- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
18 Temmuz 2011: 16:18 #794548
Anonim
Savrulma rüzgarla, kaybolup yakınma!

Halinde ki ilk öğretileri hatırla
O pak masumiyetinden uzaklaşma,heyecana kapılıp macerada yanma
Vakti içinde sabırla sakla, birgün sanada gün açaçaktır nasıl olsa sakın unutma
Nasip,ihsandır, furkandır,zamanın içinde saklı tutulan hicrandır bir yeise kapılmaSen canın içindeyken umuttun
Suskun kalan bir nurdun, ruhuna vadedilen vuslat için bir sonuçtun
Bir nütfeden müteşekkil olan cenindin, mağfiretle müjdelendin,batından kurtuldun
Ağlıyordun, nefesine bahşedilen o çıplığı bırakıyordun,kimbilir neleri anlatıyordunNe kadar farkındaydın, sual et
Henüz zaiyat yaşamadan aidiyetini sabırla merak et ve hamdet
Senin haline erişmek ve bu hal üzre nefeslenmeyi arzu edenler o kadar çok ki
Niye asilik takıntısıyla serkeşlik yaparsın, reddi miras içinde bulunmayı sınarsınTaktir edilmek için takı bırakmazsın
Delinmeyen bir uzvunu bırakmazsın, salkım saçak olarak pervasızlık yaparsın
Okumak adına sırnaşırsın,özgürlük diye masumiyeti kirletirsin, hiç anlamazmısın
Neden anneyin perişanlığına bakmazsın,babanın susturan çileyi açıpta okumazsınEn çok ağrıma giden,güye örtünenedir
Flörtüyle sarmaşdolaş ve sıkıfıkı gezenedir, arlanmayı hiç bilmeyenedir
Sigara içmeyi kendine yedirenedir,boyaların içine belenenedir,ne kadar sahiplidir
Nazar etmekten sakınıyorum, ötobüse binmekten sıkılıyorum, neden anlamıyorumNisa, edebin rahlesinde mürebiyedir
Her ahvaliyle hakın ve hakikatin kanatlarında nefeslenen ar gibidir
Yüzü kızarır, başı hafif eğiktir, sesi ne kadar naifitir, sanki ötelerin timsalidir
Hizmet ve fedakarlık adına tavizsizdir, ilim ve irfan namina da elhak denksizdirAnne ve babasının çilesinde erdir
Kimi vakit sessizlik içine çekilen zariftir, sabrın himmetinde ki ülfettir
Kanaatin şehredilmesinde rehberdir,azim ve ecir konusunda elbette ki rakipsizdir
Cennet ve cehennemi en çok yadedendir, hissiyatıyla müşerref olan bir aziz nefestirMustafa CİLASUN
18 Temmuz 2011: 16:19 #794549Anonim
Ruhum çırpınma,aşkın firkatiyle yanma!
Bir ömürdü geçen suskun zaman
Kalbin lisanıyla anlaşan, ruhun hasretiyle yanıp tutşan geçen an
Yorgun düşmüştü vicdan,sabırdı umudu soğutan, kanaatti vecdin içine sokan
Vasıl olmak için yıllarca kıvranan, sancılar içinde yalnızlığına figan edip ağlayanİrşat ediyordu,nefesi aralıyordu
İnsan olmanın, zafiyetleriyle müşterekliği bulunmanın feryadıydı
Söylemiyordu, susuyordu, her vaktin demi için halin sahifesini sabırla açıyordu
Aşk,üç harf, bir hece düşündükçe içinden çıkamıyordu,ilhamına ömrünü veriyorduDüşmeli gönle,yıkarak zanları
İçinde yıllarca boğulduğu korkuları, afaki şecaatları,burkan acıları
Var olmanın sessiz çığlıkları, boyun büktüren güne hasret umutları ve gamları
Bir bir sual edip araştırmalı ve vaktin şahitliğini,tahkik etmeden kuşanmamalıydıBir kerimenin saflığında ki arda
Suskunlaştığı nazarda,sabrın içinde ki sancılarında, kanaat tacında
Uyku halinde ki melalinde,umut ederken sevda şadında,gözyaşları nar olunca
Anlamalıydı insanlar,itip kalkan canlar, hor ve hakir gören zavallılığı soluyanlarAş, kimi vakit taş, kimi vakit azdır
İnsan, kul olmak için yakardıkça,hakikati için çırpındıkça itibarlıdır
Yaratan Rabbine yakın oldukça, emir ve nehiylerini hakkıyla anladıkça sadıktır
Akıl ve idrakiyle farktır azim ve ecriyle zamandır imtihanı adınada büyük adaktırKız evladı ne kadar zarif ve naifse
Edebin içinde şekillenen bir mürvetse,kefeni giymeye hazır olan arifeyse
Ehliyetin sahibi ve bu nispette de özgürlüğün naibidir, akıl ve izanda er’e denktir
Sosyal sebepler ötelenmeden, hor ve hakir olarak addetmeden, nizama ihtiyaçlıdırBaba ve anne hadli melüliyetlidir
Akıl ve ehliyet sahibi olduktan sonra, tercihi sebebiyle dışlanmamalıdır
Her nefes için hesap mutlaktır, huhukunu bilmeyene eza eden ne kadar melundür
İnsan,ihsan ve fedakarlığıyla,akıl ve hakikat lehine aldığı kararla ancak furkandırMustafa CİLASUN
19 Temmuz 2011: 09:27 #794559Anonim
Ummana açılmış umutlar,ürkek nazarlar!

İçinden çıkılmayan sancılar
Gam içinde nefesi yoran karanlıklar, teslimiyetten ari imanlar
Taklit üzre sığınmalar, akması adına beklenen yaşlar,ferahlık vermez bu acılar
Yürek nar’a ram olmalı,ruhun firkate bir yol almalı,dilin kuruyup, hali hiçhırtmalıVarlık senin değil, sahibinin
Rabbim deyince inlemelidir nefesin, hakikate erişmeli zerkettiğin kal’in
Azmetmelidir henüz şehrine kadir olmayan melalin, aşka meftun kılan hasretin
Dinmeyi bilmeli içinde harap olduğun o kederin, esaret altında ki irade maslahatınNe kadar yakarsan,anlamasan
Vecdine malik olmadığın bir ufkun seremonisiyle, sabah akşam çırpınsan
Ruhunun hakikatini haline vaaz eden kitab-ı celili anlamadan baş üstünde tutsan
Hürmet adına eline almaktan korksan ve içinde bekleyen, sancıları asla duymasanHer cefada ah ile yanıp tutuşsan
Feryadını hiç duymayan, o dilberin hasaretiyle bir ömür yanacak olsan
Toprağın hüznünü bağruna bassan, yağmurun hicranıyla gece gündüz kıvransan
Sana senden ziyade yakın olan Rabbi hiç anlamak için,aklını ve azmini yormasanDikkat ve düşün en yakınlarını
Ve hatta senden hasıl olan evlat ve dillendirilen şefkat yakınlıklarını
Elini çeksen, himaya etmeyi biran bıraksan, ruhunu dinlendirmek adına kapansan
Nasıl bir ruh haline girerler,marazlaşan nazarlarla halini süzerler ve karşı gelirlerEmanetin ve zevcey-i hakikatin
Kuşku duymaya başlar,bin bir zan içinde sorgulamak adına anarlar
Efradınla sana ve senin adına sadakat gösterdiklerini bir çırpıda siler atarlar
Anladıkları vakit, keşkelere sığınıp bir birlerini suçlarlar, senin halini anlamazlarRabbine yakınlığını anlayamazlar
Mukallit olmayı ve bu hal üzre kulluk yapmayı, iman addederler
La derken, reddettiklerini, ill
derken kabul ve tastiklerini sual eylemezler
Etrafındakiler misali yaşamayı arzu ederler,çünki “ne derler” adınada nedensizlerMustafa CİLASUN
19 Temmuz 2011: 09:28 #794560Anonim
Çaresiz misin, o nefsi halini farketmelisin!

Ey müddet-i nefesin naibi
Çakınlığın içinde çırpınan sahibi,neden sual etmekten çekinirsin
Esir olmayı kenidine yakın görürsün, şevkini ve azmini birilerine bırakırsın
Neden anlamak için edebin halinde yol almazsın, sancılarını bir meziyet sanırsınBaşarının sırrı içinde saklıdır
Baş arı olmak neden ve kimler için farklıdır,düşünmek amaçtır
Miskinlik zillettir, sefil bir hal üzre yaşamak ise bizzat kendi tercihlerindir
Akıl neden senindir,şehrine malik olmadığın o kalbin, niçin sahibini beklemektedirRuhun bir bak bizarlık içindedir
Zafiyetlerinde talan ettiğin hazan misalidir,yaprak ağlamaktadır
Kar, umutsuz sinende yer almaktadır, tütmeye hasret ocak mağdur bırakmaktadır
En yakınların dahi bu halini anlayamamaktadır,bir silkin kendine gel,yol yakındırModernizim adına haykıranlar
Binlerce nefeslere düşkırıklığı yaşatanlar, hülyalarını yakanlar
Saltanatlarından vazgeçmemek adına her türlü desisenin içinde yol alan azınlıklar
Nasıl bir hesabın yakınında ve verdikleri ezanın farkındalar, ar adına sıkılmazlarHak ve adaletin dillendiği mecralar
Nüfus edilip kollanan soluklar, dışarda bekleyen aç ve bizar canlar
Evlenme yaşına gelmiş ve fakat takati yetmeyen yavrular, nasıl burukturlar
Korkmayın,yalnız değilsiniz, bir umudun içinde filizlenmiş en masum nefeslersinizBereket ve ihsan alinizi bulacaktır
Hiç bilmediğiniz kapılar aşkla açılıp, ruhunuza inşirah sunacaktır
Kalbinizin çığlığı duyulacaktır, yıllara hasret hıçkırıklarınız sürura gark olacaktır
Sevginin, muhabbetin saflığı gönüllerinizde taht kuracaktır,ağlamak yakışacaktırYeret ki murat edin ve iltica eyleyin
Kalbinizin sesinden ve vicdanınızın halinden uzaklaştıranlara yakın durmayın
Sakın bir mecara için meraka dalmayın, hayrı,şerri ayırmak için talimi unutmayın
Sabır ve kanaatle gönül kapınız açılması için yakarın,ilim adına azimle yol alınMustafa CİLASUN
20 Temmuz 2011: 09:51 #794585Anonim
Birgün ölürsem sana hasret yaşamakla!

O zaman hiç ağlama
Hicranın bendinde yol alıp, yeis içinde soluma,firkat nedir anla
Suskun kalan nazarlarıma saklanan yadımı anma,yutkunduran sancıları aralama
O an ve alıp götüren vakte darılma, kabrimin mahzunluğunda ki hicrana kapılmaBir ömür ne çektim
Her lahzada ümitlendim,gözyaşlarımı hiç ar etmeden döktüm
Gönlümde hüznün hisarını inşa ettim, her nazarımda hasretinle nefeslendim
Nereye boynumu çevirsem, sessizliğin lisanını ruhumda işitsem, hicran ile inlesemHiç dumayacaksın
Bir an olsun bile bu çileme el atmayacaksın,yalnız bırakacaksın
Ruhumun figanına kanmadan, kalbin dağlayan çığlığını duymadan yaşayacaksın
Ömrümün hicran sahrasında mahzun bırakıp,bi,lmem ki nasıl şevke kavuşacaksınHer gece b,ilsen nasıl bir bilmece
Gönlüm yakarıyor hecehece, dilegelen hüznüm hissedilmeyince
Burukluk yaşıyorum sessiz ve derinliğin ağlatan o sahnelerinde ve gizlice
Sual ederim ses çıkmaz,nazar eylerim kapım çalınmaz,umut yüreğimde yine açmazOkuduğum kitaplar halini anlatmaz
İçinde kaybolduğum yıllar içimden çıkmaz,elem yakamı bırakmaz
Ne kadar derin olsa da,gün yavaş yavaş ağarsa,suskunluk her vakit aşk yaşatmaz
Ne zaman şaşkınlığım artsa, bakındığım saikler sinemde kale olsa da, can çıkmazNeyleyim artık,lal oldu melalim
Hiç birşey hissetmez oldu bu tenim, demek ki vakit şimdi benim
Gideceğim yeri nasıl hesap ederim,ürperten sahnelere hangi yüzle selam veririm
Yaram ne kadar derin, titreten kalbin hasretinden eminim,ama duymaz neyleyeyimMustafa CİLASUN
20 Temmuz 2011: 09:52 #794586Anonim
Çölün o sessizliğinde yaşadım hicran aşkını!

Ne kadar vezih bir dili vardı
Tüm uzuvlarımı bir bir etkileyerek kendi melalini hüzünle yaşattı
Sessiz ve reinden hissettiğiğm tınılar vardı, ötenin senasından bahsediyorlardı
Ruhum hiç yabancılık yaşamadı,kalbim yaşadığı şaşkınlığı üzerinden hiç atamadıHer lahzasında feyiz sardı
Sualler sukut ettiren bir nazardı,kalbim inşiraha nasıl adaydı
Neden bu hal yıllar sonra halimin fakirliğinde yaşanan en latif duygulardı
Sanki umutlar kanatlanmış, vecdim anbean artmış, hiçbir esaretimde kalmamıştıBir başka alemin içindeydim
Dilegelen terennümler için ne kadar sefildim, neden bilgisizdim
Müddetin ramında olan bir nefestim,nasıl bir hesabı fark edemeden tükendim
Nedamet zamanıydı, hıçkırıklarım durmuyor,medet etmek kifayet etmiyor dedimİçimde sakladığım nehiyler
Kalbime reva gördüğüm lekeler, o an günyüzüne çıkıyordu
Ne kadar çırpısam ve mahçup olsam da halim buna kifayet etmeye erişemiyordu
Zaman zaman sual ettim, acaba rüyada mıyım dedim ve neden kendimden geçtimAhir zamandan bahsederler
İçinde yaşadığı vakti, neden hakkıyla akledip bilemezler
Alıp götüren zamana, hesap edilemeyen feryada,ah ettiren hicrana ne söylerler
Vah etmekle, keşkeler güruhuna girmekleve böyle teselli olmayıda ihmal etmezlerHer nefesin aziz olduğunu
Hidayetin elbette ki bir vakti olduğun, mağfiret edildiğini göremezler
Can çıkmadan,tevbe kapısı kapanmadan nihayet’e kal edilmez, ilkesini bilmezler
Ulu orta konuşmayı,hukuk adına yıllardır yaptıkları katliamı, neden düşünmezlerMustafa CİLASUN
21 Temmuz 2011: 10:04 #794619Anonim
Gülüp geçti, içim sızladı,yüreğim yandı!

Perişan halim suskun kaldı
Gönlümü dağlayan o an, hissiyatıma fırtınayı anlattı
Kalbim sessizlik içinde feryadına kandı,burkulan umutlarım hazanlaştı
Sanki lahza halimde kitaplaştı, ruhumun hicran damlalarını bir bir sızıyla yazdıNereye sığınsam ağır geliyor
Bakındığım rıhtımlar artık sessizliğin çığlığından bir umut yok diyor
İçimde ki dalgalar dinmek bikmiyor, gözyaşlarım kendi haline boyun büküyor
Hüzzam bir eser ne güzel yadediyor,melalimde demlenen figan artık çıkmak istiyorDemek ki hak etmedim
Nafileyere umut besledim, ruhumun firkatinden nasıl söz edetyim
Alıp götüren hicrana hangi takat ile sesleneyim, yeter artık deyip,iltica edeyim
Benliğimde ne varsa, ruhumun feryadı hasretine ram olmasa da, sabırla yetineyimÇürüyor bak zamanlı tenim
Vaktinde açmayan ümitlerim,kalbimi hicrana gark eden uktelerim
Söyle nasıl bu hal üzre ruhumun sahibiyle yüzleşeyim, edebin içinde eriyeyim
Müddet-i nefes olan halimin felahı için hangi kapıya yüz sürüp, şefaat dileyeyimKapandı kapılar vaz mı geçeyim
Şehrine malik olmadığım halin hasret, hissiyatını nasıl bileceğim
Kederle mi göçeçeğim, yalnızlığın hançeriyle mi öleceğim, kime ülfet besleyeceğim
Bir ömür hüzün içinde çileyle mi yüzleşeceğim, ruhumun ahıyla toprağa gireceğimDamlalar niye gözyaşım oldu
Günyüzüne hasret umutlarım yeşerip, ruhuma sürur katmadı
Nasıl bir günahım vardı, alıp götüren zaman, halimin sefilliğini aydınlatmadı
Acziyetin içine kapattı,esir olan feryadımı kimseye duyurmadı,anbean hep sızlattıMustafa CİLASUN
21 Temmuz 2011: 10:05 #794620Anonim
Sessizce nazar ettin, sineme sürur ektin!

Gözlerin nazar ederken meftun bırakıyor
Seni âlemler içinde ne çok manalaştırıyor
Bir başkalaştırıyor tutkuyu elan yaşatıyor
Ummanın seyrinde badirelere duçar kılıyorBir masumluğun izlerini sürüyorum seninle
Bir yaprağın teslimiyetinde şadırvan izinde
Kuşların ürkekliğinde gülün güzel renginde
Senin gizemlerinde ki engin sabrı cemilindeNe kadar berraksın aksın şefkatin bağrısın
Sanki toprağın mayası gök kubbenin ağısın
Sen bir başkasın sevdalar deryasının karısın
Sen cihanın payesi aşkın kalesi can deryasınSen gülünce çiçekler bir başkalaşıyor coşuyor
Mefkûrem daha muhkem oluyor, anlam buluyor
Bulutlar birbirleriyle koklaşıyor rahmet sunuyor
Çınar gölgesinde mazi muhayyilem, aşka geliyorSessiz soluklu mücerret iklimin idrak sayfasında
Yazgımın manasında bahtımın hicran yarasında
Nağmelerin bir anlam bulan nakşeden anılarında
Senin ahında halin bahtında umudun manasındaMustafa CİLASUN
22 Temmuz 2011: 10:11 #794664Anonim
Yüreğimi susturdun,umudumu kuruttun!

Nefessiz kalmayım dedim
Boğulmamak için nasıl bir çabanın halinde kendimden geçtim
Ya sabır dedim,kanaat etmeyi gaye edinmiştim,yıllardır sancıları derledim
Belki vakit henüz erişmemiş, kalbin umuduyla kesişmemiş diyerek öyle bekledimNeden bu halin içine girdim
Cezbeden firkatin narıyla halleştim,ruhumu aşkına verdim
Sanki cansız bir ten misaliydim, hissetmeyi ve nazar eylemeyi terk ettim
Loş bir duygunun rengindeydim,bazen alaca karanlıklar sakini olan bir nefestimSolduran sualler kar etmedi
Hazan içimde ki feryadın arıyla yüzleşti,kederim dinmedi
Nereye gitsem, boynunu büken başaklar misali ötenin halinde nefeslensem
Umudun sessizlik içinde bekleyen vaktini hesap etsem, gamım ile göçüp tükensemKalbim itminan haline hasret
Ruhum aşkın şehrine malik olmak için firkatine namzet
Okuduğum furkan,manasına haiz olmadığım can nasıl bir imana kurban
Müteredditlik hali yanımdadır heran, neden inşiraha haiz olmuyor kalbim anbeanAnlamadan sevgi hasredilmez
Nekadar dillense de aşk, kalbin ve ruhun lisanından söz edemez
Halin sahrasında, umudun maverasında vucut bulan bir sevda, ürperti vermez
Ne kadar gamın olsa,içinde bizar kaldığın lahzalar akıl ve idrakinide men edemezAidiyetin ihmali ihanettir
Hilkatine yabancılık çeken bir nefes nasıl bir aşka namzettir
Nefsin heva ve heveslerine kapılan,hesapsız bir hayatı ömür sayan canidir
Ruh ve kalp sahibiyle birlikteyse azizdir, muhteremdir, faziletlidir ve ihlas iledirMustafa CİLASUN
22 Temmuz 2011: 10:13 #794665Anonim
Güzellik ki ne manadır!

Dilegelen meslekler…
Bunların hepsi güzel
Geleceğin meslekleri olabilirYalnız insanlar
Evresellik öğretilerimiz
Kul olma gerçekliğimizSürekli asimile ye
Tabi tutulduğunuGörmemezlikten
Asla gelemeyiz
Hem de gelmemeliyizYaratılma hilkatimin
Evrensel öğretileriSadece vicdana
Mahkûm edilirseYaşamadığımı zannetmem
Hakikatle ne kadar örtüşürHer geçen gün insanları
Tahammül olgusundan
Hoş görü öğretisindenUzaklaştıklarını gözlemlerken
Nasıl bir yorum getireceğizBeni yaratan bir öğretici
Bir rehber ve mürebbi göndermişÖğreten kimliğinin yanı sıra
Rahmet peygamberi olması
Ayetleri ve ilahi öğretiyiBizzat hayatının
İşaret taşları sayması
Bunu azimetle uygulamasınıÖnemsemeyelim mi
Bu gerçeği görmeyelim miBu manevi iklim atmosferinde
Yetişmeyi reddeden bir kimlikMesleki noktada
Gösterdiği hassasiyet kadarKendini mazi ve atisini
Önemsemediği müddetçeBir anlam bulacağını
Asla ve kata farz etmiyorumFani olan her şey
Nereye gideceğini
Bilmek zorundadırBunu önemsemeyenler
Sadece cazibe karşısında
Kalabalık oluşturanlardırOysaki
Maddeyi de tanımlayan
Ve anlam katan
Terk edilen manadırMustafa CİLASUN
23 Temmuz 2011: 09:45 #794722Anonim
Sekülerlik ve Paganlık adına saldırrılar!

Ben imanımı tahkik derken icmalimde
Şeksiz olarak âdem a.s ceddim olarak
İblisi ene lanetinin muhatabı görürken
Enaniyetin melekût âleminde ki haliyleKulluk sürecinin başlangıcında ki zaman
Anın insanlık için başlayan sayfalarında
Zikredilen en kutlu evrensellik beyanının
Gelmesine vesile olan sayfa suhuf kitabınTevrat Zebur İncil en son Kur’anı kelamın
Şeriatına nizamına hukukuna imanım tam
Hayatımın ve cihanın en sosyal hayatların
Teminatı olarak görür ve böyle iman ederimHayat mihengim sevgililer sevgilisi efemdim
Tek önderim ve ona tabiim onu takip ederim
Sekülerdik adına savlarını kusanları dinlerim
Ancak rahmet telakkisiyle yalnız sabrederimHer türlü izimi lanetlerim iman tahribi derim
Misyonerlik faaliyeti yapanlara hayret ederim
Maddesel buharlaşmayı hızlandırana gülerim
Enaniyeti uğruna, kul köle olana hayıflanırımBir zamanlar Lat Menat Uzza bir put değilken
Toplumunun en itibarlı ve takvalı kişileriyken
Mukallit olan hırs kurbanları onlar öldüklerinde
İman zafiyetleri sebebiyle helvadan put yaptılarBütün peygamberler ibreti âlem için zikredilirler
Yüce Kur’andan koparılan nesiller çaresiz kaldılar
Onları pagan kültürüne inanmaya mahkûm ettiler
Frenkleşmek için amansız bir yarışın içine girdilerNe dediler sanayi devrimi, başka ithal nizamlar
Müminleri yobazlıkla suçladılar utanmaz arsızlar
Millet efradını hırsları sebebiyle gam bazlayanlar
Tahrif edilen din ve dalları için nizama saldıranlarMustafa CİLASUN
23 Temmuz 2011: 09:47 #794723Anonim
Bana dert eyleme o gamı,sessiz sedanı!

Nasıl bir cenderenin içindeyim
Ruhumu esir eden bir lahzanın, susturan zamanın feryadındayım
Açmadım gönül hicranımı, hasretmedim melalimin figanını nasıl bir tutsağım
Ürperti veren bir zamanın sahnesinde ağlarım, sessizlik içindedir gam-ı vicdanımTitrerim düşündükçe neyleyim
Beni benden alan bir haletin serabında hüzün yaşamaktayım
Çekincelerin kucağındayım, keder vermeyim diye anbean sancılarımı avuçlarım
Dinmiyor ki bu feryadım, sessiz bir çığlığımın duyulması için umuduma sığınırımNe alsam elime, gam var yine
Yadımda ki firkatin benliğinde,cezbeden halinin dirliğinde
Yaratan ne güzel yaratmış,bahar her bir yanında açmış, bu ne müthiş sevdayımış
Aşkın halinde niyazmış, hakikatin ramında sabırmış,vecdin alinde ki kanaatmişNasip kalkıp yol almalı
Bir ömür saklanan umutlar, günyüzüne çıkıp arınmalı
Kalbin inşirahı halin deminde sır olan aşkı,ibretle anlatmalı, idrakte yaşatmalı
Ruhum araftan kurtulup, ahdiyle hürriyetine kavuşmalı ve şevk sinemi kuşatmalıNe kadar üzülsem hasretine
Bir ömür sabredip beklesemde,sen yinede bu halimi görme
Viran eden, boyun büktüren,yılların içine hapseden hicranımı bilipte kederlenme
Biran olsun merak eyleyip o münbit halinle, sinemde ki yadıma o ihsanınla girmeÇöl oldu bu gönlüm niye
Bak yine suya hasrettir vecdim, umit etsemde hicran sinemde
Sabır kifayet etmiyor, kanaat içime sızı ekiyor, hissiyatım kurumuş dal halinde
Bir ömür nazar etmesen de, halimin perişanlığını işitmesen de olsun yinede üzülmeMustafa CİLASUN
23 Temmuz 2011: 14:04 #794730Anonim
Bizde mi böyle olacaktık, sessizce ayrılacaktık!
Ne olmuştu halimize
Hisseden kalbimizin münbit iklimine ve edebi hassasiyetimize
Ruhumuzun bahtımız için ektiği umut ağacına,maveraya uzanan sevdamıza
Kimi vakit sessizce akıttığımız gözyaşlarına,sabrettiğimiz aşkın şevk bayrağınaNerde yanlış yaptık
Hangi vesveseye kapımızı araladık,zaten tefrikadan bıkmıştık
Vahdet için vardık,vuslat adına meşalemiziyakmıştık, ahdimizle mutabıktık
Demek ki bir ihmal ettiğimiz gerçekle karşılaştık, niçin fark edipte tutunamadıkNazarların başkalaştı
Paşlaştığımız ne varsa sanki kuraklıkla karşıkarşıya kaldı
Muhabbet sarsılmıştı, güven neden sulallerin hışmına uğradı ve sızlattı
Şimdi geriye ne kaldı, sukut eden duvarlar feryadımı duymadı, için kan ağladıDünya içimizde yaşadı
Ne kadar emel varsa etrafımızı kuşattı, vecdimiz kalmamıştı
Ekran ne büyük tuzaktı, reklam aralarında secdeler yapılmaya başlamıştı
Ne kadar tuhaf adetler varsa, artık gün be gün umutla takip edilmeye başlanmıştıKitab-ı celil kapanmıştı
Okumak şöyle dursun,şehrine malik olmak aşkı hiç kalmadı
Nice zamanlar vakit namazları kazaya kaldı, farzın kazası ne kadar tuhaftı
Sanki taklit edilmek için bir zamandı, ne şevki ve ne de ilhamı ruhumuza aşk kattıDemek ki bizler istedik
Nehyi bilemeyecek kadar saftık veya huysuz nazarlardık
Neden inşirahı hiç anmadık, sevinç ve kederlerimizde genellikle dünyayı yaşattık
Nefsimizi mi tanıyamadık, kürsülerden feryat edenleri hiç umursamadık,ne yaptıkŞimdi ağlıyor kuşlar
Sancılar zerkediyor solmuş umutlar,dilegelen selalar
Tadbir ve taktiri karıştırdık, her hevesimizi yaşamayı marifet sandık, yanıldık
Neden bu kadar bedbin bir halin nefesi olarak ömür sayfalarımızı hicranla yazdıkMustafa CİLASUN
23 Temmuz 2011: 14:05 #794729Anonim
Ruhum bezgin, kalbim takatsiz ve üzgün!
Yıllardır bir korku yaşıyorum
Kaybolduğuma inanıyorum,bir ömür vecdimle yanıyorum
Neden bu kadar yabancık yaşıyorum, tahammül etmek adına zorlanıyorum
Niçin her nefes misali gülüp oynamayı başaramıyor ve kendim adına soruyorumBoşver diyenleri duyuyorum
Ve fakat borçlanmamak adına ne derin sancılar yaşıyorum
Kimi vakit biraz duruyorum, sonra bir hınç ile kalkıp nedenlere uzanıyorum
Anbean içinden çıkamıyorum,hangi ahdin sahibiydim diyerek bir figan eyliyorumToprağa ellerimi banıyorum
Nasıl bir tohum ki, aslına rucu etmesin diye yakınıyorum
Kalbimin şikayet etmeye hakkı yok,nazargah olduğunu bilenlere sığınıoyorum
Sessizçe yaşları bırakıyorum,kendi halimle baş edemeyeceğimin farkına varıyorumMürebbi olan hali bilir
Ruhun dilini şehtermeye malik bir talimin nefesi olarak kaimdir
Hilmin eşiğinde erdir,mübelli olmak adına vecdiyle intisaplı olan bir payedir
Furu meselelere iltifat eden, luzumsuzlukla iştigal etmeyi hak sayan ise elemdirBilmeyen tabi olmalıdır
Ve fakat teslim olduğu vechile asla bir ihanete uğramamalıdır
Oyalamak için kandırılmamalıdır, hak ve hakikat pazarlığı olmaz, yaşanmalıdır
Her kim bu maksattan çıkarsa telef olur,pişkinliği marifet sanır vede elhak aldanırBakir nefes samimidir
Müteredditlik içinde ki ürpertidir, bir anlamda kuş misalidir
Korku ve kaygı ona yaban gelir, içinden çıkılmaz hesaplar sussada onu yıldırır
Şevkin ve muhabbetin ayeti samimiyet ve tevazuudur ruhun sahibince bilinmelidirKitab-ı celilin dili senindir
Sevgi ve aşkın en müşfik serdedildiği en münbit sahifelerdir
Hissiyatına yaban değildir,kalbine yakın oldukça, ruhunla var oldukça lehçendir
Mütereddit olmaya hacet yok,müddet-i nefes senin için belirlenen bir aşk-ı vakittirMustafa CİLASUN24 Temmuz 2011: 12:39 #794742Anonim
Gelmedin, belki de gelmek istemedin!

Günler bir bir göçüp gitti
Kalbim sessizlik içinde sabırla yetindi, umutla bekledi
Kanaat etmeyi şehretmek için gönül ehlinin vecdinde ki feyze müracaat etti
Bir ömür dinledi, yad edip şükretti, hasretin bendinde kalan nefesini anbean tükettiNeydi bu hale düşüren saikler
Sukut ettiren bedeller, firkatin halinde yaşatan bedbinlikler
Hüzün zerk eden elemler, hicrana gark edip, hissiyatı sızlatan kederler
Solmaya yüz tutmuş ümitler, nazar ederken çekindiren özlem ve dillenen sitemlerKim bilir nerdesin, üzensin
Derd-i gamıma rucu etmeyen hedersin, nasıl bir vicdansın
Kalbinden bu kadar uzak mısın, ruhuna ne bilmem ki kadar yakınsın
Bir kelam etmekten sakınan mana mısın, edebin hangi halinde ki bir hazansınArtık pes ettim ve eridim
Kalmayan hevesimle şimdi tarifsiz ve de takatsiz canım
Gecenin hüznüyle bakan ahım, ferini erk eden nazarım, ne kadar perişanım
Gönül ırmağım kurudu, umutlarım hazanlaştı, ruhum ki firkatinden uzaklaştıNasıl yaşarsan yaşa, anma
Halinde bir hüzün tufanı başlarsa, nafile yere yakınma
Geriye kalan ne varsa yâd etmek için çırpınma, sadece halinde yaşa
Çilenin ah u zarını anla ve harap olan bir kalbin çehresine bakıp ta çıldırmaAynalar ruhun aks edasıdır
Saatlerce karşısında oyalanma, tenine vakit ayırma
Cezp etmek için bir nefesi sakın niyetine alma, nefsini ezmeyi anla
Nefesin müddetlidir dünyayı nihayetsiz sanma, hesabın hülasası var korkmaAşk; ruha erişen bir ilhamdır
Nefsi halden uzak olan bir hicrandır ve de firkattir
Ötenin sevdasıyla hemhal olmuş bir nazardır, rızay-ı bari için vardır
Ne kadar hevesin varsa, esaretiyle yol alma, lahza seni sana bırakmayan fırsattırMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.