- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
3 Eylül 2013: 14:55 #815419
Anonim
Suskun sokaklar gibisin, niçin bedbin bir nefessin…
Orjinal boyutu icin tiklayin 720x480px and 35KB.
Artık
Biliyorum korkuyorsun
Sualler içinde uçsuz bucaksız
Bir yol alıyorsun, bazen ürperiyorsun
Gelip geçen zamana ne söylüyorsun,
Nasıl bir burukluk yaşıyor ve ağlıyorsun
Gülmüyorsun, sadece anlamı içine çeken
Bir tebessümle gönlümü alıyor uzaklaşıyorsun
Nedense seni sana
Bırakmayan çığlığın var
Hıçkırıkların akseden sedası sessizliğinde
İçimde akar, neden ağlarsın ey yar
Sabır ve kanaat ruhun didarında en manidar
Bir kar, hesapsız nefeslenmek neye yarar
Zaten geçen yıllar sinemde çırpınışlarımı yoklar,
Ukdeyle umuda kim ve nasıl bakar ey yar
Söyle niçin suskun
Sokaklar gibisin, neden bu kadar sessizsin
Hissiyatını aşikâr eylemeyen bir nidasın,
Edebin derinliğinde ne ülfetli bir değersin
Lal olan dilinle, utangaç nazarınla, nefes
Nefese koyan merakınla suhuletsin ve zarafetsin
İçim içime sığmıyor, evet billahi akıl sır ermiyor,
Cezbeden halin, şimdi melalime üşüşüyor
Yıllardır manasına
Meftun olduğum edebi halin içime
Titremeleri zerk ediyor, aşkını şehre diyor
Ne kadar hasret varsa içimde bereketleniyor,
Kavuşmak ne kadar müşkül bir işmiş dedirtiyor
Gözyaşlarım bu an kalbimden neşet ediyor,
Bu hicran ruhumun serencamında ikamet ediyor
Her ne yapsak ta gün bitiyor,
Kabrin lahzası hissediliyor, dinmiyor
Tefekkür etmek ve tesbihat için
Kalbin nazar gâh olduğunun
Farkını anlamak ziyadeleşiyor
Ne kadar muradım varsa,
O an sineme sökün ediyor,
Bahtım için aşkla sahibine iltica ediyor
Gönül kapım açılmayı bekliyor,
Eşiklerin dirliğinde beklenen nasibi
Kimden sevda ile diliyor
Mustafa CİLASUN3 Eylül 2013: 17:31 #815422Anonim
Haşyet hakkı hassasiyettir…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x600px and 72KB.
Nihayetinde
Bir yaratılışın
sahnesindedir insan
Beşerlikten kurtuluşla
hakikatin iklimine koşan
Bazen korkan
Bazen de umutla
anlamlaşan can
Damarları turlayan,
kalpte mana bulan aşkı kanNe olacak,
Vakit halin dirliğine
neyi anlatacak an
İşte çekip gidiyor efkârlı
zaman aşka kan ve inan
Ne derler gamı
Senin için hazan,
zan ki hali yıkan
Uyan, uyanasın ki kalbinde
anlamlaşmıyor zamanNice rıhtımlar
Hikâyelerle buluşup,
sırra gark oldu
Nedense tefekkür insanın
halinden uzaklaştı aşktı
İnsan hakka
Kul olmak için yaratılmıştı,
niye soldu
Hani umut başaklar misali
heyecandı ne başkalaştıOysa sosyoloji
Umursanmadı, siyaset
bir handikaptı
Böl, parçala yut taktiği evvel
zamanın kozuydu oldu
Dışlamak
Marifet sayıldı, insan
olduğuna bakılmadı
Kim niye böyle yaptı tahkiksiz
teslimiyet iman mıydıSecdeler
Kim için yapılıyordu
o hesap vefa arındaydı
Zaman kalp için hardı,
aşk niye vardı, ihsan başkaydı
İhlâs aşk
Olmalıydı, lisan kalbin
sesini aşksız olamazdı
Korku niye kuşatırdı edepten
azade olmamak sanattıOysa ressamlar
Düşerek dururlar,
düşünmeyi iyi anlar
Hissiyatın tılsımında çizilen
manzaralar renkte aşk var
Ah birde halin
Toprağında uhde kalan
nazlar o niyazlar
Nerde buluşurlar, elbette
hakkı anlamak letafetli baharDurma toprağın
kokusuna yaban kalma
katreyi de anla
Hicranın tınısından korkma,
gönül için hüzün bir başka
Şayet vicdan varsa,
İnsan onun dilini
anlamıyorsa aşkla
Mizan hakkıyla anlaşılmazsa
insan olmak yetmez nazsaYedi düvel
Bir araya toplanıp
cenk yapsa eğer aşk yoksa
Ve muhabbet bulunmuyorsa
sadakat unutulmuşsa başka
Mazi anlatmıyorsa,
Ati gayreti umuda
yetişmiyorsa hasta
İşte bir kul olmak, bu noktayı
nazarın hazzıyla anlaşılırsaKime tabi olmak,
Nedenleri ibretle
sorgulamak merakınsa
Akıl bunun için varsa, kalbin aşkı,
insanın ikliminde farksa
Ömür merdivenleri
Düşünmek için duraksa
aşkı hazla yaşa
Şimdi yaslan arkana,
dal mısraların
arasına sen halini anlaMustafa CİLASUN
3 Eylül 2013: 20:04 #815423Anonim
Dile düşen, kalp için eza gelen serzenişler…
Orjinal boyutu icin tiklayin 720x471px and 53KB.
Evet,
Hala vicdanlar
Hala prangaya maruz kalıyor
Her çırpınışında,
Yalın bir kamçı enseye iniyorVe o an bir
Şaşkınlık sökün ediyor
Nefesler daralıyor,
Takat çaresizce uzaklaşıyorYaşamak haksa
Murat refah için varsa
Feveranlar çıkıyor karşıma
Çok anlamsız olsa daAsırlardır inliyor
Fetret ama ne değişiyor
Sürekli oku deniyor,
Fakat kime hizmet ediliyorNesillere tebarüz
Edilen marazlar hep artıyor
Sancılar çoğalıyor ağrı kesici
Ne kadar işe yarıyorKontrol edilenler
Nizam için onuru hiçleyenler
Haysiyet nedir bilmeyenler,
Yönetmekten acizlerZihniyetler rövanşı
İlmi siyasette kimler yol aldı
Korkaklık sinelere musallat olan
Bir hancı nede acıEcdattan bahsederler
Hani o kutlu nefesler nerde var
Hazin şarkılar,
Müzelik sanatlar,
Ruhsuzdur vaazlarHer şeyin cılkı çıktı
Âdem, adabı muaşereti söküp attı
Nisa perişanlıkta bir sancı,
Yıllardır kimler aldatmadıÇocuklar neye susadı
Sevgi adına anlamlı olan ne kaldı
Teknoloji, ayrıştırmalarda
En vazgeçilemez bir sanattıMillet mi uluslaştı
Derinlik ne kadar hız kazandı
Her yanı anlamsızlık kuşattı
Starlık çöpçatanlıkla anlaştıHüsran, hicran ve an
Kimliksizlikte nefesleri zorlayan
Ruhundan habersiz yaşayan
Ve kalbiyle hüzün soluyanMustafa CİLASUN
3 Eylül 2013: 20:41 #815424Anonim
Hiç açar mı hazanda bigâne bahar…
Halimi kapattım
Ömür billâh kapatacağım
Ne esen yele ne de
Yağmurun kahrına bakmayacağım
Sarılmayacağım,
Sinemi açmayacağım
Aşk için asla artık
Bir umuda kapılmayacağımIslansın
Her yerler, hatta
Korunan perdeler
Rüzgârın hiddetiyle
Raks eden nice ümitler
Derbeder gönüller,
Bir türlü sevilemeyenler
Çaresizliğe mahkûm edilen
Zavallı divanelerNe kaldı sanki
Yaşanacak şu minval ömürde
Soldurulan bir güllerde,
Gönüllerde yeşerende
Sana hasret
Nice ümitlerde,
Bilinmez kişiliğinde
Mahkûm ettiğin çaresizliğimde,
Gecemde seninleBıraksa yıldızlar,
Açsa ki hazanda bigâne bahar
Ağustosta yağsa kar,
Çölleri sel alsa yağmurlar
Karanlık
Hücrelerinde mahkûm
Bırakılan umutlar
Şiirler yazsan da,
Silinmezi romanlaştırsan da
Kapılar çalmayacak
Artık yaktım onu umutlarımda
Duvarlar boyanmayacak
Kazıdığım bahtsızlığımda
Yarasalar
Mekân tutacak
Karanlığın hengâmesinde
Zavallı hiçliğim,
Derbeder kimliğimle nihayetlenecekMustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 12:46 #815436Anonim
Aşkın sabır ve metanetini ikmal et hava, su gibi…
Orjinal boyutu icin tiklayin 941x705px and 135KB.
İçim alev,
Alev yanıyor, açamıyorum,
Sanki öyle bir yükü, kaçamıyorumDeniyorum,
Dertleniyorum, saçamıyorum,
Yoruldum inan ki, artık bakamıyorum.
Beni ben yapan
Faktörler hala ayakta,
Beni benliğimden uzaklaştıranlar bir odakta,Meçhuldeyim
Sanki yaşadığım mekânda,
Bilinmeyenler neredesin yapış yakama.
Dostluklar
Artık menfaate dayanıyor,
Yoksa gücün bakarak için yanıyor,Dermanın
Tükenip halsizlik sarıyor,
Bilinmeyenler her an beni kuşatıyor.
Aklım,
Mantığım, azmim elbette var,
Yoksa mesnetli bilgi neye yarar,Manasızca
Devamlı koşmak beni yorar,
Mihengim neredesin gel beni sar.
Dava diye
Bağlanarak dem aldığımız,
Her şeye o gözle bakarak savunduğumuz,Ön yargıdan
Beslenerek, tebliğ sandığımız,
Neredesiniz, söyleyin dayanaklarımız.
Her zaman
İnandık ve teslim olduk,
Neticesinde yalnızca bizler solduk,Dağıldık,
Şevksiz denize daldık,
Öğrenmek ne demek, yılana sarıldık.
Her zaman mı
Bir kurtarıcı bekleyeceğiz,
Kolayı rahatı ne zaman terk edeceğiz,Sen kendin
Olmaya çalış yeter artık,
Aklın, mantığın, senin için bir azık.
Rab derken
Aczi yet ve sükûnetini,
Hak derken zulümden uzak adaletini,Peygamber
Derken sabır ve metanetini,
İkmal et sanki hava gibi, su gibi.Mustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 13:23 #815439Anonim
Sevda üzerine düşünüp, kal ederken…
Orjinal boyutu icin tiklayin 920x615px and 110KB.
Nasıl
Olduğunu bilseniz!
Nelerden vazgeçerdiniz!
Yakar,
Dağlar, kanatmaz,
Bir dirhem acıyı tattırmaz.Cefa,
Sıkıntı haz’a dönüşür.
Hizmet, himmet aşkı verir.
Uyutmaz,
Yedirmez, yatırmaz,
Zikrettirir, şükrettirir, hu dedirtir.Âlem
Kollarını açar, dal sarkar,
Yaratılmışlar haşyetle bakar,
Gönül
Divanedir, sine yakar,
Arzı mekân bir ahenge dalar.Zerreler,
Çekirdekler, küreler,
Nebatattaki hakiki halkalar,
Surlar,
Kaleler, kervanlar,
Onun aşkıyla meşki yaşarlar.
Ey dostlar,
Ahbaplar, arkadaşlar.
Aşkı aramayın, hizmet için yanın,
İnsana
Ve hakikatlere konuşlanın,
İşte o zaman aranmayın, aşk yakalar.Yaşıyorsun,
Yaşadın, yaşayacaksın,
Ne vakit terk edeceksin, bilemezsin,
Bizlerde ki
Bir emanetti, silemezsin,
Avuntuları bırak, Hakkın aşkına bak.Kurtarmayacak
Seni malın, ayalin,
Daldığın gafletten, uyan bir silkin,
Eş, iş, aş,
Kaş, baş, yaş yetme dimi?
Gidenleri dahi, hiç görmedin mi?Peygamberler,
Nebiler, sabiler,
Bunlar masundu ve ismettiler,
Ne yaptılar,
Hak için yandılar,
Secdeye kapandılar, Hakka yalvardılar.Mustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 13:58 #815441Anonim
İçine kapanma, ağlamayı bir yol sanma…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x657px and 75KB.
Evet, sen,
Ne kadar haklı olsan da,
Haklarının gaspıyla karşılaşsan da,
Ne olursun gözyaşlarını akıtma,
Umudunu karatma.
Senin,
O aziz nefesin var ya,
Unutma ki bir gün çıkacak darlığında,
Her ne kadar yeis varsa da,
Sen ne olursun aldırma.
Sana,
Ben şimdi ne deyim,
Biliyorum ki pek çok sefil bir nefesim,
Hakikat nerede ben nereden bilirim,
Kalbinde acizim.
Ne yıllar,
Tükendi ve nede gasplar,
Hep siz mi olacaksınız eziyet yaşayanlar,
Hak adına takla atanlar utanmadan
Şarlatanlık yaparlar.
Senin
Mahzun halini düşündükçe,
Her ne kadar nefesimde takatsizse,
Kalbim titremelerde, ruhum
Bir girdabın hüznüyle sende!
Aslında,
Bir insanın mayası bozuksa,
Hicranda eğer başucumda duracaksa,
Serabın solgunluğunda, umuda
Açılmak hak olmazsa inanma!
Ömür,
Mütemadiyen böyle yaşanacaksa,
Gasp edenler arlanmadan hep cirit atacaksa,
Ruhum prangalarda İsa’nın
Hikâyesini yaşayacaksa sen ayıkla!
Akidemim,
Münhal yozluğunda,
Maslahatların sağanağında nefes alınacaksa,
Azimet kimin umurunda,
Mağfiretin hakikati anlaşılmayınca!
Korkmak
Uzvi değil kalbi olmalıdır,
O kalp sahibinden arî nefes almamalıdır,
Hak her yanımı kuşatmalıdır
Kelam o vakit anlamını bulmalıdır.
Gitmeler nihaidir,
Beklemeler fecrin zindeliğindedir,
Şafak, umutların nefesinde aşikâr olan gerçektir.
Kim neyi bilir, hikmet nerede gizlidir,
O sabır benin terazimdir.Mustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 14:32 #815442Anonim
Hale tesir etmezse, aşk dilde biçareyse isteme…
Orjinal boyutu icin tiklayin 819x511px and 92KB.
Kuşatmışsa
Dilimi şayet bir hezeyan
Hale tesir etmez, asla idraksiz kalanSen oyalan
Mühlet içinde anlamayan
Anlamadan nefes alan aşkı solumayan
Dert ki tenin
Dirliğinde bir nihayettir
Derbeder olan ancak hali bilmeyendirKalbin
Sahibi kimdir hissetmeyen bilir
Hezeyanlar içinde o kendiyle konuşur
Ah Rabbim
Verensin, sen bahşedensin
Rahmetin için verdiğin süreyi beklersinSen en
Güzel yârsin ölümü halk edensin
İnsanı bilen ona en güzelşeref verensin
Düşünmeli
Bir insan, lekeleri karşısında
Bitmeyen nefeslerin azameti konusundaVar olan
Hukukun muhafazası hususunda
Hükmün sahibinin hoş görüsü noktasında
Anlamalı
O insan hep bağırıp çağırmamalı
Hata karşısında, mağdura mühlet tanımalıHemen
Kararmamalı, muvazeneyi anlamalı
İnsan olduğu için onu bahşedeni hatırlamalı
Ne can ve
Ne de kan insan içindir her zaman
İnsansız arzı cihan ne kadar anlamlaşır biranAkledense
Bir insan ruhuyla o kalbini anlayan
Sağlık içinde hamt ile kulluğun gereğini yapan
Mustafa CİLASUN4 Eylül 2013: 15:48 #815443Anonim
Kadere razı ol diyorlar, iradeyi nereye koyuyorlar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x635px and 121KB.
İnsan kal etmek için
Önce düşleyip sonra düşünmeli
Gerekçeleriyle hemhal edip,
Kuşkulardan arîleşmeli
Akıl ve izan niçin tevdi edilmiştir
Diye bir sualle müracaat edilmeli
Kati delillerle,
Ravilerin samimiyetlerinde ve aşkın
Vecdinde ki feyizle nefeslenmeliTercihin
Muvacehesi nedir
Her kanaat aklın ve fikrin
Tabi olduğu an değil midir
Haline müdrik olunmayan kazalar
Elbette ki imtihan için bedeldir
Dikkat edilmesi gereken husus,
Şer’i delillere ve iradede ki
Teslimiyete gerekçedirSünnetullah
İyice anlaşılmalıdır
Yoksa ilim merakın arı değil,
Nefsin durağı olarak kalacaktır
Hesap edilmeyen lahza niçin tuğyandır,
Nefesin müddetinden azat olmak hak mıdır
Ezelin ve ebedin hülasası
Ruhun firkati için farktır,
Kalp aşka eriştikçe bir vuslattırDüşünmek
Bedelsiz olmaz
Azmin ve tetkikin olmazsa,
İdrakin vecdi haline müdrik olamaz
İhsan ve aşk aklın ve kalbin
Hulasasında buluşamaz,
İraden için vesile bulmaz·
Can maksatsız feda olur mu?
Aklın tutuklu kalması
Bahanesi bulunur mu, kaçılmazNasıl
Keyfin için canlıysan
Heyecanını teskin etmek adına
Hangi hesabın türabıysan
Ruhunun ve kalbinin lisanını
Terennüm edecek kadar
Aşkın vecdine yakınsan
İraden için tutsak olma,
Zafiyetlerin derdiyle boğulma,
Yeisin halinden de yakınmaŞiddet
Ve asabiyet hardır
Kalbini virane kılan buhrandır,
Ruhun için kadavradır
Aklın adına hezeyandır,
İzanın manasında
Ülfetsiz sancıdır, bulaşma
Ne kadar ehliyet sahibiysen,
Tercihlerin nispetinde
Hülasa edileceğini hiç unutmaBahtına
Kahredenler
Bin hüzün ile ah edip
Aczi yet içinde nefeslenen bedenler
Kendinin farkında olmayan,
Ahsen-i takvimin rengine
Boyanmayan kederler
Nasıl şevkin halinde dirilecek,
Azmin icmalinde istikbalde
Şekillenecek düşünmezlerHer arzu
Umut olamaz
Maksadını aşan niyetler
Felahın lahzasında bulunamaz
Hesapsız can, izansız kan,
Ruhundan bihaber insan,
Kalbini şehre demeyen utanmaz
İnsan kemale erdikçe edebin erkidir,
Kelamın hassasiyetinde fikirdir, rızasız olamazMustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 16:34 #815445Anonim
Aşk, kalbin inşirahında anlamlaşıp, maksut için olursa…
Ne kadar hazin ki
Sende vefasız bir yolcusun,
Solgun kalbim feryat ederken,
Nefesim tükenirken o an çaresizdim
Bir evlada demeden,
Gitmelerin seyrinde demlenirken,
Tükenmeyen hıçkırıkların sağanağında
Sen sessizlik içine çekilirken
Ne halin muvazenesinden,
Ver nede vefanın kadrinden nasiplenmeden,
Heveslerinin renklerinde
Mesuliyetten yoksun halinle ve giderken!
Her ne dense, ne söylense,
Senin için kifayet etmeyecektir bilirim,
Hüznün vuran anlamsızlığında sefilim,
Kalbim yılgın evet bu lahzada böyleyim.
Sevmek adına her ne varsa,
Dalgaların hicranı mütemadiyen anlatsa,
Gök kubbeden yıldırımlar sarksa,
mahzun kalbim sevgi ve vefa adına uğraşta.
Sormak adına her ne varsa,
Şayet maksat ram olmak için şartsa,
Muhabbet karşılıklı olmayınca
Neyleyim sen var git umutlarının yoluna.
Nihayetinde kalan ömrüm
Hazanlaşacaksa ve şevk kalamayacaksa da,
Sürur bulunmayacaksa ve heyecan
Çok uzaklardan halimin sefilliğine bakınca!
Şarkılar ne kadar anlatsa da,
Kemani yüreğimi dağlayıp bayıltsa da,
Aşk, kalbin inşirahında anlamlaşacaksa,
Maksut için olunca!
Feveranlar çıkıyor karşıma,
Sinem her ne kadar darlığa mahkûm kalsa da,
Gözyaşlarım nedameti ansa da
Ruhum hicran damlaları başlıyor yine!
Solgun çiçekleri andım,
Kanatsız kuşlarla yaşamaya alıştım,
Yapraksız dallara ve hırçın kayalıklara
Nedense şartsız ve ivazsız seni anlattım!
Orada hüznü yudumladım,
Sancılarımla baş başa sukutu hali yaşadım,
Uzaktan da olsa sana yılmadan sevdamı
Hicran içinde yeniden yaşayıp ferahladım!
Ve takatsiz ağladım,
Aşk için çileyi derleyip teneffüs ettim,
Ve niyaz ettim mağdur olmamanı diledim
Nasip böyleymiş, kısmet vakti değilmiş dedim!Mustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 17:06 #815446Anonim
Umutları soldurduk ve ruhumuzdan uzaklaştık…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x720px and 84KB.
Kalbimde
Sürur bulunmayınca
Ruhum prangaların girdabında
Yeksan olunca
Mütemadiyen hicran melalimi kuşatınca
Üşüyorum yaz sıcağındaNe kadar
Denize baksam da
Dalgaların sessiz çığlığını
Duyarak ağlasam da
Ruhum dirliğine ermiyor ve varlığım
Çareler üretmiyor ürküyorNedenleri
ne kadar sorduk
Her nedense teslimiyet
Zincirleriyle uyutulduk
Tek sermayemiz olan umutları
Soldurduk ve ruhumuzu unuttukHal
Böyleyken kalp ne yapsın
Gerekçesiz ağıtlar artık
Murat olmaktan çıksın
Hakikat aydınlansın önümüzdeki
Karanlık kalksın ve ruh uyansınMücerret
Olan ruhun özgürlüğü
Ne yapalım köleleştirilen
Bin bir düzen hileleri
Lafazanlıkta öne çıkan kalbi
Zenginliği ve varlık adına hürriyetiHer nefis
Kendi adına bir can
Kan hilkatin hükmüyle
Akan zamanda cereyan
Ten terek edecek her an,
Cazibeler ihsan içinde ihlâsa ulaşanFark etmez
Sarma artık hali
Nerden geldin ve nereye
Gidiyorsun ey ahali
Müddeti nefesi bekleyen vazife
Timsali ve seni titreten eşkâliNeyleyim
Okumuyorsun ayeti
Önüne serilen bin bir
Güzelliğin içinde daveti
O anı bekleyen dirliği ve sürekli
Tehir ettiğin hakikat esenliğiniNe olur
Merak et ve öğren
Ne derler sendromuna
Girmeden hazza ermen
Ruhunda dirilmen ve kalbinle
Temaşa etmeyi o an başarabilmenKorkma
Zorluk seni yormaz
Her ne kadar zorlansan da
Ruhunda bulunmaz
Kabin asla yorulmaz ve muhabbet için
Zamana doymadan ayılmazİnayetten
Ne olur kaçınma
Her nefesin bir hesabı var
Biliyorsun unutma
Artık hürsün ölümden korkma
Ve yaşadığını sandığın hali sorgulaAşk bir
Nurdur hiç unutma
Kalbin yekpare anahtarıdır
Ruhunla anlaşsana
Umutlarınla ayrışma ve korkularla
Mezarı kazıyıp kasten bayılmaMustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 17:43 #815447Anonim
O an ve anlamlaşan zamanda akar yaşlar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 720x492px and 20KB.
O yaşlar,
Ne kadar güzel akarlar,
Ten bizar, beden inhisar, gözler bakar,
O bakan
Bir çift göz, yaşlarını salar,
Yumuşacık ve sessiz, yanağı ıslatırO yaş
O kadar kutsi ki, olaya bakmaz,
Vicdan imdat’ı açar, kimseye sarkmaz,
Zihin
Tarumar, hissiyat naiftir zayıflar,
Gözlerden o güzel damlalar, akarlar.Çocuklar
Masum, vicdanları çağlar…
Kızlar rahmetin hamisi birer nazarlar,
Kadın
Anadır, rahmet tecellisi yaşlar,
En büyük hazine, olmazsa yüreği dağlarO yaşlar
Öyle mübarek ki sineyi yakalar,
İnadı kırarlar, gönlü yumuşatırlar, akarlar,
Sırları
Temizler, kalbimiz mutmainliği arar,
Bir rahmettir, aşktır, sevdadır, hatta ummandır…Olmasaydı
O güzel yaşlar, süzülen gözlerde,
Âdemi beşer biçareydi, sine taşımaz infilak ederdi.
Öyle bir
İnfilak olurdu ki, mekân aciz kalırdı.
En büyük silahtı, her an ve her zaman patlardı…İşte o yaş
Bir rahmetti, barut kuru kalmıyordu,
Sine daralıyor, güç bitiyordu, ama yaş akıyordu.
O yaş bir
Deryaydı, pınardı, sineden püskürürdü,
O bir sığınaktı, Rahmeti Rahmanın temsilcisiydi…Mustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 18:41 #815448Anonim
Bir sevdalı nefesi yâd ederken hüznü yanımdaydı…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x711px and 86KB.
Yüreğim
Çaresizliği yaşarken,
Tenimi, lekelemeden derinden
Ilık bir kan akıyordu…
Akan kan,
Yüreğimden sızan,
Hüsranın dinmeyen acısıydı…
Yapılacak hiç bir şey kalmamıştı.
Elden gelen
Ve bilinen her gayret,
Esirgenmemişti, açıkça gösterildi,
Ondan asla, gizlenmemişti.
Beyhude
Bir sevdanın, ayak sesleri
Çok uzaklardan duyulmuştu artık,
Hatta biraz sertçe uyarılmıştı.
Ancak
Gönüldü bu, ne yapılırdı?
Asla bir şey yapılamıyordu.
Kan akardı,
Yara nasıl kanardı.
O kaçardı. Aslında haklıydı…
Kendi
Dünyasında bir denkliği,
Bulamıyordu. Nihayet diliyordu…
Suçlayıp…
Ona kızamıyordum…
Yarama bakıyordum, yakınıyorum…
Kendi
Halindeydi.
Yoğunluğu bir dertti.
Şendi, neşeliydi, sanat düşkünüydü.
Başarı konusunda ilerdeydi.
Mana
Noktasında, seviyesi yüksekti.
Halis bir buketti. Alımlıydı.
Artık
Bir kilosu yoktu. Bakımlıydı.
Seçiciği çok önemliydi. Duygusaldı.
Gecelerin
Sessizliğinde, aldığı her nefeste
Ve aheste, aheste, sırrını serdediyordu.
Hayalin
Gölgesinde gezinirdi. İdealisti.
Bir dava insanıydı, azme çok sarılmıştı.
Her insan gibi,
Masumluğun arifesinde,
Aşka kapı aralamış, onu tanımış, ulaşmıştı.
Şair
Ruhluydu, kitap kurduydu.
Merakın serinliğinde,
Kimseye ses etmeden, gezerdi.
Bazen
Ummadığı iltifat,
Bir vakarla, hemen salınırdı.
Tevazuu, başvuru membaıydı.
Gizliliği
Severdi, özele metfundu.
Tefekkürü severdi.
Bilinmeyenlerde sarsılırdı.
Böyle biriydi,
Satırlarda bulduğum,
Ahengiyle meşke daldığım,
Adeta solmayan bir umut, şevki nefestiMustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 19:11 #815449Anonim
Bilmem ki kader mi derim, irademe ne söylerim…
Kim bilir
Kaç kez okumuştum
Hiç usanmadan,
Nefesi yıldırmadan
Ve bizarlık halini yaşamadan
Hasret kokan tınıları,
Yazılan serencamları,
Yâd edilen süruru bahtiyarlıkları
Ne kadar ağlasam
Yüreğimi dağlayan bu acıyla
Hıçkırsam asla bir gam olmayacakGelen gider,
Sebebi nasiptir derim
Sinemin derinliğinde hissederek
Buselerimi, sessizliğin
Pervazlarında gizlerim
Bir ah çekerek nefesin müddetini
Hali fakirliğimle bir kez daha
Yâd eder, serinlerim
Bilmem ki bu hicranımı daha
Kaç zaman beslerim sızlanmadan
Demlenir ah ederimNe vakit derin
Nağmesin tınısındaysam
Ruhumun figanıyla kalbimin
Hıçkırıklarına kanarsam,
İşte o vakit rahatlarım
Bir rehin olarak bıraktığım,
Yıllara sirayet ediyor
bu hüzünlü sancım, duacıyım
Kalbimin mecrasında,
Umutların hülyasında evet,
Fevkalade mutlu ve huzurluyumÇaresiz sual
Ederim ve eksikliğimdir derim
Hangi nefesin bahtına nazar etsem,
Nağmenin derinliğinde
O anı güfteleşmek isterim
Kanadı kırılmış kuşun,
Bir ayağı kırılmış koyunun,
Ruhuma seslenen korku bilirim
Kimi kime şikâyet ederim
Bilmem ki kader mi derim
Ve cüzi irademe neler söylerimHeyhat bak ki
Yine sabah olmuş neyleyim
Seherin latifliğinde,
Sessiz seslenişler cenahında,
Kalbim için bir davet beklerim
Aklım ve izanım için felahı dilerim,
Kalbim için el hak
İnşirahı sürur içinde dilerim
Elbette ki nasip olan ve olacak
Ne varsa sabrederim,
Hamt ederek sahibime yönelirimMustafa CİLASUN
4 Eylül 2013: 20:31 #815450Anonim
Bir zamanlarda yaşanan, sinmezleri bulunan anlar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x639px and 44KB.
Akşama
Yakın bir vakitti.
Kuşlar o kadar güzel uçuyorlardı ki
Hürriyetin yekparesinde bir nefes sıhhat gibi
Oldukça canlı ve diri bir keyfiyette,
Hilkatleri mucibince, rızıklarının taksimince!
Semanın haşmeti, maviliğin enginliği,
Bulutların serpilişi bir nizamın ölçüsüydü.
Etrafımız
Oldukça kalabalıktı,
Muhtelif seslerin can havliyle çıktığı,
Meramların paylaşıldığı, dikkatlerin bir yöne doğru
Çekilmek dilendiği bir ortamdı.
Her bir arkadaşım
Bir güç gösterisine soyunmuştu sanki.
Aslen güçsüz olanlar dahi her zaman ulaşabileceği
Bir babası veya annesi olduğundan,
Evleri yakın bulunduğundan
Daha çok baskın çıkıyorlardı.
Top oynansa,
Maç yapılsa, met değnekte olsa,
Yakarda karar kılınsa, tıpta oynansa,
Saklambaçta varsa yinede pek değişen
Bir şey olmuyordu bu meyanda.
Uçurtmalarımız
Çok olmuştur, topaçlarımız
Nasılda zınılayarak ses çıkartırlardı.
Bir kaş arkadaş uçurtma sevdasıyla
Gökyüzünde seyri âlem ederken düşlerimiz,
Hülya sağanaklarımız, kursağımızda kalan
Umutlarımız sayfalarını açardı sanki!
Bir
Ayçiçeğinin kalpağında,
Bir mısırın sümbül yelpazesinde,
Bir nohudun metanetinde,
Bir karpuzun masumiyetinde,
Bir kavunun dirayetinde,
Bir çileğin zarafetinde, bir domatesin hazırlığında,
Bir biberin süzülüşünde farklı fark ibret için şafaktı
En heyecanlı
Anlarımızda, annemizin gel diyen
Amir sesi hepimiz için ne büyük hoşnutsuzdu!
Babalarımız
Sanki daha bir masumdu,
Çok yüz göz olmazlardı,
Çalışan dirayetli pervanelerdi.
Annelerimiz sabrın demi,
Sevginin seli, hoş görünün nefesiydi.
Ablalarımız
Can yoldaşımız,
Yardım sağanağımız,
Kaygı yumağımız canlardı.
Ağabeylerimiz sanki daha katı,
Yaptırım noktasında karalı,
Müsamaha açısından çok sıkıntılı olanlardı.
Komşularımız
Ne kadarda birbirinden farklı insanlardı.
Bir kooperatif marifetiyle bir müşterekliği bulunan,
Çok değişik mekânlardan gelmek zorunda kalanlardı.
Kültür farkı o kadar sarih olandı ki, tercih sebepleri dikkate şayan olanlardı.Mustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.