• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 511 ile 525 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #794548
    Anonim

      Savrulma rüzgarla, kaybolup yakınma!

      67890.jpg

      Halinde ki ilk öğretileri hatırla
      O pak masumiyetinden uzaklaşma,heyecana kapılıp macerada yanma
      Vakti içinde sabırla sakla, birgün sanada gün açaçaktır nasıl olsa sakın unutma
      Nasip,ihsandır, furkandır,
      zamanın içinde saklı tutulan hicrandır bir yeise kapılma

      Sen canın içindeyken umuttun
      Suskun kalan bir nurdun, ruhuna vadedilen vuslat için bir sonuçtun
      Bir nütfeden müteşekkil olan cenindin, mağfiretle müjdelendin,batından kurtuldun
      Ağlıyordun, nefesine bahşedilen o çıplığı bırakıyordun,kimbilir neleri anlatıyordun

      Ne kadar farkındaydın, sual et
      Henüz zaiyat yaşamadan aidiyetini sabırla merak et ve hamdet
      Senin haline erişmek ve bu hal üzre nefeslenmeyi arzu edenler o kadar çok ki
      Niye asilik takıntısıyla serkeşlik yaparsın, reddi miras içinde bulunmayı sınarsın

      Taktir edilmek için takı bırakmazsın
      Delinmeyen bir uzvunu bırakmazsın, salkım saçak olarak pervasızlık yaparsın
      Okumak adına sırnaşırsın,özgürlük diye masumiyeti kirletirsin, hiç anlamazmısın
      Neden
      anneyin perişanlığına bakmazsın,babanın susturan çileyi açıpta okumazsın

      En çok ağrıma giden,güye örtünenedir
      Flörtüyle sarmaşdolaş ve sıkıfıkı gezenedir, arlanmayı hiç bilmeyenedir
      Sigara içmeyi kendine yedirenedir,boyaların içine belenenedir,ne kadar sahiplidir
      Nazar etmekten sakınıyorum, ötobüse binmekten sıkılıyorum, neden anlamıyorum

      Nisa, edebin rahlesinde mürebiyedir
      Her ahvaliyle hakın ve hakikatin kanatlarında nefeslenen ar gibidir
      Yüzü kızarır, başı hafif eğiktir, sesi ne kadar naifitir, sanki ötelerin timsalidir
      Hizmet ve fedakarlık adına tavizsizdir, ilim ve irfan namina da elhak denksizdir

      Anne ve babasının çilesinde erdir
      Kimi vakit sessizlik içine çekilen zariftir, sabrın himmetinde ki ülfettir
      Kanaatin şehredilmesinde rehberdir,azim ve ecir konusunda elbette ki rakipsizdir
      Cennet ve cehennemi en çok yadedendir, hissiyatıyla müşerref olan bir aziz nefestir

      Mustafa CİLASUN

      #794549
      Anonim

        Ruhum çırpınma,aşkın firkatiyle yanma!

        65207.jpg

        Bir ömürdü geçen suskun zaman
        Kalbin lisanıyla anlaşan, ruhun hasretiyle yanıp tutşan geçen an
        Yorgun düşmüştü vicdan,sabırdı umudu soğutan, kanaatti vecdin içine sokan
        Vasıl olmak için yıllarca kıvranan, sancılar içinde yalnızlığına figan edip ağlayan

        İrşat ediyordu,nefesi aralıyordu
        İnsan olmanın, zafiyetleriyle müşterekliği bulunmanın feryadıydı
        Söylemiyordu, susuyordu, her vaktin demi için halin sahifesini sabırla açıyordu
        Aşk,üç harf, bir hece düşündükçe içinden çıkamıyordu,ilhamına ömrünü veriyordu

        Düşmeli gönle,yıkarak zanları
        İçinde yıllarca boğulduğu korkuları, afaki şecaatları,burkan acıları
        Var olmanın sessiz çığlıkları, boyun büktüren güne hasret umutları ve gamları
        Bir bir sual edip araştırmalı ve vaktin şahitliğini,tahkik etmeden kuşanmamalıydı

        Bir kerimenin saflığında ki arda
        Suskunlaştığı nazarda,sabrın içinde ki sancılarında, kanaat tacında
        Uyku halinde ki melalinde,umut ederken sevda şadında,gözyaşları nar olunca
        Anlamalıydı insanlar,itip kalkan canlar, hor ve hakir gören zavallılığı soluyanlar

        Aş, kimi vakit taş, kimi vakit azdır
        İnsan, kul olmak için yakardıkça,hakikati için çırpındıkça itibarlıdır
        Yaratan Rabbine yakın oldukça, emir ve nehiylerini hakkıyla anladıkça sadıktır
        Akıl ve idrakiyle farktır azim ve ecriyle zamandır imtihanı adınada büyük adaktır

        Kız evladı ne kadar zarif ve naifse
        Edebin içinde şekillenen bir mürvetse,kefeni giymeye hazır olan arifeyse
        Ehliyetin sahibi ve bu nispette de özgürlüğün naibidir, akıl ve izanda er’e denktir
        Sosyal sebepler ötelenmeden, hor ve hakir olarak addetmeden, nizama ihtiyaçlıdır

        Baba ve anne hadli melüliyetlidir
        Akıl ve ehliyet sahibi olduktan sonra, tercihi sebebiyle dışlanmamalıdır
        Her nefes için hesap mutlaktır, huhukunu bilmeyene eza eden ne kadar melundür
        İnsan,ihsan ve fedakarlığıyla,akıl ve hakikat lehine aldığı kararla ancak furkandır

        Mustafa CİLASUN

        #794559
        Anonim

          Ummana açılmış umutlar,ürkek nazarlar!

          65327.jpg

          İçinden çıkılmayan sancılar
          Gam içinde nefesi yoran karanlıklar, teslimiyetten ari imanlar
          Taklit üzre sığınmalar, akması adına beklenen yaşlar,ferahlık vermez bu acılar
          Yürek nar’a ram olmalı,ruhun firkate bir yol almalı,dilin kuruyup, hali hiçhırtmalı

          Varlık senin değil, sahibinin
          Rabbim deyince inlemelidir nefesin, hakikate erişmeli zerkettiğin kal’in
          Azmetmelidir henüz şehrine kadir olmayan melalin,
          aşka meftun kılan hasretin
          Dinmeyi bilmeli içinde harap olduğun o kederin, esaret altında ki irade maslahatın

          Ne kadar yakarsan,anlamasan
          Vecdine malik olmadığın bir ufkun seremonisiyle, sabah akşam çırpınsan
          Ruhunun hakikatini haline vaaz eden kitab-ı celili anlamadan baş üstünde tutsan
          Hürmet adına eline almaktan korksan ve içinde bekleyen, sancıları asla duymasan

          Her cefada ah ile yanıp tutuşsan
          Feryadını hiç duymayan, o dilberin hasaretiyle bir ömür yanacak olsan
          Toprağın hüznünü bağruna bassan, yağmurun hicranıyla
          gece gündüz kıvransan
          Sana senden ziyade yakın olan Rabbi hiç anlamak için,aklını ve azmini yormasan

          Dikkat ve düşün en yakınlarını
          Ve hatta senden hasıl olan evlat ve dillendirilen şefkat yakınlıklarını
          Elini çeksen, himaya etmeyi biran bıraksan, ruhunu dinlendirmek adına kapansan
          Nasıl bir ruh haline girerler,marazlaşan nazarlarla halini süzerler ve karşı gelirler

          Emanetin ve zevcey-i hakikatin
          Kuşku duymaya başlar,bin bir zan içinde sorgulamak adına anarlar
          Efradınla sana ve senin adına sadakat gösterdiklerini bir çırpıda siler atarlar
          Anladıkları vakit, keşkelere sığınıp bir birlerini suçlarlar, senin halini anlamazlar

          Rabbine yakınlığını anlayamazlar
          Mukallit olmayı ve bu hal üzre kulluk yapmayı, iman addederler
          La derken, reddettiklerini, illallah.gif derken kabul ve tastiklerini sual eylemezler
          Etrafındakiler misali yaşamayı arzu ederler,çünki “ne derler” adınada nedensizler

          Mustafa CİLASUN

          #794560
          Anonim

            Çaresiz misin, o nefsi halini farketmelisin!

            67106.jpg

            Ey müddet-i nefesin naibi
            Çakınlığın içinde çırpınan sahibi,neden sual etmekten çekinirsin
            Esir olmayı kenidine yakın görürsün, şevkini ve azmini birilerine bırakırsın
            Neden anlamak için edebin halinde yol almazsın, sancılarını bir meziyet sanırsın

            Başarının sırrı içinde saklıdır
            Baş arı olmak neden ve kimler için farklıdır,düşünmek amaçtır
            Miskinlik zillettir, sefil bir hal üzre yaşamak ise bizzat kendi tercihlerindir
            Akıl neden senindir,şehrine malik olmadığın o kalbin, niçin sahibini beklemektedir

            Ruhun bir bak bizarlık içindedir
            Zafiyetlerinde talan ettiğin hazan misalidir,yaprak ağlamaktadır
            Kar, umutsuz sinende yer almaktadır, tütmeye hasret ocak mağdur bırakmaktadır
            En yakınların dahi bu halini anlayamamaktadır,bir silkin kendine gel,yol yakındır

            Modernizim adına haykıranlar
            Binlerce nefeslere düşkırıklığı yaşatanlar, hülyalarını yakanlar
            Saltanatlarından vazgeçmemek adına her türlü desisenin içinde yol alan azınlıklar
            Nasıl bir hesabın yakınında ve verdikleri ezanın farkındalar, ar adına sıkılmazlar

            Hak ve adaletin dillendiği mecralar
            Nüfus edilip kollanan soluklar, dışarda bekleyen aç ve bizar canlar
            Evlenme yaşına gelmiş ve fakat takati yetmeyen yavrular, nasıl burukturlar
            Korkmayın,yalnız değilsiniz, bir umudun içinde filizlenmiş en masum nefeslersiniz

            Bereket ve ihsan alinizi bulacaktır
            Hiç bilmediğiniz kapılar
            aşkla açılıp, ruhunuza inşirah sunacaktır
            Kalbinizin çığlığı duyulacaktır, yıllara hasret hıçkırıklarınız sürura gark olacaktır
            Sevginin, muhabbetin saflığı gönüllerinizde taht kuracaktır,ağlamak yakışacaktır

            Yeret ki murat edin ve iltica eyleyin
            Kalbinizin sesinden ve vicdanınızın halinden uzaklaştıranlara yakın durmayın
            Sakın bir mecara için meraka dalmayın, hayrı,şerri ay
            ırmak için talimi unutmayın
            Sabır ve kanaatle gönül kapınız açılması için yakarın,ilim adına azimle yol alın

            Mustafa CİLASUN

            #794585
            Anonim

              Birgün ölürsem sana hasret yaşamakla!

              68186.jpg

              O zaman hiç ağlama
              Hicranın bendinde yol alıp, yeis içinde soluma,firkat nedir anla
              Suskun kalan nazarlarıma saklanan yadımı anma,yutkunduran sancıları aralama
              O an ve alıp götüren vakte darılma, kabrimin mahzunluğunda ki hicrana kapılma

              Bir ömür ne çektim
              Her lahzada ümitlendim,
              gözyaşlarımı hiç ar etmeden döktüm
              Gönlümde hüznün hisarını inşa ettim, her nazarımda hasretinle nefeslendim
              Nereye boynumu çevirsem, sessizliğin lisanını ruhumda işitsem, hicran ile inlesem

              Hiç dumayacaksın
              Bir an olsun bile bu çileme el atmayacaksın,yalnız bırakacaksın
              Ruhumun figanına kanmadan, kalbin dağlayan çığlığını duymadan yaşayacaksın
              Ömrümün hicran sahrasında mahzun bırakıp,bi,lmem ki nasıl şevke kavuşacaksın

              Her gece b,ilsen nasıl bir bilmece
              Gönlüm yakarıyor
              hecehece, dilegelen hüznüm hissedilmeyince
              Burukluk yaşıyorum sessiz ve derinliğin ağlatan o sahnelerinde ve gizlice
              Sual ederim ses çıkmaz,nazar eylerim kapım çalınmaz,umut yüreğimde yine açmaz

              Okuduğum kitaplar halini anlatmaz
              İçinde kaybolduğum yıllar içimden çıkmaz,elem yakamı bırakmaz
              Ne kadar derin olsa da,gün yavaş yavaş ağarsa,suskunluk her vakit
              aşk yaşatmaz
              Ne
              zaman şaşkınlığım artsa, bakındığım saikler sinemde kale olsa da, can çıkmaz

              Neyleyim artık,lal oldu melalim
              Hiç birşey hissetmez oldu bu tenim, demek ki vakit şimdi benim
              Gideceğim yeri nasıl hesap ederim,ürperten sahnelere hangi yüzle selam veririm
              Yaram ne kadar derin, titreten kalbin hasretinden eminim,ama duymaz neyleyeyim

              Mustafa CİLASUN

              #794586
              Anonim

                Çölün o sessizliğinde yaşadım hicran aşkını!

                68349.jpg

                Ne kadar vezih bir dili vardı
                Tüm uzuvlarımı bir bir etkileyerek kendi melalini
                hüzünle yaşattı
                Sessiz ve reinden hissettiğiğm tınılar vardı, ötenin senasından bahsediyorlardı
                Ruhum hiç yabancılık yaşamadı,kalbim yaşadığı ş
                aşkınlığı üzerinden hiç atamadı

                Her lahzasında feyiz sardı
                Sualler sukut ettiren bir nazardı,kalbim inşiraha nasıl adaydı
                Neden bu hal yıllar sonra halimin fakirliğinde yaşanan en latif duygulardı
                Sanki umutlar kanatlanmış, vecdim anbean artmış, hiçbir esaretimde kalmamıştı

                Bir başka alemin içindeydim
                Dilegelen terennümler için ne kadar sefildim, neden bilgisizdim
                Müddetin ramında olan bir nefestim,nasıl bir hesabı fark edemeden tükendim
                Nedamet
                zamanıydı, hıçkırıklarım durmuyor,medet etmek kifayet etmiyor dedim

                İçimde sakladığım nehiyler
                Kalbime reva gördüğüm lekeler, o an günyüzüne çıkıyordu
                Ne kadar çırpısam ve mahçup olsam da halim buna kifayet etmeye erişemiyordu
                Zaman
                zaman sual ettim, acaba rüyada mıyım dedim ve neden kendimden geçtim

                Ahir zamandan bahsederler
                İçinde yaşadığı vakti, neden hakkıyla akledip bilemezler
                Alıp götüren
                zamana, hesap edilemeyen feryada,ah ettiren hicrana ne söylerler
                Vah etmekle, keşkeler güruhuna girmekleve böyle teselli olmayıda ihmal etmezler

                Her nefesin aziz olduğunu
                Hidayetin elbette ki bir vakti olduğun, mağfiret edildiğini göremezler
                Can çıkmadan,tevbe kapısı kapanmadan nihayet’e kal edilmez, ilkesini bilmezler
                Ulu orta konuşmayı,hukuk adına yıllardır yaptıkları katliamı, neden düşünmezler

                Mustafa CİLASUN

                #794619
                Anonim

                  Gülüp geçti, içim sızladı,yüreğim yandı!

                  68452.jpg


                  Perişan halim suskun kaldı
                  Gönlümü dağlayan o an, hissiyatıma fırtınayı anlattı
                  Kalbim sessizlik içinde feryadına kandı,burkulan umutlarım hazanlaştı
                  Sanki lahza halimde
                  kitaplaştı, ruhumun hicran damlalarını bir bir sızıyla yazdı

                  Nereye sığınsam ağır geliyor
                  Bakındığım rıhtımlar artık sessizliğin çığlığından bir umut yok diyor
                  İçimde ki dalgalar dinmek bikmiyor,
                  gözyaşlarım kendi haline boyun büküyor
                  Hüzzam bir eser ne
                  güzel yadediyor,melalimde demlenen figan artık çıkmak istiyor

                  Demek ki hak etmedim
                  Nafileyere umut besledim, ruhumun firkatinden nasıl söz edetyim
                  Alıp götüren hicrana hangi takat ile sesleneyim, yeter artık deyip,iltica edeyim
                  Benliğimde ne varsa, ruhumun feryadı hasretine ram olmasa da, sabırla yetineyim

                  Çürüyor bak zamanlı tenim
                  Vaktinde açmayan ümitlerim,kalbimi hicrana gark eden uktelerim
                  Söyle nasıl bu hal üzre ruhumun sahibiyle yüzleşeyim, edebin içinde eriyeyim
                  Müddet-i nefes olan halimin felahı için hangi kapıya yüz sürüp, şefaat dileyeyim

                  Kapandı kapılar vaz mı geçeyim
                  Şehrine malik olmadığım halin hasret, hissiyatını nasıl bileceğim
                  Kederle mi göçeçeğim, yalnızlığın hançeriyle mi öleceğim, kime ülfet besleyeceğim
                  Bir ömür
                  hüzün içinde çileyle mi yüzleşeceğim, ruhumun ahıyla toprağa gireceğim

                  Damlalar niye gözyaşım oldu
                  Günyüzüne hasret umutlarım yeşerip, ruhuma sürur katmadı
                  Nasıl bir günahım vardı, alıp götüren
                  zaman, halimin sefilliğini aydınlatmadı
                  Acziyetin içine kapattı,esir olan feryadımı kimseye duyurmadı,anbean hep sızlattı

                  Mustafa CİLASUN

                  #794620
                  Anonim

                    Sessizce nazar ettin, sineme sürur ektin!

                    62923.jpg

                    Gözlerin nazar ederken meftun bırakıyor
                    Seni âlemler içinde ne çok manalaştırıyor
                    Bir b
                    aşkalaştırıyor tutkuyu elan yaşatıyor
                    Ummanın seyrinde badirelere duçar kılıyor

                    Bir masumluğun izlerini sürüyorum seninle
                    Bir yaprağın teslimiyetinde şadırvan izinde
                    Kuşların ürkekliğinde
                    gülün güzel renginde
                    Senin gizemlerinde ki engin sabrı cemilinde

                    Ne kadar berraksın aksın şefkatin bağrısın
                    Sanki toprağın mayası gök kubbenin ağısın
                    Sen bir b
                    aşkasın sevdalar deryasının karısın
                    Sen cihanın payesi
                    aşkın kalesi can deryasın

                    Sen gülünce çiçekler bir başkalaşıyor coşuyor
                    Mefkûrem daha muhkem oluyor, anlam buluyor
                    Bulutlar birbirleriyle koklaşıyor
                    rahmet sunuyor
                    Çınar gölgesinde mazi muhayyilem,
                    aşka geliyor

                    Sessiz soluklu mücerret iklimin idrak sayfasında
                    Yazgımın manasında bahtımın hicran yarasında
                    Nağmelerin bir anlam bulan nakşeden anılarında
                    Senin ahında halin bahtında umudun manasında

                    Mustafa CİLASUN

                    #794664
                    Anonim

                      Yüreğimi susturdun,umudumu kuruttun!

                      50386.jpg

                      Nefessiz kalmayım dedim
                      Boğulmamak için nasıl bir çabanın halinde kendimden geçtim
                      Ya sabır dedim,kanaat etmeyi gaye edinmiştim,yıllardır sancıları derledim
                      Belki vakit henüz erişmemiş, kalbin umuduyla kesişmemiş diyerek öyle bekledim

                      Neden bu halin içine girdim
                      Cezbeden firkatin narıyla halleştim,ruhumu
                      aşkına verdim
                      Sanki cansız bir ten misaliydim, hissetmeyi ve nazar eylemeyi terk ettim
                      Loş bir duygunun rengindeydim,bazen alaca karanlıklar sakini olan bir nefestim

                      Solduran sualler kar etmedi
                      Hazan içimde ki feryadın arıyla yüzleşti,kederim dinmedi
                      Nereye gitsem, boynunu büken başaklar misali ötenin halinde nefeslensem
                      Umudun sessizlik içinde bekleyen vaktini hesap etsem, gamım ile göçüp tükensem

                      Kalbim itminan haline hasret
                      Ruhum
                      aşkın şehrine malik olmak için firkatine namzet
                      Okuduğum furkan,manasına haiz olmadığım can nasıl bir imana kurban
                      Müteredditlik hali yanımdadır heran, neden inşiraha haiz olmuyor kalbim anbean

                      Anlamadan sevgi hasredilmez
                      Nekadar dillense de
                      aşk, kalbin ve ruhun lisanından söz edemez
                      Halin sahrasında, umudun maverasında vucut bulan bir sevda, ürperti vermez
                      Ne kadar gamın olsa,içinde bizar kaldığın lahzalar akıl ve idrakinide men edemez

                      Aidiyetin ihmali ihanettir
                      Hilkatine yabancılık çeken bir nefes nasıl bir
                      aşka namzettir
                      Nefsin heva ve heveslerine kapılan,hesapsız bir hayatı ömür sayan canidir
                      Ruh ve kalp sahibiyle birlikteyse azizdir, muhteremdir, faziletlidir ve ihlas iledir

                      Mustafa CİLASUN

                      #794665
                      Anonim

                        Güzellik ki ne manadır!

                        69893.jpg


                        Dilegelen meslekler…

                        Bunların hepsi güzel
                        Geleceğin meslekleri olabilir

                        Yalnız insanlar
                        Evresellik öğretilerimiz
                        Kul olma gerçekliğimiz

                        Sürekli asimile ye
                        Tabi tutulduğunu

                        Görmemezlikten
                        Asla gelemeyiz
                        Hem de gelmemeliyiz

                        Yaratılma hilkatimin
                        Evrensel öğretileri

                        Sadece vicdana
                        Mahkûm edilirse

                        Yaşamadığımı zannetmem
                        Hakikatle ne kadar örtüşür

                        Her geçen gün insanları
                        Tahammül olgusundan
                        Hoş görü öğretisinden

                        Uzaklaştıklarını gözlemlerken
                        Nasıl bir yorum getireceğiz

                        Beni yaratan bir öğretici
                        Bir rehber ve mürebbi göndermiş

                        Öğreten kimliğinin yanı sıra
                        Rahmet
                        peygamberi olması
                        Ayetleri ve ilahi öğretiyi

                        Bizzat hayatının
                        İşaret taşları sayması
                        Bunu azimetle uygulamasını

                        Önemsemeyelim mi
                        Bu gerçeği görmeyelim mi

                        Bu manevi iklim atmosferinde
                        Yetişmeyi reddeden bir kimlik

                        Mesleki noktada
                        Gösterdiği hassasiyet kadar

                        Kendini mazi ve atisini
                        Önemsemediği müddetçe

                        Bir anlam bulacağını
                        Asla ve kata farz etmiyorum

                        Fani olan her şey
                        Nereye gideceğini
                        Bilmek zorundadır

                        Bunu önemsemeyenler
                        Sadece cazibe karşısında
                        Kalabalık oluşturanlardır

                        Oysaki
                        Maddeyi de tanımlayan
                        Ve anlam katan
                        Terk edilen manadır

                        Mustafa CİLASUN

                        #794722
                        Anonim

                          Sekülerlik ve Paganlık adına saldırrılar!

                          68706.jpg

                          Ben imanımı tahkik derken icmalimde
                          Şeksiz olarak âdem a.s ceddim olarak
                          İblisi ene lanetinin muhatabı görürken
                          Enaniyetin
                          melekût âleminde ki haliyle

                          Kulluk sürecinin başlangıcında ki zaman
                          Anın insanlık için başlayan sayfalarında
                          Zikredilen en kutlu evrensellik beyanının
                          Gelmesine vesile olan sayfa suhuf kitabın

                          Tevrat Zebur İncil en son Kur’anı kelamın
                          Şeriatına nizamına hukukuna imanım tam
                          Hayatımın ve cihanın en sosyal hayatların
                          Teminatı olarak görür ve böyle iman ederim

                          Hayat mihengim sevgililer sevgilisi efemdim
                          Tek önderim ve ona tabiim onu takip ederim
                          Sekülerdik adına savlarını kusanları dinlerim
                          Ancak
                          rahmet telakkisiyle yalnız sabrederim

                          Her türlü izimi lanetlerim iman tahribi derim
                          Misyonerlik faaliyeti yapanlara hayret ederim
                          Maddesel buharlaşmayı hızlandırana
                          gülerim
                          Enaniyeti uğruna, kul köle olana hayıflanırım

                          Bir zamanlar Lat Menat Uzza bir put değilken
                          Toplumunun en itibarlı ve takvalı kişileriyken
                          Mukallit olan hırs kurbanları onlar öldüklerinde
                          İman zafiyetleri sebebiyle helvadan put yaptılar

                          Bütün peygamberler ibreti âlem için zikredilirler
                          Yüce Kur’andan koparılan nesiller çaresiz kaldılar
                          Onları pagan kültürüne inanmaya mahkûm ettiler
                          Frenkleşmek için amansız bir yarışın içine girdiler

                          Ne dediler sanayi devrimi, başka ithal nizamlar
                          Müminleri yobazlıkla suçladılar utanmaz arsızlar
                          Millet efradını hırsları sebebiyle gam bazlayanlar
                          Tahrif edilen din ve dalları için nizama saldıranlar

                          Mustafa CİLASUN

                          #794723
                          Anonim

                            Bana dert eyleme o gamı,sessiz sedanı!

                            66570.jpg

                            Nasıl bir cenderenin içindeyim
                            Ruhumu esir eden bir lahzanın, susturan
                            zamanın feryadındayım
                            Açmadım gönül hicranımı, hasretmedim melalimin figanını nasıl bir tutsağım
                            Ürperti veren bir
                            zamanın sahnesinde ağlarım, sessizlik içindedir gam-ı vicdanım

                            Titrerim düşündükçe neyleyim
                            Beni benden alan bir haletin serabında
                            hüzün yaşamaktayım
                            Çekincelerin kucağındayım, keder vermeyim diye anbean sancılarımı avuçlarım
                            Dinmiyor ki bu feryadım, sessiz bir çığlığımın duyulması için umuduma sığınırım

                            Ne alsam elime, gam var yine
                            Yadımda ki firkatin benliğinde,cezbeden halinin dirliğinde
                            Yaratan ne
                            güzel yaratmış,bahar her bir yanında açmış, bu ne müthiş sevdayımış
                            Aşkın halinde niyazmış, hakikatin ramında sabırmış,vecdin alinde ki kanaatmiş

                            Nasip kalkıp yol almalı
                            Bir ömür saklanan umutlar, günyüzüne çıkıp arınmalı
                            Kalbin inşirahı halin deminde sır olan
                            aşkı,ibretle anlatmalı, idrakte yaşatmalı
                            Ruhum
                            araftan kurtulup, ahdiyle hürriyetine kavuşmalı ve şevk sinemi kuşatmalı

                            Ne kadar üzülsem hasretine
                            Bir ömür sabredip beklesemde,sen yinede bu halimi görme
                            Viran eden, boyun büktüren,yılların içine hapseden hicranımı bilipte kederlenme
                            Biran olsun merak eyleyip o münbit halinle, sinemde ki yadıma o ihsanınla girme

                            Çöl oldu bu gönlüm niye
                            Bak yine suya hasrettir vecdim, umit etsemde hicran sinemde
                            Sabır kifayet etmiyor, kanaat içime sızı ekiyor, hissiyatım kurumuş dal halinde
                            Bir ömür nazar etmesen de, halimin perişanlığını işitmesen de olsun yinede üzülme

                            Mustafa CİLASUN

                            #794730
                            Anonim

                              Bizde mi böyle olacaktık, sessizce ayrılacaktık!

                              63140.jpg

                              Ne olmuştu halimize
                              Hisseden kalbimizin münbit iklimine ve edebi hassasiyetimize
                              Ruhumuzun bahtımız için ektiği umut ağacına,maveraya uzanan sevdamıza
                              Kimi vakit sessizce akıttığımız gözyaşlarına,sabrettiğimiz aşkın şevk bayrağına

                              Nerde yanlış yaptık
                              Hangi vesveseye kapımızı araladık,zaten tefrikadan bıkmıştık
                              Vahdet için vardık,vuslat adına meşalemiziyakmıştık, ahdimizle mutabıktık
                              Demek ki bir ihmal ettiğimiz gerçekle karşılaştık, niçin fark edipte tutunamadık

                              Nazarların başkalaştı
                              Paşlaştığımız ne varsa sanki kuraklıkla karşıkarşıya kaldı
                              Muhabbet sarsılmıştı, güven neden sulallerin hışmına uğradı ve sızlattı
                              Şimdi geriye ne kaldı, sukut eden duvarlar feryadımı duymadı, için kan ağladı

                              Dünya içimizde yaşadı
                              Ne kadar emel varsa etrafımızı kuşattı, vecdimiz kalmamıştı
                              Ekran ne büyük tuzaktı, reklam aralarında secdeler yapılmaya başlamıştı
                              Ne kadar tuhaf adetler varsa, artık gün be gün umutla takip edilmeye başlanmıştı

                              Kitab-ı celil kapanmıştı
                              Okumak şöyle dursun,şehrine malik olmak aşkı hiç kalmadı
                              Nice zamanlar vakit namazları kazaya kaldı, farzın kazası ne kadar tuhaftı
                              Sanki taklit edilmek için bir zamandı, ne şevki ve ne de ilhamı ruhumuza aşk kattı

                              Demek ki bizler istedik
                              Nehyi bilemeyecek kadar saftık veya huysuz nazarlardık
                              Neden inşirahı hiç anmadık, sevinç ve kederlerimizde genellikle dünyayı yaşattık
                              Nefsimizi mi tanıyamadık, kürsülerden feryat edenleri hiç umursamadık,ne yaptık

                              Şimdi ağlıyor kuşlar
                              Sancılar zerkediyor solmuş umutlar,dilegelen selalar
                              Tadbir ve taktiri karıştırdık, her hevesimizi yaşamayı marifet sandık, yanıldık
                              Neden bu kadar bedbin bir halin nefesi olarak ömür sayfalarımızı hicranla yazdık

                              Mustafa CİLASUN

                              #794729
                              Anonim

                                Ruhum bezgin, kalbim takatsiz ve üzgün!

                                68587.jpg

                                Yıllardır bir korku yaşıyorum
                                Kaybolduğuma inanıyorum,bir ömür vecdimle yanıyorum
                                Neden bu kadar yabancık yaşıyorum, tahammül etmek adına zorlanıyorum
                                Niçin her nefes misali gülüp oynamayı başaramıyor ve kendim adına soruyorum

                                Boşver diyenleri duyuyorum
                                Ve fakat borçlanmamak adına ne derin sancılar yaşıyorum
                                Kimi vakit biraz duruyorum, sonra bir hınç ile kalkıp nedenlere uzanıyorum
                                Anbean içinden çıkamıyorum,hangi ahdin sahibiydim diyerek bir figan eyliyorum

                                Toprağa ellerimi banıyorum
                                Nasıl bir tohum ki, aslına rucu etmesin diye yakınıyorum
                                Kalbimin şikayet etmeye hakkı yok,nazargah olduğunu bilenlere sığınıoyorum
                                Sessizçe yaşları bırakıyorum,kendi halimle baş edemeyeceğimin farkına varıyorum

                                Mürebbi olan hali bilir
                                Ruhun dilini şehtermeye malik bir talimin nefesi olarak kaimdir
                                Hilmin eşiğinde erdir,mübelli olmak adına vecdiyle intisaplı olan bir payedir
                                Furu meselelere iltifat eden, luzumsuzlukla iştigal etmeyi hak sayan ise elemdir

                                Bilmeyen tabi olmalıdır
                                Ve fakat teslim olduğu vechile asla bir ihanete uğramamalıdır
                                Oyalamak için kandırılmamalıdır, hak ve hakikat pazarlığı olmaz, yaşanmalıdır
                                Her kim bu maksattan çıkarsa telef olur,pişkinliği marifet sanır vede elhak aldanır

                                Bakir nefes samimidir
                                Müteredditlik içinde ki ürpertidir, bir anlamda kuş misalidir
                                Korku ve kaygı ona yaban gelir, içinden çıkılmaz hesaplar sussada onu yıldırır
                                Şevkin ve muhabbetin ayeti samimiyet ve tevazuudur ruhun sahibince bilinmelidir

                                Kitab-ı celilin dili senindir
                                Sevgi ve aşkın en müşfik serdedildiği en münbit sahifelerdir
                                Hissiyatına yaban değildir,kalbine yakın oldukça, ruhunla var oldukça lehçendir
                                Mütereddit olmaya hacet yok,müddet-i nefes senin için belirlenen bir aşk-ı vakittir
                                Mustafa CİLASUN
                                #794742
                                Anonim

                                  Gelmedin, belki de gelmek istemedin!

                                  66048.jpg

                                  Günler bir bir göçüp gitti
                                  Kalbim sessizlik içinde sabırla yetindi, umutla bekledi
                                  Kanaat etmeyi şehretmek için gönül ehlinin vecdinde ki feyze müracaat etti
                                  Bir ömür dinledi, yad edip şükretti, hasretin bendinde kalan nefesini anbean tüketti

                                  Neydi bu hale düşüren saikler
                                  Sukut ettiren bedeller, firkatin halinde yaşatan bedbinlikler
                                  Hüzün zerk eden elemler, hicrana gark edip, hissiyatı sızlatan kederler
                                  Solmaya yüz tutmuş ümitler, nazar ederken çekindiren
                                  özlem ve dillenen sitemler

                                  Kim bilir nerdesin, üzensin
                                  Derd-i gamıma rucu etmeyen hedersin, nasıl bir vicdansın
                                  Kalbinden bu kadar uzak mısın, ruhuna ne bilmem ki kadar yakınsın
                                  Bir kelam etmekten sakınan mana mısın, edebin hangi halinde ki bir hazansın

                                  Artık pes ettim ve eridim
                                  Kalmayan hevesimle şimdi tarifsiz ve de takatsiz canım
                                  Gecenin hüznüyle bakan ahım, ferini erk eden nazarım, ne kadar perişanım
                                  Gönül ırmağım kurudu, umutlarım hazanlaştı, ruhum ki firkatinden uzaklaştı

                                  Nasıl yaşarsan yaşa, anma
                                  Halinde bir
                                  hüzün tufanı başlarsa, nafile yere yakınma
                                  Geriye kalan ne varsa yâd etmek için çırpınma, sadece halinde yaşa
                                  Çilenin ah u zarını anla ve harap olan bir kalbin çehresine bakıp ta çıldırma

                                  Aynalar ruhun aks edasıdır
                                  Saatlerce karşısında oyalanma, tenine vakit ayırma
                                  Cezp etmek için bir nefesi sakın niyetine alma, nefsini ezmeyi anla
                                  Nefesin müddetlidir
                                  dünyayı nihayetsiz sanma, hesabın hülasası var korkma

                                  Aşk; ruha erişen bir ilhamdır
                                  Nefsi halden uzak olan bir hicrandır ve de firkattir
                                  Ötenin sevdasıyla hemhal olmuş bir nazardır, rızay-ı bari için vardır
                                  Ne kadar hevesin varsa, esaretiyle yol alma, lahza seni sana bırakmayan fırsattır

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 511 ile 525 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.