- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
4 Ocak 2012: 10:37 #801374
Anonim
Köksüz bir dal, söyle neye yarar!
İçimizdedir
sakladığımız çığlıklar
Vaktini beklediğimiz
sızı zerkeden sancılarHak
ve hukuk adına
dilegelen nice hengameler
Azmi bıraktırır
kimi zaman solgunlaşan umutlar[FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Ahde
vefa derler, saf ve
bakir duyguları körertirlerSabrı
tavsiye ederler, nefsini
biran olsun ihmal etmezlerKanaat için
bin bir bahane üretirler,
hınç içinde kal ederlerİnsanlık adına
nutuk atmayı da
nasılsa kimseye vermezler[/FONT][FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Siyasiler,
bizler adına derdi
gaye edinen nefeslerdirHer nasılsa
en hakir görülen
ve alay edilen kimselerdirVekil tayin ediyorsun,
hakkını neden teslim etmiyorsun
Vakt-i saatini bekleyip sonra
alaşağı etmeyi bilmiyorsun[/FONT][FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Bağnazlık,
farkı fark ettirmeyen
karamizahın rengidirİnsan
denen akıl ve izan sahibi
ise, aklına mukayyet payedirBeşerlik mertebesi,
ehliyetten ve tahkikten
uzak bir vakittirRuhunu
ve kalbini şehredip onun
aşkıyla terennüm eden ariftir[/FONT][FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Mülkiyetin
yegane sahibi sadece
yaratan RabbimizdirHerşey
onunla kaim ve muteber
olan seçimin telakkisidirHak, insan
ve yaratılan adına
ne varsa bizzat hukuk sahibidirHakikat
farkını yaşayan ise akıl ve
izanı ihsan ve ihlasa ram edendir[/FONT][FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Yeryüzüne
ibretle bakmak ve t
emaşa farkını yaşamakHareket
ve kuvvetin sahibinde
dirilip, aşkıyla nefeslenmekSevdasının
firkatine erişmek için
iradeden vazgeçmeyi becermekKul olmak
adına erdemdir, halin
sahibinde edeb-i meşke erişmektir[/FONT][FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Ne dağın
vakarında haşyeti an
ve ne de sahrada edepsiz solHer mevsimin
bir şevki vardır, umut
içinde nasıl nüveleşmektedir sorMerak,
ilmin şubesidir,
akıl istikamet için şarttır,
izan farkını anlamaktırEmekten kaçan,
sefillik için can atan,
divane midir, yoksa
acziyet nöbetinde midir[/FONT][FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Nasip ne
mukaddes bir sırdır,
sabrın ve inşirahın harmanıdırKalbi olan
hakkı ve hakikati anlayıp,
uğrunda fedaya hazırdırRuhu
ahdiyle müsavi,
vicdanı aşkın ve şevkin
umut halinde ki edebidirMizan
gam zerkeden değil,
hak ve hakikatin
teslim edildiği bir mihenktir[/FONT][FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Mahzuna
acımak neye yarar,
fukaraya el açtırmak
yüreğimi dağlarNe kadar
süret-i şekle bütrünüp
rol kesenler ise nasıl bir
hesaba ramlarNefs
ve akıl talime muhtaçtır,
esir etmek adına ne varsa
ruhun için azaptırCanana
kulluk ise kalbi marazlık,
nefsi azdırmak için
en açık sırnaşlıktır[/FONT][FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Hiç gocunma
sözüm nefsim içindir,
haddini bilmeyen insan kimdirSuhulet
ve kemaliyet niçin en uzak
diyarların firkatinden esmektedirHergün
kırıpgeçiren kimlerdir,
dalaşmak için gayret eden
nasıl bir ibrettirKafelerde
boy gösteren,
adab-ı muaşereti hiçe
sayan aşktan nasipsiz kimsedir[/FONT][FONT=Georgia, Times New Roman, Times, serif]Mustafa CİLASUN[/FONT]
5 Ocak 2012: 10:23 #801392Anonim
Ey süreyya yıldızı, kalbimde var sessiz sızı!
Uzadıkça
yollar yokuş oldu
Tuttuğum dallar bir
bir kırılıp ayazda koyduHangi ufka dalsam
yalnızlık o an içimi boğdu
Düşler dahi kurudu,
şevk ve sürur halde soldu
Haberin var mıdır
diye, sual edesim geliyor
Bazen içim içime sığmıyor,
sızıda dinmiyorLahza ne söyler,
ruh vaktini bekler biliniyor
Lakin umut içinde
çırpınan can aşkı diliyor
Sevdasında
yuğrulmayan gönül yozdur
Şayet nar kalbi edebin
şavkıyla yakmıyorsa ardırFütüvvet zamanı nasıl
bir hicrandır, akıl farktır
İzandan bihaber olan can,
hazan adına melaldir
Aşk ateşi dikkati
davet eder, muhayyile arar
Her lahzanın nöbetinde
bekleyen bir haber varYar, ruhun ve kalbin
lisanından kal eden nazar
Zarafet ve naiflik ferasetin
ilminden feyz sunar
İnsan kalbiyle fark
yaşatan, ayetten olan candır
Derdin ve gamın
lehçesinden söz eden nazardırMütehassis olmak
adına edebin halinde ki farktır
Suhulet içinde ki vicdandır,
mizan ramında bahttır
Su, ruhun insicamı ve
kalbin hakikat sıtkındandır
Sadakat içinde ki gönle
açılan ummanın kitabıdırSırrın halinde,muştunun
izinde,niyetin inayetidir
Kul, Rabbinin rızası için
varlığından geçen şiardır
İnsan için asabiyet
göreceli bir insiyatif ve zaaftır
Hangi emelin ve umudun
mecalinde ise sabrı ardırCehalet nefsin yanası,
kalbin reddettiği izmihlaldir
Akıl ve irade sahibi için
cehdetmekte farz-ı ayındır
İyilik ve ihsan ruhun
ve vicdanın en latif kitabıdır
Ne zaman vecdiyle okunsa
ruha teselli veren aşktırSükun içinde ki gönül
hazanın değil, baharın arıdır
Zemheri, mutmain olmuş
bir nefsin ibret nazarıdır
Mustafa CİLASUN5 Ocak 2012: 10:47 #801393Anonim
Aşk içinde neşet bulduran ne ulvi bir hal
Sarmıyor atık bir şey
Açmıyor sinemde bahar
Gönül sürurunda bir sandal
Dalgalar refakatiyle boşalan ağıtlarDiksemde ağzımı durmuyor işte
Sineden sökün eden eşiz nağmeler
Feryadımı bir ahenk içinde anlatıyor
Gözlerimden istemsiz bir yaş boşalıyorAh desem leyarı söylesem çare mi?
Çaresizce havası boşalan bir balon gibi
Buruşturulup atılan bir kâğıt parçası misali
Kalan anılara saklanırım çaresiz bir sefil gibiMana ararken manasızlığı yaşamak
Bir yerde çaresizce bakarak oyalanmak
Onun izinde solumak ona şevkle bakmak
Yazılarında kaybolmak yanmak içinde kalmakGörsem bitecek mi bir efsunu hal
İsteyemem artık kalmayacak mı bahar
Aşk içinde neşet bulduran ne ulvi bir hal
Ancak sevdalarındır bahar aşk kokusunu salarHer bir izine dokunuşumda sen
Sanki benimle aynı paralelde bir hazzın
Nağmeler içinde melalini sunan ne büyük can
Can içinde bir umudu yaşatan sevdaları anlatanSen çaresizlik içinde unut desende
Sana olan tutkum için billahi katlanırım
Semtine ayak basmam asla sana görünmem
Mezarlıkta yatan bir fani misali akıbetimi beklerimSen yeter ki bizar olma solma
Benim için sen bir nefes olsa da alma
Anılarına katma beyaz bir sayfa dahi açma
Ama sakın acıma katlanılmaz bir aşk bırakmaMustafa CİLASUN
6 Ocak 2012: 09:59 #801414Anonim
Pak halinde sürurla nazar eden niyaza!
Bekledim
Gelecektin ömre bedel
Hangisi,
eridim ben şimdi zaman gibiLakin
Aldanmak kahrımsa
Umutlar kararıyor
semanın baharındaCandan
Geçtim ben sevginle
Kalbimde dinmez
hazin hıçkırıklarımlaBen sana
Aşkının elim kuraklığında
Ruhumun mahzunluğunda
Şayet ömrüm varsaHürriyetin
Bizarı zindanlığından ana
Karalar içinde
dalgalanan acı sukutumlaSeni anlatan
Halinde sürurla açan hazza
Perişanım geceden
artan uykusuzluğumdaNe aklıma
Ne de akan şevksiz kanıma
Ben sana, sende
bulduğum aşka mahkûmumHem yargıç
Ve hem de çaresiz izanımla
Zemheri ayazlarında,
takatsiz çile zadeyimBen sana
Yüreğimden kopan naza
Aşkın prangasında,
fırtınaya duçar olan kanımZamanda
Boşluğa amade canımla
Sokaklarda yılmadan
mütemadiyen seni ararımAnılarında
Halimde yeşerttiğin aşkla
Beni tenden alan hazzınla
sensizliğe yanarımSabırla hale
İçinde kıymet bulan saadete
Düşlerin muhayyilesiyle
bıraktım artık ahireMustafa CİLASUN
6 Ocak 2012: 10:01 #801415Anonim
Ey hak, ne vakit gülecek baht-ı salah!
Niçin
ümmet-i can mahkum
Esaretin zilletinde
adeta soluksuz bir lokum
Ezen belli,
azilen iradenin nerde
kaldı şevki ve cesareti
Adeta boy
gösteriyor umudun
solgun nazarları timsali
Cehdin ve aşkın
ne zaman tesir edecek
gönüllerde ki inşirah nişanesi
Garp,
her vakit mi hükmedip,
nefisler kölelik edecek
Runun
firkati lahzanın
ümitlerinde mi sürünüp sönecek
Ne vakit
secdeler aşkın afakında
gönüllere sürur bahşedecek
Azim,
iradeye hükmedip, akıl
ve izanın alinde esirlik bitecek
Gülmeye
hasret yüzler, titreyen
ürkek gönüller saadete erişecek
Sefil kimdir,
aidiyetine sadakat
göstermeyen nefesin süretidir
İhsan
hangi vakitte ruhuma hükmedip,
vecdime geçit verecektir
Sevdasına
ram olduğum müjde, takiye
içinde nasıl el verecektir
Hüzün dinecek,
sevinç sinelerde filizlenecek,
ruha refakat edecektir
Dul kalan nisanın,
yetim kalmış mahzunun,
ağlayan ananın çığlığı dinecek
Nur dilerken,
nar yüreğimizi vuruyor,
sukutumuz artıyor
Sesssiz
çığlıklar artık gönüllerin
mizanında niçin duyulmuyor
Ömür göçerken,
nefs her zaman haddini
aşarken taklit nüksediyor
Sanki
süretler hüküm sürerken, gönüller
çaresiz sukunete göç ediyor
Akıl
edebe muhtaçken,
iradeler köleliğe yöneliyor,
gazlerden kan geliyor
Kitab-ı celil
yerzünün en çok okunan
kitabıyken neden sineye işlemiyor
Şehrine
muhtaç olan lisan hala garipliğin
sahrasında sessizce ağlıyor
Garbın lehçesi
ne kadar cazip geliyor,
her nefes onun dilini talim ediyor
Oysa ruhun
ve kalbin sırrı ihmal ediliyor,
taklit üzre aşktan söz ediliyor
Hangi nefes
bir role soyunsa, sinesinin kitabını
anlamadan oynuyorsa gam veriyor
Ey Rabbim
sen bilirsin, sen gönüllerin
sahibi ve en yakın bir rehbersin
Neden
bu kesmekeşlik yaşanır gönlün
sahnesinde, bahtın hak lehçesinde
Hakikat
niçin yadın hasreti çekilen vecdinde,
ruhun sessizliği kimin nezninde
İrade
senin bahşettiğin bir nimetse,
acziyetim ve zafiyetim neyin derdinde
Yarab sen bilirsin,
sen esirgeyen ve bağışlayan
bir Rabsin,umudum senin nasibinde
Mustafa CİLASUN6 Ocak 2012: 14:08 #801420Anonim
Gizliğin karanlığında aradığım şafağa!
Gözyaşlarım
Refakat ediyordu
Uzandığın her umudun
Boşluğunda yaşadığım perişanlığaAçılamıyordum
Her geçen gün katlanan
Gizliğin karanlığında aradığım şafağaKendimle
Barışık olmayan
Sırra kadem keşmekeşliğinHasretini
Yaşadığım berraklığın
İtminanlığını sunacak rehberinBenliğimin
Amaçsızlığı yaştan
Avuntularının seyriyle uzaktanNeyi
Arayacağımızın
İdrak edilemeyen bilinçsizliğiyleDüşünmenin
Fakirliği ne kadar
korkunçmuş meğer fark edilinceBir değerin
Atfedilmesi için bilgi
Çokluğundan arî bulunmak gibiMelalimi
Yalnızlığa iten süreç
Mülayimliğin arz ettiği teslimiyettirNebatatı
bu denli yakın bulurken
Halimle çelişmem anlaşılmıyor sankiNeden
İnsanlar için benzer
Yakınlığı hakkıyla kuramıyorumAlalayarak
Bir yol almanın hazzını
Maslahat gözeterek başaramıyorumTakiyyelerle
İlmi siyaset iftiharlarının
Halime yakınlığını bulamıyorum bir türlüBir şey
Aksa aktır
Karaysa da muhakkak ki karadır
Grileri
anlamlandırmak adına
Her nefse şerbet mi ikram etmeliyimMizacı
neyi anlatmaktadır
Edinimler ailevi ve fıtridir
Yoksa sosyolojiÖvgü
kuvvet bulan hezeyanı
Ve yerginin
AnlamsızlıktaDeğerin
Zahir içinde kaybolan
Bir kişiliğin hengamesinden kalanlardırKahrını
umut aşmak için ardır
Çekmek ne kadar
Zor geliyor nefse,Kuşun
ki aşk-ısadakatte
Güzelliğinde
Yaprağın teslimiyetindeAğacın
ibrete şamil kemikleriyle
Kökleriyle mezarın
Sadece kalanToprağı
nasıl anlamalıyım
Temaşa ederken
Şahit olduklarımıVe kime
için sabırla söylesem
Nasıl anlatayım ki
Hissetmeden hükmetmek
Densizliğin yaşatmamakMustafa CİLASUN
6 Ocak 2012: 14:10 #801421Anonim
Gözyaşları suskun mısraları anlatır!
Seyrettiğim
nazarlar neden mahzun,
hıçkırıkları sanki birer kahır
Yüreğinin
sancıları uzaktan okunuyor,
söyle neden ibretli bir satır
Dil
kelam ederken,
gözyaşları bir bir sırrı
aşikar eylerken hani hatır
Nefesin müddeti
Rahmet içindir,mağfiretin
nasibinde ki sahiptir ister sabır
Şefkat
tepelerinde bir çınar olsa
ne yazar, ne müthiş sancı var
Gök
gürülderken,
yağmur düşerken, yaprak
medet içindedir yar
Hangi
niyazı şehretsen,
içinde gizlenen bir hayat
hikayesi yürek dağlar
Umut
adeta sabrın penceresinden,
kanaatin sürur bahşeden
ve deminden ardır yar
Evladın
arsa, ecdadının yanında
taşkınlık yapma,
sabırdan ayrılma
Çoçuğunun
yolunda kul köle olup
sakın ha haddi aşma,
onun melalini anla
Ne zaman
edepte kusur edersen,
adabın lahçesini öğrenmeden
kal edersen yanma
Hak,
hakikatin temasıdır,
suhulet içinde ki aynasıdır,
duygusallığı kapılma
Evladı
terbiye edeceğim diye,
hatırı katletme,
gönülleri hisset ve incitme
Yaşlılık
sünnetullahtır,
har nefesin vakti sırdır,
Rahmet sahibi kimdir, sinme
İzan
ve ihsan gönlün payesidir,
inayetin sevda hikayesidir,
vefayıda silip süpürme
Şayet
annen ve baban yanındaysa
onların sahibi kimdir,
anla asla ve yüksünme
Çocuk
rahme düşünce neden
heyecan yaşanır, umuda
bin bir sualle bağlanılır
Şefkatin
ülfeti o an ve beklenen
saatte gönüllerde
bereketiyle dillenip ağlanır
Ümit
nedir, veren kimdir,
nefes niçin müddetlidir,
Sabi kimin
emanetinde ki beşerdir,
izanın selameti sağlanır
Keyfiyet
ve hevesler neden
bu minval üzre hesaplanır,
doğmadan hazırlıklar yapılır
Bir zamanlar
senin içinde annen ve baban
bu duyguların tercübeleriydi
Bin bir
zahmet içinde sabırla
yuğrulan vicdanlardı,
mazide bir ibret vaktiydi
Yanmayan
ocağın, tütmeyen bacanında
umutları vardı,
hicran içinde nazarlardı
Sabır
onların sinesinde hüküm
süren umut sığınağıydı,
acziyet için kanaat acıydı
Kız evladı
gülerken, gelinlik vakti
gelip hevesler derlenirken,
anne yüreği sancılıdır
Hangi
sualin aynasına baksa,
endişenin sırrına vakıf olup
hülyaları aydınlatsa sızıdır
Suskunlaşan
babası ise vicdanı ile başbaşa
kalan sakin ve melül
bir candır ki dağlansa
Emanetin
ehline teslimiyeti
sadakatin zahir olan ilmidir,
tedbir ve iştişare elzemdir,
korkular zansa
Mustafa CİLASUN7 Ocak 2012: 10:23 #801434Anonim
Vakit şahittir, aşk letafettir, ölüm aşka eriştir!
Başlamıştı yine
yüreğime karlar yağmaya
Umutlarım ki
sırılsıklam olarak hastalansa
Sessizliğin hüznü
halimi burksa da aldırma
Bakalım ne çıkacaktı,
durağın yalnızlığındaHani bazen,
unutulan bir hicran kuşatır ya
Nereye baksan
hazan sinende azap olunca
Hal efkârın
salıncağında ağlayarak bakınca
Yinede aldırma
nasıl olsa umut aşk tadındaDinlediğim
hüzzam eser nedense bir başka
Saz ağlıyor, şair
içimi okuyor, şevkte sızıysa
Şayet sancılar
ruhumda anlamlaşan
umutsa,sen hiç korkma,
o aşk kalbimin sağanağındaŞöyle geriye
yaslanınca işte atim bambaşka
Hani mazinin sayfaları
aşkla taranınca aşkla
Mavera heyecanı
vuslat olarak aşk bahtında
İnsan ihsanla anlam
bulunca, aşkı anlayıncaNedense canlar
koşturuyor bir avcı hazında
Aşk insan kimliğinde
hakkıyla anlaşılmazsa
Kalp bizzat
sahibine yabancılaşınca unutma
Zevk başka, idrak
aklın pervazında soluncaHani bir
“ölü ölmüş” derler duyarsın ya anla
Lakin o insan ki,
tefekkür ülfetinden uzaksa
Sen yinede
halin fakirliğinde uyuklama yaşa
Vakit şahittir,
aşk letafettir, ölüm aşka eriştirArtık hiç üzülme,
umutlar berekete vesileyse
Azimet hikmetin
sevdasındaki aşkın etkisiyse
Sabrın dirliğinde
asla üşüme filiz aşk şevkinde
Toprak o gün refakat
ederek aşkı kabul edinceYinede ağlamayı
ihmal etme zira aşk seyrinde
Vahdet ihlâsın fevkinde
ruhunla bütünleşince
Kalbin inayet için
illaki nöbette ve sürur içinde
Muhabbet selamın
güzelliğinde aşk ateşi sendeNe kadar feda
olursan ecirle sabrı yudumlarsan
Umudunu aşk yolunda
harmanlayıp nur olursan
Arifin ihsanında
yarensin ve veli ilminde nefessin
Arızı sancılar korkutmaz,
kalbine hicranı koymazNefesinde mahzunluk
bulunmaz aşk hali yormaz
Kim ne derse desin
sadece akılla sırat bulunmaz
Aşk vicdanı kuşatır
aklı olgunlaştırır nefsi anlatır
Kim yaren olmak isterse,
aşkın sızısıyla manalaşırMustafa CİLASUN
7 Ocak 2012: 10:24 #801435Anonim
Bahtın için ah etme,hikmeti sırrı kaide!
İnsan
niye çırpınır
Keder içinde kahırdır,
ah uzarı vardır
Suskun
çığlıkları için
sabırla yol almaktadır
Umudun
hülyasına dalıp,
efkunu aydınlatmaktadır
Yeis sürurdan
azade bir hicrandır, gam
endişeyi gölgeleyen nazardır
İnsan
her haliyke hissiyatına
ram olan candır
Akıl
ve izan kimi zaman
ihmal edilen bir dramdır
Buğulu gözler
neden düşündüren farktır,
hissetmek bile ihsandır
Lakin azimet
ve iradi olmak hakikatin
sülbünden neşet eden sanattır
İnsan için
fazilet olan makamdır,
tedbir ve teslimiyet
müşterekliği vicdandır
Hak,
aşkın ve sevdanın
firkatine eriştiren umuttur
Gönül
ihsan için niyetlenir,
ecriyle ceht edip
zikrederse vuslattır
Makam
ve mevki kalbin
adresi değil, nefsin
cazibesinde ki saltanattır
Kul olmak için
çilede haşrolmak ve onun
şevkiyle yol almak rikkat tacıdır
Takva
dillenen şekliyet değil,
sukut ettiren sabrın zanaatıdır,
edeb-i cenahıdır
Nefes
kimin kudretinde ki
ihsandır, müddeti niye sırdır
Her yıl
ziyaret edilen
ve farizası için derlenen
kabe ziyareti kime ezadır
Bilmeden
taat etmek nasıl bir sevdadır,
taklit üzre vicdanı hasretmek
ne garip sedadır
İnsan
aklıyla ve fikriyle
terennüm eden aşk ve meşkin
umut bekçisidir, nasip ne vakittir
Kahır içinde
kal etmek, dillenen aşkı
lekeleyen bir acziyettir,
feda olmak nasıl edeptir
Ey
ruhuma emreden ve
sualiyle vaktini bekleyen yar
Sen ki
yaratan ve nihayetinden
haberdar olan Rahmansın
İnsan
ve melek farkını
dillendiren fermansın,
iradenin sultanısın
Emanetin
ve ehliyetin farkına vasıl
olmayan canların umut sığınağısın
Sen bilirsin,
sen kerim olan mağfiretsin,
vaktin ecrinde ki
en ülvi ümit ve şevkin sahibisin
Mustafa CİLASUN9 Ocak 2012: 12:48 #775881Anonim
Sanki Filistin sokakları!
Tavukçu
mahallesindeyim…Meskun
bir mıntıka
ve oldukça sakin bir sandukaSakinleri çok melul,
şaşkınlık içinde nazar ediyorlarÇocuklar
her ne kadar oynasalarda,
vurgun var içlerindeİç çekişleri,
merak halinde ki çekinceleri
dile gelmiyor nedenseŞehremin
denen yöneticiler kimbilir
hangi meşguliyetin derdindeMülki amir
illa nüfus sahibine mi
icabet edecekKapıda
karşılayıp, istek
ve temennileri
ajandasına kaydedecekBu fakir
ve düşkün nefeslerin halleriyle
kimler hakkıyla ilgilenecekSolmaya
yüz tutan bıçkın
umutları yeniden yeşerip,
şevkle filizlenecekTütmeyen bacalar,
yanmayan ocaklar hangi
ihlasın endişesine girecekHer taraf
adeta viran içindeKapılar
kırık dökük,
pencerelerin perdeleri delik deşikHer evin
yanı olmuş birer çöplük,
zavallı çocukların suçu neÖksüz ve garip
olmak mı kabahatleri,
yoksa mahzunluk aşikar değil miİçimi titreten
bu hakikat karşısında,
servetin hesabını yapamayanlar kimdiGüya her bir
tarafa aşevleri koymuşlarYağmurun
altında bekleyen
zavallı nisalar, öksüren çocuklarBir umut için
solgun halleriyle haber
bekleyen böylesi suskun yolcularKöylerinden
iş için heveslenip, yolda
kalmış ibretli sancılar, ne sabırlılarEy edebin
rahlesinde ki nazarlar,
ne zaman garibin derdine derman olacaklarMustafa CİLASUN
9 Ocak 2012: 13:31 #776240Anonim
İnsan, nefsi olan candır,kanacaktır!
Ne vakit
aldanacak olursan
Keşkelerin kapısına sığınıp
yanıp, hıçkırsan
Nefesin
ülfetini unutup,
ah u zar ile
durmadan çırpınsan
Akılsız ve
izansızlıkla suçlayıp,
sokak sokak dert ortağı arasan
Teselli bulmak
adına rastgele heveslerine dalıp
dağlansan ve ayılsan
Sonra
bir düş sanıp,
çarelere başvursan
Her yadınla
ibretle yol almaya alışsan
Sınırlı sorumluluk için başlasan
İnsan,
kimi zaman aldatır
Bir şey sanır,
nefsin telakkilerine bulaşır
Heyecan
adına sırnasır,garip
birşekilde çıkış için hesaplaşır
Hak
ve hakikat o an
halinden hayli uzaktır
Yalnız
ve suskun zamanalarda
bir yol bulmak için çırpınır
Nasılsa
o an başaracağına inanır,
lakin lekeleri anbean hayıflatır
Ne vakit
ah etse,ukteleri
sinesinden ayıklanır
Gün kararır,
nefes azalır,
gözler kapanır
Hangi
düşü görse
bir çare adına bakınır
İnsan
ruhun ve kalbin
umudunda farktır
Akıl ve
izan bakımından
sırra ducar olan muhataptır
İnşirah
kalbin tacı,
ruhun esin duasıdır,
sürurla gelen ardır
Maksadı
olmayan bir nefes için
ne acı bir figandır,
ah u gamdır
Mürvet
ve fazilet
sevdanın cenk
mihrakından yakarıştır
Kul olmak
niyet ve hidayetin
emek harcıdır
Aşk,
ruhun gıdası,
kalbin ilacıdır
Mustafa CİLASUN10 Ocak 2012: 10:07 #801506Anonim
Şehrin yitik nefes ve suskun melalleri!
İnsan düşünmeden edemiyor
On ve suskun bırakan hicran sualleri derliyor
Neden insana kıymet sadece görsellikte serdediliyor
Ruhu ve kalp zaviyesi niçin ihmal ediliyor
Beşeri insanlaştıran idrak öteleniyor
Ten ve nefs cazibesi işleniyorŞehreminden bahşetmiştik
Eminlik adına yetki verilen nefesler demiştik
Ve fakat ne kadar bir yetkiyle mucehhez kıldık bilmedik
Birçok bakanlığın bütçesinden fazla olan rantı fark etmedik
Nasıl olsa elemin demiştik, neden sessizleştik
Susturulan kim varsa görmezden geldikİnsan ruhu ve kalbiyle farktır
Akıl ve izanıyla muhatap alınan bir nazardır
Mütemadiyen kale alınmayan tahkik,nasıl bir vicdandır
Yoksa merak sadece nefsi hazlar için mi sığınaktır
Hesdabın ahirinden kimler mesul olacaktır
Kurtulmak adına vesileler aranacaktırGörsellik adına her plan işliyor
Bu uğurda yarım bırakılan projeler gözden geçiyor
Tüketen bir toplum olmak için şartlar hazır hale getiriliyor
Nefsi ve zafiyeti olan can, her desiseyi ihmal etmiyor
Bir haz için hangi değerlerden vazgeçiliyor
İhdas edenler ise edepsizce gülüyorŞehrin her vechesi bilinmeli
Vurgun yemiş nice gönüller asla ihmal edilmemeli
Yaşlı ve caresiz nisalar eve mahkum edilip, hor görülmemeli
Takatsizleşen babalar sokak nöbetlerine gitmemeli
Elemin denen her kimse bu hakka nezaret etmeli
Gülmek adına bir tebessüm esirgenmemeliNereye baksam beton yığınları var
Sanki bilakis katlediliyor çaresizlik içinde ki yeşil alanlar
Avm.lerde ki sergilenen surturan oyuıncaklar, bakan çocuklar
Ebeveyn adına nahoş çığlıklar, edepten erileşen soluklar
İnsanı sadece meşgul etmek için çözüm boşlukları
Gecleri derdest etmek adına nahoşluklarıGencin ayyuka çıkan narası kime
Bin hüzün içinde gizlediği yitik berduşluk sanki bir gaile
Gülerken ağlayan kimdir,ailevi sorunları neden gizlenen bedeldir
Aldanan hangi saikin nefesi ve iradesinden vazgeçiren şerdir
Nefsi bu kadar ihya etmek felah için kifayet edecek midir
Geriye kalmış çaresiz nedamet neyi beklemektedirMustafa CİLASUN
10 Ocak 2012: 10:45 #801507Anonim
Nankör olma, solmak için çırpınma!
Aşk, ne
hülyanın insicamındaNe de
vicdanın inşirahsız
vecdinin sığınağındadırAşk,
ruhun ve halin
edebinde ki farktırHer
senasında ihlas
ve izan birer kalbi nazardırHesabın
mahiyetinde ki ar-ı nardır
Vuslat adına aşk-ı zamandırHangi
kitabı okursan oku
Korkunun ve ezasında neden
titrer her dokuZan içinde yaşatan
hangi saikten
südur eden bir sorguHürriyet
ruhun sürurundan
nükseden bir olguHiçlikte
derstur kılan hangi risalede
dillenen bir edeb-i korkuOku
lakin yaban kalmadan,
vasıl olmadan aşk esin
zerketmeyen netametli bir konuHer ne
hata edersen
annen yüksünmezBaban ise
yüzgöz olmamakk için
sinesinde ki sırrı aşikar eylemezHer defasında
eza veren sırnaşlık
ederdemle hulüse gelmezRuhun figanı
neden sessizlik içinde ki
vicdanda ki haline erişemezİraden
zafiyetten vazgeçmez,
hevesler hüzün içinde bedelleşmezBir tebessümün
annenin yüreğine su serpemez
Babanın hicranı dinmez,gönlü niye gülmezMustafa CİLASUN
12 Ocak 2012: 12:21 #801541Anonim
Gönül neylesin,lahza nasıl haber versin!
Ne
sualler bitiyor
Ne izanım
derlemek için kifayet ediyorGönlüm
nasıl bir senanın
melalinde sessizce inliyor
İdrakime
geçit vetmiyor,vicdanın
sukunetiyle vakit titretiyor
Yüreğin meyli
umut ve şevkin sürur
bahşeden esini için sabrediyor
Kimi zaman
kanaat her hikmetse
yüzümü güldürmüyor
İşte
o vakit hüzün
iliklerime kadar işliyor
Hicran ruhumdan sökün ediyor
İnsanım,
kul olmak için varım
Edebin
her kadresinne
muhtaç bir nazarım
Beşer olmaktan
kurtulmaktır muradım,
akıldır azığım
İdrak
ruhumdan seslenen hissiyatım,
hakikatadır merakım
Nefsin
esaretine ne kadar uzak kalırsam
mesrur olan bir vicdanım
Her vakit
hicrana yaban değildir
nefes-i ah u zarım
Fikretmektir,
ibret için hasretmektir niyazım
Her nefes aziz olmalıdır der kanaatım
Dün itibarı ile
defnettik pak nisayı
Edebin ve hizmetin en
aşinasında ki mahsus vicdanı
Her vakit
tebessüm eden bir şevk-i baharı,
umut içinde ki nidayı
Teslimiyet içinde
haşrolunan itminanı,
sukunet içinde ki o güzel canı
Kayın validemdi,
ihsan ve inayetiçinde
gayreti olan hicrandı
Evlatları için
pelesenk olan fedakardı,
çile için adaydı
Çektiği
sıkıntılar ve hastalıklar
ne faziletli eda arıydı
Zorluk
ve meşakkat
onu hiç yıldırmamıştı
Ne vakit
onu ansam rahatım
Şahit olduğum her lahzada
kefil olmak için hazırım
İnsan ve nisa
adına ne muazzam
bir kitabın muhatabıydım
Her mısrasında
ibretin ve çilenin umut için
derlendiği kanaatındayım
Kayserinin
Yahyalı ilçesinde ve
bereeketli köyü kirazlı nazıydı
Varlıklı
bir ailenin en küçük kızıydı,
şefkat adına nazırdı
Yokluk
içinde geçen nice
ömürlerin sır sığınağıydı
Veren
el olmak adına farktı,
sabırla yıkanmıştı
Rahmetli Hacı
Hasan efendiye bağlıydı
Hizmetinde bulunan ve duasını
alan bahtiyar bir nisaydı
Ne zaman
onun zatından bahsetse
derin bir muhabbet okunurdu
Kayreriye
ne zaman gelirse misafirleri
olmak adına kuşku duymazdı
Hafız
ve imam hatip olan
Rahmetli Mükremin hocanın
mahzun refikasıydı
Ondokuzyıl önce
ondan ayrılmanın
hicranıyla ağlardı
İçinin
yanğınlığını sabırla
dağlayan bir inhisardı
Ne zaman misafir
gelse kerimeleri coşardı
Aile sevgisi adına
en en güzel bir izandı
Niyaz ediyor
ve Rahmet diliyorum
En güzel
makamkara layıktır
teslimiyet içinde söylüyorum
Sinemde derlediğim
ne varsa onun adına
hasretmek için can atıyorum
Evlatlarının
samimi ve naiflik içinde ki
hizmetlerine imreniyorum
Rahmetin
ve mağfiretin her an
yanımızda olduğu aşikarken
Kulluk
adına perişanlığıma
nasılda hayıflanıyorum
Mekanları
Cennet olsun, ruhları şad olsun
Mustafa CİLASUN13 Ocak 2012: 10:58 #801574Anonim
Aşk, nar-ı sevdadır,ar-ınazardır!
Aşk,
edebin senası
Arifin hülyası,
mahzunun rüyasıdırAşk,
lahzada ki vaktin
en latif hülasasıdırRuhun
firkatte ki bela
ahdinin manasıKalbi
karargah kılan
nurun edasıdırFikrin
ve zikrin
fecrinde ahu zardır
Takvanın ülfet cenahıdırAşk,
nefsin nizamı
Aklı terbiye
eden futühatıdırHevesin
alinde ki
hakikatin şiarıdırUmut
için bel
bağlatan nidadırVuslata
eriştiren sevdadır
İbretin en makul nazarı
İdrakin aşk-ı edasıdırAşk,
ölümde dirilten
Varlıkta
sevindirmeyen hazdırSuyun
melalinde ki
sırrın aksisedasıdırBahtın
şevkinde ki naif kanatı
İradeyi azmettiren sanattırNefsi
esir eden ilhamdır
Köle etmeyen ardırAşk,
mazlumun ahında
Zalime korku
zerkeden batındadırAşk,
ruhu sürura erdiren fark
Kalbi inşiraha eriştiren sırdırUmudu
soldurmayan muştuVicdan
lisanında yanıştır
Hu içinde uyanıştırİnsan için emek
Akıl için niyette ki meşktir
Ecri ihsana
dönüştüren mevkidirTen ve beden
için hilmdir
Cezbi gaile değildirKeramete
asla maruf
Olmayan edeptirKul
kimliğinde ki mertlik
Beşer hükmünden
çıkartan ehliyettirSelahiyet
akıl ve irade içindir
Yoksa nefs ne gerektirRuh
evvelin feri
Zahirin hakikat iksiridirÖlüm
içinde ki
Dirilmenin seceresidirYanmak
ateşe atfedilen nurun
Suhuletinde ki ümit nişanesidirEdep ve çile
içinde ki şevktir
Aşk, halin demidirMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
