- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
1 Haziran 2011: 08:25 #792459
Anonim
Yerinme, aşkın sessizliğinle bir kez kalbimi dinle!
Ne olur düşünmek için vakit ayır
Hilkatin sağanağında ve ömrün sayfalarında iradene sarıl
Ruhun imbiklerinden hicran güzelliğinden hüznü kalbin ile ayır ve ayılGidenler serzenişleriyle anılıyor
Gelenler çığlık çığlığa feryada sarılarak hamiyet aranıyor
Himmet mahzunluğunda kime bakıyor ve rahmet vicdanda ne arıyorBiliyorum senin ulvi güzelliğini
Kalbine hasredilen mümbit bereketli sevgi ve muhabbetini
Ecrin senin kudretinle anlamlaşan deruniliğini ve sessizliğin renkleriniSen fedakârlığa namzet nefersin
Nefesin katresinde ve edebin enginliğinde nazar edensin
Ötelerin zarifliğinde sabrın nakışlarında kanaati işleyen muhteremsinSenin ruhundan nükseden hicran
Sessizliğin serinliğinde seyreden buhran sana zor gelmez
Umudun anlamlaşan hayallerinde ve mefkûrenin karelerinde azim varVakıalar ve yazılan ulvi anılar
Sabırla ve tahammülle sevginin hasredildiği aşkla anlamlı
Aşk iklimlerin değil, zamanının tüm safhalarında seni anan bahtiyardırİnsan iradesiyle anlamlıdır
Kul ihsan ve ihlâs terazisinde değer bulacak bir adaydır
Hakikat gün gibi aşikârdır, vicdan ve murakabede bunun için mutlaktırSev lakin yerinmeden sev
Ver fakat ecrin mülahazandaki kadri bilerek gizlice ver
Sabrın ağında ve taş yastıkta toprağı en mukaddes yatak olarak bilMahzun nefeslerin derinliğine eğil
Mağdur gönüllerin limanında kanaatle muhabbetle meyil
Kalan an ve anlamlaşacak o zaman dirliğin ve birliğin nişanesi olacakNice aşklar yeksan olurken
Ruhun insicamında kederler nağmeleri hicranla davet ederken
İyilik ve ihsan an ve zamanının sahifelerinde halini ülfetle yad edecektirMustafa CİLASUN
1 Haziran 2011: 09:28 #792472Anonim
Bilmem ki birgün anlarmısın, ah edip yanarmısın!

Diliyorum ki çok geç olmasın
Kalbinin asudeliği ruhunla anlamlaşarak aksın
Aşk için sorgulanmasın, mananın hakikatinde elbette anlamsın
Lakin gönlün yalnızlık yaşamasın, hasretin hazanında yorgunluğa kanmasınNe korkunç gecelerin elindesin
Hissiyatın prangalarındaki sancıların kederisin
Dikilen gözlerin umudunda, tavan arasında, yastığın taş olunca
Niçin yaratıldığını, aynalardan aksayan burukluğunu ve umudun huzurunuBir gün anlarsın hayal ufkunu
Çare adına ötelediğin yutkunduğun bağnazlığını
Sabrın baharını, zihnin hazanını, kelamın kanaatle anlamlaşanı
Sevginin nasıl hasredildiğini, gözlerin perdelerinden boşlan katrelerin sesiniHer ne kadar içim elvermese de
Kalbimde demlediğim elemin sergisini açacağım
İbret adına ne varsa ruhuma anlatacağım, nefsimin tuğyanını
Benliğimde ihsanla, dilimde ikramla, zihnimde anlamlaşan varlığımda haksınYar adına neyi zikretsem varsın
Aşk yoksunuyum, sevmenin şerefindedir umudum
Zamanın yolcusuyum, hamiyetin vurgunuyum hasreti yaşarım
Salanın sesinde ürpertilere kanarım ne yastığımla ve ne de yatağımda kalırımSende bir gün meramımı anlarsın
İçimin burukluğunu hissederek mısralarda yaşarsın
Uzanan ellerim, fakirliğimde kalbim, fersizleşen gözlerim anar
Lanet adına her ne varsa derinliğinde suskunluğunu yaşar ve hikmetiyle bakarSeyir kalbimde perdeleri açıyor
Temaşa ettiğim hazan vaktin felahından bahsediyor
İşte o zaman sinemdeki hicran anlamıyla tuval üzerine yansıyor
Hüzzam eserler hissiyatımda renkleniyor ve ruhum hilkatinden ibret sunuyorAn ve senin kalbinle anlamlaşan
Aşkın hakikatindeki ikramı anlayarak ecirle yaşayan
Korkma artık, vaat edilen ikramdan azade olma, sevdanı korla
Vurgun zamana kalma, hissiyatın dalgalarında boğulma kalbinle aşkı unutmaGiden derdin tezgâhında acemi
Arz edilen sanat adına her ne sergileniyorsa vehim mi
Ölçüler değişti, kuvvetin dengesi sekilerleşti, hakikat ötelendi
Mert ve haliyle namert varlık zehabında belirsizleşti, masumluk aşkla yüzleştiSen ancak kalbimle bir demsin
Tevdi edilen nefesin eşiğinde zadesin ve böyle hürsün
Ancak sevgiyle bir bütünsün ve feragatinle ihsanda sürursun
Ati adına ülfetsin, naiflik babında fevkalade mertsin ve edebin dilinde sevgizinMustafa CİLASUN
1 Haziran 2011: 09:30 #792473Anonim
Firkatin içimde gamdır, ah u figan ettiren zamandır!
Ey selvi boylum üzülme
Hüznün güzergâhında çaresiz büzülüpte üşüme
Sırların hengâmesinde ha ne olursun hicran içinde bugün inlemeNice gönüller hapiste
İşte umutlar kalbinde sürur içinde filizlenmeyince
Keder sinemin sahifesinde ve hüzün yüreğimde hasretin derdindeGölgem korkuluğum oldu
Gece sinemde kimsesiz bir konuk olarak bakındı
Bilmem ki şevk nerelerde hissiyatın salkımı oldu ve halimi unuttuNereye yönelsem sancı ar
Ey hamiyet nerdesin hasretin yumağında kim var
Mukadderat mı ruhum hayli bizar, nefesimin kimlere ne zararı varEy gönül ha sen ol aldırma
Ruhumda hal fakirliğinin manzaralarını bırakma
Nazarların hakkında yese kapılma ve umudun rahlesinden korkmaYangın yüreğin hasretidir
Yazmak hal ehlinin edep içinde nefeslenmesidir
Aşk kimin zadesidir, çile neden sinenin derinliğine işlenen nefestirYangınım nice nefesin arına
Ha ne olur birazda bulunsa kalbimin toprağında
Ruhumun hilkatinde gizlenen sanatta ve umutlarımın tutamlarındaEy anne seslenme rüyalarımda
Babam ötelerin sessizliğinde bilemiyorum anla
Evlat olmak, bağrımda sefilliği solumak ve hakkın rızasını unutmakAdımlarım nereye götürüyor
Sesin uzandığı sezgiyi hakkıyla kimler çözüyor
Her nefes kalbin ikliminden neler söylüyor ruhum ona refakat ediyorNe deyim hakkınızı teslim ederim
Seçtiğim kelimeler yüzünden anlaşılmıyor melalim
Şikâyetleri nefeslenirim ve kelimelerin unutulmasından hayâ ederimNeyleyim ki edebin biçaresiyim
Neden anlaşılamayacağını nasıl fakirliğimle akıl ederim
Muhakkak ki bağışlamanızı dilerim zira halimde demlenenle giderimİşte efendim nedense böyleyim
Elbette anlaşıldığın kadar değerlisin itiraz etme bilirim
Tutkunu olduğum kelimeleri kime teslim ederim ve sessizliğe veririmHer ne kadar tuhaflığım varsa da
Lakin yazmak için tefekkür dirliğinde nefeslenmek muratsa
Okuyan, okumayan farkı nefeslerle anlaşılsa da dua umudum yanımdaMustafa CİLASUN
2 Haziran 2011: 12:14 #792535Anonim
Ruhum aşka yabancı mıdır, kalbime ne anlatır!

Ne yüreğimin beynime uzanan eli
Ve ne de dilimin amansız kederi kalbimde diner
Halimde zuhur eden heceyi ve açılan pencereyi kim seyreder
Ki gitmeden, âlemden göçmeden muhabbetin şevkinde bekliyor güftelerNeden senden uzakta sensizliğe sürgünüm
Kalbimi burkan hasretin deminde ne fakir hürüm
İbretin aynasında, bilinççin sofrasında küskün bir elemim
Artık kederimle bütünüm ve hüznün toprağında, sürgün kalan nefesimNe arş kifayet eder ve ne de marş bir keder
Derdin serabında kim bir bade içer, halinden geçer
Tuğyan eden kalbi kim neyler ve muhabbet aşktan da geçer
Hicran hakikatten söz eder, aşk azimet için vazgeçilmeyen kutsi değerAlnım ne kadar ak, ruhumda dinmez şafak
İnsan hayatında fark, kul kimliğindeki ittifak ve ilhak
Şayet zafiyetler hala vazgeçilmeyen duraksa nerede kaldı fark
Umutlarda son durak, kalbi manada sevgiye ram olmak şahtır mutlakNeden yabancıyım ve kimliğimde hancıyım
Kime nedenleriyle davacıyım ve feragat ta sancılıyım
Kalan zamanımda, hicranın uhde bırakan sayfalarında acıyım
Ufkumdaki umman ve artık önemsenmeyen zamana neden davacıyımSevda satır aralarında temaşa ediyor aşka
Ecir koridorlarında ve çileli solumalarda kim yabancı
İnayet bekleyen, niyazı hak eden gönüller sevdaya çok sancılı
Gel artık bir durak kalmadı, kalbi manada haz hazanı kuşanıp karıştıGönül yasam mağdurdan yana çok hicranda
Gasp edilen nice haklar, hakikatin sağanağında umutta
Vuslat nitelikle barışık aklın vicdanla ihsanı yaşatan vakıaysa
Ne olur aska korkma, samimiyet ihlâstan noksan duygusallıksa anlaEdep hasreti yaşatan bir ahlakın ummanıysa
Lafazanlık edenler kimin umurunda, kalp aşka açıksa
Sevda bu manada tensellikten uzaklaşan haki katsa unutma
An ve seni bekleyen zaman tefekkürün ikliminde ve merakın sahnesindeMustafa CİLASUN
2 Haziran 2011: 12:16 #792536Anonim
Gözler niye yaş döker, kalbi hissedişi ayan eder!

Henüz idrak edene kadar
Zihnim ne anlar ve sadece merak içinde bakar
Kalbim ruhun ummanından misaller sunar ve gözlerim çaresiz bakarGün bitmek üzere şimdi
Yeşeren umutlar iklimler misali dipdiri
Edebine bürünmüş, sabrı bilenmiş, kanaat ehli bir nisanın süruru gibiEy ağalar ve paşalar
Varlık namına anlamsızlığa çanak tutanlar
Mazlumun ahından anlamayan, biçareyi adam saymayan korkusuzlarNereye baksam solgun
Mideler fevkalade doygun ve hırslarla soygun
Zihinler bilgiye aç, kalpler idrake muhtaç ve ruhum nedendir kapkaçEy ehli aşk nerdesin
Hani yaşayan insanlarda fazilet için o fark
Bire gafil ha ne olur ki artık uykudan bir nebze hoşnutluk içinde kalkCanlar zevki seferdeler
Açlığın dergahında sabır neden ahu figan eder
Aşk kimin gönlünde fevkalade feyiz için nöbet bekler ve çileyle iç içelerEy aşk kim sana muhtaç
İradeyi bağışlayanlar ve nefsini kollayan sakiler aç
Edep, halin derinliğine ufki sedalara ve ihsanı saltanata neden duyuyor ihtiyaçArtık sessizliğime çekileyim
Gecenin dirilişine şahitliğimi secdelerle göğüsleyeyim
Seher için umutla bekleyim ve hayırlar içinde nefesimi sahibine teslim edeyimEy hak halimi arz edeyim
Senden başka kime kalbimin lekelerinden söz edeyim
Ruhumu prangalarından kurtarmak için nasıl bir niyaz edeyim ve sana geleyimYazıyor işte melali halden
Hangi kimliğin sığ dirliğinden ve edebe muhtaç dilden
Kurtar artık kalbimi acizliğin kirliliğinden ve bahşet bereketin faziletli derdindenMustafa CİLASUN
2 Haziran 2011: 13:15 #792538Anonim
Nereye gitmeliyim, hangi eşikte müddat-i nefesteyim!

Ardım sıra baktığımda
Her ne kadar yüreğim dağlanarak acıyı yaşatsa da
Aşk kalbime sancıların serencamını anlatıp ruhumu hazla kuşatınca
Neyleyim selam vermesinler
Zanlarla gülümseyip halimle alay etsinler nefesler
Hiç hamiyet göstermesinler ve nefesin azizliğine aldırmayıp gitsinler
Ben kendi kendimle davalıyım
Ruhumda feveran eden hırçın dalgalarla gamlıyım
Ve nefsimle belalıyım, hakikat bendine ihtiyacı bulunan bir insanım
Kime ne derim, sefilliği bilirim
Kalbi fakirliğimle nefeslenirim, ruhumda halsizim
Solgun umutlarımla toprağı özlerim ve anılarımla yüzleşip üzülürüm
Ne kaldı geriye baksam hasret
Amma lakin bu mümbit ülfet kimler için bir dert
İhsan kalbim için zaruret ve ihlâs ruhum için edep içinde bir nimet
Aşk sevilene seslenmez, üzemez
Sevilen için her hangi bir basireti gerekli görmez
Seven kalp için inşirah dileyerek umuda küsmez ve hazzı terk etmez
Hicran yetiyor işte her nedense
Ruhum prangaların eşiğinde özgürlüğe meyletse de
Kalbim kendi ikliminde ve aşkının müstesna güzelliğinde asudeleşince
İşte o vakit beşerlik azat oluyor
Kul olmak letafeti yetiyor ruhu iştiyakla kuşatıyor
İnsan olmak kemali yeti arzuluyor ve edep dirliğinde hilmi salıyor
Aşk seni kalbinle nazar ettiriyor
Zanlardan kurtarıyor ve inayet için azmettiriyor
Feragati önceliyor ve takvayı gözler önüne sererek seni yetiştiriyor
O vakit hakikat seni anıyor
Kalbin aşk ile hakkı zikrediyor suhuleti diliyor
Vuslat erişilmez olmaktan çıkıyor ve seni muhabbetle davet ediyorMustafa CİLASUN
2 Haziran 2011: 13:16 #792539Anonim
Çok diledim ve fakat her nedense öyleyemedim!

An zamanın katresiydi
İnsan kimliğinde kime ne söylenebilinirdi nedenler belirsizdi
Gönlümün sessiz iklimi hazanın solgunluğuna gebeydi zira hicran kaderdi
Aldırmadan yol aldığım yılar
Sabahlara denk çektiğim sessiz sancılar neler anlatıyordu
Lakin kime ne anlatabilirdim, edebi fakirliğim ve kifayetsiz halim vardı
Suskunluğumla arkama bakamazdım
Hasretimi kimselere anlatamadan ahımla sayfalar açamazdım
Ömür solgunluğunu sabır dirliğinde ve aşkın uhdesiyle hale anlatamazdım
Feraset bu kadar zor mu?
Ruhumun ikliminden nazarlar takatsizliğimle ne kadar anlamlı
Umut kimlerin müstesna süruru bahtı ve bereketin anahtarı çok anlamlı
Ne deyim yorgunluğuma solgunum
Ne derler kaygısıyla ve zan toprağında kaygılıdır umutlarım
Teslimiyette ve kalbi saflığımla tercihi irademle lekelenmişti tohumlarım
Açtığım sayfalarda hüzün var
Toprağın kokusunda mazur mahzunluğum beni korkulara salar
Bilirim ötelerin iklimindedir solmayan bahtı bahar ve rengârenk sayfalar
Aşk kendi dirliğinde umuttur
Hilkatin bağrından ve ahseni husustan mükerrem konuktur
Evveliyatında ve bahşedildiği olgusuyla kudretten nükseden nuru soluktur
Heveslerim hali bağlamıyor
Umutlarım gerekçesiz bilinçsizliğimle bereketi sorguluyor
Semadan nükseden o sağanak ve her bir damlasında anlam bulan hakikat
Gölgem ne kadar yalancı
Ellerim avuçlarımla sanki hayallerimin en bariz tortusu
Ömür sermayenden ve akıl haznemden iradeyi infaz korkularım arkamda
Sessizliğimle yol alıyorum
Nazarlarımla suskun kalarak halime sayfalar açıyorum
Kimseye asla kırılmıyorum katiyen ayıplamıyorum zira kendime bakıyorumMustafa CİLASUN
3 Haziran 2011: 08:36 #792599Anonim
Umut içinde nefeslenmek, aşkın esiniyle feyizlenmek!

Hayat her nedense…
Anlaşılır olmayı dileyince aniden
Kendini koy verdi, halin ikliminde ve sessizliğindeZihnimde…
Yaşadıklarım sıralandı yakinen
Fevkalade acı olan nahoş hissin hicran rengi misaliHer yaşadığım…
Geçmiş gözlerimin önünden
Bir şerit misali geçiyordu aniden ve selam vermedenYıllarca…
Aradığım ve özlemiyle
Kavrulduğum sevda artık bir kenara çekilmişti nedenseŞayet hiç…
Anlamadığımı söylersem
Sadece melalimi avutacağımı teslim etmeliyim usulünceBu manada…
Hiçliğimin fakirliğine sığınırım
Muhakkak ki onun şefkatini anarım, lakin çok uzaktayımBir meltemin…
Esintisinde yine bu halimde
Hasretim yeşerirdi kendi sessizliğinde ve o suhuletiyleMasum…
Gülmeleri ve bir tebessümü
Açılan penceresinin önünde nazarıma denk gelir isterkenHeyhat…
Artık çok geç bir zamanların
Nezaket ikliminde nefes alanların fedakârlık için dirliğiniYok sayanların…
Sevdaları aşkları yok artık mazide
Bir umudun hazzı kuşatan ışığı kalmadı bırakma kendini YârKendi haline…
Ve günahkârlığın kalan vebaline
Sakın acımasın halime kimse bizar kalmasın yaşattığı ahvalimeNereden …
Bilinirdi ki böyle bir divanelik
Yaşanmadan çileyi çekebilmek aşk umuduyla hazla serinlemekBir an bile olsa…
Bu yozlaşan hicranı ilkimde
Sine-i can ile letafeti teneffüs etmek ve meşkiyle esinlenmekNe kadar…
Zor şeymiş meğer anlaşılır olamamak
Hali anlatamamak meramı hali hissedecek cana sunamamakİşte…
Böyle bir hayatı yaşamak zorunda kalmak
Daha da evlası bedenin ilk hanesi olan teni sürekli unutmakBedeni …
Aşk yolunda kullanmamak
Ruhi iklimi haz ile yudumlamak asliyetteki manaya kanmakSen yinede…
Diliyorsan melalimi anlamıyorsan
Aşk sadece tenle yaşanır diyorsan sen kal kimi diliyorsanVe şaşarım…
Nasıl bir mizan önceliyorsan
Hale iksir bahşeden sevdan diliyorum sarmaşık gibi sarsınHalini kuşatarak…
Cemali anlatsın ve seni ona yakınlaştırsın
Canın önemini ibretle haykırsın nazarın kadrini hatırlatsınMustafa CİLASUN
3 Haziran 2011: 08:37 #792600Anonim
Kalbim hasretin firakında, ruhum suskunlaştıkça!

Bilmeliydin ki senin
Hissiyatınla nefeslenmek
Cihanın rengârenk gülleriyle
Bezenerek hem hal olmak demektirBaharlarda aşkı anmak
Ve onu doyasıya yudumlamak
Ne kadar mukaddestir bir bilseydinHer gün duvar başlarına
Bırakılan o bayat ekmekleri
Suya bandırarak yemek bir lütufturSuya hasret bir selvi misali.
Korkuya taş çıkartan lav gibi
Gecelerin sessizliğinden ürpermek ne kiBilmeyen için aşk ne ki
Bilinen her melalde ki seyri
İdrak için hakikat tercih edilmeliDurmadan akan suların hikmeti!
Susuzluğun sinedeki açtığı külfeti!
Akletme yenler için olan merak ne kiSen ki sahilde şakıyan suların
Hıçkırığında kendini buluyorsun.
Halini bekleyen geceye anlatıyorsunSızını cihana haykırıyorsun
Anlaşılır olmak için yazıyorsun
Paylaşım için edeple soluyorsunLakin gözyaşların kurumadıkça
Toprak suya hasret kalmadıkça
Çileler sabır ile yudumlanmadıkçaAşk asla bulunmaz değil mi?
Aşk sizce fedakârlık öyle değil mi?
Melali tevazu ile vakfetmenin emriHizmette zaruret keyfiyeti
Seni cezp eder değil mi senin için
Talebe olmak keyfi diplomalı olmak azmiSözün kuvveti mesabesinde
Öyle değil mi adam olmakta fevki
Akidede ki mevcut bulunan her şevkiAşk ile kelime-i tevhidi
İkrar etmek için vakit vaki sevgiler
Senin için saklı, akıl idrak edenler için katkı
Tefekkür edilmedikçe ruh, insan içinde evet,saklıMustafa CİLASUN
3 Haziran 2011: 12:28 #792612Anonim
Nerden bilirdim çünkü hala küçüktüm!

Çok iyi hatırlıyorum
Henüz altı yaşlarındaydım ve sadece nazdım
Sabahın ilk ışıklarıyla sokağa çıkmıştım ve yalnız geziniyordum
Sokakta sessizlik hâkimdi
Hiçbir yerden ne ses ve ne de seda duyulmuyor
Kuşatan yalnızlık ve merak için gizlediğim haylazlık yaklaşıyordu
Birkaç ev ötede bulunan
Ve nihayet iki katlı olan arkadaşların evleri vardı
Demir kapısı ilk karşılayan olunca ve sessizlik halimi de kuşatınca
Şevksiz yutkunmalar
Ve nazarıma takılan yırtık bir meşin topun içiydi
Bir müddet durdum ve kapıyı açarak beton zemindeki topu almıştım
Gizli bir haz duyuyordum
Fakat sevincimi gizleyerek, merakı kuşanıyordum
Nihayet koşarak evimize geldim ve anneme sevinçle hikâye ettim
Annem dikkatlice yüzüme baktı
Ve yüreği burkularak çaresiz anlatmaya başlamıştı
Oğlum senin olmayan ve emanetinde bulunmayanlardan mesafeli dur
Başkasına ait olana heveslenme
Bir yolunu bularak ta elde etmeye asla cüret etme
Çünkü sen sahipsiz değilsin ve hepimizi yoktan var eden Allah bilir
Her ne yaparsan ve niyetlenirsen
Neticesi muhakkak seni bularak vadi yerine getirir
Haram lokma ve habersiz alınan her vasıta senin başına bir beladır
Unutma ve heveslerinle avunma
Bulduğun her şeyi kendinin sanma ve hazla aktarma
Öncelikle bir düşün ve daha sonra neticesiyle baş başa kalacak işin
Haydi, aldığın gibi geri götür
Bu yapmış olduğun hareket kulağına küpe olsun demişti
Ve ben suskunluğumu muhafaza edip hiç olmayan topu geri vermiştim
Mustafa CİLASUN3 Haziran 2011: 12:40 #792614Anonim
Ruhumun figanı kalbimi burkuyor, içim sızlıyor!

Vaat edilen umut niye aman vermiyor
Salıverdiğim nefesler hicranımla hesapla bedelleşiyor
Ruhumun azadeliği yüreğimi burkarak, sineme hasreti yağdırıyor
Dilim susuyor, kalbim konuşuyor, gözlerim mecalsiz bir şekilde ufka bakıyorHer attığım adımda gözüm kararıyor
Göçtüğüm mekânlar artık nefesimi bırakarak ağlıyor
Bilmem ki geriye ne kalıyor, ne bir ses ve ne de bir eser bağlıyor
Ruhumun bizarlığı niye halimi korkutuyor, hesap kalbimde bir başkalaşıyorYalnızlığıma avdet eden yârin sesi
Ruhuma şevk bahşeden busesi, edebiyle o aziz nefesi
Sanki kalbime vuslatın payesiydi, fakirliğime hamiyeti eğledi
İşte sineme sudur eden süruru ve nefesin ilzamında ki kutlu nuru anlamıştımÇekildiğim sessizliğimle onu andım
Bağrımın yangınlığında ve hıçkıran umutlarımla ağladım
O an ve geçmeyen aşkı zamanda bilmem ki ne kadar dağlandım
Çok dalgındım, görmediğim dalgaların serencamında hicranımı yudumladımHüznün feyziyle ellerimi öyle açtım
Ağladım, durmadan yüreğimi açarak yangında adımladım
Acizliğimle ve dilimin sefilliğinde halimin fakirliğini Rabbime anlattım
Gönlümü aç, çilede inkişafı ruhuma kat nefesimi sürurla ve edeple halime tatDinmiyor elemin furyası kalbimde
Bilmem ki daha ne kadar refakat edecek bu sefil halime
Hani o iştiyakla bıraktığım kutlu umutlarım hala nasibi hak seferinde
Ömür sahifemde, nefesin göçü haşyetiyle elemle demde, mizan hazin halimdeBir nazar eğleme artık nefes bitti
Sürur kalmayınca kalbimde şevk tükendi ve sessiz gitti
Beyan edemediğim meramım ve mısralara yazdığım yangınlığım hissedildi
Gönül ummana yöneldi, derdi gamını hicranıyla ve nefesin kalanıyla ona döktüMustafa CİLASUN
4 Haziran 2011: 08:51 #792662Anonim
Gönlümün yalnız ve suskun yakarışlarıı!
Şimdi düşünmek için bir akıl gerek
Niye hissiyatım perişan ve gevrek, çetrefillik içinde kaimdir avare bellek
Ah sürgün yıllar, ne söylesem kar etmeyecek
Ruhumu titreten hırçın fırtınalar bilmem ki artık ne vakit hali dinecekEy badı sabah, ne zaman duyacaksın çığlıklarımı
Kalbimin ilmik ilmik dağlanan yanıklarını, nefesin şevksiz bizarlığını
Ömrün son durağına ramak kalmış naçarlığımı
Durma artık bir ses ver, umudun kalanıyla gönlümde aşkla yeşerKimlere sormadım, sinemde hazan hiç tükenmedi ki
Gönlümün ayaz duvarları hiç ısınmadı ki
Gözyaşlarım hakikatin sevdasıyla bir pişmanlık yaşamadı ki
Ne kaldı geriye müddeti nefesten arîleşen hiçliğimle, döndüm bir deliyeNe hilalleşen karakaşların meftununda acizliğimi anarım
Ne tenselliğin dirliğinden ilzam olan heveslere dalar bir aşk yaşarım
Diyarların suskunluğunda gönlün makûs gözyaşlarını ararım
Sazımı çalarım, mızrabı hüzünle yüreklere hazin bir esin bırakırımEy hak, duy sesimi, gönlümün meşalesinden ayan olan hislerimi
Kalbimin inşiraha muhtaç olan hallerini ve dilimin edebi çaresizliğini
Şimdi divanındayım
Naçarlığın eşiğinde kalbi fakirliğimle bizarım aşkla yalnız seni anarım
Maksuda nail olmak için bilmem ki ne yaparım, gönlümü kime yaslarımBu manada ne düşlerin serencamında yaşarım
Ne hülya vahalarında sayıklarım, ne aşkın mahzunluğunda yüreğimi zevke adarım
Bir faniliğin meşkiyle ve ecrin ferahlığında umudun feyzine dalarım
Durmadan aşk için ağlarım, sevdanın rahlesinde sabahlara kadar sancılar yaşarımMustafa CİLASUN
4 Haziran 2011: 08:54 #792663Anonim
Hasret sinemi yaktı, solgun gönül virane kaldı!
Beklemek kar etmez, aşktan vazgeçilmez
Çareisz hal sükuta çekilsede, sevda yadellerden hicranı yürekte bitirmez
Söz yetmez, anlam şehredilmez
Aşk, halin deminden asla vazgeçmezNe olur sormayın aşkı bana
Yılların kaybolmuşluğu, yüreğimi burkarak hasreti anlatsa da
Gözler aransa, sözler gönüllerde aşkın ülfetini koklatsa
sabır bir mecak bırakmasa, hıçkırıklar hali sulasa da hiç korkmaEy yar, yadınla teselli ile umuda sarılırım
Sabahlara dek halini anar, ruhundan esinle aşkla çoşarım
Dile gelen eşiklerden vesileleri koklarım
Yanarım, bahtım için suskun çığlığımı bilmem nasıl anlatırımNe kaldı ömürden, gönülde akan efkarın sesinden
Dile gelen hicranın busesinden, hüznün nağmesinden ve ferinden
Bir ah çektiren kederinden, esir alan hasretin kadrinden
Ruhumun sedasından zerkedilen göçmelerden ve elemdenSormayın artık aşkı bana, gayrı söz edemem
Gönül dilini aşikar eyleyip, çaresizliğimi yüreğinize hasredemem
Edebin sahifelerinde nefeslenmeden bir huzura eremem
Bir aşktan ve birde ölümden feragat edememMustafa CİLASUN
4 Haziran 2011: 09:35 #789663Anonim
Ne mızrap sustu, ne gönül mahzunluğu gama bıraktı!

Yıllara anlatamadım…
Ne kadar an gelip yüreğimi titreterek geçmişse
Ruhum idrakin mukaşefetinde, sinem umman derinliğinde,kal kime ne söyler dinle
Bir ömür geçti, ne mızrap sustu, ne gönül mahzunluğu bıraktı, evet an ve an arandıNe bekliyordum çaresizlikten…
Dilin sabrın merdanesinde soluk soluğa kalışından, yüreğimin aczi burukluğundan
Niye söz dinlemez, melalim sükutu istemez, gözlerim şimdi kimseyi gözmez
İçimin yanıklığı dinmez, nefesim ney üflemeye yetmez,titremelerim söyle geçmezÇevherdir özün, halime nakşeden sözün…
Edebin rahlesinde, ülfetin payesinde nefeslenmen sinemi dağlayan sükutu közün
Aklım ermez, iradem azimet için ruhumun sesini dinlemez, kalbim niye erişmez
Kalan nefesim feyzin için sineme serinlik vermez, dilim edebe hakkıyla bürünmezGün açıyor her an hasretin bağrında…
Sımsıkı birşekilde sarıldığım umudum olmasa,çilenin rahmeti kalbimde yaşamasa
Hazan ibretim için şakısa, zemheri idrakim için hakikatin aşkını sürurla anlatsa
Müddeti nefesim ne kaldıysa, kanaat ruhum için en zarif mübadele feyzi olacaksaKitabı celil ve hasretin dili gül anlaşılınca…
Çekiliyorum sükutun sayfalarına, sessiz çığlığım hiç duyulmadan ruh çıkacak sa
Başlıyor yine hıçkırıklarım durmuyor umudun cenahında, nidam vicdan lahzasına
Diriliş senfonisi vuslatın tınısında bir hesabı mizansa, korkma aşkı hakça anlaKim çıkarsa çıksın karşına, bel bağlama…
Önce kalbin sesini, ruhunun yetisini, aklın ve irfanın irşadı çehresini halinde yaşa
Dile gelen tutkuyu bir sevda sanma, heves aşkı öldürür, keyfiyet nefse tabidir anla
Hakikat sedası etrafında ve iradeyi akıl muhakemende koşulsuz başlıyor umursaMustafa CİLASUN
4 Haziran 2011: 09:37 #792664Anonim
Sussam gönül razı değil, serdetsem ruhuma ar gelir!!

Ne yapsam, hiç şaşırmadan kalbimin sesini anlasam
Ne kadar mahzunluğum varsa, içime atsam, Rabbime aşkla ellerimi açsam
Kimseye aldanmadan, nefsimin hoyratlığına kanmadan sevdanın meşkini anlasam
İçimin yaıklığını, sinemin bizarlığını, hakikatın rahlesinde arındırsamEy Rabbim…
Sen bilirsin, sen her hareket ve kuvvetin yegane sahibisin, bizzat melikimsin
Acziyetimin, zafiyetler içinde tükettiğim her bir nefesin hesabına kefilsin
Ne yaptımsa, sığınmalar yumağında mizanı bekliyor, andıkça yüreğim titriyor
Nereye baksam, hangi nazarı okusam, bir garipliğin lahzasında içim gidiyorNiye böyleyim…
zamanda ve bir avuntu içinde, telakkiler nefsimi okşadıça elan bencileyim
Akan
Ezan okunuyor, camiler hazin içinde bakıyor, ruhum bizar olup hazan yaşıyor
İmanın mı mukallit, ihsanım mızan içinde hezeyan, kalbim yine içler acısı ağlıyorNe vakit bir mevta görsem…
aşkı koklamak istiyor
Bizzat yüzsüslüğümün perdelerini çekerek, ruhumun sedasını dinlesem inliyor
Feryatlar niye duyulmuyor, beşer olmak bu kadar sefillik mi yüreğime işliyor
İnsan olmak yetmiyor, muhakeme etmek, idrakin lehçesindeGülen sabinin yüreğinde masumluk ne ise…
zaman içinde imanın telakkilerin lahzasında bir dirhem keder nefesse
Dönen
Hakikatin şehrine amade olan gönlüm niye böyle meşakkat içinde, elemiyle söyle
Kalmadı hevesim, nefsimin aymazlığına tek çare biliyorum iksiri aşkın nasip eyleDil kuruyor, gönül ağlıyor,
gözler hüzün boşaltıyor…
Hicranın her sahnesi bir bir sinemin tuvalinde açılıyor, durmuyor hıçkırık başlıyor
Nefesim kesik kesik, sessizliğin kadrinde kalan ruhumun lisanını mahzun bakıyor
Kalbim seni anıyor,rahmetine sığınıp umutlarım kanatlanıyor ve için sızlıyorMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.