- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
13 Mayıs 2011: 09:06 #791437
Anonim
Hazanın solgun rengiyle, yapayalnızım halimde!

Sende
Kurtarmak için ter dökme
Kendine bağlamak için bir gayrete de girmeArtık
Gidiyorum işte sessizce
Kalbimin hüznüyle aşkı ne kadar özlesem deRuhumun
Hicran damlalarıyla
Hazanın solgun rengiyle, yapayalnız halimdeSevdaya
Hasretin mısralarını
Nakşederek yazsam da, hissiyatım ağlıyor işteGözlerime
Boşalacak yaşlar sökün edince
Nedense utanıyorum kendimce söz etmesem deYanan
Sinemde kavrulmak hissedilince
Anlaşılır olmak ne kadar kabil, hislerin renklerindeOlsun
Fark etmiyor desem de nafile
Hüzün güfteleri bir bir sıralanıyor kendi iklimindeNeyden
Sudur eden öteler kavlince
Soruyorum bir halime hangi ben göster dilediğinceNefsim
Mevsimler misali hilkatinde
Onu nizam etmek bir hamiyet işi, hoyratlıktı soyadıAdı, tadı, kıvamı
Âdemi hakikatteydi anlamı
Lakin layık kulluk hani, maslahatlar sultası ve ne acıAşkın ilhamı
Serencamında dizlenen hazzı
Kalbin sarihliğinde kod adı sahibi yeksan olunca hancıHer misafir
Kendi halinden davacı
Sancı olan, marazlarda ki hulule gelen inkişaf dışlandıMustafa CİLASUN
13 Mayıs 2011: 13:05 #791458Anonim
Mor düşlerim soldu, kalbim sessizce burkuldu!

Her vakit lahza kendi lisanoyla sormuştu
İçinden çıkamadığım ve bir tutkuyla bağlandığım derd-i gamımı
Emel adına hezeyanımı, azim namına sarfettiğim hırsımı, içine düştüğüm ahımı
İnanç dediğim kuruntularımı, tahkikine erişemediğim hakikatte salan umutşarımıNasıl olsa bir ömrü zaman geçiyordu
Bahşedilen nimetlerin kadri ne kadar biliniyordu, kalbim ne acı çekiyordu
Ruhum sessizliğine çekilerek, kıt aklıma ve irademe hangi istikameti öneriyordu
Nefsim boşluk kabul etmiyordu, ne kadar açlığı varsa zafiyetlerin içine çekiyorduOysa neler öğrenmiştim büyüklerimden
Hiç önemsemediğim edebi nezaketten, adab-ı muaşeretten, aklıma gelenlerden
Neden bu kadar kayıtsız ve bir hesapsızlığın bendindeyim, söyle nasıl bir köleyim
Hala niçin esaretin içinde nefeslenen biçareyim, yoksa hakikatten nasipsiz miyimSu için yol ne kadar aranan hardır
İnsanın ruhunu aşk kuşatmazsa nasıl bir itminanlığın rüknüyle yaşanmalıdır
İhlas ve ihsan dilden düşmeyen hicrandır, insanın kalbi ne kadar takvay-ı haktır
An ve zaman nefsin vuzuhu için bahşedilmiş furkandır, sevda olmazsa heyecandırNe vakit sormaya niyetlensem ahımı
İçinden çıkmaya cesaret edemediğim meramımı, sukuta davet eden umutlarımı
Nezaketin ve vecdin lisanıyla, azim be niyetin senasıyla yeganesine bırakmalıyım
Her vakit benliğimi sorgulamalıyım ve hadsizlik yapmamalıyım aşk yaşamalıyımMustafa CİLASUN
13 Mayıs 2011: 13:05 #791459Anonim
Ruhuma haz sunan, kalbimi unutmayan an!

Kimbilir ne kadar serkeştim
Kendi aleminde nefeslenen bir kederdim,henüz aşkın farkını fark etmeyendim
Öyle mi der geçerdim, sonra bir takım hülyaların sayfalarını aralayan bir ferdim
Nereden bilirim, dillenen o aşkı, sevgi ve muhabbet nazarıyla terennüm etmeliydimEveti elhak ilim irfan fakiriydim
Nasıl bir minval üzere telakki etmeyi, her nedense hakkıyla beceremezdim
Ne derlerse ancak onunla yetinip, bazen acabalara tevessül edip, geçer giderdim
Başına gelmeyenin hoşuna gider tabiri vardır, hatırlarsınız peki, kime ne söyledimNasip nedir, hangi esrarın nefesidir
Kader, kazanın arifesinde gerçekleşen nasıl bir mertebedir, kim hakkıyla bilecaktir
Arif olmak ne kadar mümkündür ve ihsana ulaşmak nasıl badirelerden geçirecektir
Neden kalbi inşirah, kemal-i ahlak,vuslat için sığınağın aşkı ruhumda yeşerecektirBeşeri aşk, eşikten atlatan beladır
Hisseden kalbin lahzasında kimbilir neler saklıdır, sevda fukaralığı kim için ardır
Nefes müddetine muhtaçtır, ruh ahdine sadık kalan hicrandır akıl nasıl bir rüyadır
Ufuk, fikirle ancak salınılan serencamdır, hesap içinde gizlenen o hesap, ummandırAldırma sen sözlerime, acaba deme
Yaşamadığın müddetçe hiç kimseyle dalga geçme, kıs kıs gülerek eziyet verme
Gönül sahrası sahipsiz değildir, ahdine sadık mahzun nefesi ki sakın hakir görme
Biran olsun kendinle böbürlenme, nasıl bir Allah inanıyorsun sakın ha ihmal etmeMustafa CİLASUN
14 Mayıs 2011: 08:39 #791565Anonim
Başagelmeden bilinmiyormuş, meğerse ne zormuş!

Anladım ki senin yokluğunda
Bir yanım hicranın ellerinde çok çaresiz
Ne kadar sabrı denesem de olmuyor işte sen gelmedenHer yer ve yanım bom boş
Sanki duvarlar üzerime yıkılmak istiyor
Bülbülden hiç ses çıkmıyor, kedide ortalıkta görünmüyorNe dinlediğim şarkıda
Ve ne de yudumladığım artanda bir tat var
Sineme sökün eden ızdırap har, ne zaman geleceksin yarHissiyatıma kar yağar
Takatim kendi yalnızlığında bir ihtiyar
Hiçbir yerde açmıyor bahar, gözyaşlarımda hicranla akarNisalar her yerde var
Halime işlediğin güzellikler hani kimde yar
Kalbimde ne bir şevk var ve ne de bir umudun sağanağı arBedbin halimle
Baş başa kaldım ey edebiyle mücehhez hal
Bir daha söz etmem, dilin keyfiyetine itibar etmem ey yarNe kaldı ömrün anından
Nefeslerin kalan sayfalarından zarif gülizar
Nazarlarından akseden, tebessümünde gizlenen canı baharGel artık yoruldum
Ne suyun ve ne de erzakın adını andım
Nefeslerimde her zaman sen vardın ve benim için başkaydınSokaklar mahzun
Ağaçlar masum, dallarda ki yaprak mahkûm
Senin yokluğunda kalbim daralıyor, halim sürekli solgunlaşıyorMezar bana yakın duruyor
Ölüm peşimde bekliyor heyhat ne korkutuyor
Toprak tavında avını bekliyor, hatıralarım yine benimle kalıyorMustafa CİLASUN
14 Mayıs 2011: 08:40 #791566Anonim
Her vakit ah eden, sabrın aşkında dirilmeyen!

Nihayet akşam olmuştu
Solgun umudumla yolunu beklediğim babam
Fevkalade yorgun bir halin sağnağında nefes alıyorduNe bakacak takati
Ve ne de bana nazar edecek gözlerinde feri
Yılgınlığın kadrine teslim olmuş perişan kişiliği sancıydıÖmrünü vakfetmişti
Gece gündüz demeden vardiyaya kilitlendi
Başını sokacağı, bacasını tüttüreceği bir ev nihayettiLakin kifayet etmiyordu
Mutfak fakirlikten acıyla dem vuruyordu
Kurulan sofrada bir baş soğan, haşlanmış patates vardıEkmek karın doyurandı
Hüzün her nefesi kuşatıyor lakin susuyordu
Evladının gözelerine bakamayacak kadarda solgun soluktuAnnem hep sokranırdı
Keşkelere mütemadiyen itibar ederdi
Sabrın ikliminde nefeslenmeyen ve kanaati bilmeyen kandıBabam adamlıkta kalan
Anam nisa kimliğinin edebini hiçe sayandı
Benim nazarımda babam haklıydı, anam nedametle yaşayandıNe kadar çalışsa da
Mesaiye kalmak için yarışsa da olmuyordu
Annem konu komşunun varlıklarını babama hınçla haykırıyorduO vakit annem
Hiç istemediğim halde gözümde küçülüyor
Aile saadetini hiçliyor, babama hiç samimi destek vermiyorduÇok üzülüyordum
Çare adına hiç bir şey bilmiyordum
Ama içime işleyen hicranı yıllara sâri olarak acıyla demliyordumMustafa CİLASUN
14 Mayıs 2011: 09:21 #791567Anonim
Hasretin prandasında, firkatin ruhumun ahuzarında!

Ne yapayım ki
Senden sonra ruhum sancılar sağanağında
Kalbim burukluğuyla hüzün karasında ve gözlerim boşalıncaBaşımı öne eğiyorum
Hissiyatımı demleyerek hicrana adımlıyorum
Yalnızlığın ayazında ve korkular karşısında hasreti anıyorumÇaresizlik sökün ediyor
İliklerim tenimin titremelerini başlatıyor
Ruhum dalgalar arasında solgun baharın insicamında ağlıyorGel desem gelmesin
özlemle zarafeti terennüm ederek ulvileşiyorsun
Fakir halime nazar ederek şevk veremezsin
Biliyorum kiNisasın bir nazsın
Edebin ikliminde nefeslerini anlamlaştıransın
Hak adına şakıyan bir pervazsın, umman için coşkun nazarsınNefesinde feyzin
güzel halini andıkça
Kalbi dirliğinde müşahhas hikmet yanı başında
Bereketin yağmurları mütemadiyen seninSefilliğim nüksediyor
gözlerimin önünde seyrediyor
Kalbimin kuraklığı
Sana olan muhabbetim ve sessizliğimde terk etmeyen düşlerimBeni bana bırakmıyor
falar açarak güzelliğini anlatıyor
Sürekli yeni say
Nisa kimliğinde anlamlaşan edebin naifliğini fevkalade yazdırıyorNereye baksam
sokakların öksüzlüğünde dertlerimle anlamlaşsam
Ve sana hasretimi solgunluğumla anlatamasam
Çaresizliğimle veSenin yokluğuna alışsam
Hasretin toprağında muhabbetle nefes alsam
Ve hazin sancılarımı ruhumun coşkusuyla semanın hazzına bıraksamMustafa CİLASUN
14 Mayıs 2011: 09:22 #791568Anonim
Sen ağlayınca, yüreğim hicran sağnağında!

Ne kadar zarif ağlıyorsun
Letafetle temaşa ederek sileri yılmadan demliyorsun
Kefen güzelliğinde ve ötelerin dirliğinde suhuleti ruhuma zerk ediyorsunLakin ne kadar layıkım
Biliyorumki an ve zamanda bedbin ve yılgın yolcuyum
Umutların kadresinde ve geleceğin güzelliğinde hicranla sürekli arkadaşımBaharlar neler anlatıyor
Anlayanlar için idrak sayfalarını kalbi hazla açıyor
Sahil sukun içinde, dalgalar kendi derinliğinde vuslatın şarkısını söylüyorBilirim kalbim çok mahsun
Ruhum serancamında girdabın hüznüyle aşktan yoksun
Dilim sukut ikliminde ve hazanın tüm dilimlerinde yaprağı ve anı yokluyorAşk halin toprağında bahardır
Sevda haz ikliminde kalbi tavlayan müstesna bir hardır
İhsan ihlasa muhtaç, irade bilgi ve zihnin dirliğinde okyanuslara hasırdırSevmeden önce nedenini tanı
Kimliğin loşluğunda prangaların tuzağında ruhu yoklayan anı
Kalbin ülfetinde ve zarirliğin naif düğümlerinde, edebin kadrine ram olKızmadan, kalbi daraltmadan
Ruhun hilkatini yılgınlığa maruz bırakmadan anlamak için çalış
Sevmek için nedenlere aldanma, hizmetin bendinde boyanmak hakkı koklaKudretin sahibini bilmiyorsan
Aşka hasret kalacaksın sakın riyakarlığa bulaşarak yorulma
Aldanıyorsan bile aldatmak için yolun girdabına maruz kalma kalbini yoklaSevmeden ve teslim etmeden hakikati
Aşkın namütenahi dirliğinde ölmeye yakışan hazzı yaşamayı
Fani kitabın ve arzı endam edilen sayfaları okumadan kabri aydınlatamazsınMustafa CİLASUN
14 Mayıs 2011: 14:53 #791587Anonim
Sokaklar yılgın,insanlar bilmem ki niye çılgın!

Masumiyeti ne kadar çok arzuluyorum
Kaybolan kalbi ahengi, zihni muvazeneyi, ruhi muhayyileyi bulamıyorum
Herşeyin basit olanını sevemiyorum,neden niteliğin bu kadar üzerinde duruyorum
Mizan için ne kadar dertleniyorum, hala heveslerinin peşinden mi sürükleniyorumGençtir, kanı dikine akar diye öğütlediler
Bir sınır tanımamazlığı zihnimde filizlendirdiler,illegaliteye niye özendirdiler
Neden edebi, tefekkür edebilmeyi, fikir için istikametimi belirtmemi hiç istemediler
Talan etmeyi, av veya avcı olmayı önüme ibretle serdiler, insandım önemsemedilerNereye koşsam ve akranlarıma anlatsam
Anlaşılmak adına bir düzenbazlık vardı, kapıp kaçan, vurup kıran her taraftaydı
Yetmedi sokaklarda nara atan hak hukuk adına her yanı tarumar eden yanımdaydı
Arkama bakmam veya boşver diyerek uzaklaşmam ağrıma gidiyordu, nefsim hardıİnsanları bu hale getirenler ortadaydı
Çıkar uğruna ne kadar canlara kıyıldı, bilmem ki dava adına daha bir şey kaldı mı
Umutları soldurdular, hücrelerde nefesleri kuruttular, vicdanları evet,yok saydılar
Neslin emniyetini ve haysiyetini hiçe saydılar,iki asırdır zulmetmekten bıkmadılarCenabı Hakka sonsuz hamdolsun
Sabrın bir direniş olduğunu, aşk ve himmetin ne kadar farklı olduğunu yaşattı
İnsanların ve nesli derin uykularından uyandırdı, hak ve hukuk adına neler anlattı
Vesileler ikliminde ve zamanı geldiği müddetçe umutların yeşermesine ramak kaldıMustafa CİLASUN
14 Mayıs 2011: 14:53 #791588Anonim
Ne kadar yalnızdım, bir ömür hicranla yaşadım!
Sanki muttluluk saklanan bir esrardı
Her zaman umut etmek, sabırla nefeslenmek ahirim için kardı
Şikayetlenmek ne kadar kalbim için manidardı, edep ile yol almak muhakkaktı
Demek ki bir tebessüm veya gülmeye meyil ahvalim, bir ömür kanaati yaşayacaktıHangi hülyalara dalsam, ahım yanımda
Murat içinde beslenmek hakikatim için vuslatsa, gözyaşlarım evet, arkamda
Ne de olsa heves solmayacak, umut kararmayacak, işret taşları kaybolmayacak
Bir zaman gün benim içinde ağaracak,kalbim hicrandan kurtulacak ve şad olacakNiye saygı duydum, aşkın önünde eğildim
Hak eden ve yaşayan gönüllere bir ömür imrendim, ruhuma ne söyleyebilirdim
Kalbimi muhakkak ki nazargah bilirdim, demek ki henüz vakti gelmemiştir dedim
Sessizliğin kabrini ziyaret ettim, hazanın perdelerinde gezindim halim için inledimVe sonra içimden geldiği nispette niyaz ettim
Sinemde neler varsa edebin çehresiyle hasrettim, burukluğumu sessizce söyledim
Ben yaşayamadım, bari hak edenler için uzun ömürler ve saadetin nasibini diledim
Boyun büktüm, sahibimsin dedim, kalbime hayır olmayacaksa, razıyımla bitirdimYakatimin ve nefesimin maline iman ettim
Bahtım için hangi hakla şikayete yönelirdim, neyi hakkıyla bilen bir nefestim
Ne kadar acizlik içindeydim onca zamanın hesabını anlamadan ömrümü tükettim
Neden hala bir mazurat içindeydim, keder ve hüzünle birlikte yol alan bencileydimMustafa CİLASUN
16 Mayıs 2011: 09:18 #791686Anonim
Söyle bana ne oldu, kalbimi hicran vurdu!

Gözyaşlarım hiç durmadı
Hasret sineme ne derin bir sızı bıraktı,firkatin ruhumdaydı
Ne müşkil bir sancıymış yıllarca peşimi bırakmadı, yalnızlığın ahını yaşattı
Nereye baksam göçüp gidene ağlasam, ruhumun hicranıyle başbaşa kalsam ne ahtıNe zaman andımda seni
Derin bir keder alıyor yüreğimi, yaşadıttığın çaresizliği
Yadımla gelen ümitleri, hazanı anlatan elemimi, sessizleşen hal fakirliğimi
Kime anlatırdım, hasretin sahrasından çıkmak için bahtımın kalemine sığındımÇaresiz sabır diledim
Kanaat etmeyi öğrendim,kaderi ben yazmıyorum dedim
Kalbimin sahibine iltica ettim,yarab sen bilirsin dedim,lal olan halimi söyledim
Bilmem ki daha başka ne yapabilirdim hülyalarınla mı bu ömrümü tüketmeliydimHiç sevdanın karası olur mu
Aklıma tutukluluk yaşatan an ve zaman hala vurgun mu
Alıp götüren lahza idrakim için sorgu mu,bu ruhumun tufanı hiç yargılamır mı
Kime teslim olmalıyım yüreğimin ahından arınmalıyım hakikat aşkına akmalıyımİşte o vakit dirilmeliyim
Ne kadar yeisim varsa, elemin şadı sinem için arsa, nihayetinde kurtuluş vuslatta
İhmal ettiğim, ibretiyle nefeslenmediğim, nefesi lekelerim, karşıma çıkacak acıysa
Vecdiyle filizlenmeliyim, inayet ve ihsanın ne olduğunu öğrenmeliyim, aşk farkıylaHiçbir vakit heves biter mi
Nefsim nizama ermedikçe kemal sıfatıyla refakat eder mi,iradem azimet içinde mi
Farkı fark ettiren idrakim ruhumun yetisi değil mi, kalbin inşiraha aç, hak değil mi
Artık ne söylersen söyle kabulumdür, o firkatin farkı fark ettiren suhulet esinimdirMustafa CİLASUN
16 Mayıs 2011: 09:19 #791687Anonim
Düşündükçe içim sızlar ve yüreğim ağlar!

Hayli uzaktan fark ettim
Bir kalabalığın sessizliğine doğru merak ederek ilerledim
Nefesler tutulmuş, dikkatler kesilmiş, şaşkınlık hat safhaya ulaşmıştı fark ettim
Şahit olduğum manzara karşısında irkildim, niye tepkisiz insanlar diye söylendimDar bir sokaktı mekan
Sessizliğin ve şaşkınlığın kuşatmışlığındaydı, o an düşünebilen birçok insan
Akşamın karanlığında, henüz gercenin başlangıçında ne istiyordu densizlik yapan
Çaresizlik içinde kıvranan ve feryad eden zavallı ve acziyet içinde ki nisa olan canSual ettim, bir insana
Başımı ağrıtamam, belanın içine banamam, derdime yeni bir dert katamam dedi
Ziyadesiyle kenara çekildi darp edilen gariban için belki de çok hak ediyordur dedi
Hukuku ve hakkı öteledi, insan olmanın şiarından demek ki nasipsizdi, seslenmediBirçok sualler aklıma geldi
Bu akadar kayıtsız kalmak hangi izanın afakı olmalıydı,sinirlenmemek gerekti
Siren sesleri kulağımıza ilişti, demek ki çok geç olmasına rağmen gelebilmişlerdi
Lakin takat mi kaldı, akıl ve vicdan nereye bırakıldı,talan eden mi kazanmalıydıTekme tokat arabaya bindiriyordu
zavallının heryanı kanrevan içinde kalmıştı, nihayetinde bir genç o an atılmıştı
Kendine gelen şahitlerde katılmıştı ve o caniyi kıskıvrak yakalamayı başarmıştı
Kadın yere yığıldı, hıçkırıklar sağanağı durmuyordu ve o an nasıl medet umuyorduHer taarafı yarabere içindeydi
İnsan denen onca kalabalığın şahitliği refakatinde canın katline ramak kalmıştı
Nesil ne kadar farklılaşmıştı, millet olmanın sürur ve kıvançı mı kalpten alınmıştı
Hukuk niye vardı, insanınsuş işlemesi bu kadar futursuz mu olmalıydı, niye ayıptıMustafa CİLASUN
17 Mayıs 2011: 09:24 #791792Anonim
Firkatin gözyaşlarımın ahuzarı oldu!

Bilmem ki hala nerdesin
Bilinmeyenlerin adresinde bir sersin, sessizliğin kadirinde seyredensin
İçimi burkan, nefesimi sarsan ve ruhuma ızdırap yaşatan bir aşk-ı nefessin
Söyle hala neden imtina edersin,çekincelerinin kıskacında kalmış bir asudesinHiç düşünmez misin
Bir can olduğumu neden ihmal edersin, merakıma elemin sabcılarını zerkedersin
Kalbinin şehrine malik olamadım, meramımı niye anlatamadım, yıllardır ağladım
Birgün karşıma çıkarsın sandım, yazdığım mektupları bir sır gibi anbean sakladımKalbimi hicran bırakmıyor
Ruhum hüzünle artık başedemiyor, takatim çekiliyor, gözlerim de fersizleşiyor
Nereye baksam, bir ses duyacağım diye etrafıma bakınsam, umudum bedelleşmiyor
Bir ses ver veya kelamın lisanıyla hissiyatını hasret,göçüm başladı ibret söylüyorSukut etmeyi aşk saydım
Sabretmenin rüknüyle barıştım, bahtımın kazasına kanaat etmeyi başardım
Ne kadar hasretim varsa ummanın nazarına bıraktım,yadımla umudu yaşadım
Lahza kimin, nefes mefkuresiz mi neyleyim,kim diliyorsa hevesimi teslim edeyimHazanın nazarında azadeyim
Keyfiyeti artık neyleyeyim, nefsi muarızlarımdan koşulsuz arileşmeliyim
Emellerin hülyasından vazgeçmeliyim, düşlerim çıkacaktır diye beklelemeliyim
Kalbimin sahibine iltica ederek, tefekkür etmeyi ve sabırla dirilmeyi öğrenmeliyimNe kadar vaktim kalmışsa
Cehtiyle ram olmaya Rabbim sağlık verirse, azmiyle canhıraş namzet olacağım
Ecrin ve infakın ülfetini yaşamaya gark olacağım, bir kimseye bağlanmayacağım
Yalın bir ümmet olmayı, asabiyetlerden korunmanın umuduyla aşkla yol alacağımMustafa CİLASUN
17 Mayıs 2011: 09:25 #791793Anonim
Her lahza sineme açık açık neler söylüyor!

Her vakit gün çekiliyor
Yeniden dirilişin aşkıyle sessizliğin edebine bürünüyor
Düşünmek yetmiyor, tefekkür fikiriyat istiyor, muhayyilem iflas ediyor
Anlamak, vecdine kanmak, aklın ve idrakin aidiyetiyle tevdi edilenler hıçkırıyorNedenler karşıma çıkıyor
Sual etmek kifayet etmiyor, ihlas erbabı uzlet iştiyakıyla bekliyor
Ruhum niçin sessizliğin ikliminde bekliyor, kalbim nazargah olduğunu biliyor
Neden zafiyetler bir afat misali irademi törpülüyor, nefsim hala neleri emrediyorNefes elhak müddetlidir
Akıl ve izan bunu fark etmek için bahşedilen en nadide ülfettir
İdrak ruhun yetisi, vicdan mizanın asudesi, vakit bahtın kazasında ki iradidir
Neye meyledersen, niyetine ne kadar kefilsen, tercihlerinde hürsün, hesabın kimedirÖmür su misali akıyor
Okumaya imtina ettiğim onca sayfaların hicranı karşıma çıkıyor
Kalbimi hüzün kaplıyor,sessiz çığlıklarım sancı veriyor, üzülmek niye yetmiyor
Ruhumun hicran damlaları durmak bilmiyor, onca kelimeler imdadıma yetişiyorAşk,kalbi inşirahtır
Ruhunu idrake kavuşturan payesidir,ihsan üzere ne latiftir
Kalbinin farkını yüreğinden arileştiren ancak bilir, her nefesin hesabında erktir
Vuslat için mihenktir,sırat için vecdir,kabir için hilmdir, ölüm için ne muhabbettirGönül yarasını çok görme
Vurgun yemiş bir nefes görürsen sakın ola ve asla kibirlenme
Bir kadae mahkumuymuş da deme, kader mahkum etmez, hayır nerdedir bilinmez
Hamdına erişmediğin, halini acziliğin kefenine bürümediğin taktirde kulla eğlenmeMustafa CİLASUN
18 Mayıs 2011: 09:36 #791876Anonim
Ey hak diyordun,ben ise gelip geçiyordum!

Anlıyamıyordum, bazen acaba diyordum
Kimi zaman tedirginliğimi saklayamıyordum,fakat aşikar eylemiyordum
Kimi vakit gizlice bakıyordum, tepkin nasıl olacak diye merak içinde bekliyordum
Hasrettiğimiz vecdimizin kesişmediğini biliyordum niye farklı letaiflerden besleniyordumAynı lisanı konuşuyorduk ama, fakat’ı vardı
An ve vucut bulan zaman suallerimiz için bir çözüm olmadı, yıllardır gözyaşı aktı
Sabır demek ki hakkıyle anlaşılamayan fırsattı, kanaat etmek ruhum için nasıl vuslattı
Kırgın bir kalp, bitap olmuş bir ruh yeniden canlanırmıydı,umut ziyadesiyle niye hicrandıBir ömür söyleyemedim, sabır içindirendim
Kim ne söylerse eyv
demeyi gaye edindim, muhakkak ki bir hikmeti vardır dedim
Nisa kimnliğinde gizlenen suhuleti yıllarca bekledim, o kaygılarından arınmanı bekledim
Elbet biz de gülebileceğiz birgün diye her sancı ve elemi halde demledim, şikayetlenmedimAhdimin takipçisiydim, taviz vermedim
Fakat gerekçesiz yargılanmayı hiç beklemezdim,zanların hasmı olan bir zadeydim
İtilaftan maksat nedir diye sual eylemiştim,sen ise nedense o sessizliğine bürünmüştün
Şer-i delillerin hülasasında hakkı tespit ve batılı reddetmek değil mi diye tekrar etmiştimFakat sen, hiç seslenmeden çekilmiştin
Kuytu köşende sanki bir elemin içindeydin,adeta sahipsiz biriydin, ne kadar üzerdin
Kendimi yıllarca mahkum ettim, neden meram-ı halini anlayamıyorum diye söylenirdim
Çünki sen benin emanetimdin kimsaye serdimi ayan edemezdim sabır içinde nefeslenirdimO an kendi kendime bir söz vermiştim
Kendisi gülene kadar asla gülmeyeceğim diye kanaate eriştim,yaşamak adına üzgündüm
Bahtım böyleymiş mi demeliydim, neden gerekçeleri için gayret etmemeliydim, direndim
Üzülmeni nedense istemedim, mahkum eden gözlerinden, bir ömür muhabbet beklemiştimMustafa CİLASUN
18 Mayıs 2011: 09:47 #791878Anonim
Ne vakit hıçkırığa kansam, yadınla avunsam!

Gün geçmiyordu ki naif halini anmayayım
Hasretmiş olduğun ülfetin şadıyla ağlamayayım,bu yalnızlığıma kızmamayım
İçime dert olan kederi ummanın suhuletine bırakmayayım, yıllarsa sır gibi saklayayım
Umudun vecdiyle, ufkumun mecaliyle yeniden başlayayım, şu derd-i gamımı da unutayımO zarif parmaklarınla yazdığım nameler
İçinde alıp sürükleyen hareler, ruhumu mest eden payeler sanki kalbimi okşuyordu
Hiç bırakmak istemiyordum, mütemadiyen içinde ve o nefesinin islerinde kalıyordum
Sessiz bir şekilde gözlerimden gelen melalimi bırakıyordum, fakat sen artık duymuyordunRam olduğum, eşiğinde vucut bulduğum an
Gönlümü enginliğine kavuşturan zaman, mefkureme anlam katan ibretli furkan
Ancak teskin ediyordu, ruhumu bizarlığından kurtarıyordu, hicranı ne güzel anlatıyordu
İbretin her sahnesi o an önüme seriliyordu,evet, bilgisizliğim hüznümlekarşıma çıkıyorduNeden firkatinin prangasında yalnızım
Fevkalade perişan ve mecalsizim,adeta bahtının savurduğu bir dilenci mesabesindeyim
Nazar eden gözlerden himmet bekleyen, kör kuyuyu sessizce suya gark edenin eşiğindeyim
Artık bu vakitten sonra aciz köşeme çekilirim, kimseye söz etmeden nefeslenmeyi dilerimAklıma gelen ne varsa, umut kalbimin olacaksa
Elhak sahibime iltica ederim hakkın ve hakikatin didarında ömrü vakfetmeye dua ederim
Yadettiğim kim varda, nefein sahibi her vakit en yakınımdaysa söyle nasıl şikayetlenirim
Boynumu bükerim, bahtıma kanaat ederim, zafiyetlerim içinde affı mağfireti talep ederimMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.