• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1,261 ile 1,275 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #815451
    Anonim

      Düşünmek, insan olmanın erdemiyle nefeslenmek demektir…

      1237846_641113459256946_1332624838_n.jpg

      Mehmet
      Çok şımartılmıştı. Evlerinin tek oğlu
      Babasının avcılık lakabı bulunan Mehmet’e
      Kimseler söz edemezlerdi. Ne kadar çok şımarsa da!

      Çok haksızlık yapsa da,
      Onun her hareketi birilerince masum karşılanırdı.
      Çünkü avcı olan Ahmet amcadan çok korkarlardı.
      Lakin Ahmet amca bunlardan habersiz olan,
      Kendiişleriyle ilgili çalışmaları bulunan çok sakin bir insandı.

      Bizler uzaktan da olsa
      Bir kötülüğüne şahit olamadığımızdan
      Azda olsa onu severdik. Oğlu Mehmet’i hiç
      Sevmediğimiz halde, onu şımarttığını bildiğimiz
      Nedenle diyemem, çünkü onu hiç yüz göz olurken görmemiştik.

      Bir gün yine uçurtmalarımızı
      Uçururken şımarık Mehmet bir diğer arkadaşın
      İpini kopartmak için, uçurtmasını kaçırtmak için saldırmıştı.


      Mağdur olan arkadaşımız Sait
      Ne kadar sabrederek dirense de, Bizler bir gayret göster sekte
      Tüm çabalarımız nafileydi. Mehmet’i bir kere hırs basmıştı.

      Çok rahat dövebileceğimiz
      Bir arkadaştı lakin onun babası acı olan bir adandı!
      Ara da olsa omzunda tüfekle gezdi
      ği görülürdü. Farklı kıyafetler eşliğ
      inde.

      Mehmet mücadelesine devam ederken
      Mağdur olan arkadaş Sait’in babası işten geliyormuş
      Duyduğu sesler onun dikkatini çekince
      Koşarak geldi ve sevimsiz mücadeleyi gördü.

      Ayırmak için yüksek sesle müdahale etse de
      Mehmet artık dut durak bilmiyordu. Hakaretler yapmaya başladı,
      Salim amca fazla dayanamadı ve Mehmet’e bir fiske vurdu.

      Mehmet ağlayarak
      Koşar adımlarla babasını çağırmaya gittiğini haykırıyordu.
      Bir müddet sonra Mehmet anne ve babasına her ne anlatmı
      ş
      sa bir fırtına koptu.

      Mehmet’in babası
      Tüfeği elinde soluk soluğa koşarak geldi.
      Salim amcanın oğlu Sait’in uçurtmasını hedef alarak tüfeği ateşlemişti.
      Bizlerde korku ile havada ki uçurtmaya bakıyorduk.

      Uçurtma
      Tam ortasından delinmişti
      Ve çok fazla direnmeden elektrik direğine dolandı
      Ve arada çaresiz bir şekilde kalmıştı.

      Tüfeğin
      Saçmalarından nasibini alan üç tane kuşta
      Cansız bedenleriyle yere öylece düşşlerdi.

      Hırsın, mantıksızlığın,
      Ahmaklığın bir yaşı olmadığını o kadar bariz
      Bir şekilde görmüştük ki şaşkınlığımız ayyuka çıkmıştı.

      Kuşlar o kadar
      Güzel uçuyorlardı ki
      Hürriyetin yekparesinde bir nefes sıhhat gibi


      Oldukça canlı
      Ve diri bir keyfiyette, hilkatleri mucibince, rızıklarının taksimince!
      Semanın ha
      şmeti, maviliğin enginliği, bulutların serpiliş
      i bir nizamın ölçüsüydü.

      Ne kalmış
      Bunlarda artan geriye sadece terbiye edilmeyen,
      Tefekkürle şekillenmeyen, ahirle özleşmeyen,
      Mizanla bütünleşmeyen fiiliyatlar.

      Gözyaşından
      Başka bir şey kalmamıştı. Üzülenler çok fazlaydı.
      Hafızalarına kayıt düşenler en bahtsız olan zavallı masum çocuklardı.
      şünmek onu tercih etmek, insan olmanın erdemiyle nefeslenmek demektir.

      Mustafa CİLASUN

      #815452
      Anonim

        Niye boynun bükük, mahzun bakarsın yar…

        Orjinal boyutu icin tiklayin 699x520px and 69KB.
        1234855_641346319233660_417672388_n.jpg

        Ey yar
        Hal-i derunundan

        Akan ahu zarını
        Feryadı figan

        Olan narı hicranını
        Yudumladıkça yanarım
        Öyle bir sessizli
        ğe

        Ve yüreğimi dağlayan
        Enginliğe ne kadar açılsam
        Suskun melaline, içli naifli
        ğine,

        Sinemi daraltan efkârına
        Durmadan sessiz ağlarım

        Hiç mi bahar
        Açmayacak halinde
        Âlemi ku
        şatan

        Şevkin eşsiz garipliğine,
        Hasret koyan eline
        Ruhumun mahzun seyrinde,

        Müddeti bekleyen hüzünlü bir kalp ile
        Hissiyatın sükûnetine,

        İdrakin kuşatan letafetine
        Ram olup ötelere aşk ile gideyim

        Derdi gamına
        Bir deva olamadım
        Aldı
        ğım her nefeste kalbinin

        Sayfalarında elemle adımladım
        Hali fakirli
        ğime baktım, acizliğime ağladım,

        Umudumla hala ferahlamadım
        Yanan bu virane gönlümle hicranın sokaklarında

        Yalnızlığımla avareliği yaşadım

        Bak göçüp
        Gidiyor vakti anlam
        Ah dinmiyor i
        şte yüreğimi burkan

        o anlamlı merak-ı heyecan
        An durmadan hakkı an, neyleyim

        Bahtımın garipliğine sessizce öyle yan
        Artık nefeste kalan

        Ve beklenen o muazzam hesabi
        Zaman, aşina eğliyor her akşam

        Ne zaman
        Ufuklarım kararırsa
        Umudum ruhuma bir esin olarak

        Kalbimde aşkla mısralaşmazsa
        Sine-i efkârım hiç durmasa,

        Dilim halimden kederle uzaklaşsa
        Ve yanmadıkça, aşkın abadına inanma,
        Meşkûk zaman için korkma,
        Ateşin derdiyle kalbini burkma

        Hani niyetin
        Azizliğinde ihlâs var ya
        Hakikat tüm kâinatı ku
        şatan

        Esrarı baharsa, uykuya hiç dalma
        Tefekkürün
        şevkiyle manayı

        Aşkın hikmetini sayıkla ve hazla yudumla
        Bekleyen her umudun,

        Bahtın için filizlenmeyen tohumun
        Hicranıyla ne olur yol alma

        Ağla, gönül
        Pınarından hiç korkma
        Seni ku
        şatacak bir gün

        O anlamı saklanan mavera yolcuğunda
        A
        şkı feyzin her durağında,

        Emeller sarmaşık olunca, çıkıyor
        Semaya hak yoluna
        Şayet toprak ilk başlangıç,

        Suyun ruhuma ilham eğlediği
        Muazzam sükût bir hal-i aşksa

        Mustafa CİLASUN

        #815453
        Anonim

          Aldırma gönül, dalgalar arasında açılma…

          Orjinal boyutu icin tiklayin 950x635px and 95KB.
          944282_586564861378473_1527535555_n.jpg

          Akılsız, bilinçsiz
          Körlüğüm için dövündüm
          Sözde bir a
          şk inkılâbıydı yaşadığ
          ım hicran


          Gönül tahtımın
          Sarsılmaz sütun aralıklarında
          Sevdanın kollarında çaresizdim gömüldüm

          Yüreğimi
          Amansızca sarsan bilinmez andıçlar
          Umutsuzlu
          ğu haykıran, sefilliğ
          i anlatan satırlar


          Kaçamak bakışalar,
          Söküp atan her nakaratlar
          Mahkûm bırakan acımasız yargıçlar, gardiyanlar

          Taşladım artık
          Vuslata giden deniz fenerlerini
          Aldırmadım dalgaların hissiyat nedametlerini


          Dinlemedim
          Martıların senfonilerini, hallerini
          Bir kez olsun anmadım gemiden seyredenleri

          Kefensiz,
          Niyazsız her bir tabutu mevt misali
          Kalmı
          ş
          ım kayalıklara vuran cesetlerin timsali


          Ha yaşamışım,
          Ruhsuzluğun demini almışım
          Veyahut ta a
          şksız bir girdabın eline kalmış
          ım

          Bu haykırışlarım
          Asla bir umut için değildir
          Benim gibi bir esintiye kapılan en sefillerindir


          Elbette ki
          Bir ibreti âlem içindir, aşk kimindir
          Sevilmeyi hak etmeyen zavallı çaresizlerindir

          Mustafa CİLASUN

          #815454
          Anonim

            Suskun ve sararmış kitabın sayfalarında gezinirken…

            Orjinal boyutu icin tiklayin 960x641px and 126KB.
            1238030_518853321528002_2070745611_n.jpg

            Yine
            Alıp götürmüş
            Sessizliğim nüksederken dirliğime
            Tefekkür ile hal ikliminde
            İrfanı sahifeler nefeslerde

            Bir zamanlar
            Seher ne kadar hazzı mukadderatmış
            Rızık taksimi an içinde zamanmış,
            Âdemi adamlık hasmış
            Nisalar
            Sukutun edebinde
            Kanaatle naif armış
            Nedamet çok uzakmış,
            Muhabbet fevkalade bir sanatmış

            Kıraathaneler
            Meşveret adına
            Usta nefesler evet, erenmiş
            Kitabı celil hakkıyla kıraat edilen
            Anlamına erişilen, irfan zerk eden fermiş

            İyilik adına ne varsa
            Takva ihsanın yanındaysa hasredilirmiş
            Mürvet yalnızca evlilik adına
            Zikredilmeyen bir enginlikmiş

            Müezzin
            Şerefeden seslenirmiş
            Okunan ezanlar ne kadar tesir edermiş
            Hasretle diğer vaktin ezanı
            Beklenirmiş sohbette zenginmiş

            Milli birlik
            Ve tarihi kimlik
            İftihar vesilesiymiş
            Reddi miras azınlıkların
            Hakkı bile değilmiş, kimlik değişmiş

            Efrat
            Hastalık nedir bilmezmiş
            Kâinatı kebir
            Sabırla terennüm edilirmiş
            Şayet varsa bir dert her nefesin
            Mücadelesiymiş mazileşmiş

            Hassaten
            Aşiyan sevilirmiş
            Her hanenin güzelliğinde
            Şefkat eminmiş
            Vicdanlar netmiş, ihlâs hedefmiş,
            Takva ise azimete esirmiş

            Gidenler
            Hicran içindeler
            Kalan nesiller kimliğinden habersizler
            Mana ikliminde fersiz gözler,
            Şura adına solgundur ne hikmetse nefesler

            Mustafa CİLASUN

            #815455
            Anonim

              Her uyku ölümün bir başka rengi batan gün gibi…

              Orjinal boyutu icin tiklayin 802x543px and 56KB.
              1185668_641427309225561_1038867579_n.jpg

              Akşamın salınışı
              Henüz yeni başlıyordu
              Gölgenin sarhoşluğunda,
              gözleri

              Kuşatan loşluğunda alımlıydı
              Hali sessizliğindeki cazibe merakımı

              Celbederek ve kalbimi titreterek bağlıyordu
              O kadar kendinden emin, emrin tarifinde serin,

              Lütfün sudurunda bir hayli derindi

              Süzülürken
              Al yazması manidardı
              Sanki hat
              sanatının enginliğinde

              Soluklanan insicamdı, ne aşk
              Sevdanın tüm müştemilatını terennüm ederek,

              Edebi zindeliği yeğleyen bir farktı
              Nezaketin tarifsizliği, hassasiyetin suhuleti,

              Kadirşinaslığın asudeliği yüce sanat

              Cazibesine
              Kapılan her şey onundu
              Ne hicranın, ne vicdanın, ne aymazın,

              Ne yalnızın halinde gamdı
              Aidiyetinin farkında lığında olan,

              Teslimiyetinin ferahlığını yaşayan bir vakıaydı
              Asırlardır suskunluğunu sakladı, sırlarına

              Meftun bırakan hakikatle muhabbet tattı

              İnsanlığın
              Her halinden haberdardı
              Zira koşulsuz onlarla içli dışlı

              Olmak zorundaydı, aşk başkaydı
              Neye şahit olduysa, sırların delaletiyle

              Hicran yaşadıysa ve hüzünle sabahladıysa
              Aldığı emanetin kutsiyetinden hiçbir an

              Habersiz gibi davranmadı, aziz saydı, kandı

              Şeref
              Sahiplerinin kalbinde nasıldı
              Hangi lisanı konuşsalar,

              Asırların derdiyle nefeslerini yorsalar
              Sahipsizliğin nedametini duyan,

              Kimlik sorunu yaşayan, ruhun idrakinden kaçan
              Asrın her sayfasında, esrarın farkı aklın

              Ve izanın olsa da, muhakeme vicdani aşkta

              Neyi
              Saklarsan sakla anlamadıkça
              Aşkın hikmetine ram olarak, hilmin

              Bereketine kanmadıkça ağla
              Her akşamdan sabaha ölüyorsun nasıl olsa,

              Adaletin farkını ülfetle anmasan da
              Ruhun ilzam eden zadeliği, ikram edilmiş

              Güzelliği, güneşin haşyetini anlamayınca


              Mustafa CİLASUN

              #815457
              Anonim

                Her lahzada bir hikmet var, unutma yar…

                Orjinal boyutu icin tiklayin 960x628px and 120KB.
                1237000_641466432554982_553675855_n.jpg

                Ey aziz nefes
                Baksana ben çaresizim
                Senden süzülen şu mısralarla halsizim

                Gönül sende,
                Tefekkür hep derinliğinde
                Ben ancak seninle melülle şen avareyim

                Sen bakma
                Yazdıklarıma, anlattıklarıma
                Kal melalinde ki eşiz bulunmaz sevginle

                Fikir sizde,
                Zikir halinizde, şevkte sizinle
                Kalmasa bir şey bilerek, sen hiç sevinme

                Bugün bize
                Olsa da, kim bilir yarın kime
                Sen sakın ha sabredenleri hiç boş verme

                Tevekküle
                Mehleyle, Enaniyet’e güvenme
                Bilirsin iblis kimlerle, rahmet kimin elinde

                Sen tefekkürle
                Serinle, ahu figan hiç etme
                Sakın ha keşke deme, kaderi sen öteleme

                Bilinmeyenle
                Sen asla, sakın alay etme
                Hikmet kimin tekelinde sen arifle zikir eyle

                Halimi
                Hiç düşünme serzenişle
                Nefeslenmeden sabrı dile, kalbine sürur eyle

                Bakma
                Benim fakirliğimde ki hiçliğime
                Gayret seninle, niyetinin hasbiliğinde gidince

                Teslimiyeti
                Kalbin sahibinde ki adresi
                İhmal etmeden boş ver demeden lekelemeden

                Mütemadiyen
                İlzam edilen ruhi dirliği
                Ahir için özlemi bir an olsun öteleme gül yoluna

                Mustafa CİLASUN

                #815458
                Anonim

                  Hevese bel bağlama, sevmeyi hakkıyla anla…

                  Orjinal boyutu icin tiklayin 800x600px and 35KB.
                  1175411_641478289220463_926206785_n.jpg

                  Şayet bir gün
                  Kalbinden silip atacaksan
                  Dert içinde yalnız bırakıp kaçacaksan


                  Hicranın
                  Sayfalarını artıracaksan
                  Hazanın solmu
                  ş ruhunu yaş
                  atacaksan

                  Gözyaşımda
                  Tufanı hatırlatırsan,
                  ş
                  lerime ürperti zerk eden elemsen


                  Naz için
                  Aşkın güftesini yapacaksam,
                  Naçiz ömrü
                  ş
                  evkinde hasrete uzanacaksam

                  Canımdan
                  Bezdirip illet ettireceksen,
                  Nedamet içinde halime zilleti ya
                  ş
                  atacaksan


                  Kıskanıp
                  Kör kuyuda sabahlatacaksan
                  Ölmeden, ölüm için niyaz ettireceksen

                  Nisa ikliminden
                  Azade olup şakıyacaksan
                  Edebi halinde ar içinde bulunmayacaksan


                  Özeli muhafaza
                  Etmeden durmayacaksan
                  Lafazanlık adına durmadan bıktıracaksan

                  Sevmenin
                  Güzelliğine vasıl olmadan anarsan,
                  A
                  şkın ikliminde kalbinde kuraklığı yaş
                  arsan


                  Zahirim için
                  Ülfeti hiç bilmeden koşacaksan
                  Sevme beni, hasretme ünsiyetin çe
                  şitliliğ
                  ini…

                  Mustafa CİLASUN

                  #815459
                  Anonim

                    Edepten arî olup, gülü kopartan aşkı nasıl anlar…

                    Orjinal boyutu icin tiklayin 960x720px and 53KB.
                    1174751_633053066729652_240216033_n.jpg

                    Günler bir
                    Bir açan çiçeklerin nefesiydi,
                    Umutlar, kalbin toprağında yeşerecekti,

                    Hedef
                    Yaşamak için şart olacak cabaydı,
                    İnsan için azimetin rüknü mutlak olacaktı…

                    Sadece
                    Nazarla akmak, anlamdan kalmaktır,
                    Hareket için bilgi şartı tecrübede olacaktır,

                    Hevesler
                    Dirliği kültür iklimine sorulacaktır,
                    Adabı muaşeret insan kimliğinde şart olandır…

                    Aşk, ölümün
                    Sayfalarında yanmanın kıvamıdır,
                    Çilenin baharında ulvileşen hasadın harmanıdır,

                    Akıl, insan için
                    Hesabın salkımlarında anılandır,
                    İcmal için şart olan nefsin nizamında kalmaktır…

                    Nameler içine
                    Gizlenen buselerin hazzı başkadır,
                    Baharlar yalnız aşkların umutla kucaklaşmasıdır,

                    Coşku kan için
                    Aranan vuslattır, Hak anılmalıdır,
                    Ömür içinde silinmeyenler kayıtlara saklanmalıdır…

                    Gönül taliplisine
                    Bakar, naz mevsiminde koklanır,
                    Kiraz iklimine, kan dirliğinde aşk sayıklanacaktır,

                    Merak heveslerin
                    Şartlarında vuzuha koşacaktır,
                    Kemali yet nitelik için insan kimliğine şart olandır…

                    Nisa kimliğinin
                    Adresinden azade nefesleniyorsa,
                    Adamlık hassasiyetinden anlamadan konuşuyorsa,

                    Zahirin celbettiği
                    Nefeslerde soluyarak uyuyorsa,
                    Mana fakirliğinde hicranın yamaçlarında ağlıyorsa…

                    Dikkat edilirse
                    Rekabet kadın kimliğinin açmazıdır,
                    Kendi hemcinsleriyle muvazene için darboğazdadır,

                    Fıtri olarak
                    Kaynana, gelin, elti, görümce ağıtlarıdır,
                    Analık sıfatını anlamakta zorlanan hazin naçarlığıdır…

                    Anlamak için
                    Toprağı, başağı, yağan her damladan ahı,
                    Yakarış içinde bilinçsiz nefesin manasızlığında olmayı,

                    Yozluğun
                    Monotonluğunda umutla solumadan bağırmayı,
                    Edepten arî olarak, çiçeği kurutarak aşkı anlamamayı…

                    Mustafa CİLASUN

                    #815460
                    Anonim

                      Kalbi hassasiyet takvanın en muteber halidir…

                      1237043_641547819213510_435540620_n.jpg

                      Aslında
                      Çok gayret ettim,
                      Evet, fevkine yetişemedim
                      Emellerini i
                      şittikte ne kadar hayret ettim,

                      Kendi fakirliğime verdim
                      Ufkun
                      uzun derinli
                      ğine şahit olmak istedim
                      Fakat her nedense fırsat vermedim
                      Elbette ki merak ettim,

                      Kimi zaman suallerin
                      Peşinden sürüklendim ki erişemedim

                      Demek ki
                      Böyle dileniyormuş, dedim
                      Gizemler içinde nefeslenmeyi

                      Pek seviyor diye üzülerek yad ettim
                      Her
                      zaman yolunu bekledim,

                      Bir kelam etmek için
                      Ne kadar sabırla yetindim
                      Fakat sen biraz olsun dert edinmedin,

                      şürdüğün hali görmezden gelmek istedin

                      Aklımın
                      Tutulmasını hiç istemiyorum
                      Gerekçesiz sevdayı

                      Nasıl şehretmeye azmederim,
                      Nasibimi sabırla beklerim
                      Olur olmaz salınmam,

                      Nazarlarımla aranmam,
                      Lahzaların müddetine sığınırım
                      Yunus misali
                      aşka yanarım,

                      Kuraklığın membası olan
                      Böyle bir kalbi neyleyeyim

                      Aldatmak,
                      Bir gönlü kasten yakmaktır
                      El hak aldatan illa ki hiç ummadı
                      ğı

                      Bir vakitte aldanır ve acınır
                      Ahmaklı
                      ğına sığınır,

                      Bahaneler içinde çırpınır,
                      İzanı ve irfanı zayi olmuş sanır
                      İhsan ve ihlâs adına nasıl yakarır,

                      Kalbi lekelerinden
                      Sıyrılmak için adeta çırpınır

                      Nisa,rahmet
                      ve himmetin nişanesidir
                      Ne kadar latif bir
                      şekilde
                      Taltif edilmiş en kutlu olan nefestir
                      Sabrın ve kanaatin pençesinde
                      aşkın

                      İlhamıyla iktifa eden ne güzel mürebbiyedir
                      Neden her hakkı
                      insan kimli
                      ğinde ihmal edilir,
                      Hatta hoyratça hor ve hakir görülür

                      Gönül umman
                      Misali muazzam enginliktir
                      Gül niçin suhuletin
                      nişanesi, vecdin

                      Sukut etmiş sesi, sabrın diriliş müjdesidir
                      Ancak fikreden,

                      Tefekkür eden gönül, onun firkatteki
                      Sevda figanını farkını bilir
                      Feraseti kapanmı
                      ş bir kalp nasıl şefkati,

                      Rahmeti hakkıyla sahibinden hissedebilir

                      Mustafa CİLASUN

                      #815461
                      Anonim

                        Bitmiyor sine-i efkârında dile getirdiğin bahaneler…

                        Orjinal boyutu icin tiklayin 960x536px and 127KB.
                        1175561_640388132662812_1366371794_n.jpg

                        Evet,
                        Ne kadar uğraşsam
                        Yüreğimin sayfalarını fütursuzca
                        Sana açıp bakmanı sağlasam
                        Sine-i efkârında dile gelen bahaneler in
                        İzanı ve vicdanı anlamıyorsa
                        Hasrettiğin melalin hırçınlığın ilgasıyla
                        Edebin letafetini öteliyorsa söyle ne yapayım

                        Günlerce
                        Her nefese anlattığım
                        İnkişafın raddelerinde ümitle
                        Bekleyen hali fakirliğimle hayıflandığım
                        Bir sitem dahi olsa mağduru olmaktan
                        Fevkalade sakındığım aşikârken
                        İki kalbin,
                        Bir uzuv olan o nimetin, idrakime
                        Geçit veren aklıselimim, gönül iken

                        Artık
                        Yıllara sâri çilem demken
                        Hicran tüm ihtişamıyla sineme
                        Yerleşirken sen hiç halimi anlamadın
                        Her türlü tatmin için sınırları
                        Fütursuzca zorladın, edebi yaşamadın
                        Ben sükût ederken, içselliğime sudur eden
                        Hüzünle demlenirken, sen hırsınla şakıdın

                        Sen kalbimi
                        Bedbinliğe gark ederken
                        Uzlet için vakti saati özlemle beklerken,
                        Emeğim ve varlık adına her şeyimsenindi
                        Nefesim, bilmem ki artık hangi hazanın
                        Serinliğindeki kederin elinde hüzün kalesiydi
                        Bu vakitten sonra yaşamak
                        Halim için sanki bir çileydi,
                        Seninle başladı ve seninle yüreğim karardı

                        Hazindir ki
                        Ne bir ses hatta ne de şevki nefes
                        Ruhumda bir anlam bırakmadı,
                        Emanetin ilgası
                        Emin bir liman olarak sığınaktı
                        Hasretini çektiğim, azizliğine kefalet ettiğim
                        Naiflik sayfalardaydı
                        Mazi letafetiyle halimi çekiyordu,
                        Nakşeden kutlu anılar yalnızlığıma yetiyordu

                        Bu lahzada
                        Sedanın azizliğindeki okunan
                        Kuytu derinliğimdeki umudu filizlendiren
                        Ve hicran zerk eden vaktin ezanını
                        Her duyuşumda,
                        Yüreğimin titrettiği feyziyle,
                        Ehli hal nefesin tilavetinin esrarı mucibince
                        Dilim çözülüyor,
                        Dizlerim bükülüyor, gözler
                        Dur durak bilmeden sökün ediyordu

                        Yazıktır ki
                        Sen nefesin hevesteki şevkine
                        Ben idrakime fazileti sunan her ayetin
                        Birliğini yaşıyorduk
                        Beklediğim her akşam, niyazın
                        Dirliğinde hasrettiğim her anlam sızıydı
                        Anlatamadım, hissiyatımı paylaşamadım,
                        Yıllarca senin yanında hep yalnızdım

                        Mustafa CİLASUN

                        #815462
                        Anonim

                          Her lahzaya gülüp geçen sevdadan ne anlayacaktır…

                          Orjinal boyutu icin tiklayin 960x720px and 87KB.
                          1234499_642034639164828_664510292_n.jpg

                          Evet,
                          Ne kadar
                          Geç kalsam da hayatı
                          Anladığımı söyleye bilemen çok zor


                          Zaten
                          Mana mefkûresini yaşasam o hazzı
                          Meşkiyle serinlemekte yakan bir sızıdır


                          Ateş ne ki
                          Ten, zaten emanet edilen yeti
                          Bu hakikati hangi şekilde idrak etmeli


                          Sermeli
                          Nefsi, söyle nerde illetin sebebi
                          Aşk içinde seyrederek canı vakfetmeli


                          Ah bu canın
                          Canan adına dinmez artık seyri
                          Kime meyletmeli bir duruş
                          sergilemeli


                          Gönlün
                          Sızısını hangi şifa ile dindirmeli
                          İradeye ne demeli, kim için hasretmeli


                          Canan,
                          Revan değil mi ki en sevgili olan
                          O da nihayetinde nefsi için yaşayan can


                          Mana ile
                          Boyanmayan, ten ile oyalanan
                          Zevkin kıvamı için uğraşan ama yanılan


                          Neden
                          Aldanır, yanılır, kandırılır bu insan
                          Biliyoruz ki akıbette hesaba çekilecek can


                          Neden
                          Halk edildi mizan akletmez ki insan
                          Ey mahşerin haşyetinden habersiz yaşayan

                          İbrete
                          Dikkat kesil, ayetler senin içindir bil
                          Ecel, aşk için ürperti değil, ten adına naz değil

                          Vakit
                          Üşütecek bir zamandır, anda saklıdır
                          Lahzaya gülüp geçen sevdadan ne anlayacaktır

                          Aşk
                          Ölmez, ruhun itminanlığındaki esenliktir
                          Nefsi heves ve hevalar kalp için değil, sefilliktir

                          Mustafa CİLASUN

                          #815463
                          Anonim

                            Yokluğunun sürgününde viraneydim…

                            Orjinal boyutu icin tiklayin 742x525px and 51KB.
                            1011886_642061812495444_376194048_n.jpg

                            Acıdır ki
                            Başa gelmeden
                            Hakikati bilinmiyormuş
                            Duygular sessizce soluyor,
                            hal bizarla sıyormuş

                            Şimdi
                            Anladım ki senin yokluğunda
                            Bir yanım

                            Hicranın ellerinde çok çaresiz
                            Ne kadar sabrı denesem de

                            Sen gelmeden fersiz


                            Nereye baksam
                            Her yer ve yanım bom boş
                            Sanki duvarlar

                            Üzerime yıkılmak istiyor
                            Bülbülden hiç ses çıkmıyor,

                            Yapraklar çaresiz soluyor


                            Heyhat
                            Ne dinlediğim şarkıda
                            Ve ne de yudumladı
                            ğ
                            ım
                            Meyanda bir tat var
                            Sineme sökün ediyor ıstıraplar,

                            Aman vermeyen sancılar


                            Şimdilerde
                            Hissiyatıma kar yağar
                            Takatim kendi yalnızlı
                            ğ
                            ında
                            Bir ihtiyar
                            Hiçbir yerde açmıyor bahar,

                            Gözyaşları hicranları akar


                            Evet
                            Nisalar her yerde var
                            Halime i
                            şlediğ
                            in güzellikler
                            Hani kimde var yar
                            Kalbimde ne bir
                            şevk var
                            Ve ne de bir umudun sağanağı yar


                            Bir nazar et
                            Şu bedbin halime
                            Tek ba
                            şıma kaldım,

                            Yalnızlığa rastladım
                            Hazanın sökün ettiği parklarda
                            Sabahladım ve yakardım

                            Tartmadan
                            Bir daha söz etmem,

                            Dilin keyfiyeti için aklıma
                            Geleni söylemem
                            Evet, itibar etmem yar,
                            Yaşattığın hengâmede ibret var


                            Bak
                            Ne kaldı ömrün anından
                            Nefeslerin kalan say
                            falarından

                            Zarif Gülizar
                            Nazarlarından akseden,

                            Tebessümünde gizlenen canı bahar


                            Yeter
                            Gel artık yoruldum
                            Ne suyun ve ne de

                            erzakın adını andım
                            Düşüncelerimde
                            sen vardın,

                            Benim için sen bir başkaydın


                            Bakınca
                            Sokaklar nasıl mahzun
                            A
                            ğ
                            açlar masum,
                            Dallarda ki yaprak mahkûm
                            Senin yoklu
                            ğunda kalbim daralıyor,

                            Halim sürekli solgunlaşıyor


                            Çaresiz
                            Mezar bana yakın duruyor
                            Ölüm pe
                            ş
                            imde bekliyor
                            Heyhat ki korkutuyor
                            Toprak tavında avını bekliyor,

                            Hatıralarım yine benimle kalıyor

                            Mustafa CİLASUN

                            #815464
                            Anonim

                              Zerreyi hayat yanıp ağlasa…

                              Orjinal boyutu icin tiklayin 960x539px and 96KB.
                              1175257_642101142491511_1130552704_n.jpg

                              Bu öyle
                              Bir intizar ki
                              bir şems de olsa
                              Ne acı bir yara ki

                              amberi aşkın koksa


                              Zevkler ki
                              Ruhumu gafletimle kuşatsa
                              Hicran
                              ş
                              arkılar ki
                              âlemi cihanı çınlatsa


                              Bir kahrın
                              Demi ki hayatı
                              sil baş yapsa
                              Hazır un kıdem bassa

                              sine efkâr kussa


                              Kuşlar
                              Aşiyanı için
                              kanatlarını çırpmasa
                              Yapraklar ki dallarında

                              tutuklu kalsa da


                              Yağmur
                              Damlaları tenimi
                              unut’a salsa da
                              Toprak reddi kabul yapsa

                              hali basmasa


                              Geceler
                              Arzı kâinat
                              senfonisini haykırsa
                              Zerreyi hayat ki

                              mütemadiyen ağlasa da


                              Sen halim
                              İçin mahzun olma
                              kahrım sana
                              Sevdan yolunda kaybolsam da

                              sen acıma


                              Sen ki
                              Bensiz bir hayatı
                              nevi şahsınla yaşa
                              Kokun ki
                              hecelerle kimseleri

                              dahi kuşatma


                              Sana
                              Mahkûm bırakma
                              acılarla da katlama
                              Hali
                              insan
                              ğından sıyırma
                              divanede yapma


                              Nihayetinde
                              Biliyorsun ki o dahi
                              nefeslik can
                              Ruz-ı
                              aşkın da mahrumiyet ki

                              sendedir o kan


                              Mustafa CİLASUN

                              #815467
                              Anonim

                                Kalbimde anlam bulan tespit ve serzenişlerim…

                                Orjinal boyutu icin tiklayin 960x652px and 157KB.
                                1002911_642216382479987_2093272891_n.jpg

                                Bazı
                                İnsanlar beyaz kanlıdır
                                Evet, ne hazindir ki maalesef
                                Bizzat böyle bir darboğazın içinde saplanmışlardır

                                Her
                                İnsanın kendilerinin nezdinde
                                Hürriyet hakları olduğuna inanırlar
                                Yoksa eğer hor ve hakir görerek ruhi sarsıntı yaparlar

                                Böylesi
                                Zavallı ve bedbin ruhlu kanlar
                                Kendi heves ve hevaları adına sınır tanımazlar
                                Karun havasında ve oldukça pervasız bir çalımla abanırlar

                                Toy ve taze
                                Nefesleri avlamayı severler
                                Her türlü nefsi tatmin aracı görürler, büyülerler
                                Alaladıkları imkân ve güçlerini erişilmez addedip, vaat ederler

                                Görsellik
                                Bakımından, cezp etmek açısından
                                O kadar ileri giderler ki sanki meşruiyet sahibidirler
                                Kapital sahiplerini ve devlet görevlilerini etkisiz hale getirirler

                                Zavallı
                                Birey olan milletin ferdini
                                Mahkûm ederek darbo
                                ğaza sürüklerler
                                Ölüm ellerinde olsa parlayacak olan yangına körükle giderler


                                Neme lazımcı
                                Sırna
                                şık, pişkinlikte sınırsız olan
                                Bu kesim marjinallik adına sükse yaparlar
                                Huzur ve sükûnu bozmak adına,
                                şiddete ve anarşiye saparlar


                                Oysa
                                Zaman aynı ritminde
                                Mekânlar farklı olsa bile, insan anlamda kalmalıydı
                                Mütemadiyen o heveslerinin zindanında ya
                                şamamalıydı


                                El hak
                                Ruhunu anlamalı,
                                Kalbin letafetinde uzlete ula
                                şmalıydı
                                Hakkın sofrasında, halin muhabbetini a
                                şkla solumalıydı


                                Ne derviş
                                Ne kemali yet erbabı
                                Ve ne de ermi
                                ş telakkilerinden vazgeçmeden
                                İnsan iklimine öncelikle azimet mükellefiyeti dikilmeliydi


                                Umutlar
                                Toprağın bereketinde
                                İdrak gayretinle her vakit filizlenmelidir
                                Ölümün serinli
                                ğinde tefekkür rüknü hiç ihmal edilmemelidir


                                Olur ya
                                İnsan bu bazen
                                Yanılacak ve
                                şaşacak ancak hali anlayacaktır
                                Dost meclislerinde yargıçlık bireyin tekelinde asla olmamalıdır


                                Her an
                                şavere yapacak
                                Kalbi üzmeden
                                şefkatini kalbe akıtmalı
                                Rızayı bari için külfetin güzelli
                                ğinde O’nun aşkıyla kucaklaşmalıdır

                                Mustafa CİLASUN

                                #815469
                                Anonim

                                  Yar, hasret içimde dinmeyen bir nazar, edebi ar…

                                  Orjinal boyutu icin tiklayin 829x597px and 148KB.
                                  1233465_634442926590666_426694277_n.jpg

                                  Yar
                                  Hasretin bir bedeli var
                                  Yüreği dağlar,
                                  Hissiyat ağlar,
                                  Gözden kan akar
                                  Kime sorsam,
                                  Sukut edip yıllara
                                  Melalimle yazsam az gelir

                                  Sıladır
                                  Kimi için ekmek parasıdır
                                  Bir başkası için gönül yarasıdır,
                                  Sevda anıtıdır
                                  Nereye gitse,
                                  Güneş zevaldeyse bile
                                  Gölgesi ruhundadır

                                  Sevdiği
                                  Özlemiyle ümitlendiği
                                  Yüreğinin serinliği,
                                  Meramının asudeliği sırdır
                                  Ne vakit onu ansa,
                                  Hatıralarının içinde
                                  Bir ömür yaşasa azdır

                                  Hüzün
                                  Kalbi yakarışın tadıdır
                                  Hicran vadileri her vakit
                                  Kalbin nazargahdır
                                  Gülse, tebessümle yetinse,
                                  Gözyaşlarını gizlese
                                  Sevdası nazardır

                                  Ocağa gitse
                                  Haneyi süpürse,
                                  Divanı örtüsünü düzeltse
                                  Yeni yeni örtüleri
                                  Yâd ederek serse sevinçlidir
                                  Adında, kokusunda,
                                  Anısında yaşayan
                                  Bir heyecandır, vefadır

                                  Ne kadar
                                  Kıymetlisi varsa
                                  Onun için saklar
                                  Hasret vaktine kadar
                                  Düşlerle sabahlar, ağlar
                                  Bir ses, bir ümit, bir haber için
                                  Bin hüzünle ömrünü vakfeder

                                  Mustafa CİLASUN

                                15 yazı görüntüleniyor - 1,261 ile 1,275 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.