• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 361 ile 375 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #791142
    Anonim

      Lahzanın kuşatan esrarında bir nefes alırken!

      110074.jpg

      Güzel bir gün görmedim, avaredir gönlüm
      Sarf eylediğim sözüm hali anlatsın dilerim
      Şimdi kime ne söyleyim kimden ne dileyim
      Sabrın
      güzelliğinde kopan yaprağı dinleyim

      Uçan kelebeklerin rengiyle hemhal ederim
      Martıların o nakaratlarında azimeti izlerim
      Balıkların derinlerde rızk için sabrını bilirim
      Ben hederim, kulluk konusunda derbederim

      An, zaman içinde Ummanlaşan candı aranan
      Bir dirlik olmazsa ne işe yarayacak akan kan
      İnsan, kulluğu konusunda noksanlığı yaşayan
      Cihan içinde nizamın hasretiyle sancı yaşayan

      Dünya, insan için yalan olmayan, birçok hülya
      Uykularda gizlenir esrarı teslim olmuş vuzuhla
      Zamanın akışında nasibin bulacağı her baharda
      Yapraklar arasında anlam bulan renkler arsında

      Toprak, ne kadar berrak olan bir hakikati hesap
      Nefis ile verilecek anılar girdabında yoktur rahat
      Kalk birde kendi haline bak heveslerin kat be kat
      Mizan ile bir vuzuh bulacaktır her hakikati azamet

      Mustafa CİLASUN

      #791143
      Anonim

        İdrakin firkatini anala, asla ondan uzaklaşma!

        26131.jpg


        Nihayet
        Sende bulmuştum
        Seninle kavuşmuştum ben huzura

        Bizarlıktan
        Uzanılan şevki refaha
        Kalbin itminanlığında açan bahara

        İlkimdin
        Heceden şiirim
        Düşünceden muhabbet iksirimdin

        Sendin
        Sevilen değerdin
        Hak eden sabrı bilen zenginliktin

        Sen ve ben
        Sessizliği terennüm eden
        Anca kelamla hem hal eden nefestik

        Ne şevke
        Ne de dinmeyen hevese
        Zevklerin esenliğine hayale dalmadık

        Hesabı andık
        Kuvvetin iklimine kandık
        Zamanın hikmetinde nasibe inanandık

        Ne derler
        En çok neyi dilersen
        O illaki seni bulur ve niyazın kabul olur

        O vakit
        İş çok kolay sabah akşam
        Hiç oyalanmadan zikredelim halde olanı

        Hattı zatında
        Hikmeti nerede bilinmez
        Her şey ulu orta avuntuyla hesap edilmez

        Nidanın değeri
        Kalbin itminanlığıdır yeri
        İhlâs için şartların kavli çok iyi düşünülmeli

        Her şey dilenir
        Edep içinde ruh dirliği aranır
        Kalp, heveslerin, zevklerin yeri değil anlatır

        Mustafa CİLASUN

        #791148
        Anonim

          O an ve gelecektir aşkı anlatan bir zaman!

          23540.jpg


          Ahu serabımdan umutlar baharlaşır
          Ruhumun insicamından
          aşkın koklanır
          Kalbim hıçkırıkların ikliminde olandır
          Sevda zindanlarında hasretim sanadır

          Yıllar zamanın güftesindeki sancılarda
          Şarkılar solan umutların serencamında
          İnsan renkli hevesleri yaşar sağnağında
          Ömür
          zamana, ruhum hakikat bulvarında

          Seni mütemadiyen anmak ruhen yaşamak
          Kalbin naifliğinde ki yolculukta koklamak
          Aşkın devranındaki edebi seninle anlamak
          Nisa kimliğinde o ülfete aşkınla ram olmak

          Anlık hazları neyleyim kendimle dertliyim
          Zevklerin renklerinde gizli kalbi lekelerim
          Ben senin ruhunla aşikâr eylediğin hedefim
          Ölümle iç içeyim, mizan ürpertisiydi derdim

          Sevmek, hiddetlerin rüknünü def eylemektir
          Şiddetin adını anmadan hamiyeti koklamaktır
          Kalbin sahibinde acizliği soluyarak yaşamaktır
          Aşkın serencamında vefayı anlamlaştırmaktır

          Her şey sana bahşedilmişken sen unutacaksın
          Yozlaşmak adına heveslerin peşinde solacaksın
          Anlamadan konuşacak, düşünmeden coşacaksın
          Bizzat halinde yanmadan yazmaya koyulacaksın

          Aşk ne zanla ne envai çeşit avuntular odağında
          Ruhun ikliminde anlamlaşan hilkatin aydınlığında
          Kalbi marazların darlığında hazanın hicranlarına
          Ömrün, en anlamlı sayfalarında coşan varlığında

          Can ve canan muhabbet için kalbe doğan haktır
          Aklın rüknünde mükellef olmak sana kalacaktır
          Hesabın icmalinde aşkın sayfaları anlatılacaktır
          Hak o
          zaman mücerret bir şekilde anlaşılacaktır

          Mustafa CİLASUN

          #791149
          Anonim

            Ruhum hangi vakti bekler, sessizce sual eder!

            23429.jpg

            Öncelikle
            Hilkatini zorlayan
            Marazlardan uzaklaşırdım

            Kuvvetin
            Sahibine anlık kaygılarımı
            Teslim ederek daha yakınlaşırdım

            Yozluğun
            Veya rekabete muhalif
            Solgunluğu kalbimde tutmazdım

            Halimi kuşatan
            Dertleri, ziyadesine gark
            Ederek hamdın kapısını aralardım

            Nebatat
            Ve hayvanatın devranında
            Aklın vuzuhunda ötelere doğru uzanırdım

            Dağların,
            Ovaların, akan coşkulu suların
            Dirliğinde nefeslenmeyi çok arzulardım

            Musikide
            Sazların perdelerinden sudur
            Eden tambur ve neyi bağrıma yatırırdım

            Umudun
            Pençesinden düşlerin perdesini
            Açarak, yalın havanın kanatlarında uçardım

            Sol yanımı bağlar
            Sağ yanımdan akan gözyaşlarımın
            Serencamını say
            falara anlatarak yazardım

            Aşkı kanaatle,
            Sabrı dirayetle, azmi hilmin
            Yumuşaklığıyla yoğurur ölümde yaşardım…

            Mustafa CİLASUN

            #791252
            Anonim

              Kalp umut ediyor, ruhum hicrana erişiyor!

              77463.jpg

              Bilmem ki hangi lahzanın farkındayım
              Dinmeyen gözyaşlarım, ruhumu bırakmayan ve figan eden yalnızlığım
              İdrakim ne vakit aşkın sadrına erişecek, vuslatı anbean vecdiyle yadedecek
              İçimi kuşatan bu hüzün dinecek, ahuzarım baharın süruruyla ey hak diyebilecek

              Saklı gelimeler geliyor bir bir önüme
              Her ne kadar yazmaamak adına dirensem de, içim gidiyor her ne hikmetse
              Neden anlaşılamıyor, öğrenmek için bir gayrete tevessül edilmiyor u sual etsem de
              Boyun bükesim geliyor,merakım dinmek bilmiyor durmuyor sancılar hucüm ediyor

              Mütemadiyen şikateyetçi mi olacağız
              Nefesin azizliğinde hiç buluşmayacağız, harsedileni edebiyle anlayamayacağız
              Sual etmeyi bilmeyen, bilmem ki nasıl bir fikrin erbabıdır, yoksa heves mi kardır
              Ar kayboloan bir zamanın hicranı mıdır sessiz çığlıkları duymak kime için gamdır

              Bahar niye saklı zamanın ummanıdır
              Vecdin ve sevdanın vucut bulduğu maveradır, öteyi önemsemeyen insan mı vardır
              Nasıl bir ruhun ve kalbin lahzasında anlamlaşmaktadır nefis edebe niye muhtaçtır
              Vefa kula kulluk nispetinde edadr, lakin lebbeyk diyen ruh, hangi lahzada ki aşktır

              Anlamak istiyorum bu aşk-ı vakıayı
              Kaderden kazaya eriştiren nazarı, kalbin sahifelerinde ki gizlenen muştu sevdayı
              Ne vakit ayılmaya erişeceğim, dinmeyen bahanelerden arileşerek itminana erceğim
              Hangi kapıyı çalsam ve umut içinde anlamlaşanın hicanıyla arınmayı dileyeceğim

              Geceden sabaha kadar zikredeceğim
              Beni ben yapan hikmetin, nefes-i sahibin, müddet-i emanet aşkıyla nefesleneceğim
              Kimseye söz etmeden, ruhumun hicran damlalarını evet, esirgemeden serdedeciğim
              Göçüp gitmeden, ne dereleri öncelemeden, istikameti hakikat adına belirleyeceğim

              Mustafa CİLASUN

              #791253
              Anonim

                Sus, sakın konuşma, sadece dinle!

                472412.jpg

                Böyle söylüyordu nazaında okuduğum mısralar
                Yıllara sari içine attığın sancılar, ayan olmayan figanlar ve yaşlar
                Ne kadar şaırmıştım, nasıl bir ihmalkarlığın sofrasındaydım, dayanamadım
                Gözlerimi kapattım, sinemin derinliğine daldım, gelen yaşları o anbean bıraktım

                Elbette ki haklıydın, ne müthiş bir sızıydın
                Teslimiyet ve sadakat adına mı adanmıştın, neden hakkını hiç aramadın
                Suskun bakışlarınla yıllarca anlattın ve fakat idrakimi söyle neden ayıltmadın
                Mütemadiyen mi fedakar olmalıydın, adeta gönüllü köleliği hiç yaşamamalıydın

                Sabrı ve iradi olmayı kalbime koymalıydın
                Siyim siyim akan gözyaşlarınla burkan ruhi ukteelerini yüzüme vurmalıydın
                Hak ve hukuk adına cengaver gibi savaşmalıydın, mürebbi olmayı bırakmalıydın
                Ötelerin vecdinden, lahzanın gelecek zamanın ikliminden sol yanımı uyarmalıydın

                Yırlardır akıp gitmişti o gözyaşların
                Sessizlik içinde yazdığın, kimseye okutmaya kıyamadığın ve kaygılandığın
                Acabaalar içinde kimi zaman kıvrandığın, huzur ve sükün adına bir yol aldığın
                Sabrın ve kanaatin muhakkak ki bir neticesi olacaktır diyerek inşiraha adandığın

                Söyler misin ben nasıl farkına varırdım
                Keyfiyeti ve hevesinin peşinden sürüklenen bir adamdım, neden suskun kaldın
                Nasıl bir Allah’a inanırdım, ne kadar farkındaydım, güya iman üzere bir candım
                Peki, o vakit niçin senin halini anlaamaktan fevkalade uzaktım,nerde yanılmıştım

                Refikim ol, evet, yok başkada bir yol
                Kol kanat gerdin, onca ezalara sabır içinde direnerek kalbi ihsanına eriştin
                Asla lafazanlık etmedin, edebinden bir taviz vermedin, hizmetinden vazgeçmedin
                Nasıl bir kalbin ve ruhun sahibiydin, kırıp dökmeden bu halimi tefekküre eriştirdin

                Mustafa CİLASUN

                #791256
                Anonim

                  Dil lal olur, kalp o an kendi lisanıyla kunuşur!

                  26664.jpg

                  Hani
                  Bir söz vardır nesillerdir
                  Söz gümüşse sukut altındır diye hatırladın mı?

                  Anlamaya
                  Ulaşmadan ve kanmadan
                  Avuntulara bulaşmadan ve kalbide yormadan

                  Ruhi muvazeneyi
                  Zorlamadan, idrake inan
                  Meşveretteki taze kanlara dayan ve yılmadan

                  Anneni hakir görme
                  Babanı da asla solgun bulma
                  Halden uzaklaşarak, mekânsızlığa rağbet etme

                  Nerede gün
                  Orada akşam dersen rasgelesin
                  Bir b
                  aşka ifadeyle, kimliğinden azade nefessin

                  Yalnızca
                  Bir his değilsin, zevkler için
                  Hasredilen bir sefil misin, hangi rengin fidesisin

                  Ezel ve ebet
                  Zahir ve batın birlikte kuvvet
                  İnsana tevdi edilen o akıl niye en önemli sıhhat

                  Bilmeden
                  Yol almak kimler için nazar et
                  Ahir için nefesin müddetini hakkıyla bir hesap et

                  Caziben
                  Bir ömürlük değil idrak et
                  Hücreler halinde eriyecek hisset hilme tevessül et

                  En az haftada
                  Bir gün hastaları ziyaret et
                  Darülacezenin müdavimleri kimler meraktan dert

                  Morglar
                  Neden boş değil sinede halvet
                  Kalbine rağbet et, mevt nedir onun dirliğine rağbet

                  Her sancı
                  İnşirah için sana çok yabancı
                  Ruhun kimliğine yabancı, sen olmayacaksın bir hancı

                  MuStafa CİLASUN

                  #791257
                  Anonim

                    Bilmem ki neden hatırlatır ve anlatırsın!

                    26239.jpg

                    Vazgeç
                    Artık, söyleme hatırlatma
                    Biz zamanlar yaşanan hatıralar saklı kaldı

                    Maceramıydı
                    Ömrün sayfalarında sancıydı
                    Ne kaldı hicran bir an durmadı hep sızlattı

                    Dinlediğim
                    Şarkılar sanki ızdırapdı
                    Hasrete gark ederek solgunlaşan susuzluktu

                    Nefesim
                    Yettiğince umut hazdı
                    Lakin varlık olmayınca acizlik hazin eserdi

                    Kime ne
                    Söylenirdi, dert benimdi
                    Hüzün nefesim, hasret kafesinde sessizliğim

                    Hayat adına
                    Renksiz sefilliğim neyleyim
                    Çaresizliği umut addedip fakirliği perçinlerim

                    Aklı neyleyim
                    Mantığı nereye sereyim
                    İrademe kefilim lakin şimdi solgun bir nefesim

                    Düşünmek mi
                    Güldürmeyin, neyi öncelerim
                    Nitelik olmazsa, vasat tefekkürü neye ekleyim

                    Bilirim mukallidim
                    Tahkike muhtaçlığı özlerim
                    Nereden başlayacağımı her nedense düşünürüm

                    İşte hal böyleyken
                    Sevmeyi hisseden fakirken
                    Hasretmeyi bilmeyen cahilken ben sana ne deyim

                    Senin naifliğinde
                    Sefilliğin eşiğinde biçareyim
                    Teslimiyetinde avuntularıma yönelirim ben bilirim

                    Nefsimi öncelerim
                    Hislerim renklerinde terlerim
                    Sadakatinde bencilliğe meylederim çünkü tacizim

                    Mustafa CİLASUN

                    #791274
                    Anonim

                      Söyle hangi desisenin eşiğinde tutsağım!

                      28007.jpg

                      Ne söylense ve hatta dikkatimiz dahi kesilse
                      Akıl sır ermiyor, nesil emmniyeti adına ne kadar kepazelikler
                      sergileniyor
                      İnsanlık adına edep sanki sukuta çekiliyor,ş
                      aşkınlık ahvalimi tarumar ediyor
                      Nereye baksam, acabalarla bir yol bulsam, emin olmak hazzıyla solusam yetiyor

                      Zafiyet ve onca çirkinlikler derdest ediliyor
                      Kimin eli kimin cebinde zannı galip geliyor, nara atanlar ise oratalıkta geziyor
                      Yürütme adına halkımız t
                      arafından verilen yetkinin bitiş zamanı anbean geliyor
                      Ne kadar güven ve istikrar temin etmişse inanıyorum ki her nefes yakinen biliyor

                      Kimi vakit bazı kuşkular aklımza geliyor
                      Neden bağısızlığı bilinen yargı, zanlarla itham ediliyor, gazete say
                      faları yırtılıyor
                      Sanki holiganlık artık su yüzüne çıkıyor,şimdilerde spor adına insafsızlık başlıyor
                      Dinmeyen savaş çığlıkları atılıyor gösteri adına insafsızca bak
                      insanlara kıyılıyor

                      Siyasi arena nasıl bir tertip ve düzendir
                      Telakkiler namına densizlik eken bir meretmidir, siyasiler niye hakaret edenlerdir
                      Akıl ve izan, idrak ve vicdan emanete mi bırakılıyor, kalp ve ruha ne söylenecektir
                      Şahitlik eden nefeslerin taassubiyet taşımayan izanların şakınlıkları dinecekmidir

                      Çocukluk günlerim geliyor şimdi aklıma
                      Hısım akrabayı birbirinden ayıran ve hasım eden şirret politik naralarıyla
                      Ev baskınları, araba yakmaları, sessiz sedasız sana kıymaları nasıl acımasızsa
                      Muhakakak ki hukukumuzu bilmeliyiz, tercihlerimizi de bu nispetle belirlemeliyiz

                      Mustafa CİLASUN

                      #791275
                      Anonim

                        Ruhum firkatini diler, kalbim sessizce bekler!

                        26836.jpg

                        Yüreğimde bir burukluk var
                        Hüzün sağanakları sinemi burkar, mevsizsiz bir kar suskunluğumu bozar
                        Sessizliğin dirliğinde ve edebin sahnesinde fersiz
                        gözlerim figan ederek bakar
                        Merakım artık neye yarar hali fakirliğime kim meylederek ülfetiyle kalbimi yoklar

                        Kimi zamanlar akmıyor sular
                        Yalnızlığımı yoklayan esrarlı sağanaklar, sol yanımı ağrıtan kimi sancılar
                        Bir vakitler beni benden alan hınçlar, asabiyet içinde çırpınışlar ve ne arayışlar
                        Nerde kaldı haykırışlar, atılan çığlıklar, şimdi refakat ediyor bana fersiz solukalar

                        Kime baksam içim öyle sızlar
                        Kaybolan yıllar, ihmal edilen
                        zamanlar aklıma gelir, yüreğimi sessizce burkar
                        Geriye şimdi ne kalan, heves hangi nefesi kurtardı, keyfiyet hesapsız sanıldı yakar
                        Herkes gelip gidiyor, bilmem ki neye meylediyor,vakit içinde ki
                        ölüm kimi bekliyor

                        Güneş yine sessizliğine çekildi
                        Tıpkı
                        gözlerimde ki takatsizliği bir çırpıda önüme serdi, nefesim müddete seslendi
                        Hicran ruhuma refaakat etti, kalbimin takati ne kadar sakinleşti,o andan bahsetti
                        İhmal ettiğim kutlu
                        zamandan hiç söz etmedi ve hazanı her yanımda aşikar eyledi

                        Babam ve annem çoktan göçtü
                        Yadettiğim anlar zihnimde belirdi, keder ne kadar pervasızca ruhumu sendeletti
                        Sanki artık vakit geldi dedi, ayalim
                        gözlerimin önünde belirdi, içim nasılda titredi
                        Neden bu kadar yabancılık sinemde vardı hani sözü edilen o vuslat dilde mi akaldı

                        Mustafa CİLASUN

                        #791323
                        Anonim

                          Hangi emel uğruna kaybolduk, farklılaştık!

                          25698.jpg

                          Dertleniyorum bazen
                          Kendi halimde düşünürken
                          Otobüs duraklarında beklerken
                          Ayaz kesen simaları temaşa ederken

                          Oysa biliyorum ki bunlar
                          Bizim olan kanlar canlı insanlardı
                          Her birinin haline yansımış kaygılar
                          Ne olacağı belirsiz ilzamlar kanaatler

                          Çocuğun ellerinden tutan
                          Aylarca karnında taşıyan can
                          Kanından kan bağışlayan yüce insan
                          Ne olmuştu menzile yetişmek için unuttu

                          Aracın kaptanı asık suratlı
                          Gençler birbirlerinde farklı anlı
                          Duyarsız bir kimliğin sanki içinde saklı
                          Yaşlının karşısında görmemek içinde katlı

                          Her ne kadar tercih etmesem de
                          Bir şekliyle gönderiyorlar iş halinde
                          Yeşile hasret yaşadığım bu melalimle
                          Suda buluna ülfet nerede verilen değerde

                          Bulvarların kullanım hakkı
                          Biliyoruz ki insanın kudretinde saklı
                          Sırnaşlık arsızlık geceden kalanda farkı
                          Zavallı görevlilerin nahoş görünen efkârı

                          Bir heyecandır hız tutkunu
                          Basıyor gaza yutuyor bak salkımı
                          Yanında manitası onun dinmez çakası
                          Motosikletlinin kanlar içinde yerde yatışı

                          İnsanız işte merak kesildik
                          Yerle yeksan olan gence nazar ettik
                          Hareketsiz eklemler mesnetsiz şekilsiz
                          Kan revan içinde nefessiz yatıyordu hissiz

                          Hız tutkunu genç duyarsız
                          Kaskom var beyler bedelini alırsınız
                          Yaşanan hadise karşısında şaşar kalırsınız
                          İnsan mı bu konuşan genç diye hayıflanırsınız

                          Kız ağlıyor bir panik yaşıyor
                          Ölen insan için değil arkadaşına yanıyor
                          Sen üzülme baban halleder diye tembihliyor
                          Yerde yatan bedeni terk eden ruhuyla bakıyor

                          Mustafa CİLASUN

                          #791324
                          Anonim

                            Sevmek, senin o naif halinde fizilenmek!

                            25808.jpg


                            Ve seni sevmek demek…

                            Yağmurların ıslattığı
                            Güneşin zirve yaptığı
                            Bulutların takip ettiği
                            Hasretini yenebilmektir

                            Sana gelmek demek …

                            Merakın eskitemediği
                            Meramın anlatamadığı
                            Devanın bulunamadığı
                            Bu yüreğimi sevk etmektir

                            Seni unutmak demek…

                            Yargıcın idam kararını
                            Hücrelerin karanlığını
                            Anaların acı feryadını
                            Kuşun kanadını k
                            ırmaktır

                            Senin aşkınla görmek…

                            O yüreğinde yeşermek
                            Aldığın nefeste sönmek
                            Tenin rengine bürünmek
                            Hazzın ahengine erişmektir

                            Mustafa CİLASUN

                            #791328
                            Anonim

                              Lisan-ı haldir melalim, hasrettiğimdir ahuzarım!

                              21575.jpg

                              Sevgili üstat;
                              zatımla ilgili tespitleriniz için
                              bahtiyar olduğumu bilmenizi isterim.

                              Makale, hikâyelerim için
                              “devede kulak kalır” teşhisiniz biraz manidar geldi.

                              “Nakşeden izler” anı roman çalışmamı ilgili
                              siteye bir bütün halinde ekleme fırsatını bulamamıştım.

                              Bu nedenle bölümler halinde yayınladım.
                              Bu çalışmam diğer sitelerde fevkalade revaçtadır.

                              Bir okur sıkıntısını, tasasını çekmedim,
                              ve böyle bir beklentiye asla ve kat’a tevessül etmedim.

                              Zira tesirin sebebini bilendim
                              bu bakımdan muhakkak ki bir heder-i nefestim.

                              Şiir çalışmama gelince;
                              bu alanda çok başarılı olduğum söylenemez elbette.

                              Çünkü mısralarımı
                              şair olduğum için veya
                              bu sıfatın hasretiyle yoğrulduğum için yazmıyorum.

                              Hani bir hüznün nağmesi
                              bizleri farklı hissiyat serencamında yol aldırırlar ya…

                              Maddeden maada bir nefes gibi…
                              Şekliyeti şutlayan bir abitin hali melali misali…
                              Tefekkür ikliminden haz alan bir nefeslik can gibi…

                              Aşkın demiyle kavrulan deveran inisiyatifi…
                              Cezbeye tutulmuş feveran misali bilinir ya…

                              Yazmak… Onu anlamak… Onun için var olmak…
                              Düşünmek… Neyi düşüneceğimizi bilmek gibi…

                              Sevmek… Hinlikten bertaraf olmayı bilmek…
                              Sineyi bahşedeni La şerike diyerek diyardan göçmeyi tercih etmek!

                              İşte değerli dost neylersin,
                              bir acizliğin muhayyilesiyle nefeslenirken…
                              Atmosferde yankı bulan feryadımın ahenk sızısı serdedildiği gibi…

                              Bu maksada binaen
                              okurlarımdan gelen talepler nedeniyle
                              belki biraz fazla zaman ayırdığımı söylemek mümkündür…

                              En fazla şiir ürettiğim dönem,
                              yazmaya başladığımdan itibarendir.

                              Ama sevgili üstat bilmelisiniz ki,
                              o kadar
                              güzel tepkiler alıyorum ki edebiyat çevrelerinden,
                              haz almadığımı söylemeden ne yazıkk ki vazgeçemeyeceğim…

                              Şiirlerime,
                              ilham perimin kayıplara karışması sebebiyle,
                              bir süreliğine ara verdiğimi belirtsem çok manidar bulur musunuz?

                              En son yayınladığım ise
                              ” Nefesinle solayım” çalışması olmuştur…

                              Fakat en çok alındığım,
                              başlangıç paragrafında ki hatırlatmanızdır.
                              Ne hikmetse hakikaten biraz yüreğimi sızlattı…

                              “İki dünyanın var olduğunu ve hayal âleminde bulunmak”

                              Demek ki yazdıklarımda bu pek fark edilmiyordu.
                              Hayalin eşiğinde bir emeğin döküntüleriydi… Hayal…

                              Ah bu hayal olmasaydı…
                              Aşk nasıl anlaşılırdı… Nasıl yaşanırdı?

                              Kurtulamadığımız
                              bir monotonluğun pençesinde yaşamak,
                              o kadar meşakkatli ki benim için, inanın kelimelerle anlatmak kifayetsizdir…

                              İşte sevgili üstat
                              şiirlerle ben hayalin meşkinde seyretmişsem,
                              inanın bundan asla bizar değilim, çok keyif aldım, birçok yeni
                              dost kazandım.

                              Yüreğimin
                              hücresinde hapsolan duygularımın
                              kapısını, atmosfer parkı sakinlerine açtım…

                              Evet, onlarla paylaştım,
                              sağ olsunlar kıymet verdiler ve yorumlarda bulundular…

                              Aşk bir hakikatse
                              onu yaşadım dersem abartmış olur muyum bilmiyorum.

                              Hissettiğim aşkın ta kendisiydi… Bilmeden… Görülmeden…
                              Sadece satırlarla yaşana bir
                              aşk düşüne biliyor musunuz?

                              Şekliyeti önceleyenler biliyorum ki çok şaşıracaktır…
                              Kim ne derse desin şaşmayan bir esin kaynağım olmuşu!

                              Mısralarında bulduğum mana derinliği, hislerimi tetikliyordu.
                              O bir sanatçı ruhluydu… Mısralarında güftenin izleri mevcuttu…

                              Bir kemanın nağmelerinde dinlenseydi mısraları ne harika olurdu…
                              Bir ressamım hassasiyeti mevcuttu… Tuval onun ellerinde raks ediyordu…

                              İşte hissettiklerinizi bu haleti ruhla kaleme alırsanız…
                              Neler çıkıyor emeğinizden bir bilseniz…

                              Aşk acısını bilen kaç insan vardır… Arzunun değil, hazzın aşkını…
                              İşte bu
                              güzel ve görmediğim insanaşk acısını bilendi…

                              Hissedendi… Bir sevendi… Sevmeyi bilendi…
                              Demem odur ki sevgili üstat, aniden yüreğimi yakalayandı…

                              Kendine katandı… Fizik kurallarını hiçe sayarak…
                              Tenleri mahkûm bırakarak… Hayânın içinde kalarak…

                              İşte her iki dünyayı da hayallerimizin zenginliğiyle güreleştirebiliriz…
                              Aşk bizlere manayı yaşatandır ey
                              sevgili dost

                              Aşk hak kapısında kavurandır…
                              Aşk gülün kokusundan, bülbülün feryadından imbiklerdir…

                              Yaptığınız yorumlar için teşekkür ediyorum…
                              Sevgi ve muhabbetlerimi gönderiyorum…

                              Mustafa CİLASUN

                              #791329
                              Anonim

                                Anmak, hicranın sahrasunda savrulmak!

                                21253.jpg

                                İçimin yandığı
                                Dilimin hadsiz kuruduğu
                                Günlerden birini yaşıyordum

                                Kendi
                                Halimde çalışıyor günlerimi
                                Aheste bir şekilde geçiriyordum

                                Benliğimde
                                Arandığım aşk sanki derin
                                Ve karanlık bir kuyunun dibindeydi.

                                Oraya
                                Ulaşmam hayli imkânsızdı
                                Yüreğimde bir umut yeşeremiyordu

                                Çok sancılıydı.
                                Yüreği dağlayan nasıl bir acıydı
                                Bir bakıma, aranmanın var ettiği sancıydı

                                Ne vakit
                                Bir aşk kelamı duysam
                                İçim elvermez, birdenbire titrerdi

                                Yüreğimi
                                Silkeler, hazanın sararan
                                Yapraklarını yaşatırdı halimde bir anda

                                Öyle
                                Zamanlar bu kalbim
                                İrtifa kaybeden zavallı bir uçandı

                                Sazlardan
                                Neşet eden hüzzam şarkılar
                                En yakınlarında hep bulunan arkadaşlarımdı

                                Böyle zaman da
                                O Kuyunun başına giderek
                                Salkımlaşan hicrandı nağmelerde ki ahenkle

                                Ruhumu dinlendirir
                                Ne büyük bir haz serde terdi
                                Dil ile anlatamadığım meramımı artık salıverilmişti

                                Ancak
                                Böyle satırlara işlerdim
                                Gönlümden sızan her hicranı yaramı

                                Bir tasnif
                                Dahi yapmadan serbestçe
                                Serdedendim mecalsizdim ümide hasrettim

                                Aşk
                                Durağında bir fakirdim
                                Okuduğum mısralar sesleniyor el veriyordu

                                Kalbim titredi,
                                Dilim kilitlendi sinemde ki
                                Kurumaya yüz tutmuş hislerim o an alevlendi

                                Donup kaldım
                                Habersiz bir sesi arıyordum
                                Yıllarca hasretim olan aşk tizimi arıyordum

                                Heyecanlanıyor
                                Hiç yönüyle tanımıyordum
                                Zahirini bilmiyor, tenini görmüyordum

                                Fakat
                                İçimde eşsiz bir sarsıntıyı
                                Asudeliğiyle yazdığı şiirle pekâlâ başarıyordu

                                Belki
                                Kendi iç âlemindeydi
                                Halinin derdiyleydi, kalbinin sesiyleydi

                                Direnemediğim
                                Bir çekim kuvvetiyle beni
                                Benden alıyor ve veciz bir şekilde aşkı anlatıyordu

                                Hayran kaldım
                                Nezaketine haylide şaşırdım
                                Satırlarında kayboluyor etrafımı unutuyordum

                                Kendi
                                Gönlünde çok gizlediği
                                Özelinden habersiz bir şekilde neyi yaşıyordum

                                Mustafa CİLASUN

                                #791436
                                Anonim

                                  Bir sine-i bedbinlik var içimde, hüzün nefesimde!

                                  165221.jpg

                                  Öfkemin

                                  Kızıllığının çare olamadığını bilirim

                                  Kanayan aşk yaramı hiç dindirmeyeceğini de

                                  Al düşlerimin

                                  Kopan gül yaprağı misali sızısını

                                  Terennüm ederdim, akşamın hicran şarkısıyla

                                  Divaneliğim

                                  Nüksederdi atardım kendimi yere

                                  Köşelerin en sefiline, derinliğin hengâmesine

                                  Bırakırdım

                                  Melalimi, sersemliğimin eşliğinde

                                  Derinlerde ki yüreğime hayıflanırdım seyrime

                                  Kara bir geceye

                                  Al müjdeler sunan her heceye

                                  Gönlümün kararan penceresinde ki bilmeceye

                                  Tozlu yollardan

                                  Murat için gelen nefeslenene

                                  El sallamak istiyorum yolunuz açık olsun diye

                                  Şu akan damlalar ki

                                  İyi ki var aşkla yağar yağmurlar

                                  Alır çıkarır beni kuytu kimliğimde ki korkumdan

                                  Sevinç tohumlarını

                                  Akıtırken yüreğime hazzı aşkından

                                  Umudun hazzına yeniden vardırır gizli ellerinden

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 361 ile 375 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.