• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 601 ile 615 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #795876
    Anonim

      Sukut etmek zorundayım, ne yapayım!


      inanilmaz-renkli-gokyuzu.jpg

      Nereye gitsem, hiç seslenmesem
      Dilegelenleri sabır içinde mütala etmeyi bir becere bilsem
      Hiç kimseye nazar etmeyi dilemesem, kendi halimde ki lekeleri temizlesem
      Fevkalade tuhaf gelen, günü geçirmek için yarış eden, keyfe keder diyeni işitmesem

      Adamlara bakıyorum suskun
      Nisalar niye yarış edercesine, edebi ötelercesine kuzgun
      Derdine herkez mi vakıf olmalı, sattığın çalım nasıl anlaşılmalı gerekçesini bulsam
      Akıl ve idrak ne anlatır, adap muaşeret neden ruh ve kalpten uzaklaşır unutmasam

      Yorulan çocuğun kolunu kıvıran
      Onun halini hiç anlamadan yarış atı gibi koşturan
      Feryadını duymayan, adım atamaz duruma geldiği halde sinirlenip kızan
      Şefkat ve merhametin naibi olduğu halde, hakikatin derinliğinde ki edebi bilmeyen

      Genç kızlar sanki okul kaçkını
      Kıyafetleri ne kadar garip, soytarılara meydan okur gibi
      Telefon eden annesine yanlış adres veriyor, zavallı babası belli ki çok güveniyor
      Sanki mimarsinen parkı safari misali ayan meyan mahlukatlar gibi herşey ortada

      Neden kandırmak adına varlar
      Flört etmek için yarışırlar, heyecan yaşamak adına köleleşen kullar
      Kimbilir ne kadar sahipsizler, içinde ki ukteler için bahanelere serilen zavallıllar
      Ekranların kurbanı, anne ve babanın artık ne müthiş dramı, yolundan şaşırmışlar

      Nedensiz yaşayan kurbanlar
      Akıl ve izanı öteleyen canlar, ruhunun ve kalbinin dilini bilmeyen anlar
      Nesil emniyeti niye vardı, tımarlanan bedenler nasıl bakir kalmayı başarırlardı
      Hayasını kaybeden nazar hiç itibara alınır mıydı, namus ve iffet yoksa hebanıydı

      Bankta oturana selam verdim
      Yaşlı bir amcaydı halini ve hatırını sormayı murat eyledim
      Gözlerime baktı, mütebessim bir eda ile toparlanıp yer açtı ve selamımı aldı
      Sual ettikçe ne derin bir yaraydı, sanki aç susuz kalan zavallı bir mazinin adıydı

      Anlattıkça gözleri yaşarıyordu
      Sahiplenmeyi bekliyor ve şefkat adına muhtaçlığını aşikar eyliyordu
      Ah etmek adına çekiniyordu ve fakat her yanından, nefesinden açıkça okunuyordu
      Refikası yıllar önce vefat etmiş, oğlu tüm varlığını kumarda kaybetmiş, titriyordu

      Mustafa CİLASUN

      #795877
      Anonim

        Günahı sen mi çekeceksin, nasıl ar edeceksin!

        ada-wallpaper.jpg

        İlk zamanlar ne kadar masumdun
        Sanki bir nazenin ve naifliğin en anlamlı sunumuydun
        Nazarımda ne ahenkli bir kuldun, ürkek bakışlarınla içine alan ummandın
        O an cezbine kapılmıştım, merakıma yenilmiştim, adeta sürüklenen bir çaresizdim

        İçim kıpırdıyor, yılgınlığım bitiyordu
        Yıllara sari içime sökün eden hazan durmuştu, bahar başlıyordu
        Zemheriden geriye kalan ne varsa, umutlanan saklı melal gün yüzüne çıkıyordu
        Önünü alamadığım şevk ve heyecan ne kadar da anlamlıydı,sanki gençklik aşısıydı

        Yeniden demeye sessizce bir adımdı
        Yıllara sari suskunluğumu bazan ne müthiş bir eda ve sürurdu
        Her yanım kuşlar uçuyor, kelebekler iştirak ermek için sıralarını bekliyordu
        Takatsiz nefesim, ritimsiz kalbim, ahensiz melalim azim için fırsatını kolluyordu

        Artık heba olmayı asla istemiyordu
        Bir ömür asabiyete gark eden, esiri olmam için çaba gösteren yoktu
        Mütebessim bir eda ile nazar eden ne kadar suhuletli farktı, alıp götüren hicrandı
        Hüznümü nihayete erdiren vicdandı,düşünceleri me ahenk getiren bir şevk-i sanat

        Asılında çok şey istemiyordum
        Kıskançlık girdabında boğulan bir candım, korkuların dramıydım
        Emanetçisi olduğum ne varsa, dünya her ne kadar yalan olsa da huzur için vardım
        Yorgun ve bitkin bir ruh sahibi olmamalıydım,kalbi mahzunluk içinde yaşayandım

        Yıllar haline neden anlatamadı
        Zan içinde bulunmak ne kadar kalbin için ihlastı, kim yargıçtı
        Senin halinde tutsak olacaksam, bir köşede inleyen abdiacizsem ruhum için ardı
        Ne zaman nazar etsem karşımda husumetle bakan bir hakim vardı,niye açımasızdı

        Demek ki kalbi letafetin kalmadı
        Nefsin her vakit iraden adına kandığın mihraktı, ne karaydı
        Etrafımda halime acıyanlar,suskunluğu mu kabul edemeyenler neden çoğaldı
        Ruhumun ve kalbimin sahibi aşikarken, ona kulluğum kabul edilirken neyin kardı

        Ne kadar tenim olsa, ruhum bizardı
        Kalbim için anlaşılmayan bühtanlar seni bezirgan yaptı
        Eza ettiğinin, kölen olamayacağımı bildiğin halde, sığındığım Rabbim sabrımdı
        Kanaatim sadece onun rızası için var olan ardı, o halin ki hevesim varsa kurutandı

        Mustafa CİLASUN

        #796115
        Anonim

          Beni sev, ruhumu sar,hasaretim ar, ey yar!

          84899.jpg

          Çaresiz sessiz kalmalıyım
          Hiç kimseyi bizar etmemek için firkatinle yanmalıyım
          Ruhumun figanıyla hıçkırıklara kanmalıyım, feryadımın aczini anlatmalıyım
          Bir ömür suskun kalmanın ahıyla
          gözlerimi kapatmalıyım, nar içinde kalmalıyım

          Sevdanın çilesinedir ahım
          Hiç yüksünmeden sabredecek bir nefes olmak içindir bahtım
          Yazan kalemin kölesiyim, kul olmak adıma ne kadar sefgilim,irademe ağlarım
          Ruhumu cezbeden halin aynasıyım, kararan kalbimle nasıl kelam etmeye adanırım

          Lahzanın içinde bizardım
          Sinemin hüznüyle hem hal olan bir candım, nefesinle farktım
          Hissiyatımı vuran bir borandın, nazarınla durultan bir tavdın, geç anladım
          Ne kadar merakım varsa içinde saikleşen meramdın, demek ki nasipte ki hicrandın

          Halim sukutuna kandı
          Ruhuma el uzatan ne asude bir vicdandı, kalbime açılandı
          Alıp götüren bir hissayattı,sakin rıhtımlara nazar ettiren edebin halinde ki farktı
          Bir ömür hicranıma kefil olan
          aşktı,ne kadar bizarlığım kaldıysa şehr eden cenahtı

          Artık şevk var halimde
          Her ne kadar hakkıyla dillendiremesem de, seviç heryerde
          Umutlar baharın kavlinde, kanatlanmış nefeslerin vecdinden nükseden ahenkte
          Dilim kal eyliyor kalbimden, ruhum refakat ediyor şevkimden, hicran sustururken

          Nasıl bir hal ile yazayım
          Kalıbımı bir kenara bırakıpta, yüreğimle mi haykıratım
          Hasretin şadında bir ömür mü kalayım, içimi burkan sessizliğini nasıl anlayım
          Ecelin vakti mi olur, şevk ruha hangi manada dokunur, kul olmak
          aşksız soldurur

          Güle nazar et, kokusu ardır
          Hissetmeyen bir gönül, bilmem ki nasıl bir ummandır
          Aşk kul için vardır, sevda narın şehredilmesinde ki hakikat-i maslahattır
          Hak yakmak için yaratmamıştır, ecrin ve ihlasın vecdi ruhunu kurtaran firkattir

          Şekliyet kalbini karartır
          Masumiyet ve halis niyet ruhunu umutlarınla buluşturur
          Kalbin her manada aklındır, ruhundan tebarüz eden idrakin bu manada farktır
          İraden ehliyet sahibi olduğun için hülasandır, tercihlerin ahirinde ki makamındır

          Mustafa CİLASUN

          #796526
          Anonim

            Gelmiyor bir haber, hasret kalbimi lal eyler!

            94750.jpg

            Ey ruhunu şehreden
            Kalbini inşiraha vakfederek, sessizliğine çekilen
            Edebin halinde nefeslenen, kalemin dilinden kal eylemeyen
            Nefesin irşadına gönül veren, nasibin ilgasına bel bağlayıp sabırla eğleşen
            Duymayacak mısın ahımı, yüreği dağlayan figanımı,hevesleri buğulayan vicdanı

            Aşk, hakkın zuhuratıdır
            Ruhun hilkatinde var olan iştiyaktır, hakikatin ilacıdır
            Azmin futuhatı, idrakin ihlas sancağı, iradenin vazgeçilmez şecaatıdır
            Nar ı kar eyleyen, aklı inşiraha sevk eden, gönlü ecir sulukuna vakfeden tactır
            Nefis dilegelir, talim için en makbul bir telebe misali onun emrindedir,niye farktır

            Derya içinde var olmalı
            Onsekizbinalemin hali idrakinde yakinen anlaşılmalı
            Kıtab-ı celil sırat-ı müstakimine kefil olmalı, solmaya yüz tutan
            gül koklanmalı
            Umut bir gönülde solarsa,iman için nasıl bir bahane bulunmalı,takiye unutulamalı
            Kul, ruhunun ve kalbinin
            aşk-ı lisanı olmalı ve ihlas ve ecirle var olmaya adanmalı

            Evvel emirde insan birdi
            Hayıflanan kul olunca, dileği kabul edilen ahse-i takvimdi
            Tenbih ve öğütler bir vakitten sonra ihmal edildi, ettiren saik zaten belliydi
            Ziyana uğrayanlar kimdi, uryan birşekilde azarlanan biçarelerdi,irade sahibiydi
            Akıl ve ehliyet sahibi bulunmanın mesuliyetiydi, zaaflar her vakit kaybettirenlerdi

            Hor ve hakir gören nefisti
            İnsanın katlini emreden ne esrarlı bir saikti, asdabiyet ne içindi
            Hükümran olmak yaratılmış için ne kadar mümkündü, adaletin tesisi eza ile zuldü
            Güneş hiç pes etmedi, mah her vakit nazar etti, akıl sahibi olanlar neden ziyan etti
            Ruhundan ve kalbinden uzaklaşanlar,nefsinin emrinde ne kadar sefil hal içindeydi

            Rahmet ve mağfiret
            Nefesin sahibi olan ve aşikar bulunan Rabbimin tasarrufudur
            Nefes müddelidir, teslim olduğun ve vecdin için sana dönecek olan ke
            faletindir
            Ne kadar fefasız ve nankörsen, akılsız ve betbah olan bir nefessen ahir derdinmidir
            Hesap her halin ve mevcudatın ibra edilmesi için fırsat verilen imtihan-ı asliyendir

            Her iklim halinde yaşanmalı
            Sevinç ve keder asla manasız kalmamalı, gerekçeleriyle yudumlanmalı
            Kimi hakir görürsen, kendi nefsinden ziyade olmamalı, şek ve zan seni avutmamalı
            Nefsi olan her hal, idrak ve irfanın sadrında dem bulmalı,
            aşk ruhunda yaşanmalı
            Kalbin nazargah olduğu asla unutulmamalı, sahibinden b
            aşkasına mal olmamalı

            Mustafa CİLASUN

            #796527
            Anonim

              Gönül boş, melalim loş,izanım sarhoş!

              94622.jpg

              Buruk bir halin lahzasındayım
              Suskun ve sakin köşeler sessizce cezbediyor
              Hicranım dinmiyor,
              hüzün zerkediyor
              Şehrine malik olmadığım her ne varsa önüme çıkıyor
              Esrar perdesi hiç çözülmüyor, hangi saiklerse alalanmayı biliyor

              Bu hazan yine kalbim kırık
              Sararmış yapraklar nazar ediyor, mahzunluk veriyor
              Umutlar güne hasret demek ki hala vaktini bekliyor
              Hasret dinmiyor, heves külleniyor, şevk artık çekip gidiyor
              Fersiz
              gözler sessizleşiyor, takatsiz dizler ah u figan ederek direniyor

              Gönül boş, gözlerim yaşlı
              Hıçkırıklarım duyulmaz oldu, vicdanlar mı karardı
              Artık geriye renksiz bir halin libası kaldı, bir ömür hırpaladı
              Yazacak kalem kalmadı, nutkumun durmasına ramak kaldı
              Gözyaşları vicdanım için mağfiret sağanağıydı,sahibim b
              aşkaydı

              Yeter artık bu hasret uzamasın
              Kalan nefesim feryadıma bel bağlamasın, sabrımı taşırmasın
              Kuytu köşem hiç aydınlanmasın, karanlık kabrim olsun,ağarmasın
              Lal olan halim yarin kalbinde okunsun, ruhunda ki
              aşk bahtım olsun
              Yazdığım figanlar günyüzüne çıksın, ibrete ram olup acılar yaşatmasın

              Seven, sevdiğine kavuşsun
              Ruhundan nükseden feryadı umutlarında ki
              aşk olsun
              Hak ve hakikatin deryasında kalpleri sürura kavuşup, coşsun
              Hüzün hiç burkmasın, hicran ded-i gam olup
              gözlerini yaşartmasın
              Gülün lahzasında ki tebessüme kavuşsun, gönül kapıları şevkle açılsın

              Bir lokma ekmek için bakınmasın
              Kararan
              gözlerini umutsuzluğun iklimine teslim etmesin
              İrade ve azmi, akıl ve idraki en faziletli bir ahkam olarak bilsin
              İmanını taklite teslim ederek göçmesin, tahkik ile
              aşkın vecdine erişsin
              İlimsiz amel etmesin, kati emirleri asla heveslerine kurban eyletmesin

              Bilmek, anlamak değildir
              Anlamak idrakine malik olmak adına bir sebepte değildir
              Halin demine erişmek, edebin her halinde tevazuu ile refakat etmek meşktir
              Aşk, halin demidir,ruhun ve kalbin inşirah halidir, ihlas adına vazgeçilmezidir
              Nefsin esirliğinden azat halidir, aklın ve idrakin iradey-i vuslat için gerekçesidir

              Mustafa CİLASUN

              #796537
              Anonim

                Bilmeliyim kalbi ağlayan, dili kuruyanı!

                95898.jpg

                Haline müdrik olmadan
                Dağlanan sinesinin ızdırabına bir deva için yorulmadan
                Boşluğa akan
                gözlerinin insicamında ki derdi
                Ruhumun derinliğinde yaşamadan
                İman ettiğimi sanmam
                Zan içinde oyalanmak kurtarmayacaktır azmimi
                Derlenmeliyim, birlik adına bir şevk ile dirilmeye erişmeliyim
                Ölmeden, ölenin halinde nefeslenmeliyim, gönül nedir i şehretmeliyim

                Ne kadar acırsam coçuğa
                Boğulacağım içinden çıkamadığım boşluğun hülyasıyla
                Can kimin, mal, mülk bilmem ki nasıl kalbin
                Ruhum çok bedbin, yıkık duvarların ahında inleyen bir sor kim
                Vakit kim için rehbetdir, hangi davetin haşyetinde bekleyen erktir
                Akıl niye senindir, vicdan
                peygamberi bir mihenktir, kim ne kadar bilir
                Hergün göçen nefes niye lal halindedir, ruhunda ki korku nasıl kederdir

                Saz, ne güzel dile gelir
                Dirliğin ve birliğin sessizliğinde ki umut misalidir
                Sinelerde ki gamı ancak ihlas ve ihsan sahibi olan arif bilir
                Kalbi inşirak iledir, gönül kapısı açık bir hilimdir, sabrın içindedir
                Kanaat etmeyi zül addetmeyi beceren salihtir, veren el ne
                güzel ve zariftir
                Kalb ancak sahibiyle azizdir
                Ruh aidiyeti içinde ki bakirlikte mahfuz olan edeptir

                Aşk, nasibin muvacehesinde ki feydir
                Ehliyet sabibi ne kadar ve
                falı ve fedarkarsa, çileyle erişecektir
                Her nefesin derdiyle hemhal olmadıkça sadece hevestir
                Hizmet ehli olmak, ziyadesiyle tavsiye edilen inceliktir ve dirliktir
                Toprağın altında ne var,
                Hangi nefes—i ar mahzunca bakar hissedilecektir
                Yüksünmek, kime yakışır, küskünlük asabiyet ile barışıktır dillenecektir

                Her can, ölüm ile refik olan nefestir
                Ahiri için dertlenmeyen nasıl bir hesabın içinde gürleyecektir
                Ne kadar figan etse, feryadıyla dağları inletse, bir hükün verilecektir
                Merak, ilmin eşiği, idrak ruhun yetisidir, kalbinyle yol alan ihsan edecektir
                Zihrin ve fikrin muteber olanı,
                Şekliyetten arileşmiş ve ihlas ile ağlayanı bilecektir
                Yağan kar yeryüzünün kefenidir, yağmur mukayesesidir,
                aşk ile rahmettir
                Akıl ve izan sahibi olan hidayet üzre nefeslenen abittir, taktir Rabbindir

                Mustafa CİLASUN

                #796572
                Anonim

                  Ne zormuş, hissedilmeden meğerse hiç bilinmiyormuş!

                  Autumn_by_sican.jpg

                  Anladım ki senin yokluğunda
                  Bir yanım hicranın ellerinde çok çaresiz
                  Ne kadar sabrı denesem de olmuyor işte sen gelmeden

                  Her yer ve yanım bom boş
                  Sanki duvarlar üzerime yıkılmak istiyor
                  Bülbülden hiç ses çıkmıyor, kedide ortalıkta görünmüyor

                  Ne dinlediğim şarkıda
                  Ve ne de yudumladığım artanda bir tat var
                  Sineme sökün eden ızdırap har, ne zaman geleceksin yar

                  Hissiyatıma kar yağar
                  Takatim kendi yalnızlığında bir ihtiyar
                  Hiçbir yerde açmıyor bahar, gözyaşlarımda hicranla akar

                  Nisalar her yerde var
                  Halime işlediğin güzellikler hani kimde yar
                  Kalbimde ne bir şevk var ve ne de bir umudun sağanağı ar

                  Bedbin halimle
                  Baş başa kaldım ey edebiyle mücehhez hal
                  Bir daha söz etmem, dilin keyfiyetine itibar etmem ey yar

                  Ne kaldı ömrün anından
                  Nefeslerin kalan sayfalarından zarif gülizar
                  Nazarlarından akseden, tebessümünde gizlenen canı bahar

                  Gel artık yoruldum
                  Ne suyun ve ne de erzakın adını andım
                  Nefeslerimde her zaman sen vardın ve benim için başkaydın

                  Sokaklar mahzun
                  Ağaçlar masum, dallarda ki yaprak mahkûm
                  Senin yokluğunda kalbim daralıyor, halim sürekli solgunlaşıyor

                  Mezar bana yakın duruyor
                  Ölüm peşimde bekliyor heyhat ne korkutuyor
                  Toprak tavında avını bekliyor, hatıralarım yine benimle kalıyor

                  Mustafa CİLASUN

                  #796573
                  Anonim

                    Gelmedin, gelmek istemeyi reddeden kalptin!

                    108170.jpg

                    Artık çıkıp sana gelemem
                    Ruhumun hicranını hasredip, şevkinle sürura erişemem
                    Mütebessim haline nazar edemem, kalbimin hüznüyle göçmeyi hiç istemem
                    Gülmeye hasretim, burukluğu artık terk etmeliyim, vicdanını hali olmaya kefilim

                    Neden senden uzaktayım
                    Sensizliğin sürgününde ki bir şafakta yalnızlığa ağlarım
                    Dağlanan yüreğime çaresiz şifa sunamam,solan yaprağın firkatine ulaşamam
                    Hıçkırıklarımı hiç saklayamam, rıhtımların yalnızlığında nefes alıp ferahlayamam

                    Martılar çığlık atıyor
                    Nasdibine koşan azmin feryadıyla şakıyor, umutla yakarıyor
                    Sensizliğin zindanında hicran ne kadar acımasızca vuruyor, şakaklarım çatlıyor
                    Gözlerim kan çanağına dönüşüyor, dökülen yaşlar artık feryadıma kifayet etmiyor

                    Sensiz olmak ardır
                    Nazarlar sürgün misali korkular yaşamaktadır, nar farkıdır
                    Aşk nasıl bir ilham ki dağlayan, buğulayan, hicrana salan,
                    hüzün katan sağanaktır
                    Ağlamak neye yarayacaktır, hissedilmeyen kalp artık duracaktır,gün kararacaktır

                    Niye sızlar bu yüreğim
                    Kapanan kapıları açmaya takatim yetmeyecek bilirim
                    Ruhunun firkatine ram olmuş bir divanenin vecdindeyim, sukut eder göçerim
                    Derdimin sahibine iltaca etmeyi, solan umutlarım için halleşmeyi hüznüme veririm

                    Gönül yasan affetmeli
                    Mağfiret ve
                    rahmetim sahibi bu hakikat üzre dile gelmeli
                    Bahtın saiki kimdir yakinen bilinmeli, sabır ve kanaat içinde sukut edilmeli
                    Nasibin vakti var dikkat edilmeli,azmin ve niyetin ihlasınla bütünleşip serdedilmeli

                    Zan artık kalbinde dinmeli
                    Kaygıların ruhunu esir etmemeli, sevdanın karası şehredilmeli
                    Haline zerkedilen ne kadar gam varsa, kalbi inşirahınla ihsanına dönüşmeli
                    Gözyaşların ruhununh ve kalbinin vecdi için dillenmeli, nefsin
                    aşkın alinde ölmeli

                    Kalan nefesin müddetli
                    Heba olan vakitlerin, nitelikten uzak halin için istiğfar edilmeli
                    Kalbinin nazargah olduğu gerçeği her amelinde hissedilmeli,nafile an terk edilmeli
                    Vuslatın mukadder olduğu, furkanın inhisarında
                    aşkla bütünleşip tahkik eylenmeli

                    Mustafa CİLASUN

                    #796328
                    Anonim

                      Neyleyim nazı, aşksız nazarı, şevksiz baharı!

                      106232.jpg

                      Gönül bağlanmak ister
                      İşvesinde firkat ruhunu şehreder, zerkedilen kederler o an biter
                      Gamın nefesini keser, acziyeti defeder, melülleşen hicranı sürura gark eder
                      Gülme bu bedbin halime, ne kadar
                      hüzün varsa içimde, bahtım umudun niteliğinde

                      Zaman yarılandı, an durmadı
                      İçime doğan her vakit hicran ile yol aldı, hasret bırakmadı
                      Ne kadar kal etsem, sessizliğin içinde kederlensem demek ki çilem henüz dolmadı
                      Gün karardı, umam gönlümde yaşayan afaktı,şahit olduğum ne varsa deva olmadı

                      Suskun kalmayı diliyorum
                      İçimi sızlatan arımı kimseye anlatamıyorum, ağlıyorum
                      Öten kuşların seyrine dalıyorum, rüzgarın ahengiyle elemden uzaklaşıyorum
                      Ne varlığın, ne yokluğun sevdalısıyım, acziyetle yol alan garipliğe hayıflanıyorum

                      Saçlar ağardı, gözler karardı
                      Artık halimde bir takat kalmadı, hevesler mazide kaldı
                      Yadım yakamı hiç bırakmadı, içimde ki hicran her
                      zaman ruhumda yaşayandı
                      Kalbim ne kadar sabretse, iradem akılımın emrine girse,
                      hüzün ağlatan bir nardı

                      Ne zaman başımı yastığa koysam
                      Müddet-i nefes olan vaktimin tefekkürüyle yoğrulsam
                      Tilafet ettiğim furkanın içimi sızlatan manasında kaybolsam ve kurtulsam
                      Dinmeyen
                      gözyaşlarımla uyumaya vakıf olup, düşlerimde sürurla bir yol bulsam

                      Öylece ayılsam ve aşkıyla yansam
                      Kalan
                      zamanı onun vecdine hasrederek, aşkıyla ruhumu arındırsam
                      Kalbimin hicranını bıraksam, sabrın derinliğinde halimle barışsam ve yakarsam
                      Şehrine malik olmadığım ne varsa hiç üzüntüsünü duymasam, umudu iyi anlasam

                      Her heves umut değil, ayıklasam
                      Nefsimi celbeden , aklımı çelen, irademe zafiyet zerkeden için ayılsam
                      Kerih olan ne varsa hiç bulaşmasam, ruhumun ve kalbimin bakirliğiyle yaşasam
                      Haram ve helal olan için tahkiki hiç bırakmasam, idrakimle yol almaya kavuşsam

                      Canan için hiç yakınmasam
                      Yar edindiğimle vuslatın seyrinde muhabbet için yarışsam
                      Ukbanın kuşatan esrarından korkmasam,
                      cennet ve cehennem, irademe anlatsam
                      Kalbimin hissettiğini, ruhumun firkatini bir lahza olsun hiç unutmasam ve kansam

                      Mustafa CİLASUN

                      #796379
                      Anonim

                        Ömrümde gün bitti, hicrana kanmaktan!

                        88761.jpg

                        Gönül kimselere sevdalı değil
                        Ruhum heveslerin esareti altında işveleşen har-ı can değil
                        Nefsim felaha erişmek için azmeden edep değil, kalbim
                        hüzün içinde kime kefil
                        Aşk, gönlüme inşirah sunan vecdin arefesinde bekleyen bir umut değil, vaatte değil

                        Ne vakit sıkıntıya düşsem
                        Hesapsızlığın akibetinde acziyetime kanıp hayıflansam
                        İçinden çıkamadığım bir hal için
                        Allah kerimdir diye anlamsız tesilli arasam
                        İlla ki kerim olduğunu bildiğim halde nefsime paye çıkarsam,sonra da şakın olsam

                        Acınmak bana düşer bilirim
                        Ne kadar densizliğim varsa iradem için zafiyetlerimdir itiraf ederim
                        Kalbi lekekeri nasıl görmezden gelirim, ruhun firkatine erişmek için niyaz eylerim
                        Kimseye bir sözüm yok,boyun bükerim,aklımı kullanmadığım için mahcup nefesim

                        Her halin bir derdi vardır
                        İçinden geçilen
                        zamanın hicranında ağlayan sessiz bir nazardır
                        İçinde gizlediği gam nasıl bir hardır,hissetmeyen gönüller kurak bir sahradır
                        Ruhumun insicamı bahtım için suskun bir vicdandır, keder nefsim için niye eftaldir

                        Yazdığım nameler kar etmiyor
                        Okunmayan meramlar şevkime refakat eylemiyor,niye üzüyor
                        Bıkt
                        ırmak kime ne fayda veriyor, suskun kalmak mı gerekiyor, kim ne söylüyor
                        Neden bunca gayret sessizliğin akıbetinde inliyor, çekinceler acaba gayrete geliyor

                        Sus artık ey kalem, sırrınla göç
                        Ruhunun firkatine erişsin artık beklenen vech,
                        gözyaşlarını seç
                        İçine akıt, lal olan halini sakla konuşma artık, nefesler usanıyor kimler üşengeç
                        Neden hasredersin melalini, hangi merakın niyazındadır akıbetin hülyalardan geç

                        Başını yasla ve sakince ağla
                        Ne kadar kalin kalmışsa düşen yaprakların halinde ki hicranda yaşa
                        Hazan her halin vicdanında, umutlar kanatlanıp bahtınla buluşmadıkça usanma
                        Ümitsizlik hüsrandır,yeis içinde nefeslenmek ne kadar vicdanın için manay-ı
                        aşktır

                        Mustafa CİLASUN

                        #796448
                        Anonim

                          Titreyen bir halin kaliyim, aşkı neyleyim!

                          95070.jpg

                          Ne kadar sukut etsem
                          Ruhumu celbeden ayetlerin icmaline erişsem
                          Hikaye edilen nefeslerin hallerinde sabırla kederlensem
                          Müddet-i nefes olan imtihanda dirilmeyi idrakime ram eylesem

                          Sevmek hiç yasak olur mu
                          Kalbi olan can, muğlak bir
                          insan eşkaline soyunur mu
                          Bahis olan vecdir, sevdalaşan ardır,
                          aşk ne muazzam bir nardır
                          Nefse ram etmenin bahenesi bulunur mu, nursuz haz hiç konuşulur mu

                          Hilkat ruhun alinde ki aktır
                          Farkı fark etmeyen nazar nasıl idrakiyle konuşacaktır
                          Aşk salt nefsin ve zevkin turabımıdır, tahkik edilmeden kim kavuşacaktır
                          Vakit, ömrün nefesi, halin muvacehesidir,
                          aşka erişmeyen niye hicran içindedir

                          Bir etrafına bak, görmeye çalış
                          Bin
                          hüzün içinde koşuşturanların derdi- gamı niye haykırış
                          Mahzun kalan, hukuku çalınan,
                          insan olduğu unutulan her canla barış
                          Nihayete erecektir figanlar, feryad eden hicranlar, neyin arefesinde ecel-i kavrayış

                          Gün ağarıyor, gözlerim kamaşıyor
                          Uykusuzluk ne kadar acı veriyor, sancılar depreşiyor
                          Yazdığım meraklar hangi vakti mekliyor, nasıl bir dert ile hasrediliyor
                          Her nefesin azizliğine meylediliyor, mağgiret ve
                          rahmetin sebebi teyit ediliyor

                          Kız evladı, merakın efkarındadır
                          Erkek olan ise nasıl bir heyecanın vaktine erişmek için çabalamaktadır
                          Oysa her ikiside bir candır, can içinde yaşamış baharlardır
                          Onların haline müdrik olmak nasıl bir sevdadır, hata zaten
                          insan içinde hardır

                          Kul olmak için üşenme
                          Aşkın halinde filizlenmek adına hiç bir
                          zaman direnme
                          Gönül kapının açılması için sakın fedakar olmak adına gücenme
                          Feda olmak
                          aşktır, iradi bulunmak vuslattır, hakkın rızasında nur olan sevdadır

                          Hak ve ecir için yarış
                          Bahaneler içinde kaybolmak nasıl bir hüsrandır, idrakinledir kavrayış
                          Susamak, aç kalmak, uyku için sızlanmak, yorgunluk adına kaçınmak marazdır
                          Her halin lahzasında sabırla anılmak, kanaatle nasibin için yakarmak niye farktır

                          Mustafa CİLASUN

                          #796449
                          Anonim

                            Gülmeliyim ve fakat haddine erişmeliyim!

                            89531.jpg

                            Mahzun nefeslerin
                            Garipleşen hislerin, ağlayan gönüllerin,
                            Feryad eden sinelerin
                            Kadrinde ki edeple yetinmeliyim

                            Nasibin vecdinde
                            Sabrı hakkıyla ruhumda hissetmeliyim
                            Ne kadar vaktim varsa,
                            Umutlarım heveslerime kurban olsa da vazgeçmemeliyim

                            Kanatsız kuşu görsem
                            Aksayan Aslanın haline kederlenip yerinsem
                            Görmeyen nisanın sukutunda bir dem olup serinlesem
                            Aşkın sadrında ki şevkle kalbim için inşirah dilesem

                            Kuzunun postunda
                            Sırtlanın iştiyakında ki sabırsız harında
                            Melülleşen ceylanların samimi kanaatlarına
                            Erişmek için dilensem, gönül kapımın açılması adına ah etsem

                            Sevmek için, gönül hu olmalı
                            Ne kadar umudun varsa onun
                            aşkıyla yıkanıp durulmalı
                            Bedenin lal olurken, kalbinin lisanı konuşmalı
                            Şek ve şüphesiz bir itminanla ruhun yol almalı, vuslata ulaşılmalı

                            Canı, canandan ayıran kim
                            Yar için hasredilen nefes hangi saikin ve esrar-ı bendin
                            Takkik etmeyi niye ertelersin
                            Duygusallığın kurbanı olmakta neden bu kadar kararlısın

                            İraden heveslerinde aşnmamalı
                            Zafiyet zerkeden her ne varsa, kalbinden şeran uzaklaşmalı
                            Hayır ve hasenat adına vaktin bulunmalı
                            Kurban olan ruhun ve kalbin olmadıkça nefsin nar için hazırlanmalı

                            Annen senden vazgeçer
                            Baban zaten hicranıyla dertli ve ce
                            falı bir keder
                            Aile efradın hallerinde ki gaileler adına adeta seferber
                            Ruhun sessizce ne söyler, kalbin
                            hüzün içinde hesaplaşan değer

                            Hangi sazı alsan eline
                            Çalmaya idrakin ve güçün bulunmalı
                            Talim edilmeyen herşey senin haline çok yabancı
                            İman ettiğin ne varsa nasıl anlaşılmalı, samimiyet eken kul olmalı

                            Mustafa CİLASUN

                            #796496
                            Anonim

                              Gözlerim yaşlı, umutlar dinmeyen bir sancı!

                              112089.jpg



                              Ayaklarım bağlı sanki
                              İçinden çıkılmaz bir ızdırabın derdindeyim
                              İçimi sızlatan müşkili çözmeye kudretim elvermiyor
                              Boğazım kuruyor, dilim lal oluyor,
                              gözler kararmaktan başka işe yaramıyor

                              Dört yanımda hasret
                              Kalbimi titreten nasıl bir keder yarab bu illet
                              Sabır niye kifayet etmiyor, kanaat etmek zor geliyor, nasıl zillet
                              Ey tabip nerdesin, ruhumu teskin etmekten mi kaçarsın, neden haline mihnet

                              Hakim başını kaldırıp baktı
                              Bir el hareketiyle hiç sual sormadan kararına vardı
                              Ş
                              aşkınlık en yakınımdaydı, panik yaşamak demek ki böyle bir kaygıydı
                              Kolluk kuvvetleri
                              göz işaretleriyle yol verdi, haydi cezaevine diye yüzüme söyledi

                              Dört duvar arasındayım
                              İçinden çıkamadığım bir muammanın yasındayım
                              Elhak vicdanen haklıyım, saldırıyı def etmek adına hakkımı kullandım
                              Demek ki hale hakkıyla anlaşılmadım, çekeceğim çileler için nasipteymiş farkım

                              Ne kadar çok mahkum var
                              Her birinin derd-i gamı bilmem ki nasıl bir nazar
                              Bahtın kazası nasibin içindeymiş ey yar, firkate erişmek demek ki nar
                              Ey kalbimin sahibi, umutlarımın adresi, düşlerimin hazinesi sen bilirsin, sahibsin

                              Candan sevmeli bir insan
                              Aşkın sadrını kirletmemeli,ruhunu asla lekelememeli
                              Samimiyetten taviz vermemeli, müddet-i nefesi hakkıyla tahkik etmeli
                              İçine düşen korkuları yenmek için hakikatle nefeslenmeli, yadıyla muhabbet etmeli

                              Seven sevdiğine erişmeli
                              Ruhunun ve kalbinin itminan olduğu bir sahrada ilerlemeli
                              Halin lisanıyle nefeslenmeli, aklı ve izanın farkıyle tercihlerinde direnmeli
                              Edebin vechesinde serinlemeli, umutlarını heba etmemeli, vicdanını iyi dinlemeli

                              Nefsi marazlardan temizlenmeli
                              Esiri olmadan, hissiyatına kapılmadan, zafiyetleri artırmadan
                              Sırat-ı müstakim üzre bulunmalı, ruhun ve kalbin sahibi hakkıyla anılmalı
                              Taat ve zikirlerde ihlas için çok yakınmalı, inşiraha erişmek için fedakar olunmalı

                              Mustafa CİLASUN

                              #796508
                              Anonim

                                Gün kararınken mahzundur nice umut!

                                113076.jpg

                                Afederseniz diyerek yaklaştı
                                Mütereddit bir eda ile
                                gözlerime bakıyor ve ürküyordu
                                Bir adres sormak için telaşlandı, yüzü çok kızaran bir edepli nisaydı
                                Lütfen sakin olun, telaşlanmayın dedimde de bir b
                                aşka kaygının nezninde tutsaktı

                                Telefonu çaldı, korkuyla aldı
                                Dinlerken dahi derin bir korkunun izleri simasındaydı
                                Terlemeye başladı, nefesi farklılaştı, bir yere oturmak için arandı
                                Sonra yanımdan uzaklaştı,telefon edenin kim olduğu anlaşılmadı, nedense sakındı

                                İstemeden dikkat kesildim
                                Bir faiden olur mu diye içimden geçirirken de ürktüm
                                Çünki hiç bilmiyordum, hangi nedenlerin muhatabıydı kestiremiyordum
                                Ve fakat içim sızladı, gönlümün hicranı birden arttı, bir nisaya bu yapılmamalıydı

                                İnsan korkuların olmamalı
                                İçinde kahrolup asla yorulmamalı, ruhuyla yol almalı
                                Kalbiyle barışık olup, bir hukuku olduğu asla unutulmamalı, anlatılmalı
                                Toplumsal hastalıkları, töre ve asabiyetleri, kimseyide
                                insanlıktan çıkartmamalı

                                Çekinerek nisaya yaklaştım
                                Yapabileceğim herhangi birşey olup olmadığını soracaktım
                                Usulca seslendim farketmedi, sessizliğin içinde kaybolmuştu sanki anladım
                                Bir müddet sonra yine seslendim ve telaşlı birşekilde yüzüme baktı, korku vardı

                                Tekrar ettim dileğimi
                                Yüzü solmuş, boşlukta kalan bir
                                insan olmaya yüz tutmuştu
                                Güvenemiyordu, yeniledim meramımı, hayır
                                teşekkür ederim dedi, yutkundu
                                Bir düşünce almıştı halimi,
                                insan denen esrarın o tasarruflarından, neden virandı

                                Nisalar özgüvene kavuşmalı
                                Hiç kimse t
                                arafından hor ve hakir olarak asla anılmamalı
                                Her amelin suç ortağı yapılmamalı, aldatan sadece onlar değil unutulmamalı
                                Ruhun ve kalbin sahibi kimdir iyi anlaşılmalı, hak ve hukuk niye vardır, anılmalı

                                İnsan, insana kul olmamalı
                                Ruhun esir eden ve kalbini öteleyen bir nefesin sahibi bulunmamalı
                                Sahibin ve malik olanın ancak Cenabı Hak olduğu hakikati idrakle kavranmalı
                                Kendinden emin olmayan bir canın ne kadar ehliyetine haiz olduğuda araştırılmalı

                                Mustafa CİLASUN

                                #793323
                                Anonim

                                  Sessiz ve sakin iklimin izlerinde nefeslenirken!

                                  110325.jpg

                                  Ah can ne ben yanayım, ne sen ağla
                                  Bahtın dar boğazında bir çare arama
                                  Umutsuzluğa kapılma, sabırla uyukla
                                  Halin dirliğinde sen kalbini soldurma

                                  Gülü koklama, dikeniyle bir çare ara
                                  Cazibe karşısında heveslerine kapılma
                                  Nihayeti idrak edemeden zevke dalma
                                  Sen hilkatinle bizar olma,
                                  aşksız kalma

                                  Düşün hissettiğin ülfetin kadrini düşün
                                  Hükmün sahibine hamd olmazsa ne işin
                                  Hazan içinde sararan yaprakları süzüşün
                                  Toprağın dirliğinde seni bekleyen gidişin

                                  Sukut eylesen ne çıkar, dil zaten avare
                                  Ten sensizlikte aramaz hâlbuki bir çare
                                  Nefsin seninle haşyet içinde olur kepaze
                                  Sen bir yargıç olma, zulmünle korkutma

                                  Hâkim, zerreler içinde verilir her hüküm
                                  Belleğin boşsa sökün eder adavet höykün
                                  Kitabı celil sana olur en muteber bir kefil
                                  Güle hasret duyma, sen o emanetlere sarıl

                                  Darlık yaşanır sinelerde bir mefkûre yoksa
                                  Kan boşa mı akacak kalp sahibini anmazsa
                                  Mahzun
                                  gözler çok yaş akıtır çaresiz kalırsa
                                  Şifa için yatan hasta ihsan için kime sarılsa

                                  Dertler yalnızlıkta öyle katlanır ki besbeter
                                  Takat ne yapsın olmaz ise muhabbeti bedel
                                  Can ruhuna bigane kalp onsuz bulur mu çare
                                  Ey Hak senin bahşettiğin
                                  rahmetin hükmünce

                                  Bir kıvılcım yanmalara sebeptir sineler boşsa
                                  Halin esenliğinde bir
                                  aşk yoksa bulunmuyorsa
                                  Varlık Hak yolunda tasarruf için tutulmuyorsa
                                  Nefs bir rehavete kapılarak
                                  dünyaya kanıyorsa

                                  Ne denir kime ne söylenir vakit gelince emirdir
                                  Nefs ruh dirliğinde sana verilen bir emanetindir
                                  İrade nizam içindir kalbin dergâhında ne gizlidir
                                  Aşk bu manada senin için en muteber bir ülfettir

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 601 ile 615 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.