• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 391 ile 405 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #791953
    Anonim

      Ağlama kalbim, hicranın ahıyla burkulma!

      20896.jpg

      Her lahza geçip gidiyor seslenmeden
      Simende bir iz bırakıyor lal olmuş halinden, mütrebessim çehresinden
      İdrakinm bu ahval üzere hayli fakirken, bilmem ki ne gelir hala şikayet etmekten
      Bir ömür nedamet bu sinemdeyken, sürurun o izleri yüreğimden sessizce kaybolmuşken

      Kime ne söylerim,kuytu köşemdeyim
      Gelenin halinden ,geçip gidenin melalinden ne anlarım, kanadı kırılmış azadeyim
      Hazanın rengiyim, hüznün müdavimiyim, toprağın yadettiği yalnız kalan bir nefesim
      Nerdeyim, hangi hal üzereyim, kıt aklımla sanki sarhoş olmuş zavallı bir can-ı avareyim

      Sığınırım efkarıma ve derd-i gamıma
      Aman vermeyen her bir sızıya, yüreğimin dinmeyen sancısıyla, sukut ettiren ahuzarımla
      Umut besledim yıllarca, hülyalar derledim yalnızlığımla, yadına eriştiğim yarin nazıyla
      Başbaşa kaldım anılarla, okumaya çekindiğim mektuplarıyla,hasret kaldığım o kelamına

      Artık bir çare olmadığına kani geldim
      Şikayetlenmek ve nedamet içinde nefeslenmekten badirelerin sahraya anbean eriştim
      Hangi devanın adresinde nefeslendim ve gönlümün şehredilmesine ırsat verdim, inledim
      Yıllarca kime ne söyledim, en yakınlarımdan gizledim o sessizliğin yalnız müdavimiydim

      Yıllara ne istiyorsunuz benden dedim
      Figan eden halimi aşikar eyledim, bahtıma çaresiz kanaat ederek susmayı öğrendim
      Kuytu köşelere meylettim, kanadı kırılım bir kuş misaliydim, gözyaşalarımla yürüdüm
      Lafazanlığı hiç sevmezdim, ne derlerin furyasında kefilsizdim,dramatik bir hal üzereydim

      Dinlediğim şarkılar içimi açıyordu
      Sanki yıllara sari suskunluğumu şehreden birer tanıktı,içinde saklanılan bir zaman
      Kiminin derdi, kiminin emeli, kiminin tükenmeyen hevesi vardı,bir an içinde ki harmandı
      Giden ahıyla gitti, kalan umudun prangalarında tutulu kaldı, kalp neden hiç anlaşılmadı

      Mustafa CİLASUN

      #791954
      Anonim

        Geriye ne kaldı, ruhumun hicranı niye farktı!

        20178.jpg

        Artık silmek istiyorum bu gözyaşlarımı
        İçinden çıkamadığım bin bir sıkıntıları, yüreğimi sağlayan derin acıyı
        Susmak kifayet etmiyor, direnmek alıp uzaklara götürüyor, sabır imdadıma yetişiyor
        Meşkaleye dalsam, herşeyi unutmak için uğraşsam, düşlerin furyası peşimi bırakmıyor

        Yoksa ben kendimle barışık mı değilim
        Hala bin hüzün ile suallerin takibindeyim, sanki bir hafiye misali yalnılaşan nefesim
        Muhakemem ne kadar istikaemetimi belirler, istişarem hangi vadinin izlerini işaret eder
        Gönül neye meyleder, ukteleşen feryatlar neden kemaliyet için derdest olmayı elan öteler

        Nefesin sahibi bu fakir halimden ne bekler
        Tevdi edilen emanetler ihmalkarlığıma şahitlik eder, kalbi lekelerim arileşmeyi bekler
        Hangi nefen halime kefil olmayı teyit eder, bu kadar viranelik ahuzarlığıma elbette yeter
        Nereye baksam, içinden çıkılmaz zamana dinmeyen figanımı anlatsam, dinecek bu keder

        Gözlerim günlerdir neden uykuya hasret
        Vecdiyle felaha erişeceğim, ümidiyle beslendiğim, sabrıyla filizlendiğim hangi fedret
        Sanki içimde yaşıyorum medceziri, sinsice esaretiyle nefeslendiğim hevesleri ve o ukteleri
        Nizama nuhtaç ahvalimi, fikretmeye fevki yetişmeyen kıt aklımı, korkutan elem sancıları

        Bir aziklik var içimde, yılların hamasetiyle
        Dile gelen kelamın ahıyla, medet uman serabıyla, hikayeleşen ayetlerin ibretli yadıyla
        Hangi lisanı öğrenmeliyim, hal dilini mi talim etmeliyim ve gönül kırmamanın umuduyla
        Çaresizlik ne kadar bedbah bir bedelmiş, ihmal edilenlerin beklediği umut turabı namıyla

        Aklım çok karışık, izanım evet, bulanık
        Niçin hesabım bu kadar açık, mizan mefkuresi içimden çıkmayan uyanık ve tanıdık
        Bir söz vermiştik, sanki bedelsiz bir ömür tükettik, mağfireti hangi manada nefeslendik
        Müddetin aşkıyla neye şahitlik ettik, ecrin harıyla nevakit vicdanımızla yüzleştikmiştik

        Mustafa CİLASUN

        #792004
        Anonim

          Sinemde bir sersin, hasretin payasinde ülfetsin!

          288225.jpg



          Gün gelir unutursun demiştim
          Sana halin çetrefilliğinden hazinle bahsetmiştim
          Kalbimin ikliminde
          sevginle serinleyerek seni tembihlemiştim

          Lakin akan zaman harmanında
          Ve hasadın cenahında yalnızlığımla yine andım
          Senden kalan an ve hazları terennüm ederek öyle sabahladım

          Yalan desem de içim el vermiyor
          Mütemadiyen vefayı sorgulayarak seni yad ediyor
          Muhabbet dirliğinde ve kalbin erdemliğinde seni hiç bulamıyor

          Öyle zor ki bu anı ve hali yaşamak
          Ummanın dehlizlerinde kulaç atmak misali bir kor
          İçimden atmak ve ruhumun sancılarından çıkartmak kolay mı

          Ah titremelerimle ateşte yanıyorum
          Ürpertiler zerresinde kalbimin hicranına kanıyorum
          Öylece savruluyorum ve umutlarımla hazanı haz ile kokluyorum

          Umut işte dinmek bilmiyor ve arıyor
          Aşkın türabında ve gönlün cenahında sürurla anıyor
          Gıyabında yüreğim ah çekerek, halinin ikliminde bahtını diliyor

          Şimdi ne yaparım, hüzün için varım
          Sevdanın harında sayıklarım ve sevileni
          aşkla anarım
          Kimliğimin pervazlarında ve hasretin dergahında vefayı sorarım

          Yaralı bir kuş misali şimdi kanatsızım
          Ufuklar bendinde şevksiz yaşayan solgun bir baharım
          Ömür sayfamda ve kalan anlarımla tefekkür dirliğinde yaşarım

          Aşk ikliminde bahardır ve çok anlamlıdır
          Her kim hakikatle dilerse her mevsim
          aşkla başkadır
          Kalbi hicran vuslat içinde tazeliğini koruyan sevdanın salasıdır

          Ölümle aşk anlamlaşan bir bahtiyarlıktır
          Korkular kalbin dirliğinde anlamını kaybeden zandır
          Muhabbet ve nitelik şuur birliğinde şenlenen renklerin şahıdır

          Mustafa CİLASUN

          #792005
          Anonim

            Hiç bilmesen, yadetip firkatine eriştirmesen de!

            285204.jpg

            Ne söylesem nafile biliyorum
            Bizzat yaşamadan ve halde demini bulmadan
            Kalbin itminana doymadan ruhun sancıdan arınmadan olmuyor işte

            O hal bir başka melal diyorum
            Hissiyatımın renklerinde fevkalade haz alıyorum
            Lakin her nasılsa onu anlatmaya muaf fak olamıyorum ve susuyorum

            O vakit kalbimde asudeleşiyor
            Ruhum bir seyyah olarak adeta kıtaları dolaşıyor
            Sevdam mütemadiyen harlaşıyor ve kudret halimde azimle korlaşıyor

            Biliyorum edepten anlamam
            Ve
            edebiyatın rüknüyle nefesimi anlamlaştıramam
            Halimde derlediğim ve yıllara sari sefilliğimle varlığımı hasredenim

            Nefesten ziyade sermayem yok
            Edepten maada keyfiyetim dirliğimde nedense yok
            Tefekkür muhayyilem fevkalade çok ve umutlarda gerekçelerde ne ok

            Öğrenmek meraka tabiidir
            İdrak
            insan ikliminde fevkaladeleşen gülü badiredir
            İzan kulluk birliğinde ve zihin kalbin sezgisiyle inkişaf içinde sebeptir

            Nice güftelerde ne gizlidir
            Aşk neden mevsimlere tabii olmayan hazzı
            güzelliktir
            Gönül ikliminde ritmini bulan suhulettir ve bir ahenk içinde haysiyettir

            Gel korkularını yenerek dinle
            Urbasız tende
            aşk bir bahane ve kalbin fakirliği senle
            Ruhun asudeliği anlam bütünlüğünde ve hakiki
            aşk sor kiminle derdinde

            Mustafa CİLASUN

            #792021
            Anonim
              Halime duçar olur nefesin, sessizliğin lal olan dilisin!

              254455.jpg

              Henüz titreşimler başlıyordu
              Hissiyatım renklerin birliğinde edep diliyordu
              Kalbim yıllara sâri suskunluğunu terk ederek şevke erişiyordu

              Meğerse gönülde ne baharlar
              Hazanın mahzunluğunu anlatan sessiz çığlıklar
              Baharın sancısıyla ses vermez ağıtlar vaktin zuhurunu bekliyor

              Ne vakit seni ansam yağmurun
              Meltem asudeliğinde hazzın ve bekleyen bahtın
              Tecellisi aklıma geliyor ve derin düşüncelere doğru yol aldırıyor

              An ve vaki olacak zamanını anan
              Aşk için çırpınarak sevdanın rahlesinden kaçan
              Ecrin pervazlarından içtinap ederek heveslerine boğulan her can

              Neler anlatıyor kalbime bilsen
              Nefesin müddetiyle bütünleşerek hicranı yensem
              Ölüm için nefesi zikredip irfanı seçsem ve senin ülfetine erişsem

              Kalbinin derinliğinde seyretsem
              Haiz olduğun z
              arafeti temaşa ederek nefeslensem
              Gönlümün umutlarını çok görmesen ve bir şevk ile seslenip yücelsen

              Ne kaybettirir sana anlayabilsem
              O vakit çekilirim sinemin derinliğine ve sessizliğimle
              Nefesim her ne kadar seni zikrederek kalbime
              hüzün tohumu ekse

              Gam değil razıyım virane halime
              Yeter ki sen serzenişlerinle kalbimi titretip nefeslenme
              Razıyım senden gelecek sitemli her nefese hicran hali yâd etse de

              Görünme artık fersiz gözlerime
              Kalbim her ne kadar darbı mesel ederek sırrını derlese
              Ruhum ruhunun müstesna
              güzelliğinde ve senin saadetin için sukutta

              Niyazım aşk seninle anlamlaşsın
              Sevda harıyla semaları aydınlatsın ve yıldızlara anlatsın
              Her sırrın saklı kalsın, mefkûren tefekkürünle nur salsın ve anılsın

              Halime duçar olur nefesin, sessizliğin lal olan dilisin!

              254455.jpg

              Henüz titreşimler başlıyordu
              Hissiyatım renklerin birliğinde edep diliyordu
              Kalbim yıllara sâri suskunluğunu terk ederek şevke erişiyordu

              Meğerse gönülde ne baharlar
              Hazanın mahzunluğunu anlatan sessiz çığlıklar
              Baharın sancısıyla ses vermez ağıtlar vaktin zuhurunu bekliyor

              Ne vakit seni ansam yağmurun
              Meltem asudeliğinde hazzın ve bekleyen bahtın
              Tecellisi aklıma geliyor ve derin düşüncelere doğru yol aldırıyor

              An ve vaki olacak zamanını anan
              Aşk için çırpınarak sevdanın rahlesinden kaçan
              Ecrin pervazlarından içtinap ederek heveslerine boğulan her can

              Neler anlatıyor kalbime bilsen
              Nefesin müddetiyle bütünleşerek hicranı yensem
              Ölüm için nefesi zikredip irfanı seçsem ve senin ülfetine erişsem

              Kalbinin derinliğinde seyretsem
              Haiz olduğun z
              arafeti temaşa ederek nefeslensem
              Gönlümün umutlarını çok görmesen ve bir şevk ile seslenip yücelsen

              Ne kaybettirir sana anlayabilsem
              O vakit çekilirim sinemin derinliğine ve sessizliğimle
              Nefesim her ne kadar seni zikrederek kalbime
              hüzün tohumu ekse

              Gam değil razıyım virane halime
              Yeter ki sen serzenişlerinle kalbimi titretip nefeslenme
              Razıyım senden gelecek sitemli her nefese hicran hali yâd etse de

              Görünme artık fersiz gözlerime
              Kalbim her ne kadar darbı mesel ederek sırrını derlese
              Ruhum ruhunun müstesna
              güzelliğinde ve senin saadetin için sukutta

              Niyazım aşk seninle anlamlaşsın
              Sevda harıyla semaları aydınlatsın ve yıldızlara anlatsın
              Her sırrın saklı kalsın, mefkûren tefekkürünle nur salsın ve anılsın

              Mustafa CİLASUN

              Mustafa CİLASUN

              #792023
              Anonim

                Müddet-i nefesin dirdarında ki ey yolcu!

                307203.jpg

                Vuslatın serabından içersin
                Kalbinin letafetleriyle sinenden sahifeler seçersin
                Kim bilir hangi umutta demsin ve sabrın vuzuhunda kedersin
                Zihnin girdaplarında çilesin, azimetin bağrında sefilsin ve iradene kefilsin

                Nice bahtlar umuda kanıyor
                Yağmur damlaları ötelerden ikramla hicranı anıyor
                Sevda mevsimlerinde gönül yol alarak
                aşkın serencamına uzanıyor
                Umut kanaat ikliminde pervazlarda yeşeriyor ve
                güle tebessüm gönderiyor

                Aşkın çemberi ihata ediyor
                Dil her ne kadar bizar kalsa da, edebiyle anlamlaşıyor
                Yol yolcularını bekliyor, han yalnızlıktan korkuyor, kalbin ne diyor
                Öyle bir
                aşk rıhtımı ki ruhumu okşuyor ve rüzgârların muştusu haz veriyor

                Haklısın ki bahar sürurdur
                Hazan umutlar sofrasında solgunluğa giden nağmedir
                İşte o vakit kalbin biçaredir,
                geceler senin için anlaşılmaz kederdir
                Karanlık duygular ve arza akseden umutlar çare adına muhabbeti bekliyor

                Bilir misin şairin ağıtını
                Yanmadan yazan çaresizliği, hevesler için hederliğini
                Nedensizlik yokuşunda yudumlanan sefilliği ve fersiz
                gözlerde şevki
                Söyler misin hesapsız ne var kâinatta nitelik ruhun hakikatinde niye nöbetçi

                Ey yolcu rüzgâr arkadaşın
                Biliyorum ki umutların sırdaşın, Süreyya yıldızı hazzın
                Tefekkür sevdan, kanaat urban,
                ölüm ancak halinde sürurlu sayfan
                İzlerinle anlamlaşan, melalinde çığlık çığlığa şafaklara umutla bağlanan
                Nefesin kadrinde ve hevesin renklerinde tuval üzerinde resmettiğin manzaran

                Gönlün sanki bir çağlayan
                Aşk sessizlik yortusunda kalbi inşiraha soyunan muazzam
                İhsan sadakatinde, ihlâs kendi saadetinde, tevazuu nefsin kadrinde gam
                Ey ayan olan, nefesin mühletinde çare arayan, umut filizlerini hakka yollayan

                Ne olur bir an yese kapılma
                Ruhun hissettirdiklerinde uzak kalma ve illaki kalbini anla
                Aşikâr olan ayetlerden korkma, hikâye edilen hakikatlerden uzaklaşma
                Artık vuslatın tınısını anla, hesabın neticesini unutma ve yolun başlangıcında

                Mustafa CİLASUN

                #792075
                Anonim

                  Sinemi meftun bırakan o firkatin ve sessizliğin!

                  166550.jpg

                  Bazen
                  Can çıkmadan huy çıkmaz derler ya
                  Ruhun daralmalarında ayazlar kuşatır anla

                  Kalp
                  Sahibinden azade olunca nahoş umutla,
                  Sevda kuraklığında aşk derin acılar tadında

                  Senin
                  Huyuna, umut için solgunluğuna aşığım
                  Halinde taşıdığın o mefkûrenin sancısındayım

                  Teninin
                  Naifliğinde ben soluksuz devrancıyım
                  Ben tenimde kiracıyım, ancak seninle hancıyım

                  Bizi
                  Muhabbete gark eden ziyadesiyle manadır
                  Aşk, nur ikliminde taliplisini arayan kervancıdır

                  Gülün
                  Kokusunda, ötenin sultasında aranacaktır
                  Şayet murattan bahsedilecekse şaşılmayacaktır

                  Renklerin
                  Envai çeşitleriyle heveslerini destele
                  Zevklerin azamisinde düşün nefeslerini tüketme

                  Nihayet
                  Ömrün takip edileceği zaman hanesinde
                  Ruhun ilk adresin kayıplarında gidiyor adımlarla

                  Ben
                  Seninle bahtiyarım ancak sol yanım ağrısa da
                  Hicran şarkıları beyhudeliğime bir selam salsa da

                  Hasret
                  Damarlarımda kuruyan kanın tek ahı olsa da
                  Ruhum kendi sarhoşluğunda, kalbim Hakkın yolunda…

                  Mustafa CİLASUN

                  #792076
                  Anonim

                    Kalbim, hilkatim, hakikatim ve gerçeğim!

                    166435.jpg


                    Hepimiz

                    Gelmiştik bir şekliyle
                    Nasip olunacak dirliğin alınacak nefesleriyle

                    Hilkatin

                    Takip edilecek izlerinden giderken
                    özlemi çekilen, yüreği ısıtan, sevgiye kavuşmak

                    Bu sayede

                    Aşılmayacak bir engel çıkar mı
                    Katlanılmayacak çile ve çıkarılmayacak bir varlık

                    Mefkûreleşen,

                    Umutlar yumağı olarak sineleri coşturan

                    Aşk ve sevdayla vakfedilen canla inzivayla gidilir

                    Yoksa

                    Asırlarca onca çileler niye çekilir
                    Yaratan eza etmek için mi bizleri halk etmiştir

                    Niçin

                    Tebliğ eden mübelliği göndermiştir,

                    Neden kızgın çöller ikliminde gülü işaret etmiştir

                    Kalpleri

                    Neden iman hakikatine erdirmiştir,

                    Hiç esirgemediği tebessümü hoşgörüyü öğretmiştir

                    Onu yaratan,

                    Aynı anda tuğyana sabırla bakandır
                    Mühleti anlamlandıran ve hikâyelerle uyaran haktır

                    Sadece

                    Ve yalnızca mürebbiyelerle,

                    Vesilelerle aklı, izanı gerçeğe davet eden zarafetti

                    İnsan

                    Fıtratına uygun olmayan,

                    Edebi ve zihni tarumar eden zilleti haberdar ederek…

                    Azabın

                    Nihayetinde temizlenecek
                    Ona duçar olmayanlar, sabrı bir erdem sayan canlar

                    Efendiler

                    Efendisinin sancağı altında nefeslenerek
                    Dirilişin,
                    ölümde süzülüşün itminanlığıyla göçüp gitmek

                    O an ve

                    Zaman kavramının anlamının manalaştığı
                    Batın içinde zahire kapı aralayan ummanın denkliğinde

                    Vuslatın işaretleri,

                    Faziletin hikmeti ve çilenin keyfiyeti

                    Aşkla işliği anlaşılacak ve bahar gün gibi açığa çıkacak

                    Mustafa CİLASUN

                    #792077
                    Anonim

                      Yadettiğim bir an, ruhuma işleyen zaman!

                      171826.jpg

                      O an çok çaresizdim

                      Suskunluğa mahkûm olacak kadar halsizdim

                      Kime ne diyebilirdim, terennüm ettiğim derdin esiriydim

                      Babam hayli saftı

                      Anam mutfak adına mütemadiyen kaygılıydı

                      Yokluk yanı başımızda, hicran her zaman karşımızdaydı

                      Maaş vakti gelince

                      Münhal olduğu üzere babam hiç bulunmazdı

                      Anam sabaha kadar uykusuz kalır ve beni de uyandırırdı

                      Gün ışımadan

                      Çarşıda ne kadar sabahçı kahve varsa bakardık

                      Korkuyla barışık yaşardık, henüz okul başlangıcına uzaktık

                      Ne derman vardı

                      Ve ne de binecek bir vasıta için karşılık vardı

                      Soğuk ve kaygı, korku ve ön yargı bir telaşla yanımızdaydı

                      Bu o kadar acıydı ki

                      Babam namına sinemde buharlaşan bir sancıydı

                      Aile niye vardı, efrat kim için kutsiyet cenahında hayâydı

                      Çok susamıştım

                      Yürümekten bizardım lakin anneme söylemezdim

                      Onun hicranını artırmamak adına çaresiz sukuta geçerdim

                      Aramak nafileydi

                      Yorgunluk her halimizde serzenişlerin habercisiydi

                      Annem nedameti davet ederek bedduaların refakatindeydi

                      Ne sıcak bir ekmek

                      Ve ne de hasreti çekilen bir yudum çay bulunmazdı

                      Her zaman denesiz çorba ve bir haftalık pişen ekmek vardı

                      Babam maaşı bitirince

                      Arkadaşlarının tavsiyesiyle bir âlemin keyfiyetinde

                      İki gün sonra karşımızdaydı, lakin ne para ve ne de ar hardı

                      Mustafa CİLASUN

                      #792078
                      Anonim

                        Bilmem ki ne haldeydim, yitik bir nefes misaliydim!

                        171204.jpg


                        Gözlerimden yaş boşalıyordu.
                        Oysaki bu konuda pek alışkanlığım yoktu.
                        Halin fakirliğinde, kalbin
                        sevgiye hasret iklimiyle nefesleniyordum.

                        Yapraksız bir dal misaliydim.
                        Şevksizliğe gark olan hicranı abideydim.
                        Ne
                        gülmeyi bilirdim ve ne de tebessüm için yüreğimi hasredendim.

                        Bilmek için erdemden azadeydim.
                        Düşünmek için bilmeyi, idrakle hissetmeyi özümseyemezdim.
                        Hoyratlığın kadrindeydi takatsiz nefesim ve çok fakirdi bildiklerim.

                        Tekâmül adına, sevda babında,
                        Aşksız kurak ayazlarda, poyrazın hırçınlığında,
                        Kan çanağına dönen
                        gözler ve hissiz nefesler lahuti şiirler dinler.

                        Alp götüre bir zaman dilimine,
                        Kahraman Tazeoğlunun sesinden arazını dinliyorum.
                        Yüreğin burkulduğunu, dilin kuruduğunu,
                        gözler boşalınca hissettim

                        Şiir adına her ne yazılsa az dedim.
                        Sarsılan hislerimle titremeye başladı tüm bedenim.
                        Ben ne kadar sefilim, kalbi hissedişleri ben nereden bilirim dedim.

                        Avuçladığım toprağı öylece sıktım,
                        Ve
                        gözlerimden akan yaşlarla onu nemlendirdim.
                        Kokusunu içime hasretle çektim ve iklimlerin seren camına kilitlendim.

                        Hissetmek adına kalbi olmak dedim.
                        Ruhun insicamından uzaklığımı bir bir
                        gözden geçirdim.
                        Hilkatin muvacehesince, aklın mücerretliğinde nefsimi güncellemiştim

                        Hasreti ve özlemi yeniden anladım
                        Sevda adına yanmayı,
                        aşk babında kanmayı tanımladım.
                        Ötelerin hazzıyla, vuslatın kalan say
                        falarında, gül kokusuna yaslandım.

                        Çaresizliğimle el açıp yakardım.
                        Nefesin kalanlarıyla, ömrün devranında hardım.
                        Tek başıma kala kaldım, arkama dahi bakmadan suskunluğa uzanmıştım.

                        Mustafa CİLASUN

                        #792081
                        Anonim

                          Talihi Rana, bahtı cennet olasıca dediğim…

                          30917.jpg

                          Satırlarınızda ;

                          Bazen ;

                          İstanbul benim canım;
                          Vatanım da vatanım…
                          İstanbul,
                          İstanbul

                          Diyen Necip Fazıl’ı…

                          Bazen ;

                          Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
                          Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
                          Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
                          Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

                          Mısralarıyla Nurullah Genç’i…

                          Bazen ;

                          Mona Roza, siyahgüller, ak güller
                          Geyve’nin
                          gülleri ve beyaz yatak
                          Kanadı kırık kuş merhamet ister
                          Ah, senin yüzünden kana batacak
                          Mona Roza
                          siyahgüller ak güller

                          şiirinin sahibi Sezai Karakoç’u…

                          Bazense ;

                          O’na dair satırlara istinaden yorum yapamadığım,
                          divan
                          edebiyatının idolü olarak gördüğüm İskender Pala’yı buluyorum, görüyorum..

                          Nur alası, nur olası, nur olup bu alemden çıkası… Gözü, gönlü nurlanası…

                          Kaleme kuvvet, yüreğe sağlık, cedde rahmet

                          Vakt-i Cuma… Duaların makbul olduğu vakitte, dualarınızda yer almak duasıyla…

                          Cevaben yazdığım:

                          Zarafetinizle bu bedbin ve zavallı nefesi meftun eylediniz.

                          Ruhumun seyrinde, umutlarla şakıyan bir meşale misali yücesiniz. Bilesiniz..

                          Edebin yudumlandığı, edebiyatın sazendeleri üstatlarla anılmak
                          Ne diyeyim ki yüreğinizin asudeliğine karşı nasıl mümkündür duyarsız kalmak

                          Fazlasıyla hak ediyorsunuz, niyazlar için şimdi müsterih olunuz
                          Fakir sefilliğimden sudur edecek dileklerimle, umudunuza gark olasınız

                          Emanet sayfama fevkalade renk kattınız takdirler sizin hakkınız
                          Bu anlamda kalbinizi, ruhunuzu sahibine emanet ediyor ve selamlıyorum…

                          Mustafa CİLASUN

                          #792082
                          Anonim

                            Gönül yanar, dil susar,lisan-ı halden kim anlar!

                            30482.jpg

                            Sanki bir yangın sonrasındayım yol boyunca
                            Adım adım hicran yakamda,
                            hüzün sinemi hadsizce dağlayınca
                            İçim burkuluyor sessiz kalınca, kapımı çalan bir umudun nefesi olmayınca
                            Fersiz kalıyor
                            gözler, unu takip eden izler, ruhumu bizar bırakıyor onca taraneler

                            Başım ellerimin arasında, çaresiz bir nazarla
                            Yüreğimde başlayan tufan anbean bahtımın lahzasında, hazanın ahıyla
                            Figan ediyor gönül, lalleşiyor şevksiz dil, hiç aman vermiyor bihaber soluğuyla
                            Nereye baksam, içinden çıkılmayan bu
                            zamana derd-i gamımı anlatsam korkuyla

                            Neden bin hüzün ile bir yol alır ve yaşarım
                            Suaallerin peşine takılırım,halimin fakirliğine ibret içinde bakarım
                            Gönül kapımın açılmadığına yanarım, kalbimin inşiraha hasretini nasıl anarım
                            Sessiz bir şekilde, temaşa eylediğim iklimin zindeliğinde umudumla lahzaya ramın

                            Gözlerimin pınarı kurumuş yaş akmaz
                            Bir gönülde şefkat ve muhabbet hasıl olmayınca
                            rahmet niye sual eylemez
                            Firakımda fidanlar yeşermez,
                            gül-i nihalden haber beklenmez,umutlar hiç gülmez
                            Aklım kıt hikmetine erişmez, idrakim kapalı lütfundan
                            aşkıyla niye nasiplenemez

                            Kuşlar kanat çırparken, kuzular melerken
                            Kelabekler rengarek sürurun şevkiyle aidiyetlerine sadakat ederlerken
                            İzanım ve ruhum bu hakikati yakinen bilirken, tercihlerim ki ahvalime ağlarken
                            Sinem feryat eder, vicdanım kalbime an be an neler söyler, vakit geçti artık mı der

                            Sus artık ne olur yüreğim kaldırmıyor
                            Lisan-ı halimin fakirliğine herkes kıs kıs
                            gülüyor, lakin gönlüm el vermiyor
                            Vakit daraldı diye telkin ediyor, göçüp gitmeden serdetmem için tenbih ediyor
                            Gün bitiyor,
                            sokaklarda ki tezahürat hiç dinmiyor, aklım neden hala sual ediyor

                            Mustafa CİLASUN

                            #792204
                            Anonim

                              Kalbi hissedişin ve güfteleştirdiğin o hazin çilelerin!

                              176287.jpg

                              Ne bilirdim ki

                              Nihayetinde bir tevdi edilen nefestim

                              Emanet hükmüyle senin şefkatli kollarına teslim edilmiştim

                              Sen halsizdin

                              Hamiyet adına nasipsiz bir suhulettin

                              Çaresizliği sabırla bereketlendirerek kanaate iltica etmiştin

                              Beklentilerin

                              Ve hayali sukut ile geçen günlerin

                              Dişlerini sabırla sıktığın çilelerin ve solgun ümitle niyetlerin

                              Halis niyetlerin

                              Secdede ki akan yaşlar güzelliğin

                              Teslimiyet içindeki ülfetin ve ihsan adına sonsuz gayretlerin

                              Hiç yılmazdın

                              Muhakkak çareyi umutla arardın

                              Kimseyi kınamazdın, kendi halinde uzun yolculuğu hep anardın

                              Evlatların adına

                              Şayet çileleri yudumlamak haksa

                              Aşkla yoğrulmak ve sevdanın çeperlerini arşınlamak koklanınca

                              Derlediğin heveslerin

                              Güfteleştirdiğin hazin çilelerin

                              Gariplik adına masumlaşan aziz nefesin, hüznümün kalesi oldu

                              Kolum kanadım

                              Ve fersizleşen gözlerim doldu

                              Dizlerim takatsizleşirken, ayaklarım sukutuyla şevki uğurladı

                              Dilim dönmez oldu

                              Kalbim titremeyle solgunluğu andı

                              Toprağın kokusuyla var olan hasretliğim vuslat için yakarandı

                              Solgun tenin

                              Kefeni kuşanan çileli bedenin

                              Tabut içinde ki sessizliğin, ölümle arkadaşlığı bize anlatmıştı

                              Mustafa CİLASUN

                              Not:(Değerli dostlar, rahatsızlığım vesilesiyle bazen uğrayacağımı ifade etmek istiyorum.)

                              #792206
                              Anonim

                                Ne hazindi hasrettiğin nefesin ve hüzünle gidişin!

                                164050.jpg

                                Ne yılar yetti

                                Ve ne de bahşedilen ömür

                                Dertleri anlatmak için kifayet edecek bir faziletti

                                Nihayetinde

                                Kendi halinde masum bir nefesti

                                Çok gayret etti, mısralarıyla gönülleri ne fethetti

                                Nesillerin dağarcığında

                                Fevkalade kök salan bir çınarı ebetti

                                Yalnızlık onun için ne büyük bir kederdi ve yetindi

                                Kime şikâyet edecekti

                                Ve kimin hakkından gelebilecekti

                                Kendi halinde bir nefesti, şiirleriyle çok âlemlerindi

                                Sabiler için bir şevkti

                                Aşk adına hasreti anan hicranı dertti

                                Anlatmak adına mısralarıyla ummana uzanan bir erkti

                                Liyakatli yapısı

                                Azimetle şiire olan tutkulu sevdası

                                Aşiyan için tek yarası ve yalnızlık adına dinlediği şarkısı

                                Ne çare olacaktı

                                Yalnızlık can için ne kadar murattı

                                Muhabbet için nefesler ikliminin bereketi şart ve farktı

                                Lakin ne kadar anlaşıldı

                                Güzü battaniyeler içinde geçirtmek mi haktı

                                Kim ne kadar anlamak için uğraştı, kitaplar çok mu sattı

                                Dostlar ne için vardı

                                Kadirşinaslık mazi sayfalarında mı kaldı

                                Hak adına hakikat, kimin umurunda olan anlaşılmayandı

                                An her geçen gün

                                Sessizliğin serencamında yaklaşıyordu

                                Hal, bizzat hakikati biliyordu, lakin dil çaresiz kalıyordu

                                Ölüm mukadderattı

                                Şiir yazmak sevda adına maslahattı

                                İradeyi kanaat tercihler için şart olan hakikatli bir hesaptı

                                Dünya sevenlerine kaldı

                                Ukba serinliği ve haşyeti kime yardı

                                Nefesleri anlamlaştırmaksanat adına şart olan bir sevdaydı

                                Mustafa CİLASUN

                                #792457
                                Anonim

                                  Ruhum nazar ediyor, o an ve zaman kalbime sesleniyor!

                                  241308.jpg

                                  Bırak ne olur
                                  Sarılayım ayaklarına ve solgun umutlarına
                                  Yıllara sâri olan suskunluğumun feveran eden hissiyat çığlığına

                                  Acımsızlaşan ahına
                                  Serzenişlerini demlediğin bakir torağına
                                  Gönül pervazlarında tazelenen umutlarının sevdasında ağıtlarına

                                  Biliyorum ki çok sefilim
                                  Densizliğin nedenlerinde kaybolmuş biçareyim
                                  Şimdi kime ne derim, boynumu büker sessizliğimle eceli beklerim

                                  Baharı hasretle beklerken
                                  Hazanın sahifelerini def ederek nefeslenirken
                                  Bedbinliğin ahında senin halinin naifliğini terennüm etmeyi dilerken

                                  Karşıma yalnızlığım çıkıyor
                                  Ummanlara uzanıyorum, bulutlara bakınıyorum
                                  Lakin bizar halim geçit vermiyor ve nefeslerim kalbime sesleniyor

                                  Neleri öğrendiysem
                                  Sevgisiz ve muhabbetsiz takatimi tüketiyor
                                  Aşk kendi ikliminde gayrete galebe çalarak muhataplarını bekliyor

                                  Serkeşliğim arkadaşlık ediyor
                                  Hicran hınçla yüreğimde meşaleleri tetikliyor
                                  Gözlerim ufuklara nazar ederken hükmeden yaşlar kime sesleniyor

                                  Anlamak için feraset gerekiyor
                                  İdrak iltica edenler için kalbi muhayyele diliyor
                                  Akıl basiret için meşvereti davet ederek hikâyeleri hazla derliyor

                                  Sessizliğime kim ne diyor
                                  Mısralar meramın irtihali için neden hüzünleşiyor
                                  Hamiyet kalbim ikmalinde ve ruhun bakire mertliğinde aşk diliyor

                                  Yazmak yanmadan kaçmak mı?
                                  Düşünceleri hissiyat ikliminde derlemek ağlamak mı?
                                  Dost kimliğinde hem hal olmak ve varlığa şahit tutmak tuhaf mı?

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 391 ile 405 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.