- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
10 Mayıs 2011: 08:55 #791142
Anonim
Lahzanın kuşatan esrarında bir nefes alırken!

Güzel bir gün görmedim, avaredir gönlüm
Sarf eylediğim sözüm hali anlatsın dilerim
Şimdi kime ne söyleyim kimden ne dileyim
Sabrın güzelliğinde kopan yaprağı dinleyimUçan kelebeklerin rengiyle hemhal ederim
Martıların o nakaratlarında azimeti izlerim
Balıkların derinlerde rızk için sabrını bilirim
Ben hederim, kulluk konusunda derbederimAn, zaman içinde Ummanlaşan candı aranan
Bir dirlik olmazsa ne işe yarayacak akan kan
İnsan, kulluğu konusunda noksanlığı yaşayan
Cihan içinde nizamın hasretiyle sancı yaşayanDünya, insan için yalan olmayan, birçok hülya
Uykularda gizlenir esrarı teslim olmuş vuzuhla
Zamanın akışında nasibin bulacağı her baharda
Yapraklar arasında anlam bulan renkler arsındaToprak, ne kadar berrak olan bir hakikati hesap
Nefis ile verilecek anılar girdabında yoktur rahat
Kalk birde kendi haline bak heveslerin kat be kat
Mizan ile bir vuzuh bulacaktır her hakikati azametMustafa CİLASUN
10 Mayıs 2011: 08:56 #791143Anonim
İdrakin firkatini anala, asla ondan uzaklaşma!

Nihayet
Sende bulmuştum
Seninle kavuşmuştum ben huzuraBizarlıktan
Uzanılan şevki refaha
Kalbin itminanlığında açan baharaİlkimdin
şiirim
Heceden
Düşünceden muhabbet iksirimdinSendin
Sevilen değerdin
Hak eden sabrı bilen zenginliktinSen ve ben
Sessizliği terennüm eden
Anca kelamla hem hal eden nefestikNe şevke
Ne de dinmeyen hevese
Zevklerin esenliğine hayale dalmadıkHesabı andık
Kuvvetin iklimine kandık
Zamanın hikmetinde nasibe inanandıkNe derler
En çok neyi dilersen
O illaki seni bulur ve niyazın kabul olurO vakit
İş çok kolay sabah akşam
Hiç oyalanmadan zikredelim halde olanıHattı zatında
Hikmeti nerede bilinmez
Her şey ulu orta avuntuyla hesap edilmezNidanın değeri
Kalbin itminanlığıdır yeri
İhlâs için şartların kavli çok iyi düşünülmeliHer şey dilenir
Edep içinde ruh dirliği aranır
Kalp, heveslerin, zevklerin yeri değil anlatırMustafa CİLASUN
10 Mayıs 2011: 09:43 #791148Anonim
O an ve gelecektir aşkı anlatan bir zaman!

Ahu serabımdan umutlar baharlaşır
Ruhumun insicamından aşkın koklanır
Kalbim hıçkırıkların ikliminde olandır
Sevda zindanlarında hasretim sanadırYıllar
zamanın güftesindeki sancılarda
Şarkılar solan umutların serencamında
İnsan renkli hevesleri yaşar sağnağında
Ömür zamana, ruhum hakikat bulvarındaSeni mütemadiyen anmak ruhen yaşamak
aşkınla ram olmak
Kalbin naifliğinde ki yolculukta koklamak
Aşkın devranındaki edebi seninle anlamak
Nisa kimliğinde o ülfeteAnlık hazları neyleyim kendimle dertliyim
Zevklerin renklerinde gizli kalbi lekelerim
Ben senin ruhunla aşikâr eylediğin hedefim
Ölümle iç içeyim, mizan ürpertisiydi derdimSevmek, hiddetlerin rüknünü def eylemektir
ırmaktır
Şiddetin adını anmadan hamiyeti koklamaktır
Kalbin sahibinde acizliği soluyarak yaşamaktır
Aşkın serencamında vefayı anlamlaştHer şey sana bahşedilmişken sen unutacaksın
Yozlaşmak adına heveslerin peşinde solacaksın
Anlamadan konuşacak, düşünmeden coşacaksın
Bizzat halinde yanmadan yazmaya koyulacaksınAşk ne zanla ne envai çeşit avuntular odağında
falarında coşan varlığında
Ruhun ikliminde anlamlaşan hilkatin aydınlığında
Kalbi marazların darlığında hazanın hicranlarına
Ömrün, en anlamlı sayCan ve canan muhabbet için kalbe doğan haktır
aşkın sayfaları anlatılacaktır
Aklın rüknünde mükellef olmak sana kalacaktır
Hesabın icmalinde
Hak o zaman mücerret bir şekilde anlaşılacaktırMustafa CİLASUN
10 Mayıs 2011: 09:44 #791149Anonim
Ruhum hangi vakti bekler, sessizce sual eder!

Öncelikle
Hilkatini zorlayan
Marazlardan uzaklaşırdımKuvvetin
Sahibine anlık kaygılarımı
Teslim ederek daha yakınlaşırdımYozluğun
Veya rekabete muhalif
Solgunluğu kalbimde tutmazdımHalimi kuşatan
Dertleri, ziyadesine gark
Ederek hamdın kapısını aralardımNebatat
Ve hayvanatın devranında
Aklın vuzuhunda ötelere doğru uzanırdımDağların,
Ovaların, akan coşkulu suların
Dirliğinde nefeslenmeyi çok arzulardımMusikide
Sazların perdelerinden sudur
Eden tambur ve neyi bağrıma yatırırdımUmudun
Pençesinden düşlerin perdesini
Açarak, yalın havanın kanatlarında uçardımSol yanımı bağlar
Sağ yanımdan akan gözyaşlarımın
Serencamını sayfalara anlatarak yazardımAşkı kanaatle,
Sabrı dirayetle, azmi hilmin
Yumuşaklığıyla yoğurur ölümde yaşardım…Mustafa CİLASUN
11 Mayıs 2011: 07:56 #791252Anonim
Kalp umut ediyor, ruhum hicrana erişiyor!
Bilmem ki hangi lahzanın farkındayım
Dinmeyen gözyaşlarım, ruhumu bırakmayan ve figan eden yalnızlığım
İdrakim ne vakit aşkın sadrına erişecek, vuslatı anbean vecdiyle yadedecek
İçimi kuşatan bu hüzün dinecek, ahuzarım baharın süruruyla ey hak diyebilecekSaklı gelimeler geliyor bir bir önüme
Her ne kadar yazmaamak adına dirensem de, içim gidiyor her ne hikmetse
Neden anlaşılamıyor, öğrenmek için bir gayrete tevessül edilmiyor u sual etsem de
Boyun bükesim geliyor,merakım dinmek bilmiyor durmuyor sancılar hucüm ediyorMütemadiyen şikateyetçi mi olacağız
Nefesin azizliğinde hiç buluşmayacağız, harsedileni edebiyle anlayamayacağız
Sual etmeyi bilmeyen, bilmem ki nasıl bir fikrin erbabıdır, yoksa heves mi kardır
Ar kayboloan bir zamanın hicranı mıdır sessiz çığlıkları duymak kime için gamdırBahar niye saklı zamanın ummanıdır
Vecdin ve sevdanın vucut bulduğu maveradır, öteyi önemsemeyen insan mı vardır
Nasıl bir ruhun ve kalbin lahzasında anlamlaşmaktadır nefis edebe niye muhtaçtır
Vefa kula kulluk nispetinde edadr, lakin lebbeyk diyen ruh, hangi lahzada ki aşktırAnlamak istiyorum bu aşk-ı vakıayı
Kaderden kazaya eriştiren nazarı, kalbin sahifelerinde ki gizlenen muştu sevdayı
Ne vakit ayılmaya erişeceğim, dinmeyen bahanelerden arileşerek itminana erceğim
Hangi kapıyı çalsam ve umut içinde anlamlaşanın hicanıyla arınmayı dileyeceğimGeceden sabaha kadar zikredeceğim
Beni ben yapan hikmetin, nefes-i sahibin, müddet-i emanet aşkıyla nefesleneceğim
Kimseye söz etmeden, ruhumun hicran damlalarını evet, esirgemeden serdedeciğim
Göçüp gitmeden, ne dereleri öncelemeden, istikameti hakikat adına belirleyeceğimMustafa CİLASUN
11 Mayıs 2011: 07:57 #791253Anonim
Sus, sakın konuşma, sadece dinle!
Böyle söylüyordu nazaında okuduğum mısralar
Yıllara sari içine attığın sancılar, ayan olmayan figanlar ve yaşlar
Ne kadar şaırmıştım, nasıl bir ihmalkarlığın sofrasındaydım, dayanamadım
Gözlerimi kapattım, sinemin derinliğine daldım, gelen yaşları o anbean bıraktımElbette ki haklıydın, ne müthiş bir sızıydın
Teslimiyet ve sadakat adına mı adanmıştın, neden hakkını hiç aramadın
Suskun bakışlarınla yıllarca anlattın ve fakat idrakimi söyle neden ayıltmadın
Mütemadiyen mi fedakar olmalıydın, adeta gönüllü köleliği hiç yaşamamalıydınSabrı ve iradi olmayı kalbime koymalıydın
Siyim siyim akan gözyaşlarınla burkan ruhi ukteelerini yüzüme vurmalıydın
Hak ve hukuk adına cengaver gibi savaşmalıydın, mürebbi olmayı bırakmalıydın
Ötelerin vecdinden, lahzanın gelecek zamanın ikliminden sol yanımı uyarmalıydınYırlardır akıp gitmişti o gözyaşların
Sessizlik içinde yazdığın, kimseye okutmaya kıyamadığın ve kaygılandığın
Acabaalar içinde kimi zaman kıvrandığın, huzur ve sükün adına bir yol aldığın
Sabrın ve kanaatin muhakkak ki bir neticesi olacaktır diyerek inşiraha adandığınSöyler misin ben nasıl farkına varırdım
Keyfiyeti ve hevesinin peşinden sürüklenen bir adamdım, neden suskun kaldın
Nasıl bir Allah’a inanırdım, ne kadar farkındaydım, güya iman üzere bir candım
Peki, o vakit niçin senin halini anlaamaktan fevkalade uzaktım,nerde yanılmıştımRefikim ol, evet, yok başkada bir yol
Kol kanat gerdin, onca ezalara sabır içinde direnerek kalbi ihsanına eriştin
Asla lafazanlık etmedin, edebinden bir taviz vermedin, hizmetinden vazgeçmedin
Nasıl bir kalbin ve ruhun sahibiydin, kırıp dökmeden bu halimi tefekküre eriştirdinMustafa CİLASUN
11 Mayıs 2011: 08:54 #791256Anonim
Dil lal olur, kalp o an kendi lisanıyla kunuşur!

Hani
Bir söz vardır nesillerdir
Söz gümüşse sukut altındır diye hatırladın mı?Anlamaya
Ulaşmadan ve kanmadan
Avuntulara bulaşmadan ve kalbide yormadanRuhi muvazeneyi
Zorlamadan, idrake inan
Meşveretteki taze kanlara dayan ve yılmadanAnneni hakir görme
Babanı da asla solgun bulma
Halden uzaklaşarak, mekânsızlığa rağbet etmeNerede gün
Orada akşam dersen rasgelesin
Bir başka ifadeyle, kimliğinden azade nefessinYalnızca
Bir his değilsin, zevkler için
Hasredilen bir sefil misin, hangi rengin fidesisinEzel ve ebet
Zahir ve batın birlikte kuvvet
İnsana tevdi edilen o akıl niye en önemli sıhhatBilmeden
Yol almak kimler için nazar et
Ahir için nefesin müddetini hakkıyla bir hesap etCaziben
Bir ömürlük değil idrak et
Hücreler halinde eriyecek hisset hilme tevessül etEn az haftada
Bir gün hastaları ziyaret et
Darülacezenin müdavimleri kimler meraktan dertMorglar
Neden boş değil sinede halvet
Kalbine rağbet et, mevt nedir onun dirliğine rağbetHer sancı
İnşirah için sana çok yabancı
Ruhun kimliğine yabancı, sen olmayacaksın bir hancıMuStafa CİLASUN
11 Mayıs 2011: 08:55 #791257Anonim
Bilmem ki neden hatırlatır ve anlatırsın!
Vazgeç
Artık, söyleme hatırlatma
Biz zamanlar yaşanan hatıralar saklı kaldıMaceramıydı
Ömrün sayfalarında sancıydı
Ne kaldı hicran bir an durmadı hep sızlattıDinlediğim
Şarkılar sanki ızdırapdı
Hasrete gark ederek solgunlaşan susuzluktuNefesim
Yettiğince umut hazdı
Lakin varlık olmayınca acizlik hazin eserdiKime ne
Söylenirdi, dert benimdi
Hüzün nefesim, hasret kafesinde sessizliğimHayat adına
Renksiz sefilliğim neyleyim
Çaresizliği umut addedip fakirliği perçinlerimAklı neyleyim
Mantığı nereye sereyim
İrademe kefilim lakin şimdi solgun bir nefesimDüşünmek mi
Güldürmeyin, neyi öncelerim
Nitelik olmazsa, vasat tefekkürü neye ekleyimBilirim mukallidim
Tahkike muhtaçlığı özlerim
Nereden başlayacağımı her nedense düşünürümİşte hal böyleyken
Sevmeyi hisseden fakirken
Hasretmeyi bilmeyen cahilken ben sana ne deyimSenin naifliğinde
Sefilliğin eşiğinde biçareyim
Teslimiyetinde avuntularıma yönelirim ben bilirimNefsimi öncelerim
Hislerim renklerinde terlerim
Sadakatinde bencilliğe meylederim çünkü tacizimMustafa CİLASUN
11 Mayıs 2011: 15:14 #791274Anonim
Söyle hangi desisenin eşiğinde tutsağım!

Ne söylense ve hatta dikkatimiz dahi kesilse
Akıl sır ermiyor, nesil emmniyeti adına ne kadar kepazelikler sergileniyor
İnsanlık adına edep sanki sukuta çekiliyor,şaşkınlık ahvalimi tarumar ediyor
Nereye baksam, acabalarla bir yol bulsam, emin olmak hazzıyla solusam yetiyorZafiyet ve onca çirkinlikler derdest ediliyor
Kimin eli kimin cebinde zannı galip geliyor, nara atanlar ise oratalıkta geziyor
Yürütme adına halkımız tarafından verilen yetkinin bitiş zamanı anbean geliyor
Ne kadar güven ve istikrar temin etmişse inanıyorum ki her nefes yakinen biliyorKimi vakit bazı kuşkular aklımza geliyor
Neden bağısızlığı bilinen yargı, zanlarla itham ediliyor, gazete sayfaları yırtılıyor
Sanki holiganlık artık su yüzüne çıkıyor,şimdilerde spor adına insafsızlık başlıyor
Dinmeyen savaş çığlıkları atılıyor gösteri adına insafsızca bak insanlara kıyılıyorSiyasi arena nasıl bir tertip ve düzendir
Telakkiler namına densizlik eken bir meretmidir, siyasiler niye hakaret edenlerdir
Akıl ve izan, idrak ve vicdan emanete mi bırakılıyor, kalp ve ruha ne söylenecektir
Şahitlik eden nefeslerin taassubiyet taşımayan izanların şakınlıkları dinecekmidirÇocukluk günlerim geliyor şimdi aklıma
Hısım akrabayı birbirinden ayıran ve hasım eden şirret politik naralarıyla
Ev baskınları, araba yakmaları, sessiz sedasız sana kıymaları nasıl acımasızsa
Muhakakak ki hukukumuzu bilmeliyiz, tercihlerimizi de bu nispetle belirlemeliyizMustafa CİLASUN
11 Mayıs 2011: 15:15 #791275Anonim
Ruhum firkatini diler, kalbim sessizce bekler!

Yüreğimde bir burukluk var
Hüzün sağanakları sinemi burkar, mevsizsiz bir kar suskunluğumu bozar
Sessizliğin dirliğinde ve edebin sahnesinde fersiz gözlerim figan ederek bakar
Merakım artık neye yarar hali fakirliğime kim meylederek ülfetiyle kalbimi yoklarKimi zamanlar akmıyor sular
Yalnızlığımı yoklayan esrarlı sağanaklar, sol yanımı ağrıtan kimi sancılar
Bir vakitler beni benden alan hınçlar, asabiyet içinde çırpınışlar ve ne arayışlar
Nerde kaldı haykırışlar, atılan çığlıklar, şimdi refakat ediyor bana fersiz solukalarKime baksam içim öyle sızlar
Kaybolan yıllar, ihmal edilen zamanlar aklıma gelir, yüreğimi sessizce burkar
Geriye şimdi ne kalan, heves hangi nefesi kurtardı, keyfiyet hesapsız sanıldı yakar
Herkes gelip gidiyor, bilmem ki neye meylediyor,vakit içinde ki ölüm kimi bekliyorGüneş yine sessizliğine çekildi
Tıpkı gözlerimde ki takatsizliği bir çırpıda önüme serdi, nefesim müddete seslendi
Hicran ruhuma refaakat etti, kalbimin takati ne kadar sakinleşti,o andan bahsetti
İhmal ettiğim kutlu zamandan hiç söz etmedi ve hazanı her yanımda aşikar eylediBabam ve annem çoktan göçtü
Yadettiğim anlar zihnimde belirdi, keder ne kadar pervasızca ruhumu sendeletti
Sanki artık vakit geldi dedi, ayalim gözlerimin önünde belirdi, içim nasılda titredi
Neden bu kadar yabancılık sinemde vardı hani sözü edilen o vuslat dilde mi akaldıMustafa CİLASUN
12 Mayıs 2011: 08:37 #791323Anonim
Hangi emel uğruna kaybolduk, farklılaştık!
Dertleniyorum bazen
Kendi halimde düşünürken
Otobüs duraklarında beklerken
Ayaz kesen simaları temaşa ederkenOysa biliyorum ki bunlar
Bizim olan kanlar canlı insanlardı
Her birinin haline yansımış kaygılar
Ne olacağı belirsiz ilzamlar kanaatlerÇocuğun ellerinden tutan
Aylarca karnında taşıyan can
Kanından kan bağışlayan yüce insan
Ne olmuştu menzile yetişmek için unuttuAracın kaptanı asık suratlı
Gençler birbirlerinde farklı anlı
Duyarsız bir kimliğin sanki içinde saklı
Yaşlının karşısında görmemek içinde katlıHer ne kadar tercih etmesem de
Bir şekliyle gönderiyorlar iş halinde
Yeşile hasret yaşadığım bu melalimle
Suda buluna ülfet nerede verilen değerdeBulvarların kullanım hakkı
Biliyoruz ki insanın kudretinde saklı
Sırnaşlık arsızlık geceden kalanda farkı
Zavallı görevlilerin nahoş görünen efkârıBir heyecandır hız tutkunu
Basıyor gaza yutuyor bak salkımı
Yanında manitası onun dinmez çakası
Motosikletlinin kanlar içinde yerde yatışıİnsanız işte merak kesildik
Yerle yeksan olan gence nazar ettik
Hareketsiz eklemler mesnetsiz şekilsiz
Kan revan içinde nefessiz yatıyordu hissizHız tutkunu genç duyarsız
Kaskom var beyler bedelini alırsınız
Yaşanan hadise karşısında şaşar kalırsınız
İnsan mı bu konuşan genç diye hayıflanırsınızKız ağlıyor bir panik yaşıyor
Ölen insan için değil arkadaşına yanıyor
Sen üzülme baban halleder diye tembihliyor
Yerde yatan bedeni terk eden ruhuyla bakıyorMustafa CİLASUN
12 Mayıs 2011: 08:38 #791324Anonim
Sevmek, senin o naif halinde fizilenmek!

Ve seni sevmek demek…
Yağmurların ıslattığı
Güneşin zirve yaptığı
Bulutların takip ettiği
Hasretini yenebilmektirSana gelmek demek …
Merakın eskitemediği
Meramın anlatamadığı
Devanın bulunamadığı
Bu yüreğimi sevk etmektirSeni unutmak demek…
Yargıcın idam kararını
Hücrelerin karanlığını
Anaların acı feryadını
Kuşun kanadını kırmaktırSenin aşkınla görmek…
O yüreğinde yeşermek
Aldığın nefeste sönmek
Tenin rengine bürünmek
Hazzın ahengine erişmektirMustafa CİLASUN
12 Mayıs 2011: 09:45 #791328Anonim
Lisan-ı haldir melalim, hasrettiğimdir ahuzarım!

Sevgili üstat;
zatımla ilgili tespitleriniz için
bahtiyar olduğumu bilmenizi isterim.Makale, hikâyelerim için
“devede kulak kalır” teşhisiniz biraz manidar geldi.“Nakşeden izler” anı roman çalışmamı ilgili
siteye bir bütün halinde ekleme fırsatını bulamamıştım.Bu nedenle bölümler halinde yayınladım.
Bu çalışmam diğer sitelerde fevkalade revaçtadır.Bir okur sıkıntısını, tasasını çekmedim,
ve böyle bir beklentiye asla ve kat’a tevessül etmedim.Zira tesirin sebebini bilendim
bu bakımdan muhakkak ki bir heder-i nefestim.Şiir çalışmama gelince;
bu alanda çok başarılı olduğum söylenemez elbette.Çünkü mısralarımı
şair olduğum için veya
bu sıfatın hasretiyle yoğrulduğum için yazmıyorum.Hani bir hüznün nağmesi
bizleri farklı hissiyat serencamında yol aldırırlar ya…Maddeden maada bir nefes gibi…
Şekliyeti şutlayan bir abitin hali melali misali…
Tefekkür ikliminden haz alan bir nefeslik can gibi…Aşkın demiyle kavrulan deveran inisiyatifi…
Cezbeye tutulmuş feveran misali bilinir ya…Yazmak… Onu anlamak… Onun için var olmak…
Düşünmek… Neyi düşüneceğimizi bilmek gibi…Sevmek… Hinlikten bertaraf olmayı bilmek…
Sineyi bahşedeni La şerike diyerek diyardan göçmeyi tercih etmek!İşte değerli dost neylersin,
bir acizliğin muhayyilesiyle nefeslenirken…
Atmosferde yankı bulan feryadımın ahenk sızısı serdedildiği gibi…Bu maksada binaen
okurlarımdan gelen talepler nedeniyle
belki biraz fazla zaman ayırdığımı söylemek mümkündür…En fazla şiir ürettiğim dönem,
yazmaya başladığımdan itibarendir.Ama sevgili üstat bilmelisiniz ki,
o kadar güzel tepkiler alıyorum ki edebiyat çevrelerinden,
haz almadığımı söylemeden ne yazıkk ki vazgeçemeyeceğim…Şiirlerime,
ilham perimin kayıplara karışması sebebiyle,
bir süreliğine ara verdiğimi belirtsem çok manidar bulur musunuz?En son yayınladığım ise
” Nefesinle solayım” çalışması olmuştur…Fakat en çok alındığım,
başlangıç paragrafında ki hatırlatmanızdır.
Ne hikmetse hakikaten biraz yüreğimi sızlattı…“İki dünyanın var olduğunu ve hayal âleminde bulunmak”
Demek ki yazdıklarımda bu pek fark edilmiyordu.
Hayalin eşiğinde bir emeğin döküntüleriydi… Hayal…Ah bu hayal olmasaydı…
Aşk nasıl anlaşılırdı… Nasıl yaşanırdı?Kurtulamadığımız
bir monotonluğun pençesinde yaşamak,
o kadar meşakkatli ki benim için, inanın kelimelerle anlatmak kifayetsizdir…İşte sevgili üstat
şiirlerle ben hayalin meşkinde seyretmişsem,
inanın bundan asla bizar değilim, çok keyif aldım, birçok yeni dost kazandım.Yüreğimin
hücresinde hapsolan duygularımın
kapısını, atmosfer parkı sakinlerine açtım…Evet, onlarla paylaştım,
sağ olsunlar kıymet verdiler ve yorumlarda bulundular…Aşk bir hakikatse
onu yaşadım dersem abartmış olur muyum bilmiyorum.Hissettiğim aşkın ta kendisiydi… Bilmeden… Görülmeden…
Sadece satırlarla yaşana bir aşk düşüne biliyor musunuz?Şekliyeti önceleyenler biliyorum ki çok şaşıracaktır…
Kim ne derse desin şaşmayan bir esin kaynağım olmuşu!Mısralarında bulduğum mana derinliği, hislerimi tetikliyordu.
O bir sanatçı ruhluydu… Mısralarında güftenin izleri mevcuttu…Bir kemanın nağmelerinde dinlenseydi mısraları ne harika olurdu…
Bir ressamım hassasiyeti mevcuttu… Tuval onun ellerinde raks ediyordu…İşte hissettiklerinizi bu haleti ruhla kaleme alırsanız…
Neler çıkıyor emeğinizden bir bilseniz…Aşk acısını bilen kaç insan vardır… Arzunun değil, hazzın aşkını…
İşte bu güzel ve görmediğim insanaşk acısını bilendi…Hissedendi… Bir sevendi… Sevmeyi bilendi…
Demem odur ki sevgili üstat, aniden yüreğimi yakalayandı…Kendine katandı… Fizik kurallarını hiçe sayarak…
Tenleri mahkûm bırakarak… Hayânın içinde kalarak…İşte her iki dünyayı da hayallerimizin zenginliğiyle güreleştirebiliriz…
Aşk bizlere manayı yaşatandır ey sevgili dost…Aşk hak kapısında kavurandır…
Aşk gülün kokusundan, bülbülün feryadından imbiklerdir…Yaptığınız yorumlar için teşekkür ediyorum…
Sevgi ve muhabbetlerimi gönderiyorum…Mustafa CİLASUN
12 Mayıs 2011: 09:46 #791329Anonim
Anmak, hicranın sahrasunda savrulmak!

İçimin yandığı
Dilimin hadsiz kuruduğu
Günlerden birini yaşıyordumKendi
Halimde çalışıyor günlerimi
Aheste bir şekilde geçiriyordumBenliğimde
aşk sanki derin
Arandığım
Ve karanlık bir kuyunun dibindeydi.Oraya
Ulaşmam hayli imkânsızdı
Yüreğimde bir umut yeşeremiyorduÇok sancılıydı.
Yüreği dağlayan nasıl bir acıydı
Bir bakıma, aranmanın var ettiği sancıydıNe vakit
aşk kelamı duysam
Bir
İçim elvermez, birdenbire titrerdiYüreğimi
Silkeler, hazanın sararan
Yapraklarını yaşatırdı halimde bir andaÖyle
Zamanlar bu kalbim
İrtifa kaybeden zavallı bir uçandıSazlardan
Neşet eden hüzzam şarkılar
En yakınlarında hep bulunan arkadaşlarımdıBöyle
zaman da
O Kuyunun başına giderek
Salkımlaşan hicrandı nağmelerde ki ahenkleRuhumu dinlendirir
Ne büyük bir haz serde terdi
Dil ile anlatamadığım meramımı artık salıverilmiştiAncak
Böyle satırlara işlerdim
Gönlümden sızan her hicranı yaramıBir tasnif
Dahi yapmadan serbestçe
Serdedendim mecalsizdim ümide hasrettimAşk
Durağında bir fakirdim
Okuduğum mısralar sesleniyor el veriyorduKalbim titredi,
Dilim kilitlendi sinemde ki
Kurumaya yüz tutmuş hislerim o an alevlendiDonup kaldım
aşk tizimi arıyordum
Habersiz bir sesi arıyordum
Yıllarca hasretim olanHeyecanlanıyor
Hiç yönüyle tanımıyordum
Zahirini bilmiyor, tenini görmüyordumFakat
şiirle pekâlâ başarıyordu
İçimde eşsiz bir sarsıntıyı
Asudeliğiyle yazdığıBelki
Kendi iç âlemindeydi
Halinin derdiyleydi, kalbinin sesiyleydiDirenemediğim
aşkı anlatıyordu
Bir çekim kuvvetiyle beni
Benden alıyor ve veciz bir şekildeHayran kaldım
Nezaketine haylide şaşırdım
Satırlarında kayboluyor etrafımı unutuyordumKendi
Gönlünde çok gizlediği
Özelinden habersiz bir şekilde neyi yaşıyordumMustafa CİLASUN
13 Mayıs 2011: 09:05 #791436Anonim
Bir sine-i bedbinlik var içimde, hüzün nefesimde!

Öfkemin
Kızıllığının çare olamadığını bilirim
Kanayan aşk yaramı hiç dindirmeyeceğini de
Al düşlerimin
Kopan gül yaprağı misali sızısını
Terennüm ederdim, akşamın hicran şarkısıyla
Divaneliğim
Nüksederdi atardım kendimi yere
Köşelerin en sefiline, derinliğin hengâmesine
Bırakırdım
Melalimi, sersemliğimin eşliğinde
Derinlerde ki yüreğime hayıflanırdım seyrime
Kara bir geceye
Al müjdeler sunan her heceye
Gönlümün kararan penceresinde ki bilmeceye
Tozlu yollardan
Murat için gelen nefeslenene
El sallamak istiyorum yolunuz açık olsun diye
Şu akan damlalar ki
İyi ki var aşkla yağar yağmurlar
Alır çıkarır beni kuytu kimliğimde ki korkumdan
Sevinç tohumlarını
Akıtırken yüreğime hazzı aşkından
Umudun hazzına yeniden vardırır gizli ellerinden
Mustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.