- Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
7 Eylül 2013: 11:09 #815438
Anonim
Bir kuş hassasiyetini hedefle, nafile kürek çekme…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x540px and 88KB.
İnsanız
Bir takım kaygılarla yaşarız
Bazen kederin bendinde
nefes nefese kalırız
Kimi vakitte içinden çıkamaz ağlarız,
ah u zarla efkârlanırızAslında
Evvela kendimizden mesulüz
Kalbi ve nefsi lekeleri
nizam etmek için çabalarız
Ve fakat yinede duramayız,
kimi zaman akıl danelik yaparızBireysel
Hak ve hukukun farkında mıyız
Medeni ve şer i şerife uygun
ve gerekçelimi yaşamaktayız
İman ettiğimiz umdelerin itikadı
konularına evet, vasıl mıyızEtrafta
Parkta, bahçede, mecliste
Sanki her nefes
bir hüküm sahibi ve yetkili
Aklına geldiği gibi konuşuyor
ve hatta telkinde bulunuyorlarNe kadar
İnsanın ruhi ve zihni yapısını
İçinde bulunduğu açmazları,
elem ve ezalarını
Hiç bilmeden, kendi heves
ve hevası uğruna ahkâm kesiyorlarGariptir
Hayatın son demlerini yaşayan
Evde bulamadığı muhabbeti
aramak için yol arayan
Her türlü garipliğin miskinliğinde
nöbet tutan, bunu hak sayan varZaten
Yeni nesil olan gençler
Ve özellikle hevesin
esaretinde bekleşenler
Nefsi arzuları için sere serpe serilip
edepten nasipsiz görgüsüzlerİnsan
Ruhu ve kalbiyle anlamlıdır
Aklı ve bilgisiyle yol alması
murat edilen candır
Vaktin ve nefesin bir zamanı vardır,
an içinde saklanan hazandırHer kim
Tebliğ ve irşat için heveslenirse
Hâkim kürsüden bağıran
vaizler gibi davranmasın
Kendilerini garantiye almış tüccar
misali bol keseden atmasınlarÖncelikle
Efendimiz Hazreti Muhammed(s.a)i
Hakkıyla tanımayı, hallerinde
yaşatmayı gaye edinsinler
Üç beş ayet okuyarak, son derece
ahenksiz bağırarak irşat yapılmazNeden
Edebi hassasiyeti
Tevazuu gibi bereketli
libası giymezler
Adabı muaşeret, bir insanın zaruretidir
sadece belli maksat için kullanırHer türlü
Bağnazlık dışlanmıştır
Evrensel bir dinin müntesibi olan
bu gerçeği bilmelidir
İnsana irfan ve erdem kazandıran
hassasiyetler göz ardı edilmemelidirHer kim
Düşlemeden düşünüyorsa
Ve aklına geldiği nispette
maksadını sıralıyorsa
İlimden, irfandan, edep ve adaptan
yoksun olan bir bedendir, sefildirMustafa CİLASUN
7 Eylül 2013: 20:03 #815473Anonim
Temaşa ettiğim ibreti nazar ne büyük hakikat…
Orjinal boyutu icin tiklayin 871x578px and 70KB.
Ne geçen
Şu hali zamanın dili var
Ne sine-i melalin serdettiği
Hüzün aşk için bir ar
Hal solunca, göz ferden uzaklaşınca,
Takat bir yudumluksa nerde har
Kar niye melalim için titreten nar,
Nereye yaslansam hicranım durmaz başlarArtık ne
Muhayyilemde, ne serde
Gizem niye halin deminde
Ve çaresiz sessizliğinde
Kalbim inşiraha erse bile, gönül kapım
Bir açılsa hele ne dilerim söyle
Dil kuruyor, göz akıyor, heves çekiliyor,
Muhtaç olduğum her şey uzaklaşıyorVecdin firakı
Nerde kaldı bilsem
Bin hüzünlü nefeslendiğim
Kalbimi kime zikretsem
Ruhumun gamını serdetsem,
Fark edemediğim ne kaldıysa veda etsem
Açık denizin bıçkın dalgalarına serilip,
Hali dürüp, efkârımı ayan edip göçsemBir pusula
Yazarak şişeye sürsem
Ummanın deruniliğinde bekleyen
O hasrete erişsem
Ne açlığa ilişsem ne tokluğun
Hoyratlığında gitsem, edebi aşkla içsem
Muhtaç olduğum, yoluna ram olduğum
Kayıtsız şartsız sevdasıyla yol aldığımKatrenin
İlzamında bir mühür var
Dağın vakarında tevazuu aşkın
Asudeliğinde kokar
Suhulet nazarımı sarar, ülfet her haliyle
İbrete misliyle ve sürurla akar
Tefekkür ilimsiz neye yarar, rabıta
Nitelik yoksa fakirlik için kar, ihlâs kime arMuhtaç olduğun
İhsan ruhunda yar
Aşk, hakikatten arîleşince
Nefsanîlik için bir nazar
Hesapsızlık neye yarar, zül nefes
Kimin için efkâr, biçarelik her yerde yar
Aldatırsan, aldanırsın ve niyetin hasbiliğini
Yudumlamazsan sırnaşıp kokarsınGünü gün
Etmek, müddeti bilmemek
Kalbin sahibinden, ruhun dirliğinden
Aşkın erdeminden
Uzaklaşarak dünyanın gailesiyle
Buharlaşmak, arifin sezgisinden kaçmak
Durmadan koşmak,
Hedefsizliğin hedef haline
Geldiğinizde ayılmadan yaşamakŞemsi Tebrizliyi,
Mevlana ve hocası
Seyyid Burhanettin’in aşkında ve
Mevleviliğin zikrinden sudur eden
Muhayyileyi dışlamak, yadsınmak
Aşkı anlamadan, canın sinei harında
Coşmak ve kaybolmak sevda mı
İradeden vazgeçerek, gönlü hasrederek,
Divanın vecdiyle meşk eden ahvalindir aşkMustafa CİLASUN
8 Eylül 2013: 11:17 #815475Anonim
Hangi hüzünden figan edeyim yar, gönül yanar…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x801px and 210KB.
Hiç seslenme
Derdi gama girerek
Eseflenip üzülme
Yeis içinde asla nefeslenme,
Elem için kaygılara güvenme
Nefes vaktine âşıktır, kalp şayet
İrfanı bilirse nazar gâhtır, nisyan etmeHiç bilir misin?
Gönül niçin bazen
Serhattır, ummandır
İradeyi azim içinde vaziyet
Alan fermandır, mizan haktır
Faniliğe meyleden nefs tufana ramdır,
Hiçlik içinde kalan kul’u ihsandırSorma tamburu
Hicran zerk eden nice
Saklı umudu
Perdelerinde vaktini bekleyen
Nice ümitler hüzün yağmuru
Her vakit akmaz gözyaşı, sukut ettiren
Sevgilinin ellerde giden na’şıBugün ses etme
Bin bir sual ile dertlerimi deşme
Hak için tefekkür eyle, kefensiz
Sevdalara meyledip erime
Aşkı anlayıp idrak etmeden söz etme,
Halin vasfını şehretmeden gitmeMusalla taşı
Her gün ümitlenir,
Hicran içindedir
Kimi nazar için bir taş,
Kimi kul için bir mahşer adıdır
Geriden gelen kim vardır, akan gözyaşları
Sadakat midir, usulü adap mıdır?Hangi sevgili
Gönlün gülü, canı makberi,
Aşkını şevki
Ruh ve kalp kimin için
Seferber olmalıdır söyle ey sevgili
Heva ve hevesler
Nefsi ihya eden geçici arzular değil mi?
Ölüm neyin reçetesiMustafa CİLASUN
8 Eylül 2013: 13:39 #815476Anonim
Nefesi vaktine teslim etmeden kalbime düşenler…
Öncelikle
Rabbime hakkıyla
Kul olamadığım için
Nedametim çok derindir
Kimi vakit gam, kimi vakit keder
Ve hatta sinei dert için yetendirRabbim
Oysa neler nasip etmişti
Yıllara sâri çileli bir hayatı
Yaşamamı diledi
İçinde bulunulan şartlar ve sosyal
Yaşantı bire bir dram içindeydiBeşer
Sanki çaresiz ve bezgindi
Yokluk ne kadar garip
Bir kaderdi, içimizdeydi
Boyun büktüren, melülleştiren
Lahzalar ne kadar zor ve derindiÖrf ve adet
İslami hassasiyet kıt kanaatti
Adeta devşirmeler zümresinden
Tebarüz eden nefeslerdi
Farklı kültür ve maksatlar,
Asabiyet içinde hak tellallığı yapanlardıNisalar
Her nedense birer zavallıydı
Hâkim güç ve bağnazlık
Kapı eşiğinde palazlanırdı
Hiçbir esamesi bulunmayan
Varlıklar olarak sosyal yaşantıda acıydıDin kisvesi
Simsarlık nakaratı, kamuflaj anı
Nefsi açlığı bulunan
Her görevlinin tatmin kuralıydı
O kadar trajik bir sapmaydı ki,
Kadın ve mazlum bir şey yapamazdıMemur
Ve güya okumuş bürokrat
Milletin efradını cahil gören
Ve höyküren kandı
Varlık ve servet adına adanmış
Sefil yaratıklardı, hovardalık alışkanlıktıÂlim ve arif
Nazarlarla mahkûm
Edilen zanlılardı
Medeniyet ve yenilik dedikleri
Yosmalık izan için paçavraydı
Böyle bir şatafatı öngören ve partiler
Düzenleyen hüküm sahipleri vardıAsker
Zaten en üst saltanattı
Sınırları içinde özgürlüklerini
Hoyratça kullanan zevattı
Milletin can evlatlarını köleleştiren
Ve özelinde kullanan hezeyanlardıDevlet
Güya demokrasiyle
Halkın seçimiyle hükümet edilen
Yönetim şekliydi
Aldatan ve aldanan o kadar masum
Ve mazlum bir millet efradı vardı kiKüresel
Güç ve emperyalist emellerin
Vize verdiği ve yeşil ışık yaktığı
Kimseler devredeydi
Cumhurbaşkanı asker, hükümet
Başkanı öngörülen meşruiyet tellalıydıİmamlar
Ne kadar aciz
Ve miskin canlardı
Memur maaşına sesleri kesilen
Ve el çektirilen insandı
Hutbe ve vaazlar İslami hassasiyetten
Ziyade belamlık yapmak için vardıUmutlar
Ne kadar yorgun ve solgundu
Ama hesaplar tutmadı,
Başka bir hesabı olan Rab vardı
Mazlum ve mağdurun hak ve hukuku için
Gönüllerde yeşermeler başladıHer türlü
Tuğyan ve isyana kardı
Peygamberi bir sabırla
Umutlar tazelendi ve filizlendi
Ne kadar çile varsa çekilen nur ve
Erdem olarak kalplere refakat ettiİnsanın
Bir kutlu davası ve sevdası
Aşkıyla yol aldığı, gönüllere
Umut aşıladığı hizmet bulunmalıydı
Rabbime hamdı senalar olsun başarıldı,
Pagan ve sekiler izime rağmen aşk yaşattıMustafa CİLASUN
8 Eylül 2013: 14:44 #815477Anonim
Kalbi naifliğiniz ve edebi hassasiyetiniz için…
Orjinal boyutu icin tiklayin 720x540px and 145KB.
Kaç zamandır
Bekliyor ve düşüncelere dalıyordum
Hitabetiniz ve nezaketiniz
Ne kadar beliğ ve zarif
Gönlümü celbe diyor ve sineme engin
Bir sürur bahşettiğini ifade etmeliydimAslında
Her zaman itiraf ettiğim üzere
Ne bir şair ve ne de bir yazarım,
Sadece yazanım
Kalbime düşen, ruhumun hicran
Damlalarımı hasretmeye çalışan bir adamımLakin
Ne gariptir ki, ummadığım
Ve hiç beklemediğim nispette
Teveccühle karşılaşıyorum
Evet, hem utanıyor ve hem de
Mahcubiyetimle Rabbime hamt ediyorumİnsan için
En anlamlı ve değerli hediye
Gönüllerde yer edinmek ve
Okumaya değer görmektir
Yoksa o kadar yazmak için yazan
Nefesler var ki, nasıl izah edelim, ne söyleyelimÖmrün
Çoğu gitti, pek azı kaldı
Kalan nefeslerde hekimin
İfadesiyle uzatmalardı
Daha ne olsun, Rabbim fırsat vermiş
Bilinç tazelememize ve bize lütfetmiş yineBiliyorum
Yüreğinizde derin
Bir hasret acısı var
Ne vakit hüzün ve hicran
Hissetseniz gözleriniz akar
Kendini bilmez ve hadsiz kimi canlar
Zan üzere yüreğini burkarlar, aldırma derim
En kalbi sağlık ve afiyet dileklerimle baki olan
Selam ve hürmetlerimi teslim ederim efendimMustafa CİLASUN
8 Eylül 2013: 18:48 #815478Anonim
Sukut etmek, en naif anlatım ve melalin iştiyakıdır…
Sırdır
Gün yüzüne
Hasret nazardır
Sevdası uğruna sabra
Kanan ve efkârıyla yanandır
Ne şikâyeti vardır, ne nefsini
Öncelemek için sırnaşlık yapan candırHak
Ve hakikat için
Gönül veren andır
Hicran içinde yol alan
Fermandır, yazılan kitap vardır
Sineye nakşedenleri ah u zarıdır,
Nasibini bir ömür bekleyen figandırÇile
Ruhu ve
Kalbi için ikramdır
Çünkü halin deminde
Yaşadığı aşk farkındalıktır
Tevazuu en tabi kaftanı, ikram
Ve ihsan zikir halkası olan arifandırMeşrebi
Sünneti resul,
Mektebi suffadır
Hayat felsefesi sevgi ve
Muhabbet üzere ilzam olan Furkandır
Kin ve asabiyetten arınmıştır,
Haram ve nehiylerden uzaklaşan candırAklını
İlim ve irfanla
Tanzim eden kandır
Nefsini tezkiye etmek için
Fedayı can olan heyecandır
O’na kul olmak için yanandır,
Varlığından vazgeçmiş vicdanı sevdadırEfendimiz(s.a)
Hazreti Muhammet Mustafa
Nefsinden ziyade sevdiği
Ve ömrünü feda ettiği ramdır
Fani olan her nimetin kadrini ve
Gerekçesini ilmi basiretle idare eden farktırMustafa CİLASUN
9 Eylül 2013: 10:50 #815484Anonim
Ey can biliyorsun ki ten hasta, ruhun niçin yasta…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x720px and 142KB.
Bazı
sırlar söylenmiyor
Gönül yanıyor,
dil lal oluyor, gözler ağlıyor
Su al etsen, meramını merak edip
Gözlerine bakmayı denesen
Hüzün vaktinin geldiğini hissedersin
Eylül sağanağı gibi umutlar
Tek tek düşüyor sararan yapraklar
İçin parçalanıyor,
lakin elden bir şey gelmiyorGünlerce yatağa mahkûm
Neyi düşlese ve düşünse,
mecalsiz hülyalar İkliminde
nefeslenmek için ümitlense
Sancılar geçit vermez, gün hiç bitmez
Gecenin ıssız halinde, sesler işitilse bile
Yüreğe yakın gelen, gam içine zerk eden güç var
Sessizlik içinde bir şeyler anlatıyorDuyabilen
Kalpler ve hissedebilen ruh için
En yakından,
şefkat ve himmetin mekânından
Korkma, henüz körpesin,
bilgi ve irfana aç bir nefessin
Çekinceler içinde erime,
Rahmet sadece dünya için değildir
İman eden kul için ne güzel zindeliktirAslında bilmelisin ki
Emellerin vardır, akranların gibi
Umuda koşmaktır
meramın ve derdi endamın
Koşsan ne olacak,
derdi veren sahibe yönelmedikçe
Güle şakraya
yıllar geçirince, sefilleşince
Kalbin ve ruhun
itminan lığından sarfı nazar edince
Sağlıklı olan ne yapıyor,
kargaşa içinde yaşıyor
Hangi köleliğe talip olmuşsa
onun derdiyle koşturuyorEvet, ne söylesem
Hangi lisan ile kal edip
melalimi hasretsem
Yüreğine zor gelecek
ve acın dinmeyecek
Nasibe inanıyorsan
kat a kahretme derim
Her çile ve derdin
bir bedeli olacaktır eminim
Hastalıktan korkma,
her gün eksi olanlarla nefes alma
Ölüm ve sevdası,
aşkın mefkûresinden firkattir
Sahibin divanına çıkmak için beklenen vakittirMustafa CİLASUN
9 Eylül 2013: 12:47 #815485Anonim
Hangi vakitler kalbim kapanır, beden dilim konuşur…
Orjinal boyutu icin tiklayin 960x719px and 150KB.
Zahiren
İnsan görünümünde canlılarız
Kimi zaman muhatap alınırız
Ve sualler içinde yaşarız
Aklın ikmali olan bilgi ve görgüden
Ne hikmetse bizzat kaçınırız
Ruhen ve zihnen açlığımızı saklarız,
Yaşamak için yaşanmaya adanmış canlarızAvam olmak
Vasat bir durumda bulunmaktır
Farkındalık adına kıtlıktır,
Muhakeme için azınlıktır
Yemek, günü gün etmek, nefsi
Heva ve arzular için kilitlenmektir
Mefkûreden ve idealden uzak bir sahrada
Gamsız ve duyarsızlık içinde gitmektirBeşeri hal
Tekâmüle açık ve
Mahkûm zamandır
Akıl ve tefekkür muvacehesince
Bilgiye ulaşma lahzasıdır
Nefsi terbiye ve tezkiye etmek
Bakımından zaruret nisabından andır
Kalbinin farkında olan bir nefes için
Kul olmak istidadı pek mümkün olan aşktırBir insan için
Olmazsa olmazlarım vardır
Nezaket ve hassasiyet
Konusunda ki duyarlılıktır
Edep ve adap bakımından kuşanmışlıktır,
Akıl danelikten uzaklıktır
Lafazanlık ve pişkinlik bakımından hayâ
Ve iç selliği terk etmemiş mütehassıslıktırKabalık ve asabiyet
Cehalet içinde cüret göstermeye
Meyyal keyfiyet
Vasıf ve sıfatı hak etmediği halde,
Sanallık içinde sanatçılık taslayan kederler
Onca şiir ve nesir kitabı bastırdığı halde, hala
Edebi ve kalbi hassasiyeti bulunmayan edipler
Ruhumu daraltıyor,
Kalbim için ne kadar garip geliyor
Ve en büyük sanatkâr adeta öteleniyorMustafa CİLASUN
9 Eylül 2013: 14:55 #815487Anonim
Bilmem ki niçin bedbin halime kızar ve canınızı sıkarsınız…
Orjinal boyutu icin tiklayin 859x615px and 102KB.
Evet,
Seviyenize yükselemem
Çünkü çok ağır
Ve hantal biriyim
Onca miskinlik
Halime yansımışken
Nasıl size hitap edeyimYazdığınız
Şiirler ve bazı nesirler
Hakkında yorum
Yapmamam sizi kızdırmış
“Kendini bir şey sanıyor,
Durmadan aklına geleni yazıyor,
Beklide ne yaptığını bilmiyor” demişsinizEvet,
Haklılığınızı
Teslim etmeliyim
Sefil ve bedbaht
Sinenin müntesibiyimNe edebi ve
Ne de edebiyatı bilirim,
Karakalem biçareyim
Sizin yaptığınız çalışmalara
Nasıl yorum yapabilirim,Elbette ki
Haddi geçmemeliyim
Zira her kelime ve mısrasında
Edep ve nitelik bulunan
Bir hazine için nasıl katkı vereyimOlsun
Lütfen sinirlenip, üzülmeyin
Vaktinizi heder etmeyin ve hatta
Düşünmeye değer görmeyinÇünkü
Ziyadesiyle edep ve hayâya
Muttasıl olmuş kalbiniz
Mutazarrır olabilirBilseydim
Sizi bu kadar
Kızdırıp, üzeceğimi semtinize
Uğramaktan men ederdim ümitlerimiZaten
Şahit olan
Her nefes bilir
Ve cehaletime vererek
Müsamaha gösterip seslenmezler
Çünkü kalpleri naif ve inşirah içinde
Sabrı ve edepli olmayı gerektirir, üzmezlerSizin
Edebi ve kalbi hassasiyetiniz
Tarafımdan hakkıyla anlaşılmamış,
Ne de olsa kalp taşlaşmıştırYine affınızı
İstirham ediyorum,
Asla sizi üzmek ve incitmek gibi
Bir maksadım olamaz,
Zira bu kulluğa yakışmaz,
Yüksek nezaket ve hoşgörünüze
İnancım tamdır efendim…Mustafa CİLASUN
9 Eylül 2013: 16:38 #815490Anonim
Artık bahardan söz etme yar, hazan vaktinde bir sır var…
Artık
Nisan yağmurlarından haber yok
Mart ayı elveda demişti,
Üşüten esinti gitti
Mayıs ah sere serpe,
Bağ ve bahçelerse, gün içinde
Gecenin kuşatan sessizliğinde
Semaver keyfiyeti yeterdi
Ötüşen haşerat zikreder,
Ümitlerini aşikâr eylerlerdi
Hilkatlerinin gereği rekabet içindeydi,
Güç karşısında boyun bükendiBağ
Kültürü vardır Kayseri de
Bir zamanların vazgeçilmezi,
Ötenin seferberliğiydi
Artık kültür farkı
Etkilerin altında şekil değiştirdi
Saltanat ve şatafat
Haneleri haline geldi
Ördürülen duvarlar sur gibiydi,
Sanki yıkılmamak adına ahitti
Merak ederim nasıl bir sermayeyle bu hale gelindi
Rikkat ve dikkat mizan
Nispetinde olan hassasiyet miydiKayseri de
Selçuklu eseri olan birçok
Cami ve medrese,
İmaret hane vardır
Hunat hatun manzumesi
Ve özellikle camisi
Ve birde Kayserili eşrafın
Hasetsen önem verdiği cami kebirdir
Bu camide tasavvuf ehli ve Kayserinin
Yerlilerin mevtaları için tercih nedenleridir
Hunat camisi ise genel halk ve yerleşik
Düzene itibar eden kesimler için vesiledirÜçer adet
Musalla taşları vardır
Cenaze namazı kılınacak
Alan çok rahattır
Hemen hemen her öğle, ikindi
Namazından sonra cenaze rahat vardır
Cami kebir cemaati esnaf kökenli
Tarikat müntesibi kimseler olarak bilinir
Hunat cami cemaati ise köyden kasabadan
Ve yurt dışından gelen insanlar kesimidirBir kısmı
İlmi siyaset yapmak adına
Maslahat gözetmeyi
İhmal etmek istemiyor
Derin siyaset meselelerini ve keyfi
Heveslerini bir arada götürüyor
Ne kadar Kayserili eşraf ve bürokrat varsa,
Sanki bu kesimin emir kulları zannediliyor
Oysa birçok nefes kendini kandırıyor,
İtibar kazanmak adına
Sefilliğe rağbet ederek kalbi öldürüyor
Ve fakat asla bu hakikatten rahatsızlık duymuyor,
Takiye yapmayı nedense marifet zannediyorMustafa CİLASUN
9 Eylül 2013: 19:31 #815494Anonim
Kalp ne kadar hassassa sevdası o nispette aşktır…
Kimi
Zaman taşlaşmıştır
Kaskatı kesilip
Vasfından uzaklaşmıştır
Kör ve sağırdır, bedeni
Temayüllere bel bağlamış mahkûmdur
Akıldan sakıttır,
Zekâsı hinlik üzere hazırdır,
Hırsına yenik sanıktır, can adına varlıktırBir
Avuç et parçasıdır
Beyne kan pompalayan organdır
Akıl ve bilgiden,
İlim ve irfandan,
İradeyi vicdandan uzaksa
Azim ve iradesini nefsi için
Sınır tanımadan kullanıyorsa
Köleleşmiş cahil intibaktırSır
Halin inkişafına meftundur
Kalbin zikri ve itminan
Haline efsunludur
Nefs terbiye edilip
Seviye yükselince
Ruha ayan olan maruftur
Sabır ve sukut ikrarıyla,
Sevdası olan yolun firkat
Yangınlığıyla vahdet için yol bulurAşk
Nümayiş
Ve sitayişi sevmez
Şiddet ve tefrikadan
Kat a haz etmez
Hadsiz ve meşru olmayan
Gösteri ve toplumsallığı desteklemez
Gönül dili aslolandır,
En yakınla hem hal içinde bulunmaktır,
Slogan atmak kar etmezİslam
Yaşatmak ve
Kazanmak için vardır
Peygamberi öğretiler
Ve terbiye edilen haller
Sahih usullerdir
Her devrin ve sosyolojik
Değişimlerin meşru sayılması için
İhdas edilenler caiz değildir
Din adına hüküm ihdas eden,
Rabbin hükümlerini
Nefsi için tevil eden,
Belam olmayı dileyen
Her kimse şiddetle reddederMustafa CİLASUN
9 Eylül 2013: 20:31 #815496Anonim

Sineden çıkmayan hicran, nefesi esir alan bir zaman…
Anlatılmaz
Bazı sırlar,
Hale yansıyan acılar
Ruha yansımış zamanlar,
Akıldan çıkmayan dramlar
Hissiyatı buğulayan heyecanlar,
Düşlerde yalnız bırakmayan kaygılar
Kimi zaman alıp uzaklara götüren hülyalar,
Yüreğe haz veren vakitsiz buhranlarNe söylense
Ve hatta kitaplar
Hep ondan söz etse
Ruha ve kalbe sürur bahşeden
Ümitler yeşerse ve devamı gelse
Belki bu kadar muhabbet
Ve bağlılık gereksinmeyecek,
İlham perileri gelmeyecek
Gün bitecek,
Gece umutların üstüne serilecek,
Gam içimizde büyüyecek ve derinleşecekSevdaların
Kutsiyeti vardır,
Ruhi yakınlıktır
Kalbe inşirah zerk eden
Ferahlıktır, hoşgörü ilacıdır
İnsanın hissiyatını teskin eden
En güzel sancıdır,
İştiyak sunan farkındalıktır
Vefa ve sadakatin
İvme kazandığı andır,
Ölüme meydan okutan zamandır,
Umut tacıdırHer zorluk
Ve hatta
Meşakkat kolay gelir
Sahralar ve ummanlar
Aşılacak zannedip, ümit beslenir
Hal dingindir,
Organlar birlik içindedir,
Kalp ritmi ahenklidir,
Tansiyon yüksektir
Bir illet ve hastalıktan
Arî olan sinede
Ve tende ateş mevcuttur,
Hararet seviyesi yüksektirSevdalı
Revan olma ister
Gecesini, gündüzüne
Katarak coşar gider
Kendiyle davalıdır,
Mütebessim edalıdır,
Etrafının nazarından uzaktır
Yalnızlık içinde sevdasını taşıyan
Ve doyasıya yaşayan âşıktır,
Dinlediği şarkıda hep o vardırMustafa CİLASUN
10 Eylül 2013: 13:13 #815499Anonim
Sorma içim yanar, vicdan sızlar, an kalbe bakar…
Çaresi yok
Yazan
Bir kalem vardır
Her lahza
Kayıt altına alınan sayfalardır
Umut hak ve hakikat için sevdadır,
Heves kalbin için marazdır
Vakitsiz bir nasip mi vardır,
Sabır ve kanaat içinde demlenen aşk hali yakandırBir kul
Kalbini aşk
Ve sevdaya hasrederse
Çile ve cefa içinde demlediği hal,
Ümit olarak biterse
Hal mümbit bir halin toprağına dönüşmüşse,
Kader ve gam hayır değil
Vaktin bir sahibi vardır,
Mizan hak ve adalet noktasında
Vicdana çok yakındırAşk
Kalbin
Ruhi telakkilerin
Vasfında nefestir
Hali kemali yete eriştiren ferdir,
Firkat halinde seferdir
Sır içinde makbul olan fetrettir,
Bazen gönül için med cezirdir
Haniflik için mertebedir,
Kalbe hassasiyeti kazandıran letafettir,
Umut için nasiptirÖlenle ölünmez
Öyle mi, ?
Ölmenin vaktine erişmek
Bedenin canlı ve cezbeden halinde
Ölmeyi bilmek aşk değil mi?
Sevdasında köz olmak,
Narında sabırla durulmak,
O’nun rızasında koşmak
Ömrü ihsan ve inayete adayıp
Kul olmanın idrak ve feyziyle nefisten geçmektirHer doğan
Bir umut ve muratsa,
Ölen için matem niye
Ne kadar sever ve gönül verirsek,
En sevdiğine
Kavuşması değil midir paye
Neden gam eder,
Feryat ederiz,
Kendimizden geçecek kadar
Dövünürüz, hal değil mi?
Hakka ve hakikate iman etmiş için
Beklenen saat gecikir mi, ?
Niçin şüphe ederiz rahmetten keder mi?Mustafa CİLASUN
10 Eylül 2013: 16:57 #815505Anonim
Kalbi muhabbet ha adına feyiz ve berekettir…
Orjinal boyutu icin tiklayin 720x540px and 73KB.
Aşkı
Sorma bana anlatamam
Yolunda yanmaya
Dayanacağıma inanamam
Sevdasında buğulanan sinemin
Hıçkırıklarına sessiz kalamam
Kalbin ve ruhun lisanını şehretmeden
İçinde kavrulmaya umut bağlamamŞ
ahsen
Tereddütsüz kabul ederim
Her hali ve çehresiyle
Avam bir nefesim
Nefsi terbiye ve tezkiye için
Nasıl söz ederim,
Habersiz bedbinim
Ne derler korkusuyla,
Ahlaklı olabilmek kaygısıyla
Kurallara uyan faniyimEvet,
Zahir yönüm başka
Batın yönüm ise
Hiç sual etme daha başka
Ukdelerim var saklı yamaçlarda,
Hevesim kaldı geçen yıllarda
Gözümde tüten,
Burnumda kokan, ezgisiyle
Ruhumda yer alan neler varsaSize
Bir şey söyleyemem
Siz eğitim ve talim
Görmüş bir idealsiniz
Her hal ve amelinizde bir hesap var,
Düşünce ufkunuz çok derin
Sizi dinlerken sanki şelaleyi dinliyor,
Nisan yağmurlarının altında serinliyor gibiyimBirde
Gülmek size çok yakışıyor
Size batıkça içim kaynıyor
Ve sevgi ziyadeleşiyor
Münevver insanlar muhabbet diyor,
aydınlar ise sinerji diye ifade ediyor
Fakat kalbim gülüyor,
Sinem sürurla temaşa ediyor,
Her öğrendiğim haz veriyorNe var ki
Her vaktin bir sonu geliyor
Güzel ve latif düş gibi,
Ruhtan tebarüz eden meşk gibi
Feyiz aldım,
Evet, sizi yakinen tanımaktan
Müstefit oldum, onur duydum
Şeref bahşettiniz,
Bir program tertip edersem
Acaba icabet eder misiniz?
O’na emanetsinizMustafa CİLASUN
10 Eylül 2013: 19:46 #815509Anonim
Kalpten çıkan söz, bir gönülde yerini bulur…
Ey can
Uzak diyarlardasın bilirim
Kimi zaman üzgün
Ve kimi zaman hicran içindesin
Derdi gamın keskin bıçak olmuş,
Efkârın artık sabrı zorlamış çilelisin
Ne kadar sabretsen,
Sukut etmek için bin hüzün içine girsen,
Gözlerin susmaz neyleyimBilmem ki
Sana nasıl yardım edeyim
Yükünü hafifletmek için
Nasıl bir gayrete gireyim
Yüreğinde ki elemi
Hangi deva ile gidereyim,
Umutların solmuş bilelim
Neden kalbinden vazgeçtin,
Ruhunu bizar lığa terk ettin,
Ümitlerini bir cefa için yitirdinKimseye
Ve hatta hayallere dalıp imrenme
Nefesin sahibinden
Kat a umudunu kesme,
Çileden yüz çevirme
Dünyanın nimetine kansan,
Duygularını şen şakrak yaşasan
Ve kahkahaya boğulsan
Gece gündüz dinmeyen
Heyecanlara kapını aralasan,
Cenneti yaşadığını sansan ve avunsanGönül verdiğin
Hülyasıyla günlerini geçirdiğin
Hayaller deryasında heveslerini
Derlediğin günler gelecek midir?
Zemherinin
Titreten hüznü bitecek midir, ?
Melülle şen haller huzura erişecek midir?
Her hak ve doğru
Dünyada öğretiliyorsa,
Yalan olan nedir, kimdir,
Heves ve emeller midir?İlim sahibi değilim
Nadanlığı bilinen bir zadeyim
Her meşrep ve cemaatlere
Mesafeli bir zavallı kimseyim
Her şeyi merak etmeyen,
Olur, olmaz mevzularda
Ahkâm kesmeyenleri severim
Özellikle insanları yargılamak
Ve itham ederek tefrika yapanlarla
Asla muhabbet edememİnsana inan
Ve fakat aklıselim ve
Hassasiyet üzere olanlara
Takva tüccarlığı yapmayanlara,
Vahdete inanan Hanif kullara
Rengârenk kılık kıyafetle,
Takı ve envaı çeşidiyle
Görücüye çıkan her kimse yakınlaşma
Sadelik evla olandır,
Nefsi cezp etmeyen her şey hakikattir,
Nefsini öne çıkartana bakım kanmaMustafa CİLASUN
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.