• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 376 ile 390 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #791437
    Anonim

      Hazanın solgun rengiyle, yapayalnızım halimde!

      30097.jpg

      Sende
      Kurtarmak için ter dökme
      Kendine bağlamak için bir gayrete de girme

      Artık
      Gidiyorum işte sessizce
      Kalbimin hüznüyle aşkı ne kadar özlesem de

      Ruhumun
      Hicran damlalarıyla
      Hazanın solgun rengiyle, yapayalnız halimde

      Sevdaya
      Hasretin mısralarını
      Nakşederek yazsam da, hissiyatım ağlıyor işte

      Gözlerime
      Boşalacak yaşlar sökün edince
      Nedense utanıyorum kendimce söz etmesem de

      Yanan
      Sinemde kavrulmak hissedilince
      Anlaşılır olmak ne kadar kabil, hislerin renklerinde

      Olsun
      Fark etmiyor desem de nafile
      Hüzün güfteleri bir bir sıralanıyor kendi ikliminde

      Neyden
      Sudur eden öteler kavlince
      Soruyorum bir halime hangi ben göster dilediğince

      Nefsim
      Mevsimler misali hilkatinde
      Onu nizam etmek bir hamiyet işi, hoyratlıktı soyadı

      Adı, tadı, kıvamı
      Âdemi hakikatteydi anlamı
      Lakin layık kulluk hani, maslahatlar sultası ve ne acı

      Aşkın ilhamı
      Serencamında dizlenen hazzı
      Kalbin sarihliğinde kod adı sahibi yeksan olunca hancı

      Her misafir
      Kendi halinden davacı
      Sancı olan, marazlarda ki hulule gelen inkişaf dışlandı

      Mustafa CİLASUN

      #791458
      Anonim

        Mor düşlerim soldu, kalbim sessizce burkuldu!

        31189.jpg

        Her vakit lahza kendi lisanoyla sormuştu
        İçinden çıkamadığım ve bir tutkuyla bağlandığım derd-i gamımı
        Emel adına hezeyanımı, azim namına sarfettiğim hırsımı, içine düştüğüm ahımı
        İnanç dediğim kuruntularımı, tahkikine erişemediğim hakikatte salan umutşarımı

        Nasıl olsa bir ömrü zaman geçiyordu
        Bahşedilen nimetlerin kadri ne kadar biliniyordu, kalbim ne acı çekiyordu
        Ruhum sessizliğine çekilerek, kıt aklıma ve irademe hangi istikameti öneriyordu
        Nefsim boşluk kabul etmiyordu, ne kadar açlığı varsa zafiyetlerin içine çekiyordu

        Oysa neler öğrenmiştim büyüklerimden
        Hiç önemsemediğim edebi nezaketten, adab-ı muaşeretten, aklıma gelenlerden
        Neden bu kadar kayıtsız ve bir hesapsızlığın bendindeyim, söyle nasıl bir köleyim
        Hala niçin esaretin içinde nefeslenen biçareyim, yoksa hakikatten nasipsiz miyim

        Su için yol ne kadar aranan hardır
        İnsanın ruhunu aşk kuşatmazsa nasıl bir itminanlığın rüknüyle yaşanmalıdır
        İhlas ve ihsan dilden düşmeyen hicrandır,
        insanın kalbi ne kadar takvay-ı haktır
        An ve
        zaman nefsin vuzuhu için bahşedilmiş furkandır, sevda olmazsa heyecandır

        Ne vakit sormaya niyetlensem ahımı
        İçinden çıkmaya cesaret edemediğim meramımı, sukuta davet eden umutlarımı
        Nezaketin ve vecdin lisanıyla, azim be niyetin senasıyla yeganesine bırakmalıyım
        Her vakit benliğimi sorgulamalıyım ve hadsizlik yapmamalıyım aşk yaşamalıyım

        Mustafa CİLASUN

        #791459
        Anonim

          Ruhuma haz sunan, kalbimi unutmayan an!

          31300.jpg

          Kimbilir ne kadar serkeştim
          Kendi aleminde nefeslenen bir kederdim,henüz
          aşkın farkını fark etmeyendim
          Öyle mi der geçerdim, sonra bir takım hülyaların say
          falarını aralayan bir ferdim
          Nereden bilirim, dillenen o
          aşkı, sevgi ve muhabbet nazarıyla terennüm etmeliydim

          Eveti elhak ilim irfan fakiriydim
          Nasıl bir minval üzere telakki etmeyi, her nedense hakkıyla beceremezdim
          Ne derlerse ancak onunla yetinip, bazen acabalara tevessül edip, geçer giderdim
          Başına gelmeyenin hoşuna gider tabiri vardır, hatırlarsınız peki, kime ne söyledim

          Nasip nedir, hangi esrarın nefesidir
          Kader, kazanın arifesinde gerçekleşen nasıl bir mertebedir, kim hakkıyla bilecaktir
          Arif olmak ne kadar mümkündür ve ihsana ulaşmak nasıl badirelerden geçirecektir
          Neden kalbi inşirah, kemal-i ahlak,vuslat için sığınağın aşkı ruhumda yeşerecektir

          Beşeri aşk, eşikten atlatan beladır
          Hisseden kalbin lahzasında kimbilir neler saklıdır, sevda fukaralığı kim için ardır
          Nefes müddetine muhtaçtır, ruh ahdine sadık kalan hicrandır akıl nasıl bir rüyadır
          Ufuk, fikirle ancak salınılan serencamdır, hesap içinde gizlenen o hesap, ummandır

          Aldırma sen sözlerime, acaba deme
          Yaşamadığın müddetçe hiç kimseyle dalga geçme, kıs kıs gülerek eziyet verme
          Gönül sahrası sahipsiz değildir, ahdine sadık mahzun nefesi ki sakın hakir görme
          Biran olsun kendinle böbürlenme, nasıl bir
          Allah inanıyorsun sakın ha ihmal etme

          Mustafa CİLASUN

          #791565
          Anonim

            Başagelmeden bilinmiyormuş, meğerse ne zormuş!

            25031.jpg

            Anladım ki senin yokluğunda
            Bir yanım hicranın ellerinde çok çaresiz
            Ne kadar sabrı denesem de olmuyor işte sen gelmeden

            Her yer ve yanım bom boş
            Sanki duvarlar üzerime yıkılmak istiyor
            Bülbülden hiç ses çıkmıyor, kedide ortalıkta görünmüyor

            Ne dinlediğim şarkıda
            Ve ne de yudumladığım artanda bir tat var
            Sineme sökün eden ızdırap har, ne zaman geleceksin yar

            Hissiyatıma kar yağar
            Takatim kendi yalnızlığında bir ihtiyar
            Hiçbir yerde açmıyor bahar, gözyaşlarımda hicranla akar

            Nisalar her yerde var
            Halime işlediğin güzellikler hani kimde yar
            Kalbimde ne bir şevk var ve ne de bir umudun sağanağı ar

            Bedbin halimle
            Baş başa kaldım ey edebiyle mücehhez hal
            Bir daha söz etmem, dilin keyfiyetine itibar etmem ey yar

            Ne kaldı ömrün anından
            Nefeslerin kalan sayfalarından zarif gülizar
            Nazarlarından akseden, tebessümünde gizlenen canı bahar

            Gel artık yoruldum
            Ne suyun ve ne de erzakın adını andım
            Nefeslerimde her zaman sen vardın ve benim için başkaydın

            Sokaklar mahzun
            Ağaçlar masum, dallarda ki yaprak mahkûm
            Senin yokluğunda kalbim daralıyor, halim sürekli solgunlaşıyor

            Mezar bana yakın duruyor
            Ölüm peşimde bekliyor heyhat ne korkutuyor
            Toprak tavında avını bekliyor, hatıralarım yine benimle kalıyor

            Mustafa CİLASUN

            #791566
            Anonim

              Her vakit ah eden, sabrın aşkında dirilmeyen!

              24778.jpg

              Nihayet akşam olmuştu
              Solgun umudumla yolunu beklediğim babam
              Fevkalade yorgun bir halin sağnağında nefes alıyordu

              Ne bakacak takati
              Ve ne de bana nazar edecek gözlerinde feri
              Yılgınlığın kadrine teslim olmuş perişan kişiliği sancıydı

              Ömrünü vakfetmişti
              Gece gündüz demeden vardiyaya kilitlendi
              Başını sokacağı, bacasını tüttüreceği bir ev nihayetti

              Lakin kifayet etmiyordu
              Mutfak fakirlikten acıyla dem vuruyordu
              Kurulan sofrada bir baş soğan, haşlanmış patates vardı

              Ekmek karın doyurandı
              Hüzün her nefesi kuşatıyor lakin susuyordu
              Evladının gözelerine bakamayacak kadarda solgun soluktu

              Annem hep sokranırdı
              Keşkelere mütemadiyen itibar ederdi
              Sabrın ikliminde nefeslenmeyen ve kanaati bilmeyen kandı

              Babam adamlıkta kalan
              Anam nisa kimliğinin edebini hiçe sayandı
              Benim nazarımda babam haklıydı, anam nedametle yaşayandı

              Ne kadar çalışsa da
              Mesaiye kalmak için yarışsa da olmuyordu
              Annem konu komşunun varlıklarını babama hınçla haykırıyordu

              O vakit annem
              Hiç istemediğim halde
              gözümde küçülüyor
              Aile saadetini hiçliyor, babama hiç samimi destek vermiyordu

              Çok üzülüyordum
              Çare adına hiç bir şey bilmiyordum
              Ama içime işleyen hicranı yıllara sâri olarak acıyla demliyordum

              Mustafa CİLASUN

              #791567
              Anonim

                Hasretin prandasında, firkatin ruhumun ahuzarında!

                24444.jpg


                Ne yapayım ki
                Senden sonra ruhum sancılar sağanağında
                Kalbim burukluğuyla
                hüzün karasında ve gözlerim boşalınca

                Başımı öne eğiyorum
                Hissiyatımı demleyerek hicrana adımlıyorum
                Yalnızlığın ayazında ve korkular karşısında hasreti anıyorum

                Çaresizlik sökün ediyor
                İliklerim tenimin titremelerini başlatıyor
                Ruhum dalgalar arasında solgun baharın insicamında ağlıyor

                Gel desem gelmesin
                Fakir halime nazar ederek şevk veremezsin
                Biliyorum ki özlemle zarafeti terennüm ederek ulvileşiyorsun

                Nisasın bir nazsın
                Edebin ikliminde nefeslerini anlamlaştıransın
                Hak adına şakıyan bir pervazsın, umman için coşkun nazarsın

                Nefesinde feyzin
                Kalbi dirliğinde müşahhas hikmet yanı başında
                Bereketin yağmurları mütemadiyen senin güzel halini andıkça

                Sefilliğim nüksediyor
                Kalbimin kuraklığı gözlerimin önünde seyrediyor
                Sana olan muhabbetim ve sessizliğimde terk etmeyen düşlerim

                Beni bana bırakmıyor
                Sürekli yeni sayfalar açarak güzelliğini anlatıyor
                Nisa kimliğinde anlamlaşan edebin naifliğini fevkalade yazdırıyor

                Nereye baksam
                Ve sana hasretimi solgunluğumla anlatamasam
                Çaresizliğimle ve sokakların öksüzlüğünde dertlerimle anlamlaşsam

                Senin yokluğuna alışsam
                Hasretin toprağında muhabbetle nefes alsam
                Ve hazin sancılarımı ruhumun coşkusuyla semanın hazzına bıraksam

                Mustafa CİLASUN

                #791568
                Anonim

                  Sen ağlayınca, yüreğim hicran sağnağında!

                  24929.jpg

                  Ne kadar zarif ağlıyorsun
                  Letafetle temaşa ederek sileri yılmadan demliyorsun
                  Kefen
                  güzelliğinde ve ötelerin dirliğinde suhuleti ruhuma zerk ediyorsun

                  Lakin ne kadar layıkım
                  Biliyorumki an ve zamanda bedbin ve yılgın yolcuyum
                  Umutların kadresinde ve geleceğin
                  güzelliğinde hicranla sürekli arkadaşım

                  Baharlar neler anlatıyor
                  Anlayanlar için idrak sayfalarını kalbi hazla açıyor
                  Sahil sukun içinde, dalgalar kendi derinliğinde vuslatın şarkısını söylüyor

                  Bilirim kalbim çok mahsun
                  Ruhum serancamında girdabın hüznüyle aşktan yoksun
                  Dilim sukut ikliminde ve hazanın tüm dilimlerinde yaprağı ve anı yokluyor

                  Aşk halin toprağında bahardır
                  Sevda haz ikliminde kalbi tavlayan müstesna bir hardır
                  İhsan ihlasa muhtaç, irade bilgi ve zihnin dirliğinde okyanuslara hasırdır

                  Sevmeden önce nedenini tanı
                  Kimliğin loşluğunda prangaların tuzağında ruhu yoklayan anı
                  Kalbin ülfetinde ve zarirliğin naif düğümlerinde, edebin kadrine ram ol

                  Kızmadan, kalbi daraltmadan
                  Ruhun hilkatini yılgınlığa maruz bırakmadan anlamak için çalış
                  Sevmek için nedenlere aldanma, hizmetin bendinde boyanmak hakkı kokla

                  Kudretin sahibini bilmiyorsan
                  Aşka hasret kalacaksın sakın riyakarlığa bulaşarak yorulma
                  Aldanıyorsan bile aldatmak için yolun girdabına maruz kalma kalbini yokla

                  Sevmeden ve teslim etmeden hakikati
                  Aşkın namütenahi dirliğinde ölmeye yakışan hazzı yaşamayı
                  Fani kitabın ve arzı endam edilen sayfaları okumadan kabri aydınlatamazsın

                  Mustafa CİLASUN

                  #791587
                  Anonim

                    Sokaklar yılgın,insanlar bilmem ki niye çılgın!

                    24004.jpg

                    Masumiyeti ne kadar çok arzuluyorum
                    Kaybolan kalbi ahengi, zihni muvazeneyi, ruhi muhayyileyi bulamıyorum
                    Herşeyin basit olanını sevemiyorum,neden niteliğin bu kadar üzerinde duruyorum
                    Mizan için ne kadar dertleniyorum, hala heveslerinin peşinden mi sürükleniyorum

                    Gençtir, kanı dikine akar diye öğütlediler
                    Bir sınır tanımamazlığı zihnimde filizlendirdiler,illegaliteye niye özendirdiler
                    Neden edebi, tefekkür edebilmeyi, fikir için istikametimi belirtmemi hiç istemediler
                    Talan etmeyi, av veya avcı olmayı önüme ibretle serdiler, insandım önemsemediler

                    Nereye koşsam ve akranlarıma anlatsam
                    Anlaşılmak adına bir düzenbazlık vardı, kapıp kaçan, vurup kıran her taraftaydı
                    Yetmedi
                    sokaklarda nara atan hak hukuk adına her yanı tarumar eden yanımdaydı
                    Arkama bakmam veya boşver diyerek uzaklaşmam ağrıma gidiyordu, nefsim hardı

                    İnsanları bu hale getirenler ortadaydı
                    Çıkar uğruna ne kadar canlara kıyıldı, bilmem ki dava adına daha bir şey kaldı mı
                    Umutları soldurdular, hücrelerde nefesleri kuruttular, vicdanları evet,yok saydılar
                    Neslin emniyetini ve haysiyetini hiçe saydılar,iki asırdır zulmetmekten bıkmadılar

                    Cenabı Hakka sonsuz hamdolsun
                    Sabrın bir direniş olduğunu, aşk ve himmetin ne kadar farklı olduğunu yaşattı
                    İnsanların ve nesli derin uykularından uyandırdı, hak ve hukuk adına neler anlattı
                    Vesileler ikliminde ve
                    zamanı geldiği müddetçe umutların yeşermesine ramak kaldı

                    Mustafa CİLASUN

                    #791588
                    Anonim

                      Ne kadar yalnızdım, bir ömür hicranla yaşadım!

                      25422.jpg

                      Sanki muttluluk saklanan bir esrardı
                      Her zaman umut etmek, sabırla nefeslenmek ahirim için kardı
                      Şikayetlenmek ne kadar kalbim için manidardı, edep ile yol almak muhakkaktı
                      Demek ki bir tebessüm veya gülmeye meyil ahvalim, bir ömür kanaati yaşayacaktı

                      Hangi hülyalara dalsam, ahım yanımda
                      Murat içinde beslenmek hakikatim için vuslatsa, gözyaşlarım evet, arkamda
                      Ne de olsa heves solmayacak, umut kararmayacak, işret taşları kaybolmayacak
                      Bir zaman gün benim içinde ağaracak,kalbim hicrandan kurtulacak ve şad olacak

                      Niye saygı duydum, aşkın önünde eğildim
                      Hak eden ve yaşayan gönüllere bir ömür imrendim, ruhuma ne söyleyebilirdim
                      Kalbimi muhakkak ki nazargah bilirdim, demek ki henüz vakti gelmemiştir dedim
                      Sessizliğin kabrini ziyaret ettim, hazanın perdelerinde gezindim halim için inledim

                      Ve sonra içimden geldiği nispette niyaz ettim
                      Sinemde neler varsa edebin çehresiyle hasrettim, burukluğumu sessizce söyledim
                      Ben yaşayamadım, bari hak edenler için uzun ömürler ve saadetin nasibini diledim
                      Boyun büktüm, sahibimsin dedim, kalbime hayır olmayacaksa, razıyımla bitirdim

                      Yakatimin ve nefesimin maline iman ettim
                      Bahtım için hangi hakla şikayete yönelirdim, neyi hakkıyla bilen bir nefestim
                      Ne kadar acizlik içindeydim onca zamanın hesabını anlamadan ömrümü tükettim
                      Neden hala bir mazurat içindeydim, keder ve hüzünle birlikte yol alan bencileydim

                      Mustafa CİLASUN

                      #791686
                      Anonim

                        Söyle bana ne oldu, kalbimi hicran vurdu!

                        23151.jpg

                        Gözyaşlarım hiç durmadı
                        Hasret sineme ne derin bir sızı bıraktı,firkatin ruhumdaydı
                        Ne müşkil bir sancıymış yıllarca peşimi bırakmadı, yalnızlığın ahını yaşattı
                        Nereye baksam göçüp gidene ağlasam, ruhumun hicranıyle başbaşa kalsam ne ahtı

                        Ne zaman andımda seni
                        Derin bir keder alıyor yüreğimi, yaşadıttığın çaresizliği
                        Yadımla gelen ümitleri, hazanı anlatan elemimi, sessizleşen hal fakirliğimi
                        Kime anlatırdım, hasretin sahrasından çıkmak için bahtımın kalemine sığındım

                        Çaresiz sabır diledim
                        Kanaat etmeyi öğrendim,kaderi ben yazmıyorum dedim
                        Kalbimin sahibine iltica ettim,yarab sen bilirsin dedim,lal olan halimi söyledim
                        Bilmem ki daha b
                        aşka ne yapabilirdim hülyalarınla mı bu ömrümü tüketmeliydim

                        Hiç sevdanın karası olur mu
                        Aklıma tutukluluk yaşatan an ve
                        zaman hala vurgun mu
                        Alıp götüren lahza idrakim için sorgu mu,bu ruhumun tufanı hiç yargılamır mı
                        Kime teslim olmalıyım yüreğimin ahından arınmalıyım hakikat
                        aşkına akmalıyım

                        İşte o vakit dirilmeliyim
                        Ne kadar yeisim varsa, elemin şadı sinem için arsa, nihayetinde kurtuluş vuslatta
                        İhmal ettiğim, ibretiyle nefeslenmediğim, nefesi lekelerim, karşıma çıkacak acıysa
                        Vecdiyle filizlenmeliyim, inayet ve ihsanın ne olduğunu öğrenmeliyim,
                        aşk farkıyla

                        Hiçbir vakit heves biter mi
                        Nefsim nizama ermedikçe kemal sıfatıyla refakat eder mi,iradem azimet içinde mi
                        Farkı fark ettiren idrakim ruhumun yetisi değil mi, kalbin inşiraha aç, hak değil mi
                        Artık ne söylersen söyle kabulumdür, o firkatin farkı fark ettiren suhulet esinimdir

                        Mustafa CİLASUN

                        #791687
                        Anonim

                          Düşündükçe içim sızlar ve yüreğim ağlar!

                          22078.jpg

                          Hayli uzaktan fark ettim
                          Bir kalabalığın sessizliğine doğru merak ederek ilerledim
                          Nefesler tutulmuş, dikkatler kesilmiş, ş
                          aşkınlık hat safhaya ulaşmıştı fark ettim
                          Şahit olduğum manzara karşısında irkildim, niye tepkisiz
                          insanlar diye söylendim

                          Dar bir sokaktı mekan
                          Sessizliğin ve ş
                          aşkınlığın kuşatmışlığındaydı, o an düşünebilen birçok insan
                          Akşamın karanlığında, henüz gercenin başlangıçında ne istiyordu densizlik yapan
                          Çaresizlik içinde kıvranan ve feryad eden zavallı ve acziyet içinde ki nisa olan can

                          Sual ettim, bir insana
                          Başımı ağrıtamam, belanın içine banamam, derdime yeni bir dert katamam dedi
                          Ziyadesiyle kenara çekildi darp edilen gariban için belki de çok hak ediyordur dedi
                          Hukuku ve hakkı öteledi,
                          insan olmanın şiarından demek ki nasipsizdi, seslenmedi

                          Birçok sualler aklıma geldi
                          Bu akadar kayıtsız kalmak hangi izanın afakı olmalıydı,sinirlenmemek gerekti
                          Siren sesleri kulağımıza ilişti, demek ki çok geç olmasına rağmen gelebilmişlerdi
                          Lakin takat mi kaldı, akıl ve vicdan nereye bırakıldı,talan eden mi kazanmalıydı

                          Tekme tokat arabaya bindiriyordu
                          zavallının heryanı kanrevan içinde kalmıştı, nihayetinde bir genç o an atılmıştı
                          Kendine gelen şahitlerde katılmıştı ve o caniyi kıskıvrak yakalamayı başarmıştı
                          Kadın yere yığıldı, hıçkırıklar sağanağı durmuyordu ve o an nasıl medet umuyordu

                          Her taarafı yarabere içindeydi
                          İnsan denen onca kalabalığın şahitliği refakatinde canın katline ramak kalmıştı
                          Nesil ne kadar farklılaşmıştı, millet olmanın sürur ve kıvançı mı kalpten alınmıştı
                          Hukuk niye vardı,
                          insanınsuş işlemesi bu kadar futursuz mu olmalıydı, niye ayıptı

                          Mustafa CİLASUN

                          #791792
                          Anonim

                            Firkatin gözyaşlarımın ahuzarı oldu!

                            22746.jpg

                            Bilmem ki hala nerdesin
                            Bilinmeyenlerin adresinde bir sersin, sessizliğin kadirinde seyredensin
                            İçimi burkan, nefesimi sarsan ve ruhuma ızdırap yaşatan bir
                            aşk-ı nefessin
                            Söyle hala neden imtina edersin,çekincelerinin kıskacında kalmış bir asudesin

                            Hiç düşünmez misin
                            Bir can olduğumu neden ihmal edersin, merakıma elemin sabcılarını zerkedersin
                            Kalbinin şehrine malik olamadım, meramımı niye anlatamadım, yıllardır ağladım
                            Birgün karşıma çıkarsın sandım, yazdığım
                            mektupları bir sır gibi anbean sakladım

                            Kalbimi hicran bırakmıyor
                            Ruhum
                            hüzünle artık başedemiyor, takatim çekiliyor, gözlerim de fersizleşiyor
                            Nereye baksam, bir ses duyacağım diye etrafıma bakınsam, umudum bedelleşmiyor
                            Bir ses ver veya kelamın lisanıyla hissiyatını hasret,göçüm başladı ibret söylüyor

                            Sukut etmeyi aşk saydım
                            Sabretmenin rüknüyle barıştım, bahtımın kazasına kanaat etmeyi başardım
                            Ne kadar hasretim varsa ummanın nazarına bıraktım,yadımla umudu yaşadım
                            Lahza kimin, nefes mefkuresiz mi neyleyim,kim diliyorsa hevesimi teslim edeyim

                            Hazanın nazarında azadeyim
                            Keyfiyeti artık neyleyeyim, nefsi muarızlarımdan koşulsuz arileşmeliyim
                            Emellerin hülyasından vazgeçmeliyim, düşlerim çıkacaktır diye beklelemeliyim
                            Kalbimin sahibine iltica ederek, tefekkür etmeyi ve sabırla dirilmeyi öğrenmeliyim

                            Ne kadar vaktim kalmışsa
                            Cehtiyle ram olmaya Rabbim sağlık verirse, azmiyle canhıraş namzet olacağım
                            Ecrin ve infakın ülfetini yaşamaya gark olacağım, bir kimseye bağlanmayacağım
                            Yalın bir ümmet olmayı, asabiyetlerden korunmanın umuduyla
                            aşkla yol alacağım

                            Mustafa CİLASUN

                            #791793
                            Anonim

                              Her lahza sineme açık açık neler söylüyor!

                              23883.jpg

                              Her vakit gün çekiliyor
                              Yeniden dirilişin
                              aşkıyle sessizliğin edebine bürünüyor
                              Düşünmek yetmiyor, tefekkür fikiriyat istiyor, muhayyilem iflas ediyor
                              Anlamak, vecdine kanmak, aklın ve idrakin aidiyetiyle tevdi edilenler hıçkırıyor

                              Nedenler karşıma çıkıyor
                              Sual etmek kifayet etmiyor, ihlas erbabı uzlet iştiyakıyla bekliyor
                              Ruhum niçin sessizliğin ikliminde bekliyor, kalbim nazargah olduğunu biliyor
                              Neden zafiyetler bir afat misali irademi törpülüyor, nefsim hala neleri emrediyor

                              Nefes elhak müddetlidir
                              Akıl ve izan bunu fark etmek için bahşedilen en nadide ülfettir
                              İdrak ruhun yetisi, vicdan mizanın asudesi, vakit bahtın kazasında ki iradidir
                              Neye meyledersen, niyetine ne kadar kefilsen, tercihlerinde hürsün, hesabın kimedir

                              Ömür su misali akıyor
                              Okumaya imtina ettiğim onca say
                              faların hicranı karşıma çıkıyor
                              Kalbimi
                              hüzün kaplıyor,sessiz çığlıklarım sancı veriyor, üzülmek niye yetmiyor
                              Ruhumun hicran damlaları durmak bilmiyor, onca
                              kelimeler imdadıma yetişiyor

                              Aşk,kalbi inşirahtır
                              Ruhunu idrake kavuşturan payesidir,ihsan üzere ne latiftir
                              Kalbinin farkını yüreğinden arileştiren ancak bilir, her nefesin hesabında erktir
                              Vuslat için mihenktir,sırat için vecdir,kabir için hilmdir,
                              ölüm için ne muhabbettir

                              Gönül yarasını çok görme
                              Vurgun yemiş bir nefes görürsen sakın ola ve asla kibirlenme
                              Bir kadae mahkumuymuş da deme, kader mahkum etmez, hayır nerdedir bilinmez
                              Hamdına erişmediğin, halini acziliğin kefenine bürümediğin taktirde kulla eğlenme

                              Mustafa CİLASUN

                              #791876
                              Anonim

                                Ey hak diyordun,ben ise gelip geçiyordum!

                                20470.jpg

                                Anlıyamıyordum, bazen acaba diyordum
                                Kimi
                                zaman tedirginliğimi saklayamıyordum,fakat aşikar eylemiyordum
                                Kimi vakit gizlice bakıyordum, tepkin nasıl olacak diye merak içinde bekliyordum
                                Hasrettiğimiz vecdimizin kesişmediğini biliyordum niye farklı letaiflerden besleniyordum

                                Aynı lisanı konuşuyorduk ama, fakat’ı vardı
                                An ve vucut bulan
                                zaman suallerimiz için bir çözüm olmadı, yıllardır gözyaşı aktı
                                Sabır demek ki hakkıyle anlaşılamayan fırsattı, kanaat etmek ruhum için nasıl vuslattı
                                Kırgın bir kalp, bitap olmuş bir ruh yeniden canlanırmıydı,umut ziyadesiyle niye hicrandı

                                Bir ömür söyleyemedim, sabır içindirendim
                                Kim ne söylerse eyvallah.gif demeyi gaye edindim, muhakkak ki bir hikmeti vardır dedim
                                Nisa kimnliğinde gizlenen suhuleti yıllarca bekledim, o kaygılarından arınmanı bekledim
                                Elbet biz de
                                gülebileceğiz birgün diye her sancı ve elemi halde demledim, şikayetlenmedim

                                Ahdimin takipçisiydim, taviz vermedim
                                Fakat gerekçesiz yargılanmayı hiç beklemezdim,zanların hasmı olan bir zadeydim
                                İtilaftan maksat nedir diye sual eylemiştim,sen ise nedense o sessizliğine bürünmüştün
                                Şer-i delillerin hülasasında hakkı tespit ve batılı reddetmek değil mi diye tekrar etmiştim

                                Fakat sen, hiç seslenmeden çekilmiştin
                                Kuytu köşende sanki bir elemin içindeydin,adeta sahipsiz biriydin, ne kadar üzerdin
                                Kendimi yıllarca mahkum ettim, neden meram-ı halini anlayamıyorum diye söylenirdim
                                Çünki sen benin emanetimdin kimsaye serdimi ayan edemezdim sabır içinde nefeslenirdim

                                O an kendi kendime bir söz vermiştim
                                Kendisi
                                gülene kadar asla gülmeyeceğim diye kanaate eriştim,yaşamak adına üzgündüm
                                Bahtım böyleymiş mi demeliydim, neden gerekçeleri için gayret etmemeliydim, direndim
                                Üzülmeni nedense istemedim, mahkum eden
                                gözlerinden, bir ömür muhabbet beklemiştim

                                Mustafa CİLASUN

                                #791878
                                Anonim

                                  Ne vakit hıçkırığa kansam, yadınla avunsam!

                                  19894.jpg

                                  Gün geçmiyordu ki naif halini anmayayım
                                  Hasretmiş olduğun ülfetin şadıyla ağlamayayım,bu yalnızlığıma kızmamayım
                                  İçime dert olan kederi ummanın suhuletine bırakmayayım, yıllarsa sır gibi saklayayım
                                  Umudun vecdiyle, ufkumun mecaliyle yeniden başlayayım, şu derd-i gamımı da unutayım

                                  O zarif parmaklarınla yazdığım nameler
                                  İçinde alıp sürükleyen hareler, ruhumu mest eden payeler sanki kalbimi okşuyordu
                                  Hiç bırakmak istemiyordum, mütemadiyen içinde ve o nefesinin islerinde kalıyordum
                                  Sessiz bir şekilde
                                  gözlerimden gelen melalimi bırakıyordum, fakat sen artık duymuyordun

                                  Ram olduğum, eşiğinde vucut bulduğum an
                                  Gönlümü enginliğine kavuşturan
                                  zaman, mefkureme anlam katan ibretli furkan
                                  Ancak teskin ediyordu, ruhumu bizarlığından kurtarıyordu, hicranı ne
                                  güzel anlatıyordu
                                  İbretin her sahnesi o an önüme seriliyordu,evet, bilgisizliğim hüznümlekarşıma çıkıyordu

                                  Neden firkatinin prangasında yalnızım
                                  Fevkalade perişan ve mecalsizim,adeta bahtının savurduğu bir dilenci mesabesindeyim
                                  Nazar eden
                                  gözlerden himmet bekleyen, kör kuyuyu sessizce suya gark edenin eşiğindeyim
                                  Artık bu vakitten sonra aciz köşeme çekilirim, kimseye söz etmeden nefeslenmeyi dilerim

                                  Aklıma gelen ne varsa, umut kalbimin olacaksa
                                  Elhak sahibime iltica ederim hakkın ve hakikatin didarında ömrü vakfetmeye dua ederim
                                  Yadettiğim kim varda, nefein sahibi her vakit en yakınımdaysa söyle nasıl şikayetlenirim
                                  Boynumu bükerim, bahtıma kanaat ederim, zafiyetlerim içinde affı mağfireti talep ederim

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 376 ile 390 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.