığım hak adına solsa
Hissiyatım hakkı teslim nefesiyle donsa da
Ayazlar kaftanım, geceler çarığım, halim toprağımla koksa da
Nur zifiri karanlığa yıllarca
Sorgusuz ve sualsiz mahkûm kalacaksa
Tahakküm adına, soysuz nefesler ne kadar yasalar çıkartsa da
Çile bu uğurda
Aşkla koklanacaksa hayırlar ola
Ne kadar safahat göz önünde iştahı kabartsa da, nur olmayınca
Ecir maksadı haksa
Rıza için aranmak vuslat olacaksa
Rahatlık kimin umurunda, geceler hasret uykusuz nazarlarına
Kitabı celil bu uğurda
Hissedilerek okunan evrensel beyansa
Ayetler mütemadiyen hakkı aydınlatınca, kalp sancısı karşımda
Kuşatan itminanlık yanımda
Nefesim, her zerresinde titreyen hissim
Başucumda, nöbet tutuyor ayakta, seher anlamlı bir an olunca
Ezanlar kulağa gelince
Ruhum kendi ikliminde şevklenince
İşte o vakit kalbim sahibiyle, emin olmak benimle aşk dilenince
Mustafa CİLASUN
6 Mayıs 2011: 09:39 #790654Anonim
Umut sinede hicrandır, aşikar olunca aşka ramdır!
O kadar kolay mı?
Akşamdan sabaha bir aşk var mı?
Zaman anlatacak mı, nedametler başlayacak mı?
Kim kimi anar?
Yürekte dinmeyen hazin sancılar,
Aklar ve karalar, bir bir tükeniyor solgun umutlar!
Kimler, hangi nefesler
Geçmedi söyler misin bu yoldan,
Şayet sende aranan bir soluksan, korkuyla umutlan!
Ruhi lekelere,
Kalbi serzenişlerin hecelerine,
Dinmeyen gözyaşlarında ki enginliğe sadece hüzünle!
Ne dalganın,
Ve nede denizde ki sağanağın,
Akşamın kızıl ışıklarının, sinede yangın umutların acısı!
Şafak eğer varsa,
Kalbin için fevkalade inşirahsa,
Nasibin halkasında, halde demlenen umutla ve hayrola!
Her nefesin anı,
Gençliğin devranında nükseden baharı,
Sabır toprağındaki bereketlenen ufki sancıları bir düşün!
Hayıflanmanın,
Kime ne faydası olmuş sanki sökün,
Her halin sahibi belliyse ve nasibince şekillenecekse sevin!
Kaçamakların,
Letafetlerinden bahsederler lakin
Kalbin sahibinden habersiz nefesler bir hüccet değil sefiller!
Emanetin rüknünken,
Kalbi itminanlıktaki güzellikten azadeler,
Ne kadar serilseler, bir o kadarda geğirseler yinede hederler!
Çünkü nedensizler,
Sadakatten fevkalade habersizler,
Sadece sosyallikten söz ederler, oysaki ne kadar çok fakirler!
Ne hazindir ki,
Saçılmayı marifet telakki ederler,
Utanmayı öteleyerek birde hilkatlerinde değişikliğe giderler!
Mustafa CİLASUN
7 Mayıs 2011: 08:16 #790782Anonim
Solmaya ram mıdır o ruhun, halinle anlamlaşacaktır!

Sen sen ol, sıcaktan gocunma
Serinlik için, hiçbir yer arama
Kalbi itminanlığın şayet yoksa
O vakit dayan, başın ağrıyınca
Sancılar, senin için hakkı afaktır
Bilinmez ki o an vakti sunacaktır
Kara aktandır kan senin namındır
Haysiyet niye vardır, onur haktır
Cihan, insan için müddeti hazdır
Nefesin idrakinle anlamlaşacaktır
Hesap, kime vuslatı hak olacaktır
Mizan kurulacak ruh yoğrulacaktır
Vakit senin için şahlanacak kırattır
Nal, arpa olmazsa, nasıl anılacaktır
Seyis mahir olmalıdır aklı hakikattir
Nazar bir vaktin zuhur eden halidir
Kul, hali dem ile aşkını soluyacaktır
Nazarlarından kınamayı unutacaktır
Suç sahibinindir, kalp kimin eseridir
Hakkı tespit batılı ret insan elzemdir
Mustafa CİLASUN
7 Mayıs 2011: 08:17 #790783Anonim
Görünmeyen bir sinsilik, talan ediyor serserilik!
Derken, yeter artık usandık kaldık
Mazi denen her şeyden uzaklaştık
Bidatlere tabi olduk takıldık kaldık
Ne aradık, kimi bulduk bakakaldıkTasallut, milletin büyük belası saydık
Yıllar geçtiği halde niye kurtulamadık
Diktalara kala kaldık ve mayohoşlaştık
Atimizden uzaklaştık, emellere bulaştıkMilleti millet yapan o unsurlar nelerdi
Evet kültür birliği, dil, din, örf ve adetti
Bir sekülerliğe abandık, neyi anlamadık
Kimlerin kursağın da, takılıp nara attıkHer yerde bir bayrak, fakat idraki yasak
Tarihini dışlayan efradın fikri, pis pasak
Pravakatörler, gizli tuzak, efrat uyuyacak
Zavallı millet hicranı mıu yudumlayacakSen, sana biat eden uşakların alanlardasın
Bir cahiliye kültürü vardı işte o zamandasın
Ladini naraları ayyuka çıkmıştı o panayırda
Lat, Menat, Uzza adına ve helvanın tadındaUnutma ki gafil, cahil, karanlıklar prensisin
Hareket ve kuvvetin malikinden, habersizsin
Silikonlar vadisi, zilletin, rezaletin prensisin
Elbette sen hesaplayamasın nihayeti, acizsinMustafa CİLASUN
7 Mayıs 2011: 09:44 #790811Anonim
Dilden düşmeyen ve hali ehilleşrieren aşk!

Aşk…
Bir bakış
Belki de kaçış
Kimbilir belki de inanış
Yürekte yanıştır, halden haykırıştırAşk…
Bir başlangıç
Kalbi farkla aralayış
Bilinmeyenlere doğru yol alış
Her an hakikate yaklaşış ve uyanıştırAşk…
Gönül açlığının
Serdedilen saçmalığın
İnsaana yakışmayan gamsızlığın
Nihayetidir, dirilmek için gerekçesin aslıdırAşk…
Muhtaç nefsin
Hasredilen zevkin
Nizam tanımayan bir midenin
Bedenin, dinmeyen hevesin ahıdır
Kalbi nizam ettiren bir hakikat mürebbiyesidirAşk…
Bahşedilen canı
Uğruna ram olunan cananı
Dünyayı, yalan sayılan her anlamı
Ukbayı, vuslatı taçlandıran fikriyat nazarını
Hakını vermektir, ahseni takvim e eriştiren fırsattırAşk…
Her cana
Akan o kana
Bazen maliki olduğun ihsana
Yakıştırılan bir enaniyet değildir
İdrak lekeyi kabul etmez, irfan aşk ile asla dalga geçmezAşk…
Bir anlamda nur
Ve hatta bir onurdur
Nefsani zilletten iradeyi korur
Manayla buluşur, zafiyetleri ise kuruturAşk…
Hakikat arında haldir
Melaldir, firkati yaşatan ferdir
İradeden vazgeçmektir, uğrunda ölmektir
Hakın nazarında dirilmektir, umut içinde beslenmektirMustafa CİLASUN
7 Mayıs 2011: 09:45 #790812Anonim
Sual etki söyleyeyim, nedenlerden bir kelam edeyim!

Dilersen ne sen sor nede ben söyleyeyim
Bırakalım şimdi, kendi sinemle yüzleşeyim
Düşüneyim afakı kaybolan anbean zamanı
Ruhuma olan bu yabancılığı niye unutayımHastayım, yasların karasınadır, tüm ahım
Hangi yaştayım, şuur içinde mi ne harabım
Gamlıyım kalpren habersiz olan bir nazarım
Ne arsızım, atiyi hiç anlamayan duyarsızımAn ve
zaman, neler anlatıyor eğer anlarsan
Halin serencamında, o muvazeneyi bulursan
Hilkatin vuzuhunda hisleri aşkla yudumlarsan
Aklını kullanıp idrakin içinde aşkına bakarsanMevt anlatır hükmünce, can soluyan manaydı
Damarlar içinde ki halinde deveran eden kandı
Ahde vefa ruh için en elzem olan ne anlaşmaydı
Mizan vardı, nefsi itminanlık kalbinin nizamıydıAşk; hakikat nazarında alaşımlayınca bühtandır
İnsan için izan niye vardır, hevesler hezeyandır
Vermeden muttali olmak, ona ulaşmak, suizandır
Cahillik kul için ar olan ve alaşımlayan feverandırYalnız bilmek neye kifayet edecek
aşk olmasaydı
Hakkın rızasına ram olmadan, vecdiyle solumadan
Kul için tanzim edilen rahmetin farkına ulaşmadan
Hak rızasını ummadan, idrakin şadıyla uyanmadanNe denir, şimdi kime ne söylenir tefekkürün yoksa
O emeller, niyazla kefenlenmeyi hiç anlamayacaksa
Canın için kalbi itminanlık senden çok uzaklardaysa
Hal ayazlarda, kalp hıçkırıklarda ve ruhun hicrandaMustafa CİLASUN
9 Mayıs 2011: 08:00 #791002Anonim
Meftun eden bir naif nefesin kalbi edep yadıyla!
Zarafetine
Gizlediğin nefesine
Nisa kimliğinde ki edebi halineSabrın
Dirliğinde ki çilene
Seni sende alan zalimin çarkınaÇıkar
Uğruna solgunluğa
Çaresiz kalışına sessiz soluğunaNaifsin
Sen payeler şevkisin
Özelsin, hususen yetiştirişmişsinAnnenin
Dilinde özlemsin
Babanın en müstesna varlığısınSakinsiz
Hiddet nedir bilmezsin
Hükmün sahibine iltica edensinAnlamazlar
Senin halinden
Annesi dibindeyken vehimlerdenDoğan
Bebek ikliminden
Edebin derinliğinde ki tefekkürdenHilkattir
Senin varlığın aşktır
Lafügüzaflar içinde ibretlik sanattırAk aktır
Kara beyazın aksıdır
Kebir günah için taliplisini bulacaktırMaslahat
Kimlerin işidir
Müçtehit nefesleri çok derilerdedirFukaha
Şekliyet için midir
Mizan düşünen için hükmü verecektirMustafa CİLASUN
9 Mayıs 2011: 08:01 #791003Anonim
Nefesin müddetini bilmek ve sahibine aşkla yönelmek!
Bahşedilen gücümün serencamında
Hakkı tespit, batılı ret olgusu vardır
İnsan, âdem kemaliyetinde manadır
Ölüm haktır nefsin nizamı hakikattirHareket ve gücün kullanılan manası
Hayrı tavsiye edip, kötülüğü mendir
Umudun seyrinde, şer bir çoraklıktır
Akıl ulviyet için vardır kalp hakkındırHattizatında, akli nazar kalbi olandır
Zira ihsan, onun nezaretinde adımdır
Kanlar şahadet için akacaksa felahtır
İnsan kul olmalıdır, aşkla susamalıdırKendi nefsimde hâkimiyetim zaferdir
Bunun için irademde demim fazilettir
Dirayet bilgiyledir cehalet vehimindir
Akide birliği muhabbet içinde sevgidirDikkat et husumetler hiddet nedenidir
Hiddet dirlik için nöbetleşen hazinliktir
Şecaat rızada aranmalıdır zaaf zarardır
Düşünmek bilmenin aynası bir sanattırKendi halinde habersizse insan hamdır
Olgunlaşmak merakın gayrete adımıdır
Hissetmek, ruhun vuzuhunda kalmaktır
Aşkın tefekkürü umutların haz baharıdırEn kadirşinas sanatçı haddini bilecektir
Çünkü kendiside bahşedilen bir sağlıktır
Ancak kulsa vuslatın hazzına ulaşacaktır
Hakk rızasında manalaşıp haşr olacaktırEvlatlar, neslin teminatıdır ancak şartla
Mefkûrede hakkın aşkı idrakte olacaksa
Yaşamak sanatı ruhi nizama ulaşacaksa
Edebin hazzı nefisle yarışıp kurtulacaksaHer can sınırlı bir hukukun sahibi olandır
Yarışmak için rekabet gerekçesi elzemdir
Rıza’nın maslahatı azimeti ötelemeyendir
Kendi içinde çürümeden şevki solumaktırMustafa CİLASUN
9 Mayıs 2011: 09:13 #791014Anonim
Yazmak ve anlatmak isterdim, fakat!

Kaç kez başına geçtimse
Ruhumun dinmeyen figanını hasretmek istemdimse
Kalbimin hicran damlalarını ve hüzün yakarışlarını akıtmayı diledimse
Olmadı, başarmaya ramak kaldığını düşündükçe, olur ya dedim ve geriye çekildimKatmerleniyordu ruhumda hicran
Sessizlik içinde nereye temaşa ettimde. İçim gidiyordu her an
Gözyaşlarımı bırakmak istiyordum, kimsenin görmesini hiç istemiyordum
Çekiliyordum, kalabalıklardan uzaklaşıyordum, nerdeydin söyle ey anılan o canİsimsiz mektup yazmak istedim
Biraz kaygılanmanı diledim ve yadedebilmen için neden merak içindeydim
Ne kadar kıymeti harbiyesi olan bir nefestim, hiç söylemedin, ne sancılar ektin
Niçin bir sual eylemedin, hissiyatımı derbeder eyledin, niye sessizce çekilip gittinBir acaba demeden ve üzmeden
Ram olduğum edebin derin izlerini refakatinle sürmeyi nasıl arzu ettim
Lakin hangi lisan-ı hal ile söylemeliydim, çaresiz bir sessizlik içine çekildim
Bilsen ne kadar beklemiştim, bir kelam etmeni ve yılların umuduyla kederlendimSana evet,bir şey söyleyemem
Serdewtmediğin hissiyatını asla deruhte edemem ve kalbi inşirahını bilemem
Gönül bu, sanki hissiyat çağlayan bir su, merak alıyor içine, aşk nasıl bir korku
Beni benden alıp götüren, bir efkarın meyline gark eden ve kendine çeken söyle neUmut sanki yıllara gebe kaldı
Ruhumu içinden çılıkamaz bir hicran kuşattı, kalbim nasıl burukluk yaşadı
Kim nefesimin suskunluğunu anladı, hüznümle başbaşa kalarak hıçkırıkla ağladı
Susmalıyım artık vakit çok geç, firkatine bağlandığım bilmeyecek kalp gülmeyecekMustafa CİLASUN
9 Mayıs 2011: 09:15 #791015Anonim
Dirliği unutturdun, bizar bırakmayı bilmem ki ne sandın!

Bıraktım artık yeter be yeter artık
Dursan da, baksan da, gitsen kapı açık
Ne yapsan asla ilgilenmeyeceğim bilesin
Kalbimi terk etmeyeceğimi elan düşünesinSabrettim yıılardır dayandım, yılmadım
Seni tanımayı, zamana bıraktım, kızmadım
Kahırlanmadım, hiç aldırmadım, sabırla yaşadım
Hep inandım, arkama bakmadım, niye anlamadınHer geçen gün neden farklılaşıyorsun hadi söyle
Kanaati dışlıyorsun, asılıyorsun, hala kıskanıyorsun
Şekliyeti, her daim önceliyorsun, tutukluk yaşıyorsun
Neden kendinden uzaklaştırıyor, ruhumu boğuyorsunHer şeye özenme, belki olur diye de deneyim deme
Hilkatinde ki, hakikati öğrenip düşünmeyi öncelesene
Mana buharlaştı, senin benliğinde, emeller bir hal aldı
Çaresiz bırakmayı marifet saydım, sanki esaretine aldınKendin olmalısın cazibenin değil, müddeti nefes niye var
Kalbiişiliğini bulmalısın, ruhunla bir yol almayı anlamalısın
Kayboldun bir ömür, durmalısın, suali kendine sormalısın
Sen kendin değilsin,böyle olamazsın, öncelikle arınmalısınMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.