- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
4 Eylül 2013: 21:08 #815451
Anonim
Düşünmek, insan olmanın erdemiyle nefeslenmek demektir…
Mehmet
Çok şımartılmıştı. Evlerinin tek oğlu
Babasının avcılık lakabı bulunan Mehmet’e
Kimseler söz edemezlerdi. Ne kadar çok şımarsa da!Çok haksızlık yapsa da,
Onun her hareketi birilerince masum karşılanırdı.
Çünkü avcı olan Ahmet amcadan çok korkarlardı.
Lakin Ahmet amca bunlardan habersiz olan,
Kendiişleriyle ilgili çalışmaları bulunan çok sakin bir insandı.Bizler uzaktan da olsa
Bir kötülüğüne şahit olamadığımızdan
Azda olsa onu severdik. Oğlu Mehmet’i hiç
Sevmediğimiz halde, onu şımarttığını bildiğimiz
Nedenle diyemem, çünkü onu hiç yüz göz olurken görmemiştik.Bir gün yine uçurtmalarımızı
Uçururken şımarık Mehmet bir diğer arkadaşın
İpini kopartmak için, uçurtmasını kaçırtmak için saldırmıştı.
Mağdur olan arkadaşımız Sait
Ne kadar sabrederek dirense de, Bizler bir gayret göster sekte
Tüm çabalarımız nafileydi. Mehmet’i bir kere hırs basmıştı.Çok rahat dövebileceğimiz
Bir arkadaştı lakin onun babası acı olan bir adandı!
Ara da olsa omzunda tüfekle gezdiği görülürdü. Farklı kıyafetler eşliğinde.Mehmet mücadelesine devam ederken
Mağdur olan arkadaş Sait’in babası işten geliyormuş
Duyduğu sesler onun dikkatini çekince
Koşarak geldi ve sevimsiz mücadeleyi gördü.Ayırmak için yüksek sesle müdahale etse de
Mehmet artık dut durak bilmiyordu. Hakaretler yapmaya başladı,
Salim amca fazla dayanamadı ve Mehmet’e bir fiske vurdu.Mehmet ağlayarak
Koşar adımlarla babasını çağırmaya gittiğini haykırıyordu.
Bir müddet sonra Mehmet anne ve babasına her ne anlatmışsa bir fırtına koptu.Mehmet’in babası
Tüfeği elinde soluk soluğa koşarak geldi.
Salim amcanın oğlu Sait’in uçurtmasını hedef alarak tüfeği ateşlemişti.
Bizlerde korku ile havada ki uçurtmaya bakıyorduk.Uçurtma
Tam ortasından delinmişti
Ve çok fazla direnmeden elektrik direğine dolandı
Ve arada çaresiz bir şekilde kalmıştı.Tüfeğin
Saçmalarından nasibini alan üç tane kuşta
Cansız bedenleriyle yere öylece düşmüşlerdi.Hırsın, mantıksızlığın,
Ahmaklığın bir yaşı olmadığını o kadar bariz
Bir şekilde görmüştük ki şaşkınlığımız ayyuka çıkmıştı.Kuşlar o kadar
Güzel uçuyorlardı ki
Hürriyetin yekparesinde bir nefes sıhhat gibi
Oldukça canlı
Ve diri bir keyfiyette, hilkatleri mucibince, rızıklarının taksimince!
Semanın haşmeti, maviliğin enginliği, bulutların serpilişi bir nizamın ölçüsüydü.Ne kalmıştı
Bunlarda artan geriye sadece terbiye edilmeyen,
Tefekkürle şekillenmeyen, ahirle özleşmeyen,
Mizanla bütünleşmeyen fiiliyatlar.Gözyaşından
Başka bir şey kalmamıştı. Üzülenler çok fazlaydı.
Hafızalarına kayıt düşenler en bahtsız olan zavallı masum çocuklardı.
Düşünmek onu tercih etmek, insan olmanın erdemiyle nefeslenmek demektir.Mustafa CİLASUN
5 Eylül 2013: 10:46 #815452Anonim
Niye boynun bükük, mahzun bakarsın yar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 699x520px and 69KB.
Ey yar
Hal-i derunundan
Akan ahu zarını
Feryadı figan
Olan narı hicranını
Yudumladıkça yanarım
Öyle bir sessizliğe
Ve yüreğimi dağlayan
Enginliğe ne kadar açılsam
Suskun melaline, içli naifliğine,
Sinemi daraltan efkârına
Durmadan sessiz ağlarımHiç mi bahar
Açmayacak halinde
Âlemi kuşatan
Şevkin eşsiz garipliğine,
Hasret koyan eline
Ruhumun mahzun seyrinde,
Müddeti bekleyen hüzünlü bir kalp ile
Hissiyatın sükûnetine,
İdrakin kuşatan letafetine
Ram olup ötelere aşk ile gideyimDerdi gamına
Bir deva olamadım
Aldığım her nefeste kalbinin
Sayfalarında elemle adımladım
Hali fakirliğime baktım, acizliğime ağladım,
Umudumla hala ferahlamadım
Yanan bu virane gönlümle hicranın sokaklarında
Yalnızlığımla avareliği yaşadımBak göçüp
Gidiyor vakti anlam
Ah dinmiyor işte yüreğimi burkan
o anlamlı merak-ı heyecan
An durmadan hakkı an, neyleyim
Bahtımın garipliğine sessizce öyle yan
Artık nefeste kalan
Ve beklenen o muazzam hesabi
Zaman, aşina eğliyor her akşamNe zaman
Ufuklarım kararırsa
Umudum ruhuma bir esin olarak
Kalbimde aşkla mısralaşmazsa
Sine-i efkârım hiç durmasa,
Dilim halimden kederle uzaklaşsa
Ve yanmadıkça, aşkın abadına inanma,
Meşkûk zaman için korkma,
Ateşin derdiyle kalbini burkmaHani niyetin
Azizliğinde ihlâs var ya
Hakikat tüm kâinatı kuşatan
Esrarı baharsa, uykuya hiç dalma
Tefekkürün şevkiyle manayı
Aşkın hikmetini sayıkla ve hazla yudumla
Bekleyen her umudun,
Bahtın için filizlenmeyen tohumun
Hicranıyla ne olur yol almaAğla, gönül
Pınarından hiç korkma
Seni kuşatacak bir gün
O anlamı saklanan mavera yolcuğunda
Aşkı feyzin her durağında,
Emeller sarmaşık olunca, çıkıyor
Semaya hak yoluna
Şayet toprak ilk başlangıç,
Suyun ruhuma ilham eğlediği
Muazzam sükût bir hal-i aşksaMustafa CİLASUN
5 Eylül 2013: 11:23 #815453Anonim
Aldırma gönül, dalgalar arasında açılma…
Orjinal boyutu icin tiklayin 950x635px and 95KB.
Akılsız, bilinçsiz
Körlüğüm için dövündüm
Sözde bir aşk inkılâbıydı yaşadığım hicran
Gönül tahtımın
Sarsılmaz sütun aralıklarında
Sevdanın kollarında çaresizdim gömüldümYüreğimi
Amansızca sarsan bilinmez andıçlar
Umutsuzluğu haykıran, sefilliği anlatan satırlar
Kaçamak bakışalar,
Söküp atan her nakaratlar
Mahkûm bırakan acımasız yargıçlar, gardiyanlarTaşladım artık
Vuslata giden deniz fenerlerini
Aldırmadım dalgaların hissiyat nedametlerini
Dinlemedim
Martıların senfonilerini, hallerini
Bir kez olsun anmadım gemiden seyredenleriKefensiz,
Niyazsız her bir tabutu mevt misali
Kalmışım kayalıklara vuran cesetlerin timsali
Ha yaşamışım,
Ruhsuzluğun demini almışım
Veyahut ta aşksız bir girdabın eline kalmışımBu haykırışlarım
Asla bir umut için değildir
Benim gibi bir esintiye kapılan en sefillerindir
Elbette ki
Bir ibreti âlem içindir, aşk kimindir
Sevilmeyi hak etmeyen zavallı çaresizlerindirMustafa CİLASUN
5 Eylül 2013: 13:10 #815454Anonim
Suskun ve sararmış kitabın sayfalarında gezinirken…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x641px and 126KB.
Yine
Alıp götürmüştü
Sessizliğim nüksederken dirliğime
Tefekkür ile hal ikliminde
İrfanı sahifeler nefeslerdeBir zamanlar
Seher ne kadar hazzı mukadderatmış
Rızık taksimi an içinde zamanmış,
Âdemi adamlık hasmış
Nisalar
Sukutun edebinde
Kanaatle naif armış
Nedamet çok uzakmış,
Muhabbet fevkalade bir sanatmışKıraathaneler
Meşveret adına
Usta nefesler evet, erenmiş
Kitabı celil hakkıyla kıraat edilen
Anlamına erişilen, irfan zerk eden fermişİyilik adına ne varsa
Takva ihsanın yanındaysa hasredilirmiş
Mürvet yalnızca evlilik adına
Zikredilmeyen bir enginlikmişMüezzin
Şerefeden seslenirmiş
Okunan ezanlar ne kadar tesir edermiş
Hasretle diğer vaktin ezanı
Beklenirmiş sohbette zenginmişMilli birlik
Ve tarihi kimlik
İftihar vesilesiymiş
Reddi miras azınlıkların
Hakkı bile değilmiş, kimlik değişmişEfrat
Hastalık nedir bilmezmiş
Kâinatı kebir
Sabırla terennüm edilirmiş
Şayet varsa bir dert her nefesin
Mücadelesiymiş mazileşmişHassaten
Aşiyan sevilirmiş
Her hanenin güzelliğinde
Şefkat eminmiş
Vicdanlar netmiş, ihlâs hedefmiş,
Takva ise azimete esirmişGidenler
Hicran içindeler
Kalan nesiller kimliğinden habersizler
Mana ikliminde fersiz gözler,
Şura adına solgundur ne hikmetse nefeslerMustafa CİLASUN
5 Eylül 2013: 13:55 #815455Anonim
Her uyku ölümün bir başka rengi batan gün gibi…
Orjinal boyutu icin tiklayin 802x543px and 56KB.
Akşamın salınışı
Henüz yeni başlıyordu
Gölgenin sarhoşluğunda, gözleri
Kuşatan loşluğunda alımlıydı
Hali sessizliğindeki cazibe merakımı
Celbederek ve kalbimi titreterek bağlıyordu
O kadar kendinden emin, emrin tarifinde serin,
Lütfün sudurunda bir hayli derindiSüzülürken
Al yazması manidardı
Sanki hat sanatının enginliğinde
Soluklanan insicamdı, ne aşktı
Sevdanın tüm müştemilatını terennüm ederek,
Edebi zindeliği yeğleyen bir farktı
Nezaketin tarifsizliği, hassasiyetin suhuleti,
Kadirşinaslığın asudeliği yüce sanattıCazibesine
Kapılan her şey onundu
Ne hicranın, ne vicdanın, ne aymazın,
Ne yalnızın halinde gamdı
Aidiyetinin farkında lığında olan,
Teslimiyetinin ferahlığını yaşayan bir vakıaydı
Asırlardır suskunluğunu sakladı, sırlarına
Meftun bırakan hakikatle muhabbet tattıİnsanlığın
Her halinden haberdardı
Zira koşulsuz onlarla içli dışlı
Olmak zorundaydı, aşk başkaydı
Neye şahit olduysa, sırların delaletiyle
Hicran yaşadıysa ve hüzünle sabahladıysa
Aldığı emanetin kutsiyetinden hiçbir an
Habersiz gibi davranmadı, aziz saydı, kandıŞeref
Sahiplerinin kalbinde nasıldı
Hangi lisanı konuşsalar,
Asırların derdiyle nefeslerini yorsalar
Sahipsizliğin nedametini duyan,
Kimlik sorunu yaşayan, ruhun idrakinden kaçan
Asrın her sayfasında, esrarın farkı aklın
Ve izanın olsa da, muhakeme vicdani aşktaNeyi
Saklarsan sakla anlamadıkça
Aşkın hikmetine ram olarak, hilmin
Bereketine kanmadıkça ağla
Her akşamdan sabaha ölüyorsun nasıl olsa,
Adaletin farkını ülfetle anmasan da
Ruhun ilzam eden zadeliği, ikram edilmiş
Güzelliği, güneşin haşyetini anlamayınca
Mustafa CİLASUN5 Eylül 2013: 16:03 #815457Anonim
Her lahzada bir hikmet var, unutma yar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x628px and 120KB.
Ey aziz nefes
Baksana ben çaresizim
Senden süzülen şu mısralarla halsizimGönül sende,
Tefekkür hep derinliğinde
Ben ancak seninle melülle şen avareyimSen bakma
Yazdıklarıma, anlattıklarıma
Kal melalinde ki eşiz bulunmaz sevginleFikir sizde,
Zikir halinizde, şevkte sizinle
Kalmasa bir şey bilerek, sen hiç sevinmeBugün bize
Olsa da, kim bilir yarın kime
Sen sakın ha sabredenleri hiç boş vermeTevekküle
Mehleyle, Enaniyet’e güvenme
Bilirsin iblis kimlerle, rahmet kimin elindeSen tefekkürle
Serinle, ahu figan hiç etme
Sakın ha keşke deme, kaderi sen ötelemeBilinmeyenle
Sen asla, sakın alay etme
Hikmet kimin tekelinde sen arifle zikir eyleHalimi
Hiç düşünme serzenişle
Nefeslenmeden sabrı dile, kalbine sürur eyleBakma
Benim fakirliğimde ki hiçliğime
Gayret seninle, niyetinin hasbiliğinde gidinceTeslimiyeti
Kalbin sahibinde ki adresi
İhmal etmeden boş ver demeden lekelemedenMütemadiyen
İlzam edilen ruhi dirliği
Ahir için özlemi bir an olsun öteleme gül yolunaMustafa CİLASUN
5 Eylül 2013: 16:32 #815458Anonim
Hevese bel bağlama, sevmeyi hakkıyla anla…
Orjinal boyutu icin tiklayin 800x600px and 35KB.
Şayet bir gün
Kalbinden silip atacaksan
Dert içinde yalnız bırakıp kaçacaksan
Hicranın
Sayfalarını artıracaksan
Hazanın solmuş ruhunu yaşatacaksanGözyaşımda
Tufanı hatırlatırsan,
Düşlerime ürperti zerk eden elemsen
Naz için
Aşkın güftesini yapacaksam,
Naçiz ömrü şevkinde hasrete uzanacaksamCanımdan
Bezdirip illet ettireceksen,
Nedamet içinde halime zilleti yaşatacaksan
Kıskanıp
Kör kuyuda sabahlatacaksan
Ölmeden, ölüm için niyaz ettireceksenNisa ikliminden
Azade olup şakıyacaksan
Edebi halinde ar içinde bulunmayacaksan
Özeli muhafaza
Etmeden durmayacaksan
Lafazanlık adına durmadan bıktıracaksanSevmenin
Güzelliğine vasıl olmadan anarsan,
Aşkın ikliminde kalbinde kuraklığı yaşarsan
Zahirim için
Ülfeti hiç bilmeden koşacaksan
Sevme beni, hasretme ünsiyetin çeşitliliğini…Mustafa CİLASUN
5 Eylül 2013: 18:28 #815459Anonim
Edepten arî olup, gülü kopartan aşkı nasıl anlar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x720px and 53KB.
Günler bir
Bir açan çiçeklerin nefesiydi,
Umutlar, kalbin toprağında yeşerecekti,Hedef
Yaşamak için şart olacak cabaydı,
İnsan için azimetin rüknü mutlak olacaktı…Sadece
Nazarla akmak, anlamdan kalmaktır,
Hareket için bilgi şartı tecrübede olacaktır,Hevesler
Dirliği kültür iklimine sorulacaktır,
Adabı muaşeret insan kimliğinde şart olandır…Aşk, ölümün
Sayfalarında yanmanın kıvamıdır,
Çilenin baharında ulvileşen hasadın harmanıdır,Akıl, insan için
Hesabın salkımlarında anılandır,
İcmal için şart olan nefsin nizamında kalmaktır…Nameler içine
Gizlenen buselerin hazzı başkadır,
Baharlar yalnız aşkların umutla kucaklaşmasıdır,Coşku kan için
Aranan vuslattır, Hak anılmalıdır,
Ömür içinde silinmeyenler kayıtlara saklanmalıdır…Gönül taliplisine
Bakar, naz mevsiminde koklanır,
Kiraz iklimine, kan dirliğinde aşk sayıklanacaktır,Merak heveslerin
Şartlarında vuzuha koşacaktır,
Kemali yet nitelik için insan kimliğine şart olandır…Nisa kimliğinin
Adresinden azade nefesleniyorsa,
Adamlık hassasiyetinden anlamadan konuşuyorsa,Zahirin celbettiği
Nefeslerde soluyarak uyuyorsa,
Mana fakirliğinde hicranın yamaçlarında ağlıyorsa…Dikkat edilirse
Rekabet kadın kimliğinin açmazıdır,
Kendi hemcinsleriyle muvazene için darboğazdadır,Fıtri olarak
Kaynana, gelin, elti, görümce ağıtlarıdır,
Analık sıfatını anlamakta zorlanan hazin naçarlığıdır…Anlamak için
Toprağı, başağı, yağan her damladan ahı,
Yakarış içinde bilinçsiz nefesin manasızlığında olmayı,Yozluğun
Monotonluğunda umutla solumadan bağırmayı,
Edepten arî olarak, çiçeği kurutarak aşkı anlamamayı…Mustafa CİLASUN
5 Eylül 2013: 18:59 #815460Anonim
Kalbi hassasiyet takvanın en muteber halidir…
Aslında
Çok gayret ettim,
Evet, fevkine yetişemedim
Emellerini işittikte ne kadar hayret ettim,
Kendi fakirliğime verdim
Ufkunuzun derinliğine şahit olmak istedim
Fakat her nedense fırsat vermedim
Elbette ki merak ettim,
Kimi zaman suallerin
Peşinden sürüklendim ki erişemedimDemek ki
Böyle dileniyormuş, dedim
Gizemler içinde nefeslenmeyi
Pek seviyor diye üzülerek yad ettim
Her zaman yolunu bekledim,
Bir kelam etmek için
Ne kadar sabırla yetindim
Fakat sen biraz olsun dert edinmedin,
Düşürdüğün hali görmezden gelmek istedinAklımın
Tutulmasını hiç istemiyorum
Gerekçesiz sevdayı
Nasıl şehretmeye azmederim,
Nasibimi sabırla beklerim
Olur olmaz salınmam,
Nazarlarımla aranmam,
Lahzaların müddetine sığınırım
Yunus misali aşka yanarım,
Kuraklığın membası olan
Böyle bir kalbi neyleyeyimAldatmak,
Bir gönlü kasten yakmaktır
El hak aldatan illa ki hiç ummadığı
Bir vakitte aldanır ve acınır
Ahmaklığına sığınır,
Bahaneler içinde çırpınır,
İzanı ve irfanı zayi olmuş sanır
İhsan ve ihlâs adına nasıl yakarır,
Kalbi lekelerinden
Sıyrılmak için adeta çırpınırNisa,rahmet
ve himmetin nişanesidir
Ne kadar latif bir şekilde
Taltif edilmiş en kutlu olan nefestir
Sabrın ve kanaatin pençesinde aşkın
İlhamıyla iktifa eden ne güzel mürebbiyedir
Neden her hakkı insan kimliğinde ihmal edilir,
Hatta hoyratça hor ve hakir görülürGönül umman
Misali muazzam enginliktir
Gül niçin suhuletin nişanesi, vecdin
Sukut etmiş sesi, sabrın diriliş müjdesidir
Ancak fikreden,
Tefekkür eden gönül, onun firkatteki
Sevda figanını farkını bilir
Feraseti kapanmış bir kalp nasıl şefkati,
Rahmeti hakkıyla sahibinden hissedebilirMustafa CİLASUN
6 Eylül 2013: 11:02 #815461Anonim
Bitmiyor sine-i efkârında dile getirdiğin bahaneler…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x536px and 127KB.
Evet,
Ne kadar uğraşsam
Yüreğimin sayfalarını fütursuzca
Sana açıp bakmanı sağlasam
Sine-i efkârında dile gelen bahaneler in
İzanı ve vicdanı anlamıyorsa
Hasrettiğin melalin hırçınlığın ilgasıyla
Edebin letafetini öteliyorsa söyle ne yapayımGünlerce
Her nefese anlattığım
İnkişafın raddelerinde ümitle
Bekleyen hali fakirliğimle hayıflandığım
Bir sitem dahi olsa mağduru olmaktan
Fevkalade sakındığım aşikârken
İki kalbin,
Bir uzuv olan o nimetin, idrakime
Geçit veren aklıselimim, gönül ikenArtık
Yıllara sâri çilem demken
Hicran tüm ihtişamıyla sineme
Yerleşirken sen hiç halimi anlamadın
Her türlü tatmin için sınırları
Fütursuzca zorladın, edebi yaşamadın
Ben sükût ederken, içselliğime sudur eden
Hüzünle demlenirken, sen hırsınla şakıdınSen kalbimi
Bedbinliğe gark ederken
Uzlet için vakti saati özlemle beklerken,
Emeğim ve varlık adına her şeyimsenindi
Nefesim, bilmem ki artık hangi hazanın
Serinliğindeki kederin elinde hüzün kalesiydi
Bu vakitten sonra yaşamak
Halim için sanki bir çileydi,
Seninle başladı ve seninle yüreğim karardıHazindir ki
Ne bir ses hatta ne de şevki nefes
Ruhumda bir anlam bırakmadı,
Emanetin ilgası
Emin bir liman olarak sığınaktı
Hasretini çektiğim, azizliğine kefalet ettiğim
Naiflik sayfalardaydı
Mazi letafetiyle halimi çekiyordu,
Nakşeden kutlu anılar yalnızlığıma yetiyorduBu lahzada
Sedanın azizliğindeki okunan
Kuytu derinliğimdeki umudu filizlendiren
Ve hicran zerk eden vaktin ezanını
Her duyuşumda,
Yüreğimin titrettiği feyziyle,
Ehli hal nefesin tilavetinin esrarı mucibince
Dilim çözülüyor,
Dizlerim bükülüyor, gözler
Dur durak bilmeden sökün ediyorduYazıktır ki
Sen nefesin hevesteki şevkine
Ben idrakime fazileti sunan her ayetin
Birliğini yaşıyorduk
Beklediğim her akşam, niyazın
Dirliğinde hasrettiğim her anlam sızıydı
Anlatamadım, hissiyatımı paylaşamadım,
Yıllarca senin yanında hep yalnızdımMustafa CİLASUN
6 Eylül 2013: 12:46 #815462Anonim
Her lahzaya gülüp geçen sevdadan ne anlayacaktır…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x720px and 87KB.
Evet,
Ne kadar
Geç kalsam da hayatı
Anladığımı söyleye bilemen çok zor
Zaten
Mana mefkûresini yaşasam o hazzı
Meşkiyle serinlemekte yakan bir sızıdır
Ateş ne ki
Ten, zaten emanet edilen yeti
Bu hakikati hangi şekilde idrak etmeli
Sermeli
Nefsi, söyle nerde illetin sebebi
Aşk içinde seyrederek canı vakfetmeli
Ah bu canın
Canan adına dinmez artık seyri
Kime meyletmeli bir duruş sergilemeli
Gönlün
Sızısını hangi şifa ile dindirmeli
İradeye ne demeli, kim için hasretmeli
Canan,
Revan değil mi ki en sevgili olan
O da nihayetinde nefsi için yaşayan can
Mana ile
Boyanmayan, ten ile oyalanan
Zevkin kıvamı için uğraşan ama yanılan
Neden
Aldanır, yanılır, kandırılır bu insan
Biliyoruz ki akıbette hesaba çekilecek can
Neden
Halk edildi mizan akletmez ki insan
Ey mahşerin haşyetinden habersiz yaşayanİbrete
Dikkat kesil, ayetler senin içindir bil
Ecel, aşk için ürperti değil, ten adına naz değilVakit
Üşütecek bir zamandır, anda saklıdır
Lahzaya gülüp geçen sevdadan ne anlayacaktırAşk
Ölmez, ruhun itminanlığındaki esenliktir
Nefsi heves ve hevalar kalp için değil, sefilliktir
Mustafa CİLASUN
6 Eylül 2013: 14:55 #815463Anonim
Yokluğunun sürgününde viraneydim…
Orjinal boyutu icin tiklayin 742x525px and 51KB.
Acıdır ki
Başa gelmeden
Hakikati bilinmiyormuş
Duygular sessizce soluyor,
hal bizarla sıyormuşŞimdi
Anladım ki senin yokluğunda
Bir yanım
Hicranın ellerinde çok çaresiz
Ne kadar sabrı denesem de
Sen gelmeden fersiz
Nereye baksam
Her yer ve yanım bom boş
Sanki duvarlar
Üzerime yıkılmak istiyor
Bülbülden hiç ses çıkmıyor,
Yapraklar çaresiz soluyor
Heyhat
Ne dinlediğim şarkıda
Ve ne de yudumladığım
Meyanda bir tat var
Sineme sökün ediyor ıstıraplar,
Aman vermeyen sancılar
Şimdilerde
Hissiyatıma kar yağar
Takatim kendi yalnızlığında
Bir ihtiyar
Hiçbir yerde açmıyor bahar,
Gözyaşları hicranları akar
Evet
Nisalar her yerde var
Halime işlediğin güzellikler
Hani kimde var yar
Kalbimde ne bir şevk var
Ve ne de bir umudun sağanağı yar
Bir nazar et
Şu bedbin halime
Tek başıma kaldım,
Yalnızlığa rastladım
Hazanın sökün ettiği parklarda
Sabahladım ve yakardımTartmadan
Bir daha söz etmem,
Dilin keyfiyeti için aklıma
Geleni söylemem
Evet, itibar etmem yar,
Yaşattığın hengâmede ibret var
Bak
Ne kaldı ömrün anından
Nefeslerin kalan sayfalarından
Zarif Gülizar
Nazarlarından akseden,
Tebessümünde gizlenen canı bahar
Yeter
Gel artık yoruldum
Ne suyun ve ne de
erzakın adını andım
Düşüncelerimde sen vardın,
Benim için sen bir başkaydın
Bakınca
Sokaklar nasıl mahzun
Ağaçlar masum,
Dallarda ki yaprak mahkûm
Senin yokluğunda kalbim daralıyor,
Halim sürekli solgunlaşıyor
Çaresiz
Mezar bana yakın duruyor
Ölüm peşimde bekliyor
Heyhat ki korkutuyor
Toprak tavında avını bekliyor,
Hatıralarım yine benimle kalıyorMustafa CİLASUN
6 Eylül 2013: 15:53 #815464Anonim
Zerreyi hayat yanıp ağlasa…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x539px and 96KB.
Bu öyle
Bir intizar ki
bir şems de olsa
Ne acı bir yara ki
amberi aşkın koksa
Zevkler ki
Ruhumu gafletimle kuşatsa
Hicran şarkılar ki
âlemi cihanı çınlatsa
Bir kahrın
Demi ki hayatı
sil baş yapsa
Hazır un kıdem bassa
sine efkâr kussa
Kuşlar
Aşiyanı için
kanatlarını çırpmasa
Yapraklar ki dallarında
tutuklu kalsa da
Yağmur
Damlaları tenimi
unut’a salsa da
Toprak reddi kabul yapsa
hali basmasa
Geceler
Arzı kâinat
senfonisini haykırsa
Zerreyi hayat ki
mütemadiyen ağlasa da
Sen halim
İçin mahzun olma
kahrım sana
Sevdan yolunda kaybolsam da
sen acıma
Sen ki
Bensiz bir hayatı
nevi şahsınla yaşa
Kokun ki hecelerle kimseleri
dahi kuşatma
Sana
Mahkûm bırakma
acılarla da katlama
Hali insanlığından sıyırma
divanede yapma
Nihayetinde
Biliyorsun ki o dahi
nefeslik can
Ruz-ı aşkın da mahrumiyet ki
sendedir o kan
Mustafa CİLASUN6 Eylül 2013: 19:56 #815467Anonim
Kalbimde anlam bulan tespit ve serzenişlerim…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x652px and 157KB.
Bazı
İnsanlar beyaz kanlıdır
Evet, ne hazindir ki maalesef
Bizzat böyle bir darboğazın içinde saplanmışlardırHer
İnsanın kendilerinin nezdinde
Hürriyet hakları olduğuna inanırlar
Yoksa eğer hor ve hakir görerek ruhi sarsıntı yaparlarBöylesi
Zavallı ve bedbin ruhlu kanlar
Kendi heves ve hevaları adına sınır tanımazlar
Karun havasında ve oldukça pervasız bir çalımla abanırlarToy ve taze
Nefesleri avlamayı severler
Her türlü nefsi tatmin aracı görürler, büyülerler
Alaladıkları imkân ve güçlerini erişilmez addedip, vaat ederlerGörsellik
Bakımından, cezp etmek açısından
O kadar ileri giderler ki sanki meşruiyet sahibidirler
Kapital sahiplerini ve devlet görevlilerini etkisiz hale getirirlerZavallı
Birey olan milletin ferdini
Mahkûm ederek darboğaza sürüklerler
Ölüm ellerinde olsa parlayacak olan yangına körükle giderler
Neme lazımcı
Sırnaşık, pişkinlikte sınırsız olan
Bu kesim marjinallik adına sükse yaparlar
Huzur ve sükûnu bozmak adına, şiddete ve anarşiye saparlar
Oysa
Zaman aynı ritminde
Mekânlar farklı olsa bile, insan anlamda kalmalıydı
Mütemadiyen o heveslerinin zindanında yaşamamalıydı
El hak
Ruhunu anlamalı,
Kalbin letafetinde uzlete ulaşmalıydı
Hakkın sofrasında, halin muhabbetini aşkla solumalıydı
Ne derviş
Ne kemali yet erbabı
Ve ne de ermiş telakkilerinden vazgeçmeden
İnsan iklimine öncelikle azimet mükellefiyeti dikilmeliydi
Umutlar
Toprağın bereketinde
İdrak gayretinle her vakit filizlenmelidir
Ölümün serinliğinde tefekkür rüknü hiç ihmal edilmemelidir
Olur ya
İnsan bu bazen
Yanılacak ve şaşacak ancak hali anlayacaktır
Dost meclislerinde yargıçlık bireyin tekelinde asla olmamalıdır
Her an
Müşavere yapacak
Kalbi üzmeden şefkatini kalbe akıtmalı
Rızayı bari için külfetin güzelliğinde O’nun aşkıyla kucaklaşmalıdırMustafa CİLASUN
6 Eylül 2013: 20:46 #815469Anonim
Yar, hasret içimde dinmeyen bir nazar, edebi ar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 829x597px and 148KB.
Yar
Hasretin bir bedeli var
Yüreği dağlar,
Hissiyat ağlar,
Gözden kan akar
Kime sorsam,
Sukut edip yıllara
Melalimle yazsam az gelirSıladır
Kimi için ekmek parasıdır
Bir başkası için gönül yarasıdır,
Sevda anıtıdır
Nereye gitse,
Güneş zevaldeyse bile
Gölgesi ruhundadırSevdiği
Özlemiyle ümitlendiği
Yüreğinin serinliği,
Meramının asudeliği sırdır
Ne vakit onu ansa,
Hatıralarının içinde
Bir ömür yaşasa azdırHüzün
Kalbi yakarışın tadıdır
Hicran vadileri her vakit
Kalbin nazargahdır
Gülse, tebessümle yetinse,
Gözyaşlarını gizlese
Sevdası nazardırOcağa gitse
Haneyi süpürse,
Divanı örtüsünü düzeltse
Yeni yeni örtüleri
Yâd ederek serse sevinçlidir
Adında, kokusunda,
Anısında yaşayan
Bir heyecandır, vefadırNe kadar
Kıymetlisi varsa
Onun için saklar
Hasret vaktine kadar
Düşlerle sabahlar, ağlar
Bir ses, bir ümit, bir haber için
Bin hüzünle ömrünü vakfederMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.